Yerel Haberler
İstanbul
Yoğun yağış, e-ticarette satıcıların satış performansını yukarı taşıdı
02 Nisan 2026 Perşembe - 10:25 Yoğun yağış, e-ticarette satıcıların satış performansını yukarı taşıdı Türkiye genelinde etkili olan yoğun yağış, kullanıcıların e-ticaret alışveriş tercihlerini hızla değiştirirken, bu değişim Trendyol ekosistemindeki satıcıların satış performansına da doğrudan yansıdı. E-ticaret platformunun verilerine göre, yağmurla ilişkili kategorilerde satışlar hafta sonundan itibaren yüzde 26 artış gösterdi. En yüksek artış ise yüzde 179 ile şemsiye kategorisinde gerçekleşti. Yağmurluk ve rüzgarlık kategorilerinde ise 37’lik bir artış görüldü. İlkbaharın gelişi beklenirken, Mart ayının son günlerinde Türkiye genelinde etkisini artıran yağışlı hava dalgası, alışveriş davranışlarını yeniden şekillendirdi. İstanbul’da 80 saate yaklaşan kesintisiz yağışın yanı sıra, farklı şehirlerde de görülen yağmur ve yer yer kar yağışı, kullanıcıların ihtiyaç odaklı alışverişe yönelmesine neden oldu. Trendyol verilerine göre; şemsiye, bot, yağmurluk ve rüzgarlık gibi hava koşullarıyla doğrudan ilişkili kategorilerde faaliyet gösteren satıcıların satış performanslarında, geçtiğimiz hafta sonundan itibaren ortalama yüzde 26 artış kaydedildi. Bu dönemde en dikkat çekici artış, şemsiye kategorisinde yaşandı. Müşterilerine şemsiye sunan platform satıcılarının satışları, yüzde 179’luk yükselişle en hızlı büyüyen kategori oldu. Yağmurluk ve rüzgarlık kategorisinde faaliyet gösteren satıcıların satışları ise yüzde 37 arttı. Yoğun yağışın etkisiyle kullanıcıların fonksiyonel ürünlere yönelmesi, Trendyol ekosistemindeki satıcılar için kısa sürede artan bir talep ve satış fırsatı oluşturdu.
Son 3 yıldır büyüyen otomobil satışları Mart ayında yüzde 13 düşüş ile inişe geçti
02 Nisan 2026 Perşembe - 10:18 Son 3 yıldır büyüyen otomobil satışları Mart ayında yüzde 13 düşüş ile inişe geçti Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2026 yılı Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,94 oranında daralarak 265 bin 398 adet olarak gerçekleşti. Mart ayında otomobil pazarı yüzde 13,04 daraldı. Elektrikli otomobil satışları 38 bin 420 adetle yüzde 18,2 pay aldı. Mart ayında yerli otomobil markası Togg 4 bin 440 adet satış rakamına ulaştı. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2026 yılı Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,94 oranında daralarak 265 bin 398 adet olarak gerçekleşti. Otomobil satışları, 2026 yılı Ocak-Mart döneminde geçen yıla göre yüzde 5,86 oranında daralarak 210 bin 688 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 4,23 artarak 54 bin 710 adet oldu. Otomobil pazarı yüzde 13,04 daraldı Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2026 Mart ayında yüzde 12,75, otomobil pazarı yüzde 13,04 ve hafif ticari araç pazarı yüzde 11,69 oranında daraldı. 2026 yılı Mart ayı otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2025 yılı Mart ayına göre yüzde 12,75 oranında daralarak 101 bin 997 adet oldu. 2026 Mart ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13,04 daralarak 79 bin 857 adet, hafif ticari araç pazarı yüzde 11,69 daralarak 22 bin 140 adet oldu. Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 10 yıllık Mart ayı ortalama satışlara göre yüzde 23,8 arttı. Otomobil pazarı, 10 yıllık Mart ayı ortalama satışlara göre yüzde 24,3 artış gösterdi. Hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık Mart ayı ortalama satışlara göre yüzde 22,2 arttı. Otomobil pazarı segmentlere göre; pazarın yüzde 85’ini vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu. C segmenti otomobiller 114 bin 588 adetle yüzde 54,4 pay, B segmenti otomobiller 64 bin 155 adetle yüzde 30,5 pay aldı. Otomobil pazarı gövde tiplerine göre; gövde tiplerine göre değerlendirildiğinde ise en çok tercih edilen gövde tipi SUV otomobiller (yüzde 62,8 pay, 132 bin 380 adet) oldu. SUV otomobilleri, yüzde 20,5 pay ve 43 bin 209 adet satış ile Sedan, yüzde 16,4 pay ve 34 bin 537 adet satış ile H/B otomobiller takip etti. Otomobil pazarı motor tipine göre; benzinli otomobil satışları 88 bin 688 adetle yüzde 42,1 pay, hibrit otomobil satışları 69 bin 504 adetle yüzde 33 pay, elektrikli otomobil satışları 38 bin 420 adetle yüzde 18,2 pay ve dizel otomobil satışları 13 bin 326 adetle yüzde 6,3 pay, otogazlı otomobil satışları 750 adetle yüzde 0,4 pay aldı. Elektrikli otomobil pazarı elektrik motor gücüne göre; 160 kW altındaki elektrikli otomobil satışları yüzde 45,9 artarak yüzde 16,4 pay, 160 kW üstü elektrikli otomobil satışları yüzde 34,4 azalarak yüzde 1,8 pay aldı. Otomobil pazarı motor hacmine göre; 1400cc altındaki otomobil satışları yüzde 28,5 azalarak yüzde 27,2 pay, 1400-1600cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 9,4 azalarak yüzde 21 pay, 1600-2000cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 1,2 azalarak yüzde 0,5 pay, 2000cc üstü otomobil satışları yüzde 29 azalarak yüzde 0,2 pay aldı. Otomobil pazarı emisyon seviyelerine göre; 120-140 gr/km arasındaki otomobiller 60 bin 684 adetle yüzde 28,8 pay, 100-120 gr/km arasındaki otomobiller 45 bin 438 adetle yüzde 21,6 pay aldı. Otomatik şanzımanlı otomobiller; 204 bin 931 adetle yüzde 97,3 pay alırken, manuel şanzımanlı otomobiller 5 bin 757 adetle yüzde 2,7 pay aldı. Hafif ticari araç pazarı gövde tipine göre; van gövde tipi yüzde 75,9 pay ve 41 bin 498 adet ile en çok tercih edilen gövde tipi olurken; kamyonet gövde tipi yüzde 9 pay ve 4 bin 915 adetle 2. sırada yer aldı. Mart ayında en çok satan ilk 10 marka şöyle: Renault: 13 bin 99 adet Fiat: 9 bin 73 adet Toyota: 7 bin 747 adet Peugeot: 7 bin 161 adet Volkswagen: 7 bin 6 adet Ford: 6 bin 829 adet Citroen: 5 bin 818 adet Opel: 5 bin 691 adet Hyundai: 5 bin 370 adet Togg: 4 bin 440 adet Tesla, 935 adet satış rakamına ulaşırken, Çinli otomobil markası Chery, Mart ayında 2 bin 88 adet satış gerçekleştirdi.
’Adet ağrısı normaldir’ algısı, kadınların tanı almasını geciktiriyor
02 Nisan 2026 Perşembe - 09:56 ’Adet ağrısı normaldir’ algısı, kadınların tanı almasını geciktiriyor Endometriozisin üreme çağındaki kadınların yaklaşık yüzde 10’unu etkilediğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sehtap Nazlı Kılıç Çetin, kronik pelvik ağrı şikâyeti olan kadınlarda bu oranın yüzde 30-50’ye, infertilite grubunda ise yüzde 40’a kadar yükseldiğini söyledi. Dünya genelinde yaklaşık 190 milyon kadının bu hastalıktan etkilendiğinin tahmin edildiğini ifade eden Çetin, ’Adet ağrısı normaldir’ algısının tanıyı geciktirdiğine dikkat çekti. Memorial Bahçelievler Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Sehtap Nazlı Kılıç Çetin, endometriozisin, rahim içini döşeyen endometrium dokusunun rahim dışında yumurtalıklar, tüpler, bağırsaklar ve nadiren akciğer gibi farklı organlarda yerleşmesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalık olduğunu belirtti. Çoğunlukla şiddetli adet ağrısı ile ortaya çıkıyor Hastalığın çoğu zaman şiddetli ağrı ile kendini gösterdiğini ancak belirtilerin kişiden kişiye değişebildiğini vurgulayan Çetin, şu ifadeleri kullandı: "Şiddetli adet ağrısı (dismenore), cinsel ilişki sırasında ağrı (disparoni), kronik pelvik ağrı, bağırsak ve idrar alışkanlıklarında değişiklikler, infertilite, yoğun ve düzensiz adet kanamaları en sık görülen belirtiler arasında yer alır. Burada özellikle vurgulanması gereken nokta şudur; ‘Adet ağrısı normaldir’ algısı, birçok kadının yıllarca bu hastalıkla tanı almadan yaşamasına neden olmaktadır. Günlük yaşamı kısıtlayan ağrı mutlaka bir kadın doğum uzmanı tarafından değerlendirilmelidir." Tanıda vajinal muayene ve görüntüleme önemli Endometriozis tanısının günümüzde giderek daha fazla "klinik tanı" olarak kabul edildiğini belirten Çetin, jinekolojik (vajinal) muayenenin bu açıdan önemli bir yer tuttuğunu söyledi. Muayene sırasında rahim ve çevre dokuların değerlendirildiğini, hassasiyet, nodül veya kitle varlığının araştırıldığını ifade eden Çetin, vajinal ultrasonografi ile yumurtalık kistleri ve diğer bulguların ayrıntılı olarak incelendiğini kaydetti. Bu yöntemlerin tanıyı desteklediğini belirten Çetin, kesin tanının gerektiğinde laparoskopi ile konulduğunu, manyetik rezonans görüntülemenin ise kompleks olgularda hastalığın yayılımını değerlendirmede önemli katkı sağladığını dile getirdi. Laparoskopinin tanının kesin olarak doğrulanmasını sağlayan altın standart yöntem olarak kabul edildiğini belirten Çetin, ancak her hastada tanı amacıyla uygulanmasının önerilmediğini, güncel yaklaşımda cerrahi işlemlerin yalnızca seçilmiş olgularda tercih edildiğini, çoğu hastada tanının muayene ve görüntüleme bulgularına göre konulduğunu ifade etti. Tedavide amaç: Ağrıyı azaltma ve doğurganlığı koruma Endometriozis tedavisinde amacın ağrıyı azaltmak, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve çocuk sahibi olma ihtimalini korumak olduğunu belirten Çetin, birçok hastada ilk tercihin ilaç tedavisi olduğunu söyledi. Bu tedavilerin, vücuttaki bazı hormonları dengeleyerek hastalığın etkilerini azaltmayı hedeflediğini ifade eden Çetin, şu bilgileri paylaştı: "Doğum kontrol hapları düzenli veya sürekli şekilde kullanılabilmektedir. Progesteron içeren ilaçlar hastalığın büyümesini baskılayabilmektedir. Hormonlu spiral (rahim içi araç) hem ağrıyı azaltmaya hem de hastalığı kontrol altına almaya yardımcı olabilmektedir. Daha güçlü hormon düzenleyici iğne veya ilaçlar da bazı durumlarda tercih edilmektedir." Bu tedavilerin özellikle ağrı şikâyetlerini azaltmada etkili olduğunu ve çoğu hastada ameliyata gerek kalmadan kontrol sağlanabildiğini belirten Çetin, ilaçlara rağmen geçmeyen şiddetli ağrı, yumurtalıklarda büyük kist oluşumu, hastalığın bağırsak veya idrar yolları gibi organları etkilemesi ya da çocuk sahibi olamama gibi durumlarda cerrahi tedavinin planlanması gerektiğini söyledi. Bu durumlarda kapalı yöntemle yapılan ameliyatların tercih edildiğini ifade eden Çetin, ameliyatla hastalıklı dokuların temizlenebildiğini ve bunun bazı hastalarda şikâyetleri belirgin şekilde azaltabildiğini dile getirdi. Ameliyat kararı dikkatle verilmeli Ancak her ameliyatın riskleri bulunduğunu hatırlatan Çetin, özellikle yumurtalıklar üzerinde yapılacak işlemlerin ileride çocuk sahibi olma ihtimalini etkileyebileceğini, bu nedenle ameliyat kararının dikkatle verilmesi ve mümkünse deneyimli ekipler tarafından uygulanması gerektiğini vurguladı. Endometriozisin uzun süreli bir hastalık olabildiğini belirten Çetin, burada amacın hastanın yaşam kalitesini artırmak ve şikâyetlerini kontrol altında tutmak olduğunu söyledi. Hastalığın kronik ve nüks eğilimi yüksek olduğunu ifade eden Çetin, cerrahi sonrası 5 yıl içinde nüks oranlarının yüzde 20-40 arasında bildirildiğini, bu nedenle uzun dönem medikal tedavilerin büyük önem taşıdığını kaydetti. Psikolojik, sosyal ve ekonomik etkileri de var Endometriozisin yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu belirten Çetin tanı gecikmesi, heterojen klinik seyir ve tedaviye rağmen nüks oranlarının yüksekliğinin hastalık yönetimini zorlaştırdığını ifade etti. Hastalığın yalnızca fiziksel değil psikolojik, sosyal ve ekonomik etkilerinin de bulunduğunu vurgulayan Çetin, kadınlarda iş gücü kaybı, sosyal izolasyon ve depresyon gibi sorunlara yol açabildiğini söyledi. Endometriozisin milyonlarca kadının yaşamını etkileyen ancak hâlâ yeterince konuşulmayan bir hastalık olduğunu belirten Çetin, erken tanı ve doğru tedavi ile hastaların yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabileceğini, bunun yolunun ise toplumsal farkındalıktan geçtiğini sözlerine ekledi.