EKONOMİ - 02 Nisan 2026 Perşembe 10:18

Son 3 yıldır büyüyen otomobil satışları Mart ayında yüzde 13 düşüş ile inişe geçti

A
A
A
Son 3 yıldır büyüyen otomobil satışları Mart ayında yüzde 13 düşüş ile inişe geçti

Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2026 yılı Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,94 oranında daralarak 265 bin 398 adet olarak gerçekleşti. Mart ayında otomobil pazarı yüzde 13,04 daraldı. Elektrikli otomobil satışları 38 bin 420 adetle yüzde 18,2 pay aldı. Mart ayında yerli otomobil markası Togg 4 bin 440 adet satış rakamına ulaştı.



Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2026 yılı Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,94 oranında daralarak 265 bin 398 adet olarak gerçekleşti. Otomobil satışları, 2026 yılı Ocak-Mart döneminde geçen yıla göre yüzde 5,86 oranında daralarak 210 bin 688 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 4,23 artarak 54 bin 710 adet oldu.


Otomobil pazarı yüzde 13,04 daraldı


Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2026 Mart ayında yüzde 12,75, otomobil pazarı yüzde 13,04 ve hafif ticari araç pazarı yüzde 11,69 oranında daraldı. 2026 yılı Mart ayı otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2025 yılı Mart ayına göre yüzde 12,75 oranında daralarak 101 bin 997 adet oldu.


2026 Mart ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13,04 daralarak 79 bin 857 adet, hafif ticari araç pazarı yüzde 11,69 daralarak 22 bin 140 adet oldu. Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 10 yıllık Mart ayı ortalama satışlara göre yüzde 23,8 arttı. Otomobil pazarı, 10 yıllık Mart ayı ortalama satışlara göre yüzde 24,3 artış gösterdi. Hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık Mart ayı ortalama satışlara göre yüzde 22,2 arttı.


Otomobil pazarı segmentlere göre; pazarın yüzde 85’ini vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu. C segmenti otomobiller 114 bin 588 adetle yüzde 54,4 pay, B segmenti otomobiller 64 bin 155 adetle yüzde 30,5 pay aldı.


Otomobil pazarı gövde tiplerine göre; gövde tiplerine göre değerlendirildiğinde ise en çok tercih edilen gövde tipi SUV otomobiller (yüzde 62,8 pay, 132 bin 380 adet) oldu. SUV otomobilleri, yüzde 20,5 pay ve 43 bin 209 adet satış ile Sedan, yüzde 16,4 pay ve 34 bin 537 adet satış ile H/B otomobiller takip etti.


Otomobil pazarı motor tipine göre; benzinli otomobil satışları 88 bin 688 adetle yüzde 42,1 pay, hibrit otomobil satışları 69 bin 504 adetle yüzde 33 pay, elektrikli otomobil satışları 38 bin 420 adetle yüzde 18,2 pay ve dizel otomobil satışları 13 bin 326 adetle yüzde 6,3 pay, otogazlı otomobil satışları 750 adetle yüzde 0,4 pay aldı.


Elektrikli otomobil pazarı elektrik motor gücüne göre; 160 kW altındaki elektrikli otomobil satışları yüzde 45,9 artarak yüzde 16,4 pay, 160 kW üstü elektrikli otomobil satışları yüzde 34,4 azalarak yüzde 1,8 pay aldı.


Otomobil pazarı motor hacmine göre; 1400cc altındaki otomobil satışları yüzde 28,5 azalarak yüzde 27,2 pay, 1400-1600cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 9,4 azalarak yüzde 21 pay, 1600-2000cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 1,2 azalarak yüzde 0,5 pay, 2000cc üstü otomobil satışları yüzde 29 azalarak yüzde 0,2 pay aldı.


Otomobil pazarı emisyon seviyelerine göre; 120-140 gr/km arasındaki otomobiller 60 bin 684 adetle yüzde 28,8 pay, 100-120 gr/km arasındaki otomobiller 45 bin 438 adetle yüzde 21,6 pay aldı.


Otomatik şanzımanlı otomobiller; 204 bin 931 adetle yüzde 97,3 pay alırken, manuel şanzımanlı otomobiller 5 bin 757 adetle yüzde 2,7 pay aldı.


Hafif ticari araç pazarı gövde tipine göre; van gövde tipi yüzde 75,9 pay ve 41 bin 498 adet ile en çok tercih edilen gövde tipi olurken; kamyonet gövde tipi yüzde 9 pay ve 4 bin 915 adetle 2. sırada yer aldı.



Mart ayında en çok satan ilk 10 marka şöyle:


Renault: 13 bin 99 adet


Fiat: 9 bin 73 adet


Toyota: 7 bin 747 adet


Peugeot: 7 bin 161 adet


Volkswagen: 7 bin 6 adet


Ford: 6 bin 829 adet


Citroen: 5 bin 818 adet


Opel: 5 bin 691 adet


Hyundai: 5 bin 370 adet


Togg: 4 bin 440 adet



Tesla, 935 adet satış rakamına ulaşırken, Çinli otomobil markası Chery, Mart ayında 2 bin 88 adet satış gerçekleştirdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Prof. Dr. Koca: "Manuel Terapi" ile ameliyatsız tedaviyi anlattı Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, uygun hastalarda uygulanan manuel terapinin ameliyatsız rehabilitasyon yöntemleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapinin bilimsel değerlendirme sonrası uygulanan özel bir rehabilitasyon yöntemi olduğunu belirtti. Prof. Dr. Koca, "Manuel terapi; kas, eklem, bağ dokusu ve omurga üzerine uygulanan bilimsel temelli özel tekniklerden oluşan bir rehabilitasyon yöntemidir. Amaç ağrıyı azaltmak, hareket kısıtlılığını gidermek ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır" dedi. "Her ağrının nedeni aynı değil" Prof. Dr. İrfan Koca, toplumda en sık yapılan hatalardan birinin her bel ve boyun ağrısını "fıtık" olarak değerlendirmek olduğunu ifade ederek uygulama öncesinde detaylı değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekerek, "Kas spazmları, postür bozuklukları, eklem problemleri, sinir basıları veya romatizmal hastalıklar benzer şikâyetlere yol açabiliyor. Bu nedenle her hastaya aynı yaklaşım uygulanmaz. Öncelikle ağrının gerçek nedeni ortaya konulmalıdır" şeklinde konuştu. "Amaç sadece ağrıyı azaltmak değil" Prof. Dr. İrfan Koca’ya göre manuel terapinin temel hedeflerinden biri yalnızca mevcut ağrıyı baskılamak değil; hareket kabiliyetini artırmak, kas-iskelet sistemi dengesini yeniden sağlamak ve günlük yaşam fonksiyonlarını iyileştirmek olduğunu ifade etti. Özellikle; Bel ve boyun ağrıları, Kas spazmları, Hareket kısıtlılıkları, Duruş bozuklukları, Spor yaralanmaları sonrası rehabilitasyon, Omuz ve sırt bölgesi problemleri gibi durumlarda manuel terapiden fayda görülebileceği belirtiliyor. "Bütüncül yaklaşım tedavi başarısını artırıyor" Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında kişiye özel ve bütüncül yaklaşımların daha fazla önem kazandığını ifade etti. Manuel terapinin; Nöral terapi, Proloterapi, Kinezyobant uygulamaları, Kuru iğne uygulamaları ve Medikal egzersiz programları ile birlikte planlanmasının tedavi başarısını artırdığını belirten Koca, "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında artık daha bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Manuel terapinin nöral terapi, proloterapi, kinezyobant uygulamaları ve egzersiz programlarıyla birlikte planlanması; hem ağrı kontrolü hem de hareket kapasitesi açısından daha etkili sonuçlar sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. "Bilinçsiz uygulamalar risk oluşturabilir" Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapi uygulamalarının mutlaka eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından yapılması gerektiğini vurgulayarak bilinçsiz müdahalelerin bazı hastalarda mevcut problemleri artırabileceğini söyledi. Özellikle travma sonrası gelişen ağrı, kol veya bacakta güç kaybı, ileri derecede uyuşma ya da idrar kaçırma gibi belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini ifade eden Koca, "Doğru hasta seçimi, doğru tanı ve kişiye özel rehabilitasyon planlaması rehabilitasyon sürecinin en önemli basamaklarıdır" diye konuştu.
Adana Adana’da kimya ile büyük dönüşüm başlıyor Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sütcü, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin yüksek katma değerli üretim ve entegre sanayi yatırımları açısından Adana ve Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Sütcü ve Başkan Yardımcısı Ömer Kaya, Ceyhan ve Yumurtalık ilçelerindeki yaklaşık 30 milyon metrekarelik alanda yer alan "Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi" yatırımlarına ilişkin bir dizi ziyaretini sürdürdü. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Başkanı ve OSBÜK Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Sütcü ile aynı zamanda AOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili olan Ömer Kaya, SANKO Holding yönetimiyle bir araya geldi. Türkiye’nin yüksek katma değerli sanayi dönüşümünde kritik bir rol üstlenmeye hazırlanan bölgede titiz bir çalışma yürüten Sütcü ve Başkan Yardımcısı Kaya, Türkiye sanayisinin köklü ve güçlü kuruluşlarından SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu ve beraberindeki heyeti ziyaret ettikten sonra Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi sahasında incelemelerde bulundu. Saha gezisinde; bölgenin yatırım potansiyeli, lojistik bağlantıları, limanlara yakınlığı ve kimya sanayisi açısından sunduğu stratejik avantajlar değerlendirildi. Sütcü, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin yüksek katma değerli üretim ve entegre sanayi yatırımları açısından Adana ve Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Sütcü, Adana’nın sanayi gücünü büyütecek her yatırımın bölge ekonomisi açısından büyük önem taşıdığını, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin de yalnızca Adana için değil, Türkiye’nin kimya sanayisindeki dışa bağımlılığını azaltma hedefi açısından stratejik bir adım olduğunu belirtti. Sütcü ve Kaya, bölgedeki incelemeleri kapsamında ayrıca Yumurtalık Kaymakamı Yakup Papaker ile Yumurtalık Serbest Bölge Müdürü Fatih Altıntaş’ı makamlarında ziyaret etti. Görüşmede, bölgenin genel potansiyelinin yanı sıra Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi hakkında verimli istişarelerde bulunuldu.
Aydın Başkan Yetişkin’in sosyal medya paylaşımı duydulandırdı Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Anneler Günü’ne özel olarak hazırlanan ve Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi’nde yaşama yeniden ‘Merhaba’ diyen bir anne ve kızının yaşamını anlatan video annelerin fedakarlığı, çocukların yaşama güvenle tutunabilmesi ve sevginin simgesi oldu. Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi, alanında uzman eğitimcileri, çağa ve bilime uygun sınıfları ve araç gereçleri ile yüreğinde sevgi dolu personeliyle yüzlerce aileye umut olmaya devam ediyor. İncirliova ilçesinde yaşayan Melis Ören ile kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’yle tanıştıktan sonra hikayesini anlatan video, "Anne olmak herkes için farklı bir yolculuk. Bizim yolumuz biraz daha sabır ve anlayış istiyor" sözleriyle başlıyor. Anne Melis Ören, ilerleyen saniyelerde kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’nde eğitim almadan önce yaşadığı durumu şu sözlerle anlattı, "Derdini anlatamazdı. Derdini anlatamayınca ağlardı. Kendini yerlere atardı ve elimden hiçbir şey gelmiyordu. Çaresiz hissediyordum." Videonun devamında, Anne ve kızının birlikte Otizm Yaşam Merkezi’ne doğru umut yolculuğuna ait görüntüler yer alıyor. Daha sonra Otizm Yaşam Merkezi’ndeki ilk günlerini anlatan anne, heyecanının yüksek olduğunu ve her şeyi zamanla yaşayarak öğrendiklerini söyledi. Lina’nın merkezde çok güzel bir eğitim aldığını ve öğretmenlerin fedakârlıklarının sürece katkısından bahsetti. Mutluluk gözyaşlarının aktığı bir sonraki kesitte ise anne Ören, "Lina’nın annesi olmak paha biçilemez bir şey. Benim anneler günüm Otizm Yaşam Merkezi’nde başladı. Hediyem ise Lina’nın gözlerimin içine bakıp ‘anne’ demesi" sözleriyle yaşadıkları olumlu değişimi en güzel şekilde anlattı.