Yerel Haberler
İstanbul
İzmir’den İstanbul’a geziye gelen tur otobüsü alev alev yandı 10 Mayıs 2026 Pazar - 07:52:25 İzmir’den İstanbul’a gezi kafilesi taşıyan tur otobüsü, Tuzla mevkiinde seyir halindeyken alevlere teslim oldu. Diğer sürücülerin uyarısıyla aracı durdurup yolcuları tahliye eden şoför, yaşanabilecek bir facianın önüne geçti. Olay, saat 06.00 sıralarında TEM Otoyolu Orhanlı mevkii İstanbul istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İzmir’den İstanbul’a gezi amacıyla yola çıkan Faruk Şahin yönetimindeki 35 CBY 931 plakalı tur otobüsünün motor kısmında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Çevredeki sürücülerin selektör yaparak uyarması üzerine durumu fark eden Şahin, aracı hızla emniyet şeridine çekerek yolcuları tahliye etti. Kısa sürede büyüyen alevler tüm otobüsü sararken, ihbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Yangın, ekiplerin müdahalesiyle söndürülürken 35 CBY 931 plakalı otobüs tamamen yanarak metal yığınına döndü. Yolcular, bölgeye sevk edilen başka araçlarla yolculuklarına devam etti. "Kimsenin burnu kanamadan kurtulduk" Facianın eşiğinden dönülen olayla ilgili konuşan otobüs şoförü Faruk Şahin, "Yolda gidiyordum, arkadan gelen arabalar selektör yapmaya başladı. Biz de aracı hemen sağa çektik. Araçtan indik, bir baktık alev almaya başladı. Hemen yolcuları dışarı tahliye ettik. Alevler otobüsü bir anda sardı. İzmir’den geliyoruz, İstanbul’a tura geldik. 43 yolcu vardı, toplamda 45 kişiydik. Kimseye bir şey olmadı. Son anda müdahale ettik, çok şükür kimsenin burnu kanamadan kurtulduk" ifadelerini kullandı. Polis ve itfaiye ekipleri yangının çıkış sebebine ilişkin geniş çaplı inceleme başlattı.
10 Mayıs 2026 Pazar - 02:34 İstanbul’da 3 ilçede yollar kapanacak İstanbul’da 10 Mayıs tarihinde düzenlenecek 2 farklı etkinlik için 3 ilçede yollar kapanacak. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’nce kapanacak yollar ve alternatif güzergahlar için açıklama yayınladı. İstanbul’da 10 Mayıs sabahı düzenlenecek 2 farklı etkinlik için 3 ilçede bazı yollar trafiğe kapanacak. Saat 09.00’da başlayacak etkinlik için kapanacak yollar ve alternatif güzergahlar açıklandı. Kapanacak yollar: Galata Köprüsü Beyoğlu istikameti, Atatürk Köprüsü Fatih istikameti, Sahil Kenndey Caddesi (Çatladıkapı-Sirkeci ışıklar arası),Reşadiye Caddesi,Ragıp Gümüşpala Caddesi,Abdülezel Paşa Caddesi,Ayvansaray Caddesi,Kadir Has Caddesi,Meclisi Mebusan Caddesi,Kemeraltı Caddesi,Dolmabahçe Caddesi,Beşiktaş Caddesi,Eski Yıldız Caddesi,Barbaros Bulvarı Merkez Komutanlığı ışıklar arası,Çırağan Caddesi,Tershane Caddesi,Refik Saydam Caddesinden Unkapanı istikameti,İnönü Caddesi ile Şehitler Tepesi arası Alternatif Yollar: Vatan Caddesi,Millet Caddesi,Gazi Mustafa Kemal Paşa Caddesi,Palanga Caddesi,Asariye Caddesi,Tarlabaşı Bulvarı,Portokal Yokuşu Caddesi,Dereboyu Caddesi,Asker Ocağı Caddesi,İnönü Caddesi,Evliya Çelebi Caddesi Saat 12.00’da başlayacak ikinci etkinlik için ise sadece Beşiktaş ilçesinde kapanacak yollar ve alternatif güzergahlar da açıklandı. Kapanacak Yollar: Muallim Naci Caddesi Ahmet Taner Kışlalı Caddesi kesişiminden itibaren Bebek istikametine çift yönlü,Kuruçeşme Caddesi çift yönlü,Bebek Arnavutköy Caddesi Arnavutköy ışıklara kadar,Cevdetpaşa Caddesi İnşirah Cadde kesişiminden Arnavutköy istikameti Alternatif Yollar: Dereboyu Caddesi ,Portakal Yokuşu,Ahmet Taner Kışlalı Caddesi,Ahmet Adnan Saygun Caddesi,Kuruçeşme Çağrı Sokak,Yeşilpınar Sokak,Arnavutköy Dere Sokak,Bebek Hamam Sokak
TÜRGEV mesleki eğitimin geleceğini Ankara’da masaya yatırıyor
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:24 TÜRGEV mesleki eğitimin geleceğini Ankara’da masaya yatırıyor Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV), mesleki eğitimin istihdam ve kalkınmayla bağını güçlendirmek amacıyla başlattığı çalıştay serisinin ikincisini 4 Nisan’da Ankara’da düzenleyecek. Mesleki Eğitimde Farkındalık Projesi kapsamında Ankara’daki Mogan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli’nde gerçekleştirilecek çalıştayda kamu, akademi,sektör ve sivil toplum temsilcileri bir araya gelecek. Mesleki Eğitimde Farkındalık Projesi kapsamında yapılacak olan toplantıda mesleki eğitimin mevcut yapısı, eğitim-istihdam ilişkisi, kamu- özel sektör iş birliği modelleri ve alanda karşılaşılan sorunlar ele alınacak. Katılımcıların görüşleri doğrultusunda uygulanabilir öneriler geliştirilmesi planlanıyor. "Mesleki eğitim üretim ve istihdamın ana unsuru" Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz, mesleki eğitimin ekonomik kalkınma ve toplumsal refah açısından önemli bir bileşen olduğunu belirtti. Yılmaz, "Mesleki eğitimi gençlerin istihdama katılımı, üretim kapasitesinin artırılması ve sürdürülebilir kalkınma açısından stratejik bir alan olarak değerlendiriyoruz. Bu alanda ortak akılla geliştirilecek çözümlerin ülkemizin geleceğine değer katacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Çalıştayın farklı paydaşları bir araya getirerek sahadaki ihtiyaçları daha görünür kılacağını vurgulayan Yılmaz, kamu, özel sektör ve sivil toplum arasındaki iş birliklerinin önemine dikkati çekti. Bu iş birliklerinin kalıcı çözümler üretmede belirleyici olacağını kaydetti. Çalıştaya meslek yüksekokulu akademisyenleri, meslek lisesi yöneticileri ve eğitimciler, sektör temsilcileri ile sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütleri katılacak. Çalıştayda ortaya çıkacak birikimin mesleki eğitime yönelik karar süreçlerine yön vermesi hedefleniyor. İstanbul’dan Ankara’ya, STK gözlem raporu Mayıs’ta Projenin ilk çalıştayı Dr. Esra Albayrak ve TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz’ın katılımıyla 4 Kasım 2025’te İstanbul’da düzenlendi. Akademisyen, eğitimci ve iş dünyasından 52 katılımcının yer aldığı toplantıda mesleki eğitim farklı yönleriyle ele alındı. Ankara’da düzenlenecek ikinci çalıştayın, ilk toplantıda elde edilen veriler doğrultusunda daha geniş katılımla gerçekleştirileceği belirtildi. Çalıştaydan elde edilecek değerlendirmeler doğrultusunda hazırlanacak Mesleki Eğitimde Farkındalık STK Gözlem Raporu’nun ise Mayıs 2026’da kamuoyuyla paylaşılması planlanıyor. 30 öğrenciye burs ve gelişim desteği Açıklamada, projenin yalnızca çalıştay süreciyle sınırlı olmadığına işaret edildi. Meslek yüksekokullarında öğrenim gören 30 kız öğrenciye burs sağlanıyor. Öğrencilerin kariyer gelişimlerine destek amacıyla eğitim programları, sektör temsilcileriyle buluşmalar, mentorluk çalışmaları ile CV hazırlama ve mülakat süreçlerine yönelik destekler sunuluyor. Öğrencilerin gelişimi, programın başında ve sonunda yapılan anketlerle takip ediliyor. Projenin etkisinin artırılması ve mesleki eğitimin öneminin gündemde tutulması amacıyla, önümüzdeki dönemde farklı şehirlerde gerçekleştirilecek paneller ile faaliyetlerin sürdürülmesi planlanıyor.
Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi hayatını kaybetti
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:22 Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi hayatını kaybetti Türkiye’nin önde gelen tıp akademisyenlerinden ve edebiyat alanında simge isimlerinden biri olan Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi, 88 yaşında hayatını kaybetti. Türkiye’nin önde gelen tıp akademisyenlerinden biri olarak uzun yıllar Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde görev yapan ve meslek hayatı boyunca hem bilimsel çalışmaları hem de yetiştirdiği öğrencilerle tanınan Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi, 88 yaşında hayatını kaybetti. Hatemi’nin vefatını Dergah Yayınları sosyal medya hesabından duyurdu. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi, bu fani dünyaya veda etti. Ağabeyimiz, dostumuz, doktorumuz, dert ortağımız, yazarımızdı. Yüce Allah onu rahmet deryalarında ağırlasın, ailesine, meslektaşlarına, dostlarına, talebelerine sabırlar ihsan eylesin. Nice hastaya şifa, nice talebeye ilim, nice insana tebessüm, nice çiçeğe göz oldu. Yol gösterdikleri, elinden tuttukları, sohbetine mahrem ettikleri daha fazladır. Şimdi bunların hepsi onun ahiret yolculuğunda heybesinden taşıyor. ’İyi biliriz’ Hatemi ağabey. Yolun açık, mekanın cennet olsun." Özellikle iç hastalıkları (dahiliye) alanındaki çalışmalarıyla ve şiirleriyle bilinen Hatemi, 12 Aralık 1938’de İstanbul’da dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimi aldı ve uzun yıllar aynı fakültede öğretim üyeliği yaptı. İç hastalıkları uzmanı olarak akademik kariyerini sürdüren Hatemi, pek çok öğrenci yetiştirerek tıp eğitimine katkı sağladı. Hatemi, aynı zamanda şiirin yanı sıra deneme ve hatıra türlerinde eserler verdi ve yazılarında insan, hayat, ölüm, kader, inanç ve tasavvuf konularını işledi. Usta kalemin yazdığı eserler arasında "Yozlaşmadan Uzlaşmak", "Kelimeler Kitabı", "N’etti Bu Yunus N’etti", "Kuşlar ve Zaman", "Gelin Tanış Olalım" ve "Ömür Süvarisi" yer alıyor.
Enerjisa Enerji’de üst düzey atama
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:02 Enerjisa Enerji’de üst düzey atama Enerjisa Enerji’de, Bilgi Teknolojileri ve Dijital İş Yönetimi Bölüm Başkanlığı görevine 1 Nisan 2026 itibarıyla Devrim Yıldırım atandı. Yıldırım, şirketin dijitalleşme stratejilerine liderlik ederek teknoloji odaklı dönüşüm sürecini daha da ileriye taşımayı hedefliyor. Enerjisa Enerji, dijitalleşme alanında yürüttüğü çalışmalarla operasyonel verimlilikten müşteri deneyimine kadar geniş bir alanda dönüşümü hızlandırarak Türkiye’nin enerji dönüşümünde kritik bir rol üstlendiğini duyurdu. Veri odaklı karar alma, ileri analitik uygulamalar ve uçtan uca dijital çözümlerle iş süreçlerini geliştiren şirket, bu kapsamda teknoloji ve dijitalleşme alanındaki yetkinliklerini daha da güçlendirmek amacıyla Devrim Yıldırım’ı Bilgi Teknolojileri ve Dijital İş Yönetimi Bölüm Başkanı olarak göreve getirdi. Yıldırım, Bilgi Teknolojileri ve Dijital İş Yönetimi Bölüm Başkanlığı görevini Mehmet Fırat’tan devraldı. Yıldırım, şirketin sürdürülebilir büyüme ve dönüşüm hedefleri doğrultusunda dijital yetkinliklerin güçlendirilmesine, veri odaklı karar alma kültürünün yaygınlaştırılmasına ve teknoloji altyapısının geliştirilmesine liderlik edecek. Aynı zamanda uçtan uca dijital çözümler ve çevik çalışma modelleriyle operasyonel verimlilik, sistem sürekliliği ve siber güvenlik alanlarında yetkinliklerin derinleştirilmesine katkı sağlayacak. Murat Pınar: "Dijitalleşme, enerji sektörünün dönüşümünde kritik bir kaldıraç" Enerjisa Enerji Bilgi Teknolojileri ve Dijital İş Yönetimi Bölüm Başkanlığı’na Devrim Yıldırım’ın atamasını değerlendiren Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar, "Enerjisa Enerji olarak, ‘Herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonumuz doğrultusunda dijitalleşmeyi iş yapış şekillerimizin merkezine alıyoruz. Enerji sektöründe verimlilik, sürdürülebilirlik ve müşteri deneyimini ileriye taşımanın en önemli unsurlarından biri güçlü teknoloji altyapısıdır. Devrim Yıldırım’ın ulusal ve uluslararası ölçekte edindiği derin tecrübenin, şirketimizin dijital dönüşüm hedeflerine önemli bir ivme kazandıracağına inanıyorum. Devrim Yıldırım’ın aramıza katılmasından büyük bir memnuniyet duyuyorum. Deneyimi ve vizyonuyla teknoloji ve veri odaklı dönüşüm yolculuğumuza önemli katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum." dedi. Devrim Yıldırım: "Teknoloji ve veri odaklı dönüşümü daha ileriye taşıyacağız" Yeni göreviyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Enerjisa Enerji Bilgi Teknolojileri ve Dijital İş Yönetimi Bölüm Başkanı Devrim Yıldırım, "Enerjisa Enerji gibi Türkiye’nin enerji dönüşümüne liderlik eden bir yapının parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Teknoloji ve dijitalleşmenin, enerji sektöründe sürdürülebilir büyüme ve operasyonel mükemmeliyet açısından kritik bir rol oynadığına inanıyorum. Bu kapsamda; veri odaklı karar alma, müşteri deneyimini iyileştiren dijital çözümler ve güçlü teknoloji altyapıları ile şirketimizin dönüşüm yolculuğuna katkı sağlamak için tüm ekip arkadaşlarımızla birlikte çalışacağız" ifadelerini kullandı. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Devrim Yıldırım, aynı üniversitede Telekomünikasyon Mühendisliği alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı. Kariyerine Ar-Ge alanında başlayan Yıldırım; akademi, telekomünikasyon ve teknoloji sektörlerinde özellikle uluslararası alanda farklı sorumluluklar üstlenerek yazılım geliştirme, ürün yönetimi ve teknoloji stratejileri alanlarında deneyim kazandı. Yaklaşık 30 yıla yaklaşan kariyeri boyunca farklı coğrafyalarda edindiği deneyim ile Devrim Yıldırım, teknoloji stratejileri, dijital dönüşüm, veri odaklı iş modelleri ve büyük ölçekli organizasyonlarda dönüşüm programlarının yönetimi konularında uzmanlığa sahip.
AJet, Ankara’yı dünya başkentlerine bağlamaya devam ediyor
02 Nisan 2026 Perşembe - 11:33 AJet, Ankara’yı dünya başkentlerine bağlamaya devam ediyor Türkiye’nin genç hava yolu markalarından AJet, bu kez yurt dışı ağını Romanya’nın başkenti Bükreş ile genişletti. 2 Nisan tarihinde başlayacak seferlerin haftada 3 gün karşılıklı uçuşlarla devam edeceği kaydedildi. Başkent Ankara’dan yurt dışına en fazla sefer yapan havayolu şirketi konumunda bulunan AJet, bu kez yurt dışı ağını Romanya’nın başkenti Bükreş ile genişletti. 2 Nisan tarihinde başlayacak seferlerin haftada 3 gün karşılıklı uçuşlarla devam edeceği kaydedildi. Bükreş seferleri ile ilgili açıklama yapan AJet Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, AJet, "Başkent Ankara’dan yurt dışına en çok uçuşun AJet tarafından gerçekleştirildiğinin altını çizen Prof. Dr. Ahmet Bolat, "Ankara’dan yurt dışına en fazla sefer yapan AJet’imiz, yeni bir başkenti daha uçuş ağına katıyor. Başkentimizin uluslararası hava ulaşımındaki konumunu güçlendirmeye devam eden AJet, bu kez Ankara ile Romanya’nın başkenti Bükreş arasında bir hava köprüsü kuruyor. 2 Nisan 2026 tarihinde başlayacak seferlerle iki başkent arasında haftada 3 gün karşılıklı uçuş gerçekleştirilecek. Şimdiden hayırlara vesile olmasını diliyoruz" diye konuştu. AJet’ten hızlı bir büyüme ivmesi AJet’in ikinci yılında 106. destinasyonuna ulaşmasıyla hızlı bir büyüme ivmesi yakaladığını belirten Ahmet Bolat, "İkinci yılını dolduran AJet, Bükreş hattının açılmasıyla birlikte uçuş ağındaki 106. destinasyona ulaşıyor. Bu gelişme, 31 Mart 2024’te ilk uçuşunu gerçekleştiren AJet’in ne kadar hızlı bir büyüme ivmesi yakaladığının güçlü bir göstergesi" ifadelerine yer verdi. AJet’in kısa sürede 18 ülkede 28 yeni hat açtığına dikkat çeken Bolat, "Türkiye’nin en genç hava yolu olan ve kısa sürede güçlü bir performans ortaya koyan AJet, hem iç hem de dış hatlarda rekabet gücünü artırarak hava taşımacılığının önemli oyuncularından biri haline geldi. İki yıl gibi kısa bir sürede Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Türk Cumhuriyetleri’nden Kuzey Afrika’ya uzanan geniş coğrafyada 18 ülkede 28 yeni hat açtı. İki yıl içerisinde toplam 42,5 milyon yolcuya hizmet verdi. 2026 yılı sonunda 25 milyon yolcu taşıma hedefiyle büyümesini sürdürüyor" dedi. 2026 yılında 46 uçak Ahmet Bolat, 8 aylık süreçte AJet filosuna katılan fabrika çıkışlı 18 uçaktan bahsetti. 2026 yılında 46 yeni uçağın daha filoya katılacağını belirten Bolat, "Ağustos 2025’ten bu yana 8 aylık süreçte AJet filosuna fabrika çıkışlı 18 uçak dahil ettik. 2026 yılı içerisinde Boeing 737-8 MAX ve Airbus NEO tipi toplam 46 yeni uçağı daha filomuza katacağız. Yıl sonu itibarıyla filomuzun yaklaşık yüzde 80’i yeni nesil uçaklardan oluşacak. Uçuş emniyetini operasyonlarımızın merkezine alarak, iki yılı doldurmadan IOSA (IATA Operational Safety Audit) denetimlerinden başarıyla geçtik ve IATA üyesi olduk. Tüm bu başarılar, güçlü operasyonel yapı ve tüm paydaşlarla kurulan etkili iş birliğinin bir yansıması" şeklinde konuştu. Prof. Dr. Ahmet Bolat, AJet adına tüm bu yenilik ve gelişmeler için ekip arkadaşlarına teşekkürlerini sundu. "Yeni hatlarla büyüyen, rekabet gücünü artıran ve iş birlikleriyle güçlenen AJet’in, önümüzdeki dönemde de uluslararası arenada yerini sağlamlaştıracağına yürekten inanıyorum. AJet’imizin bu yolculuğunda emek veren, değer katan tüm çalışma arkadaşlarıma da bu vesileyle teşekkür ediyorum" diyerek sözlerine son verdi.
ETİ’de iki önemli atama
02 Nisan 2026 Perşembe - 11:25 ETİ’de iki önemli atama ETİ’de iki üst düzey atama gerçekleştirildi. Mertol Kurtoğlu, ETİ Global İcra Kurulu Üyesi olarak Avrupa, MEA&CIS Satış Başkanı sorumluluğunu üstlendi. Evrim Öztürk ise ETİ Global İcra Kurulu Üyesi olarak ETİ Türkiye Satış Başkanı oldu. Türkiye’de olduğu gibi global düzeyde de organizasyonunu sürekli güçlendiren ETİ, satış liderliğinde iki önemli atama yaptı. Atamalar kapsamında Mertol Kurtoğlu, ETİ Global İcra Kurulu Üyesi olarak Avrupa, MEA&CIS Satış Başkanı sorumluluğunu üstlendi. Evrim Öztürk ise ETİ Global İcra Kurulu Üyesi olarak ETİ Türkiye Satış Başkanı oldu. Her iki yönetici Şubat 2026 itibarıyla yeni görevlerine başladılar. Mertol Kurtoğlu, Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olduktan sonra farklı sektörlerde edindiği deneyimlerin ardından ETi’de Satış Yöneticisi olarak kariyerine başladı. İndirim Marketleri /Süper Market ve Cash&Carry kanallarında Key Account Manager ve National Account Manager pozisyonlarında görev aldı. 2008 yılında Yerel Zincir Kanal Satış Müdürlüğü yapılanmasını hayata geçirerek bu alanda önemli bir dönüşüme liderlik eden Kurtoğlu, sonrasında Yerel Zincirler Kanal Satış Müdürü, Modern Kanal Satış Geliştirme Müdürü ve Geleneksel Kanal Satış Geliştirme Müdürü olarak görev yaptı. 2017-2023 yılları arasında ETi’nin dağıtım kanallarından sorumlu Satış Grup Müdürü olarak görev aldı. Kurtoğlu, Mayıs 2023 - Şubat 2026 tarihleri arasında ETi Türkiye Satış Grup Başkanı ve İcra Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. Evrim Öztürk, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği lisans eğitiminin ardından kariyerine Danone Tikveşli bünyesinde Saha Satış Yöneticisi olarak başladı. 2008 yılında ETi’de Ticari Pazarlama Yöneticisi olarak görev alarak teknoloji ve ticaretin kesiştiği rollerde uzmanlaştı. Satış Geliştirme Müdürü ve Ticari Pazarlama Direktörü pozisyonlarında stratejik projelere ve kanal büyüme planlarına liderlik eden Öztürk, gelişen pazar dinamiklerine dair derin içgörüler geliştirdi. Öztürk Mayıs 2023 - Şubat 2026 tarihleri arasında Gelişen Pazarlar Grup Başkanlığı görevini üstlenerek şirketin global büyümesine katkı sundu.
17 yaşındaki Doruk’un Harvard yolculuğu Nakkaştepe’den başladı
02 Nisan 2026 Perşembe - 11:24 17 yaşındaki Doruk’un Harvard yolculuğu Nakkaştepe’den başladı Bahçeşehir Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü öğrencisi 17 yaşındaki Doruk Çağlı, Harvard Üniversitesi’nden kabul aldı. Dünyada ilk sıralarda yer alan üniversitelerden kabul alan okul arkadaşlarıyla başarılarını törenle kutlayan Doruk, merak duygusunu "Hezarfen" olma ruhuyla bir araya getirdiğini belirterek "Harvard’da yapay zeka ve etik değerleri birleştirerek, teknolojiyi insanlık yararına dönüştürecek projeler üretmek istiyorum" dedi. Bahçeşehir Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü’nde eğitim gören 22 öğrenci, Harvard, Imperial College London, Stanford gibi dünya sıralamasında ilk sıralarda yer alan üniversitelerinin kapısını araladı. Bilimden sanata, ekonomiden teknolojiye Türkiye’nin geleceğini inşa edecek gençlerin başarısını görkemli bir törenle kutlandı. Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç, Genel Müdür Yardımcısı Dr. Özge Aslan ve öğrencilerin katıldığı törende, başarıyı kutlamak için pasta kesildi. Nakkaştepe 50.Yıl Kampüsü Okul Müdürü Berrak Çebi bu başarının tesadüf olmadığını vurguladı. Çebi, "Öğrencilerimizin Harvard, Imperial College London ve University College London gibi kurumlardan kabul alması, onları sadece sınav odaklı değil, sorgulayan dünya vatandaşları olarak yetiştiren vizyonumuzun bir yansımasıdır. Global Education Center birimimiz çatısı altında sunduğumuz mentorluk desteğiyle, her öğrencimizin kendi potansiyelini keşfetmesini sağlıyoruz. Bu gurur tablosu, azimle çalışan öğrencilerimizin ve onlara rehberlik eden öğretmenlerimizin ortak zaferidir" dedi. "Hazerfen ruhuyla Harvard’a" Dünyanın en iyi üniversiteleri arasında ilk sıralarda yer alan Harvard Üniversitesi’nden kabul alan Bahçeşehir Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü öğrencisi 17 yaşındaki Doruk Çağlı, çocukluğundan beri taşıdığı merak duygusunu "Hezarfen" olma idealiyle birleştirerek Harvad’a çok boyutlu bir akademik yolculuğa çıkmak istediğini belirtti. Doruk Çağlı, Harvard’daki asıl hedefini ve disiplinler arası çalışma tutkusunu şu sözlerle anlattı: "Ailem bana kariyer, kazanç gibi konuları düşünmeden önce her türlü yeni bilgiye nasıl yaklaşmam gerektiğini öğretti. Hezarfen olmak diyorlar bu duruma. "Bin bilen olmak." Ben de yaşantım boyunca buna inandım. Her şeyi inceledim, her şeye doğru soruları sormaya çalıştım. Bu değer Doruk’u şu andaki Doruk yapan en önemli faktörlerden biri oldu. Robotik seçimimdeki en önemli nokta da ne kadar fazla disiplinle bir arada çalışabildiği oldu. Merak etmek, gözlem yapmak benim için bu kadar önemli iken sadece bir konu üzerine yoğunlaşıp kendimi kalan hepsinden soyutlamak istemiyordum. Fakat robotik farklıydı. Herkesle her şeyle bağlayabiliyordum. Bir algoritma mı oluşturacağım? bilgisayar bilimi ve matematik Robotun tasarımı: malzeme bilimi ve mekanik. Doğadan mı esinleniyorum, biyoloji. Bu çalışmanın toplumlar tarafından nasıl algılanacağını mı öğrenmek istiyorum, sosyoloji. İnsan hakları ve yapay zekâ üzerine mi konuşacağız, o zaman hukuk ve felsefe. Robotik benim tam istediğim şey olmayı başarmıştı. Dünyanın hızla ikinci bir Rönesans’a doğru gittiğine inanıyorum ve bu nedenle disiplinler arası sınırların kalktığı bir eğitim modelini hedefliyorum. Harvard’da yapay zekâ ve etik değerleri birleştirerek, teknolojiyi insanlık yararına dönüştürecek projeler üretmek en büyük amacım." "Daha iyi bir dünya için vicdanımızın sesini dinlemeliyiz" Akademik hedeflerinin yanı sıra toplumsal sorumluluk bilinciyle de öne çıkan Çağlı, üniversite yıllarında gönüllülük çalışmalarına ara vermeyeceğini vurguladı. YGA (Young Guru Academy) bünyesinde Urfa’dan Muş’a kadar pek çok şehirde sahalarda yer alan Çağlı, "Harvard’da eğitim alırken de en büyük fırsatları en dezavantajlı bölgelere ulaştırmak için çalışmaya devam edeceğim. Eğer dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek istiyorsak, vicdanımızın sesini dinlemeliyiz" diyerek eğitimdeki asıl amacının toplumsal fayda olduğunu ifade etti. "Akademik olarak kendimi sınamayı tercih ettim" Imperial College London’dan kabul alan Bahçeşehir Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü öğrencisi Alp Konuralp da finansal piyasalardaki karmaşık yapıları matematiksel modellerle çözme tutkusuyla fark oluşturdu. 7 farklı Advanced Placement (AP) dersinin tamamından en yüksek puanı alarak akademik başarısıyla dikkatleri üzerine çeken Konuralp, süreci şu sözlerle anlattı: "Ekonomiye olan ilgim, piyasadaki dalgalanmaların arkasındaki yapıyı anlama merakıyla başladı. Zamanla bu ilgiyi daha ileri taşıyarak stokastik volatilite üzerine kendi araştırmamı yürüttüm. Amacım, piyasalardaki belirsizliği sadece gözlemlemek değil, matematiksel olarak anlamlandırmaktı. Bu süreçte zorlandığım çok an oldu. Özellikle modellerin beklediğim gibi çalışmadığı, sonuçların tutarsız göründüğü dönemler, pes etmeyi düşündürdü. Ama tam da bu noktalar, en çok öğrendiğim anlar oldu. Akademik olarak da kendimi sınamayı tercih ettim. Bu sonuç, sadece yoğun çalışmanın değil, konuları ezberlemek yerine gerçekten anlamaya odaklanmanın bir yansımasıydı." UCLA ve King’s College London gibi saygın üniversitelerden de ekonomi alanında kabul almayı başaran Alp Konuralp, "Imperial College London’da ekonomi, finans ve veri bilimi alanında kendimi geliştirmeyi ve bu alanlarda derinleşmeyi hedefliyorum. Uzun vadede ise finansal sistemleri daha iyi anlayan ve bu sistemlere katkı sağlayan çalışmalar üretmek istiyorum. Benim gibi bu yolda ilerlemek isteyenler için en önemli önerim şu olur: Gerçekten merak ettiğiniz soruyu bulun. Çünkü sizi ileri götürecek olan şey, dış motivasyon değil, o soruya duyduğunuz takıntıdır" diye konuştu. "Sanatı besleyen şey yalnızca ilham değil, araştırmadır" Bahçeşehir Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü’nün öğrencisi Naz Doğa Gegeoğlu ise sanatsal başarısıyla illüstrasyon ve görsel sanatlar alanında Amerika, Kanada ve İtalya’nın en iyi sanat okullarından (Parsons, Pratt, SVA) burslu kabuller alarak başarıya imza attı. Sanatını kültürel kökleriyle harmanlayan ve Türk mitolojisinden esinlenerek hazırladığı portfolyosuyla dünya devlerinin dikkatini çeken Gegeoğlu, çocukluktan başlayan resim yapmaya ilgisinin daha sonra grafik, tasarım ve hikaye anlatmaya dönüşmesiyle devam eden yolculuğunu şu sözlerle anlattı: "İnternette birçok illüstratörün analiz videolarını izledim ve kendi eskiz defterlerimi oluşturdum. Zaman geçtikçe sanatımın yanı sıra başka branşlara yöneldim. Dadaist sanatçılar üzerine okuyor, farklı dönemlerin ifade biçimlerini analiz ediyorum. Ayrıca Türk mitolojisi kitaplarından ilham alarak hikâyelerime kültürel motifler ve karakterler katıyorum. Kendi kültüründen beslenmeyi bir "yeniden anlatma yolu" olarak gören Naz Doğa Gegeoğlu, küresel sanat dünyasındaki hedefini ise şunları söyledi: "Kültürümden beslenmek benim için sadece geçmişi hatırlamak değil, onu yeniden anlatmanın bir yolu. İleride illüstrasyon aracılığıyla bu hikâyelere ses vermek, çocuk kitapları ve oyun tasarımlarında yer alarak yeni kuşakların hem geçmişiyle bağ kurmasını hem de dünyayı daha bilinçli algılamasını sağlamak istiyorum."
Sarıyer’de yine yağmur yine su baskını: Bodrum katlar sular altında kaldı vatandaş çileden çıktı
02 Nisan 2026 Perşembe - 11:07 Sarıyer’de yine yağmur yine su baskını: Bodrum katlar sular altında kaldı vatandaş çileden çıktı İstanbul Sarıyer’de her yağışın ardından sokakların göle dönmesi ve bazı evlerin sular altında kalması vatandaşı çileden çıkardı. Sarıyer Bahçeköy Merkez Mahallesi’nde de birçok apartmanın bodrum katını su bastı. Evlerini su basan vatandaşlar büyük panik yaşarken, sel anları ve sonrasında yaşananlar kameraya yansıdı. Sarıyer Belediyesi’ne tepki gösteren mahalle sakinleri günlerdir kendi imkanlarıyla temizlik yaptıklarını belirtti. İstanbul Sarıyer’de geçtiğimiz günlerde etkili olan yağmurun ardından sokaklar yine göle döndü. Sarıyer Bahçeköy Merkez Mahallesi suyla kaplandı. Araçlar suya gömülürken, birçok apartmanın bodrum katını ise su bastı. Sel sularının kısa sürede yükselmesiyle evler kullanılamaz hale gelirken, vatandaşlar özellikle elektrik tehlikesi nedeniyle zor anlar yaşadı. Bodrumu su basma anları vatandaşların cep telefonu kameraları ile saniye saniye kayıt edildi. Vatandaşlar bir facia yaşanmaması için elektrikleri kesti. Evine sonradan geldiğini belirten Kemal Yapıcı, içeri girdiğinde suyla karşılaştığını ve büyük bir faciayı son anda önlediklerini söyledi. Yapıcı, "Eve geldiğimde her yer su doluydu. Hemen şalterleri kapattım. Prizler aşağıda olduğu için suyla temas etseydi ölümle sonuçlanabilirdi. Çok korktuk" dedi. "Yardım edilmedi, kendi imkanlarımızla temizliyoruz" Sel sonrası yetkililerden yeterli destek alamadıklarını iddia eden vatandaşlar, yaşadıkları mağduriyeti dile getirdi. Yapıcı, "Belediyenin tesisine gittik ama bize ne yemek ne su verildi. Geceyi orada geçirdik, sabah kendi imkanlarımızla döndük. Günlerdir temizlik yapıyoruz, kimse destek olmadı" diye konuştu. "Tıkanan dere taşkına neden oldu" İstanbul Çevre Konseyi Genel Sekreteri Zafer Murat Çetintaş ise taşkının nedenine ilişkin yaptığı açıklamada, bölgeden geçen derenin yeterince temizlenmemesi nedeniyle suyun taştığını savundu. Çetintaş, "Yağışlarla birlikte Belgrad Ormanı’ndan gelen su dereye ulaştı. Ancak demir bariyerin önünde biriken çöpler suyun akışını engelledi. Su taşarak mahalleye yayıldı, evleri su bastı. Bu kanalın düzenli temizlenmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. Mahallede birçok evde eşyalar kullanılamaz hale gelirken, vatandaşların yaşadığı panik ve selin verdiği zarar gün ağarınca daha net ortaya çıktı. Yetkililerden kalıcı çözüm bekleyen mahalle sakinleri, benzer olayların tekrar yaşanmaması için dere ıslahı ve altyapı çalışmalarının bir an önce yapılmasını istedi.
Deney hayvanları için yenilikçi buluş: Yerli ve milli sistem tescillendi
02 Nisan 2026 Perşembe - 11:03 Deney hayvanları için yenilikçi buluş: Yerli ve milli sistem tescillendi Türkiye’de bilimsel araştırma altyapısına katkı sağlayacak yerli ve milli bir sistem daha geliştirildi. Biruni Üniversitesi bünyesinde geliştirilen, deney hayvanlarında güvenli tutuş, sabitleme ve eş zamanlı fizyolojik ölçüm yapılmasını mümkün kılan cihaz, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından faydalı model olarak tescil edildi. 23 Mart itibarıyla yürürlüğe giren tescil ile buluş, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında 10 yıl süreyle koruma altına alındı. Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Tarık Mecit, geliştirdikleri sistemin bilimsel araştırmalarda önemli bir boşluğu doldurduğunu belirtti. Mecit, deney hayvanlarıyla yürütülen çalışmalarda sabitleme ve fizyolojik ölçümlerin çoğunlukla ayrı sistemlerle yapıldığını ifade ederek, "Mevcut cihazlar genellikle yalnızca mekanik sabitlemeye odaklanmakta, fizyolojik veri toplama kapasitesi ise sınırlı kalmaktadır. Bu durum ölçüm hatalarına ve deneysel varyasyonun artmasına neden olabilmektedir" dedi. Sabitleme ve ölçüm tek platformda birleşti Geliştirdikleri sistemin bu sorunlara çözüm sunduğunu vurgulayan Dr. Mecit, cihazın sabitleme ve ölçüm süreçlerini tek platformda birleştirdiğini kaydetti. Dr. Mecit, "Çift kapaklı ve ayarlanabilir sabitleme mekanizması ile hayvanın güvenli immobilizasyonu sağlanırken, PPG tabanlı sensörler sayesinde kalp atış hızı, oksijen satürasyonu ve vücut sıcaklığı eş zamanlı olarak ölçülebilmektedir. Kablosuz veri aktarımı ile de gerçek zamanlı izleme ve kayıt imkânı sunulmaktadır" diye konuştu. Hayvan refahını destekleyen tasarım Şeffaf ve havalandırmalı yapının hayvan refahını desteklediğini ifade eden Dr. Mecit, esnek devre teknolojisi sayesinde farklı boyutlardaki deney hayvanlarına uyum sağlanabildiğini belirtti. Bu özelliklerin ölçüm doğruluğunu artırırken operatör kaynaklı hataları da minimize ettiğini dile getirdi. Bilimsel araştırmalara güçlü katkı Bilimsel araştırmalara katkısına da değinen Dr. Mecit, sistem sayesinde deneysel verilerin daha güvenilir ve standardize hale geleceğini söyledi. Dr. Mecit, "Hareket artefaktlarının azaltılmasıyla daha doğru fizyolojik veriler elde edilecek, çoklu parametre ölçümü ile bütüncül değerlendirme yapılabilecek. Bu da özellikle farmakolojik, kardiyovasküler ve solunumsal çalışmalar başta olmak üzere birçok alanda önemli katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Etik standartları yükselten yaklaşım Hayvan refahının öncelikleri arasında yer aldığını belirten Mecit, cihazın 3R prensipleri kapsamında özellikle uluslararası etik şartlara katkı sunduğunu vurguladı. Dr. Mecit, "Nazik ve kontrollü sabitleme ile stres en aza indirilecek, fizyolojik parametrelerin sürekli izlenmesi sayesinde erken müdahale imkânı sağlanacaktır. Bu da daha etik ve etkin deney süreçlerini beraberinde getirecektir" dedi. Yerli üretimle stratejik kazanım Yerli üretimin stratejik önemine de dikkat çeken Mecit, geliştirilen sistemin dışa bağımlılığı azaltacağını ve maliyet avantajı sağlayacağını ifade etti. Mecit, "Bu tür cihazların büyük ölçüde ithal edildiği düşünüldüğünde, yerli üretim araştırma ekosistemimiz açısından önemli bir kazanımdır" diye konuştu. Akademik ekipten önemli başarı Söz konusu faydalı model başvurusu Biruni Üniversitesi adına Dr. Tarık Mecit ve buluşun fikir ortağı Halime Karaman tarafından gerçekleştirildi. Geliştirilen sistemin, üniversite-sanayi iş birliklerine de katkı sağlaması bekleniyor.