Yerel Haberler
İstanbul
Virgil van Dijk: "Kaybettik ama tur daha bitmedi" 11 Mart 2026 Çarşamba - 00:26:19 Liverpool’un Kaptanı Virgil van Dijk, Galatasaray mağlubiyeti sonrası yaptığı açıklamada, "Burada olmak güzeldi. Ne yazık ki kaybettik ama tur daha bitmedi. Haftaya çarşamba günü oynanacak maça hazır olmalıyız" dedi. UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu ilk maçında Liverpool, deplasmanda karşılaştığı Galatasaray’a 1-0 mağlup oldu. Müsabakanın ardından İngiliz ekibinin Hollandalı savunmacısı Virgil Van Dijk, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Van Dijk, "İyi başladık. Gol atmamız gerekiyordu. Gol atabilirdik ve atmalıydık. Sonuçta duran toptan gol yedik. Bu, sahada fark oluşturdu. Yine de Anfield’da oynanacak bir maç daha var. Önümüzdeki bu maçı heyecanla bekliyoruz" şeklinde konuştu. "Kaybettik ama tur daha bitmedi" Stadyumdaki atmosferi de değerlendiren tecrübeli futbolcu, "Taraftarlar, takımını çok iyi destekledi. Özellikle başlangıçta buna ihtiyaçları vardı. Burada olmak güzeldi. Ne yazık ki kaybettik ama tur daha bitmedi. Haftaya çarşamba günü oynanacak maça hazır olmalıyız" açıklamasında bulundu. "Turda 1-0 gerideyiz ve bunu tersine çevirmemiz lazım" Rövanşta daha iyisini yapmaları gerektiğini aktaran Virgil van Dijk, "Bu maçta pozisyonlara girdik ama golü atamadık. Turda 1-0 gerideyiz ve bunu tersine çevirmemiz lazım" ifadelerini kullandı. Son olarak "Ömer Bayram ile son zamanlarda konuştun mu?" sorusunu yanıtlayan Van Dijk, "Bu iyi bir soru değil" cevabını vererek sözlerini tamamladı.
11 Mart 2026 Çarşamba - 00:19 Okan Buruk: "Liverpool’a karşı ilk galibiyetin şans olmadığını gösterdik" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Liverpool gibi büyük bir takımı bu sene 2. kez yenmenin çok gurur verici olduğunu belirterek, ilk maçtaki galibiyetin de şans olmadığını gösterdiklerini vurguladı. UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu ilk maçında Galatasaray evinde karşılaştığı İngiliz ekibi Liverpool’u 1-0’lık skorla mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk açıklamalarda bulundu. Buruk sözlerine vefat eden Trabzonspor Yardımcı Antrenörü Orhan Kaynak için başsağlığı dileyerek başladı. Önemli bir geceyi geride bıraktıklarını söyleyen sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "Rakibimiz Avrupa’nın önemli takımlarından biri. Şampiyonlar Ligi’nde rakibimize karşı daha önce 1 maç kazanmıştık ama bu maçın daha farklı hikayesi vardı. Son 16’dayız. Burada rakibimizin nasıl maça başlaması ve devam edeceği çok önemliydi. Çok iyi başlamasak da attığımız gol pozitif anlamda bize çevirdi. Güzel maç oldu. Çok pozisyon oldu. İlk 15 dakika rakibi karşılaşmakta sıkıntı yaşadık. Türk futbolu için önemli ve değerli. Ülke futbolu için değerli. Bu kadar büyük bir takımı bu sene 2. kez yenmek bizim için çok gurur verici. Oyuncularıma teşekkür ederim. Bugün inanılmaz atmosferi oluşturan taraftarımıza da teşekkür ederim. Keşke deplasmanda da yanımızda olabilselerdi. Biz onlar için orada en iyisini yapmaya çalışacağız, hiç merak etmesinler" diye konuştu. "İlk galibiyetin şans olmadığını gösterdik" Galatasaray’ın ön alan baskıları iyi yapan bir takım olduğunu belirten 52 yaşındaki teknik adam, sözlerine şöyle devam etti: "Bugün Sara ve Osimhen’den başlayan ön alandaki kapatmalar, kaleciye ve stoperlere baskıya gitmeleri önemliydi. Oyunun başında rakibimiz daha çok kaleciyle uzun top oynadı, onu da Jakobs ile kapatmaya çalıştık. Genel olarak İyi savunma yaptık. Top bizdeyken de iyi işler yaptığımızı düşünüyorum. Girdiğimiz gol pozisyonlarında bence ikinci golü bulabilirdik. Erken golü bulduktan sonra maçın sonuna kadar eşit bir oyun ortaya koyduğumuzu olduğu düşünüyorum. İlk galibiyetin de şans olmadığını gösterdik. Anfield’da çok önemli bir atmosfer. Rakibimizin iç sahadaki performansları değişse de bu maça özellikle hazırlanacaklardır. Bir avantajımız; biz 3 gün önce 10 kişi Beşiktaş derbisini oynadık. Hafif üzerimizde yorgunluğu vardı. Şimdi rakibimiz bizim maçtan 3 gün önce Tottenham ile oynayacak. Bu anlamda bir avantajımız olabilir." "Her takımı yenebileceğimize inanıyoruz" Son 16 turundaki her takımın güçlü olduğunu vurgulayan Okan Buruk, "Rakibimiz bu turun favorisi olsa da biz de Juventus’a karşı ilk maçta inandığımızda, taraftarımızla oyunumuzu bütünleştirdiğimizde bunu gösterdik. Çok iyi kadroya sahibiz. Bence bugün rakibimizle doğru bir şekilde baş ettik. Bazen rakibinizin gol atma zorunda olması size şanslar oluşturabilir. Gol atarak başlarsak rakibin o baskısını, seyircisiyle kuracağı oyunu üstesinden gelebiliriz. Çok önemli oyunculara sahipler. Çok zorlu bir maç bizi bekliyor. Her takımı yenebileceğimize inanıyoruz. Orada da bunu göstermeye çalışacağız. Öz güvenli olmak gerekiyor. Öz güvenli olmazsak bunu Juventus maçında yaşadık. Juventus maçı tecrübe oldu. 1-0’lık skor maçın ortada olduğunu gösteriyor. Futbolun içerisinde her şey var" değerlendirmesinde bulundu. "Sanchez’e gösterilen sarı kart yanlıştı" Kolombiyalı futbolcu Davinson Sanchez’in gördüğü sarı kartın yanlış olduğunu söyleyen Buruk, "Neden gösterdiğini anlayamadık. Herhalde hiç kimseye sarı kart göstermedi, bir tane sarı kart göstereyim diye düşündü. Bir oyuncum cezalı duruma düştü. Stoperde kimle oynayacağımıza düşünüp, karar vereceğiz. Eksik olmasak Singo’yu birçok yerde kullanma şansımız oluyordu. Önemli bir gece yaşadık. En az hasarla atlatmamız gecenin güzel yanlarından biriydi" diyerek sözlerini tamamladı.
10 Mart 2026 Salı - 23:53 Arne Slot: "Evimizde galibiyet alacağımızı düşünüyorum" Liverpool Teknik Direktörü Arne Slot, Galatasaray’ın kaliteli oyunculara sahip iyi bir takım olduğunu ancak gelecek hafta İngiltere’de oynanacak maçı taraftarlarının da desteğiyle kazanacaklarını düşündüğünü söyledi. Liverpool, UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu ilk maçında konuk olduğu Galatasaray’a 1-0 mağlup oldu. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Liverpool Teknik Direktörü Arne Slot, "Maça aslında iyi başladık. Bir önceki maça göre de iyiydik. 3-4 an oldu bizim için. Bir tane boş kale denebilecek pozisyon kaçırdık ama golü bulamadık. Biz fırsat yakaladıktan 5 saniye sonra onlar pozisyon buldu ve golü attılar. Tıpkı geçen maçtaki gibi. Onlar pozisyon bulduğunda sanki son pozisyonları gibi değerlendirdiler. Bazen pozisyon buluyorsunuz, kaçtığında birçok pozisyon bulacak gibi hissediyorsunuz ama olmuyor. 1-0 geriye düşünce işler daha da kötü oldu bizim için" ifadelerini kullandı. Bu mağlubiyetten tamamen sorumlu olduğunu da belirten Slot, "Bu sezonun büyük bölümünde topu üçüncü bölgeye taşıdık ama fırsatlar değerlendiremedik. Bugün de golü bulamadık" şeklinde konuştu. "Evimizde taraftarımızın da desteğiyle galibiyet alacağımızı düşünüyorum" Hollandalı teknik adam, Galatasaray’ın ikinci yarıda çok fırsat bulamadığını dile getirerek, "Ama iyi bir takım ve iyi oyuncuları var ve her zaman fırsat bulabilecek bir takım. Juventus’a 5 gol attılar, bu da onların neler yapabileceğinin kanıtı oldu. Bizim kaleciyle birebir kaldığımız pozisyonumuz oldu ama atamadık. Gol attıkları için onları takdir ettiğim gibi savunmadaki başarılarından dolayı da onları tebrik etmem lazım. Kalecileri 1-0 öne geçtikten sonra önemli kurtarışlar yaptı. İkinci kez buradan 1-0 yenik ayrılıyoruz. Ama güzel taraf ikinci maçı evimizde oynayacağız. Taraftarımız buradakine benzer bir atmosfer oluşturacaktır. Evimizde normal koşullarda, taraftarımızın da desteğiyle galibiyet alacağımızı düşünüyorum" diye konuştu. VAR kararıyla iptal edilen gol hakkında hakemlerle konuşup konuşmadığına yönelik gelen bir soruya İngiliz ekibinin teknik direktörü, "Hakemlerden bir açıklama gelmedi. O an onlarla iletişime geçmek çok zor. Farklı fikirler duydum pozisyonla ilgili. Ama bu VAR kararının doğru olduğunu kabul ediyoruz. Ancak birçok korner ve frikikte hakem Galatasaray lehine faul verdi" cevabını verdi. "Önümüzdeki hafta büyük bir mücadele içinde olacağız" Liverpool’un eski futbolcusu Jamie Carragher’ın eşleşme sonrasında Galatasaray’ı eleyeceklerine dair yaptığı yorumun hatırlatılması üzerine Arne Slot, şunları dile getirdi: "Carragher bir yorumcu. Konumu itibarıyla güçlü fikirleri olması gerekiyor. O yüzden böyle söylemiştir. Şansımız şu kadar, bu kadar diyemem. Galatasaray’ın zor bir rakip olduğunu biliyorum. Taraftarımızın da desteğiyle bu akşamkinden daha iyi performans göstereceğimizi düşünüyorum. Burada oluşturduğumuz kadar pozisyon oluşturursak sonuç alabiliriz. Galatasaray iki maçta da gösterdi ki bize gol atma kapasitesine sahipler. Önümüzdeki hafta büyük bir mücadele içinde olacağız. Anfield’da oynayacağımız için mutluyum."
AK Parti İstanbul’da Sendikalar Buluşması
08 Şubat 2026 Pazar - 14:51 AK Parti İstanbul’da Sendikalar Buluşması AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda "İnsan Hak ve Özgürlükler Kapsamında Sendikalar Buluşması" programı gerçekleştirildi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Birim Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın "Bu yeni dönemde sendikaların rolü daha da kritik olacaktır. AK Parti iktidarları, bunca zamandır işçiyle, emekçiyle, tüm çalışan gruplarıyla kol kola yürüyerek bu noktaya geldi" dedi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda "İnsan Hak ve Özgürlükler Kapsamında Sendikalar Buluşması" programı düzenlendi. Programa; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Birim Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Birim Başkanı Av. Muammer Birdal, AK Parti İstanbul Milletvekili Nilhan Ayan, AK Parti Genel Merkez İnsan Hakları Başkan Yardımcıları; Mehmet Uğur, Harun Çelik, Sümeyye Esenyel, HAK-İŞ İstanbul İl Başkanı Mustafa İluk, Memur-Sen İstanbul İl Başkanı Cesur Öztürk ve Türk-İş İstanbul İl Başkanı Halil Faki Erdal ve çok sayıda sendika temsilcisi katıldı. "Sendikalarımızla el ele, kol kola hep birlikte yürüyeceğiz" Programda konuşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Ülkemizin, işçimizin, emekçimizin sesi olan ve aynı zamanda onların temsilcisi olan kıymetli sendikalarımızla, ziyaretlerimiz ve kabullerimizin sonrasında istişare etmek üzere bir araya gelmiş bulunmaktayız. İstişarenin ve istişareyle alınan kararların doğruluğunun, mutlaka toplumumuz nezdinde ülkemizi ve milletimizi daha ilerilere, daha aydınlık günlere taşıyacağına yürekten inanıyoruz. Bugün burada kıymetli sendika temsilcilerimiz çok değerli konuşmalar yaptılar. Sendikalarımız hem görevlerini bir kez daha bizlere hatırlattılar hem de özellikle vatan, millet meselesi olduğu zaman nasıl bir duruş sergilediklerini bir kez daha altını kalın çizgilerle ifade ettiler. Buradan özellikle vergisini peşin ödeyen, vergisini devletin imkânlarına sunan emekçi kardeşlerimizi verdikleri emek ve desteklerden ötürü yürekten kutluyor, kendilerine teşekkürlerimi iletiyorum. İnşallah emekçilerimizin, emeklilerimizin ve vatandaşlarımızın daha iyi bir geleceğe sahip olması için mücadelemizi var gücümüzle sürdüreceğiz. Bu mücadeleyi verirken de kıymetli sendikalarımızla el ele, kol kola, hep birlikte yürüteceğiz" ifadelerini kullandı. "Yeni dönemde sendikaların rolü daha da kritik olacaktır" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Birim Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın ise Türkiye’nin kalkınma hikayesinin, emekçilerin alın teriyle yazıldığını vurgulayarak, "Sanayiden tarıma, hizmet sektöründen kamu hizmetlerine kadar her alanda emekçiler bu ülkenin bel kemiği olmuştur. Kriz zamanlarında da, afet zamanlarında da, zor dönemlerde de en önde yine emekçiler vardır. Bu gerçeği görmezden gelen bir yaklaşım ne adil olabilir ne de insani olabilir. Bugün burada insan hak ve özgürlükleri kapsamında sendikalarla buluşmayı tam da bu sebeple çok önemli buluyoruz. Çünkü insan hakları aynı zamanda günlük hayat mücadelesidir; hayatın içinde karşılık bulan bir mücadeledir. İş yerinde adalet varsa, ücrette hakkaniyet varsa, çalışma koşullarında insan onuru korunuyorsa işte o zaman insan hakları vardır. Bugün küresel ölçekte çalışma hayatı çok büyük dönüşümlerden geçiyor. Yapay zekâ, dijitalleşme, robotlaşma, esnek istihdam modelleri gibi yeni çalışma biçimleriyle karşı karşıyayız. Bu noktada emeğin korunması her zamankinden daha önemli hâle geliyor. Bu yeni dönemde sendikaların rolü daha da kritik olacaktır. AK Parti iktidarları, bunca zamandır işçiyle, emekçiyle, tüm çalışan gruplarıyla kol kola yürüyerek bu noktaya geldi" şeklinde konuştu. Yalçın konuşmasına muhalefeti de eleştirerek, "Biz bugün hâlâ İstanbul İl Başkanlığımızda yüzlerce sendika yöneticisiyle kol kola istişare hâlinde çalışabilen bir partiyiz. İktidar alternatifi olduğunu iddia eden siyasi partilerin ise bırakın sendikalarla böylesine verimli toplantılar yapmalarını, toplumun herhangi bir kesiminin derdiyle ilgili anlamlı tek bir toplantı yaptıklarına maalesef şahit olmuyoruz. Ülkeyi şehir şehir geziyorlar; tek dertleri, hırsızlık ve yolsuzluğun her türlüsüne bulaşmış belediye başkanlarını savunmak. Bunun dışında milletin önüne koyabildikleri bir siyasi gündem yok. Muhalefet olarak bize sundukları tek bir tutarlı fikir, tek bir siyaset önerisi hatırlamıyoruz. Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı dışında toplumun önüne başı sonu belli bir siyaset koymuş değiller. Depremden üç yıl sonra deprem bölgesine gittiler; her zamanki gibi fotoğraf çektirip, poz verip geri döndüler. Orada yaptıkları birkaç konteyner çalışmasını utanmadan propaganda malzemesi yaptılar. Biz ise bugün hâlâ sendikalarla bir araya gelip toplumun derdini dinliyor, çözüm üretmeye çalışıyoruz. Yetkili sendikalar dâhil, sendikaların haklarını çiğneyen bürokratların takipçisi AK Parti’dir; Recep Tayyip Erdoğan’dır" açıklamalarında bulundu.
Antika mezatlarında ’canlı yayın’ tuzağı: Dolandırıcılar gece yarısı mesai yapıyor
08 Şubat 2026 Pazar - 13:35 Antika mezatlarında ’canlı yayın’ tuzağı: Dolandırıcılar gece yarısı mesai yapıyor Ümraniye’de antikacılık yapan Cengiz Batkitar, son dönemde sosyal medya üzerinden yapılan antika mezatlarında türeyen yeni nesil dolandırıcılık yöntemine karşı vatandaşları uyardı. Canlı yayınları gizlice takip eden dolandırıcıların, müşteri bilgilerini ele geçirerek esnaftan önce iletişime geçtiğini belirten Batkitar, "Gecenin 4’ünde ’acil ödeme’ diyerek para istiyorlar, ’bende hazırda 100 tane daha IBAN var’ diyerek dalga geçiyorlar" dedi. Pandemi süreciyle birlikte ivme kazanan sosyal medya canlı yayın satışları, dolandırıcıların yeni hedefi haline geldi. Ümraniye’de uzun yıllardır antika sektöründe faaliyet gösteren Cengiz Batkitar, düzenlenen canlı yayınlara anonim bir şekilde giren dolandırıcı hesapların, müşterilere kendilerini "resmi hesap" gibi tanıtarak binlerce liralık vurgun yaptığını anlattı. Esnafın henüz listeleri hazırlamadığı saatlerde dolandırıcıların müşteriye çoktan ulaştığını söyleyen Batkitar, şahısların "indirim" veya "acil durum" diyerek hızlıca para toplayabildiğini ifade etti. Hem esnafı hem de koleksiyonerleri mağdur eden dolandırıcılık yöntemine karşı uyarılarda bulunan Batkitar; müşterilerin bu tarz bir canlı yayın alışverişinin ardından mutlaka yetkili satıcıyı araması ve teyit almadan kesinlikle ödeme yapmaması gerektiğini vurguladı. "Canlı yayına giren müşterilerin iletişim numaralarının ve adreslerinin olması zorunlu" Canlı yayınlardaki mezat sürecinin işleyişine dair bilgi veren Cengiz Batkitar, dolandırıcıların yayınlarda izlediği yöntemi, "Instagram canlı yayınlarında genelde bir ürün sahneye koyuluyor ve ürünün bilgileri aktarılıyor. Müzayede şeklinde alt limit fiyat koyulabilir ya da sıfırdan açılabilir, ürün kendi değerini bulur ya da bulmaz, artık o sürecin gidişatına bağlı. O noktanın altında kalan son pay’i, yani ödemeyi veren müşteriye ürün satılmış oluyor. Tabii ki canlı yayına giren müşterilerin iletişim numaralarının ve adreslerinin de olması zorunlu; aksi takdirde pay’ler kabul görmez. Ama dolandırıcılar onlara nasıl ulaşıyorlar, bunu biz de anlamış değiliz" şeklinde anlattı. "Esnaftan daha erken davranıp gecenin 4’ünde yazıyorlar" Dolandırıcıların profesyonel bir takip sistemi kurduğunu ifade eden Batkitar, müşterilerden para isteme sürecin işleyişini şu sözlerle aktardı: "Canlı yayını takip eden kötü niyetli dolandırıcılar, yayın içerisinde alınan ürünleri orada seyrederek tespit ediyor. Müşteri bir ürünü sormuşsa, sayfadan kontrol etmiş ya da müşterinin oradaki yazışmasını takip edebilmişse eğer orada o ürünün ne olduğunu buluyor. Ardından yayında kaç paraya yazıldığını ve oradaki sürecin nasıl yürüdüğünü gördüğü zaman da bu sefer ilk iş müşteriye ulaşıyor ve gece de olsa esnaftan daha önce davranıyor. Esnaf çünkü büyük ihtimalle listeleri ancak ertesi gün hazırlayıp iletebilecek; dolayısıyla o daha erken davranıyor. Ben ’Bir hastaya ön ödeme yardım yapacağız, mümkünse bir kısmını gönderin’ diye gecenin 4’ünde müşteriye yazdıklarına bile şahit oldum." "Dolandırıcılara ’bu yaptığınız insanlığa sığmaz’ diyoruz, ’Bizimki hastalık, alıştık bırakamıyoruz’ diyorlar" Sistemin büyük bir mağduriyete neden olduğunu ve dolandırıcıların bu durumu pişkinlikle karşıladığını belirten Batkitar, "Burada gerçekten 10 bin, 20 bin, 50 bin, 100 bin gibi ciddi rakamlardan söz ediyoruz. Bu da totalde baktığınız zaman büyük bir mağduriyete neden oluyor. İki taraf da para almadı, iki taraf da para vermedi ama ortada alınmamış ürünün parasını göndermesi gereken bir esnaf var; bu çok büyük bir mağduriyet. Tespit ettiğimiz bazı numaralar oluyor ve diyoruz ki mesela, ’bu yaptığınız insanlığa sığmaz.’ Ve ben şuna şahit oldum, ’bizimki hastalık, alıştık bırakamıyoruz’ diyorlar. Hatta dalga geçiyorlar, ’bende hazırda 100 tane daha IBAN var’ diye. Kiminle nasıl muhatapsınız herkes şaşırmış durumda" ifadelerini kullandı. "Esnafın sesini duymadan, teyit almadan ödeme yapmayın" Antika severlerin mağdur olmaması için dikkat etmesi gereken noktaları sıralayan Batkitar, müşterileri ve koleksiyonerleri şu sözlerle uyardı: "Bütün meslektaşlarıma ve aynı zamanda müşterilerime de tavsiyem, mutlaka oradaki tek yetkili iletişim numarasını teyit etmek için arayın. Oradaki esnafın sesini duyun ya da ürünün resmini isteyin, mutlaka bir teyit alın. Gerekiyorsa gidin bir çayını için ve bu süreci kendisinden öğrenin, ürünü yakından görün. Mümkün mertebe emin olmadığınız, ilk defa alışveriş yapacağınız sayfalara kesinlikle hemen para gönderimi yapmayın. Hem müşteri açısından hem esnaf açısından teyit almak kesinlikle çok önemli."
Antika mezatlarında ‘canlı yayın’ tuzağı: Dolandırıcılar gece yarısı mesai yapıyor
08 Şubat 2026 Pazar - 13:16 Antika mezatlarında ‘canlı yayın’ tuzağı: Dolandırıcılar gece yarısı mesai yapıyor Ümraniye’de antikacılık yapan Cengiz Batkitar, son dönemde sosyal medya üzerinden yapılan antika mezatlarında türeyen yeni nesil dolandırıcılık yöntemine karşı vatandaşları uyardı. Canlı yayınları gizlice takip eden dolandırıcıların, müşteri bilgilerini ele geçirerek esnaftan önce iletişime geçtiğini belirten Batkitar, "Gecenin 4’ünde ’acil ödeme’ diyerek para istiyorlar, ’bende hazırda 100 tane daha IBAN var’ diyerek dalga geçiyorlar" dedi. Pandemi süreciyle birlikte ivme kazanan sosyal medya canlı yayın satışları, dolandırıcıların yeni hedefi haline geldi. Ümraniye’de uzun yıllardır antika sektöründe faaliyet gösteren Cengiz Batkitar, düzenlenen canlı yayınlara anonim bir şekilde giren dolandırıcı hesapların, müşterilere kendilerini "resmi hesap" gibi tanıtarak binlerce liralık vurgun yaptığını anlattı. Esnafın henüz listeleri hazırlamadığı saatlerde dolandırıcıların müşteriye çoktan ulaştığını söyleyen Batkitar, şahısların "indirim" veya "acil durum" diyerek hızlıca para toplayabildiğini ifade etti. Hem esnafı hem de koleksiyonerleri mağdur eden dolandırıcılık yöntemine karşı uyarılarda bulunan Batkitar; müşterilerin bu tarz bir canlı yayın alışverişinin ardından mutlaka yetkili satıcıyı araması ve teyit almadan kesinlikle ödeme yapmaması gerektiğini vurguladı. "Canlı yayına giren müşterilerin iletişim numaralarının ve adreslerinin olması zorunlu" Canlı yayınlardaki mezat sürecinin işleyişine dair bilgi veren Cengiz Batkitar, dolandırıcıların yayınlarda izlediği yöntemi, "Instagram canlı yayınlarında genelde bir ürün sahneye koyuluyor ve ürünün bilgileri aktarılıyor. Müzayede şeklinde alt limit fiyat koyulabilir ya da sıfırdan açılabilir, ürün kendi değerini bulur ya da bulmaz, artık o sürecin gidişatına bağlı. O noktanın altında kalan son pay’i, yani ödemeyi veren müşteriye ürün satılmış oluyor. Tabii ki canlı yayına giren müşterilerin iletişim numaralarının ve adreslerinin de olması zorunlu; aksi takdirde pay’ler kabul görmez. Ama dolandırıcılar onlara nasıl ulaşıyorlar, bunu biz de anlamış değiliz" şeklinde anlattı. "Esnaftan daha erken davranıp gecenin 4’ünde yazıyorlar" Dolandırıcıların profesyonel bir takip sistemi kurduğunu ifade eden Batkitar, müşterilerden para isteme sürecin işleyişini şu sözlerle aktardı: "Canlı yayını takip eden kötü niyetli dolandırıcılar, yayın içerisinde alınan ürünleri orada seyrederek tespit ediyor. Müşteri bir ürünü sormuşsa, sayfadan kontrol etmiş ya da müşterinin oradaki yazışmasını takip edebilmişse eğer orada o ürünün ne olduğunu buluyor. Ardından yayında kaç paraya yazıldığını ve oradaki sürecin nasıl yürüdüğünü gördüğü zaman da bu sefer ilk iş müşteriye ulaşıyor ve gece de olsa esnaftan daha önce davranıyor. Esnaf çünkü büyük ihtimalle listeleri ancak ertesi gün hazırlayıp iletebilecek; dolayısıyla o daha erken davranıyor. Ben ’Bir hastaya ön ödeme yardım yapacağız, mümkünse bir kısmını gönderin’ diye gecenin 4’ünde müşteriye yazdıklarına bile şahit oldum." "Dolandırıcılara ’Bu yaptığınız insanlığa sığmaz’ diyoruz, ’Bizimki hastalık, alıştık bırakamıyoruz’ diyorlar" Sistemin büyük bir mağduriyete neden olduğunu ve dolandırıcıların bu durumu pişkinlikle karşıladığını belirten Batkitar, "Burada gerçekten 10 bin, 20 bin, 50 bin, 100 bin gibi ciddi rakamlardan söz ediyoruz. Bu da totalde baktığınız zaman büyük bir mağduriyete neden oluyor. İki taraf da para almadı, iki taraf da para vermedi ama ortada alınmamış ürünün parasını göndermesi gereken bir esnaf var; bu çok büyük bir mağduriyet. Tespit ettiğimiz bazı numaralar oluyor ve diyoruz ki mesela, ’Bu yaptığınız insanlığa sığmaz’. Ve ben şuna şahit oldum, ’Bizimki hastalık, alıştık bırakamıyoruz’ diyorlar. Hatta dalga geçiyorlar, ’Bende hazırda 100 tane daha IBAN var’ diye. Kiminle nasıl muhatapsınız herkes şaşırmış durumda" ifadelerini kullandı. "Esnafın sesini duymadan, teyit almadan ödeme yapmayın" Antika severlerin mağdur olmaması için dikkat etmesi gereken noktaları sıralayan Batkitar, müşterileri ve koleksiyonerleri şu sözlerle uyardı: "Bütün meslektaşlarıma ve aynı zamanda müşterilerime de tavsiyem, mutlaka oradaki tek yetkili iletişim numarasını teyit etmek için arayın. Oradaki esnafın sesini duyun ya da ürünün resmini isteyin, mutlaka bir teyit alın. Gerekiyorsa gidin bir çayını için ve bu süreci kendisinden öğrenin, ürünü yakından görün. Mümkün mertebe emin olmadığınız, ilk defa alışveriş yapacağınız sayfalara kesinlikle hemen para gönderimi yapmayın. Hem müşteri açısından hem esnaf açısından teyit almak kesinlikle çok önemli."
Vodafone ve BSH, 5G Özelleştirilmiş Mobil Şebeke teknolojisini devreye aldı
08 Şubat 2026 Pazar - 13:12 Vodafone ve BSH, 5G Özelleştirilmiş Mobil Şebeke teknolojisini devreye aldı Vodafone Business ve BSH Ev Aletleri, Türkiye üretim sektöründe 5G Özelleştirilmiş Mobil Şebeke (MPN) teknolojisini devreye aldı. Vodafone Business, BSH Türkiye ile gerçekleştirdiği iş birliğiyle Türkiye üretim sektöründe 5G Özelleştirilmiş Mobil Şebeke (MPN) teknolojisini devreye aldı. Türkiye’de 2,1 milyon KOBİ’nin ve 6 bin büyük kurumun teknoloji ortağı olduklarını belirten Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, "1 Nisan 2026 tarihi itibarıyla 5 kıtadaki 5G deneyimini Türkiye’ye taşıyacak ve hem ülkemizin hem de sanayimizin dijitalleşmesini hızlandıracağız" dedi. BSH Türkiye CEO’su Alper Şengül de 5G’nin sanayi dönüşümüne yön veren bir örnek olduğunu belirtirken, "Küresel ağımızda bir ilki daha Türkiye’de gerçekleştirmek, ülkemizin referans merkezi konumunu pekiştiriyor" dedi. Vodafone Türkiye ve BSH Ev Aletleri Türkiye dijital dönüşüm vizyonları doğrultusunda önemli bir projeyi hayata geçirdi. İş birliği kapsamında, 5G SA MPN (Standalone - Mobile Private Network) altyapısı ve görüntü işleme teknolojileri kullanılarak BSH’nin Çerkezköy Çamaşır Makinesi Fabrikası operasyonlarının önemli bir bölümü dijital ortama taşındı. Düzenlenen basın toplantısına Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, BSH Türkiye CEO’su Alper Şengül, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu ve BSH Türkiye CTO/COO’su Hakan Mandalı katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan BSH Türkiye CEO’su Alper Şengül, "Vodafone Business ile hayata geçirdiğimiz 5G projesi, Türkiye’de sanayinin dönüşümüne yön veren örneklerden biri olmasının yanı sıra ihracat odaklı büyüme vizyonumuzu da güçlendiriyor. 5G’nin sunduğu yüksek güvenilirlikteki bağlantı, ihracatın temel taşları olan stok doğruluğunu, sevkiyat hazırlık sürelerini ve siparişe cevap verme hızını iyileştiriyor. Küresel ağımızda bir ilki daha Türkiye’de gerçekleştirmek, ülkemizin referans merkezi olarak konumunu pekiştiriyor ve bizi gururlandırıyor. Bu yaklaşımımızla Türkiye’den dünyaya değer üretmeye devam ediyoruz" dedi. "Üretimde 5G çağı başladı" Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, "Bugün ülkemizde 2,1 milyon KOBİ’nin ve 6 bin büyük kurumun teknoloji ortağıyız ve dijitalleşmenin sunduğu faydaları bu işletmelerle buluşturarak büyümelerine ve ülkemizin ekonomisini büyütmelerine destek oluyoruz" dedi. BSH ile hayata geçirilen projenin Türkiye ekonomisi açısından bir ilk olduğunu belirten Aksoy, sözlerine şöyle devam etti: "1 Nisan 2026 tarihiyle birlikte bireysel ve kurumsal tüm abonelerimiz ve iş ortaklarımızı bu eşsiz teknolojiyle tanıştıracağız. Özellikle iş dünyasına sunacağımız özel çözümlerle verimliliği artırıp ülkemizin dijital yolculuğuna desteğimizi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Vodafone Business ve BSH iş birliğiyle hayata geçirilen bu projeyle Türkiye’de üretim sektöründe, ilk kez 5G Standalone mimarisine sahip özel mobil şebeke altyapısının kullanıldığı belirten Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, "Vodafone Business olarak, iş ortaklarımıza 5G teknolojisinin sağladığı fırsatları sunuyoruz. BSH Çerkezköy tesislerinde, BTK’nın özel iznini alarak altyapısını kurduğumuz MPN teknolojisi sayesinde sanayide 5G teknolojileriyle yeni bir dönemi başlattık. Türkiye’de ticari kullanım anlamında bir ilk olan 5G tabanlı görüntü işleme çözümü ile üretim hattındaki verilerin gerçek zamanlı analizi mümkün hale geldi. BSH ile birlikte gerçekleştirdiğimiz bu proje, Türkiye’de üretim sektöründe 5G’nin potansiyelini gerçeğe dönüştüren ilk adım oldu. Vodafone Business olarak bu tip öncü projeleri çok önemsiyoruz. Dijital dönüşüme sadece ilave bir yatırım diye bakan, tereddütlü yaklaşan birçok işletmeye cesaret vermesi adına önemli buluyoruz. Teknoloji ile kendi işini başarıyla dönüştürmüş ve ciddi tasarruf sağlamış örneklerin tüm işletmelere ilham olmasını bekliyoruz" dedi. BSH Türkiye CTO & COO’su Hakan Mandalı, "5G Bağımsız Mobil Özel Şebeke gibi geleceğin teknolojilerini üretim hatlarımıza entegre ederek verimliliği artırırken inovasyon kapasitemizi de katlayan bir altyapı inşa ediyoruz. 5G’nin sunduğu güvenli bağlantı sayesinde, üretim süreçlerimiz gerçek zamanlı yönetilebiliyor ve küresel pazarların dinamiklerine anında uyum sağlanabiliyor. Çamaşır Makinesi fabrikamızda kurulan teknik mimari ve elde edilen operasyonel kazanımlar doğrultusunda, 5G uygulamasının diğer üretim tesislerimizde de ölçeklenmesini planlıyoruz. BSH olarak teknolojide öncü uygulamalar geliştirmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Gerçek zamanlı stok yönetimi yüzde 100 sağlandı BSH Türkiye, proje kapsamında, Vodafone Business’ın sunduğu 5G tabanlı özel ağ çözümüyle bu sistem dijitalleştirilerek daha hızlı, güvenli ve düşük gecikmeli bir iletişim altyapısı oluşturuldu. Yeni sistem sayesinde stok sahası operasyonlarında kayda değer iyileşme sağlandı. CRM entegrasyonu ile üretim, lojistik ve forklift yönetimi süreçleri gerçek zamanlı olarak izlenebilir hale geldi. Gerçek zamanlı veri akışı sayesinde stok doğruluğu en üst seviyeye çıkarılırken, yanlış yönlendirmeden kaynaklanan üretim duruşları ortadan kaldırıldı. İş birliğiyle forklift hareketleri yüzde 100 doğrulukla yönlendirilmeye başlandı. Üretim süreçleri anlık olarak izlenebilir hale geldi, görüntü işleme sayesinde yanlış yerleştirme ve kayıt hataları tamamen elimine edildi. Ayrıca bu teknoloji sayesinde kesintisiz performans sağlandı ve veri güvenliği de kapalı MPN altyapısı sayesinde üst seviyeye taşındı. Sanayide dijital dönüşümün önünü açıyor Yapılan açıklamaya göre; 5G’nin yüksek hız ve düşük gecikme avantajı sayesinde üretim tesisleri, artık daha esnek, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşuyor. Vodafone Business, bu projeyle birlikte üretimden lojistiğe, enerjiden perakendeye kadar birçok sektörde 5G çözümlerini hayata geçirmeyi sürdürecek.
Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi’nin 103’üncü yıl dönümü, Büyükçekmece’de etkinliklerle anıldı
08 Şubat 2026 Pazar - 12:40 Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi’nin 103’üncü yıl dönümü, Büyükçekmece’de etkinliklerle anıldı Lozan’da 30 Ocak 1923’te imzalanan Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi’nin 103’üncü yıl dönümü, Büyükçekmece’de düzenlenen anlamlı etkinlerle anıldı. Etkinlik, 103 yıl önce, Yunanistan’dan gönderilen mübadillerin karaya ilk ayak bastıkları yer olan Mimar Sinan İskelesi’nde gerçekleşti 30 Ocak 1923’te Lozan’da imzalanan Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi’nin 103’üncü yıl dönümü, Büyükçekmece’de düzenlenen anlamlı etkinlerle anıldı. Yunanistan’dan gelen mübadillerin karaya ilk ayak bastıkları yerlerden biri olan Mimar Sinan İskelesi’nde gerçekleşen temsili karaya çıkış töreninde duygu yüklü anlar yaşanırken, göç yollarında hayatını kaybedenler için denize karanfil bırakıldı. Türk Yunan Nüfus Mübadelesi’nin 103’üncü yıl dönümü anma etkinlikleri her yıl olduğu gibi bu yıl da, 103 yıl önce Yunanistan’dan gönderilen mübadillerin karaya ilk ayak bastıkları yer olan Mimar Sinan İskelesi’nde gerçekleşti. Anma etkinliklerine, Büyükçekmece Kaymakamı Ali İkram Tuna, Büyükçekmece Belediye Başkanvekili Hakan Çebi, Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, CHP Büyükçekmece İlçe Başkanı Halis Çiçekçi, Rum Patrikhanesi Silivri Metropoliti Maksimos Vgenopoulos, Büyük Mübadele Derneği Başkanı Sabit Semiz, Tepecik Trakya Rumeli Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Olcay Özcan, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin yanı sıra, çok sayıda davetli katıldı. Mübadele kuruluşlarının ortak bildirisi okundu Büyükçekmece Belediyesi, Büyük Mübadele Derneği, Tepecik Trakya Rumeli Kültür ve Dayanışma Derneği, Trakya ve Balkanlar Dayanışma ve Kültür Derneği iş birliğinde gerçekleşen törende; Atatürk Anıtı’na çelenk takdimi, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Mübadele kuruluşlarının ortak bildirisi okundu. Ortak bildiride, "Bundan tam 103 yıl önce, 30 Ocak 1923 tarihinde imzalanan Türk-Yunan Nüfus Mübadelesine İlişkin Sözleşme ve Protokol ile milyonlarca insan, asırlardır ’memleketim’ dediği topraklardan koparıldı. Bugün bizler, mübadil kuruluşları olarak; bu büyük ve zorunlu ayrılığın mirasçıları sıfatıyla bir aradayız. Savaşın karanlığında, göç yollarında ve Ege’nin soğuk sularında yitirdiğimiz atalarımızı saygıyla, rahmetle ve hiç eksilmeyen bir hüzünle anıyoruz. Atalarımızın doğduğu topraklara, tüten bacalarına, bıraktıkları ibadethanelere ve mezarlara yaptığımız her ziyaret; vicdanımıza, hafızamıza ve özlemlerimize yapılan kutsal bir yolculuktur. Gittiğimiz yüzlerce yerleşim yerinde inşa ettiğimiz dostluk ve barış köprüleri, iki halkın kalıcı huzurunun teminatıdır. Mübadelenin 103. yılında, denizlere bıraktığımız karanfiller sadece yitirdiğimiz canlar için değil, aynı zamanda sınırların insanları ayırmadığı, emperyalist planların can almadığı bir dünya özlemi içindir. Atalarımızın hüzünlü hikayesinden aldığımız dersle bir kez daha haykırıyoruz" ifadeleri kullanıldı. Gülcemal Mübadele Kültür Evi açıldı Anma programında, mübadele döneminde atalarının giydiği geleneksel kıyafetleri giyen genç mübadiller, izleyicilere göçü denizden teknelerle gelerek canlandırdı. Törenin sonunda mübadele döneminde zorunlu göçe tabi tutulan mübadilleri Yunanistan’dan İstanbul ve İzmir’e taşıyan "Gülcemal" adlı geminin ismini taşıyan Gülcemal Mübadele Kültür Evi’nin açılışı gerçekleştirildi. Kültür evi, mübadillerin yaşam öykülerinin ve kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasını amaçlayan bir merkez olarak faaliyet gösterecek. "Mübadelenin öğrettiği değerleri, gelecek kuşaklara aktarmalıyız" Büyükçekmece Belediye Başkanvekili Hakan Çebi, mübadelenin öğrettiği dayanışma, hoşgörü ve birlikte yaşama kültürünü gelecek kuşaklara aktarmanın önemli olduğunu belirterek, "Bugün burada tarihin en hüzünlü ve en büyük zorunlu yolculuklarından biri olan Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi’nin geride bıraktığı acıları ve hatıraları saygıyla anmak için bir araya geldik. 30 Ocak 1923’te Lozan’da imzalanan "Türk ve Rum Nüfusun Mübadelesine İlişkin Sözleşme ve Protokol" ile yüz binlerce insan, doğup büyüdükleri topraklardan koparılarak bilinmeze doğru yola çıkmak zorunda bırakıldı. Bu yalnızca bir yer değiştirme değil, geçmişi geride bırakıp, derin acılar ve büyük belirsizlikler içinde yeni bir hayat kurma mücadelesiydi. Mübadil büyüklerimiz, geldikleri bu topraklarda tüm yokluklara ve zorluklara rağmen çalışkanlıkları, sabırları ve dayanışmalarıyla hayata tutunmuş; kısa sürede bu ülkenin toplumsal ve kültürel dokusunun ayrılmaz bir parçası haline gelmişlerdir. Bugün sahip olduğumuz kültürel zenginlik ve birlikte yaşama kültürü, onların emeğinin ve direncinin en somut mirasıdır. Bizlere düşen görev; bu acı dolu tarihsel süreci unutmamak, mübadelenin öğrettiği dayanışma, hoşgörü ve birlikte yaşama kültürünü gelecek kuşaklara doğru ve eksiksiz biçimde aktarmaktır. Bu vesileyle; göç yollarının çetin koşullarında yaşamını yitiren tüm mübadil büyüklerimizi rahmet ve saygıyla anıyor, hatıralarını yaşatan hayattaki çınarlarımıza sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum" şeklinde konuştu. "İki Memleketli Şarkılar" konseri duygulandırdı Anma etkinliklerine Atatürk Kültür Merkezi’ndeki programla devam edildi. Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi’nin tarihsel süreci ve göç yollarında yaşanan zorluklarının anlatıldığı belgeselin ardından günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yapıldı. Yapılan konuşmaların ardından Yunanistan Volos Müzik Okulu Korosu sahne aldı. 60 kişiden oluşan Koronun "İki Memleketli Şarkılar" isimli konseri salonu dolduran yüzlerce mübadil torununa duygu dolu anlar yaşattı. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar süren anma etkinliklerine bu yıl da ilgi çok yoğun oldu.