GÜNDEM - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 10:27

Türkiye’de 288 bin 321 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası meydana geldi

A
A
A
Türkiye’de 288 bin 321 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası meydana geldi

Türkiye karayolu ağında 2025 yılında toplam 1 milyon 549 bin 574 adet trafik kazası meydana geldi. Bu kazaların 1 milyon 261 bin 253 adedi sadece maddi hasarlı, 288 bin 321 adedi ise ölümlü yaralanmalı trafik kazası.



Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, Türkiye karayolu ağında 2025 yılında toplam 1 milyon 549 bin 574 adet trafik kazası meydana geldi. Bu kazaların 1 milyon 261 bin 253 adedi sadece maddi hasarlı, 288 bin 321 adedi ise ölümlü yaralanmalı trafik kazası. Yıl içerisinde meydana gelen ölümlü yaralanmalı trafik kazalarının yüzde 86,5’i yerleşim yeri içinde yüzde 13,5’i ise yerleşim yeri dışında gerçekleşti.


Trafik kazalarında 2025 yılında 6 bin 35 kişi hayatını kaybederken 403 bin 937 kişi yaralandı


Türkiye’de 2025 yılında meydana gelen 288 bin 321 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası sonucunda 2 bin 541 kişi kaza yerinde, 3 bin 494 kişi ise yaralanıp sağlık kuruluşlarına sevk edildikten sonra kazanın sebep ve tesiriyle 30 gün içinde hayatını kaybetti. Karayolu trafik kazalarında 2025 yılında günde ortalama 789,9 ölümlü yaralanmalı kaza, 16,5 ölüm ve 1106,7 yaralanma meydana geldi.


Bir önceki yıla göre trafik kazalarındaki toplam ölü sayısı yüzde 5,0 azaldı, yaralı sayısı ise yüzde 4,9 arttı


Türkiye’de 2025 yılında 2024 yılına göre trafikteki motorlu kara taşıtı sayısı yüzde 7,4, toplam kaza sayısı yüzde 7,3, ölümlü yaralanmalı kaza sayısı yüzde 8,0, maddi hasarlı kaza sayısı yüzde 7,1 ve yaralı sayısı yüzde 4,9 arttı. Toplam ölü sayısı ise yüzde 5,0 azaldı.


Türkiye’de 2025 yılında 100 bin taşıt başına 18,0 karayolu trafik kazası ölümü meydana geldi


Türkiye’deki toplam motorlu kara taşıtı sayısı 2024 yılında 31,3 milyon iken 2025 yılında 33,6 milyona yükseldi. Karayolu trafik kazalarında ölen kişi sayısı ise 2024 yılında 6 bin 351 iken 2025 yılında 6 bin 35 oldu. Böylece 100 bin motorlu kara taşıtı başına düşen trafik kazası ölü sayısı 2024 yılında 20,3 iken 2025 yılında 18,0’a geriledi.


Türkiye’de kayıtlı motorlu kara taşıtları tarafından kat edilen toplam kilometre, verinin mevcut olduğu en son yıl olan 2024 yılı için 382 milyar taşıt-kilometre olarak hesaplandı(1). Buna göre, 2024 yılında motorlu kara taşıtları tarafından katedilen bir milyar kilometre başına trafik kazalarında 15,7 ölüm ve 1055,2 yaralanma olduğu hesaplandı.


Türkiye’de 2025 yılında en fazla trafik kazası ölümü Ankara’da meydana geldi


İl düzeyinde en fazla ölü sayısı 290 ölüm ile Ankara’da en fazla yaralı sayısı 47 bin 717 yaralı ile İstanbul’da görülürken; en az ölü sayısı 5 ölü ile Ardahan’da en az yaralı sayısı ise 294 yaralı ile yine Ardahan’da gerçekleşti.


Ölümlerin yüzde 57,2’si yerleşim yeri içinde meydana gelen kazalar sonucunda oluştu


Yerleşim yeri durumuna göre trafik kazaları incelendiğinde, toplam 288 bin 321 ölümlü yaralanmalı kazanın 249 bin 273’ü yerleşim yeri içinde 39 bin 48’i ise yerleşim yeri dışında meydana geldi. Trafik kazası ölümlerinin yüzde 57,2’si, yaralanmaların yüzde 82,0’ı yerleşim yeri içinde gerçekleşen kazalar sonucunda, ölümlerin yüzde 42,8’i yaralanmaların ise yüzde 18,0’ı yerleşim yeri dışında gerçekleşen kazalar sonucunda oluştu.


Trafik kazalarında ölenlerin yüzde 50,7’sini sürücüler oluşturdu


Ülkemiz karayolu ağında 2025 yılında gerçekleşen trafik kazalarında ölen kişilerin yüzde 50,7’si sürücü, yüzde 29,3’ü yolcu, yüzde 20,0’ı ise yayadır. Yaralanan kişilerin ise yüzde 55,6’sı sürücü, yüzde 33,9’u yolcu, yüzde 10,5’i ise yayadır. Karayolu trafik kazalarında ölenler ve yaralananlar cinsiyetlerine göre incelendiğinde ise ölenlerin yüzde 77,8’inin erkek, yüzde 22,2’sinin kadın, yaralananların ise yüzde 70,0’ının erkek, yüzde 30,0’ının kadın olduğu görüldü.


Trafik kazalarında bin 334 motosiklet sürücüsü öldü


Taşıt cinslerine göre ölen sürücü ve yolcu sayılarına bakıldığında, 2025 yılında bin 334 motosiklet sürücüsü ve 191 motosiklet yolcusu öldü. Otomobillerde ise bin 2 otomobil sürücüsü ve bin 63 otomobil yolcusu öldü.


İncinebilir yol kullanıcıları toplam ölümlerin yüzde 44,4’ünü oluşturdu


İncinebilir yol kullanıcıları olarak nitelendirilen yayalar, motosiklet, bisiklet ve elektrikli skuter (e-skuter) sürücüleri için 2025 yılındaki ölü sayısı 2 bin 680, yaralı sayısı ise 183 bin 840 olarak gerçekleşti. 2025 yılındaki trafik kazalarında gerçekleşen toplam ölümlerin yüzde 44,4’ü, toplam yaralananların ise yüzde 45,5’i incinebilir yol kullanıcılarından oluştu.


Yayalar bin 205 ölü sayısı ile incinebilir yol kullanıcıları arasındaki toplam 2 bin 680 ölümün yüzde 45,0’ını oluşturdu. Motosiklet sürücüleri bin 334 ölü sayısı ile kazalardaki toplam ölümlerin yüzde 22,1’ini, incinebilir yol kullanıcıları arasındaki ölü sayısının ise yüzde 49,8’ini oluşturdu.


Yayalar 42 bin 540 yaralı sayısı ile incinebilir yol kullanıcıları arasındaki toplam 183 bin 840 yaralının yüzde 23,1’ini oluşturdu. Motosiklet sürücüleri ise 130 bin 578 yaralı ile kazalardaki toplam yaralı sayısının yüzde 32,3’ünü, incinebilir yol kullanıcıları arasındaki yaralı sayısının ise yüzde 71,0’ını oluşturdu.


65 yaş ve üzeri kişiler ölümlerin yüzde 21,8’ini yaralanmaların ise yüzde 8,2’sini oluşturdu


Ölümler yaş gruplarına göre incelendiğinde, 0-17 yaş grubu toplam ölümlerin yüzde 9,9’unu, 18-24 yaş grubu yüzde 16,2’sini, 25-64 yaş grubu yüzde 52,0’ını, 65 yaş ve üzeri kişiler ise yüzde 21,8’ini oluşturdu.


Yaralanmalar yaş gruplarına göre incelendiğinde, 0-17 yaş grubu toplam yaralı sayısının yüzde 18,8’ini, 18-24 yaş grubu yüzde 17,5’ini,ni, 25-64 yaş grubu yüzde 55,5’ini, 65 yaş ve üzeri kişiler ise yüzde 8,2’sini oluşturdu.


Ölümlü yaralanmalı trafik kazasına 484 bin 683 taşıt karıştı


Ülkemiz karayolu ağında 2025 yılında ölümlü yaralanmalı trafik kazasına karışan toplam 484 bin 683 taşıtın yüzde 45,2’si otomobil, yüzde 31,3’ü motosiklet, yüzde 12,5’i kamyonet, yüzde 1,9’u minibüs, yüzde 1,9’u bisiklet, yüzde 1,8’i çekici, yüzde 1,5’i otobüs, yüzde 1,5’i kamyon, yüzde 0,6’sı elektrikli skuter, yüzde 0,6’sı traktör ve yüzde 0,4’ü ise özel amaçlı, iş makinesi, ambulans, tramvay, tren, at arabası taşıtlarından oluştu. Taşıt türü bilinmeyenlerin oranı ise yüzde 0,9’dur.


Ölümlerin yüzde 50,1’i tek araçlı kazalarda oluştu


Kazaya karışan taşıt sayısına göre kazaların sonuçları değerlendirildiğinde, ölümlerin yüzde 50,1’i tek araçlı, yüzde 43,0’ı iki araçlı ve yüzde 6,9’u çok araçlı kazalarda gerçekleşti. Yaralanmaların ise yüzde 55,0’ı iki araçlı, yüzde 37,4’ü tek araçlı ve yüzde 7,6’sı çok araçlı kazalarda gerçekleşti. Ölümlü yaralanmalı kazaların yüzde 54,3’ü iki araçlı, yüzde 39,6’sı tek araçlı ve yüzde 6,1’i çok araçlı kazalardan oluştu.


Kazaya neden olan kusurlar içinde sürücü kusurları yüzde 90,6 ile ilk sırada yer aldı


Türkiye’de 2025 yılında ölümlü yaralanmalı trafik kazasına neden olan toplam 345 bin 489 kusura bakıldığında kusurların yüzde 90,6’sının sürücü, yüzde 7,7’sinin yaya, yüzde 0,8’inin taşıt, yüzde 0,6’sının yolcu ve yüzde 0,3’ünün yol kaynaklı olduğu görüldü.


Kusurlar alt başlıklara göre incelendiğinde "Araç hızını yol, hava ve trafiğin gerektirdiği şartlara uydurmamak" kusuru toplam 345 bin 489 kusurun 114 bin 636 adedini oluşturdu ve en sık görülen kusur oldu. "Kavşak, geçit ve kaplamanın dar olduğu yerlerde geçiş önceliğine uymamak" 52 bin 974 kusur ile 2025 yılında en sık görülen ikinci kusur olurken, "Arkadan çarpmak" 29 bin 735 kusur ile 2025 yılında en sık görülen üçüncü kusur oldu.


Ölümlü yaralanmalı kazaların yüzde 65,0’ı gündüz meydana geldi


Ülkemiz karayolu ağında 2025 yılında meydana gelen 288 bin 321 ölümlü yaralanmalı kazanın yüzde 65,0’ı gündüz, yüzde 33,1’i gece ve yüzde 1,9’u alacakaranlıkta oldu.


Ölümlü yaralanmalı kazalar en fazla Ağustos ayında ve Cuma günleri oldu


Türkiye’de 2025 yılında Ağustos ayı yüzde 10,4 pay ile en fazla ölümlü yaralanmalı kazanın meydana geldiği ay olurken, Şubat ayı yüzde 5,7 pay ile en az kazanın meydana geldiği ay oldu. Haftanın günlerine göre bakıldığında ise ölümlü yaralanmalı kazalar yüzde 15,1 pay ile en fazla Cuma günleri ve yüzde 13,6 pay ile en az Pazar günleri gerçekleşti.


Ölümler en fazla yayaya çarpma şeklinde oluşan kazalar sonucunda meydana geldi


Ölümler kazanın oluş şekline göre incelendiğinde, en fazla ölümün birinci sırada bin 190 ölüm ile yayaya çarpma, bin 171 ölüm ile yoldan çıkma, bin 124 ölüm ile yandan çarpma şeklindeki kazalar sonucunda meydana geldiği görüldü.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de 2 kardeşin ölümünde ilk sonuç: Kaldıkları odada fosfor sinir gazı tespit edildi Mersin’in Bozyazı ilçesinde mide bulantısı ve kusma şikâyetleriyle kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybeden iki kardeşle ilgili yürütülen soruşturmada ’toksikolojik ve histopatolojik’ inceleme sürerken kaldıkları odada tarım ürünlerinde böcek ilacı olarak da kullanılan insan sağlığına zararlı fosfor sinir gazı tespit edildi. Çocukların ölmesine, kaldıkları oda içerisinde tahıl koymak için ahşaptan yapılan bölmeden sızan bu gazın sebep olduğu üzerinde duruluyor. Olay, önceki gece Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Tüllüler Sokak’ta meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Karaman İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan polis memuru Musa Tülü (39), eşi Ebru (33), çocukları Azra (7) ve Ömer Selim (4) ile 1 Mayıs’ta memleketi Mersin’in Bozyazı ilçesine geldi. Musa Tülü ve ailesi, annesinin yaşadığı evin ikinci katında kalırken gece rahatsızlanıp kusma ve mide bulantısı şikayetiyle Bozyazı Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Aileden önce Ömer Selim, ardından Azra yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Anne ve baba ise ambulansla Mersin Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Hamile annenin yoğun bakımda, babanın ise gözleme alınarak tedavisine devam edildiği öğrenildi. Mersin Adli Tıp Kurumu’nda otopsi işlemleri tamamlanan 2 kardeşin naaşı ise dün Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Paşa Konağı Mezarlığı’na kılınan cenaze namazı sonrasında yan yana toprağa verildi. AFAD, odada böcek ilacı olarak da kullanılan sinir gazı tespit etti Anamur Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Mersin’den gelen AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) ekipleri bölgede ’hava kalitesi ve zehirli madde’ taraması yaptı. Çalışmalar çerçevesinde ailenin kaldığı konut, evin çevresi ve seyahat ettikleri araç detaylı şekilde incelendi. Uzman ekipler, özel ölçüm cihazlarıyla ortamda zehirli gaz ya da kimyasal bir madde bulunup bulunmadığını araştırdı. Yapılan araştırmada ailenin yattığı odada insan sağlığının tehlikeye sokacak kadar G.V5P fosfor sinir gazı tespit edildiği öğrenildi. Sinir gazı olarak tabir edilen zehrin ailenin yattığı oda içerisine ahşaptan yapılan yaklaşık 4-5 metre karelik tahıl ambarı tarzı yerden kaynaklandığı ihtimali üzerinde duruluyor. Karantinaya alınan evde AFAD ekipleri çalışmalarını bugünde sürdürdüğü, aynı zamanda otopsi sonrasından alınan örneklerden gelecek ’toksikolojik ve histopatolojik’ sonuçlarında beklendiği bildirildi.
Samsun Oytun Erbaş Canik’te Samsun Canik Belediyesi’nin ilçede düzenlediği "Konuşacak Çok Şey Var!" adlı konferans programında Prof. Dr. Oytun Erbaş, vatandaşlarla buluşacak. Canik Belediyesi, kültür ve sanat alanında alkışları toplayan programlarına yenilerini eklemeyi sürdürüyor. Birçok farklı alanda önemli çalışmalar gerçekleştiren isimleri vatandaşlarla bir araya getirmeye devam eden Canik Belediyesi, Prof. Dr. Oytun Erbaş’ın katılımıyla ilçede "Konuşacak Çok Şey Var!" isimli konferans programı düzenliyor. Tıp alanında gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında vatandaşlara bilgiler aktaracak olan Prof. Dr. Oytun Erbaş, program çerçevesinde ayrıca vatandaşların sorularını yanıtlayacak. İlgisinin yüksek olması beklenen ve Prof. Dr. Oytun Erbaş’ın nörogelişim konusunda deney ve gözlem çalışmalarına yönelik tecrübelerini aktaracağı ’Konuşacak Çok Şey Var!’ konferans programı, 7 Mayıs 2026 Perşembe günü saat 19.00’da Sezai Karakoç Canik Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Kültür ve sanat programlarını vatandaşların talepleri doğrultusunda oluşturduklarına değinen Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Kültür ve sanat alanına yönelik programlarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. Etkinlik takvimimizi, hemşehrilerimizin talepleri ve önerileri doğrultusunda belirliyoruz. Ailelerimizle ve gençlerimizle buluşmaya devam ediyoruz. Prof. Dr. Oytun Erbaş’ın katılımıyla ilçemizde gerçekleştireceğimiz ’Konuşacak Çok Şey Var!’ konferans programımıza tüm hemşehrilerimizi davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Erzurum Aras Elektrik, Güvenlik kültürüne dikkat çekiyor Elektrik dağıtım sektöründe faaliyet gösteren Aras Elektrik, çalışan sağlığı ve güvenliğini yalnızca yasal bir zorunluluk değil, kurum kültürünün temel yapı taşı olarak konumlandırıyor. 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında bu alandaki çalışmalarına dikkat çeken şirket, sorumluluk sahasında yer alan 7 ilde İSG uygulamalarını kararlılıkla sürdürüyor. Aras Elektrik’te göreve başlayan her personel, işe başlamadan önce kapsamlı İSG eğitimlerinden geçiriliyor. Elektrik Kuvvetli Akım Tesislerinde (EKAT) Çalışma Eğitimi, Yüksekte Çalışma Eğitimi, Temel İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi ve İlkyardım Eğitimi gibi başlıklarda verilen bu eğitimler, saha uygulamalarıyla da destekleniyor. Çalışanların Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) kullanımına ilişkin denetimler ise İSG uzmanları tarafından düzenli olarak gerçekleştiriliyor. Dijital Dönüşümle Güçlenen İSG Süreçleri Aras Elektrik, uzun süredir yürüttüğü dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında uygulamaya aldığı "İSG Yol Haritası" ile eğitim ve bilgilendirme süreçlerini daha da iyileştirdi. Halihazırda kullanılan diğer dijital platformlar üzerinden sunulan eğitim içerikleri güncellenerek çalışanların bilgiye hızlı ve sürekli erişimi sağlanırken, farkındalık çalışmalarının etkinliği de artırıldı. Bu sayede çalışanların bilinç düzeyi yükseltilirken sahadaki güvenli davranışların yaygınlaşmasına katkı sunuluyor. "İSG’ye Önem Veriyoruz, Güvenliği Kurum Kültürü Haline Getiriyoruz" Aras EDAŞ Genel Müdürü Fikret Akbaş, 4-10 Mayıs İSG Haftası dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, iş sağlığı ve güvenliğinin şirket için vazgeçilmez bir öncelik olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Aras Elektrik olarak güvenliği sadece bir tedbir değil, bir kurum kültürü olarak görüyoruz. Elektrik dağıtımı gibi yüksek risk barındıran bir sektörde faaliyet gösterirken, tüm çalışanlarımızın sahada aynı bilinçle hareket etmesini sağlamak en önemli hedeflerimizden biri. Bu doğrultuda İSG kültürünü sürekli geliştiren, hatırlatan ve içselleştiren bir yaklaşım benimsiyoruz." Akbaş ayrıca, yıl boyunca düzenlenen İSG çalıştayları ve farkındalık etkinlikleriyle çalışanların sürece aktif katılımının sağlandığını belirterek, "Gerçekleştirdiğimiz çalıştaylar ve saha uygulamalarıyla çalışanlarımızın görüşlerini alıyor, süreçlerimizi birlikte geliştiriyoruz. Bu sayede güvenlik kültürünü daha da güçlendiriyoruz." dedi. Aras Elektrik, her geçen yıl geliştirdiği İSG politikaları ve çalışan odaklı yaklaşımıyla hem güvenli çalışma ortamını güçlendirmeyi hem de hizmet kalitesini artırmayı sürdürüyor.
İstanbul Sultanbeyli’de kaçak kuyumcu operasyonu: Kilolarca altın ve üretim makineleri ele geçirildi Sultanbeyli’de bir ikamette kaçak kuyumculuk ve sahte altın üretimi yapıldığı belirlenen atölyeye düzenlenen baskında çok sayıda sahte ziynet eşyası ve üretim materyali ele geçirilirken, 2 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde "parada sahtecilik" suçuna yönelik geniş kapsamlı çalışma başlatıldı. Son dönemde altın piyasasındaki hareketliliği fırsata çevirmeye çalışan şahıslara yönelik yürütülen teknik ve fiziki takipler neticesinde, Sultanbeyli’deki bir adresin merdiven altı atölyeye dönüştürüldüğü tespit edildi. Belirlenen adrese 6 Mayıs tarihinde düzenlenen operasyonda sahte altın üretimi yaptığı belirlenen 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreste yapılan aramalarda, piyasaya sürülmeye hazır halde sahte ve ayarı düşürülmüş; 767 gram has altın, 44 gram kesme altın, 38 adet gram altın, çok sayıda 50, 10 ve 5 gramlık külçe altınlar, 30 adet altın zincir, 5 adet altın bilezik, 6 adet burma bilezik, 2 adet kelepçe bilezik, 14 adet altın bileklik, Ata lira, Reşat, tam ve çeyrek altınlar ile 2 adet 1 kilogramlık külçe gümüş ele geçirildi. Operasyonda ayrıca üretimin yapıldığı profesyonel ekipmanlara da el konuldu. Aramalarda; rodaj makinesi, cila makinesi, mum makinesi, yıkama makinesi, freze delme makinesi, pırlanta dedektörü, punta makinesi, hassas terazi ve yüzük büyütme makinesi gibi altın işlemede kullanılan çok sayıda teknik araç ele geçirildi. Gözaltına alınan 2 şüphelinin emniyetteki işlemleri sürerken, olayla ilgili geniş çaplı tahkikatın devam ettiği öğrenildi.