Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İstanbul
Bakan Kacır: "Avrupa’nın savunma sanayiinde ihtiyaç duyduğu çözüm ortağı Türkiye"
05 Mayıs 2026 Salı - 13:55:57
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, savunma sanayi ürünlerinde yüzde 80 dışa bağımlı olan Avrupa ülkeleri için Türkiye’nin bir çözüm ortağı olabileceğini belirterek, "Sektörümüz, Avrupa savunma ekosisteminin ihtiyaç duyduğu çözümleri sağlayabilecek konumdadır. Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliğine eşsiz katkılar sunabileceği gerçeğini görmezden gelmek isteyenler, Türkiye’nin yükselişini yavaşlatamaz fakat Avrupa’nın teknolojik ihtiyaçlarını karşılamakta zafiyet yaşamasına neden olurlar. Türkiye’nin dışarıda tutulduğu herhangi bir program, Avrupa’yı telafisi güç stratejik kayıplarla baş başa bırakacaktır" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nın açılışında konuştu. Dünyada amansız bir mücadele yaşandığına dikkat çeken Bakan Kacır, "Ne yazık ki 2. Dünya Savaşı sonrasında barışı koruma umutlarıyla inşa edilen küresel düzen, dünyanın dört bir yanından şiddetlenen çatışmalar karşısında vaat ettiği huzur, güvenlik ve istikrarı sağlayamıyor. Meşru hak arama zeminlerinin zayıfladığı bu ortamda uzlaşmazlık aktörleri diplomasi yerine güç kullanımını daha fazla tercih ediyor. Uzun yıllardır savunma harcamalarını kısan, başka ülkelerin oluşturduğu güvenlik şemsiyesine kayıtsız itimat eden ülkeler, yapay huzur ikliminin bedelini ağır biçimde ödüyor. Teknolojide yaşanan gelişmelerle birlikte değişen ve dönüşen tehdit karakterleri, güvenlik rekabetini klasik harp sahalarının çok daha ötesine taşıyor. Artık bir ülkenin güvenlik kapasitesi yalnızca kara sınırlarını, hava sahasını, deniz yetki alanlarını koruma gücüyle değil, siber alanda dijital altyapılarda ve uzayda kurduğu teknolojik hakimiyetle de ölçülüyor. Bu yeni gerçeklik karşısında ülkeler caydırıcılıklarını arttırmak için çok daha yüksek maliyetleri göze alıyor. Küresel savunma harcamaları son on yılda yüzde 41 artarak 2.9 trilyon dolara ulaştı. Hız kesmeyen jeopolitik gerilimler bu artışın yükselerek devam edeceğine işaret ediyor. Ancak bilinmelidir ki savunmaya ayrılan devasa bütçeler güvenlik hedeflerini teminat altına almak için tek başına yeterli değildir. AR-GE ile, altyapılarıyla, seri üretim kabiliyetleri ve insan kaynağıyla bütüncül bir savunma sanayii kurmak tam bağımsızlığın ve yüksek caydırıcılığın vazgeçilmez şartıdır" dedi. Türkiye’nin dünyada az sayıda ülkede bulunan bir savunma sanayi ekosistemine sahip olduğunu belirten Bakan Kacır, "Bugün dünyada satılan her üç asgari insansız hava aracının ikisini Türk firmalarımız üretiyor. Kendi savaş gemisini geliştiren 10 ülkeden biriyiz. Savunma sanayii gibi uzun soluklu bir alanda yalnızca son iki yılda hanemize eklediğimiz kazanımlar, teknolojide ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor. Bu dönemde 5. nesil savaş uçağımız Kaan, gökyüzü ile buluştu. Bayraktar TB3 kısa pistli gemilere iniş kalkış yapmayı başaran ilk insansız hava aracı olarak dünya havacılık tarihine geçti. Hava-hava füzelerimiz Gökdoğan ve Bozdoğan ile dünyada bu teknolojiye sahip sayılı ülkeler arasına girdik" dedi. "Avrupa’nın savunma sanayiinde ihtiyaç duyduğu çözüm ortağı Türkiye" Türkiye’nin Avrupa ülkeleri için savunma sanayiinde bir çözüm ortağı olabileceğini vurgulayan Bakan Kacır, "Savunma ürünlerinde yüzde 80 dışa bağımlı olan ve güvenlik tehditleri karşısında savunma kapasitesini tahkim etmeye yönelen Avrupa’nın ihtiyaç duyduğu çözüm ortağının Türkiye olduğunu bu vesileyle ifade etmek isterim. Sektörümüz; sahada oyun değiştirici rolü kanıtlanmış, yüksek teknoloji odaklı ve maliyet etkin geniş bir ürün portföyüyle Avrupa savunma ekosisteminin ihtiyaç duyduğu çözümleri sağlayabilecek konumdadır. Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliğine eşsiz katkılar sunabileceği gerçeğini görmezden gelmek isteyenler, Türkiye’nin yükselişini yavaşlatamaz fakat Avrupa’nın teknolojik ihtiyaçlarını karşılamakta zafiyet yaşamasına neden olurlar. Türkiye’nin dışarıda tutulduğu herhangi bir program, Avrupa’yı telafisi güç stratejik kayıplarla baş başa bırakacaktır. Avrupa’daki karar vericiler, miyop yaklaşımlara teslim olmadan, vizyoner bir perspektifle Türkiye ile çok daha sıkı bir iş birliğine bir an evvel yönelmelidir. NATO standartlarında üretim altyapımız; Türk savunma sanayi ürünlerinin müttefik ülkelerin platformlarına hızla entegre edilebilmesine imkân tanıyor" ifadelerini kullandı. "Sanayi alanlarımızın büyüklüğünü mevcut 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracak Sanayi Alanları Master Planı’nı hazırladık" Türkiye’nin yapılan yatırımlar ve teşviklerle küresel üretimin merkez üslerinden biri haline geldiğini, sanayinin Anadolu’nun tamamına daha dengeli bir şekilde yayılması için kapsamlı adımlar attıklarını vurgulayan Bakan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sanayimizin gelecek 30 yılına ışık tutacak, planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü mevcut 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracak Sanayi Alanları Master Planı’nı hazırladık. Mega endüstriyel bölgeler olarak kurguladığımız yeni sanayi alanlarıyla beraber, savunma sanayi üretimimizi geniş bir coğrafya yayacağız, Anadolu’da yeni savunma sanayii kümelenmeleri oluşturacağız. Tabi savunma sanayiinde geliştirilen kabiliyetlerin sivil alanlara aktarılması, yüksek teknoloji odaklı kalkınmamız açısından büyük önem taşıyor. Ancak bunun kadar öncelikli ve önemli gördüğümüz bir husus, sivil sanayimizdeki bilgi ve tecrübe birikiminin savunma sanayiimize kazandırılmasıdır. Savunma sanayimizin yükselişini hızlandırmak için üretim ve Ar-ge süreçlerine yeni bir bakış getirmeliyiz. Otomotiv ve mobiliteden bilişime, telekomünikasyondan sivil havacılık ve uzaya, enerjiden malzeme ve kimyaya, elektronikten makineye, sağlık ve biyoteknolojiden tekstile farklı sektörlerin sağladığı kabiliyetleri bu doğrultuda değerlendirmek arzusundayız. Üretim tecrübesine ve kapasitesine sahip olduğumuz bu alanlardaki yetkinliklerimizin savunma sanayiimize aktarılması; sektörümüz için daha hızlı prototipleme, daha çevik ürün geliştirme, Ar-Ge süreçlerini daha kısa sürede tamamlama, seri üretime daha hızlı geçiş anlamına geliyor. Daha açık ifadeyle. Tüm imalat süreçlerinde daha hızlı ve daha yüksek adetlerde üretim yapmanın yollarını, yöntemlerini hızla keşfetmeliyiz. Ve halihazırda Ankara ve İstanbul’da yoğunlaşmış savunma sanayii kümelenmelerini Anadolu’nun güçlü üretim merkezlerinde hızla çoğaltmalıyız."
05 Mayıs 2026 Salı - 13:49
Bakan Yumaklı: "Suyun verimli, akılcı ve sürdürülebilir kullanımına önem veriyoruz"
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Su stresi altında bir ülke olarak; suyun verimli, akılcı ve sürdürülebilir kullanımına önem veriyoruz. ’Suda sıfır kayıp’ ilkesiyle, kentsel, endüstriyel ve tarımsal su kullanımında yürütülen bu seferberlik, yalnızca bir kampanya değil; bir zihniyet dönüşümüdür. Amacımız; ’her damlanın hesabını yapan bir toplum bilinci’ oluşturmaktır" dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda başladı. "İnovasyondan Eyleme: Su Dirençliliğini Güçlendirmek" ana temasıyla gerçekleştirilen programın açılış töreninde konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bu forumun temasını ’Su Direncini Güçlendirmek: İnovasyon Eylemi’ olarak belirledik. Peki neden bu tema? Çünkü artık teorik tartışmaların, iyi niyet beyanlarının ötesine geçme vaktimiz geldi. Yapay zekadan uzaktan algılamaya, dijital teknolojilerden yeni finansman modellerine kadar elimizdeki tüm yenilikçi araçları, sahada uygulanabilir politikalara dönüştürmek zorundayız. Forum ile, su dirençliliği ve verimliliğine ulaşmak için deneyimlerin, iyi uygulamaların ve yenilikçi yaklaşımların paylaşılacağı yüksek düzeyli bir platform oluşturmayı hedefledik. Forum süresince ele alacağımız konular; finansmandan ’Tek Su -Tek Sağlık’ yaklaşımına, su diplomasisinden enerji-gıda-ekosistem ilişkisine kadar, suyun tüm disiplinlerle olan kopmaz bağını yansıtıyor" dedi. "Su verimliliğindeki asıl başarının, tarımsal üretimdeki dönüşümle mümkün olduğunu biliyoruz" Bakan Yumaklı, su verimliliğindeki asıl başarının, tarımsal üretimdeki dönüşümle mümkün olduğunu söyleyerek, "Su stresi altında bir ülke olarak; suyun verimli, akılcı ve sürdürülebilir kullanımına önem veriyoruz. Bu bilinçle, Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde ’Su Verimliliği Seferberliğini’ başlattık. ’Suda sıfır kayıp’ ilkesiyle, kentsel, endüstriyel ve tarımsal su kullanımında yürütülen bu seferberlik, yalnızca bir kampanya değil; bir zihniyet dönüşümüdür. Amacımız; ’her damlanın hesabını yapan bir toplum bilinci’ oluşturmaktır. Su verimliliğindeki asıl başarının, tarımsal üretimdeki dönüşümle mümkün olduğunu biliyoruz" diye konuştu. "Her bölgenin su kapasitesine uygun ürünleri çiftçilerimizle birlikte belirliyoruz" Her bölgenin su kapasitesine uygun ürünleri çiftçilerle birlikte belirlediklerini, aşırı su tüketen ürünlerin kurak havzalarda ekilmesi yerine, su dostu ürünleri teşvik ettiklerine değinen Bakan Yumaklı, "Bu kapsamda, suya göre ürün planlaması, kuraklığa dayanıklı bitki türlerinin yaygınlaştırılması, erken uyarı sistemleri ve uydu tabanlı izleme, veri temelli sulama planları gibi yenilikçi uygulamaları hayata geçiriyoruz. Her bölgenin su kapasitesine uygun ürünleri, çiftçilerimizle birlikte belirliyor, aşırı su tüketen ürünlerin kurak havzalarda ekilmesi yerine, su dostu ürünleri teşvik ediyoruz. Dijital teknolojiler, sensör sistemleri, uzaktan algılama ve büyük veri analitiği sayesinde, suyun kaynaktan kullanıcıya kadar tüm döngüsünü anlık olarak izleyebiliyoruz. Bu imkanlar; kayıp-kaçakların azaltılmasını, su kalitesinin sürekli izlenmesini ve kuraklık ile taşkın risklerinin erken tahminini mümkün kılıyor. Tarımda uydu verileri ve yapay zeka destekli karar sistemleri, sulama verimliliğini önemli ölçüde artırırken, sanayi ve şehirlerde dijital izleme altyapıları, kaynak kullanımını daha verimli hale getiriyor. Bu dönüşümün yaygınlaştırılması için sonuç odaklı finansman modelleri, güçlü kamu-özel sektör iş birlikleri, veri standartlarının oluşturulması ve teknik kapasitenin geliştirilmesi kritik önemdedir. Bu süreç yalnızca teknolojiyle değil; kurumsal kapasite, doğru finansman ve güçlü iş birliği ile başarıya ulaşabilir. Bu kapsamda, forumdaki oturumlarda, su yönetiminde dijital dönüşümün tüm boyutlarını birlikte ele alarak, uygulanabilir politika ve çözüm önerileri geliştirmeyi hedefliyoruz. Burada gerçekleştireceğimiz fikir alışverişlerinin, "her damladan azami fayda" anlayışının benimsenmesi ve su verimliliğinin yalnızca bir politika değil, toplumsal bir kültür haline gelmesine vesile olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu. "İklim değişikliği; özellikle Akdeniz ve Orta Doğu’da, su kaynaklarının kalitesi ve miktarına etki ediyor" İklim değişikliğinin özellikle Akdeniz ve Orta Doğu’da, su kaynaklarının kalitesi ve miktarına etki ettiğini, atık su altyapısı üzerinde de ek baskı oluşturduğunu belirten Bakan Yumaklı, "Şüphesiz ki su, sınırları aşmaktadır. Türkiye olarak biz, suyun, ülkeleri ve insanları ayırdığına değil, birleştirdiğine yürekten inanıyoruz. İklim değişikliği; özellikle Akdeniz ve Orta Doğu’da, su kaynaklarının kalitesi ve miktarına etki ediyor, atık su altyapısı üzerinde de ek baskı oluşturuyor. Bu nedenle, bölgemizde istikrarın sağlanmasına, ekonomik kalkınmaya ve refahın artırılmasına büyük önem veriyoruz. Bu anlamda, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ’Daha adil bir dünya mümkün’ ilkesine uygun olarak politikalarımızı şekillendiriyoruz. Komşularımızla suyun hakça, makul ve etkin kullanılması esasıyla, diyaloğumuzu ve işbirliğimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Sınıraşan havzalarımızda, su kaynaklarının korunması ve kullanılması için, karşılıklı fayda esasıyla, bilgi, deneyim ve teknoloji transferi gerçekleştiriyor ve ortak teknik projeler geliştiriyoruz. 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşılması için, Afrika’daki ve dünyanın farklı bölgelerindeki çok sayıda ülkeye, su sektöründe mali ve teknik destek sağlıyoruz. Bu vesileyle, su sorunları ve krizler karşısında, ortak bir sorumluluğu paylaştığımızı ve beraber harekete geçmemiz gerektiğini bir kez daha vurgulamak isterim" ifadelerini kullandı. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, dünyanın dört bir yanından 9 bakan, 8 bakan yardımcısı başta olmak üzere su uzmanları, akademisyenler, kamu ile özel sektör temsilcileri katıldı.
05 Mayıs 2026 Salı - 13:47
Athletic Bilbao’yu yeni sezonda Edin Terzic çalıştıracak
La Liga ekibi Athletic Bilbao, yeni sezondan itibaren geçerli olmak üzere Alman teknik direktör Edin Terzic ile 2 yıllık sözleşme imzalandığını açıkladı.
05 Mayıs 2026 Salı - 13:38
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "sürdürülebilir savunma sanayii"ne vurgu yaptı
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Rusya-Ukrayna Savaşı ile ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan savaş, bölgesel ve küresel güvenlik mimarisini derinden etkilediğini belirterek, "Bu kaotik ortamda kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; tüm gelişmeleri yakından ve çok boyutlu bir şekilde takip etmekte, savunma ve güvenliğimizi sağlamak için hiçbir ihtimali göz ardı etmeden gerekli tüm önlemleri kararlılıkla almaktadır. Bu kritik dönemde şu gerçek artık net bir şekilde görülmüştür. Yalnızca güncel askeri hareketliliğe odaklanmak yeterli değildir. Karşı karşıya olduğumuz tablo; dünya güvenlik mimarisini, caydırıcılık dengesini ve askeri doktrinleri yeniden şekillendirme potansiyeline sahiptir. Modern savaş doktrininin en gelişmiş harp teknolojileriyle harmanlandığı bu yeni nesil konsept; bizlere her zaman hazır ve etkin bir orduya sahip olmanın yanı sıra bu orduyu destekleyecek güçlü ve sürdürülebilir bir savunma sanayii ekosisteminin varlığının da ne denli hayati olduğunu kanıtlamıştır" dedi. SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı kapılarını ziyaretçilere açtı. Yerli ve milli ürünler vitrine çıktığı fuarın açılışına Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi, Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Savunma Sanayi Başkanı Haluk Görgün, SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ve çok sayıda ziyaretçi katıldı. Programda Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de bir konuşma yaptı. Küresel güvenlik ortamının belirsizleştiği, çatışma ve savaşların pek çok coğrafyada aynı anda vuku bulduğu, hassas bir dönemden geçildiğini belirten Bakan Güler, "Özellikle son dönemde tanıklık ettiğimiz ve bölgemizi doğrudan etkileyen Rusya-Ukrayna Savaşı ile ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan savaş, bölgesel ve küresel güvenlik mimarisini derinden etkilemiştir. Yakın dönemde meydana gelen bu çatışma ve savaşlar güvenlik doktrininde bizlere çok kritik veriler sunarken sorumluluklarımızı da bir o kadar artırmıştır. Bu kaotik ortamda kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; tüm gelişmeleri yakından ve çok boyutlu bir şekilde takip etmekte, savunma ve güvenliğimizi sağlamak için hiçbir ihtimali göz ardı etmeden gerekli tüm önlemleri kararlılıkla almaktadır. Bu kritik dönemde şu gerçek artık net bir şekilde görülmüştür. Yalnızca güncel askeri hareketliliğe odaklanmak yeterli değildir. Karşı karşıya olduğumuz tablo; dünya güvenlik mimarisini, caydırıcılık dengesini ve askeri doktrinleri yeniden şekillendirme potansiyeline sahiptir. Modern savaş doktrininin en gelişmiş harp teknolojileriyle harmanlandığı bu yeni nesil konsept; bizlere her zaman hazır ve etkin bir orduya sahip olmanın yanı sıra bu orduyu destekleyecek güçlü ve sürdürülebilir bir savunma sanayii ekosisteminin varlığının da ne denli hayati olduğunu kanıtlamıştır" dedi. Bakan Güler’den Çelik Kubbe vurgusu 1980’li yıllara kadar savunma sanayii alanında büyük ölçüde tedarikçi olan Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizyoner liderliğinde ortaya konulan kararlı politikalar ve doğru yatırımlar sayesinde artık kendi sistemlerini tasarlayan, üreten ve ihraç eden bir ülke olduğunu belirten Bakan Güler, "Bu gelişim vizyonuyla; kara platformlarımızda modern teknolojileriyle donatılmış araçlarımız sahada yüksek hareket kabiliyeti sergilerken, denizlerimizde ise milli gemilerimiz ve insansız deniz araçlarımızla hak ve menfaatlerimiz kararlılıkta korunmaktadır. Tüm bunların yanında Türk savunma sanayinin asıl büyük devrimi, dünyada harp doktrinlerini yeniden yazdıran, gökyüzünün yeni hakimleri olan insansız hava araçlarımızla gerçekleşmiştir. Bugün İHA, SİHA ve stratejik seviyedeki TİHA teknolojilerimiz; sahip oldukları yapay zeka, hassas vuruş gücü ve yüksek irtifa kabiliyetleriyle küresel ölçekte etkiler oluşturmuş özellikle de Türk mühendisliğinin neleri başarabileceğini tüm dünyaya en çarpıcı şekilde göstermiştir. İnsansız sistemlerde ulaştığımız bu mümtaz seviye hava savunma stratejilerimizde de bizi çok daha ileri bir safhaya taşıma yoluna sokmuştur. Gök vatanımızı koruma irademizin en somut yansıması olan Çelik Kubbe bütünleşik hava savunma sistemimiz de bu stratejik aklı yansıtmaktadır. Hava savunma sistemlerimizin birbirleriyle tam bir uyum içinde çalışacağı bu yapı Türkiye’nin teknolojiye istikamet veren bir aktör haline gelme yolunda emin adımlarla ilerlediğinin de ispatıdır" diye konuştu. "Türkiye müttefiklerine silah sistemleriyle birlikte teknoloji ve sürdürülebilir bir güvenlik ekonomisi sunmaktadır" Türk savunma sanayii ürünlerinin bugün sadece kataloglarda değil dünyanın en zorlu çatışma bölgelerinde de kendini ispat etmiş sistemler olduğunu ifade eden Bakan Güler, "NATO standartlarında geliştirdiğimiz milli hassas güdümlü mühimmatlarımız, yabancı muadillerine göre sunduğu düşük maliyet avantajıyla orduların askeri kabiliyetlerini doğrudan artırmaktadır. Ekonomik maliyetin asimetrik bir silah haline geldiği bu çağda Türkiye; müttefiklerine silah sistemleriyle birlikte teknoloji ve sürdürülebilir bir güvenlik ekonomisi de sunmaktadır. Gururla söylemeliyim ki bu büyük dönüşüm Türkiye’nin yeni nesil harp anlayışlarını şekillendiren bir stratejik merkez haline gelmesini sağlamıştır. Bir zamanlar sınırlı ölçüde takip edebildiğimiz teknolojilerde bugün fikri mülkiyeti bize ait özgün ve yüksek katma değerli çözümler ortaya koymaktayız. SAHA EXPO gibi platformlar bu özgün çözümlerin uluslararası pazarda hak ettiği yeri bulması ve stratejik ortaklıkların kurulması için benzersiz bir zemin teşkil etmektedir" dedi. "Türkiye sadece kendi sınırlarında değil bölgesel ve küresel barışı da tahkim eden en önemli unsurlardan biri olmayı sürdürecektir" Bu çağda yerinde saymanın, geride kalmak olduğunu belirten Bakan Güler, "Dolayısıyla asimetrik tehditlere karşı hazırlıklı olmak adına İHA ve SİHA teknolojileri, otonom deniz ve kara platformları ile uzay ve siber savaş elektronik harp alanlarındaki imkan ve kabiliyetlerimizi daha üst seviyelere en hızlı şekilde taşıma gayretlerimizi artırmalıyız. Gerçek şu ki bugünün ve geleceğin dünyasında güç merkezi teknolojiyi öncü bir şekilde üretip daha yeni buluşlara imza atanlarda olacaktır. Bu bilinçle bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başta Savunma Sanayii Başkanlığımız olmak üzere tüm paydaşlarımızla uyum içerisinde, etkin, verimli ve koordinasyona dayalı çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Çok iyi biliyoruz ki Türkiye; ordusu ve savunma sanayii ile ne kadar güçlü olursa, yarınlarımız da bir o kadar güvenli olacaktır. Diplomasi ve güvenlik politikalarımızı askeri yeteneklerle entegre ederek, uluslararası iş birliklerimizi de güçlendirmeye devam edeceğiz. Böylece Türkiye sadece kendi sınırlarında değil bölgesel ve küresel barışı da tahkim eden en önemli unsurlardan biri olmayı sürdürecektir" ifadelerini kullandı.
05 Nisan 2026 Pazar - 14:21
İstanbul’da Polis Haftası kortejine yoğun ilgi
İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından, 10 Nisan Polis Haftası ve Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü kapsamında düzenlenen Polis korteji, Sultanahmet Meydanı’nda son buldu. Vatandaşlar polis kortejine yoğun ilgi gösterdi. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden saat 11.00 itibarıyla başlayan kortej, renkli görüntülere sahne oldu. Polis araçları ve motosiklet ekiplerinin yer aldığı kortej, güzergâh boyunca vatandaşlar tarafından ilgiyle takip edildi. Kortej, Sultanahmet Meydanı’nda sona erdi. Sultanahmet Meydanı’nda düzenlenen etkinliklerde yunus polis ekipleri motosikletleriyle akrobasi gösterisi gerçekleştirdi. Gösteri, vatandaşlardan büyük alkış alırken, meydan üzerinde uçuş yapan polis helikopteri de etkinliğe ayrı bir renk kattı. Etkinlik kapsamında İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız da Sultanahmet At Meydanı’nda çocuklarla bir araya geldi. Çocuklarla yakından ilgilenen Yıldız, Polis Haftası dolayısıyla düzenlenen etkinlikte hatıra fotoğrafı çektirdi. Gösteride konuşan İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız "Gençlerimizin millete hizmette bu şerefli üniformada görev yapmalarını arzuluyoruz. Milletimize hizmet aslında en büyük gurur. Biz bu şehrin emniyetiyiz. Bu uğurda şehit olan şehitlerimizi rahmetle minnetle anıyorum, gazilerimizi şükranla anıyorum. Fedakâr mensuplarımızı ve ailelerimizi gününü tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. Polis teşkilatının 181. yılı dolayısıyla düzenlenen etkinlikler çerçevesinde gerçekleştirilen program, Sultanahmet Meydanı’nda toplanan vatandaşların alkışları eşliğinde tamamlandı.
05 Nisan 2026 Pazar - 13:29
Mircea Lucescu yoğun bakıma alındı
Rumen Teknik Direktör Mircea Lucescu, kalbindeki ritim bozukluğu nedeniyle tedavi gördüğü hastanede yoğun bakıma alındı. Rumen Teknik Direktör Mircea Lucescu’nun, gece yarısı kalbindeki ritim bozukluğu nedeniyle durumunun kötüleştiği ve yoğun bakım ünitesine sevk edildiği ifade edildi. Lucescu, 29 Mart’ta Romanya Milli Takımı kampında fenalaşarak Bükreş Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılmıştı. Bu tarihten beri hastanede tedavi gören Rumen teknik direktörün durumunun stabil olduğu belirtilmişti.
05 Nisan 2026 Pazar - 13:10
SOLOTÜRK pilotları İstanbul’da vatandaşlarla bir araya geldi
SOLOTÜRK Gösteri Ekibi, İstanbul’da vatandaşlarla bir araya geldi. SOLOTÜRK Kol Komutanı Hava Pilot Yarbay Murat Bakıcı ve Hava Pilot Binbaşı Erhan Aydemir söyleşi ve imza töreni yaptı, vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Ayrıca, müzede ilk defa Cumhuriyet’in kuruluş döneminde "İane" adı verilen yardımlarla alınan Türk Tayyare Cemiyeti uçaklarının hikayesi anlatıldı. Milli Savunma Bakanlığı Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde bulunan SOLOTÜRK Gösteri Ekibi, İstanbul Hava Müzesi Müdürlüğünde söyleşi ve imza töreni gerçekleştirdi. Aynı zamanda savaş pilotuda olan SOLOTÜRK Kol Komutanı Hava Pilot Yarbay Murat Bakıcı ve Hava Pilot Binbaşı Erhan Aydemir ilk olarak vatandaşlarla söyleşi gerçekleştirdi. SOLOTÜRK pilotları söyleşinin ardından vatandaşlarla imza töreninde buluştu. Pilotlardan imza almak için vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturdu. 15 Nisan’da 15’inci kuruluş yılını kutlayacak olan SOLOTÜRK ekibine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi ve imza töreni geç saatlere kadar devam etti. Hava kuvvetleri komutanının Cumhuriyet’in kuruluş döneminde halkın havacılığa desteğinin ve İane sandığı ile alınan uçak bilgilerinin askeri müzelerde sergilenmesi talimatıyla hazırlanan "İane Bir Milletin Kanatlandığı Günler" sergisi ziyaretçilere açıldı. Sergide, iane sandığı ve Türk Tayyare Cemiyeti’ne uçak almak için alınan biletler, bağış makbuzları, yine gelir elde etmek için satılan rozetler anahtarlıklar ve isim verme törenlerine ait resimler sergilendi. "Sergi Türk Tayyare Cemiyeti’ne yapılan yardımlarla satın alınan uçakların hikayesi" İane sergisi hakkında bilgi veren sergi küratörü Fatih Mehmet Bölükler, "Bugün SOLOTÜRK’ün çok güzel bir etkinliğini ziyaret etmek için buradayız. Bununla birlikte ayrı bir gurur verici İane adlı sergimiz var. Sergi Türk Tayyare Cemiyeti’ne yapılan yardımlarla satın alınan uçakların hikayesini anlatmakta. Müze envanterine kayıtlı bir İane sandığıyla aslında bu sergi fikri ortaya çıktı, Sergi 1925 yılında kurulan Türk Tayyare Cemiyeti’nin o günkü kısıtlı imkanlarla halkın yardımına başvurarak, satın aldığı 300’e yakın uçağın hikayesini anlatmakta. O dönem, okullara, kamu kuruluşlarına yerleştirilen yardım sandıklarında toplanan paralarla 300’e yakın uçak satın alınıyor. Uçaklara satın alan kurum, kuruluş veya şehrin adı veriliyor, bu uçaklar halkla buluşturuluyor. Mesela bu sergide gördüğümüz İane sandığı 1925-1928 yılları arasında yardım toplayan Lapseki şubesine bağlı bir sandık. Uçaklar o dönem halka götürülüyor ve aynı zamanda halkın uçuşu deneyimlemesi de sağlanıyor. Ziyaretçilerimiz bu serginin fotoğraflarında o dönemi görecekler. O dönem halkın uçaklara binmesine müsaade edilerek, uçuş denemesi yapılıyor bu o yılları düşündüğümüzde çok önemli konular" dedi. "Bir milletin birlik, bütünlük ve beraberliğini biz bu sergide ziyaretçilere anlatmak istedik" Serginin Türk milletinin birlik ve bütünlüğünü simgelediğine vurgu yapan Bölükler, "Sergide altı çizilmesi gerekilen konu ise ’bir millet isterse neleri başarabilir?’ İsterse kendi uçak kanatlarını da yapabilir, bu konuya değinmeye özellikle gayret ettik. O dönem satın alınan sadece bir motor veya kanat değil, bir milletin birlik, bütünlük ve beraberliğini biz bu sergide ziyaretçilere anlatmak istedik. En önemlisi Atatürk’ün 1925 yılında ’İstikbal göklerdedir’ şiarıyla kurduğu Türk Tayyare Cemiyeti gelişerek, büyüyerek günümüze ne kadar büyük bir kurum olarak geldiğinin hikayesi aslında, Milli Mücadele yıllarında bu millet çok yorgun düşmüş ama buna rağmen bu yardımları toplayarak 300’e yakın uçak satın alarak tekrar küllerinden doğmuş ve yer meydanlarında savaşlarda at koşturan Türk milleti, kendine gök meydanlarında bir yer edinebilmek için azami gayret göstermiş ve bunu başarmış. O nedenle 1925 yılı Türkiye genelinde havacılık seferberliğinin başladığı yıl diyebiliriz" dedi. "Böyle etkinlikler daha da çok olursa bizim için güzel olur" SOLOTÜRK’ün ilk kez bir etkinliğine katıldığını ifade eden bir vatandaş, "Burada uçakları gezerken bayağı heyecanlandım ve gurur duydum. Herkesin böyle bir etkinlikte yer almalarını tavsiye ederim. Çok güzel bir duygu daha da iyilerini hak ediyoruz. Böyle etkinlikler daha da çok olursa bizim için güzel olur diye düşünüyorum. Bu gurur hepimizin" diye konuştu. İmza için sırada bekleyen Ahmet Mete Eliaçık ise, "Heyecanla karışık adrenalin dolu çok garip duygular hissediyorum" dedi.
05 Nisan 2026 Pazar - 12:51
İstanbul’da Polis Haftası coşkusu: 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden Sultanahmet’e görkemli kortej
İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü için düzenlenen ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden başlayıp Ayasofya’da son bulacak olan dev kortej renkli görüntülere sahne oldu. İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından 10 Nisan Polis Haftası ve Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 181. yılı dolayısıyla görkemli bir kutlama programı gerçekleştirildi. Kutlama programı kapsamında Kortej Geçişi, saat 11.00 itibarıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden start alarak Sultanahmet Meydanı’na doğru ilerledi. İstanbul Emniyeti’ne bağlı birimlerin katılımıyla gerçekleştirilen konvoyun sahil güzergahını takip ederek tarihi yarımadaya ulaşmasının ardından geçiş, Ayasofya Meydanı’nda noktalandı. Etkinlikler kapsamında düzenlenecek kortej geçişi ve sosyal sorumluluk projeleriyle polisin halkla buluşması hedefleniyor. Etkinlikler kapsamında düzenlenecek kortej geçişi ve sosyal sorumluluk projeleriyle polisin halkla buluşması hedefleniyor.
05 Nisan 2026 Pazar - 12:31
SOLOTÜRK pilotları İstanbul’da vatandaşlarla bir araya geldi
SOLOTÜRK Gösteri Ekibi, İstanbul’da vatandaşlarla bir araya geldi. SOLOTÜRK Kol Komutanı Hava Pilot Yarbay Murat Bakıcı ve Hava Pilot Binbaşı Erhan Aydemir söyleşi ve imza töreni yaptı. Vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Ayrıca, müzede ilk defa Cumhuriyet kuruluş döneminde İANE adı verilen yardımlarla alınan Türk Tayyare Cemiyeti uçaklarının hikayesi anlatıldı. Milli Savunma Bakanlığı Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde bulunan SOLOTÜRK Gösteri Ekibi, İstanbul Hava Müzesi Müdürlüğünde söyleşi ve imza töreni gerçekleştirdi. Aynı zamanda savaş pilotu da olan SOLOTÜRK Kol Komutanı Hava Pilot Yarbay Murat Bakıcı, ve Hava Pilot Binbaşı Erhan Aydemir ilk olarak vatandaşlarla söyleşi gerçekleştirdi. SOLOTÜRK pilotları söyleşinin ardından vatandaşlarla imza töreninde buluştu. Pilotlardan imza almak için vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturdu. SOLOTÜRK ekibine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi ve imza töreni geç saatlere kadar devam etti. Hava kuvvetleri komutanın Cumhuriyetin kuruluş döneminde halkın havacılığa desteğinin ve İANE sandığı ile alınan uçak bilgilerinin askeri müzelerde sergilenmesi talimatıyla hazırlanan "İANE Bir Milletin Kanatlandığı Günler" sergisi ziyaretçilere açıldı. Sergide, iane sandığı ve Türk Tayyare Cemiyetine uçak almak için alınan biletler, bağış makbuzları, yine gelir elde etmek için satılan rozetler anahtarlıklar ve isim verme törenlerine ait resimler sergilendi. "Sergi Türk tayyare Cemiyetine yapılan yardımlarla satın alınan uçakların hikayesi" İANE Sergi hakkında bilgi veren sergi Küratörü Fatih Mehmet Bölükler, "Bugün SOLOTÜRK’ün çok güzel bir etkinliğini ziyaret etmek için buradayız. Bununla birlikte ayrı bir gurur verici İANE adlı sergimiz var. Sergi Türk Tayyare Cemiyetine yapılan yardımlarla satın alınan uçakların hikayesini anlatmakta. Müze envanterine kayıtlı bir İANE sandığıyla aslında bu sergi fikri ortaya çıktı, Sergi 1925 yılında kurulan Türk Tayyare Cemiyetinin o günkü kısıtlı imkanlarla halkın yardımına başvurarak, satın aldığı 300’e yakın uçağın hikayesini anlatmakta. O dönem, okullara, kamu kuruluşlarına yerleştirilen yardım sandıklarında toplanan paralarla 300’e yakın uçak satın alınıyor. Uçaklara satın alan kurum, kuruluş veya şehrin adı veriliyor, bu uçaklar halkla buluşturuluyor. Mesela bu sergide gördüğümüz İANE sandığı 1925-1928 yılları arasında yardım toplayan Lapseki şubesine bağlı bir sandık. Uçaklar o dönem halka götürülüyor ve aynı zamanda halkın uçuşu deneyimlemesi de sağlanıyor. Ziyaretçilerimiz bu serginin fotoğraflarında o dönemi görecekler. O dönem halkın uçaklara binmesine müsaade edilerek, uçuş denemesi yapılıyor bu o yılları düşündüğümüzde çok önemli konular. "Bir milletin birlik, bütünlük ve beraberliğini biz bu sergide ziyaretçilere anlatmak istedik" Serginin Türk milletinin birlik ve bütünlüğünü simgelediğine vurgu yapan Bölükler, "Sergide altı çizilmesi gerekilen konu ise, bir millet isterse neleri başarabilir? İsterse kendi uçak kanatlarını da yapabilir, bu konuya değinmeye özellikle gayret ettik. O dönem satın alınan sadece bir motor veya kanat değil, bir milletin birlik, bütünlük ve beraberliğini biz bu sergide ziyaretçilere anlatmak istedik. En önemlisi Atatürk’ün 1925 yılında ‘İstikbal göklerdedir’ şiarıyla kurduğu Türk tayyare cemiyeti gelişerek, büyüyerek günümüze ne kadar büyük bir kurum olarak geldiğinin hikayesi aslında, milli mücadele yıllarında bu millet çok yorgun düşmüş, ama buna rağmen bu yardımları toplayarak 300’e yakın uçak satın alarak tekrar küllerinden doğmuş ve yer meydanlarında savaşlarda at koşturan Türk milleti, kendine gök meydanlarında bir yer edinebilmek için azami gayret göstermiş ve bunu başarmış. O nedenle 1925 yılı Türkiye genelinde havacılık seferberliğinin başladığı yıl diyebiliriz" dedi. "Böyle etkinlikler daha da çok olursa bizim için güzel olur" SOLOTÜRK’ün ilk kez bir etkinliğine katıldığını ifade eden bir vatandaş, "Burada uçakları gezerken baya heyecanlandım ve gurur duydum. Herkesin böyle bir etkinlikte yer almalarını tavsiye ederim. Çok güzel bir duygu daha da iyilerini hak ediyoruz. Böyle etkinlikler daha da çok olursa bizim için güzel olur diye düşünüyorum. Bu gurur hepimizin" diye konuştu. İmza için sırada bekleyen Ahmet Mete Eliaçık, "Heyecanla karışık adrenalin dolu çok garip duygular hissediyorum" dedi.
05 Nisan 2026 Pazar - 12:25
İstanbul’da Polis Haftası coşkusu: 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden Sultanahmet’e görkemli kortej
İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü için düzenlenen ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden başlayıp Ayasofya’da son bulacak olan dev kortej renkli görüntülere sahne oldu. İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından 10 Nisan Polis Haftası ve Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 181. yılı dolayısıyla görkemli bir kutlama programı gerçekleştirildi. Kutlama programı kapsamında Kortej Geçişi, saat 11.00 itibarıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden start alarak Sultanahmet Meydanı’na doğru ilerledi. İstanbul Emniyeti’ne bağlı birimlerin katılımıyla gerçekleştirilen konvoyun sahil güzergahını takip ederek tarihi yarımadaya ulaşmasının ardından geçiş, Ayasofya Meydanı’nda noktalandı. Etkinlikler kapsamında düzenlenecek kortej geçişi ve sosyal sorumluluk projeleriyle polisin halkla buluşması hedefleniyor. Etkinlikler kapsamında düzenlenecek kortej geçişi ve sosyal sorumluluk projeleriyle polisin halkla buluşması hedefleniyor.
05 Nisan 2026 Pazar - 12:20
Başakşehir’de kazada ağır yaralanan polis memuru Seçkin Yalçın şehit oldu
Başakşehir Kuzey Marmara Otoyolu’nda yaşanan kazada ağır yaralanan polis memuru Seçkin Yalçın şehit oldu.
05 Nisan 2026 Pazar - 12:11
Fenerbahçe - Beşiktaş derbisinin VAR’ı Abdullah Buğra Taşkınsoy oldu
Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında bugün oynanacak derbide VAR’da Abdullah Buğra Taşkınsoy görev yapacak. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Fenerbahçe ile Beşiktaş, bugün saat 20.00’de Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi’nde mücadele edecek. Karşılaşmayı hakem Yasin Kol yönetecek. Kol’un yardımcılıklarını Abdullah Bora Özkara ile Mehmet Salih Mazlum yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise Çağdaş Altay olacak. Müsabakada VAR’da Abdullah Buğra Taşkınsoy, AVAR’da da İbrahim Çağlar Uyarcan ile Adnan Deniz Kayatepe görev yapacak.
05 Nisan 2026 Pazar - 11:45
Silivri’de beton mikseri devrildi: 1 yaralı
İstanbul’un Silivri ilçesinde bir sürücü idaresindeki beton mikseri buğday tarlasına girerek devrildi. Yaşanan kazada hafif yaralanan sürücü hastaneye kaldırıldı. Kaza, sabah saatlerinde Silivri ilçesi Beyciler mevkiinde yaşandı. İddiaya göre, 34 HKH 650 plakalı beton mikserinin sürücüsü, direksiyon hakimiyetini kaybederek önce buğday tarlasına girdi ardından devrildi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralanan sürücü ekipler tarafından araçtan çıkarılarak hastaneye kaldırıldı. Yaralı sürücünün hayati tehlikesi olmadığı öğrenildi. Polis ekipleri ise kaza ile ilgili inceleme başlattı.
05 Nisan 2026 Pazar - 09:56
Anadolu Yakası’nda yoğun sis etkili oldu: Görüş mesafesi düştü, sürücüler zor anlar yaşadı
İstanbul’da dün geceden bu yana etkili olan yoğun sis, Anadolu Yakası’nda da sabahın erken saatlerinden itibaren ulaşımı olumsuz etkiledi. Özellikle ana caddelerde görüş mesafesinin önemli ölçüde düşmesi, sürücülere zor anlar yaşattı. İstanbul’da sabah saatlerinde etkisini gösteren yoğun sis, Anadolu Yakası’nı adeta beyaz bir örtüyle kapladı. Özellikle sahil kesimlerinde yoğunlaşan puslu hava, görüş mesafesini önemli ölçüde düşürdü. Boğaz hattında ve köprü girişlerinde etkili olan sis tabakası nedeniyle sürücüler araçlarının farlarını yakarak kontrollü bir şekilde ilerleyebildi. Yetkililer, sisin öğle saatlerinden itibaren etkisini kaybederek dağılmasının beklendiğini bildirirken; trafikte seyreden sürücüleri takip mesafesine uymaları ve muhtemel aksamalara karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı.
05 Nisan 2026 Pazar - 09:40
Anadolu Yakası’nda yoğun sis etkili oldu: Görüş mesafesi düştü, sürücüler zor anlar yaşadı
İstanbul’da dün geceden bu yana etkili olan yoğun sis, Anadolu Yakası’nda da sabahın erken saatlerinden itibaren ulaşımı olumsuz etkiledi. Özellikle ana caddelerde görüş mesafesinin önemli ölçüde düşmesi, sürücülere zor anlar yaşattı.
05 Nisan 2026 Pazar - 09:28
Yurtta hava durumu
Ülke genelininin çok bulutlu, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz (Zonguldak hariç), Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi ile Balıkesir’in doğusu, Sakarya, Bursa ve Bilecik çevrelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; genellikle yağmur ve sağanak, Ege ve Akdeniz kıyıları ile Güneydoğu Anadolu’nun yer yer gök gürültülü sağanak, Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusunun yükseklerinde karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde olması bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’da yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan tahminlere göre, hava sıcaklıkları Ege kıyıları ve Trakya’da 3 ila 5 derece artacak, diğer yerlerde önemli bir değişiklik beklenmiyor. Rüzgarın ise genellikle kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 16 İstanbul: Çok bulutlu 17 İzmir: Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 19 Adana: Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 20 Antalya: Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 19 Samsun: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 14 Trabzon: Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı 17 Erzurum: Çok bulutlu ve aralıklı yağmurlu, zamanla karla karışık yağmur ve yüksekleri kar yağışlı 10 Diyarbakır: Çok bulutlu, öğleden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 17
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder