ASAYİŞ - 08 Mayıs 2026 Cuma 14:11

Topkapı Sarayı Haremi’nde Yeni Dönem: ‘Cariyeler Taşlığı’ ziyarete açıldı

A
A
A
Topkapı Sarayı Haremi’nde Yeni Dönem: ‘Cariyeler Taşlığı’ ziyarete açıldı

Topkapı Sarayı’nın Harem Bölümü’nde yer alan Kadınefendiler ve Cariyeler Taşlığı’ kapsamlı restorasyon ve tefriş çalışmalarının ardından ziyarete açıldı. Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, "Çalışmalar 2020 yılında başladı, dolayısıyla 6 yıllık bir süreci kapsadı. Yaklaşık 700 parça taşınabilir eseri buralarda kullandık. Bu koleksiyonlara ait eserleri de depolarımızdan çıkarıp konservasyon ve restorasyonlarını tamamlamak suretiyle ziyaretçiyle buluşturduk" dedi.


Topkapı Sarayı’nın Harem Bölümü’nde yer alan ‘Kadınefendiler ve Cariyeler Taşlığı’, Milli Saraylar Başkanlığı tarafından yürütülen kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından ziyarete açıldı. Topkapı Sarayı Harem’i, yapısal olarak ‘haremde yaşayanlar’ ve ‘hareme hizmet edenler’ olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Harem’e hizmet eden erkek görevliler ‘karaağalar’, kadın görevliler ise ‘cariye’ olarak tanımlanıyor. Cariyeler, harem düzeninin ikinci halkasında yer alıyor. Bu yapı içerisinde konumlanan Cariyeler Taşlığı, haremde gündelik hayatın sürdüğü merkezlerden biri olarak öne çıkıyor.


İlk kez bütüncül bir anlatımla ele alındı


Gezi güzergahında yer almakla birlikte bugüne kadar sınırlı erişime açık kalan ‘Kadınefendiler ve Cariyeler Taşlığı’, restorasyonun tamamlanmasıyla birlikte ilk kez kapsamlı bir kurguyla ziyaretçilere sunuldu. Yeni düzenleme ile ziyaret süresine yaklaşık 20 dakika eklenirken mekanın mimari bütünlüğü üzerinden saray içi yaşamın tüm aşamaları okunabilir hale getirildi. Kadınefendiler ve Cariyeler Taşlığı, üç kadınefendi dairesi, cariyeler koğuşu, çamaşırhane, mutfak, kiler, hamam, kahve ocağı ve yardımcı birimlerden oluşan çok katmanlı bir yapıya sahip. Gündelik hayatın sürdüğü bu merkezde cariyeler; dil ve din eğitiminin yanı sıra adab-ı muaşeret, el sanatları ve hizmet alanlarında yetiştirilir aynı zamanda dinlenme ve eğlenme imkanı buluyordu. Öte yandan ‘Kadınefendiler ve Cariyeler Taşlığı’, Topkapı Sarayı’nın kapalı olduğu salı günleri dışında her gün 09.00-17.30 saatleri arasında, mevcut ziyaret düzeni kapsamında ek ücret alınmaksızın gezilebilecek.


"Burası gerek mimari açıdan gerek saray teşkilatında tuttuğu yer açısından oldukça önemli bir nokta"


Restorasyon çalışmasıyla ilgili bilgi veren Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, "Bugün bu önemli mekanların ziyaretçiyle buluşması için bir aradayız. Topkapı Sarayı’nın şu an Cariyeler Taşlığı olarak bilinen çok önemli bir avlusundayız. Burası gerek mimari açıdan gerek saray teşkilatında tuttuğu yer açısından oldukça önemli bir nokta. Zira Harem bölümü zaten Topkapı Sarayı’nın hem yerli hem yabancı ziyaretçi tarafından en çok merak edilen bölümü, burası da onun kalbi. Hemen ileride sol tarafta Padişah Hanımlarının daireleri bulunuyor. Burada yanımızda bulunan koğuşlarda da Cariye Koğuşları bulunuyor. Bu cariyeler biliyorsunuz; Valide Sultan’dan başlamak üzere Osmanlı sarayında, Osmanlı hareminde; Valide Sultan’dan, Kadın Efendilerden, padişah ailesinin hizmetinde bulunan özel görevliler" dedi.


"Cariyeler Taşlığının bugün açılan bölümlerindeki yapılar 17’inci yüzyılın sonuna ait"


Restorasyonu yapılan mekanın 17’inci yüzyılın sonuna ait olduğunu söyleyen Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, "Bu noktada da buradaki gerek mimari kompozisyon gerekse içeride sergilemiş olduğumuz taşınabilir eserler bize çok ciddi fikir veriyor. Bu noktada alınmış olan eğitimler, burada uygulanmış olan pratikler, ritüellerin hepsiyle ilgili biz de bu eserleri ziyaretçimizle buluşturacak bir kürasyon düzenini benimsedik. Cariyeler Taşlığının bugün açılan bölümlerindeki yapılar 17’inci yüzyılın sonuna ait. Yani Harem yangınından, 1660’lı yılların sonunda gerçekleşen Harem yangınından sonra kurulan düzen. Bu yönüyle çok önemli. Hatırlayacaksınız; geçtiğimiz yıl bu vakitlerde de hemen bu duvarın arkasında olan aynı döneme ait Kara Ağalar Taşlığı ve bağlı birimleri ziyaretçiyle buluşmuştu" şeklinde konuştu.


"Çalışmalar 2020 yılında başladı, dolayısıyla 6 yıllık bir süreci kapsadı"


Restorasyon çalışmasının 6 yıl sürdüğünü belirten Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, "Aradan geçen bir yılda gerçekten yerli ve yabancı ziyaretçinin olağanüstü bir teveccühüyle karşılaştık. Zira bu alanlar Topkapı Sarayı Haremi’nin hiç görülememiş alanları ve çok özgün alanları. Aynı durum burası için de geçerli. Hem geleneksel fonksiyonu olarak hem de saray düzenindeki yeri olarak bugüne kadar ziyaretçiyle buluşmamış yerlerdi. Burada yürütmüş olduğumuz restorasyon çalışmaları 2020 yılında başladı, dolayısıyla 6 yıllık bir süreci kapsadığını söyleyebiliriz. Bunun içinde tabii ki öncelikli olarak mimari restorasyonlar var. Yaklaşık 350 yaşında olan binalardan söz ediyoruz" ifadelerini kullandı.


"Özellikle, kadın efendiler dairelerinde, padişah eşlerinin dairelerinde Osmanlı çini sanatının muazzam örneklerini gördüğümüz unsurlar var"


Onarımı yapılan bölümde çini sanatının muazzam örneklerinden eserler olduğunu söyleyen Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, "Bu binaların fonksiyon olarak da birbirinden çok farklı ve kompleks yapılar olduğunu ifade etmemiz gerekir. Özellikle, kadın efendiler dairelerinde, padişah eşlerinin dairelerinde Osmanlı çini sanatının muazzam örneklerini gördüğümüz unsurlar var. Vitrayların sarayın en eşsiz vitraylarının burada olduğunu görüyoruz. Kalem işlerinde, özellikle erken dönem kalem işlerinin muazzam örnekleri yine burada bulunuyor. Ancak bu mekanların dışında özellikle hizmete yönelik arkamızdaki çamaşırhane, mutfaklar gibi bölümlerde ise mimari yapının çok daha kuvvetli olduğunu ama süslemenin daha düşük olduğu mekanlar da var. Dolayısıyla kompleks ama çok öğretici bir restorasyon sürecini biz burada meslektaşlarımızla yerine getirdik" diye konuştu.


"Yaklaşık 700 parça taşınabilir eseri de buralarda kullanılmış, bu koleksiyonlara ait eserleri de depolarımızdan çıkarıp konservasyon ve restorasyonlarını tamamlamak suretiyle ziyaretçiyle buluşturmuş oluyoruz"


Onarım sonrasında 700 parça eserin bir araya getirildiğini söyleyen Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, "Taşınabilir eserler anlamında, burada sergilediğimiz koleksiyon eserleri anlamında yaklaşık 700 parça taşınabilir eseri de buralarda kullanılmış, bu koleksiyonlara ait eserleri de depolarımızdan çıkarıp konservasyon ve restorasyonlarını tamamlamak suretiyle ziyaretçiyle buluşturmuş oluyoruz. Bu bizim açımızdan çok önemli; zira burayla ilgili temel verileri, arşiv verileri ve keşif defterlerinin yanında burada kullanılmış olan bu koleksiyonlar oluşturuyor. Biz bu koleksiyonlardan burada, özellikle Cariyeler bölgesinde buranın da bir okul olduğunu hiç unutmayalım aynı Enderun’daki koğuşlar gibi burası da buraya seçilmiş olan cariyelerin Acemioğlanlar Koğuşu’ndan başlamak suretiyle Gedikli Cariye olana kadar bir öğretim sürecinden geçtikleri bir dönem. Bu noktada aldıkları yabancı dil öğretimleri, el becerileri eğitimleri, geleneksel sanatlar ve musiki gibi pek çok alanda aldıkları eğitimlerin yansımasını gösteren eserleri de taşınabilir olarak sergiliyoruz" ifadeerini kullandı.


(DH-RU

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Şiddetin yaşandığı bakımevinin çevresindeki esnaf: "Çok polis geliyordu, şikayet oluyordu" İstanbul’un Beylikdüzü ilçesinde bir bakımevinde yaşlılara şiddet iddiasıyla ilgili çevrede dükkanları bulunan esnaf konuştu. Olay yerinde dükkanı bulunan esnaf, "Çok polis geliyordu, şikayet oluyordu" dedi. İstanbul’un Beylikdüzü ilçesi Kavaklı Mahallesi’nde bulunan bir yaşlı, hasta bakımevinde şiddet görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından yetkililer harekete geçmiş, 4 kişi ise gözaltına alınmıştı. Bakımevinin çevresinde dükkanları bulunan esnaf da iddialarla ilgili konuşarak daha önce de bakımevine polislerin geldiğini söyledi. Söz konusu kurumun yanında iş yeri bulunan Latif Gök isimli vatandaş, "İş yerimizi burada. Arada bağrışmalar geliyordu. Yaşlı insanların bağırmaları inlemeleri geliyordu. Hastalara karşı bir işkence zulüm varmış gibiydi. Bu olay basına yansıdı son bulur inşallah. İçeri biz giremiyorduk. Tecrübesiz insanların burada çalışmasından dolayı herhalde. Vurup kakıyorlarmış herhalde" dedi. "Çok polis geliyordu" Çevrede bulunan iş yerinde esnaf olan Ali Çalışkan ise olaydan sonra polislerle birlikte kurumun içine girdiklerini ifade ederek, "Tam olarak ne olduğunu bilmiyorum biz kapıda durduk. Birebir gördüğümüz bir şey yok. Sesler duyuyorduk. Hastaların bağırma sesleri geliyordu. Çığlık atıyorlardı. Belki de bu hasta oldukları içinde olabilir. Birebir çığlık sesi duymadık. Komşularda söylüyorduk. Çok polis geliyordu. Şikayet oluyordu. Görüntüleri görünce çok acıydı. Biz de vicdanen üzüldük" diye konuştu.
Tekirdağ Tarla yolları hasada hazırlanıyor Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, yaklaşan hasat dönemi öncesinde üreticilerin tarlalarına daha güvenli ve kolay ulaşabilmesi amacıyla kırsal mahallelerde tarla yolu bakım çalışmalarını sürdürüyor. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, özellikle hasat dönemlerinde yoğun kullanılan tarla yollarında bakım, düzenleme ve tesviye çalışmaları gerçekleştiriliyor. Çalışmalarla üreticilerin ulaşımda yaşadığı sorunların azaltılması ve tarımsal faaliyetlerin kesintisiz devam etmesi hedefleniyor. 27 Nisan 2026 tarihinde başlayan çalışmalar kapsamında Tekirdağ genelindeki 286 kırsal mahallenin tamamına ulaşılması planlanırken, bugüne kadar 26 mahalledeki yollar bakımdan geçirilerek kullanıma hazır hale getirildi. Belirlenen program doğrultusunda il genelindeki tarla yollarında 31 Temmuz 2026 tarihine kadar bakım ve düzenleme çalışmalarının devam edeceği belirtildi. Çalışmalar sırasında greyder ve iş makineleriyle yol tesviyesi yapılırken, yoğun yağış nedeniyle bozulan güzergâhlar yeniden düzenleniyor. Ayrıca geçiş güvenliğini artırmaya yönelik iyileştirme çalışmaları da gerçekleştiriliyor. Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal mahallelerde sürdürdüğü çalışmalarla hem üretim süreçlerinin desteklenmesi hem de çiftçilerin zaman ve maliyet kayıplarının azaltılması amaçlanıyor.
Balıkesir Halit Yukay davasında iş insanının "denizde ölüme terk edildiği" iddiası Marmara Denizi’nde teknesi parçalanmış halde bulunan iş insanı ve yat üreticisi Halit Yukay’ın ölümüne ilişkin davada ailenin avukatı, sanıkların olay yerini terk ederek yetkililere haber vermediğini ve delilleri karartmaya çalıştığını öne sürdü. Mahkeme, eksik evrakların tamamlanması için duruşmayı 10 Temmuz tarihine erteledi. Erdek 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Yukay’ın eşi Rania Stypa Yukay, babası Muhittin Can Yukay ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada söz alan baba Muhittin Can Yukay, geminin tekneye çarptığının belli olduğunu belirterek, şikayetlerinin sürdüğünü söyledi. Yukay ailesinin avukatı Emine Selma Esen ise, Adli Tıp Kurumu raporlarında Halit Yukay’ın ölüm nedeninin "AREL-7 gemisiyle çarpışma sonucu suda boğulma" olarak değerlendirildiğini ifade etti. Esen, sanıkların olay yerini terk ederek yetkililere haber vermediğini ve delilleri karartmaya çalıştığını öne sürerek, tutuklu yargılama talebinde bulundu. AREL-7 gemisinin kaptanı C.T.’nin avukatı Nuri Koray Kurun ise, çarpışmanın kesin olarak ispatlanamadığını savundu. Kurun, Halit Yukay’a ait teknede AIS sistemi bulunmadığını belirterek, rotaların çakıştığının net şekilde ortaya konulamadığını ifade etti. Mahkeme heyeti, sanık C.T. hakkındaki adli kontrol kararının devamına hükmederken, tutuklama talebini reddetti. Ayrıca Halit Yukay’ın ölüm sebebinin netleştirilmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Üst Kurulu’na gönderilmesine karar verildi. Mahkeme, "Graywolf" isimli tekneye ait teknik evrakların İstanbul Liman Başkanlığı’ndan istenmesine hükmederek, duruşmayı 10 Temmuz tarihine erteledi. Olay, 4 Ağustos’ta Marmara Adası açıklarında meydana gelmişti. Bozcaada’ya gitmek üzere denize açılan Halit Yukay’dan haber alınamaması üzerine başlatılan aramalarda teknesi parçalanmış halde bulunmuş, cansız bedenine ise haftalar sonra denizin 68 metre derinliğinde ulaşılmıştı.
Balıkesir Ayvalık’ta 9. Küçükköy Teferiç Şenlikleri coşkuyla başladı Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde bu yıl 9’uncusu organize edilen Küçükköy Teferiç Şenlikleri, geleneksel kortej yürüyüşüyle başladı. Müzikten dansa, kültürden eğlenceye uzanan zengin programıyla baharın coşkusunu üç gün boyunca Ayvalık’ta yaşatacak olan şenlikler, ilk günden yoğun ilgi gördü. Küçükköy sokaklarında gerçekleştirilen kortej yürüyüşüne; Ayvalık Kaymakamı Hasan Yaman, Belediye Başkanı Mesut Ergin, Garnizon Komutanı Albay Hüseyin Aydın, Srebrenitsa Anneleri, Türkiye Bosna Sancak Derneği, Pendik Anadolu Yakası Bosna Sancak Derneği ve Karadağ Sosyal Refah Bakanlığı ve Belediye temsilcileri, daire amirleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Renkli görüntülere sahne olan kortejde vatandaşlar müzikler eşliğinde şenliğin coşkusunu yaşadı. Küçüköy’ün aynı adı taşıyan tarihi camii avlusunda sona eren yürüyüşün ardından günün anlam ve önemine ilişkin konuşmasını yapan Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, Teferiç Şenlikleri’nin artık yalnızca Küçükköy’ün değil, Türkiye’nin dört bir yanından gelen konukların da ilgiyle takip ettiği, gelenekselleşmiş büyük bir buluşma haline geldiğini söyledi. Konuşmasında, "Bugün burada yalnızca bir şenliği başlatmak için değil; geçmiş ile geleceği buluşturan, kültürümüzü yaşatan, dostluğu büyüten çok özel bir geleneği birlikte yaşatmak için bir aradayız" diyerek söze başlayan Başkan Mesut Ergin, "Küçükköy’ün kalbinde, doğanın tüm cömertliğiyle kucakladığı bu güzel coğrafyada, Teferiç’in o eşsiz ruhunu yeniden hissetmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Teferiç, sadece bir eğlence değildir. Teferiç; bir hatırlayıştır. Teferiç; köklerimize, birlikte yaşama kültürümüze, komşuluğa, paylaşmaya ve dayanışmaya duyduğumuz saygının adıdır. Yüzyıllardır Balkanlardan Ege’ye taşınan bu güzel gelenek, farklı kültürlerin bir arada nasıl zenginleştiğinin en güzel örneklerinden biridir. Küçükköy, bu anlamda sadece bir mahalle değil; bir hafıza mekânıdır. Her sokağında bir hikâye, her taşında bir iz, her insanında bir emek vardır. Bugün burada kurulan sofralar, yakılan ateşler, söylenen şarkılar, edilen sohbetler; aslında bizi biz yapan değerlerin yeniden hayat bulmasıdır. Birlikte gülmenin, birlikte üretmenin, birlikte yaşamanın ne kadar değerli olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatmaktadır."dedi. Hoşgörü kenti Ayvalık Ayvalık’ın, tarih boyunca farklı kültürlerin bir arada, hoşgörüyle yaşadığı çok özel bir kent olduğunu hatırlatan Başkan Ergin, bu topraklarda hiçbir rengin diğerinden üstün görülmediğini, hiçbir sesin diğerini bastırmadığına vurgu yaparak. Teferiç’in de bu anlayışın en güzel yansıması olduğunu söyledi. Kaymakam Hasan Yaman, "Küçükköy Dünya’nın en güzel köyü" Ayvalık Kaymakamı Hasan Yaman da konuşmasında, Ayvalık Kuvayi Milliye şehri olduğunu hatırlatarak, bölgeden insanların büyük acılar yaşadıklarını hatırlattı. Kaymakam Yaman, "Bölgemiz tarihi anlamda da bir misyonu barındırmaktadır. Bosna Savaşı’nda çekilen acıları yaşanan katliamları çok güçlü bir şekilde gündeme getiren Sreprenitsa Anneleri Derneği başkanı ve üyeleri bugünün şeref konukları onları burada görmekten onur ve şeref duyuyoruz. Katılanların üç gün boyunca etkinliklerde hoşça vakit geçirmesini diliyorum. Küçükköy, dünyanın en güzel köyü yarışmalarında birinci gelmeyi hak ediyor. Küçükköy bütün o şartlara sahip, buradan yeniden aday olduğumuzu duyuralım" diye konuştu. Srebrenitsa Anneler Derneği Başkanı Munira Subasic teşekkür etti Bosna Hersek’ten gelen Srebrenitsa Annelerinin de katıldığı etkinlikte Srebrenitsa Anneleri Derneği Başkanı Munira Subasic’in yaptığı duygusal konuşma şenliğe damga vurdu. Sırpların katliamında eşini, çocuklarını, çok sayıda yakınını kaybeden Srebrenitsa Anneleri Derneği başkanı Münira Subasiç, "Sadece Müslüman olduğumuz için çok sayıda insanımızı kaybettik. Acımızın biraz olsun dinmesi için bu katliamı bütün dünya bilsin, yapanlar yargılansın ve bu olay bir soykırım olarak tanınsın istedik. Uzun yıllar süren mücadelemizin sonunda bunun bir soykırım olarak kabul edilmesini sağladık. Kaybettiğimiz beş bin yakınımızın cenazelerine ulaştık, şu an üç bin kaybımızın cenazelerini aramaya devam ediyoruz. Bu etkinliğe bizleri davet ettiğiniz için çok teşekkür ediyor ve burada olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz." dedi. Festival zengin bir içeriğe sahip Şenlikler kapsamında düzenlenen "Köşebaşı Sokak Konserleri" gün boyu Küçükköy’ün farklı noktalarında gerçekleştirildi. Çarşı, Meydanlık ve Taş Köprü girişinde düzenlenen mini konserler vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Etkinlik programında ayrıca; Ayvalık Belediyesi Mahalleevleri Halk Oyunları Ekibi ile Ritim Grubu sahne alırken, "Yöresel Kıyafetler Defilesi" de büyük beğeni topladı. Kültür ve sahne etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen gösteriler izleyenlerden alkış aldı. Şenliklerin dikkat çeken etkinliklerinden biri de Bosna-Hersek’ten gelen Srebrenitsa Anneleri’nin katıldığı söyleşi ve "İnsanlığın Yanında" isimli kitap imza günü olması bekleniyor. Anneler Günü kapsamında gerçekleştirilecek etkinlikte, Srebrenitsa anneleri yaşadıkları acıları ve soykırımın unutulmaması gerektiğini katılımcılarla paylaşacak. Küçükköy’de düzenlenen etkinlikler kapsamında Sabancı Üniversitesi Teknoloji Atölyesi tarafından çocuklara yönelik birbirinden farklı etkinlikler de organize edildi. Felsefe, matematik oyunları, kodlama, arkeoloji, ahşap baskı ve ritim atölyeleri çocukların yoğun ilgisiyle karşılanması bekleniyor. Şenliklerin bu akşamki programında ise; Balkan müziğinin sevilen isimlerinden Cenk Bosnalı "Balkan Akustik Konseri" ile sahne alırken, Sevim Kahya ve SakoBand Orkestrası da Ağaçaltı etkinlik alanında vatandaşlara müzik dolu anlar yaşatacak. Ayvalık Belediyesi tarafından "Baharda Şenlik Bir Başka!" mottosuyla organize edilen Teferiç Şenlikleri’nin hafta sonu boyunca konserler, söyleşiler, atölyeler ve kültürel etkinliklerle devam edeceği öğrenildi.