SPOR - 08 Mayıs 2026 Cuma 11:46

Okan Özkan: "Ülkemi 5 büyük ligde temsil etmek istiyorum"

A
A
A
Okan Özkan: "Ülkemi 5 büyük ligde temsil etmek istiyorum"

Polonya temsilcisi Pogon Szczecin’de futbol koordinatörü olarak görev yapan Okan Özkan, kariyerinin ilerleyen dönemlerinde Türkiye’yi 5 büyük ligde temsil etmek istediğini söyledi.


Polonya temsilcisi Pogon Szczecin’de görev yapan Fenerbahçe’nin eski futbol koordinatörü Okan Özkan, Polonya ekibinde yürüttüğü yapılanma süreci kapsamında transfer stratejileri ve veri odaklı futbol planlaması üzerine değerlendirmeler yaptı. Kulübün hedefleri ve ligdeki rekabete değinen Özkan, Fenerbahçe dönemi, mevcut kadro yapısı ve teknik süreçlere ilişkin görüşlerini de paylaştı.



"Ülkemi yurt dışında temsil ettiğim için çok mutluyum"


Polonya Ekstraklasa’da son haftalara girilirken Avrupa kupalarına katılma yarışı içinde olduklarını belirten Özkan, kulüpte hızlı karar alınabilen ve veriyle desteklenen bir yapı kurduklarını ifade etti. Özkan, "Türkiye’de doğmuş büyümüş bir Türk olarak yurt dışında böyle pozisyonlarda çalışmak gerçekten çok zor. Her kulüpte Portekizli, İspanyol, İngiliz görebilirsiniz ama Türk yok denecek kadar az. O yüzden öncelikle ülkemi yurt dışında temsil ettiğim için çok mutluyum. Sürece gelecek olursak; Fenerbahçe’den ayrıldıktan sonra yurt dışında çalışmak istiyordum. Birkaç kulüple görüştüm, ilk adımda hata yapmak istemiyordum ve ilk adımı güvenli bir alana atmam gerektiğine karar verdim. Pogon Szczecin CEO’sunun Tan Kesler olması, sahibi Alex Haditaghi’nin Türkiye geçmişi olması bana güvenli alan hissi verdi. Kulübü ziyaret ettim; tesisleri, şehri, stattaki atmosteri gördüm; başkan Alex Haditaghi ve CEO Tan Kesler ile fikirlerimiz vizyonumuz uyuştu ve onlar da benim katabileceklerime ikna oldu. Nihayetinde Ocak 2026’da beraber çalışmaya başladık" dedi.



"Kalan maçları kazanırsak UEFA organizasyonlarına katılma şansımız var"


Polonya ekibi Pogon Szczecin ile ilgili bilgiler de veren Özkan, "Son 5 sezonda ligi 3. ya da 4. bitirdi. Bu sezon yeni bir sahip, yeni bir hoca ve yeni profesyonellerle birlikte bir geçiş senesi oluyor. Başkanımız Alex Haditaghi başarılı bir iş insan. Çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren şirketleri var ve bir operasyonu devralıp büyütmek uzmanlık alanı. Tan Kesler futbolcu ve antrenör babanın oğlu olarak futbolun içine doğmuş, kendisi basketbol oynamış ve işin business tarafına da hakim çok tecrübeli bir futbol yöneticisi. Hocamız Thomas Tomasberg son olarak Midtjylland’de şampiyonluk yaşamış, ekip yönetmeyi iyi bilen, babacan ve tabir-i caizse kurt hoca. Çok hızlı karar alıp, uygulayabildiğimiz, transferlerde verilerle çalıştığımız, hem oyuncu satıp hem yarışmaya çalıştığımız bir ortamdayız. Şu ana kadar çok memnum. Ekstraklasa’da eşsiz bir sezon yaşanıyor. Pazar günü önemli bir galibiyet aldık. Şimdi son 3 haftaya girdik, puan tablosu çok sıkışık, kalan maçları kazanırsak UEFA organizasyonlarına katılma şansımız var. Gerçekten çok enteresan bir sezon oluyor. 2 hafta öncesine kadar tüm takımların küme düşme ve şampiyon olma şansı matematiksel olarak devam ediyordu" ifadelerini kullandı.



"Pogon Szczecin’in tüm takımlarına oyuncu alımının başındayım"


Pogon Szczecin’deki görevinin futbol takımlarına oyuncu almak olduğunu aktaran Okan Özkan, "A takım, B takım ve Kadın Takımımız mevcut. Tüm bu takımlara oyuncu alımının başındayım. Tabii burada Thomas Thomasberg ve Tan Kesler’in yol göstermesi önemli ve son kararı her zaman Alex Haditaghi veriyor. Şu an scout ekibi kurma, gelecek senenin kadrosunu planlama ve transfer listesi oluşturma, o oyuncuların temsilcileri ile görüşme aşamasındayız. Bu süreçleri de mümkün olduğunca veri destekli bir hale getirmeye çalışıyorum. Veri günümüzde çok önemli. Hocamızın Midtjylland’den gelmesi ve orada veriyle çok iç içe bir dünya olması beni rahatlattı. Çünkü her hoca bu konulara açık olmuyor. Bizim oyun planımız için önemli metrikleri ve bu ligde son yıllarda başarı ile korelasyona sahip metrikleri belirledik. Maç maç bunları takip ediyoruz. Hedefleri ve o hedeflere neden ulaşamadığımızı tespit etmek önemli. Bu sayede teknik ekip ona göre antrenmanları şekillendirirken, biz de oyuncu profillerindeki yönelimlerimizi bu eksikliklere göre şekillendiriyoruz. Yeni sezonla birlikte yine verilere dayalı olarak her oyuncumuzun gelişmesi gereken yönlerini tespit edip; bireysel analizleri ve bireysel antrenmanları da ona göre şekillendirmeyi planlıyoruz" şeklinde konuştu.



"Burada Türk oyuncular için Avrupa’ya ilk adım açısından çok uygun bir ortam var"


Türkiye’den de oyuncu transfer etmek istediklerine değinen Özkan, "Türkiye’de maalesef 5-6 takım taraftarı hariç insanlar maçlara çok ilgi göstermiyor. Burada ise her takımın stadyum doluluk oranı çok yüksek. Düşündüğümün çok üzerinde bir futbol kültürü var. İnsanların maç günü kültürü çok yüksek. Aileler hep birlikte seviye fark etmeksizin maçları stadyumdan takip ediyor. Polonya UEFA ülke sıralamasında da 12.’liğe yükseldi. Sağlam adımlarla yükseliş devam ediyor. Futbol ekonomisi de her geçen gün büyüyor. Buraya kış transfer döneminde katıldım, sol stoper arayışı vardı ve ülkemizde yakınen tanınan Attila Szalai’nin aramıza katılmasına vesile oldum. Burada çok mutlu ve iyi performans gösteriyor. İyi ki geldi. Bunun yanında kimisi genç, kimisi tecrübeli 5 oyuncu daha aramıza katıldı. Şimdi ise yaza en iyi şekilde hazırlanıp gelecek sene çok daha iddialı olmayı hedefliyoruz. Türkiye’de bağlantılarımız var. Attila Szalai’de olduğu gibi önümüzdeki dönemlerde de hem Türk hem yabancı oyuncular için temaslarımız olacaktır. Burada Türk oyuncular için de Avrupa’ya ilk adım açsısından çok uygun bir ortam var" cümlelerine yer verdi.



"Ülkemi 5 büyük ligde temsil etmek istiyorum"


Kariyer hedeflerini paylaşan Okan Özkan, "Pogon Szczecin ile şampiyon olan ve UEFA organizasyonlarında mücadele eden ekibin içinde yer almayı çok istiyorum. Ligdeki takımların seviyeleri birbirinden uzak değil. Her sene başka bir takım şampiyon oluyor. Umarım yakın gelecekte o takımlardan biri biz oluruz, buna inanıyorum. Buradan sonra ise ülkemi 5 büyük ligde temsil etmek istiyorum. İtalyan kültürüne ve futboluna çocukluktan beri ilgim var. Acelem yok. Zamanı geldiğinde en iyi ve en hazır şekilde orada olacağım" dedi.



"Her şeye rağmen ligde şans matematiksel olarak devam ediyor"


Eski görev yaptığı takım olan Fenerbahçe’nin Süper Lig’de hala şampiyonluk şansının devam ettiğini dile getiren Özkan, "Maç ve sezon sonuçları üzerine yorum yapmak daha kolay ancak hep şunu söylüyorum; Bizim oyun anlayışımız ne? Bu oyunu hangi oyuncular oynar? Bu oyunu hangi hoca oynatır? Bütçe dahilinde bu uyumu yakalamak şart. Bu soruların cevabını bilirsek, işler iyi gitmediğinde sorunu tespit etmek de kolay. Bu sezon bir bütçe olmadığını ve sahada uyumun yakalanamadığını düşünüyorum. Özetle kadronun yetersizliğinin yanında, uyumsuz olduğunu ve ödemelerin ederinin üzerinde olduğunu söyleyebilirim. Her şeye rağmen ligde şans matematiksel olarak devam ediyor. Her an her şey olabilir. Futbolu biraz da bu yüzden seviyoruz" ifadelerini kullandı.



"Umarım Tedesco ile bir noktada yollarımız kesişir"


Fenerbahçe’nin Teknik Direktör Domenico Tedesco ile yol ayrımına gitmesini yorumlayan Okan Özkan, "Hoca destek görüyor çünkü her krizde sakin kaldı, oyuncularına kalkan oldu ve sağlam bir duruş sergiledi. Hocayla yolların ayrılmasını da anlıyorum çünkü Fenerbahçe ligin bitimine 3 hafta kala 7 puan geri düşüp kupadan elendi. Avrupa Ligi’nde daha ileriye gidebilirdi ve sahadaki oyun da geriye gitti. Tabii içeride olmadığım için geriye gidişin sebebini bilemiyorum. Tedesco, hem gözlemlerim hem duyduklarım açısından söyleyebilirim ki iyi bir insan. Umarım bir gün onunla bir noktada yollarımız kesişir" diye konuştu.



"Fenerbahçe camiasının hızlı aksiyon alması gerekiyor"


Seçim sürecine giren Fenerbahçe’nin hızlı aksiyon alması gerektiğini vurgulayan Özkan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:


"Fenerbahçe’nin önünde muhtemel Şampiyonlar Ligi ön eleme süreci var. Sezon erken açılacağından kulübün zaman kaybı yaşamaması ve yeni sezon yapılanması için şimdiden harekete geçmesi elzem. Bu sebeple şartlar oluşabiliyorsa seçim tarihinin öne alınması fikrini destekliyorum. Fenerbahçe camiasının burada hızlı aksiyon alması gerekiyor."



"Türk insanı çok çalışkan, tutkulu ve pratik zekalı"


Son olarak Türk futbolcuların Avrupa sahnesinde ön plana çıkmasının çok önemli olduğunu söyleyen Okan Özkan, "Türk insanı çok çalışkan, tutkulu ve pratik zekalı. Bu özelliklerle Avrupa’da fark oluşturmak çok mümkün. Günümüzde Arda Güler, Zeki Çelik; geçmişte Arda Turan, Nihat Kahveci gibi birçok başarılı örnek mevcut. Hem futbolcu hem spor yöneticisi olarak Avrupa futbolunda daha fazla yer almamız lazım ki fark oluşturabileceğimizi gösterelim. Hayal etmeye ve çalışmaya devam" diyerek sözlerini noktaladı.



Okan Özkan: "Ülkemi 5 büyük ligde temsil etmek istiyorum"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van TSO ile Bodrum Vanlılar Derneği’nden ortak talep: "Van-Bodrum uçak seferleri başlamalı" Van TSO Başkanı Necdet Takva ile Bodrum Vanlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı İshak Kalkanlı imzasıyla; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile hava yolu şirketlerine yazı gönderilerek, Van-Bodrum arasında uçak seferlerinin başlatılması talep edildi. Bodrum Vanlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı İshak Kalkanlı, yönetim kurulu üyeleri ve Van Vakfı Eski Başkanı Müjdat Çelik; Van Ticaret ve Sanayi Odası’nı (Van TSO) ziyaret etti. Ziyarette; Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, Meclis Başkanı Turan Avcı, TOBB Delegesi Şefik Eren, Meclis Katip Üyesi Cüney Gezin ve Meclis Üyesi Mahacir Mercan yer aldı. Van-Bodrum arasında uçak seferlerinin başlaması konusunun istişare edildiği görüşmede, Van TSO Başkanı Necdet Takva ile Bodrum Vanlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı İshak Kalkanlı imzasıyla; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, 4 hava yolu şirketine yazı yazıldı. Başkan Takva ve Kalkanlı imzasıyla gönderilen yazıda şu ifadelere yer verildi: "Malumlarınız olduğu üzere Van şehrimiz ile Bodrum ilçemiz ülkemizin önemli turizm destinasyonları arasında yer almaktadır. Özellikle yaz sezonunda artan turizm hareketliliği ve ticari ilişkiler dikkate alındığında iki destinasyon arasında doğrudan uçuş ihtiyacı her geçen gün daha belirgin hâle gelmektedir. Hâlihazırda iki destinasyon arasında doğrudan uçuş bulunmaması nedeniyle vatandaşlarımız uzun aktarmalı yolculuklar yapmak zorunda kalmakta, bu durum hem ciddi zaman kaybına hem de ekonomik maliyetlerin artmasına neden olmaktadır. Kara yolu ile Van-Bodrum arasındaki mesafe yaklaşık 1.800 kilometreyi bulmakta olup yolculuk süresi 24 saati aşabilmektedir. Uzun mesafe, yüksek ulaşım maliyetleri, mevsimsel hava şartları ve aktarmalı seyahat zorunluluğu vatandaşlarımız açısından önemli mağduriyetler oluşturmaktadır. Özellikle turizm sezonunda yoğun talep oluşmasına rağmen yeterli ulaşım alternatifinin bulunmaması bölgesel hareketliliği olumsuz etkilemektedir. Öte yandan, Bodrum yaz sezonunda yerli ve yabancı turist yoğunluğuyla nüfusu katlanarak artan, ülkemizin uluslararası ölçekte tanınan turizm merkezlerinden biridir. Van ise sahip olduğu tarihi, kültürel ve doğal değerlerin yanı sıra yıllık yaklaşık 1 milyon İranlı turisti ağırlayan önemli bir cazibe merkezidir. Bahse konu şehirlerimiz yalnızca il ve ilçe ölçeğinde değil; bölgesel ve uluslararası düzeyde turizm, kültür ve ticaret açısından stratejik öneme sahiptir. Planlanacak doğrudan uçuş seferleri sayesinde; başta İran olmak üzere Irak, Ermenistan, Yunanistan ve çevre ülkelerden gelen turistlerin ulaşımı kolaylaşacak, Ege ve Doğu Anadolu bölgeleri arasındaki turizm entegrasyonu güçlenecek, çevre illerin de ulaşım ihtiyacına katkı sağlanacaktır. Bu durum ülkemizin turizm gelirlerine, ekonomik hareketliliğine ve bölgesel kalkınmasına önemli katkılar sunacaktır. Bu kapsamda; özellikle sezonluk veya belirli dönemlerde Van - Bodrum arasında direkt uçuş seferlerinin planlanmasını talep ediyoruz."
İstanbul Savaş gemilerini yüzen bilgisayara dönüştüren sistem SAHA EXPO 2026’da yer aldı Türk mühendisler tarafından yerli olarak üretilen ADVENT Ağ Destekli Veri Entegre Savaş Yönetim Sistemi, gemileri adeta yüzen bir bilgisayara dönüştürüyor. SAHA EXPO 2026’da konuşan HAVELSAN Komuta Kontrol Teknolojileri Suüstü C4ISR Direktörü Deniz Remzi Dumlu, "ADVENT Savaş Yönetim Sistemi, bir yazılımdır. Gemilerin, savaş gemilerinin veya savaş platformlarının beyni gibi. Türkiye Cumhuriyeti mühendisleri tarafından, yerli olarak geliştirilmiş bir yazılım. TCG Anadolu’da da ADVENT Savaş Yönetim Sistemi var. Orada daha büyük, kapsamlı işlevleri yerine getirebilen modül şeklinde dizayn edildi" dedi. Türk savunma sanayisi, denizlerdeki vurucu gücünü ve yüksek teknoloji kapasitesini sergilemeye devam ediyor. Savunma sanayisinin yazılım ve sistem entegrasyonu devi HAVELSAN’ın Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Araştırma Merkez Komutanlığı ile birlikte geliştirdiği ADVENT Savaş Yönetim Sistemi, Türk Deniz Kuvvetleri’nin modernizasyon projeleri ve MİLGEM gemileriyle doğdu. Bugün küresel bir markaya dönüştü. ADVENT, gemi üzerindeki tüm sensör, radar, silah ve haberleşme sistemlerini tek bir merkezden yönetiyor. İlk adımları 2010 yılında atılan ADVENT (Ağ Destekli Veri Entegre) Savaş Yönetim Sistemi, sunduğu otonom karar verme desteği ile gemileri süper bir güce dönüştürüyor. Yerli ve milli olarak geliştirilen yazılım, entegre edildiği tüm platformların yeteneklerini etkili ve doğru şekilde birleştirerek ortak bir harekât icra etmesini sağlıyor. NATO standartlarına uyumluluk sağlayan yazılım, artırılmış durumsal farkındalık ve gelişmiş harp kabiliyetlerine ve ağ destekli servisler ile kazanılan yeteneklere sahip. Çoklu ve farklı ortamlarda aynı anda tüm görevlere hizmet eden yapı, ortak angajman ve eğitimi de kapsayan görev kuvveti odaklı yetenekler de sunuyor.Harekât ortamındaki istihbarat verileri üzerinde veri madenciliği ve bilgi entegrasyonu servisleri imkanı sunan ADVENT Savaş Yönetim Sistemi ileplatformda harekât görevlerini aksatmadan eğitim yapabilme kabiliyeti sağlanıyor. Küçük botlardan komuta merkezlerine kadar farklı büyüklükteki sistemler için ölçeklenebilir bir mimariye sahip olan ADVENT, tam bütünleşik taktik data linklerle donatıldı. "ADVENT bir Savaş Yönetim Sistemi dediğimiz bir yazılımdır" HAVELSAN Komuta Kontrol Teknolojileri Suüstü C4ISR Direktörü Deniz Remzi Dumlu, "ADVENT bir Savaş Yönetim Sistemi dediğimiz bir yazılımdır. Bu yazılımın özelliği şu. Yani insan gibi düşünürseniz; insanın nasıl gözleri var, diğer duyu organları var, fakat vücudunu hareket ettiren, şu anda ona bir akıl olan bir beyni de var. Savaş Yönetim Sistemi dediğimiz şey de gemilerin, savaş gemilerinin veya savaş platformlarının beyni gibi. Türkiye Cumhuriyeti mühendisleri tarafından, Deniz Kuvvetleri desteğiyle birlikte geliştirilmiş bir yazılım, yerli olarak geliştirilmiş bir yazılım. Bu yazılımın yaptığı şey şu. Herhangi bir gemiye veya platforma koyduğunuzda, o geminin platformundaki bütün sistemlere; yani sensörlere, geminin bir nevi gözüne, kulağına, su altındaki sesleri algılayan sonar sistemlere, radar sistemlerine, elektro-optik sistemlere entegre oluyor, bağlanıyor. Onlardan gelen bilgiyi işleyerek, gemiyi savunmak üzere veya bağlı olduğu platformu savunmak üzere karar verecek olan komutana en doğru bilgilerin ulaştırılmasını sağlayan bir sistem. Komutanın verdiği karardan sonra da buna uygun aksiyonları alan; aksiyonlardan kastım şu, savunma maksatlı olarak. Eğer geminin bir top atışı yapması gerekiyorsa, silah kullanması gerekiyorsa ya da bir güdümlü mermi atışı yapması gerekiyorsa kendisini savunmak üzere, bunları da en optimum şekilde ve en doğru zamanda yapılmasını sağlayan, elektronik ve kendi içerisinde akıl içeren bir sistemdir" ifadelerini kullandı. Gemilerdeki füzelerin ateşlenmesini de ADVENT Savaş Yönetim Sistemi’nin sağladığını belirten Dumlu, "Gemiden ateşlenen güdümlü mermiler için şöyle bir özellik var. Güdümlü mermiler atıldıktan sonra kime atılacağının belirlenmesi lazım. O atacağınız yerin de gerçekten düşman olduğunun belirlenmesi lazım. Daha sonra onun atış mekanizması ve sekansı var, o sekansın işletiliyor olması lazım. Sonra da atılması lazım. Bu süreci gemideki ADVENT Savaş Yönetim Sistemi yönetiyor. Mermi atıldıktan sonra, kendisi belli bir süre gittikten sonra kendi aklıyla beraber hedefe artık ulaşabilir hale geliyor ama hangi hedef olduğunu ilk başta tanımlayan Savaş Yönetim Sistemi ve o kararı veren gemideki karar verici komutan" şeklinde konuştu. "Geleceğin ihtiyaçları göz önüne alınarak çok modüler ve esnek bir yapıda geliştirildi" Dumlu, "Türkiye Cumhuriyeti’nde geliştirildiği için ve geleceğin ihtiyaçlarını göz önüne alındığı için çok modüler ve esnek bir yapıda geliştirildi. Bu sebeple; insansız araçlarda, insanlı su üstü platformlarında, insansız su üstü platformlarında, insansız hava platformlarında, su altındaki denizaltılarımızda, havadaki karakol uçaklarımızda, karadaki yine karargahlarımızda ve merkezlerimizde kullanılabilir halde. Yani geminin büyüklüğüne ve bulunduğu yere bağlı olarak fonksiyon ekliyorsunuz ve o fonksiyonları yerine getirecek şekilde o platformu yüklüyorsunuz. Bu yeteneği sayesinde insansız platformları da kullanabilir, onlardan bilgi alabilir, onlara komut verebilir şekilde yapılandırıldı. Bunun ilk denemesini YONCA TECH ile birlikte geliştirdiğimiz SANCAR İnsansız Deniz Aracımızda gerçekleştirdik. HAVELSAN’ın Savunma Sanayii Başkanlığı koordinesinde ürettiği SANCAR İnsansız Deniz Aracımızı Deniz Kuvvetleri’ne teslim etmiştik geçtiğimiz senenin içinde. İnsansız deniz aracının içindeki akıl da ADVENT, platformdaki akıl da ADVENT. İki ADVENT birbirleriyle çok arka tarafta aynı beyinmiş gibi konuşabilir yapıda dizayn edildikleri için çok birbirlerini etkilemeden birbirlerine bilgi aktarabilir ve birbirini kumanda edebilir vaziyette çalışıyor. İlk deneme orada yapıldı" dedi. "TCG Anadolu’da da ADVENT Savaş Yönetim Sistemi var" Dumlu, "TCG Anadolu’da da ADVENT Savaş Yönetim Sistemi var. Orada daha büyük kapsamlı işlevleri yerine getirebilen modül şeklinde dizayn edildi. TCG Anadolu’ya inen TB3’lerle ilgili de onların ihtiyaç duyduğu bilgileri sağlayan, onların da yine karar vericilere sağlaması gereken bilgileri alıp da yansıtan altyapıyla beraber o sistemle entegre oldu. NATO’yla entegre olmak için, biz NATO üyesi olduğumuz için NATO’nun uyguladığı belli standartları uyguluyor olmamız lazım. Bu uyguladığımız standartlar içerisinde onlarla beraber haberleşmeyi ve tatbikat yapmayı mümkün kılan birtakım standartlar var. Bu haberleşme standartlarını yerine getirecek şekilde ADVENT Savaş Yönetim Sistemi tasarlandı. Bunların sertifikasyonu ve doğrulaması da NATO’yla beraber yapılan birtakım tatbikatlarda icra edilerek deneniyor. Buralarda da HAVELSAN ADVENT Savaş Yönetim Sistemi gerçekten öne çıkar durumda, diğer ülkelerin geliştirdikleri sistemlerin, denedikleri referans sistem olarak kabul edilip kullanılabilecek bir sistem haline ADVENT’i getirebiliyoruz oralarda" dedi. (ZA-RU
Muğla Muğla’da 2026 yılı "Orman Yangınlarıyla Mücadele Komisyon Toplantısı" yapıldı Muğla Orman Yangınlarıyla Mücadele Komisyonu 2026 yılı toplantısı Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık başkanlığında yapılırken, 01 Haziran ile 31 Ekim tarihleri arasında ormanlara girişler yasaklanacağı duyuruldu. Muğla Valiliğinde gerçekleştirilen toplantıya tüm kamu kurum amirleri ve özel kuruluş temsilcileri katıldı. Muğla Orman Bölge Müdürü Mustafa Ülküdür, geçtiğimiz yıl yaşanan orman yangınları ve sonrasında yapılan çalışmalılarla birlikte sezon öncesi yapılan hazırlıkları içeren sunum yaptı. Muğla İli Orman Yangınlarıyla Mücadele Komisyon karlarında alınacak tedbirler ve yapılacak işler yangın öncesi, yangın durumunda ve yangın sonrası şeklinde olmak üzere 3 ana başlık altında toplandı. 34 maddeden oluşan yangın öncesi alınacak tedbirlerin bazıları ise şu şekilde oluştu: "Köylerde ve okullarda yangınlarla ilgili bilgilendirme faaliyetlerinin yapılması, Orman yangınları için riskli dönem olan 1 Haziran-31 Ekim tarihleri arasında ormanlara girişin yasaklanması. Yangın açısından meteorolojik olarak sıkıntılı günlerde camilerden uyarı anonslarının yapılması. Meteorolojik şartların riskli olduğu rüzgarlı günlerde elektrik kesintilerinin uygulanması. Yerleşim yerleri ve ormanlık alana yakın noktalarda muhtemel çöplük yangınlarına karşı önlem alınması. Enerji nakil hatları altlarında temizlik yapılması. Yaz döneminde anız, bağ ve bahçe gibi temizlik ateşi yakılmaması. Tahıl ve ekin biçme döneminde muhtemel yangın riskine karşı gerekli tedbirlerin alınması. Yaz dönemi havai fişek ve paraşütlü dilek feneri gibi yangın çıkarma riski olan faaliyetler yapmamak. Yaz dönemi yoğun olarak yapılan safari, rafting ve traking faaliyetlerinin kritik meteorolojik verilerin olduğu günlerde yapılmaması"