Mevsim geçişleri ve düzensiz yaşam alışkanlıkları, bağışıklık sistemini etkileyerek kronik hastalıkların daha sık gündeme gelmesine neden olabiliyor. İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Sadi Rüştü Vural, düzenli sağlık kontrolleri ve yaşam tarzı değişikliklerinin hem kronik hastalıkların hem de kanser riskinin azaltılmasında önemli rol oynadığını anlattı.
Mevsimsel değişiklikler, hava sıcaklıklarındaki ani farklılıklar ve kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması, bağışıklık sistemi üzerinde doğrudan etkili olabiliyor. Özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerde bu dönemlerde enfeksiyonlar daha sık görülürken, metabolik hastalıklara bağlı şikâyetlerde de artış yaşanabiliyor. Diyabet, hipertansiyon, tiroit hastalıkları ve karaciğer rahatsızlıkları, erişkin yaş grubunda en sık karşılaşılan sağlık sorunları arasında yer alırken; sağlıksız yaşam alışkanlıkları bazı kanser türlerinin gelişme riskini de artırabiliyor.
Medicana Kadıköy Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Sadi Rüştü Vural, özellikle 40 yaş sonrası düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, erken tanının birçok hastalıkta tedavi başarısını artırdığını belirtti. Uzm. Dr. Vural, kronik hastalıkların çoğu zaman sinsi belirtilerle ortaya çıktığını ifade ederek şu bilgileri verdi: "Yorgunluk, halsizlik, iştah değişiklikleri, sindirim sistemi problemleri, ani kilo değişimleri ve uzun süren şikâyetler yalnızca metabolik hastalıkların değil, bazı kanser türlerinin de erken belirtileri arasında yer alabiliyor. Düzenli kan testleri ve hekim kontrolleri sayesinde bu hastalıklar erken dönemde tespit edilebiliyor. Özellikle sindirim sistemi ve karaciğerle ilgili belirtilerin uzun süre devam etmesi durumunda mutlaka değerlendirme yapılması gerekiyor."
Yaşam alışkanlıkları hastalık riskini etkiliyor
Kronik hastalıkların görülme sıklığında yaşam tarzının önemli rol oynadığı biliniyor. Düzensiz beslenme, fiziksel hareketsizlik, yetersiz uyku ve yoğun stres, bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olurken metabolik dengeyi de olumsuz etkileyebiliyor. Sigara ve alkol kullanımı ise yalnızca kalp-damar hastalıklarıyla değil, bazı kanser türleriyle de ilişkilendiriliyor. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hastalıklardan korunmada önemli olduğunu belirten Uzm. Dr. Vural, şöyle konuştu: "Dengeli beslenme, yeterli sıvı tüketimi, düzenli fiziksel aktivite ve kaliteli uyku, bağışıklık sisteminin desteklenmesine yardımcı olur. Özellikle mevsim geçişlerinde sebze ve meyve tüketiminin artırılması metabolik sağlığın korunmasına katkı sağlar. Sigara ve alkol kullanımının sınırlandırılması da hem kronik hastalık hem de bazı kanser türlerinin riskini azaltabilir."
Düzenli takip erken müdahale şansı sağlıyor
Kronik hastalıkların kontrol altında tutulabilmesi için düzenli takip büyük önem taşıyor. Uzmanlar, özellikle diyabet, hipertansiyon, tiroit ve karaciğer hastalığı bulunan bireylerin periyodik kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurguluyor. Düzenli laboratuvar testleri ve tarama programları sayesinde hastalıklara bağlı komplikasyonların önüne geçilebiliyor. Erken müdahalenin yaşam kalitesi açısından önemli olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Vural, "Kronik hastalıkların düzenli takip edilmesi, hastalığın ilerleme hızını azaltabilir ve komplikasyon riskini düşürebilir. Özellikle sindirim sistemi hastalıkları ve kanser taramalarında erken tanı, tedavi sürecini olumlu etkileyen önemli faktörlerden biridir" dedi.
Bağışıklık sistemi ve enfeksiyonlara dikkat
Bağışıklık sisteminin zayıflaması, enfeksiyonlara karşı vücudun savunmasını azaltabiliyor. Mevsim geçişlerinde sık görülen üst solunum yolu enfeksiyonları, özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerde daha ağır seyredebilirken günlük yaşam alışkanlıkları bağışıklık sistemi üzerinde belirleyici rol oynuyor. Uzm. Dr. Vural, bağışıklık sisteminin desteklenmesi için düzenli yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: "soğuk ve değişken hava şartları bağışıklık yanıtını etkileyebilir. Düzenli uyku, hijyen kurallarına dikkat edilmesi, yeterli ve dengeli beslenme ile fiziksel aktivitenin sürdürülmesi bağışıklık sisteminin korunmasına yardımcı olur. Özellikle kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin enfeksiyon belirtilerini yakından takip etmesi önem taşır."
Sindirim sistemi sağlığı ihmal edilmemeli
Sindirim sistemi ve metabolik sağlık birbiriyle yakından ilişkili bulunuyor. Karaciğer ve pankreas fonksiyonlarındaki değişiklikler metabolik dengeyi etkileyebilirken, uzun süren sindirim sistemi şikâyetleri bazı önemli hastalıkların habercisi olabiliyor. Sindirim sistemi belirtilerinin dikkate alınması gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Vural, "Karın ağrısı, şişkinlik, düzensiz bağırsak alışkanlıkları ve sindirim sorunlarının uzun süre devam etmesi durumunda değerlendirme yapılmalıdır. Lifli gıdalarla beslenmek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli egzersiz yapmak hem sindirim sistemi hem de metabolik sağlık açısından fayda sağlayabilir" dedi.
Ruhsal sağlık da metabolik sistemi etkiliyor
Yoğun stres ve kaygı durumlarının yalnızca ruhsal sağlığı değil, fiziksel sağlığı da etkileyebildiği belirtiliyor. Uzun süreli stresin kan şekeri, tansiyon ve sindirim sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği ifade ediliyor. Stres yönetiminin önemine değinen Uzm. Dr. Vural, "Yoğun stres altında metabolik dengede değişiklikler görülebilir. Günlük yaşam içerisinde nefes egzersizleri, düzenli uyku, sosyal destek ve gevşeme yöntemleri hem ruhsal hem de fiziksel sağlığın korunmasına katkı sağlayabilir. Kronik hastalıkların yönetiminde bedensel ve ruhsal sağlığın birlikte değerlendirilmesi gerekir" ifadelerini kullandı.
Günlük yaşamda uygulanabilecek basit ancak düzenli alışkanlıkların kronik hastalık riskini azaltmada önemli rol oynadığını belirtiliyor. Dengeli beslenme, hareketli yaşam, yeterli uyku, hijyen kurallarına dikkat edilmesi ve düzenli sağlık kontrolleri; hem bağışıklık sisteminin güçlenmesine hem de metabolik sağlığın korunmasına katkı sağlayabiliyor. Özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerin hekim kontrollerini ihmal etmemesi ve önerilen tarama programlarını düzenli sürdürmesi öneriliyor.








