ASAYİŞ - 22 Ocak 2026 Perşembe 08:45

Eyüpsultan’da gecekondu yangını: 1 ölü ,1 yaralı

A
A
A
Eyüpsultan’da gecekondu yangını: 1 ölü ,1 yaralı

Eyüpsultan’da bir gecekonduda başlayan yangın bitişik nizam bir diğer gecekonduya da sıçradı. Hızla büyüyen yangında gecekondudan çıkamayan bir kişi hayatını kaybederken dumandan etkilenen yaşlı bir kadına olay yerinde tedavi yapıldı.


Yangın 07.00 sıralarında Eyüpsultan İslambey Mahallesi Bülbül Yuvası sokakta henüz bilinmeyen sebeple meydana geldi. Edinilen bilgiye göre gecekonduda başlayan yangın hızla büyüdü yanında bulunan bir başka gecekonduya da kısmen sirayet etti. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin yangına müdahalesiyle başlangıç aşamasında olan sirayet engellenirken Gecekonduda bulunan mutfak tüplerinin de patladığı öğrenildi. Yangının başladığı evden çıkamayan ve ayağından sakatlığı bulunan bir kişi hayatını kaybetti. Yanan gecekondunun yanında bulunan bir başka evde ise dumandan etkilenen ve çıkamayan Fatma Balcı isimli kadın ekiplerin çalışmaları sonucunda kurtarıldı. Balcı’ya ilk müdahale olay yerindeki sağlık ekipleri tarafından yapıldı. Hayatını kaybeden kişinin cansız bedeninin yanan gecekondudan çıkarılma çalışmaları ise devam ediyor.


İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 1 saatlik müdahalesi sonucu yangın kontrol altına alınırken soğutma çalışmalarının devam ettiği öğrenildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Yumurta kabuklarıyla başlayan sanat merakında 30 yıldır ilmik ilmik taşları mozaiğe dönüştürüyor Hatay’da yaşayan mozaik sanatçısı Serap Akgöl, 5 yaşındayken yumurta kabuklarıyla başlayan sanat merakında 30 yıldır ilmik ilmik taşları işliyor. Depremde atölyesi yıkılan Akgöl, Hatay Valiliği tarafından kendisine tahsis edilen yeni atölyesinde mesleğini yaşatıyor. Depremin izlerinin silindiği Hatay’da Valilik tarafından Defne ilçesine inşa edilen Kültür Sanat Çarşısı’nda kentin kültürü yaşatılmaya devam ediyor. Asrın felaketinde atölyesi yıkılan ve Kültür Sanat Çarşısı’nda yeniden sanatını yaşatma imkanı bulan mozaik sanatçısı Serap Akgöl, 30 yıldır taşları ilmik ilmik işleyerek eserler yapıyor. Sanata olan ilgisinin 5 yaşında yumurta kabuklarıyla başladığını ifade eden Serap Akgöl, "Aslında sanatla buluşmam 5 yaşında yumurta kabuklarıyla gerçekleşti. Kabukları kafalara dönüştürerek şekiller, objeler yaparak sanatıma başladım ve bu yolculukta birçok sanat dalını da yaptım. Elime geçen her objeyi nasıl değerlendiririm, dönüştürürüm şeklinde düşüncelerle ve hep ileri dönüşüm çalışmaları yaparak buralara kadar geldim. Sanatımın içinde örgüden tutun da dikiş-nakış, alüminyum folyo, ahşap boyama gibi birçok sanatı icra ettim ama kendime en yakın olan en zorunu, mozaik sanatını seçtim. Bu sanatı da 30 yıldır yapıyorum ve Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Taş Mozaik Sanatçılığı unvanını da almış bulunmaktayım" dedi. Mozaik taşlarını yaşamın her alanındaki eşyalarda kullanmayı başardığını ifade eden Akgöl, "Mozaik geçmişten günümüze hep replika olarak Roma dönemi çalışılmıştı ve Antakya’nın geleneksel el sanatı olduğu için de günümüze kadar Roma tasvirleri gelmişti. Ama 30 yıl önce ben mozaikle tanıştıktan sonra hep dikkatimi ‘neden hep müze eserleri ya da Roma dönemi çalışılıyor’ konusu çekmişti. Bunu biraz değiştirmek gerektiğini düşündüğüm için mozaiği çağdaş sanatın içerisine geçirdik. Yani Roma’dan çıkartarak günümüze kadar yaşantılarımızı resmetmeye başladık. Bu yolculukta da taşların enerjisine inandığım için Türkiye’de ilk tasarımları şahsıma ait olan mozaik takıları üretmeye başladım ve çok talep gördüler. Kişiye özel olarak hazırladığım için enerjisi de çok yüksek ve size ait oluyor. Bunun yanı sıra da evlerimizde dekorasyon olarak kullandığımız objelere dönüştürdüm. Ayrıca moda sektörüne de geçirdiğimiz için çantalar, ayakkabılar, ceket ve gelinlik tasarımlarıyla da mozaiği oralara kadar taşıdık. Bu sefer de mozaiğin gidişi çok başka bir hale büründü, her yerde kullanılabilir bir sanat olmaya başladı" dedi. Depremde atölyesinin yıkıldığını anlatan Akgöl, "Depreme kadar çok güzel atölyelerimiz vardı, işimizi çok güzel icra ediyorduk ama depremde her şeyimizi yitirdikten sonra sağ olsun valimiz bize böyle bir yer kazandırdı. Kendilerine şükranlarımı sunuyorum, bizi manevi olarak ayağa kaldırdı. Kendisi sayesinde tekrardan üretmeye devam ettik ve mesleğimize tutunduk. Valimiz Mustafa Masatlı’ya ve vali yardımcılarımıza bizi verdikleri destekten ve böyle bir yer kazandırdıklarından dolayı da şükranlarımı sunuyorum. Her daim var olsunlar" ifadelerini kullandı.
Bursa Bursa’nın yüzlerce yıllık simgeleri Osmangazi’de perdeye yansıdı Yüzlerce yıllık geçmişe sahip olan gölge oyunu Karagöz’ü yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak için etkinlikler düzenleyen Osmangazi Belediyesi, "Karagöz Yolda" gölge oyunu ile çocuklara sömestr tatilinde unutulmaz anlar yaşattı. Bursa’nın geçmişten gelen kültürel mirasını kentin yarınlarına taşımak amacıyla çalışmalarını sürdüren Osmangazi Belediyesi, Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde ‘Karagöz Yolda’ gölge oyunu gösterisi düzenledi. Sömestr tatilindeki çocukların keyifli vakit geçirmesi için düzenlenen etkinlikte Usta Hayali Nevzat Çiftçi, geleneksel gölge oyunu Karagöz’ü esprili bir dille perdeye yansıttı. Oyunun sahnelendiği salonu tıklım tıklım dolduran çocuklar oyunu kahkahalar eşliğinde keyifle izledi. Sömestr tatilinde çocukların kahkahalarıyla renklenen etkinlikte, Karagöz ve Hacivat’ın eğlenceli diyalogları büyük ilgi görürken, kültürel aktarım eğlenceli bir aktivite ile gerçekleştirildi. Ailelerin de yoğun ilgi gösterdiği program, çocukların sosyal gelişimine katkı sunarken, geleneksel sanatların yaşatılmasına da önemli bir katkı sağladı. "Osmangazi’de Karagöz Rüzgarı Devam Edecek" Osmangazi Belediyesi’nin Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ile Kukla Oyunları Uygulama ve Araştırma Merkezi arasında imzaladığı protokol kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte konuşan usta hayalî Nevzat Çiftçi, "Karagöz’ün büyüklüğü ve güzelliği burada, salonda sadece çocukların değil büyüklerin de olmasıyla görülüyor. Karagöz’ü büyük yapan, bir kesime değil her kesime hitap etmesidir. Karagöz’ün her şeyi bir araya toplayan bir yapısı var ve bunu bugün burada gördük. Oyunu sahnelerken biz de, çocuklar ve aileleri de çok eğlendi. Osmangazi’de Karagöz rüzgarı devam edecek. Karagöz bir şey söylediği zaman bunu özellikle anaokulu çocuklarında daha çok görüyoruz. Çocukların uzun zamanda öğrenemediği bir konuyu Karagöz söylediğinde, çocuk bunu bir oyunda öğreniyor ve unutmuyor. Bu oyunu izleyen çocuklara bir yıl sonra sorsanız bile burada anlatılanları size söyleyebilirler." şeklinde konuştu. Oyunu büyük bir keyifle izleyen çocuklar Sömestr tatillerinde kendilerine böyle bir imkan tanığı için Osmangazi Belediye Erkan Aydın’a teşekkür etti.