ASAYİŞ - 18 Nisan 2026 Cumartesi 15:31

Isparta’da okul isimleriyle provokatif paylaşım yapan 10 kişi gözaltına alındı

A
A
A
Isparta’da okul isimleriyle provokatif paylaşım yapan 10 kişi gözaltına alındı

Isparta Valisi Abdullah Erin, okul olayları sonrası alınan önlemleri açıklayarak dijital provokasyonlara karşı 10 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Eğitimde öğretmen etkinliğinin artırılması gerektiğini vurgulayan Erin, şiddet içeriklerine ve manevi eksikliğe dikkat çekti.


Vali Abdullah Erin, Isparta Valiliği’nde düzenlenen bir toplantı öncesinde son günlerde tüm yurtta derin bir üzüntüye yol açan okul olaylarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Vali Erin, Isparta’da alınan somut tedbirleri aktarırken olayların yapısal ve manevi kökenlerine ilişkin önemli tespitlerini de kamuoyuyla paylaştı. Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olayların tüm toplumu derinden sarstığını vurgulayan Vali Erin, bu acı tablonun ciddi bir öz değerlendirmeyi zorunlu kıldığını belirterek şöyle konuştu:


"Son günlerde Şanlıurfa Siverek’ten başlayıp ardından Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve bütün milletimizi derin bir üzüntüye sevk eden olaylar sonrasında; şapkalarımızı önümüze koyup ’nerede eksik ve hata yapıyoruz’ değerlendirmesini yeniden yapmak, kaçınılmaz bir zorunluluk olarak önümüzde durmaktadır."



"En üst düzeyde önlemlerimizi aldık"


Olayların hemen ardından Isparta’da tüm kurumların seferber edildiğini açıklayan Vali Erin, güvenlik birimlerinden milli eğitim müdürlüğüne kadar tüm paydaşların koordineli biçimde harekete geçtiğini ifade ederek, "Bütün illerimizde olduğu gibi biz de bu olayların ardından herhangi bir olumsuzluk yaşanmasın diye ciddi tedbirler alıyoruz. Isparta’mızda, olaydan hemen sonra güvenlik birimlerimiz başta olmak üzere İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz ve ilgili diğer kurumlarımızla birlikte en üst düzeyde önlemlerimizi aldık. Vatandaşlarımızı tedirgin etmeyecek ve kaygıya sevk etmeyecek şekilde hem fiziki hem de operasyonel her türlü tedbiri uyguluyoruz. Şu an için herhangi bir olumsuzluk beklemiyoruz" dedi.



"Titizlikle takip ediyoruz"


Dijital alanda kurulan denetim mekanizmasına ve operasyonel sonuçlarına ilişkin bilgi veren Vali Erin, provokatif paylaşımlar nedeniyle dün 10 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. 11-12 yaşındaki çocukların sosyal medya paylaşımlarına da dikkat çeken Vali Erin, şunları kaydetti:


"Sanal devriyelerimizle çocuklarımızı, gençlerimizi ve vatandaşlarımızı galeyana getirecek; toplumda panik, korku ve endişe oluşturacak provokatif paylaşımların tamamını titizlikle takip ediyoruz. Bazı okul isimlerini zikrederek çeşitli paylaşımlar yapanlar oldu ve bunlarla ilgili hızlıca gerekli işlemler yapıldı; dün 10 kişi gözaltına alındı. Ancak üzülerek belirtmeliyim ki; 11-12 yaşındaki evlatlarımızın sosyal medya mecralarında, yaşlarıyla uyumlu olmayan ifadelerle bazı okul isimlerini vererek yaptıkları ilginç paylaşımlara rastlıyoruz. Şu an Türkiye genelinde olduğu gibi Isparta’mızda da öğretmenlerimiz, müdürlerimiz, kolluk kuvvetlerimiz ve mülki idaremizle tam bir teyakkuz halindeyiz. Fakat meselenin daha derinlere uzanan sebeplerden kaynaklandığını da unutmamak gerekir."



"Gerekli düzenlemeleri süratli bir şekilde yapmak gerekiyor"


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla Milli Eğitim Bakanlığı’nın kapsamlı bir reform çalışması yürüttüğünü hatırlatan Vali Erin, şu ifadeleri kullandı:


"Yasal altyapıyı yeniden gözden geçirmek ve gerekli düzenlemeleri süratli bir şekilde yapmak gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Milli Eğitim Bakanlığımız uzunca bir süredir ciddi bir çalışma içerisindedir. Bugüne kadar hayata geçirilen düzenlemelere ilave olarak yakın zamanda yeni iyileştirici adımların atıldığını göreceğiz. Neresinden bakarsanız bakın, yeni düzenlemelerde öğretmen ve okul idaresinin etkinliğinin arttırılması gerektiği ortadadır."



"Yabancı menşeli bu oyunlara çocuklarımızın sınırsızca erişebilmesi kabul edilemez"


Dijital içeriklerin ve şiddet temelli yabancı oyunların çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisine özellikle dikkat çeken Vali Erin, denetimsiz medya ortamının meselenin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade ederek, "Sadece bu da değil; basın yayın organları, diziler ve sosyal medya mecralarında denetimsizce sunulan içerikler çocuklarımıza çok rahat ulaşıyor. Özellikle canlı öldürdükçe ödül kazandıran oyunlar, son olaylardaki çocuk faillerin eylemlerini aslında bu oyunlarda simüle ettiklerini gösteriyor. Yabancı menşeli bu oyunlara çocuklarımızın sınırsızca erişebilmesi kabul edilemez" diye konuştu.



"Hikmetin başı Allah korkusudur"


Tüm idari ve yapısal tedbirlerin ötesinde meselenin özünde manevi bir boşluk bulunduğunu dile getiren Vali Erin, köklü geleneğimizden ve inancımızdan beslenen nesil yetiştirme anlayışını şu sözlerle ifade etti:


"Tüm bu sebeplerin dışında, meselenin özünde çocuklarımıza Allah sevgisini ve Allah korkusunu öğretmemiz gerçeği yatmaktadır. Bizim geleneğimizde; terbiyeli, milli ve manevi değerlere sahip, tarihini bilen, öz güveni yüksek ancak bir o kadar da mütevazı nesiller yetiştirmek esastır. İnancımızda hikmet esastır; ’Re’sü’l-hikmeti mehâfetullah’ yani ’Hikmetin başı Allah korkusudur.’ Bu mantığı çocuklarımıza aktarmamanın hiçbir bahanesi olamaz."



"Eleştiriler haksız"


Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne yönelik eleştirileri yersiz bulan Vali Erin, sözlerini şöyle tamamladı: "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli dediğimiz model, aslında bu değerlerin yeniden çocuklarımıza sunulmasını, anlatılmasını ve tanıtılmasını esas alan bir modeldir. Genelde yaşadığımız sıkıntılar bu modelin değil, aksine bu mantıktan yoksun sistemlerin bir sonucudur."



Isparta’da okul isimleriyle provokatif paylaşım yapan 10 kişi gözaltına alındı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrum’da özel çocuklar sahnede alkış aldı Bodrum Sağlık Vakfı tarafından geleneksel olarak düzenlenen "Çocuk Şenliği", 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Turgutreis’te büyük bir katılımla gerçekleştirildi. Özel bireyler ve ailelerinin katıldığı etkinlikte, bayram coşkusu renkli görüntülere sahne oldu. Turgutreis’te vakıf bahçesinde başlayan programda, özel bireyler sahne alarak hazırladıkları gösterileri sergiledi. Etkinliğe katılan aileler ve davetliler, çocukların performanslarını uzun süre alkışladı. Açılış konuşmalarını Orçun Mert, Vakıf Müdürü İlknur Şengül ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ülker İnan yaptı. Konuşmalarda milli egemenliğin önemi ile özel bireylerin sosyal hayata katılımının taşıdığı değer vurgulandı. Sanatçı Bora Gencer de yaptığı konuşmayla katılımcılara duygusal anlar yaşattı. Program kapsamında vakfın farklı yaş gruplarındaki öğrencilerinin uzun süredir hazırlandığı dans gösterileri sahnelendi. Gösteriler, izleyenlerden büyük beğeni topladı. Etkinlikte ayrıca geleneksel bayram pastası kesildi. Şenlikte Atölye Piera Nostalji Korosu’nun seslendirdiği şarkılar ve TED Koleji Halk Oyunları ekibinin gösterisi programa renk kattı. Animasyon ve müziklerle devam eden etkinlik, katılımcıların birlikte dans ettiği anlarla sona erdi. Etkinlik sonrası açıklama yapan vakıf yetkilileri programa katılanlara teşekkür ederek, "Bugün sadece bir bayramı değil, çocuklarımızın neleri başarabileceğini de kutladık. Eğitim kurumlarının güvenliği ve toplumsal huzurun önemini bir kez daha hatırlatıyor, şiddetin her türlüsünü kınıyoruz" ifadelerini kullandı.
Malatya Başkan Er: "Kayısı Enstitüsü alanını Malatyalılara nefes olacak bir projeyle açacağız" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Kayısı Araştırma Enstitüsü’nün kente kazandırılacağını ifade ederek, "Mevcut doku, ağaç ve bitki örtüsü korunarak alanı Malatyalılara açacağız. Malatya’ya nefes olacak bir alan oluşturacağız" dedi. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nü ziyaret ederek alan üzerinde incelemede bulundu. Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürü Abdullah Erdoğan, Başkan Er ve beraberindeki heyete enstitü hakkında bilgi verdi. Erdoğan, enstitü olarak üç kampüste hizmet verdiklerini belirterek, "40 AR-GE personelimiz var. Projeler bazında hareket ediyoruz" dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nün bulunduğu alanın Malatya’nın kalbi, önemli ve kıymetli bir yer olduğunu ifade etti. Üstlendiği vazife itibariyle müdürlüğün yer aldığı arazinin önemli olduğuna dikkat çeken Başkan Er, "Bu alana Tarım ve Orman İl Müdürlüğü binasının yapılması gündemdeydi. Biz, Tarım İl Müdürlüğüne bina için farklı bir yer üzerinde çalıştık. Hazırlıklı bir şekilde Tarım ve Orman Bakanımıza gittik. Bakanımızdan burayı istedik, ‘Malatya’ya kazandıralım’ dedik. Bakanımıza, bu alana dokunmadan Malatya halkına açacağımızı söyledik" dedi. "Doğal haline dokunmadan Malatyalılara açacağız" Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nün bulunduğu alan üzerinde çeşitli projelerinin olduğunu ifade eden Başkan Er, "Doğal dokusuna, ağaç ve bitki zenginliğine dokunmadan ve hatta zenginleştirerek burayı Malatyalılara açacağız. İnsanlarımızın, ailelerin ve çocuklarımızın gelip hoşça vakit geçirebileceği, tarımı tanıyacakları birtakım projelerimiz var. Tarım ve Orman Bakanımız projeyi birlikte yapmayı teklif edince çok mutlu olduk. Malatya’ya yakışacak bir projeyi inşallah hep birlikte üretiriz. Malatya’nın istifadesine sunarız. Hızlı hareket etmemiz lazım. Birçok proje var. İnşallah hızlı bir şekilde yol alırız" ifadelerini kullandı. "Malatya’ya nefes olacak bir alan oluşturacağız" Malatya’ya nefes olacak bir alan oluşturacaklarını anlatan Başkan Sami Er, "İnsanlarımızın gelip hoşça vakit geçirebileceği bir yer olacak. Dünyada bunun örnekleri var. Gerekirse komisyondaki arkadaşları yurt dışına da göndeririz. Türkiye’de de örnekleri vardır. Mümkün mertebe buradaki dokuya dokunmadan bu çalışmaları yapacağız. Kayısı Araştırma Enstitüsü de önemli bir görev ifa ediyor. Yine onların görevlerini yapabilecekleri bir bina olacak. Ağaçlara zarar vermeden buranın dokusuna uygun zihnimizden geçen bir Kayısı Müzesi projesi var. Bu müze gerek panoramik gerekse de geleneksel olacak. Panoramik müzenin ana ekseni kayısı olmakla birlikte Malatya ile ilgili farklı şeylerde ilave edilebilir. Kayısı ana temalı böyle bir müzenin olmasını arzuluyoruz. Bununla ilgili çalışmamız olacak. Kayısı araştırmayla ilgili laboratuvarlar olacak. Hızlı bir şekilde çalışıp, projelerimizi tamamlayarak burayı Malatya’ya kazandıracağız" bilgilerini verdi. Kayısı Araştırma Enstitüsü alanının olduğu haliyle muhafaza edileceğini kaydeden Başkan Er, "Mevcut doku, ağaç ve bitki örtüsü korunacak. Sadece eski yapıların yerine Panoramik ve manuel kayısı müzesi olacak" dedi. Başkan Sami Er daha sonra müdürlük içinde incelemede bulunarak, binalar hakkında bilgi aldı. Glutensiz ürünler AR-GE üretim merkezi, seralarda incelemede bulunan Başkan Er, hızlı bir çalışmayla Kayısı Araştırma Enstitüsü alanının Malatyalılara açılacağını da sözlerine ekledi.
Ankara MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir" MHP Aile, Kadın Ve Sosyal Hizmet Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selim Yurdakul, "Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir. Bizler kadınlarla göçen, kadınlarla büyüyen, kadınlarla savaşan ve kadınlarla yöneten bir milletiz" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, Türk Kadın Hareketi Derneği tarafından düzenlenen ‘Türk ve Türkiye Yüzyılında Kadınların Sesi, Geleceğin Yolu’ paneline katıldı. Yurdakul, Türk kadınının tarihsel misyonu, toplumsal rolü ve gelecekteki konumuna ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Yurdakul, konuşmasında Türk kadınının toplumdaki yerini "toplumun asli taşıyıcısı ve aile kurumunun temel direği" olarak tanımladı. Kadının, Türk Yüzyılı vizyonunun en güçlü teminatı olduğunu ifade eden Yurdakul, milliyetçi-ülkücü anlayışın geçmişe bağlı fakat geleceğe dönük dinamik bir yapı taşıdığını vurguladı. "Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir" Türk milletinin binlerce yıllık tarih yolculuğunda Türk kadını, sadece bir figür değil, devlet kuran, ordu yöneten, bilim ve sanatta çığır açan bir özne olduğunu kaydeden Yurdakul, sözlerine şu şekilde devam etti: "Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir. Bizler kadınlarla göçen, kadınlarla büyüyen, kadınlarla savaşan ve kadınlarla yöneten bir milletiz. Türk kadınının destanı, insanlığın hafızasından silinmeyecek kadar köklü ve görkemlidir. Henüz tarihin şafak vakti sayılan milattan önce 2000’lerden bu yana Türk kadını, siyasetin ve devlet yönetiminin tam merkezindedir. Türk Kadını, güneşin bayrak, göğün çadır olduğu kutlu mefkuremizde, erkeğiyle omuz omuza çarpışan bir ‘Alp’tir. Bu sebeple Türk kadınlarını yiğitlikleri ve kahramanlıkları nedeniyle Alp Kadın olarak adlandırmak doğru olacaktır. İşte bu köklü mirasın bir tecellisi olarak, Karakalpakların ‘Kırk Kız’ destanındaki Gülayım, on dört yaşında bir peri kızı kadar zarif olmasına rağmen, vatanı yağmalandığında zırhını kuşanmış, kırk arkadaşıyla birlikte düşmana Türkistan’ı dar etmiştir. Bir açıdan Türk kadını, sadece bir savaşçı değil, aynı zamanda açı doyuran, yoksulu giydiren, yurdunda ‘yetimi ve kimsesiz kadınları abad eden’ adil bir hükümdardır. Türk kadınının bu iradesi, bugün bizlerin siyasi mücadelesindeki en büyük ilham kaynaklarından biridir." "Milliyetçi Hareket Partisi olarak, kadının toplumsal yaşamın her alanında, temsil edilmesini ülkümüz olarak görüyoruz" Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte Türk kadınının, hak ettiği hukuki ve siyasi statüye kavuşma yolunda dev adımlar atıldığını ifade eden Yurdakul, "Bu dönemde kadınlarımıza tanınan seçme ve seçilme hakkı, o dönem Avrupa’nın pek çok ülkesinde hayal bile edilemezdi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözleri, bizim bugün de savunduğumuz geleneksel ve milliyetçi bakış açısının temelidir; ‘Büyük Türk kadınını mesaimizde müşterek kılmak, hayatımızı onunla yürütmek, Türk kadınını ilmi, içtimai hayatta erkeğe ortak, yardımcı yapmak lazımdır.’ Ancak biz biliyoruz ki, sadece yasalar yetmez; asıl olan, o ruhu ve o iradeyi bugün de yaşatmaktır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizler, kadını aile merkezli ve geleneklerimiz odaklı bir anlayışla baş tacı ederken, kadının toplumsal yaşamın her alanında, diplomaside, akademide, ticarette ve siyasette en üst seviyelerde temsil edilmesini bir ülkümüz olarak görüyoruz" ifadelerine yer verdi. Yurdakul, Türk kadınının karakterini en saf haliyle görmek isteyenlerin, Anadolu’nun tozlu yollarındaki Yörük çadırlarına bakması gerektiğini kaydederek, "Kadın demek, hayatın her türlü zorluğuna erkeğiyle birlikte göğüs germek demektir. O, ‘evin direğidir’; o sökmeden çadır kurulmaz, o söylemeden göç başlamaz. Bizim anlayışımızda kadının statüsü, bir bilgelik, liderlik ve yönetim statüsüdür" şeklinde konuştu. Yurdakul, Türk Kadın Hareketi Derneği’nin 18. kuruluş yıl dönümünü kutlayarak, panelin ülkeye katkı sağlaması temennisinde bulundu. Konuşmasını "Ne mutlu Türk’üm diyene" sözleriyle tamamladı.
İstanbul İki fast food markası YÖRPAŞ bünyesine katıldı Komagene ve Bereket Döner gibi markaların sahibi YÖRPAŞ, yerli pizza markası Pizza Max ile Schnitzel Landmann’i bünyesine kattığını duyurdu. Komagene ve Bereket Döner gibi markaların sahibi YÖRPAŞ, Türkiye’nin ilk yerli pizza markalarından Pizza Max ile Schnitzel Landmann’i bünyesine kattığını açıkladı. Şirket, bu adımla fast food sektöründeki büyüme stratejisini güçlendirdi. Markaların gruba katılımı 18 Nisan 2026’da TÜYAP Franchise İstanbul Expo Fuarı’nda duyuruldu. Etkinliğe franchise, gastronomi ve iş dünyasından isimlerin yanı sıra Safiye Soyman, Faik Öztürk ve Wilma Elles de katıldı. Pizza Max’in "Maksimum Lezzet, Maksimum Mutluluk" mottosuyla yeniden faaliyete geçtiği belirtilirken, Landmann Schnitzel’in ise modern üretim ve hızlı servis odaklı yapısıyla sektörde yerini sağlamlaştırdığı ifade edildi. Şirketin ayrıca yeni markası Landmann Bowl’u kısa süre içinde Türkiye genelinde devreye alacağı bildirildi. "Yatırımcılar için bir çekim merkeziyiz" YÖRPAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mevlüt Ceyhun Tekdemir ise yaptığı açıklamada, grubun yalnızca markalarıyla değil, oluşturduğu iş modeliyle de sektörde fark oluşturduğunu vurguladı. Tekdemir, "Bizim yaklaşımımız çok net. Sadece restoran açmıyoruz, yatırımcımıza çalışan bir sistem sunuyoruz. Gücümüzü üretim altyapımızdan, operasyonel disiplinimizden ve yıllara dayanan tecrübemizden alıyoruz" dedi. YÖRPAŞ’ın bugün fast food sektöründe güçlü markaları ve sürdürülebilir iş modeliyle yatırımcılar için önemli bir çekim merkezi haline geldiğini belirten Tekdemir, bu ekosistemi daha da büyütmeyi hedeflediklerini ifade etti. "Doğru lokasyonda, doğru yatırımcılarla, güçlü markalarımızı birlikte geleceğe taşımak istiyoruz. İnanıyoruz ki doğru kurulmuş bir sistem, yatırımcısına sadece kazanç değil, güvenli bir gelecek de sunar" diyen Tekdemir, şirket olarak büyümeye hazır tüm iş ortaklarını bu yolculuğa davet ettiklerini sözlerine ekledi.