POLİTİKA - 18 Nisan 2026 Cumartesi 16:35

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir"

A
A
A
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir"

MHP Aile, Kadın Ve Sosyal Hizmet Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selim Yurdakul, "Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir. Bizler kadınlarla göçen, kadınlarla büyüyen, kadınlarla savaşan ve kadınlarla yöneten bir milletiz" dedi.


Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, Türk Kadın Hareketi Derneği tarafından düzenlenen ‘Türk ve Türkiye Yüzyılında Kadınların Sesi, Geleceğin Yolu’ paneline katıldı. Yurdakul, Türk kadınının tarihsel misyonu, toplumsal rolü ve gelecekteki konumuna ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.


Yurdakul, konuşmasında Türk kadınının toplumdaki yerini "toplumun asli taşıyıcısı ve aile kurumunun temel direği" olarak tanımladı. Kadının, Türk Yüzyılı vizyonunun en güçlü teminatı olduğunu ifade eden Yurdakul, milliyetçi-ülkücü anlayışın geçmişe bağlı fakat geleceğe dönük dinamik bir yapı taşıdığını vurguladı.



"Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir"


Türk milletinin binlerce yıllık tarih yolculuğunda Türk kadını, sadece bir figür değil, devlet kuran, ordu yöneten, bilim ve sanatta çığır açan bir özne olduğunu kaydeden Yurdakul, sözlerine şu şekilde devam etti:


"Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir. Bizler kadınlarla göçen, kadınlarla büyüyen, kadınlarla savaşan ve kadınlarla yöneten bir milletiz. Türk kadınının destanı, insanlığın hafızasından silinmeyecek kadar köklü ve görkemlidir. Henüz tarihin şafak vakti sayılan milattan önce 2000’lerden bu yana Türk kadını, siyasetin ve devlet yönetiminin tam merkezindedir. Türk Kadını, güneşin bayrak, göğün çadır olduğu kutlu mefkuremizde, erkeğiyle omuz omuza çarpışan bir ‘Alp’tir. Bu sebeple Türk kadınlarını yiğitlikleri ve kahramanlıkları nedeniyle Alp Kadın olarak adlandırmak doğru olacaktır. İşte bu köklü mirasın bir tecellisi olarak, Karakalpakların ‘Kırk Kız’ destanındaki Gülayım, on dört yaşında bir peri kızı kadar zarif olmasına rağmen, vatanı yağmalandığında zırhını kuşanmış, kırk arkadaşıyla birlikte düşmana Türkistan’ı dar etmiştir. Bir açıdan Türk kadını, sadece bir savaşçı değil, aynı zamanda açı doyuran, yoksulu giydiren, yurdunda ‘yetimi ve kimsesiz kadınları abad eden’ adil bir hükümdardır. Türk kadınının bu iradesi, bugün bizlerin siyasi mücadelesindeki en büyük ilham kaynaklarından biridir."



"Milliyetçi Hareket Partisi olarak, kadının toplumsal yaşamın her alanında, temsil edilmesini ülkümüz olarak görüyoruz"


Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte Türk kadınının, hak ettiği hukuki ve siyasi statüye kavuşma yolunda dev adımlar atıldığını ifade eden Yurdakul, "Bu dönemde kadınlarımıza tanınan seçme ve seçilme hakkı, o dönem Avrupa’nın pek çok ülkesinde hayal bile edilemezdi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözleri, bizim bugün de savunduğumuz geleneksel ve milliyetçi bakış açısının temelidir; ‘Büyük Türk kadınını mesaimizde müşterek kılmak, hayatımızı onunla yürütmek, Türk kadınını ilmi, içtimai hayatta erkeğe ortak, yardımcı yapmak lazımdır.’ Ancak biz biliyoruz ki, sadece yasalar yetmez; asıl olan, o ruhu ve o iradeyi bugün de yaşatmaktır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizler, kadını aile merkezli ve geleneklerimiz odaklı bir anlayışla baş tacı ederken, kadının toplumsal yaşamın her alanında, diplomaside, akademide, ticarette ve siyasette en üst seviyelerde temsil edilmesini bir ülkümüz olarak görüyoruz" ifadelerine yer verdi.


Yurdakul, Türk kadınının karakterini en saf haliyle görmek isteyenlerin, Anadolu’nun tozlu yollarındaki Yörük çadırlarına bakması gerektiğini kaydederek, "Kadın demek, hayatın her türlü zorluğuna erkeğiyle birlikte göğüs germek demektir. O, ‘evin direğidir’; o sökmeden çadır kurulmaz, o söylemeden göç başlamaz. Bizim anlayışımızda kadının statüsü, bir bilgelik, liderlik ve yönetim statüsüdür" şeklinde konuştu.


Yurdakul, Türk Kadın Hareketi Derneği’nin 18. kuruluş yıl dönümünü kutlayarak, panelin ülkeye katkı sağlaması temennisinde bulundu. Konuşmasını "Ne mutlu Türk’üm diyene" sözleriyle tamamladı.



MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Ünlü müzisyen Akyaka’da toprağa verildi Popstar Türkiye yarışmasıyla tanınan Rıza Tamer Şişman, Bodrum’daki evinde fenalaşarak kaldırıldığı ve beynine oksijen gitmediği için yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti. Şişman, Muğla’nın Ula ilçesi Akyaka Mahallesi’nde düzenlenen cenaze töreninin ardından toprağa verildi. 2004 yılında yayınlanan Popstar Türkiye yarışmasıyla tanınan ve geniş bir hayran kitlesine ulaşan Rıza Tamer Şişman, Muğla’nın Ula ilçesine bağlı Akyaka Mahallesi’nde son yolculuğuna uğurlandı. Cenaze törenine ailesi, yakınları, dostları ve sevenlerinin yanı sıra sanat camiasından isimler de katıldı. Kılınan cenaze namazının ardından ikindi namazına müteakip Şişman’ın naaşı dualar eşliğinde Akyaka Mezarlığı’nda defnedildi. Ailesinin isteğiyle Akyaka’ya defnedildi Sanatçının Akyaka’da toprağa verilme sebebinin, ailesinin burada yaşıyor olması ve yakınlarının bu yöndeki isteği olduğu öğrenildi. Cenazeye annesi Sevgül Dalbudak, babası Haldun Şişman ve kardeşi Rıfat Şişman da katıldı. Annesinin feryadı yürek dağladı Törende duygusal anlar yaşandı. Acılı anne Sevgül Dalbudak’ın tabut başında gözyaşları içinde "Gel annem" diyerek feryat etti. Sevenleri de gözyaşlarına hakim olamadı. Doğum günü için plan yapılmıştı Rıza Tamer Şişman’ın 21 Nisan’daki doğum gününde İstanbul’da ödül törenine katılmak üzere gitmeyi planladığı öğrenildi. Ödül töreninin ardından arkadaşlarının kendisine sürpriz doğum günü kutlaması hazırladığı öğrenildi. Ancak acı haber sonrası kutlama için hazırlık yapan yakın dostları Muğla’ya gelerek cenaze törenine katıldı. Türkiye’nin dört bir yanından geldiler Çevre illerden, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere çok sayıda seveni Akyaka’ya akın etti. Ünlü sanatçılar Zeynep Bastık, Deniz Seki ve Ferhat Göçer de çelenk göndererek taziyelerini iletti. Sanatçının tabutunun başına gitarının konuldu. Popstar Türkiye ile tanınmıştı Rıza Tamer Şişman, 2004 yılında katıldığı Popstar Türkiye yarışmasında sergilediği performans ve sahne enerjisiyle dikkat çekmiş, yarışmayı üçüncü sırada tamamlayarak hafızalarda yer edinmişti.