ASAYİŞ - 27 Nisan 2026 Pazartesi 09:23

Sesle panik ve korku yaşayan vatandaşın aracına yorgun mermi isabet etti

A
A
A
Sesle panik ve korku yaşayan vatandaşın aracına yorgun mermi isabet etti

Hatay’da evin önünde park halinde bulunan otomobilin kaputuna yorgun mermi isabet etti. Evinin bahçesinde oturduğu esnada sesle panik yaşayan Mehmet Cemil Albayrak, aracının ön kaputundaki yorgun mermiyi gördüğünde şok oldu.


Kumlu ilçesi Uzunkavak Mahallesi’nde yaşayan Mehmet Cemil Albayrak, hava almak için evin bahçesinde oturduğu esnada büyük bir ses duydu. Aniden gelen sesten dolayı korkup panik yaşayan Albayrak, arabanın camının patladığını düşünerek aracın etrafına bakarken otomobilin kaputuna yorgun mermi isabet ettiğini gördü. Aracının kaputuna isabet eden yorgun mermiyi gören Albayrak, korku ve şaşkınlık yaşadı. Her sabah ailesiyle bahçede kahvaltı yapan Albayrak, yorgun merminin ailesine veya herhangi birisine isabet etmediği için mutlu olduğunu söyledi. İnsanların mutlu olduklarında silah sıkmalarının gerekmediğini belirten Albayrak, daha duyarlı olunmasını isteyerek denetimlerin arttırılması gerektiğini söyledi.



"Arabanın etrafına bakarken ön kaputunda yorgun mermi isabet etmiş"


Bahçede dinlendiği esnada büyük ses duyup aracına bakarken yorgun mermi isabet ettiğini gören Mehmet Cemil Albayrak, "Sabah uyandım, işe gitmek için üstümü değiştirdim. Köpeğimle dışarıya çıkıp hava almak için bahçede otururken birden çok büyük bir ses geldi ve sesten dolayı korktuk. Arabanın camı mı patladı diye arabanın etrafına bakayım dedim. Arabanın etrafına bakarken ön kaputunda yorgun mermi isabet etmiş. Bu olay gerçekten bizi üzdü ve hala yorgun merminin şaşkınlığını yaşıyorum. Biz her gün sabah burada annem, babam ve nenemle beraber kahvaltı yapıyoruz. Belki o anda biz de burada olabilirdik, kahvaltı yaptığımız esnada da birimize isabet edebilirdi. Mala geldiği için mutluyum, sevinçliyim. Mal önemli değil bahçemizde çocuklar var, Allah korusun burada çocuklar da geziyor. Birine isabet etse felç kalsa daha kötü olurdu. Bu şekilde atlattığımız için mutluyum" dedi.



"Aklımda böyle bir şey gelmezdi, evimin önünde o güvenle oturamayacaksam nerede oturacağım"


Aklına böyle bir olay yaşayacağının asla gelmediğini ifade eden Albayrak, "Aklımda böyle bir şey gelmezdi, evimin önünde o güvenle oturamayacaksam nerede oturacağım. Böyle bir olay aklımın ucundan asla geçmezdi. Asker eğlenceleri sürekli oluyor. Silahlar sıkılıyor ve insanlarımız biraz duyarsız davranıyorlar. Bu şekilde böyle olayları yaşıyoruz. O yüzden insanlarımızın biraz daha duyarlı olması gerekiyor. Böyle şeyleri düşünmesi gerekiyor. Bunun için bir polisi veya jandarmayı aramadım. Çünkü bu durum insanlarla kaynaklı bir şey, ekipler gidip insanların başında nöbet mi tutacak. İnsanlarımızın biraz daha dikkatli olması gerekiyor ve denetimin arttırılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.



Sesle panik ve korku yaşayan vatandaşın aracına yorgun mermi isabet etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Niğde Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde solunum testlerinde yeni dönem Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, solunum fonksiyon testlerine uyum sağlamakta zorlanan çocuklar ve nefes testi yapamayan hastalar için impuls osilometri (IOS) cihazı hizmete alındı. Hastane bünyesindeki Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Kliniği’nde kullanılmaya başlanan cihaz sayesinde özellikle çocuk hastaların solunum fonksiyonları daha kolay, hızlı ve ağrısız şekilde test edilebilecek. Hastaneden yapılan açıklamada, modern tıbbi cihazlarla sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmaya yönelik yatırımların sürdüğü belirtilerek, vatandaşların daha hızlı ve etkin sağlık hizmetine erişiminin amaçlandığı ifade edildi. Çocuk Alerjisi ve İmmünoloji Hastalıkları Uzmanı Deniz Yılmaz, cihazın özellikle çocuklarda ve klasik nefes testlerine tam uyum sağlayamayan hastalarda önemli kolaylık sunduğunu belirtti. Dr. Deniz Yılmaz, "İmpuls osilometri, solunum yollarının durumunu değerlendiren kolay ve ağrısız bir testtir. Özellikle çocuklarda ve nefes testine tam uyum sağlayamayan kişilerde kullanılır. Bu testte kişi sadece normal şekilde nefes alıp verir. Cihaz, nefes sırasında çok küçük titreşimler göndererek hava yollarının ne kadar açık ya da dar olduğunu ölçer" dedi. Yılmaz, cihazın hastaneye kazandırılmasında emeği geçen hastane yönetimine teşekkür ederek, yeni sistemin çocuk hastaların tanı ve takip süreçlerine önemli katkı sağlayacağını kaydetti.
Trabzon Kahverengi kokarcaya karşı mücadelede zehirli mantarlardan yararlanılacak Kahverengi kokarcaya karşı yürütülen mücadelede, böceği enfekte ederek öldüren zehirli mantarlar yeni bir umut olarak öne çıkıyor. Laboratuvarda yüksek etkili bulunan türlerle yerli bir biyolojik ilaç geliştirilmesi hedefleniyor. Türkiye’de 2017 yılında tespit edilen kahverengi kokarca, geniş bir alana yayıldı. Doğal düşmanının bulunmaması ve coğrafi koşulların uygunluğu nedeniyle hızla çoğalan zararlı, bugün tarımsal üretim açısından ciddi bir tehdit haline geldi. 300’ün üzerinde bitkiyle beslenebilen kahverengi kokarca, özellikle fındık başta olmak üzere birçok üründe verim ve kalite kaybına yol açıyor. Sokucu-emici ağız yapısı sayesinde bitkilerin öz suyunu emerek hem bitkiye hem de tohuma zarar veriyor. Zararlıya karşı farklı mücadele yöntemleri uygulanıyor. Kimyasal mücadele ile birlikte biyoteknik yöntemlerde feromon tuzakları kullanılarak böcekler belirli alanlarda toplanıp imha ediliyor. Biyolojik mücadelede ise "samuray arısı" olarak bilinen tür öne çıkıyor. Bu arı, yumurtasını kokarcanın yumurtasına bırakarak zararlının çoğalmasını engelliyor. Tüm bunların yanında böcekle mücadelede yeni yöntemler de geliştiriliyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü tarafından yapılan çalışma ile kahverengi kokarcayı enfekte ederek öldüren mikroorganizmalar üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Özellikle mantar türleri, böceğin üzerine temas ederek enfeksiyon oluşturma özelliğiyle dikkat çekiyor. Laboratuvar ortamında yapılan çalışmalarda bazı mantar türlerinin kahverengi kokarca üzerinde yüksek etkili olduğu tespit edildi. Bu kapsamda, etkili bulunan mantar türlerinden yerli bir biyolojik ilaç geliştirilmesi hedefleniyor. İlacın doğadaki etkinliği ve hedef dışı canlılar üzerindeki etkileri test edildikten sonra üretim ve kullanım sürecine geçilmesi planlanıyor. "Samuray arısı ile yapılan uygulamaların etkili bir sonuç verip vermediğini göremiyoruz" Yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler veren KTÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Demir, "Maalesef tarımsal açıdan ciddi bir saldırı ile karşı karşıyayız. Kahverengi kokarca 2017 yılında ülkemizde tespit etti. Trakya ve Batum bölgelerinden ülkemize giriş yaptı. Geldiğinde onun bu doğada bir düşmanı yoktu. Dolayısıyla meydan tamamen ona kaldı. Coğrafyamızda böceğin yaşaması için çok uyumlu. Yaklaşık 300’ün üzerinde bitki ile besleniyor. Bu böcek birkaç yıl olmasına rağmen çok ciddi yüksek popülasyona ulaştı. Değişik yöntemlerle zararlı ile mücadele etmek mümkün. Bunlardan bir tanesi kimyasal mücadele. Biyoteknik mücadelede çeşitli çekici kokular kullanılıyor. Feromon tuzakları ile böcekler bir araya toplanarak imha edilir. Bu yöntemler bazen tek başına uygulanabilir olduğu gibi bazen birlikte uygulanması gerekir. En etkili uygulama yöntemi bunlardır. Biyolojik mücadelede ise samuray arısı olarak bilinen arıcığın bu böceğin mücadelesinden kullanılmasıdır. Samuray arısı kendi yumurtasını gidip kokarcanın yumurtasının içerisine bırakıyor. Böylelikle kokarcanın değil samuray arısının yumurtaları çıkıyor. Maalesef böcek çok yoğun bir popülasyona sahip. Biyolojik mücadele noktasında özellikle samuray arısı ile yapılan uygulamaların etkili bir sonuç verip vermediğini göremiyoruz" dedi. "Öldürme etkisi yüksek iki mantardan yerli bir ilaç geliştirmeye hedefliyoruz" İki tür mantarın kahverengi kokarca üzerinde etkisini tespit ettiklerini belirten Demir, "Başka mücadele yöntemlerini de devreye almak gerekir. KTÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü olarak böcekleri öldüren mikroplar üzerinde çalışıyoruz. İnsanları ve hayvanları öldüren mikroplar varsa böcekleri öldüren mikroplar, bakteriler ve virüsler var. Böceklerle mücadele yöntemini belirlerken böceğin biyolojisi de önemli oluyor. Kahverengi kokarca sokucu emici ağız yapısına sahip. Isırarak beslenmiyor, hortumunu ile sokarak bitkinin öz suyunu veya fındığın içerisindeki yumuşak suyu emiyor. Böylelikle hem bitkiye hem tohumuna zarar veriyor. Sokucu, emici ağız yapısına sahip olduğu için hangi mikropları değerlendirelim noktasında değerlendirme yapıyoruz. Bu durumda mantarlar öne çıkıyor. Mantarların böcekler tarafından yenmesine gerek yok. Mantar sporları böceğin üzerine düşer orada çimlenmeye başlar. Dolayısıyla böcek üzerinde enfeksiyonunu başlatır. Coğrafyamız mantarlar ve böcek için uygun. Biz bunları buluşturalım diye yola çıktık. Öldürücü mantarlarımızla böceği kontrol etmek için harekete geçtik. Elimizdeki 20 mantarla laboratuvar ortamında çalışmaya başladık. Yaptığımız denemelerde özellikle iki tane türün böceğin üzerinde çok etkili olduğunu gördük. Bundan sonra öldürücü etkisini yüksek o iki mantardan yerli bir ilaç geliştirmeye hedefliyoruz. Laboratuvarda etkili olan ilaç doğada etkili olacak mı buna bakacağız. Etkili olacağını düşünüyoruz. Sonrasında bu ilacın yan etki denemesini yapacağız. Bu ilacın hedef dışı organizmalar üzerinde etkili olmasını istemiyoruz. Bunu belirleyeceğiz. Herhangi bir sıkıntı olmaması halinde bu ilacı ilgilenen bir firma ile birlikte ticarileşme noktasında yol yürüyeceğiz. Sonrasında çiftçilerimizin kullanıma sunulacak" şeklinde konuştu. "Maalesef saldırısı ve popülasyon yoğunluğu çok yüksek" Kahverengi kokarca popülasyonun ilerleme ve yayılma aşamasında olduğuna dikkat çeken Demir, "Maalesef saldırısı ve popülasyon yoğunluğu çok yüksek. Özellikle geçen yıl sahadan 8-9 bin böcek topladım. Bazı yerlerde dengelenmiş olabilir ama yeni alanlara hızlı yayılmakta. Yeni alanlar böcek için beslenme ve iklim koşullarının yeniliği demek. Böcek şuan sahip kesiminde bu bizim için bir avantaj. Ama baktığımızda böceğin yüksek rakımlara çıktığını görüyoruz. Risk yüksek. Popülasyon henüz durulma aşamasında değil halen ilerleme ve yayılma aşamasındadır. Ciddi bir durum var. Halk ile birlikte eş zamanlı uygulamalar yapmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Denizli Denizli azman güvercinleri güzellikleriyle mest etti Denizli’nin endemik değerlerinden biri olan Denizli Azman Güvercinleri, bu yıl 13’üncüsü düzenlenen Irk Güzelliği Yarışmasında görücüye çıktı. Yoğun katılımla gerçekleşen organizasyonda, farklı kategorilerde dereceye giren yetiştiriciler ödüllerini aldı. Denizli’nin yüzyıllardır özenle yetiştirilen endemik değerlerinden biri olan Denizli Azman Güvercinleri, 13. Irk Güzelliği Yarışması kapsamında jüri karşısına çıktı. Denizli’ye özgü dört endemik güvercin ırkından biri olan Denizli Azmanı, estetik görünümü, güçlü duruşu ve uçuş karakteristiğiyle bir kez daha ilgi odağı oldu. Düzenlenen yarışmaya katılan kuşlar; Beyaz, Kesme Kuyruk ve Ciba kategorilerinde, genç ve kart (yetişkin) dişi-erkek gruplarında değerlendirildi. Alanında uzman isimlerden oluşan hakem heyeti, güvercinleri aerodinamik yapı, renk düzeni ve ırk standartlarına uygunluk açısından titizlikle inceledi. Hakem Heyeti Üyesi Dr. Hayri Ün, yarışmanın yalnızca bir organizasyon değil aynı zamanda kültürel mirası koruma projesi olduğunu belirterek, Denizli Azman Güvercinleri’nin geçmişten emanet kalan önemli bir genetik değer olduğunu söyledi. Ün, yetiştiricilerin her geçen yıl daha bilinçli hale geldiğini ve ırk özelliklerinin başarıyla korunduğunu ifade etti. Yarışma sonuçlarına göre Beyaz Kategorisi Kart Erkeklerde Ayberk Türemen birinci, Kemal Göçoğlu ikinci, Mehmet Alabaş üçüncü olurken; Kart Dişilerde Seven Şahal birinci ve üçüncü, Abdullah Temiz ikinci sırada yer aldı. Genç Beyaz Erkeklerde Abdullah Temiz birincilik ve üçüncülük elde ederken, Seven Şahal ikinci oldu. Kesme Kuyruk Kategorisi Kart Erkeklerde Mehmet Ergen birinci, Seven Şahal ikinci, Ayberk Türemen üçüncü olurken; Kart Dişilerde Kemal Göçoğlu birinci, Ayberk Türemen ikinci, Burak Gemici üçüncü sırada yer aldı. Genç Erkeklerde Abdullah Temiz üçüncü olurken, Genç Dişilerde Seven Şahal birincilik elde etti. Ciba Kategorisi Kart Erkeklerde Oktay Bıtiktaş birinci ve üçüncü, Mehmet Koçer ikinci, Abdullah Temiz dördüncü olurken; Kart Dişilerde Burak Gemici birinci ve ikinci sırayı aldı. Genç Erkeklerde İsmail Tınaztepe üçüncü, Genç Dişilerde ise Abdullah Temiz üçüncü oldu. Hakem Teşvik Ödüllerinde ise Gök Kuyruk Kart Erkek kategorisinde Mehmet Ergen, Ciba Genç Erkek kategorisinde İsmail Tınaztepe ödüle layık görüldü. Yoğun katılımla gerçekleşen yarışma, Denizli’nin önemli genetik miraslarından biri olan Azman güvercinlerinin gelecek nesillere aktarılması adına önemli bir organizasyon olarak değerlendirildi.