GÜNDEM - 26 Nisan 2026 Pazar 10:00

Çarşının 10 kiloluk Prens’i

A
A
A
Çarşının 10 kiloluk Prens’i

Kocaeli’de 7 yıl önce uğradığı köpek saldırısında ağır yaralanan ve esnafın şefkatiyle hayata tutunan 10 yaşındaki kedi ’Prens’, 10 kiloluk cüssesi ve sevimliliğiyle İzmit çarşısının ilgi odağı oldu. Asıl yuvası olan çanta dükkanının kepenkleriyle her sabah güne başlayan Prens, gün boyu diğer esnafı da dükkanlarında ziyaret ederek tüm çarşıya sevgi dağıtıyor.


Yaklaşık 7 yıl önce sokak köpeklerinin saldırısı sonucu ağır yaralanan ve geçirdiği ameliyatlarla hayata tutunan kediye, İzmit’te çanta dükkanı işletmecisi Fikret Uslu kucak açtı. 10 kilogram ağırlığındaki "Prens", gününü Uslu’nun dükkanında ve çarşıdaki diğer esnafı ziyaret ederek geçiriyor.


Peynircisinden kasabına kadar herkesin tanıdığı kedi, boynunda taşıdığı kocaman ’P’ harfli kolyesiyle esnaf ve müşterilerden yoğun ilgi görüyor. Çarşı esnafının ortak değeri haline gelen Prens, bu sevimli görünümüyle dükkanın önünde kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyenlerin de odak noktası oluyor.



"O sesleniş, o sesleniş oldu"


İşletmeci Fikret Uslu, Prens ile 7 yıl önce dükkanın karşısında tesadüfen karşılaştıklarını ve seslenmesi üzerine yanına gelen kedinin bir daha yanından ayrılmadığını söyledi. Uslu, "Prens’e 7 yıl önce başkası bakıyordu. Bakan kişi iş değişikliği yaptı. Ben mağazamın karşısından ’Prens’ diye kendisine seslendim. O sesleniş, o sesleniş oldu. Sonra yanıma geldi ve bir daha gitmedi. Benim yanıma gelmeden önce Prens’e köpekler saldırmıştı, karın altında ağır yarası vardı. Tabii onlar da can. Kendi alanlarını korumak için bunu yapıyorlar. Prens o saldırıdan sonra büyük ameliyatlar geçirdi. Ameliyatlardan sonra Rabbim ona bir daha ömür biçerek bize bahşetti. O gün bugündür kapımızın önünden ayrılmıyor. Ayrılsa da kapı komşumuza gidiyor, geliyor" dedi.



"Sabah kepengi açtıktan sonra bizimle beraber mesaiye başlıyor"


Kedinin hayatlarında önemli bir yer edindiğini belirten Uslu, "Prens’in bizden fazla istediği bir şey yok. Mağazamızda uyuyor. Akşamları dükkanı kapatıyoruz. Dükkanda maması, suyu, tuvalet kabı her şeyi hazır vaziyette bekliyor. Akşam saatlerinde istirahate geçiyor. Sabah kepengi açtıktan sonra bizimle beraber mesaiye başlıyor. Kendisi de çanta dükkanımızın bir ferdi oldu" diye konuştu.



"Esnaf ile dostane ilişkiler kurdu"


Uslu, Prens’in çarşıdaki diğer esnafla da dostane ilişkiler kurduğunu anlatarak, "Seveni çok. Prens’e burada bakan birçok esnaf ve müşteriler var. Allah hepsinden razı olsun. Kimsenin Prens’i elinin tersiyle ittiğini görmedim. Kendisine sevgiyle bakıyorlar. Kolyesini bir esnaf arkadaşım yaptı. Sabahları benden rızkını alır, peynircimize gider rızkını alır, ondan sonra kasaba gider, orada da rızkını alır. Bu şekilde dolaşır ama dönüp dolaşıp yine kapımızda bekler. Bazen de sıkılabiliyor tabii, sevgi de bir yere kadar. O da kendi hürriyetini istiyor" ifadelerini kullandı.



"Sabahları kepengin altından çıkmasını bekliyorum"


Sabahları Prens’i göremediğinde endişelendiğine dikkati çeken Fikret Uslu, "Kepengi açtıktan sonra eğer bir dakika içinde o kepengin altından Prens çıkmazsa, ’acaba başına bir şey mi geldi’ diye büyük endişe duyuyorum. Bütün hayvanlar için aynı duygular içindeyim. Bu benim için bambaşka bir sevgi. Hani derler ya, evlat sevgisi gibi bir sevgi" şeklinde konuştu.



"Mağazamıza enerji ve bereket verdi"


Evinde de iki kedisi olduğunu söyleyen Uslu, hayvanların hayatına kattığı güzellikleri şöyle anlattı:


"Bu canlılar fazla bir şey istemiyor. Kapımızın önünde bir kap yemek ve bir kap da su koymamız yeterli. Ben evimde de iki kedi besliyorum. Kediler gelince evimizin enerjisi değişti, pozitif oldu. Prens de mağazamıza enerji verdi, bereket verdi. Mağazamıza gelenlerin de ilgisini çekiyor. Bazen kapının önünde 15 kişi toplanıyor, Prens’e sevgi gösteriyorlar, fotoğraf çektiriyorlar, mama getirenler de oluyor. Duyarlı insanlarımızdan Allah razı olsun."



"Otobüse binecekken onu görmeye gelen var"


Uslu, insanların sırf kediyi görmek için güzergahını değiştirdiğine şahit olduğunu belirterek, şunları söyledi:


"Burada diyaloglarımız da çok güzel. Herkes kedimizi tanıyor şu caddede. Bazen esnaf arkadaşlarıma soruyorum. ’Prens senin dükkana gelince ne yapıyor’ diyorum. ’Yemek için gelmiyor, oturuyor. Sanki bir bereket dağıtıyor’ yanıtını alıyorum. Bunlar güzel şeyler. Ben hiçbir zaman kendisinden şikayet almadım. Cumhuriyet Parkı var yukarıda, otobüslerin geçtiği işlek bir yer. Bir hanımefendi, ’otobüse oradan binecektim ama aklıma kedi takıldı. Ben buraya kadar gelip onu görüp gitmek istedim. Bir mama bırakmak istedim’ demişti. Bu sevgi bizi onurlandırıyor."


Sokak hayvanlarına karşı duyarlılık çağrısında bulunan Uslu, "Bu canlılar sadece sevgi ve bir kap yemek istiyor. Başka hiçbir şey istemiyorlar. İnsanlarımızdan mahalle aralarındaki canlara kucak açmalarını, onları göz ardı etmemelerini temenni ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.



Çarşının 10 kiloluk Prens’i

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Genç piyanistin ’üstün’ başarısı Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümü 2. sınıf öğrencisi Efruz Fulin Dokur, müzik yolculuğunda önüne çıkan engelleri azmiyle aşarak Türk Eğitim Vakfı’ndan (TEV) "Üstün Başarı Bursu" almaya hak kazandı. Üniversiteyi sadece 6 aylık yoğun bir hazırlıkla yüzde 100 burslu kazanan genç piyanist, şimdi ise uluslararası yarışmalara katılıp ve Avrupa’daki prestijli okullarda lisansüstü eğitimine yön vermek istiyor. Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Müzik Bölümü Piyano 2. sınıf öğrencisi Efruz Fulin Dokur, müzik dünyasında zor olanı başararak gurur tablosu çizdi. Profesyonel müzik eğitimine yaşıtlarından geç başlamasına ve çevresinden aldığı "kazanamazsın" eleştirilerine rağmen pes etmeyen Dokur, kendi başarı öyküsünü yazdı. Kısa sürede büyük başarı Adana’da başlayan ve 11 yaşında İzmir’e taşınmasıyla şekillenen müzik tutkusunu mesleğe dönüştürmeye lise son sınıfta karar veren Efruz Fulin Dokur, bu süreçte pek çok zorlukla karşılaştı. Anadolu Lisesi mezunu olan ve teknik eksiklikleri olduğu gerekçesiyle "konservatuvar kazanamazsın" denilen genç yetenek, Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Başar Can Kıvrak ile tanışınca hayatı değişti. Hocasıyla birlikte 6 ay boyunca saatlerce süren, elleri ağrıyana kadar devam eden disiplinli bir çalışma yürüten Dokur, bu kısa sürede iki vakıf üniversitesine yüzde 100 burslu olarak kabul aldı. Tercihini ise gelişiminde büyük payı olan hocasıyla devam etmek adına Yaşar Üniversitesi’nden yana kullandı. Başarısını akademik hayatında da sürdüren Dokur, zorlu mülakat ve performans sınavlarını geçerek TEV Üstün Başarı Sanat Bursu’nu kazandı. Hedef: Avrupa Başarılarına her gün bir yenisini ekleyen Efruz Fulin Dokur, gelecek planlarını şu sözlerle aktardı: "Müzik benim için hiçbir zaman vazgeçemediğim bir tutku oldu. Ailem ilk başta tereddüt etse de azmimi görünce en büyük destekçim haline geldiler. Şimdi önümde Haziran ayında katılacağım Karadağ Uluslararası Piyano Yarışması ve Çanakkale’deki yaz kampı var. Ayrıca Erasmus sınavını da kazandım; Hamburg, Karlsruhe veya Stuttgart’taki prestijli müzik okullarından birinde eğitimime devam etmeyi hedefliyorum. Bundan sonraki süreçte en büyük hedefim, Yaşar Üniversitesi’ndeki eğitimimi en iyi şekilde tamamlayıp uluslararası platformlarda ülkemi ve okulumu gururla temsil etmek. Ardından Almanya ve Amerika’da hedeflediğim yüksek lisans ve doktora eğitimlerimi tamamlayarak ülkeme donanımlı bir akademisyen olarak dönmeyi amaçlıyorum." Genç yeteneklere "Yapabilirsin" demek istiyorum Kendisi gibi hayallerinin peşinden giden gençlere seslenen Dokur, "Cumhuriyet değerlerine yakışır, çağdaş bir konser piyanisti olmanın yanı sıra, klasik müziği toplumun her kesimine sevdiren bir eğitmen olmak en büyük hayalim. Özellikle benim gibi ’geç kalmışlık’ endişesi taşıyan, o zorlu yollardan geçen genç yeteneklerin ellerinden tutup onlara ’yapabilirsin’ diyen saygın bir akademisyen olmak istiyorum. Bu noktada TEV Üstün Başarı Sanat Bursu benim için sadece maddi bir destek değil; tırnaklarımla kazıdığım bu zorlu yolun ve bitmek bilmeyen çalışma azmimin en büyük alkışı oldu. Yaşıtlarıma kıyasla bu yola geç çıkmama rağmen disiplinle elde ettiğim bu başarılar bana tarifsiz bir gurur veriyor. Kendi hikayemle, hayallerinin peşinden giden tüm gençlere umut olabilmeyi diliyorum; çünkü pes etmediğiniz ve azimle çalıştığınız sürece başarı daima mümkündür" dedi.
İstanbul Barış Manço’nun şarkılarından esinlenilerek yapılan eserler sanat severlerle buluştu Kültür Medeniyet Vakfı (KÜME) bünyesinde gerçekleştirilen ArtıKÜME ODAK 2025 seçkisi kapsamındaki "Mümkün" sergisi, Türk müziğinin efsane ismi Barış Manço’nun hatırasını sanatla buluşturdu. Kaligrafi sanatçısı tarafından Barış Manço’nun ölümsüz şarkı sözlerinden ilhamla hazırlanan 50 eser, ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Doğukan Manço, "Barış Manço eserleri her yaş dilimine farkı mesajlar veriyor. İşte o mesajların burada farklı yorumlanmasını görüyorum. Bu bana ayrı bir heyecan veriyor. Bu oluşumun içerisinde olmaktan çok duygulandım çok mutlu oldum" dedi. İstanbul’un tarihi mekanlarından Karaköy Palas’ta; ArtıKÜME 2025 seçkisi ile Türkiye genelindeki kültür sanat etkinliklerini sistematik biçimde kayıt altına alan ODAK projesinin tanıtım sergisi aynı çatı altında buluştu. Kültür Medeniyet Vakfı (KÜME) tarafından yürütülen çalışmalar doğrultusunda sanatın üretimiyle, kültürün verisi yan yana geldi. "Mümkün" isimli sergi de 25 sanatçının eserleri sanat severlerle buluştu. Barış Manço şarkıları kaligrafiyle hayat buldu Serginin en dikkat çekici bölümlerinden birini, Türk müziğinin efsane ismi Barış Manço’nun unutulmaz eserlerinden esinlenerek hazırlanan özel koleksiyon oluşturuyor. Kaligrafi sanatçısı Erhan Olcay imzasını taşıyan ve sanatçının şarkı sözlerini görsel bir şölene dönüştüren 50 tablo, ziyaretçileri nostaljik bir yolculuğuna çıkarıyor. Sergi alanını ziyaret eden Barış Manço’nun oğlu Doğukan Manço, babasının eserlerinin kaligrafi sanatıyla yorumlandığı tabloları incelerken duygu dolu anlar yaşadı. Eserler hakkında sanatçı Erhan Olcay’dan detaylı bilgi alan Manço, projenin babasının mirasını yaşatmak adına çok değerli olduğunu ifade etti. "Barış Manço eserleri her yaş dilimine farkı mesajlar veriyor" Heyecanlı ve duygu dolu anlar yaşadığını ifade eden Şarkıcı ve DJ Doğukan Manço, "Burada Barış Manço’yu ciddi bir tema olarak işlemişler. Barış Manço’nun bizlere anlattığı o eserleri kendi yorumuyla görselleştiren ve bize bunları aktaran çok değerli bir serginin içerisindeyiz. Bu sergi insan oğlunun var oluşundan başlıyor ta ki ölümüne kadar. Bunları başka bir ağızdan dinliyor olmak resmedilmiş halini görüyorum. Çok büyük bir heyecanla bakıyorum. Burada dört kapı eserinin yorumlanmasını görüyoruz. Ben bile dört kapıyı dinlerken bir dakika dur bir daha başka bir gözle bakayım diyorum. Barış Manço eserleri her yaş dilimine farkı mesajlar veriyor. İşte o mesajların burada farklı yorumlanmasını görüyorum. Bu bana ayrı bir heyecan veriyor. Bu oluşumun içerisinde olmaktan çok duygulandım çok mutlu oldum" dedi. "50 parçanın hepsinde de Barış Manço’yu baz aldım" Sergide bulunan 50 eserinin hepsinde de Barış Manço’nun şarkılarından esinlendiğini belirten kaligrafi sanatçısı Erhan Olcay, "Sergimin ismi yolculuk. 3 yıldır üzerinde çalıştığım bir proje 50 parçadan oluşuyor. 2 bölüme ayırdım sergiyi birincisi insanın yolculuğunu anlattığım bir seçki diğeri de müzikal grafi diye adlandırdığım çalışmalardan oluşuyor. 50 parçanın hepsinde de Barış Manço’yu baz aldım. Sergimin ismi yolculuk o da Barış Manço’nun 2023, 2024 ikinci yolculuk, 2025 son yolculuk diye şarkıları var. Bende eserlerimi o yıllarda oluşturduğum için aynı zamanda sergimde isim vermiş oldu bu şarkılar. Her şarkıya bir eser yaptım" dedi.
İstanbul Beşiktaş ile Fatih Karagümrük, 18. randevuda Beşiktaş, Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında yarın sahasında karşılaşacağı Fatih Karagümrük ile 18. kez rakip olacak. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Beşiktaş ile Fatih Karagümrük, yarın saat 20.00’de Tüpraş Stadyumu’nda karşı karşıya gelecek. Ligde siyah-beyazlılar 16 galibiyet, 7 beraberlik ve 7 mağlubiyetle topladığı 55 puanla 4. sırada bulunuyor. Kırmızı-siyahlılar ise 5 galibiyet, 5 beraberlik ve 20 mağlubiyetle aldığı 20 puanla son sırada yer alıyor. Ligde 18. randevu Beşiktaş ile Fatih Karagümrük, Süper Lig’de 17 kez karşı karşıya geldi. Bu maçlarda siyah-beyazlılar 12, kırmızı-siyahlılar ise 2 kez sahadan galibiyetle ayrıldı. İki takım arasındaki 3 müsabaka ise beraberlikle sonuçlandı. Kartal, söz konusu maçlarda 37 kez rakip fileleri havalandırırken, kalesinde de 12 gole engel olamadı. Sezonun ilk yarısında Fatih Karagümrük’ün ev sahipliğinde oynanan mücadeleyi Beşiktaş 2-0 kazandı. Son 7 maçta rakibine mağlup olmuyor Siyah-beyazlılar, Fatih Karagümrük ile oynadıkları son 7 lig müsabakasında mağlubiyet yaşamadı. Söz konusu süreçte 6 kez galip gelen Kartal, 1 kez de rakibiyle puanları paylaştı. Beşiktaş, bu maçlarda 13 kez rakip fileleri sarsarken kalesinde 2 gol gördü. Beşiktaş’ın rakibine karşı 2020-2021 sezonunda yaşadığı son mağlubiyette de takımın başında Sergen yalçın bulunuyordu. Devis Vasquez, ilk kez forma giyecek Beşiktaş’ın Kolombiyalı kalecisi Devis Vasquez, Fatih Karagümrük karşısında siyah-beyazlı formayla ilk resmi maçına çıkacak. Ara transfer döneminde İtalya Serie A ekiplerinden Roma’dan kiralık olarak kadroya dahil olan Vasquez’in, sarı kart cezalısı Ersin Destanoğlu’nun yerine Fatih Karagümrük müsabakasında 11’de sahaya çıkması bekleniyor. Kartal’da 3 eksik Beşiktaş’ta Fatih Karagümrük mücadelesinde Amir Murillo ve Ersin Destanoğlu, sarı kart cezalısı olduğu için forma giyemeyecek. Siyah-beyazlılarda ayak bileğinde bağ yırtığı olan orta saha oyuncusu Kartal Kayra Yılmaz da İstanbul ekibine karşı kadroda yer almayacak. 3 oyuncu sınırda Siyah-beyazlılarda savunma oyuncusu Emmanuel Agbadou, sol bek Rıdvan Yılmaz ve orta saha oyuncusu Salih Uçan, sarı kart ceza sınırında bulunuyor. Batuhan Kolak düdük çalacak Beşiktaş - Fatih Karagümrük maçını hakem Batuhan Kolak yönetecek. Kolak’ın yardımcılıklarını Bilal Gölen ile Mehmet Salih Mazlum yapacak. Karşılaşmanın 4. hakemi Ayberk Demirbaş olacak.