ASAYİŞ - 27 Nisan 2026 Pazartesi 11:01

Önce konuştu, sonra çarptı: O anlar kameraya yansıdı

A
A
A

Giresun’un Batlama yolu üzerinde bir aracın çarptığı kişi ağır yaralandı, olayın ardından kaçan sürücü gözaltına alındı. Kaza anı ise bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.

Giresun Merkez Batlama Bakımevi mevkiinde meydana gelen olayda, Mehmet T. idaresindeki araç, yol kenarında bekleyen Ertan C.’ye çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan Ertan C. ağır yaralandı. Sürücünün ise olay yerinden aracıyla uzaklaştığı görüldü. Bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, kazadan kısa süre önce Mehmet T.’nin araçla gelerek Ertan C. ile konuştuğu, ardından bölgeden ayrıldığı tespit edildi. Kısa süre sonra aynı araçla geri dönen sürücünün, yol kenarında beklemeye devam eden Ertan C.’ye çarptıktan sonra olay yerinden uzaklaştığı görüldü. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan yaralı, Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ertan C.’nin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Olayın jandarma sorumluluk bölgesinde gerçekleşmesi nedeniyle, kaçan sürücü Mehmet T.’nin jandarma ekiplerince yakalanarak gözaltına alındığı bildirildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Lystra’da 2026 kazı sezonu başladı Konya’nın Meram ilçesinde bulunan Lystra Antik Kenti’nde 2026 yılı kazı sezonu başladı. Hristiyanlık dünyası için kutsal kabul edilen kent, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Meram’ın kadim hafızasından gün yüzüne çıkarılan Lystra Antik Kenti, 2026 yılı kazı sezonuyla birlikte insanlığın ortak geçmişine kapı aralamaya devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle ve Konya Büyükşehir Belediyesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi ve Meram Belediyesinin destekleriyle 2024 yılında başlatılan kazıların üçüncü sezonu büyük bir heyecan ve titizlikle start aldı. İncil’de adı geçen nadir yerleşimlerden biri olan, Aziz Pavlus’un ziyareti sebebiyle Hristiyanlık dünyasında özel bir yere sahip olan kentte önceki iki sezonda gerçekleştirilen kazılarda kilise ve şapel kalıntıları başta olmak üzere çok sayıda buluntuya ulaşıldı. Elde edilen veriler, kentin çok katmanlı tarihine ilişkin önemli bilgiler sundu. 2026 yılı çalışmalarında ise yerleşim alanının mimari yapısının daha iyi anlaşılmasına yönelik olarak farklı işlevlere sahip yeni yapıların ortaya çıkarılması hedefleniyor. Bu çerçevede kilise kalıntısı çevresindeki kazılar iki ayrı açmada sürdürülürken, bu yıl ayrıca nekropol alanında da kazılara başlandı. Karakök: "Lystra tarih ve inancın kesiştiği bir nokta" Kazı başkan yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Cahit Karakök, çalışmaların üçüncü sezonuna başladıklarını belirterek, bugüne kadar önemli buluntular elde edildiğini hatırlattı. Mimari yapıların gün yüzüne çıkarılmasına devam edildiğini aktaran Karakök, kilise çevresindeki kazıların sürdüğünü ve nekropol alanında da yeni çalışmaların başlatıldığını kaydetti. Karakök, kazı sezonunun henüz başında olmalarına rağmen antik kente yoğun ziyaretçi ilgisi olduğunu vurgulayarak, "Sezonun ilk günlerinde, Amerika, İngiltere ve Hollanda başta olmak üzere farklı ülkelerden yüzlerce ziyaretçi alanı gezdi. Lystra’ya yönelik uluslararası ilgi her geçen gün artıyor" diye konuştu. Aziz Pavlus’un ziyaret ettiği ve İncil’de adı geçen yerleşimlerden biri olan Lystra’nın, Hristiyanlık dünyası açısından önemli bir merkez olduğunu kaydeden Karakök, bu durumun inanç turizmi bakımından kente olan ilgiyi artırdığını belirtti.
İstanbul Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davasında dinlenen gizli tanık: "Belediyenin içindeki kokuşmuş yapıyı anlattım" Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik 200 sanığın yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. Duruşmada gizlenen gizli tanık XYZ "Belediyenin içindeki kokuşmuş yapıyı ortaya sermek için ifadelerimi anlattım. Belediye içindeki bütün ihalelerde rüşvet çarkları bir şekilde dönmektedir. Maksat rant elde etmektir. Piyasa değerinin üzerine çıkarılıp daha sonra düşük bir maliyet ile x firmasına verilmesidir. Bazen de rakamlar üzerinde oynanmayarak adet sayısı fazla gösterilerek iş verilmektedir" dedi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat ve Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara’nın arasında bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 11’i tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan salonda görülen duruşmada gizli tanık XYZ dinlendi. "Belediye içindeki bütün ihalelerde rüşvet çarkları bir şekilde dönmektedir" Sesi değiştirilerek dinlenen gizli tanık XYZ "Ben daha önce savcılıkta beyanlarımı sundum. Belediyenin içindeki kokuşmuş yapıyı ortaya sermek için ifadelerimi anlattım. Aziz İhsan Aktaş, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak verdiğimiz bilgileri doğrulamıştır. Belediye içindeki bütün kokuşmuş yapıyı belgeleri ile ortaya çıkarmıştır. Belediye içindeki bütün ihalelerde rüşvet çarkları bir şekilde dönmektedir. Aziz İhsan Aktaş etkin pişmanlık hükümlerinde verdiği ifadelerinde bunları doğrulamıştır. Daha önce ifademde işlerin ne şekilde döndüğünü anlatmıştım. İhaleler zaman zaman doğrudan temin zaman zaman çağrı usulü ile yapılır. Buradaki maksat rant elde etmektir. Piyasa değerinin üzerine çıkarılıp daha sonra düşük bir maliyet ile x firmasına verilmesidir. Bazen de rakamlar üzerinde oynanmayarak adet sayısı fazla gösterilerek iş verilmektedir. Rıza Başkan belediyenin bir numarasıdır. Buluşmalarda tanık olduğumuz, belediyelerde iş yapılacaksa Rıza Başkandan geçmesi lazım. Rıza Akpolat acemi olduğu için yönlendiren Başkan Yardımcısı Ali Rıza Başkandır. Ben bunlara bizzat şahit olmadım. Herhangi bir iş yapanın bildiği şeylerdir. Bunları belediye iş yapanlar bilir" dedi. "Rıza Akpolat deneyimli bir başkan olsaydı şu an bu mahkemede kimse hazır bulunmazdı" Gizli tanık beyanlarının devamında "Rıza Akpolat’ın belediyeyi ne kadar zarara uğrattığı bellidir. Düzgün bir işleyiş olsaydı şu an bu mahkemede kimse ne sanık ne tanık olarak yargılanmazdı. Bunlar işlerin acemisi, başkalarının emri ile iş yapanlar yapar. Rıza Akpolat deneyimli bir başkan olsaydı şu an bu mahkemede kimse hazır bulunmazdı. Müteahhit firmalar belediyeye gelir işini yapar faturasını keser ama belediye içinde bu doğru kullanılmadığı için belediyeler ödeme aczine düşer. Dolayısıyla Aziz İhsan Aktaş ve farklı müteahhitler farklı yollara sapar. Usulsüzlük şöyle yapılır; belediyede bir ihale verilecekse, x firmaya verilecekse mutlaka ona verilecektir" ifadelerini kullandı. Duruşmaya gizli tanık beyanlarının ardından 1 saat ara verildi. Aranın ardından bir diğer gizli tanık Yaprak’ın dinleneceği öğrenildi.
Ankara Bakan Yumaklı: "Orman yangınlarıyla mücadelede 28 uçak, 119 helikopter ve 14 İHA ile mücadeleyi yürüteceğiz" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bu yıl orman yangınlarıyla mücadelede 28 uçak, 119 helikopter ve 14 İHA ile mücadeleyi yürüteceğiz. Sayısı 15 adet artan hava araçlarımızla birlikte, havadan müdahale kapasitemizi 462 tona ulaştırmış oluyoruz" dedi. Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, orman yangınlarında riski yüksek olan 30 ilin valisiyle Tarım ve Orman Bakanlığı Yangın Yönetim Merkezi’nde hazırlık ve koordinasyon toplantısı gerçekleştirdi. Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey’in sunumu ile başlayan toplantıda, İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde yangın tatbikatı gerçekleştirildi. 2 uçak, 2 helikopter ve arazözler ile müdahale edilen İnsansız Hava Aracı’nın (İHA) kamerasından izlenen yangın tatbikatında, termal görüntü ile ısının son durumu kontrol edildi. Hava araçlarının başarılı atışı sonrası karadan müdahale ile yangın kısa sürede başarılı bir şekilde kontrol altına alındı ve soğutma işlemleri sürdürüldü. "Yanan alanların bir metrekaresi bile imara açılmamıştır, açılmayacaktır, ağaçlandırılacaktır" Bakan Yumaklı yaptığı açıklamada, iklim değişikliğinin etkisiyle artan sıcaklıklar, kuraklık ve aşırı hava olaylarının, yangın riskini her geçen yıl daha da artırdığını dile getirerek, "Biz de mücadelemizi yangın çıktıktan sonra değil, yangın çıkmadan önce başlatıyoruz. Orman Genel Müdürlüğümüz, kasım ayından bu yana orman içi yollardan akıllı gözetleme kulelerine, ilk müdahale ekiplerinden eğitim çalışmalarına kadar geniş bir alanda hazırlıklarını yaptı. Köylerimizde, okullarımızda, camilerimizde, vatandaşlarımıza ulaştık, bilgilendirme çalışmalarını tamamladık. Özellikle çocuklarımızın doğayla kurduğu bağı çok önemsiyoruz. Çünkü bugün ormanı seven bir çocuk, yarın Yeşil Vatan’ı koruyan bilinçli bir birey olacaktır. Önümüzdeki günlerde 81 ilde ‘Orman Benim’ kampanyası düzenleyeceğiz. 7’den 70’e her bütün vatandaşlarımızı bu seferberliğe davet ediyorum. Ayrıca geçtiğimiz yıl yanan yerlerin ağaçlandırmasını bu yıl tamamlayacağız. Buradan her zaman dezenformasyon konusu yapılan bu konunun tekrar altını çizmek istiyorum. Tıpkı bundan önce olduğu gibi, bundan sonra da yanan alanların bir metrekaresi bile imara açılmamıştır, açılmayacaktır, ağaçlandırılacaktır" açıklamasında bulundu. "Orman yangınlarıyla mücadelede 28 uçak, 119 helikopter ve 14 İHA ile mücadeleyi yürüteceğiz" Yangınla mücadele edecek hava ve kara gücünün arttırılıp daha ileri bir seviyeye taşıdıklarını söyleyen Bakan Yumaklı, "Bu yıl orman yangınlarıyla mücadelede 28 uçak, 119 helikopter ve 14 İHA ile mücadeleyi yürüteceğiz. Sayısı 15 adet artan hava araçlarımızla birlikte, havadan müdahale kapasitemizi 462 tona ulaştırmış oluyoruz. Kara gücümüzde ise bin 953 arazöz, 2 bin 766 ilk müdahale aracı ve 878 iş makinesi sahada olacak. Teknolojiyi, insan tecrübemizle birleştirerek mücadelemizi güçlendirmeye devam ediyoruz. İHA’larımız, akıllı sistemlerimiz ve karar destek mekanizmalarımız, sahadaki insan emeğiyle gerçek anlamına ulaşmış olacak. Bu yıl orman kahramanlarımızın sayısını da 25 binden 28 bine çıkardık. Sayısı 138 bini aşan gönüllümüz de, sahadaki mücadelemizin en büyük destekçisi olacak" şeklinde konuştu. "2025’teki orman yangınlarının yüzde 91’i insan kaynaklı" Ormanların en büyük miras olduğunu vurgulayan Yumaklı, ufacık bir ihmalle küle dönecek kadar da hassas olduklarını belirterek, "İstatistikler acı bir gerçeği yüzümüze çarpıyor. 2025 yılında çıkan orman yangınlarının yüzde 91’i doğrudan ya da dolaylı insan kaynaklı. Yol kenarına atılan bir cam kırığı, tam söndürülmemiş bir piknik ateşi ya da ateşe verilen bir anız tarlası, saatler içinde binlerce hektar alanı ve içindeki canları yok edebiliyor. Bu ihmaller ciğerlerimizi yakıyor. Orman yangınlarının sebebi ile birlikte bir de müsebbibi olur. Bu anlamda ‘sıfır tolerans’ ilkesiyle devam edileceğini, bilerek veya bilmeyerek yangına sebep olmanın ağır cezası olduğunu hatırlatmak istiyorum. Vatandaşlarımıza ‘gelin bu yıl, bu riski hep birlikte yönetelim’ çağrısında bulunuyorum. Rüzgarlı sıcak günlerde açık alanlarda ateş yakmayalım. Piknik sonrası alanın soğuduğundan ve temizlendiğinden emin olalım. En ufak bir duman gördüğünüzde vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayalım. Unutmayalım, bir ağacı korumak, bir canı korumaktır. Bir ormanı kaybetmek, geleceğimizi kaybetmektir" diye konuştu. İbrahim Yumaklı, geçen yıl orman yangınlarında hayatını kaybedenleri ve tüm şehitleri rahmetle andığını belirterek, bu yıl yangınla mücadelede görev alacak personel ve gönüllülere kolaylıklar diledi. "Hedefimiz açıktır, yangın başlamadan riski azaltan ve önleyici yaklaşımı hakim kılmak" Bakan Çiftçi ise yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "AFAD’ın tahliye, geçici barınma, beslenme, lojistik, kaynak yönetimi, sağlık hizmetlerinin koordinasyonu, psikososyal destek, hasar tespiti ve ön iyileştirme süreçlerinde merkezi bir rol oynamaktadır. Emniyetimiz şehir merkezlerinde, jandarmamız kırsal olanlarda,112 Acil Çağrı Merkezlerimiz ise ilk ilk ihbardan itibaren hızlı bir bilgi akışında görev alacaklardır. Bugün icra edeceğimiz toplantıda varlıklarımızın koordinasyonunda alınacak önleyici tedbirler başta olmak üzere; risk haritaları, tahliye güzergahları, su ikmal noktaları, araç ve ekipman envanteri, gönüllü kapasitesi ve vatandaş bilgilendirme faaliyetleri bütün yönleriyle ele alınacaktır. Hedefimiz açıktır. Yangın başlamadan riski azaltan, ihmali önleyen ve sahayı sürekli kontrol altında tutan, güçlü bir önleyici yaklaşımı hakim kılmak. Gecikmeye alan bırakmayan bir müdahale, kargaşaya fırsat vermeyen bir koordinasyon, vatandaşı yalnız bırakmayan bir devlet anlayışı ve Yeşil Vatanı koruyan güçlü bir hazırlık kapasitesi geliştirmek." Çiftçi, Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ile sahada görev yapan ekiplerin çalışmalarının ormanların korunması ve afetlere karşı hazırlık açısından büyük önem taşıdığını belirterek, İçişleri Bakanlığı olarak bu sürece güçlü destek vermeyi sürdüreceklerini ifade etti.
Manisa Köse’den Başkan Dutlulu’ya destek Manisa’da katı atık bertaraf tesisine İzmir’den taşınacak atıklara ilişkin süreç gündemdeki yerini korurken, Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun açıklamalarını teknik açıdan değerlendirerek, destek verdi. Köse yaptığı yazılı açıklamada, Manisa’daki tesisin yalnızca kentin kendi atıkları için planlandığını belirterek, kapasite aşımı riskine dikkat çekti. Köse, "Sayın Besim Dutlulu’nun ifade ettiği gibi bu sürecin geçici olması esastır. 6 ay gibi sınırlı bir süre için planlanan bir uygulamanın uzaması ya da kapasiteyi zorlayacak şekilde devam etmesi, Manisa açısından ciddi çevresel sorunlara yol açabilir" dedi. Köse, atık yönetimi süreçlerinde tesislerin proje kapasitesi, işletme yükü ve çevresel etki sınırlarının esas alınması gerektiğini belirterek, "Bir bertaraf tesisinin planlama kriterleri; günlük işleme kapasitesi, depolama hacmi ve çevresel etki limitleri dikkate alınarak belirlenir. Bu çerçevenin üzerinde oluşabilecek yük artışı, operasyonel verimlilikte düşüşe ve çevresel risklerin artmasına neden olabilir" dedi. Geçici olarak planlanan atık transferlerinin süre ve miktar açısından kontrollü yürütülmesi gerektiğini ifade eden Köse, "Kısa vadeli çözümler, sistemin genel işleyişini bozmayacak ve kapasiteyi aşmayacak şekilde uygulanmalıdır. Aksi durumda koku oluşumu, bekleme sürelerinin artması ve lojistik aksaklıklar gibi ikincil sorunlar ortaya çıkabilir" ifadelerini kullandı. Manisa’daki tesisin öncelikli olarak kentin kendi atık yönetimi ihtiyacına göre projelendirildiğine dikkat çeken Köse, "Bu tür tesislerde bölgesel yük dengesi kritik bir parametredir. Planlama dışı yük artışları, tesisin öngörülen ömrünü kısaltabileceği gibi bakım ve işletme maliyetlerini de artırabilir" diye konuştu. İzmir’deki atık bertaraf sürecine ilişkin kalıcı çözüm ihtiyacına da değinen Köse, "Büyük ölçekli şehirlerde atık yönetimi, yer tahsisi ve entegre tesis planlaması ile sürdürülebilir olmalı. Atığın kaynağa en yakın noktada yönetilmesi, hem lojistik hem de çevresel açıdan daha sağlıklı bir yaklaşımdır" dedi. Köse, iki şehir arasındaki sosyal ve ekonomik ilişkilerin önemine işaret ederek, "Bölgesel dayanışma elbette önemlidir ancak bu süreç teknik kriterler ve kapasite sınırları çerçevesinde yürütülmelidir" ifadelerini kullandı. Açıklamasında, atık yönetiminin uzun vadeli planlama gerektiren bir alan olduğunu vurgulayan Köse, "Sürdürülebilir bir sistem için her ilin kendi atık yönetim altyapısını güçlendirmesi ve geçici uygulamaların kalıcı hale gelmemesi gerekmektedir" değerlendirmesinde bulundu.
Erzurum Yalova İl Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, Gülistan Doku soruşturmasında Erzurum Adliyesi’nde "tanık" sıfatıyla ifade veriyor Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Gülistan Doku dosyası çerçevesinde yürütülen soruşturma kapsamında Erzurum Adliyesi’ne gelen dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen’in tanık sıfatıyla ifade işlemlerine başlandı. 2020 yılında Tunceli’de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku dosyası 6 yıl sonra yeniden açılmıştı. Soruşturma çerçevesinde; dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel ve o yıllarda ilde görev yapan Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir’in de aralarında bulunduğu 12 kişi tutuklanmıştı. 11 kişi Tunceli’de, Tuncay Sonel ise halen Erzurum Aziziye 2 Nolu Y Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuluyor. Gülistan Doku dosyasında soruşturma ve incelemeler devam ederken yeni gelişmeler de yaşanıyor. Olayın yaşandığı dönemde Tunceli İl Emniyet Müdürü olarak görev yapan ve halen Yalova İl Emniyet Müdürü olan Yılmaz Delen, tanık sıfatıyla ifade vermek üzere Erzurum’a çağırıldı. Tanık sıfatı ile bilgisine başvurulan Yılmaz Delen’in ifade işlemlerine başlandı. Gülistan Doku soruşturması 2 ilin Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ortaklaşa yürütülüyor ve koordine ediliyor. Birisi olayların cereyan ettiği Tunceli, diğeri ise yasal mevzuatlardan dolayı Tuncay Sonel’in yargılandığı Erzurum. Halen Erzurum’da tutuklu olarak bulunan Tuncay Sonel ilgili soruşturmayı sürdüren Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının talimat yazısının Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’na ulaşması ve gerekli tebligatın ardından Erzurum’a gelen Yılmaz Delen’in ifade sürecine bu sabah başlandığı öğrenildi. Tunceli’de 2019-2021 yılları arasında İl Emniyet Müdürlüğü görevini yürüten Yılmaz Delen, 23 Ocak 2026’da Yalova İl Emniyet Müdürlüğüne atanmıştı.