GÜNDEM - 22 Ocak 2026 Perşembe 09:38

Tır şoförünün kardan yaptığı anne ve yavru ayı ilgi odağı oldu

A
A
A
Tır şoförünün kardan yaptığı anne ve yavru ayı ilgi odağı oldu

Gümüşhane’de tır şoförünün üç günde kardan yaptığı anne ve yavru ayı ilgi odağı oldu.


Kent merkezinde kar yağışını fırsata çeviren tır şoförü Cihan Oral, yalnızca kürek ve ayakkabı çekeceği kullanarak anne ayı ve yavrusunu karla şekillendirdi. Çocuklarıyla birlikte ortaya koyduğu çalışma, kısa sürede mahallede ilgi odağı haline gelirken vatandaşların da beğenisini topladı. Herhangi bir eğitim almadığını belirten Oral, kara kalem çizimlerinden farklı el işlerine kadar birçok sanat faaliyetiyle uğraştığını söyledi. Daha önceki yıllarda da çeşitli figürlerde kardan heykeller yapan Oral, kar yağdığında bunu sanata dönüştürmekten büyük keyif aldığını ifade etti.


Tır şoförü Cihan Oral öte yandan yaptığı eserleri bozan vatandaşlara da sitem etti.



"Çalışmayı 3 günde tamamlayabildik"


Eseri ortaya çıkarmak için günlerce çalıştığını ifade eden tır şoförü Cihan Oral, "Karne tatilinde görüyoruz ki maalesef ortada hiç çocuk yok. Çocuklarımız dört duvar arasında kalmış durumda. Teknoloji elbette gerekli ama bu kadar da içeriye sıkışmalarını istemiyoruz. Çocukların dışarıda oyun oynamasını, etkinlik yapmasını görmek istiyoruz. Biz çocukken sabah çıkar akşam eve dönerdik, yağmurda çamurda ıslanırdık ama sokaklarda hep çocuk olurdu. Şimdi Gümüşhane merkezde olmama rağmen sokakta neredeyse hiç çocuk görmüyorum. Sağ olsun kızım bugün bana eşlik etti. Arkadaşları da yanındaydı. Hep birlikte güzel bir şey ortaya çıkarmış olduk. Kar çalışması yaklaşık 2-3 saat sürdü. Tek başıma yaptığım için biraz zor oldu. Karı topladıktan sonra donmasını ve iyice sıkışmasını bekledim. Ertesi gün şekillendirmeye başladım. Normalde bu şekilde yapmak daha zor ama başardım" dedi.



"Eserlerimi yıkmasınlar diye sabaha kadar nöbet tutuyorum"


Yaptığı eserlerin daha önce duyarsız vatandaşlarca yıkıldığını ve duruma üzüldüğünü söyleyen Oral, "Tepkiler güzel; fotoğraf çektirenler oluyor, el sallayanlar oluyor. Ancak geceleri sabaha kadar nöbet tuttuğum da oldu. Çünkü küçük ayımızın burnunu bile gelip bozmuşlar. Bu doğru değil. Sonuçta emek veriyoruz, çocuklar eğlensin diye uğraşıyoruz. Bu hevesi kırmamak gerek. Daha önce yaptığım kaplumbağayı da yıkmışlardı; çocuk eve ağlayarak geldi, ‘Baba kaplumbağamızı yıktılar’ dedi. Olmaz yani. Biraz duyarlılık şart. Bu yetenek herhalde doğuştan var, herhangi bir eğitim almadım. Zaten zaman zaman kar heykelleri ve çeşitli çalışmalar da yapıyorum. Çalışmadığım dönemlerde hem spor gibi oluyor hem de can sıkıntımı gideriyorum. Çocukları eğlendiriyorum, bu da hayatımda güzel bir yer ediniyor. Yıllar sonra ‘Bunu da yapmıştım’ diye hatırlayacağım bir anı kalıyor. Çocuklar büyüdüğünde ‘Bizim babamız böyle şeyler yapardı’ diye anlatacaklar. Bu da benim için önemli" diye konuştu.



"Sanatçı olduğu için çok titiz davranıyor"


Cihan Oral’ın yaptığı çalışmaları hayranlıkla takip ettiğini ifade eden Mete Gözlek, "Köyünden tanıyorum Cihan’ı. Köyde iki yıl önce kardan tank yapmıştı. O çalışma çok dikkatimi çekmişti, gerçekten muhteşem olmuştu. Şimdi merkez mahalleye taşındı. Burada da birçok yaptığı şeyi gördüm. Bir fil yapmıştı, sonra bozuldu. Daha önce kaplumbağa yapmıştı. Şimdiki eseri ise çok daha muhteşem olmuş; bir anne ayı ile yavru ayıyı yaptı. Ben de onu destekliyorum, birkaç kez yardım etmeye çalıştım ama o çok titiz. İşini sanatkârlıkla yapıyor. Cihan’ın böyle çalışmalar yapmasından çok memnunum" ifadelerini kullandı.


İkra Aytekin de, "Cihan abi kardan kaplumbağa yaptı, ayı yaptı, fil yaptı, daha önce köyümüzde okulun önüne kardan kedi yapmıştı. Cihan abi resim de çiziyor, gerçekten çok güzel çalışmaları var. Bu son yaptığımız çalışma çok zordu ve üç gün sürdü. Çok üşüdük, hatta bazen aşırı üşüdük. Ama insanlar tebrik etti, fotoğraflarımızı çektiler, durup uzun uzun izlediler. Biz buna bir emek veriyoruz ama gelip bozanlar oluyor. Onlara hakkımız helal değil" dedi.



Tır şoförünün kardan yaptığı anne ve yavru ayı ilgi odağı oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Çivril’de 2025 yılında tamamlanan dev yatırımlar yaşam kalitesini yükseltti Çivril Belediye Başkanı Semih Dere, 2025 yılında ilçe genelinde hayata geçirilen alt ve üst yapı yatırımlarını değerlendirdi. Dere, doğalgazdan yollara, içme suyundan arıtma tesislerine kadar birçok alanda Çivril’in yaşam kalitesini yükselten kalıcı hizmetlere imza attıklarını söyledi. Çivril Belediye Başkanı Semih Dere, 2025 yılı boyunca Çivril merkez ve mahallelerinde gerçekleştirilen alt ve üst yapı çalışmalarına ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. İlçenin her noktasında modern ve konforlu bir yaşam hedefiyle çalıştıklarını vurgulayan Başkan Dere, altyapı yatırımlarının aralıksız sürdürüldüğünü ifade etti. Başkan Dere, İğdir ve Haydan mahallelerinde doğalgaz hattı döşeme çalışmalarının tamamlandığını belirterek, bu sayede vatandaşların yaşam konforunun önemli ölçüde artırıldığını söyledi. Saray, Aşağı, Kızılcasöğüt ve Özdemirci mahallelerinde ise toplam 102 bin 500 metrekare kilit parke taşı döşemesi yapılarak yolların daha kullanışlı hale getirildiğini kaydetti. Uzun yıllardır atıl durumda bulunan asfalt üretim tesisinin bakım ve onarımlarının tamamlanarak yeniden faaliyete geçirildiğini dile getiren Başkan Dere, tesisin üretime başlamasıyla birlikte belediyenin kendi öz kaynaklarını kullanarak 43 bin 301 metre yolun asfaltlandığını ve ilçede güvenli, konforlu ulaşımın sağlandığını belirtti. Kırsal mahallelerde de yoğun bir çalışma yürütüldüğünü ifade eden Başkan Dere, yağmur suları nedeniyle bozulan 521 bin 138 metrelik arazi yolunun yeniden düzenlendiğini, zemin sağlamlaştırması gereken 42 bin 513 metrelik yolun ise stabilizasyon kumlama çalışmasıyla iyileştirildiğini söyledi. İmar planlaması yapılmasına rağmen uzun yıllar yolları açılmayan İğdir, Şehirler, Kızılcasöğüt ve Yukarı mahallelerinde toplam 4 bin 185 metrelik yeni yol yapım çalışmasının gerçekleştirildiğini belirten Dere, üst yapı eksiklerinin tek tek giderildiğini vurguladı. Daha sağlıklı ve yaşanabilir bir Çivril hedefiyle altyapı yatırımlarına büyük önem verdiklerini kaydeden Başkan Dere, 10 bin 217 metre yeni içme suyu hattı, 3 bin 138 metre kanalizasyon hattı ve bin 215 metre yağmur suyu hattının yenilendiğini açıkladı. Ayrıca 577 milyon TL’lik bütçe ayrılarak 2025 yılında Kocakaya, Karabedirler, Işıklı, Irgılı ve Özdemirci mahallelerinde atık su arıtma tesislerinin kurulduğunu, Çivril Merkez Arıtma Tesisi ile Güzelpınar, Emircik ve Çıtak-Kıralan Mahalleleri arıtma tesislerinin yapım çalışmalarının ise devam ettiğini ifade etti. Başkan Dere, "Çivril’in her mahallesinde yaşam kalitesini artıran, uzun yıllar hizmet edecek kalıcı projeler üretmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Hedefimiz, daha modern, daha sağlıklı ve daha yaşanabilir bir Çivril" dedi.
Bursa Nilüfer’de sömestr tatili kitapla renkleniyor Nilüfer Belediyesi’nin çocukların sömestr tatilini verimli geçirmeleri amacıyla düzenlediği etkinlikler tüm hızıyla sürüyor. "Çocuklar Kütüphanede" buluşmaları kapsamında Üçevler Kütüphanesi’ne konuk olan yazar Burcu Aktaş, çocuklarla "Vahşi Şeyler" romanı üzerinden kentsel dönüşümü, kaybolan hâtıraları ve doğanın yaşam mücadelesini konuştu. Nilüfer Belediyesi, sömestr tatili boyunca çocukları sanat ve edebiyatla buluşturmaya devam ediyor. Üçevler Kütüphanesi’nde düzenlenen etkinlikte yazar Burcu Aktaş, Nilüferli çocuklarla bir araya gelerek yazarlık serüvenini ve son romanı "Vahşi Şeyler"in hikâyesini paylaştı. Çocukların yoğun ilgi gösterdiği buluşmada Aktaş, değişen şehirlerin hem insanlar hem de hayvanlar üzerindeki etkilerini anlattı. 85 Yaşındaki bir kahramanın gözünden şehir Söyleşide yazarlık serüvenini ve kitabın ortaya çıkış hikâyesini paylaşan Burcu Aktaş, çocukları "Vahşi Şeyler" romanının 85 buçuk yaşındaki kahramanı Mualla’yı anlattı. Kendi yaşamadığı bir dönemi kaleme almanın zorluklarına değinen Aktaş, karakteri yaptığı gözlemleri şu sözlerle aktardı: "Bir karakter yaparken onun gerçekçi olması gerekir. Ben henüz o yaşta olmadığım için, 85 yaşındaki birinin nasıl yürüdüğünü, nasıl oturduğunu çok iyi gözlemlemek zorundaydım. Mualla, değişen ve betonlaşan şehre artık sadece penceresinden bakan, dışarıdaki hıza ayak uyduramayan bir karakter." Söyleşinin odak noktasını kentsel dönüşüm ve bu dönüşümün hem insanlar hem de hayvanlar üzerindeki etkileri oluşturdu. İstanbul’da büyüdüğü yerlerin zamanla nasıl değiştiğini ve hâtıraların geçtiği mekânların yok oluşunu anlatan Aktaş, çocukları "işgal edilen yaşam alanları" üzerine düşünmeye davet etti. Kitabın çıkış noktasının 2013 yılında gördüğü bir haber olduğunu belirten yazar, "Ormandan inip İstanbul Boğazı’nı yüzerek geçmeye çalışan yaban domuzlarını gördüğümde bu hikâye zihnimde canlandı. Doğasında yüzmek olmayan bu hayvanlar neden kaçıyordu? Şehir onların üzerine geldiği için mi? Temel soru şu: Yaşam alanı arayan hayvan mı vahşi, yoksa o alanı yok eden insan mı?" ifadelerini kullandı. "Kitap mutsuzluk değil, düşünmeyi vaat eder" Romanda geçen dürbün metaforuyla, insanın kendi yaşadığı sokağa bile ne kadar yabancılaşabileceğini vurgulayan Burcu Aktaş, çocuklara çevre bilinci ve empati üzerine önemli mesajlar verdi. Kitabın hüzünlü bir yanı olsa da mutsuzluk vadetmediğini, aksine okuru düşünmeye sevk ettiğini belirtti. Söyleşinin sonunda çocukların sorularını içtenlikle yanıtlayan Burcu Aktaş, günün anısına kitaplarını imzaladı.