Yerel Haberler
Eskişehir
13 Nisan 2026 Pazartesi - 12:39 Uzmanından "Açlığı taklit eden diyetle hücresel yenilenme mümkün olabilir" açıklaması Son yıllarda sıkça konuşulan FMD diyetini değerlendiren Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, "Fasting Mimicking Diet, tam açlığın zorluklarını ve risklerini bertaraf ederken, vücuda ‘kıtlık varmış’ sinyali gönderir. Bilimsel çalışmalar, periyodik olarak uygulanan FMD diyeti ile enflamasyonun azalmasına, kök hücre bazlı yenilenmenin aktive olmasına ve bilişsel fonksiyonların korunmasına yardımcı olabileceğini göstermektedir" dedi. "Açlığı taklit ederek vücutta onarım sürecini tetikliyor" Beslenme biliminin, son on yılda kabuk değiştirdiğini belirten Erden, "Beslenme bilimi artık yalnızca ne yediğimizle değil, yemediğimiz anlarda vücudumuzda neler olduğuyla daha fazla ilgilenmeye başladı. Odak noktamız sadece tartıdaki rakamlar değil, DNA hasarının onarımı, mitokondriyal verimlilik ve hücresel düzeyde sağlığın sürdürülebilirliği. "Fasting Mimicking Diet" adı verilen FMD diyeti de açlığı taklit ederek vücutta onarım sürecini tetikleyen 5 günlük bir program" diye konuştu. "Hücreye ‘büyümeyi durdur, onarıma geç’ talimatı verir" Vücudumuzun, evrimsel süreç boyunca bolluk ve kıtlık dönemlerine uyum sağlayacak şekilde programlandığına dikkat çeken Erden, "Ancak modern dünyadaki kesintisiz kalori alımı, vücudun hayatta kalma mekanizmalarını pasifize etmektedir. Fasting Mimicking Diet, tam açlığın zorluklarını ve risklerini bertaraf ederken, vücuda ’kıtlık varmış’ sinyali göndererek belirli makro besin dengelerine dayalı bir protokoldür. Besin alımının kontrollü kısıtlanmasıyla birlikte vücutta insülin ve IGF-1 seviyeleri düşer. Bu düşüş, hücreye ’büyümeyi durdur, onarıma geç’ talimatı verir. Aynı zamanda vücut, birincil yakıtı olan glikozdan, yağ asitlerinin oksidasyonu sonucu oluşan keton cisimciklerine geçiş yapar" ifadelerini kullandı. "Hücre içinde biriken hasarlı proteinlerin, işlevini yitirmiş yapıların ve metabolik atıkların parçalanarak enerjiye dönüştürülmesini sağlar" Otofaji sürecine dikkat çeken Erden, "FMD’nin kalbinde yatan en kritik süreç otofajidir. Kelime anlamıyla ’kendi kendini yeme’ olan bu mekanizma, hücre içinde biriken hasarlı proteinlerin, işlevini yitirmiş yapıların ve metabolik atıkların parçalanarak enerjiye dönüştürülmesini sağlar. Bilimsel çalışmalar, periyodik FMD uygulamalarının bu temizlik sürecini tetikleyerek enflamasyonun azalmasına, kök hücre bazlı yenilenmenin aktive olmasına ve bilişsel fonksiyonların korunmasına yardımcı olabileceğini göstermektedir" dedi. "Harika reçete değil, stratejik bir müdahaledir" Klinik sonuçlara değinen Erden, "İnsanlar üzerinde yapılan klinik denemelerde, ayda bir kez uygulanan FMD protokolünün bel çevresinde azalma, kan basıncında iyileşme ve sistemik enflamasyon göstergelerinde düşüş sağladığı gözlemlenmiştir. Ancak bu yaklaşım bir harika reçete değil, stratejik bir müdahaledir" diye konuştu. "Bilinçsiz uygulanması kas kaybına, hormonal dengesizliklere yol açabilir" Risklere dikkat çeken Erden, "Bu tür kısıtlayıcı protokollerin bilinçsiz uygulanması kas kaybına, hormonal dengesizliklere ve özellikle bazı kronik hastalıklarda ciddi sağlık risklerine yol açabilir. Tip 1 diyabet, ileri böbrek yetmezliği veya yeme bozukluğu öyküsü olan bireylerde bu protokoller hayati tehlike oluşturabilir. Dolayısıyla kalori kısıtlamasıyla hücresel yenilenmenin mümkün olup olmadığı sorusunun yanıtı bilimsel olarak şartlı bir evettir. FMD, doğru metabolik profile sahip bireylerde, uzman gözetiminde ve belirli periyotlarla uygulandığında fayda sağlayabilir" dedi. Sürdürülebilirliğe vurgu yapan Erden, "Beslenme biliminin temel taşı sürdürülebilirliktir. Beş günlük bir disiplin, yılın geri kalanındaki kötü beslenme alışkanlıklarını telafi edemez. Gerçek hücresel sağlık, kısa vadeli müdahaleler ile uzun vadeli dengeli beslenme alışkanlıklarının birlikte yürütülmesiyle mümkündür" diye konuştu.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 12:09 Milletvekili Hatipoğlu’ndan Balmumu Heykeller Müzesi için ’’Sır’ yapı iddiası AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi’nin mülkiyeti, yönetimi ve kontrolü hala tam bir muamma olduğunu iddia ederek, "Eskişehir halkının gözü önünde işleyen bu çarkın, hangi kaynaklarla döndüğü ve elde edilen milyonların nereye aktığı bugüne kadar açıklanmamıştır" diye belirtti. Milletvekili Hatipoğlu, yaptığı sosyal medya paylaşımında, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Balmumu Heykeller Müzesi için "Eskişehir’in göbeğinde, yıllardır herkesin gördüğü ama arka planındaki gerçeklerin ’Sır’ gibi saklandığı bir yapı olarak tanımladı. Müzenin, Eskişehir’de şeffaflıktan uzak yönetim anlayışının, cevapsız soruların ve karanlık ilişkiler ağının en somut sembolü haline geldiğini iddia eden Milletvekili Nebi Hatipoğlu, "Ortada devasa bir ekonomik değer vardır; ancak bu değerin mülkiyeti, yönetimi ve kontrolü hala tam bir muammadır. Eskişehir halkının gözü önünde işleyen bu çarkın, hangi kaynaklarla döndüğü ve elde edilen milyonların nereye aktığı bugüne kadar açıklanmamıştır. Buradan, kaçamak cevaplara yer bırakmayacak netlikte soruyorum, ’Bu müzenin gerçek sahibi kimdir, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi mi, yoksa bir vakıf ya da şahıs mıdır?’ Eğer bu yapı bir vakfa aitse, belediye ile bağı nedir? Müze binası inşa edilirken, içindeki eserler yapılırken belediye bütçesi, personeli ve imkânları kullanılmış mıdır? Kullanıldıysa, harcanan kamu kaynağının toplam tutarı ne kadardır? Eğer bu yapı bir vakıf çatısı altında faaliyet gösteriyorsa; bu vakfın başkanı kimdir, mütevelli heyeti hangi isimlerden oluşmaktadır? Vakfın yönetim yapısı, karar alma mekanizmaları ve vakıf senedinin içeriği kamuoyuna açık mıdır? Bu vakıf ile belediye arasındaki mali ve idari ilişki hangi hukuki zemine dayanmaktadır? Kamu kaynaklarının kullanıldığı bir süreç söz konusuysa, bu kaynakların hangi usulle, hangi kararlarla ve kimlerin onayıyla aktarıldığı; ayrıca müzenin işletme giderleri, personel maaşları, elektrik ve bakım gibi kalemlerin hangi bütçeden karşılandığıda açık ve şeffaf bir şekilde ortaya konulmalıdır. Şayet bu müze belediyeye ait değilse; içeride çalışan personelin maaşını kim ödemektedir? Elektrik, bakım ve işletme giderleri hangi bütçeden karşılanmaktadır? Kamu personeli, özel bir yapının hizmetinde mi çalıştırılmaktadır? Müzenin açıldığı günden bugüne yaklaşık 3 milyon ziyaretçi ağırladığı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından ifade edilmektedir. Ortalama bilet bedelleri üzerinden yapılan basit bir hesapla, karşımızda toplam yaklaşık 360 Milyon TL’lik devasa bir gelir çıkmaktadır." diye belirtti. Bursa ve Bolu’da CHP’li belediyeleri örnek gösterdi "Aynı yönetim anlayışının izleri görülmektedir" Milletvekili Nebioğlu, ’Bu gelirler, belediyenin hangi bütçe kalemindedir?’ diye sorarak açıklamasını şöyle sürdürdü; "Eğer belediye kasasında değilse, bu parayı kim toplamakta, kim yönetmektedir? Bu paralar hangi kişi ya da kurumlara, hangi amaçla aktarılmaktadır? Kamuoyuna ayrıca bu gelirlerin öğrencilere burs olarak verildiği yönünde iddialar da yansımıştır. Eğer böyle bir uygulama söz konusuysa; bu burslar hangi öğrencilere verilmektedir, ne zamandan bu yana dağıtılmaktadır ve bugüne kadar toplam ne kadar ödeme yapılmıştır? Eskişehir’de kamu kaynaklarının "vakıf" maskesi altında belirli yapılar üzerinden yönetildiğine dair çok ciddi bir algı ve iddia vardır. Eski Büyükşehir Belediye Başkanının "vakıf kurma, yönetme ve vakıf malları üzerinden ailesine kazanç sağlama" konusundaki maharetini tüm Türkiye bilmektedir. Eskişehir’de "kravatlı hırsız" yakıştırmasının da bu vakıflar üzerinden yürütüldüğü iddia edilen yolsuzluk tartışmalarıyla birlikte anılır hale gelmesi, kamu vicdanında oluşan rahatsızlığın en açık göstergesidir. Ancak mesele bilgi değil, şeffaflıktır! Kimse "burası vakıftır" diyerek kamu kaynağının hesabını vermekten kaçamaz. Bugün Türkiye’nin farklı noktalarında gördüğümüz tablo ibret vericidir. Bursa’da ve Bolu’da CHP’li belediyelere yönelik "örgütlü suç, rüşvet ve irtikap" iddialarıyla yürütülen soruşturmalar, yerel yönetimlerde hesap verilebilirliğin ne denli zayıfladığını açıkça ortaya koymaktadır. Eskişehir’de de aynı yönetim anlayışının izleri görülmektedir. Şeffaflıktan kaçılan her nokta, yolsuzluğa açılan bir kapıdır. Eskişehir sahipsiz değildir! Kamu kaynaklarını kapalı kapılar ardında, vakıflar üzerinden yönetenlerden hesap sormak boynumuzun borcudur. Eğer ortada bir kamu kaynağı yoksa, bunu belgeleriyle ispatlayın; eğer varsa, kuruşu kuruşuna hesabını verin. Bu soruların net cevabı kamuoyuna açıklanana kadar bu meselenin takipçisi olacağız."
’Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi’ kapsamında iftar programı düzenlendi
28 Şubat 2026 Cumartesi - 10:18 ’Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi’ kapsamında iftar programı düzenlendi Eskişehir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından yürütülen ’Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi’ kapsamında, projeden yararlanan ve resmi nikâhlarını gerçekleştirmiş genç çiftler iftar programında bir araya geldi. Programa katılan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Orhan Bayrak, genç çiftlerle aynı sofrayı paylaşarak aile olma yolunda attıkları adımın önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Samimi bir atmosferde gerçekleşen programda, aile kurumunun toplumun temel yapı taşı olduğu vurgulandı. Dünyanın zorlu süreçlerden geçtiği bir dönemde aile bağlarının her zamankinden daha önemli olduğuna dikkat çeken İl Müdürü Bayrak, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ’Güçlü Aile, Güçlü Türkiye’ mottosunu hatırlatarak güçlü bir Türkiye’nin güçlü aile temelleri üzerinde yükseleceğini ifade etti. "Türkiye’nin aydınlık geleceğini inşa ediyorsunuz" Evlilik sürecini ipek böceğinin kelebeğe dönüşerek asıl gayesine ulaşmasına benzeten Bayrak, "Devlet olarak milletimizin en temel yapı taşı ailedir. Sizler bu kutsal yola çıkarken yalnızca bir yuva kurmuyor; aynı zamanda vatanımıza ve milletimize layık nesiller yetiştirecek Türkiye’nin aydınlık geleceğini inşa ediyorsunuz" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Orhan Bayrak, iftar programına katkı sunan Cihat Özlü ve ekip arkadaşlarına teşekkür etti. Program, edilen dualar ve genç çiftlerle gerçekleştirilen sohbetlerin ardından sona erdi.
Bakan Yumaklı: "23 yılda Eskişehir’e 80 milyarlık yatırım yaptık"
27 Şubat 2026 Cuma - 20:24 Bakan Yumaklı: "23 yılda Eskişehir’e 80 milyarlık yatırım yaptık" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 23 yılda Eskişehir’e sadece Tarım, Orman ve Su alanlarında yaklaşık 80 milyar liralık yatırım yapıldığını belirterek, "Sadece 172 su tesisi hizmete alındı. Allah nasip ederse bu yıl 300’ün üzerinde su ve sulama tesisini hizmete alacağız" dedi. Eskişehir’e bir takım ziyaretler için gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın son durağı AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı’nın Dede Korkut Parkı’nda kurduğu iftar çadırı oldu. Çadırda Eskişehirlilerle birlikte orucunu açan Bakan Yumaklı’ya Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez ve AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak eşlik etti. İl Başkanı Gürhan Albayrak, çadıra gelen misafirlere birlik beraberlik vurgusu yaptıktan ‘hoş geldiniz’ dedi. "23 yılda Eskişehir’e 80 milyarlık yatırım yaptık" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Son 23 yılda Eskişehir’le alakalı elbette birçok yatırımlar yapıldı ama ben sadece Tarım, Orman ve Su alanlarında yaklaşık 80 milyar liralık bir yatırımın Eskişehir’e yapıldığını ifade etmek istiyorum. Sadece 172 su tesisi hizmete alındı. Allah nasip ederse bu yıl 300’ün üzerinde su ve sulama tesisini hizmete alacağız. Bu sabah, daha doğrusu öğleden sonra Sakaryabaşı’na gittik ve oradaki yeniden üretim alanında maalesef Sakarya Nehri’nin doğduğu gölün, yanlış uygulamalar başta olmak üzere, hiçbir herhangi bir şekilde izin alınmadan, sit alanı olmasına rağmen, mühendislik hususları gözetilmeden yapılmış olan bazı uygulamalar ve ilkim değişikliği ile de yok olmak üzere olduğunu gördük" diye konuştu. "Yukarı Sakarya İlyaspaşa Sulaması 44 bin dönümlük bir alana etki edecek" Bakan Yumaklı, geçtiğimiz sene yaşanan orman yangınlarına değinerek, "Hem İl Başkanımız, hem değerli vekillerimiz, Eskişehir’le dertlenen kimler varsa hep birlikte bunu nasıl kurtarabilirizin çalışmasını yaptık. Hamdolsun bugün gittik yerinde gördük. Arkadaşlarımız Devlet Su İşleri, Yeşil Karıncalar çok güzel bir iş çıkarmışlar. Ben bütün vatandaşlarımızdan oraya gidip yapılanların tekrar görülmesini istirham ediyorum. Tabii bir de Yeşil Vatan’ımız var. Geçtiğimiz yıl maalesef çok müessif bir olay yaşadık. Başta geçtiğimiz yıl Eskişehir’de hayatını kaybeden orman kahramanı arkadaşlarımıza ve bu memleket uğruna, bu millet uğruna feda-i can etmekten imtina etmemiş, canını feda etmiş bütün şehitlerimize hep birlikte sizlerden bir Fatiha istirham ediyorum. 2 milyar lira maliyetli Yukarı Sakarya İlyaspaşa Sulaması’nı inşallah bu yıl bitireceğiz. 44 bin dönümlük bir alanı sulayacak. Yine taşkın korumalarında 3 tesisi bu yıl bitirip hizmete alacağız. Eskişehir’e içme suyu sağlayan Karacaşehir Regülatörü’nün yapılması işini de inşallah önümüzdeki yıl tamamlamış olacağız. Yine Alpakut Göleti; bu da yaklaşık 2 bin 700 dönümlük alanı sulayacak, bunu da önümüzdeki sene hizmete almış olacağız" şeklinde konuştu
Bakan Yumaklı, Eskişehir’de TMO’nun yeni binasını açılışını gerçekleştirdi
27 Şubat 2026 Cuma - 17:55 Bakan Yumaklı, Eskişehir’de TMO’nun yeni binasını açılışını gerçekleştirdi Eskişehir’e bir takım ziyaretler için gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Eskişehir Başmüdürlüğü’nün yeni hizmet binasının açılış törenine katıldı. Açılışta, Bakan Yumaklı’nın yanı sıra, Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez ve AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak da yer aldı. Açılışta konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Biz Türkiye’de taşra teşkilatı en yaygın bakanlık olarak, ülkemizin dört bir tarafında kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına bütün kurumlarımızla beraber, merkez teşkilatımızla beraber vatandaşımıza en iyi hizmeti nasıl verebiliriz, nasıl yapabiliriz onun derdindeyiz. Bunun için elbette kadim kurumlarımız var. Toprak Mahsulleri Ofisi de bu kadim kurumlarımızdan bir tanesi. Ülkemizde üretilen ve bizler için iftihar vesilesi olan her bir ürünü, Toprak Mahsulleri Ofisi, çiftçinin ve üreticinin dostu olarak alım garantisi veriyor biliyorsunuz, özellikle stratejik ürünler başta olmak üzere. Bu hizmeti verebilmek için de hem depolama tesisleri hem idari tesisler mutlaka ki gerekiyor. Ama şunu söylüyoruz, çok basit, bu tesisler, bu binalar benim arkadaşlarımın, beraber görev yaptığım, vatandaşlarımıza hizmet etmek için beraber görev yaptığım arkadaşlarımın çalışması için bir ortam ama buralar üreticilerimizin, çiftçimizin, vatandaşımızın yerleri. İnşallah hayırlı hizmetlere vesile olsun diliyorum. Buradaki verilecek olan hizmetin üretim olarak, üreticilerimizin emeklerine bir gösterge olarak da bizleri götürmeyi nasip etsin diyorum. Hep beraber kurdeleyi kesmek üzere, bu binanın açılışını yapmak üzere sizleri davet ediyorum" dedi. Konuşmamanın ardından dua edildi. Dua akabinde kurdele kesimi yapıldıktan sonra protokol üyeleri, yeni hizmet binasını gezmek için içeri girdi.
Çifteler Belediyesi hakkında hukuki süreç başlıyor
27 Şubat 2026 Cuma - 16:09 Çifteler Belediyesi hakkında hukuki süreç başlıyor Eskişehir’de Sakaryabaş Nehri’nin eski haline getirildiğini açıklayan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, izinsiz yapılan işlemlerle ilgili Çifteler Belediyesi hakkında hukuki süreç yürütüleceğini söyledi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bir dizi program için Eskişehir’e geldi. Bakan Yumaklı, programı kapsamında ilk olarak Çifteler İlçesi Erbab Mahallesi’nde bulunan Sakaryabaşı’nı ziyaret etti. Yumaklı’yı Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, AK Parti Eskişehir Milletvekillleri Fatih Dönmez ve Ayşen Gürcan, Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Akgün Güneş, il teşkilatı, protokol mensupları ve işçiler karşıladı. Kendisine verilen bir çiçeği Başkan Akgün’e armağan eden Bakan İbrahim Yumaklı, Sakaryabaşı Kaynak Koruma ve Mesire Havuzu Rehabilitasyon Projesi çalışmalarını yerinde inceledi ve yetkililerden bilgi aldı. Öte yandan, bu esnada birçok kişi Başkan Akgün ile fotoğraf çekindi. "İzinsiz yapılan işlemlerle ilgili hukuki süreçler yürütülecektir" Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "AK Parti hükümetleri döneminde, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 23 yılda, bugünkü rakamlarla 4,7 trilyon lira bedelli, 11 binin üzerinde su ve sulama tesisi hayata geçirildi. Barajlar ve suyla ilgili tüm yapılar dâhil olmak üzere büyük yatırımlar gerçekleştirildi. Bu yıl da Allah nasip ederse, Devlet Su İşleri’nin tamamlayacağı 300 tesisi vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. Şu anda Eskişehir’de, Sakaryabaşı mevkiindeyiz. Eskişehir’e son 23 yılda 34 milyar liralık su ve sulama yatırımı yapıldı ve 172 tesis hemşehrilerimizin hizmetine sunuldu. İçinde bulunduğumuz mesire alanı olan Sakaryabaşı, Sakarya Nehri’nin can damarlarından biridir ve nehir buradan doğmaktadır. Ancak su akışı, hem iklim değişikliğinin etkisi hem de belediyenin sit alanında gerekli izinleri almadan ve mühendislik esaslarını gözetmeden yaptığı işlemler nedeniyle kurumuştu. Vekillerimiz, il başkanımız, valimiz ve ilgili tüm paydaşlarla birlikte yürütülen çalışmalar sonucunda Devlet Su İşleri tarafından Sakarya Nehri’nin çıkış noktası yeniden eski haline getirildi. Temennimiz, bir daha böyle bir durumun yaşanmamasıdır. İzinsiz yapılan işlemlerle ilgili hukuki süreçler de yürütülecektir" şeklinde konuştu. "Üç yatırımı bu yıl hizmete alacağız" Eskişehir için yeni yatırım müjdelerini paylaşan Bakan Yumaklı, sözlerine şöyle devam etti: "2 milyar lira maliyetli İlyas Paşa Sulaması projesini bu yıl tamamlayarak 44 bin dekarlık alanı sulamaya açacağız. Yerleşim yerlerini taşkınlardan koruyacak 3 yatırımı da bu yıl hizmete alacağız. Önümüzdeki yıl Eskişehir’e içme ve sulama suyu sağlayan Karacaşehir Regülatörü’nün yapımını tamamlayacağız. Uzun süredir beklenen Alpagut Göleti’ni de önümüzdeki yıl vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız." Bakan Yumaklı’nın programı, Eskişehir Valiliği ziyareti ile devam edecek.
Başkan Zeynep Güneş’e yönelik sosyal medya paylaşımıyla ilgili davada iddianame hazırlandı
27 Şubat 2026 Cuma - 15:11 Başkan Zeynep Güneş’e yönelik sosyal medya paylaşımıyla ilgili davada iddianame hazırlandı Eskişehir’de Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’e yönelik sosyal medya üzerinden yapılan paylaşım hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame ile şüpheli Mehmet Emin Korkmaz hakkında kamu davası açıldı. 7 Şubat günü Mehmet Emin Korkmaz’ın yaptığı paylaşımda, "Eskişehir/Mihalgazi Belediye Başkanı’na bakın! Bu siyasal İslamcı şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek midir, yoksa ahırında inek sağmak mıdır? Mekanı şaşırmış olacak gariban, AKP’ye de böylesi yakışır. Ne günlere kaldık? Hakikaten katır mühürdar oldu arkadaş! Kargalara kalan dünya, belediye kimlere kalmış? Vallahi benim annem bundan İYİ yönetir. En azından kılığı kılık, tahsili var" ifadeleri yer almıştı. Akabinde Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik" suçundan mahkemeye sevk edilen İYİ Parti’den ihraç edilen Mehmet Emin Korkmaz tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Konuyla alakalı hazırlanan iddianamede, 7 Şubat 2026 tarihinde X isimli sosyal medya platformunda Mehmet Emin Korkmaz tarafından yapılan bir paylaşımda, Belediye Başkanı Güneş’e yönelik hakaret içerikli ve kamuoyunda tepki çeken ifadeler kullanıldığı belirtildi. Yapılan açık kaynak araştırması ve teknik incelemeler sonucunda söz konusu paylaşımın @MEKorkmazTR kullanıcı adlı hesaptan yapıldığının tespit edildiği, hesabın Mehmet Emin Korkmaz’a ait olduğunun belirlendiği kaydedildi. Soruşturma kapsamında 8 Şubat 2026 tarihinde gözaltına alınan şüphelinin, aynı gün Eskişehir 4. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklandığı ve halen Erzurum E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunduğu bildirildi. Dijital inceleme detayı iddianamede Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, şüphelinin el konulan cep telefonu üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, olay tarihinde dahili tarayıcı üzerinden ilgili sosyal medya hesabına giriş yapıldığının tespit edildiği bilgisine yer verildi. Şüphelinin ifadesinde hesabının çalındığını ileri sürdüğü ancak bu yönde resmi bir başvuruda bulunmadığı da iddianamede aktarıldı. Savcılık, mevcut teknik bulgular doğrultusunda savunmanın suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirmesinde bulundu. İki ayrı suçtan yargılama talebi Cumhuriyet Savcısı, şüphelinin eyleminin, Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi kapsamında kamu görevlisine alenen hakaret ve TCK’nın 216 ve 218. maddeleri kapsamında alenen ve basın-yayın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlarını oluşturduğu kanaatine vardı. Hazırlanan iddianamede, sanığın söz konusu suçlardan ayrı ayrı cezalandırılması, TCK 53. madde uyarınca belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması ve gözaltı ile tutuklulukta geçen sürenin cezasından mahsup edilmesi talep edildi. Önceki mahkûmiyet de dosyada İddianamede ayrıca şüphelinin daha önce "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan yargılandığı, 11 ay 20 gün hapis cezası aldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 22 Eylül 2023 tarihinde kesinleştiği bilgisine yer verildi. Denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlendiği iddiası nedeniyle ilgili mahkemeye ihbarda bulunulmasının talep edildiği belirtildi. Hazırlanan iddianamenin kabul edilmesi halinde dava, Eskişehir Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Olay, sosyal medyada ve ulusal basında geniş yankı uyandırmış, çok sayıda kullanıcı tarafından tepkiyle karşılanmıştı. Yargılama sürecinin önümüzdeki günlerde başlaması bekleniyor.
Eskişehir’de ‘Şiir ve Ağıtlarda Hocalı’ anma programı
27 Şubat 2026 Cuma - 14:27 Eskişehir’de ‘Şiir ve Ağıtlarda Hocalı’ anma programı Eskişehir’de ‘Şiir ve Ağıtlarda Hocalı’ anma programı düzenlendi. 34 yıl önce Hocalı’da hayatını kaybeden soykırım kurbanlarını anmak amacıyla düzenlenen program; Eskişehir’de ‘Taşbaşı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yoğun katılımla düzenlenen programda duygu dolu anlar yaşandı. Program; başta Hocalı şehitleri olmak üzere tüm Türk dünyası şehitleri için yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Ardından Türkiye Cumhuriyeti İstiklal Marşı ve Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Marşı okundu. Açılış konuşmasını yapmak üzere Azerbaycan Cumhuriyeti Diaspora Bakanlığı Bakan Yardımcısı Valeh Hacıyev kürsüye davet edildi. Hacıyev konuşmasında, ‘’Hocalı’da yaşanan trajedinin unutulmaması gerekir. Tarihi hafızanın korunması önemlidir’’ dedi. Program kapsamında; Eskişehir Azerbaycanlılar Derneği Gençlik Kolları Medya Ekibi tarafından hazırlanan ‘video gösterimi’ gerçekleştirildi. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmasını yapan Dernek Başkan Yardımcısı Sirac Yaquboğlu, ‘’Hocalı’da yaşananların yalnızca Azerbaycan’ın değil, tüm Türk dünyasının ortak acısıdır’’ dedi. Etkinlikte; Azerbaycanlı gençler sahne alarak, Hocalı şehitleri anısına ‘şiirler ve ağıtlar’ seslendirdiler. Katılımcılar zaman zaman duygusal anlar yaşadı. Programın kapanış konuşmasını yapan Dernek Başkanı Cavid Aydın, ‘’Hocalı’da yaşananların gelecek nesillere aktarılması çok önemlidir’’ dedi. Program, şehitler için yapılan dua ile sona erdi.