POLİTİKA - 13 Nisan 2026 Pazartesi 12:09

Milletvekili Hatipoğlu’ndan Balmumu Heykeller Müzesi için ’’Sır’ yapı iddiası

A
A
A
Milletvekili Hatipoğlu’ndan Balmumu Heykeller Müzesi için ’’Sır’ yapı iddiası

AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi’nin mülkiyeti, yönetimi ve kontrolü hala tam bir muamma olduğunu iddia ederek, "Eskişehir halkının gözü önünde işleyen bu çarkın, hangi kaynaklarla döndüğü ve elde edilen milyonların nereye aktığı bugüne kadar açıklanmamıştır" diye belirtti.


Milletvekili Hatipoğlu, yaptığı sosyal medya paylaşımında, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Balmumu Heykeller Müzesi için "Eskişehir’in göbeğinde, yıllardır herkesin gördüğü ama arka planındaki gerçeklerin ’Sır’ gibi saklandığı bir yapı olarak tanımladı. Müzenin, Eskişehir’de şeffaflıktan uzak yönetim anlayışının, cevapsız soruların ve karanlık ilişkiler ağının en somut sembolü haline geldiğini iddia eden Milletvekili Nebi Hatipoğlu, "Ortada devasa bir ekonomik değer vardır; ancak bu değerin mülkiyeti, yönetimi ve kontrolü hala tam bir muammadır. Eskişehir halkının gözü önünde işleyen bu çarkın, hangi kaynaklarla döndüğü ve elde edilen milyonların nereye aktığı bugüne kadar açıklanmamıştır. Buradan, kaçamak cevaplara yer bırakmayacak netlikte soruyorum, ’Bu müzenin gerçek sahibi kimdir, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi mi, yoksa bir vakıf ya da şahıs mıdır?’ Eğer bu yapı bir vakfa aitse, belediye ile bağı nedir? Müze binası inşa edilirken, içindeki eserler yapılırken belediye bütçesi, personeli ve imkânları kullanılmış mıdır? Kullanıldıysa, harcanan kamu kaynağının toplam tutarı ne kadardır? Eğer bu yapı bir vakıf çatısı altında faaliyet gösteriyorsa; bu vakfın başkanı kimdir, mütevelli heyeti hangi isimlerden oluşmaktadır? Vakfın yönetim yapısı, karar alma mekanizmaları ve vakıf senedinin içeriği kamuoyuna açık mıdır? Bu vakıf ile belediye arasındaki mali ve idari ilişki hangi hukuki zemine dayanmaktadır? Kamu kaynaklarının kullanıldığı bir süreç söz konusuysa, bu kaynakların hangi usulle, hangi kararlarla ve kimlerin onayıyla aktarıldığı; ayrıca müzenin işletme giderleri, personel maaşları, elektrik ve bakım gibi kalemlerin hangi bütçeden karşılandığıda açık ve şeffaf bir şekilde ortaya konulmalıdır. Şayet bu müze belediyeye ait değilse; içeride çalışan personelin maaşını kim ödemektedir? Elektrik, bakım ve işletme giderleri hangi bütçeden karşılanmaktadır? Kamu personeli, özel bir yapının hizmetinde mi çalıştırılmaktadır? Müzenin açıldığı günden bugüne yaklaşık 3 milyon ziyaretçi ağırladığı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından ifade edilmektedir. Ortalama bilet bedelleri üzerinden yapılan basit bir hesapla, karşımızda toplam yaklaşık 360 Milyon TL’lik devasa bir gelir çıkmaktadır." diye belirtti.



Bursa ve Bolu’da CHP’li belediyeleri örnek gösterdi "Aynı yönetim anlayışının izleri görülmektedir"


Milletvekili Nebioğlu, ’Bu gelirler, belediyenin hangi bütçe kalemindedir?’ diye sorarak açıklamasını şöyle sürdürdü;


"Eğer belediye kasasında değilse, bu parayı kim toplamakta, kim yönetmektedir? Bu paralar hangi kişi ya da kurumlara, hangi amaçla aktarılmaktadır? Kamuoyuna ayrıca bu gelirlerin öğrencilere burs olarak verildiği yönünde iddialar da yansımıştır. Eğer böyle bir uygulama söz konusuysa; bu burslar hangi öğrencilere verilmektedir, ne zamandan bu yana dağıtılmaktadır ve bugüne kadar toplam ne kadar ödeme yapılmıştır? Eskişehir’de kamu kaynaklarının "vakıf" maskesi altında belirli yapılar üzerinden yönetildiğine dair çok ciddi bir algı ve iddia vardır. Eski Büyükşehir Belediye Başkanının "vakıf kurma, yönetme ve vakıf malları üzerinden ailesine kazanç sağlama" konusundaki maharetini tüm Türkiye bilmektedir. Eskişehir’de "kravatlı hırsız" yakıştırmasının da bu vakıflar üzerinden yürütüldüğü iddia edilen yolsuzluk tartışmalarıyla birlikte anılır hale gelmesi, kamu vicdanında oluşan rahatsızlığın en açık göstergesidir. Ancak mesele bilgi değil, şeffaflıktır! Kimse "burası vakıftır" diyerek kamu kaynağının hesabını vermekten kaçamaz. Bugün Türkiye’nin farklı noktalarında gördüğümüz tablo ibret vericidir. Bursa’da ve Bolu’da CHP’li belediyelere yönelik "örgütlü suç, rüşvet ve irtikap" iddialarıyla yürütülen soruşturmalar, yerel yönetimlerde hesap verilebilirliğin ne denli zayıfladığını açıkça ortaya koymaktadır. Eskişehir’de de aynı yönetim anlayışının izleri görülmektedir. Şeffaflıktan kaçılan her nokta, yolsuzluğa açılan bir kapıdır. Eskişehir sahipsiz değildir! Kamu kaynaklarını kapalı kapılar ardında, vakıflar üzerinden yönetenlerden hesap sormak boynumuzun borcudur.


Eğer ortada bir kamu kaynağı yoksa, bunu belgeleriyle ispatlayın; eğer varsa, kuruşu kuruşuna hesabını verin.


Bu soruların net cevabı kamuoyuna açıklanana kadar bu meselenin takipçisi olacağız."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul PAB Genel Kurulu dördüncü kez Türkiye’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ev sahipliğinde 15-19 Nisan tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152’nci Genel Kurulu kapsamındaki hazırlıklarda sona gelindi. İstanbul’daki toplantıya parlamento başkanı ve milletvekili düzeyinde pek çok ülkeden yüksek katılım olması bekleniyor. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, PAB’ın 152’nci Genel Kurulu hazırlıklarını bizzat takip ederek, ilgililerle koordinasyon toplantıları gerçekleştiriyor. Kurtulmuş, bugün de ilk olarak PAB Genel Sekreteri Martin Chungong ve Genel Kurul Sekreteri Kareen Jabre ile koordinasyon toplantısında bir araya geldi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, daha sonra PAB Yürütme Komitesi toplantısına iştirak etti. Toplantılarda, Genel Kurul oturumları ve daimi komitelerin çalışmaları ile ele alınacak konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunuluyor. Hilton İstanbul Bomonti Otel’de düzenlenecek Genel Kurul’un teması, "Gelecek Nesiller için Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek" olacak. Parlamento başkanı ve milletvekili düzeyinde rekor bir katılımın beklendiği 152’nci Genel Kurul, parlamenter diplomasi açısından son yılların en kapsamlı ve en yüksek katılımlı toplantılarından birisi olacak. Bugün itibarıyla 77’si parlamento başkanı olmak üzere 157 delegasyon ve 800’den fazla milletvekili ile yaklaşık 2 bin 500 katılımcı Genel Kurul için kayıt yaptırdı. Organizasyon boyunca Genel Kurul oturumları, daimi komitelerin çalışmaları, forumlar ve tematik toplantılar olmak üzere 80’den fazla etkinlik gerçekleştirilecek. PAB, dünya parlamentolarının çatı kuruluşu olarak öne çıkıyor 1889 yılında parlamentolar arası iş birliği ve diyaloğun güçlendirilmesi amacıyla parlamento temsilcileri tarafından kurulan PAB, halihazırda 183 ülkenin üyeliğiyle "dünya parlamentolarının çatı kuruluşu" olarak öne çıkıyor. Birleşmiş Milletler (BM) ile iş birliği içerisinde çalışmalar yürüten PAB’ın temel faaliyet alanları arasında, "uluslararası barış ve güvenlik, insan hakları ve demokrasi, sürdürülebilir kalkınma, kadın ve gençliğin güçlendirilmesi" konuları yer alıyor. Merkezi Cenevre’de bulunan PAB’ın, ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde yılda iki kez Genel Kurulu toplanıyor. Bu toplantılar, Cenevre’de veya üye bir ülkenin ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan meclis başkanlarını ve milletvekillerini ağırlayacak PAB’ın İstanbul’daki Genel Kurulunda parlamenter diplomasinin ve çok taraflı iş birliğin güçlendirilmesine yönelik katkılar gündeme gelecek. Ayrıca, Gazze’deki soykırım ve Orta Doğu’daki gelişmeler başta olmak üzere birçok bölgesel ve küresel konunu ele alınacak. PAB’ın 152’nci Genel Kurulu Başkanlığını TBMM Başkanı Kurtulmuş üstlenecek ve Genel Kurul görüşmelerini yönetecek. Kurtulmuş, toplantı kapsamında gerçekleştirilecek Filistin’i Destekleyen Parlamentolar Grubu’nun ikinci toplantısına katılacak ve Türkiye’yi ziyaret eden meclis başkanlarıyla ikili görüşmeler yapacak. Toplantı için İstanbul’da bulunan meclis başkanları ile delegasyon temsilcileri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 16 Nisan Perşembe Dolmabahçe Sarayı’nda kabul edilecek. PAB Genel Kurulu dördüncü kez Türkiye’de 15-19 Nisan’da dördüncü kez Türkiye’de yapılacak PAB Genel Kurulu, 2026’da Türkiye’nin ev sahipliğindeki önemli organizasyonlardan birisi olarak öne çıkacak. Türkiye, 1934, 1951 ve 1996 yıllarındaki Genel Kurul toplantılarına ev sahipliği yapmıştı. Türkiye, bu organizasyonla, parlamenter diplomasi alanındaki tecrübe ve birikimini, çok taraflı ilişkiler ile uluslararası diyaloğa verdiği önemi bir kez daha güçlü şekilde ortaya koyacak. PAB Genel Kurulu, dördüncü kez Türkiye’de gerçekleşecek. Türkiye, 1934, 1951 ve 1996 yıllarındaki Genel Kurul toplantılarına ev sahipliği yapmıştı. Türkiye, bu organizasyonla, parlamenter diplomasi alanındaki tecrübe ve birikimini, çok taraflı ilişkiler ile uluslararası diyaloğa verdiği önemi bir kez daha güçlü şekilde ortaya koyacak. Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve son dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bölgesel ve küresel meselelerde diyaloğu önceleyen barışçıl politikalarıyla diplomatik görüşmelerin merkezi haline gelen İstanbul, dünya parlamentolarının çatı kuruluşu PAB’ın Genel Kurulu’na ev sahipliği yapmasıyla diyalog ve uzlaşı kültürüne katkı sağlamayı sürdürecek.
Bursa Yıldırım’a yeni gençlik ve spor merkezi geliyor Yıldırım Belediyesi, Piremir Pazar Yeri’ni 5 yıldızlı gençlik ve spor merkezine dönüştürüyor. Yıldırım Belediyesi, ilçeye yeni bir gençlik ve spor merkezi daha kazandırıyor. Piremir Mahallesi’nde bulunan kapalı pazar yerini; modern, donanımlı ve çok yönlü bir gençlik ve spor merkezine dönüştürmek için düğmeye basan Yıldırım Belediyesi, çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Dört kat olarak inşa edilen yapı; renovasyon çalışmalarının ardından sadece Piremir’e değil, çevre mahallelerin tamamına nefes aldıracak bir merkez olacak. 10 bin 500 metrekarelik bir alan üzerine kurulacak olan Piremir Gençlik ve Spor Merkezi’nin bodrum katı pazar yeri ve otopark olarak hizmet vermeye devam edecek. Zemin katta kütüphane, kafeterya, deneyim atölyesi, kadın fitness merkezi ve atıcılık poligonu yer alacak. Merkezin birinci katında cimnastik, karate, judo ve masa tenisi, ikinci katında ise okçuluk ve eskrim salonları yer alacak. Kütüphanesi, kafeteryası ve spor salonlarıyla çekim alanı oluşturacak merkez, bölgenin önemli bir ihtiyacını karşılayacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Prof. Dr. Süleyman Şahin ile birlikte Piremir Gençlik ve Spor Merkezi’nde devam eden çalışmaları yerinde inceleyen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Hemşehrilerimizin kolaylıkla ulaşabileceği spor tesislerini Yıldırım’a kazandırmaya gayret ediyoruz. Bu çalışmalarımız kapsamında başta Bursa’nın en büyük spor kompleksi olan Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi olmak üzere 22 spor tesisini ilçemize kazandırdık. 23. tesisimiz için de çalışmalarımız devam ediyor. Piremir Mahallemizdeki kapalı pazar alanı ve otopark olarak yapıyı kapsamlı bir dönüşüme aldık. Kapalı pazar ve otopark alanlarını muhafaza ederek, bu mekanı daha işlevsel bir hale getiriyoruz" dedi. Piremir Gençlik ve Spor Merkezi’nin önemli bir ihtiyacı karşılayacağına vurgu yapan Başkan Oktay Yılmaz; "İnşallah burası çocuklarımızın ve kadınlarımızın spor yapabileceği, gençlerimizin ders çalışıp sosyalleşebilecekleri bir gençlik ve spor merkezine dönüşecek. Spor salonlarıyla, kütüphanesiyle, kadın fitness merkeziyle, deneyim atölyesi ve Yıldırım Kafesi ile bir çekim alanı olacak burası. Gençlik ve Spor Merkezimiz sadece Piremir’e değil, bölgedeki diğer mahallelerimize de hizmet verecek. Şu anda imalat işleri yüzde 60 oranında tamamlandı. Çalışmalarımız aralıksız şekilde devam ediyor. İnşallah 2026 yılı yaz spor okulları döneminde merkezimizi hizmete açmış olacağız. Piremir gençlik ve Spor Merkezimizin şimdiden hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Yıldırım Belediyesi’nin gerek tesisleşme gerekse de spor eğitimleri ile sporda bir marka kente dönüştüğünü belirten Gençlik ve Spor Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Prof. Dr. Süleyman Şahin ise Başkan Oktay Yılmaz’ teşekkür etti.