Yerel Haberler
Eskişehir
Anadolu Üniversitesi kampüsüne ’Genç Ofis’ kuruluyor 13 Nisan 2026 Pazartesi - 17:21:55 Eskişehir Valiliği koordinesinde Anadolu Üniversitesi ile İl Müftülüğü arasında imzalanan protokol çerçevesinde, kampüs içerisine öğrenciler için ücretsiz hizmet verecek olan ’Genç Ofis’ projesi hayata geçiriliyor. Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve İl Müftüsü Muharrem Gül’ün katılımıyla taşınmaz tahsis protokolü imza töreni düzenlendi. Protokol çerçevesinde, üniversite kampüsü içindeki alan, Genç Ofis yapılmak üzere İl Müftülüğü’ne tahsis edildi. "Öğrencilerimiz için güzel bir ortam olacak" Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekerek, "Genç Ofis bünyesinde sunulacak kitap kafe ve sosyal ortam, çocuklarımız için gerçekten güzel bir imkan olacak. Bu ortamın hazırlanmasında emeği geçen bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. İnşallah bittiğinde gençlerimiz için çok güzel bir alanı oluşturmuş olacağız" şeklinde konuştu. "Gençlerimiz için her şey ücretsiz olacak" Projenin detaylarına ilişkin bilgi veren Eskişehir İl Müftüsü Muharrem Gül, kurulacak merkezin 300 ile 400 metrekarelik bir alanı kapsayacağını belirterek, "Diyanet İşleri Başkanlığımızın Gençlik Merkezlerinden bir tanesini inşallah buraya yapacağız. Gençlerimiz orada kitap kafe konseptinde ders çalışabilecek, tenis oynayabilecek ve rahatça vakit geçirebilecekler. Buradaki tüm ikramlar ücretsiz olacak. Öğrencilerimizin hizmetinde, stabil ve konforlu bir alan oluşturacağız" dedi. "Kullanımımızdaki yerden feragat ettik" Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ise üniversite olarak projeye verdikleri desteği vurgulayarak, "Müftülüğümüzün Genç Ofis talebi üzerine, Milli Emlak’a ait ve bizim kullanımımızda olan bir yerden feragat ederek burayı Valiliğimize devrediyoruz. Sayın Valimizin inisiyatifiyle tahsis gerçekleşmiş olacak" ifadelerini kullandı. Proje kapsamında tamamlanacak olan merkezin, kısa süre içerisinde öğrencilerin hizmetine sunulması planlanıyor.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 12:39 Uzmanından "Açlığı taklit eden diyetle hücresel yenilenme mümkün olabilir" açıklaması Son yıllarda sıkça konuşulan FMD diyetini değerlendiren Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, "Fasting Mimicking Diet, tam açlığın zorluklarını ve risklerini bertaraf ederken, vücuda ‘kıtlık varmış’ sinyali gönderir. Bilimsel çalışmalar, periyodik olarak uygulanan FMD diyeti ile enflamasyonun azalmasına, kök hücre bazlı yenilenmenin aktive olmasına ve bilişsel fonksiyonların korunmasına yardımcı olabileceğini göstermektedir" dedi. "Açlığı taklit ederek vücutta onarım sürecini tetikliyor" Beslenme biliminin, son on yılda kabuk değiştirdiğini belirten Erden, "Beslenme bilimi artık yalnızca ne yediğimizle değil, yemediğimiz anlarda vücudumuzda neler olduğuyla daha fazla ilgilenmeye başladı. Odak noktamız sadece tartıdaki rakamlar değil, DNA hasarının onarımı, mitokondriyal verimlilik ve hücresel düzeyde sağlığın sürdürülebilirliği. "Fasting Mimicking Diet" adı verilen FMD diyeti de açlığı taklit ederek vücutta onarım sürecini tetikleyen 5 günlük bir program" diye konuştu. "Hücreye ‘büyümeyi durdur, onarıma geç’ talimatı verir" Vücudumuzun, evrimsel süreç boyunca bolluk ve kıtlık dönemlerine uyum sağlayacak şekilde programlandığına dikkat çeken Erden, "Ancak modern dünyadaki kesintisiz kalori alımı, vücudun hayatta kalma mekanizmalarını pasifize etmektedir. Fasting Mimicking Diet, tam açlığın zorluklarını ve risklerini bertaraf ederken, vücuda ’kıtlık varmış’ sinyali göndererek belirli makro besin dengelerine dayalı bir protokoldür. Besin alımının kontrollü kısıtlanmasıyla birlikte vücutta insülin ve IGF-1 seviyeleri düşer. Bu düşüş, hücreye ’büyümeyi durdur, onarıma geç’ talimatı verir. Aynı zamanda vücut, birincil yakıtı olan glikozdan, yağ asitlerinin oksidasyonu sonucu oluşan keton cisimciklerine geçiş yapar" ifadelerini kullandı. "Hücre içinde biriken hasarlı proteinlerin, işlevini yitirmiş yapıların ve metabolik atıkların parçalanarak enerjiye dönüştürülmesini sağlar" Otofaji sürecine dikkat çeken Erden, "FMD’nin kalbinde yatan en kritik süreç otofajidir. Kelime anlamıyla ’kendi kendini yeme’ olan bu mekanizma, hücre içinde biriken hasarlı proteinlerin, işlevini yitirmiş yapıların ve metabolik atıkların parçalanarak enerjiye dönüştürülmesini sağlar. Bilimsel çalışmalar, periyodik FMD uygulamalarının bu temizlik sürecini tetikleyerek enflamasyonun azalmasına, kök hücre bazlı yenilenmenin aktive olmasına ve bilişsel fonksiyonların korunmasına yardımcı olabileceğini göstermektedir" dedi. "Harika reçete değil, stratejik bir müdahaledir" Klinik sonuçlara değinen Erden, "İnsanlar üzerinde yapılan klinik denemelerde, ayda bir kez uygulanan FMD protokolünün bel çevresinde azalma, kan basıncında iyileşme ve sistemik enflamasyon göstergelerinde düşüş sağladığı gözlemlenmiştir. Ancak bu yaklaşım bir harika reçete değil, stratejik bir müdahaledir" diye konuştu. "Bilinçsiz uygulanması kas kaybına, hormonal dengesizliklere yol açabilir" Risklere dikkat çeken Erden, "Bu tür kısıtlayıcı protokollerin bilinçsiz uygulanması kas kaybına, hormonal dengesizliklere ve özellikle bazı kronik hastalıklarda ciddi sağlık risklerine yol açabilir. Tip 1 diyabet, ileri böbrek yetmezliği veya yeme bozukluğu öyküsü olan bireylerde bu protokoller hayati tehlike oluşturabilir. Dolayısıyla kalori kısıtlamasıyla hücresel yenilenmenin mümkün olup olmadığı sorusunun yanıtı bilimsel olarak şartlı bir evettir. FMD, doğru metabolik profile sahip bireylerde, uzman gözetiminde ve belirli periyotlarla uygulandığında fayda sağlayabilir" dedi. Sürdürülebilirliğe vurgu yapan Erden, "Beslenme biliminin temel taşı sürdürülebilirliktir. Beş günlük bir disiplin, yılın geri kalanındaki kötü beslenme alışkanlıklarını telafi edemez. Gerçek hücresel sağlık, kısa vadeli müdahaleler ile uzun vadeli dengeli beslenme alışkanlıklarının birlikte yürütülmesiyle mümkündür" diye konuştu.
Eskişehir’de ‘Şiir ve Ağıtlarda Hocalı’ anma programı
27 Şubat 2026 Cuma - 14:27 Eskişehir’de ‘Şiir ve Ağıtlarda Hocalı’ anma programı Eskişehir’de ‘Şiir ve Ağıtlarda Hocalı’ anma programı düzenlendi. 34 yıl önce Hocalı’da hayatını kaybeden soykırım kurbanlarını anmak amacıyla düzenlenen program; Eskişehir’de ‘Taşbaşı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yoğun katılımla düzenlenen programda duygu dolu anlar yaşandı. Program; başta Hocalı şehitleri olmak üzere tüm Türk dünyası şehitleri için yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Ardından Türkiye Cumhuriyeti İstiklal Marşı ve Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Marşı okundu. Açılış konuşmasını yapmak üzere Azerbaycan Cumhuriyeti Diaspora Bakanlığı Bakan Yardımcısı Valeh Hacıyev kürsüye davet edildi. Hacıyev konuşmasında, ‘’Hocalı’da yaşanan trajedinin unutulmaması gerekir. Tarihi hafızanın korunması önemlidir’’ dedi. Program kapsamında; Eskişehir Azerbaycanlılar Derneği Gençlik Kolları Medya Ekibi tarafından hazırlanan ‘video gösterimi’ gerçekleştirildi. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmasını yapan Dernek Başkan Yardımcısı Sirac Yaquboğlu, ‘’Hocalı’da yaşananların yalnızca Azerbaycan’ın değil, tüm Türk dünyasının ortak acısıdır’’ dedi. Etkinlikte; Azerbaycanlı gençler sahne alarak, Hocalı şehitleri anısına ‘şiirler ve ağıtlar’ seslendirdiler. Katılımcılar zaman zaman duygusal anlar yaşadı. Programın kapanış konuşmasını yapan Dernek Başkanı Cavid Aydın, ‘’Hocalı’da yaşananların gelecek nesillere aktarılması çok önemlidir’’ dedi. Program, şehitler için yapılan dua ile sona erdi.
Şüpheli şekilde ölen kadının camdan atlayan kocası: "Sahurda balık yiyip ayran içmiştik ondan zehirlenmiş olabilir"
27 Şubat 2026 Cuma - 11:22 Şüpheli şekilde ölen kadının camdan atlayan kocası: "Sahurda balık yiyip ayran içmiştik ondan zehirlenmiş olabilir" Eskişehir’de evinde cansız bedeni bulunan kadının 7’nci kattan atlayarak hastanelik olan kocası Mehmet K.’nın, "Sahurda balık yiyip ayran içmiştik ondan zehirlenmiş olabilir" dediği iddia edildi. Olay, Zafer Mahallesi Özaydın Sokak’ta meydana gelmişti. Mehmet K. (58), bu sabah saatlerinde henüz bilinmeyen bir sebeple 7’nci kattaki evden aşağıya atladı. Brandanın üstüne düşen ve yaralanan adamı gören komşuları durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri Mehmet K.’nın dairesine itfaiye ekiplerinin yardımıyla giriş yaptıktan sonra içeride eşi Sevim Ö.’nün (50) cansız bedenine rastladı. Yapılan inceleme sonucunda, birkaç gün önce hayatını kaybettiği belirlenen kadının ölümü şüpheli olarak değerlendirildi. Edinilen bilgilere göre, hastaneye sedye ile taşındığı esnada kendisine yöneltilen "Karın ölmüş bilgin var mı" sorusuna cevap veren Mehmet K.’nın, "Sahurda balık yiyip ayran içmiştik, ondan zehirlenmiş olabilir" dediği iddia edildi. Mehmet K.’nın kaldırıldığı Yunus Emre Hastanesi’nde ’kırmızı alan’da tedavi altına alındığı öğrenildi. "Adamın düşme sesine uyandık" Mehmet K.’nın komşusu Engin Sahur, olay anını anlatarak, "Gürültüye uyandık, bayağı bir yüksek gürültü geldi. Dedik herhalde çocuklar düştü. Çünkü apartmanda hep çocuklar var. Baktık hiçbir yerde bir şey yok. Arka tarafta bir sundurma var birinci katın. Onun üzerine düşmüş. Eşine haber verdiniz mi falan diye konuşuldu. Meğer eşi de ölmüş" ifadelerini kullandı.
Ramazan coşkusu kültür ve sanatla buluşuyor
27 Şubat 2026 Cuma - 11:02 Ramazan coşkusu kültür ve sanatla buluşuyor Eskişehir’de Anadolu Üniversitesi Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından ’Ramazan Etkinlikleri’ düzenlendi. Etkinlik, Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Faris Akarsu Konser Salonu’nda gerçekleştirildi. Ramazan ayının kültürel mirasını yaşatmayı amaçlayan etkinlik kapsamında, geleneksel Karagöz-Hacivat oyunu sahnelendi. Hayali Hüseyin Demir tarafından icra edilen gölge oyunu, Ramazan gecelerinin kültürel atmosferini izleyicilere yansıtarak izleyicilerden büyük beğeni topladı. Programın devamında ise Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği ve Türk Pop Müziği repertuvarından eserler seslendirildi. Gecede Serpil Ayar, Gözde Öksüz ve Servet Akpınar solist olarak sahne alırken, orkestrayı Uğur Ünlü yönetti. Seslendirilen eserler, Ramazan ayının manevi iklimini kültür ve sanatla buluşturdu. Benzer etkinliklerin devam edeceği açıklandı Ramazan ayı boyunca sürecek etkinlik konser programında Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği ve Türk Pop Müziği repertuvarından eserler seslendirilecek. 5 Mart Perşembe günü saat 20.30’da Serpil Avar, 12 Mart Perşembe günü saat 20.30’da Gözde Öksüz, 17 Mart Salı günü saat 20.30’da ise Servet Akpınar sahne alacak. Programların orkestra şefliğini Uğur Ünlü üstlenecek. Etkinliğe; Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük, Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Oytun Eren’in yanı sıra çok sayıda akademisyen, öğrenci ve davetli katıldı.
Anadolu Üniversitesi’nde öğrencilere iletişimin altın kuralları anlatıldı
27 Şubat 2026 Cuma - 11:01 Anadolu Üniversitesi’nde öğrencilere iletişimin altın kuralları anlatıldı Eskişehir’e gelen yazar ve iletişim danışmanı Ali Saydam, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF) tarafından düzenlenen ’İletişim Buluşmaları’ etkinliğinin konuğu oldu. ’Algı, İtibar, İlişki ve İletişim Üzerine’ başlığıyla İBF Şener Şen Salonu’nda gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi öğrencileriyle bir araya gelen Ali Saydam, konuşmasına iletişimin temel amaçlarından birinin itibarı güçlendirmek olduğuna vurgu yaparak başladı. Saydam, etkili iletişimin marka değerini yükselttiğini, müşteri sadakatini artırdığını ve yeniden satın alma davranışını teşvik ettiğini belirterek bunun doğrudan ekonomik kazanca dönüştüğünü ifade etti. Bir kurumun varlığını sürdürebilmesi için kamuoyunun yetki ve onayına ihtiyaç duyduğunu dile getiren Saydam, güçlü bir itibarın özellikle durgunluk dönemlerinde ve kriz anlarında kurumlar için koruyucu bir kalkan görevi gördüğünü söyledi. ’İtibar’ kavramının stratejik bir değer olduğunun altını çizen Ali Saydam, güven kaybının çoğu zaman maddi kayıplardan çok daha yıkıcı sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Ayrıca, maddi zararların telafi edilebileceğini ancak itibar kaybının onarılmasının uzun zaman ve yoğun çaba gerektirdiğini sözlerine ekledi. "Beklentiyi yönetmek, algı yönetiminin temel kuralıdır" İletişim sürecinin merkezinde yer alan beklenti ve algı kavramlarına da değinen Ali Saydam, beklenti yönetiminin hayati bir öneme sahip olduğunu belirtti. Beklentiler doğru yönetilmediğinde ya hayal kırıklığı oluştuğunu ya da gereğinden fazla anlam yüklemesi yapıldığını ifade eden Saydam, her 2 durumun da sağlıksız sonuçlar doğurduğunu söyledi. Gelecek beklentisinin yönetilmesinin algı yönetiminin temel kuralı olduğunu vurgulayan Saydam, beklentilerin ne ulaşılması zor bir seviyeye taşınması ne de yetersizlik algısı oluşturacak şekilde düşük tutulması gerektiğini dile getirdi. Algının çoğu zaman gerçeğin kendisi olarak algılandığını belirten Ali Saydam, insanların yalnızca olgulara değil, algılara da inandığını ifade etti. Başarıya ulaşmak isteyenlerin algının kendi lehlerine işlemesini sağlamaları gerektiğini söyleyen Saydam, bireylerin ve kurumların ikna edebilme kapasitesinin kazanma ya da kaybetme ihtimalini doğrudan etkilediğini kaydetti. Ali Saydam Kütüphanesi’nin açılışı yapıldı Seminerin ardından Ali Saydam’ın Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi öğrencilerine bağışladığı kitaplar için İBF Kütüphanesi bünyesinde ’Ali Saydam Kütüphanesi’nin açılış kurdelesi kesildi. Açılış, Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Ali Saydam’ın kütüphanenin öğrencilere ve akademik camiaya hayırlı olması temennileriyle gerçekleştirildi. Program, kütüphane ziyareti ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Programa; Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Erhan Demir, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemr, Rektör Danışmanı ve İBF Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Genel Sekreter Ecevit Öksüz, üniversite yönetim kurulu üyeleri ile çok sayıda öğrenci katılım sağladı.