Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Eskişehir
Düzenli araç bakımı büyük arıza maliyetlerini önlüyor
11 Nisan 2026 Cumartesi - 13:26:03
Eskişehir’de otomobil tamircisi Osman San, düzenli araç bakımının önemine dikkat çekerek, "Bakım ücreti 10 bin lirayken, yaptırılmadığı takdirde maliyet 100 bin liraya kadar çıkabiliyor" dedi. Araçların motor ömrünü uzatmak, güvenli sürüş sağlamak ve performansı korumak için genellikle her 10 bin kilometrede veya yılda 1 kez bakım yapılması öneriliyor. Bakım yapılmadığı takdirde araçların arıza yapabileceği ve daha yüksek onarım maliyetlerine sebep olabileceği belirtilirken, otomobil tamircisi Osman San, sürücülere uyarılarda bulundu. San, antifriz, cam suyu ve lastik bakımı ile fren, ön takım ve hidrolik kontrolünün son derece önemli olduğunu söyledi. "Araçları bozulmadan önce de sanayiye getirip kontrol yaptırırlarsa iyi olur" Konuyla ilgili açıklamada bulunun Osman San, "Bunları biz ölçümlerle yapıyoruz; aracı lifte alıp kontrollerini gerçekleştiriyoruz. Hidrolik bakımını ve antifriz ölçümünü genelde bu şekilde yapıyoruz. Yazlık bakım ihtiyaca göre değişiyor. Normalde 10 binlik ve 40 binlik bakımları yapıyoruz ancak gerektiği kadar masraf çıkarıyoruz. Bunun belli başlı bir fiyatı yok; bin veya 2 bin liradan başlayıp 6-7 bin liralara kadar bir bakım maliyeti olabiliyor. Örneğin, bir araçta olduğu gibi revizyona geçtik; 10 binlik yağ bakımı yapılmadığı için yatak sarmış ve rektifiye aşamasına gelmiş. Genelde 90 binde triger bakımı olur, triger çatlamış. Bu bakım yaptırılmadığı zaman daha büyük sonuçlar doğabiliyor. Şu anda yapılan bir bakım ücreti 10 bin lirayken, yaptırılmadığı takdirde maliyet 100 bin liraya kadar çıkabiliyor; bir sıfır eklenebiliyor. Araçları illa bozulunca değil de bozulmadan önce sanayiye getirip kontrol yaptırırlarsa kendileri için daha iyi olur çünkü şu an piyasa çok karışık ve fiyatlar yüksek çıkabiliyor" ifadelerini kullandı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 13:22
Otomobil tamircisi: "Bakım ücreti 10 bin lirayken, yaptırılmadığı takdirde maliyet 100 bin liraya kadar çıkabiliyor"
Eskişehir’de otomobil tamircisi Osman San, düzenli araç bakımının önemine dikkat çekerek, "Bakım ücreti 10 bin lirayken, yaptırılmadığı takdirde maliyet 100 bin liraya kadar çıkabiliyor" dedi. Araçların motor ömrünü uzatmak, güvenli sürüş sağlamak ve performansı korumak için genellikle her 10 bin kilometrede veya yılda 1 kez bakım yapılması öneriliyor. Bakım yapılmadığı takdirde araçların arıza yapabileceği ve daha yüksek onarım maliyetlerine sebep olabileceği belirtilirken, otomobil tamircisi Osman San, sürücülere uyarılarda bulundu. San, antifriz, cam suyu ve lastik bakımı ile fren, ön takım ve hidrolik kontrolünün son derece önemli olduğunu söyledi. "Araçları bozulmadan önce de sanayiye getirip kontrol yaptırırlarsa iyi olur" Konuyla ilgili açıklamada bulunun Osman San, "Bunları biz ölçümlerle yapıyoruz; aracı lifte alıp kontrollerini gerçekleştiriyoruz. Hidrolik bakımını ve antifriz ölçümünü genelde bu şekilde yapıyoruz. Yazlık bakım ihtiyaca göre değişiyor. Normalde 10 binlik ve 40 binlik bakımları yapıyoruz ancak gerektiği kadar masraf çıkarıyoruz. Bunun belli başlı bir fiyatı yok; bin veya 2 bin liradan başlayıp 6-7 bin liralara kadar bir bakım maliyeti olabiliyor. Örneğin, bir araçta olduğu gibi revizyona geçtik; 10 binlik yağ bakımı yapılmadığı için yatak sarmış ve rektifiye aşamasına gelmiş. Genelde 90 binde triger bakımı olur, triger çatlamış. Bu bakım yaptırılmadığı zaman daha büyük sonuçlar doğabiliyor. Şu anda yapılan bir bakım ücreti 10 bin lirayken, yaptırılmadığı takdirde maliyet 100 bin liraya kadar çıkabiliyor; bir sıfır eklenebiliyor. Araçları illa bozulunca değil de bozulmadan önce sanayiye getirip kontrol yaptırırlarsa kendileri için daha iyi olur çünkü şu an piyasa çok karışık ve fiyatlar yüksek çıkabiliyor" ifadelerini kullandı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 13:19
Eskişehir’de Türk Polis Teşkilatı’nın 181’inci kuruluş yıl dönümü kutlandı
Eskişehir’de Türk Polis Teşkilatı’nın 181’inci kuruluş yıl dönümü 10 Nisan Polis Haftası dolayısıyla şehit aileleri, gaziler ve aileleri onuruna yemek programı düzenlendi. Eskişehir Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen program, Vali Dr. Erdinç Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Programda konuşma yapan Vali Yılmaz, Türk Polis Teşkilatı’nın 181 yıldır halkın huzuru, güvenliği ve refahı için büyük bir özveriyle görev yaptığını belirtti. Yılmaz, bu anlamlı günde şehit aileleri ve gaziler ile bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 13:19
Eskişehirspor kafilesi Balıkesir yoluna çıktı
TFF 3. Lig’in 29. haftasında deplasmanda Balıkesirspor ile karşılaşacak olan Eskişehirspor, galibiyet parolasıyla Balıkesir’e doğru yola çıktı. TFF 3. Lig ekiplerinden Eskişehirspor, evinde oynayacağı son maçtan önce kritik bir viraja giriyor. Ligin 29. haftasında Balıkesirspor’un konuğu olacak olan siyah-kırmızılı ekipte hazırlıklar tamamlandı. Bu zorlu mücadele öncesinde Eskişehirspor kafilesi, bugün tesislerinden hareket ederek Balıkesir yolculuğuna başladı.
12 Mart 2026 Perşembe - 16:36
Keresteli cinayet davasında müebbet hapis talebi
Eskişehir’de geçtiğimiz yıl eylül ayında aralarında husumet bulunan Hasan Hüseyin Doğruk’u (60) sokak ortasında keresteyle darb ederek ölümüne neden olan tutuklu sanık Aydın Keskin (47) hakkında mütalaa verildi. Cumhuriyet savcısı, sanığın "Kasten öldürme" suçundan müebbet hapisle cezalandırılmasını ve herhangi bir indirim uygulanmamasını talep etti. Olay, geçtiğimiz yıl eylül ayında Tepebaşı ilçesi Yenibağlar Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Hasan Hüseyin Doğruk ile Aydın Keskin sokak üzerinde karşılaştı. İkili arasında daha önceden var olan husumet nedeniyle çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavga esnasında eline geçirdiği keresteyle Doğruk’u darb eden Keskin, yaşlı adamın ağır yaralanmasına neden oldu. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Doğruk, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayın ardından İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekiplerince gözaltına alınan Aydın Keskin, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay anı güvenlik kamerasında Vahşetin yaşandığı anlar, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde; taraflar arasındaki kovalamaca, Hasan Hüseyin Doğruk’un yere yığılması ve sanık tarafından darb edildiği anlar yer aldı. Savcı indirim istemedi Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın son duruşmasına; tutuklu sanık Aydın Keskin, maktulün eşi Hatice Doğruk, oğlu İlker Doğruk ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, sanık Aydın Keskin’in "Kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Ayrıca mütalaada, sanık hakkında herhangi bir ceza indirimi veya haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması talep edildi. Mahkeme heyeti, sanık müdafilerinin savunma hazırlamak için süre talebini kabul ederek, karar duruşmasını 26 Mart tarihine erteledi.
12 Mart 2026 Perşembe - 15:39
İnönü’de İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü anma programı
Eskişehir’in İnönü ilçesinde, İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla anlamlı bir anma programı düzenlendi. Milli mücadelenin ve bağımsızlığın simgesi olan İstiklal Marşı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilişinin 105’inci yıl dönümü kapsamında gerçekleştirilen programa; İlçe Kaymakamı Talha Atılay Teymur, Belediye Başkanı Serhat Hamamcı, Cumhuriyet Savcısı Nuray Dağdelen, kurum amirleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. İlçedeki öğrenciler tarafından hazırlanan "12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Programı", İnönü Vehbi Koç Ortaokulu’nda gerçekleştirildi. Program kapsamında öğrenciler tarafından şiirler okunurken, oratoryo ve çeşitli gösteriler sahnelendi. Duygu dolu anların yaşandığı programda, vatan ve bağımsızlık uğruna verilen mücadelenin anlamı bir kez daha hatırlatıldı. Programda ayrıca İstiklal Marşı’nın şairi Mehmet Akif Ersoy rahmet, minnet ve saygıyla anıldı. Program, öğrencilerin hazırladığı gösterilerin ardından sona erdi.
12 Mart 2026 Perşembe - 15:38
"Okullarda Şiddet ve Akran Zorbalığı"
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Begüm Şahbudak, akran zorbalığını yalnızca iki öğrenci arasındaki bir sorun olarak değil, okul, aile ve öğrencilerin birlikte ele alması gereken bir sistem sorunu olarak değerlendirmek gerektiğini belirtti. "Okullarda Şiddet ve Akran Zorbalığı" konusunu ilgili değerlendirmelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Begüm Şahbudak, akran zorbalığında seyirci kalmanın çoğu zaman sessiz kalmak olmadığını, zorbalığın sürmesine katkıda bulunmak olduğunu belirtti. Akran zorbalığının yalnızca iki öğrenci arasında yaşanan bireysel bir çatışma olarak görülmemesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Begüm Şahbudak, zorbalığın tekrarlayıcı bir niteliğe sahip olduğunu ve taraflar arasında güç eşitsizliğinin bulunduğu durumlarda sistematik bir sorun haline geldiğini ifade etti. Zorbalıkla mücadelede yalnızca zorbayı cezalandırmaya ya da mağdura yönelik bireysel müdahalelere odaklanmanın yeterli olmayacağını vurgulayan Şahbudak, okul ortamı, aileler ve öğrencilerin dâhil olduğu bütüncül bir yaklaşımın önemine dikkat çekti. Dr. Öğr. Üyesi Begüm Şahbudak, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "Akran zorbalığı dediğimiz zaman aslında birebir bir çatışmadan ya da bir akran tartışmasından bahsetmiyoruz. Bu sürecin kronik olması, tekrarlayıcı zeminde olması önemli. Taraflar arasında güç eşitsizliğinin olması önemli ve sistematik bir hale geldiğinde akran zorbalığı diyoruz. Akran zorbalığı dediğimiz zaman müdahale sırasında sadece zorba ya da sadece mağdura yönelik bir müdahaleden değil, aslında sisteme yönelik bir müdahaleden bahsetmek mümkün. Zorbanın okuldan uzaklaştırılması ya da sadece mağdura yönelik bir müdahaleden bahsetmiyoruz. Orada bir sorun var ve bu sorun aslında ailelerin de dahil edildiği bir sistem sorunu olarak görülür ve okul içerisinde ele alınırsa o zaman çözüm çok daha kolay oluyor. "Sessiz kalmak zorbaya yardım etmektir" Çözüm dediğimizde aslında öğrencilerin de içine dahil edildiği, öğretmenlerin ve ailelerin de içine dahil edildiği çözümden bahsediyoruz. Söylediğimiz şey aslında seyircilerin de ortamdaki zorbalığa müdahil olması. Çünkü seyirci kalmak demek aslında sessiz kalmak demek değil. Aslında zorbaya yardım etmek demektir. Ve zorbanın okuldan uzaklaştırılması çoğu zaman bir çözüm olmuyor. Aksine bir sistem sorunu olarak ele alırsak eğer bir süre sonra mağdurun da zorlu olabileceğini düşünmemiz gerekiyor ve bunu bu şekilde ele alırsak aslında hepimizin üzerine düşen sorumluluklar var. Bir zorbayı cezalandırmaktansa hem akan zorbalığı yapan kişinin hem de mağdurun ruhsal olarak güçlendirilmesi ve değerlendirilmesi, mutlaka sisteme ailelerin de dahil edilmesi ve ailelerin de bu konuda sorumluluk alması önemli. Aslında öğrencilerin kendisine de adalet duygusunu sağlamak üzere bir sorumluluk verilmesi önemli. Seyirci kalmıyoruz. O sırada akran zorluğuna uğrayan kişiye hemen müdahale edemesek bile sonradan müdahale etme şansımız var ve bunu özellikle değerlendirmemiz gerekiyor diye düşünüyorum. Bunu bir sistem sorunu olarak ele alırsak çözüme ulaşmak çok daha kolay. Çünkü orada birebir bir zorbayı cezalandırdığımızda aslında sistemin çarkları dönmeye devam ediyor. "Hem zorba, hem mağdur için ruhsal yardım mümkün" Ergenlik döneminde akran ilişkileri oldukça önemli. Bu akran grubunda kabul görmek, dışlanmama ihtiyacı aslında kişiliğin de belirleyici yanlarından biri oluyor. Kimlik gelişiminde bunlar da önemli. Hem zorba için hem mağdur için aslında bir ruhsal etkilenme varsa yardım arayışında olmak sadece okul ikliminde çözülebilen sorunlardan bahsetmiyoruz. Aileler de bu konuda sorumluluk alarak ruhsal yardım ihtiyaçlarını görmezden gelmemeli ve bununla ilgili destek almalı. Hem zorba hem mağdur için ruhsal yardım mümkün ve aslında bu çocukların her birini suça sürüklenen çocuk ya da zorba çocuk olarak etiketlemeden önce onlar, bizlerin çocukları ve mutlaka yardımla değiştirebileceğimiz şeyler var. Bu umudu aşılayarak bitirmek istiyorum. Çünkü özellikle yardım alırsak değiştirebileceğimiz çok fazla şey var."
12 Mart 2026 Perşembe - 15:18
Babasının bahçesinde cansız bedeni bulunan kızın kesin ölüm sebebi araştırılıyor
Eskişehir’de intihar eden babasına ait hobi bahçesinde cansız bedenine ulaşılan 13 yaşındaki Z.Ü.’nün kesin ölüm sebebi araştırılırken, ilk incelemelere göre vücudunda yara ve darp izi olmadığı öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, Çamlıca Mahallesi Zümrütbahçe Sokak’ta ikamet eden 13 yaşındaki Z.Ü., 2 Mart 2026 tarihinde kayboldu. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince geniş çaplı araştırma başlatıldı. Yapılan araştırma ve incelenen kamera kayıtları neticesinde, Z.Ü.’nün cansız bedeni, kayıp ihbarında bulunduktan 2 gün sonra kendisi asmak suretiyle intihar eden babası A.Ü.’ye ait hobi bahçesinde bulundu. Z.Ü.’nün kesin ölüm sebebinin belirlenebilmesi için cansız bedeni ölü muayene ve otopsi işlemleri için hastaneye kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği bildirildi.
12 Mart 2026 Perşembe - 14:45
ESOGÜ’de Kadın Girişimciler Zirvesi düzenlendi
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Teknoloji Transfer Ofisi Uygulama ve Araştırma Merkezi (ETTOM) tarafından, kadın girişimciliğini desteklemek ve girişimcilik ekosisteminde kadınların rolünü güçlendirmek amacıyla "Kadın Girişimciler Zirvesi" düzenlendi. Tüm gün süren etkinlikte girişimcilik yolculuğunun farklı aşamaları, alanında uzman konuşmacılar tarafından ele alındı. Zirve açılışına ESOGÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Emine Gümüşsoy ve Prof. Dr. Hakan Demiral da katıldı. Programın açılış konuşmaları ETTOM Merkez Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Gökçe Mehmet Ay, KOSGEB Eskişehir İl Müdürü Tarık Yılmaz, Eskişehir Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Dilek Çamursoy ve ESOGÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emine Gümüşsoy tarafından gerçekleştirildi. Açılış konuşmalarında kadınların girişimcilik ekosisteminde daha fazla yer almasının önemine vurgu yapıldı. Girişimcilik alanında farkındalık oluşturmayı ve kadınların girişimcilik ekosisteminde daha aktif rol almalarını teşvik etmeyi amaçlayan zirve kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda girişimcilik sürecinin farklı aşamaları ele alındı. Prof. Dr. Canan Akay moderatörlüğünde düzenlenen ilk oturumda TOBB Eskişehir İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Elif Gürkaynak ve Doç. Dr. Gamze Karanfil Kaçmaz girişimcilik deneyimlerini paylaştı. Doç. Dr. Figen Çalışkan moderatörlüğündeki ikinci oturumda Çiğdem Micozkadıoğlu ve Burcu Bilaç Ete girişim fikrinin hayata geçirilmesi sürecini katılımcılarla paylaştı. Prof. Dr. Meryem Uluskan moderatörlüğünde gerçekleştirilen üçüncü oturumda ATAP A.Ş. Genel Müdürü Duygu Yalnızoğlu ve Prof. Dr. Zehra Kamışlı Öztürk girişimcilere sunulan destek mekanizmaları hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Arzum Erken Çelik moderatörlüğündeki oturumda ise Mehtap Yıldız ve KOSGEB’i temsilen Kezban Çelik finansman ve destek programlarına ilişkin deneyimlerini aktardı. Zirvenin ilerleyen oturumlarında Prof. Dr. Güldane Araz Ay moderatörlüğünde Hande Özer Gürbüz ve Gayenur İğdeci, girişimcilikte karşılaşılan zorluklar ve başarısızlık deneyimleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Son oturumda ise Prof. Dr. Elif Gürsoy moderatörlüğünde Nezihe Hanecioğlu, Duygu Eryaşar ve Dr. Dilek Turan girişimciliğin toplumsal etkisi ve sosyal katkıları üzerine konuştu. Yoğun katılımla gerçekleştirilen Kadın Girişimciler Zirvesi, katılımcıların soru-cevap bölümleri ve deneyim paylaşımları ile tamamlandı. Etkinlik toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
12 Mart 2026 Perşembe - 14:39
Kızının cesedi hobi bahçesinde bulunan baba kendini asarak intihar etmiş
Eskişehir’de 2 Mart 2026 tarihinden bugüne kadar kendisinden haber alınamayan küçük kızın ölümüyle ilgili yeni bilgiler öğreniliyor. Yaşı küçük çocuk Zehra Ü.’nün bulunması için Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında, Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince geniş çaplı araştırma başlatılmış, yapılan araştırma ve incelenen kamera kayıtları neticesinde, Zehra Ü.’nün cansız bedeni, kayıp ihbarında bulunduktan iki gün sonra kendisi asmak suretiyle intihar eden babası A.Ü.’ye ait hobi bahçesinde bulundu. Zehra Üzüm’ün kesin ölüm sebebinin belirlenebilmesi için cansız bedeni ölü muayene ve otopsi işlemleri için hastaneye kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
12 Mart 2026 Perşembe - 13:55
Eskişehir’deki kayıp kızı babası öldürüp bahçesine gömmüş
Eskişehir’de 10 gündür kayıp olarak aranan 13 yaşındaki Z.Ü., babasının bahçesinde ölü bulundu. Küçük kızı öldürüp gömdüğü iddia edilen babasının intihar ettiği öğrenildi.
12 Mart 2026 Perşembe - 13:54
Türkiye’ye kıyasla Eskişehir’de daha fazla yaşı nüfusu var
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan verilere göre, Türkiye genelinde yaşlı nüfus oranı yüzde 11,13 olurken, Eskişehir’de bu oran yüzde 13,60 olarak kaydedildi. TÜİK’ten edinilen bilgiye göre, Eskişehir’in 925 bin 323 olan toplam nüfusunun 125 bin 842’sini 65 ve üzeri yaştaki fertler oluşturdu. Eskişehir’deki yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı yüzde 13,60 ile yüzde 11,13 olan Türkiye ortalamasının üzerinde yer aldı. Kentteki yaşlı nüfusun cinsiyet dağılımına bakıldığında ise yaşlı erkek oranı yüzde 12,32, yaşlı kadın oranı ise yüzde 14,88 olarak gerçekleşti. Hanelerin yüzde 29,66’sında en az bir yaşlı fert var Eskişehir genelindeki hanelerin yüzde 29,66’sında en az bir yaşlı fert yaşarken, bu oran yüzde 26,12 olan Türkiye genelini geride bıraktı. Toplam haneler içinde tek başına yaşayan yaşlıların oranı yüzde 8,83 olurken, tek başına yaşayan yaşlıların yüzde 75,30’unu kadınlar, yüzde 24,70’ini ise erkekler oluşturdu. Eskişehir’de tek kişilik hanehalklarının içindeki yaşlı oranı ise yüzde 34,22 olarak kayıtlara geçti. Yaşlıların yüzde 38,62’si çocuklarıyla aynı adreste yaşıyor Eskişehir’deki yaşlıların çocuklarına yakınlık durumu incelendiğinde, yaşlıların yüzde 38,62’sinin çocuğuyla aynı adreste ikamet ettiği görüldü. Çocuğu farklı bir ilde yaşayan yaşlıların oranı yüzde 20,28, çocuğu olmayan yaşlıların oranı ise yüzde 5,73 oldu. Tek başına yaşayan yaşlıların yüzde 32,66’sının çocuğu aynı ilçede, yüzde 15,57’sinin çocuğu ise aynı mahallede yaşarken; farklı ilde çocuğu bulunan tek yaşayan yaşlıların oranı yüzde 26,76 ile Türkiye geneli olan yüzde 21,80’nin üzerinde seyretti.
12 Mart 2026 Perşembe - 12:08
Kaçak kazı yapan 3 şüpheli suçüstü yakalandı
Eskişehir’dee define bulmak amacıyla izinsiz kazı yapan 3 şüpheli, jandarma ekiplerinin düzenlediği "Anadolu Mirası" operasyonuyla suçüstü yakalandı. Edinilen bilgilere göre, Eskişehir İl Jandarma Komutanlığına bağlı birimler, Mihalıççık ilçesinde şüpheli şahısların kaçak kazı yapacağı bilgisine ulaştı. Harekete geçen ekipler, "Anadolu Mirası Operasyonları" kapsamında belirlenen bölgeye baskın düzenledi. Yapılan operasyonda, 3 şüpheli şahıs kazı yaptıkları esnada suçüstü yakalanarak gözaltına alındı. 1 metre genişliğinde, 2 metre derinliğinde çukur kazmışlar Olay yerinde yapılan incelemelerde, define avcılarının yaklaşık 1 metre genişliğinde ve 2 metre derinliğinde bir alanı kazdıkları tespit edildi. Operasyon neticesinde şüphelilere ait olduğu belirlenen 8 adet muhtelif kazı malzemesine jandarma ekiplerince el konuldu. Yakalanan şahıslar hakkında "2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa Muhalefet" suçundan soruşturma başlatıldı. Eskişehir İl Jandarma Komutanlığından yapılan açıklamada, kaçakçılık suçları ile mücadeleye yönelik her türlü tedbirin kararlılıkla alınmaya devam edeceği vurgulandı.
12 Mart 2026 Perşembe - 12:03
Minik ellerden Gazze’ye büyük destek
Eskişehir’de ilkokulu öğrencileri, Ramazan ayının yardımlaşma ruhunu yaşatarak kumbaralarında biriktirdikleri harçlıkları Gazze’ye gönderilmek üzere ilçe müftülüğüne bağışladı. Ramazan ayının gelişiyle birlikte paylaşma ve dayanışma duyguları okullarda da karşılık buluyor. Sarıcakaya ilçesinde bulunan Fatih İlkokulu öğrencileri, uzun süredir kumbaralarında biriktirdikleri harçlıklarını anlamlı bir bağışa dönüştürdü. Gazze’de zor günler geçiren yaşıtlarını unutmayan minik öğrenciler, topladıkları paraları öğretmenleri ve okul idaresi eşliğinde ilçe müftülüğüne teslim etti. Toplamda 44 bin 325 TL tutarındaki bağış, Gazze’deki mağdur vatandaşlara ulaştırılmak üzere tutanakla teslim alındı. "Küçük yüreklerin bu duyarlılığı büyük takdir topladı" Bağışı teslim alan İlçe Müftüsü Mesut Altunbaş, öğrencilerin bu anlamlı davranışından dolayı büyük mutluluk duyduklarını ifade ederken Sarıcakaya Müftülüğü yaptıları paylaşımda, "Rahmet, bereket ve dayanışma ayı olan Ramazan’da küçük yüreklerin gösterdiği bu anlamlı duyarlılık bizleri duygulandırdı. Öğrencilerimiz, paylaşmanın ve kardeşliğin en güzel örneklerinden birini sergileyerek Ramazan’ın ruhunu en güzel şekilde yaşattılar. Bu bilincin oluşmasına katkı sağlayan Okul Müdürümüz Saadet Keser hanıma ve emeği geçen tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. Yapılan bu yardım, toplumumuz için örnektir" dedi. Program, öğrencilerin bağış makbuzlarını alması ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
12 Mart 2026 Perşembe - 12:01
Çiftçi malları koruma çalışmalarındaki uygulamalar masaya yatırıldı
İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce çiftçi malları koruma çalışmalarındaki uygulamalarda karşılaşılan sorunlar masaya yatırıldı. İl Tarım Ve Orman Müdürlüğü’ndea İl Müdürü Yüksel Çil başkanlığında gerçekleşen toplantıya, Alpu, Beylikova, Çifteler, İnönü, Mahmudiye, Odunpazarı, Seyitgazi ve Tepebaşı Çiftçi Malları Koruma Başkanları ve çalışanları beraberinde Eskişehir Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı ile Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Mehmet Yurt’un katılımı ile gerçekleşti. Toplantıda 4081 Sayılı Çiftçi Malları Koruma Kanunu uygulamaları konusunda Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürlüğümüzce yapılan sunumun ardından ilçelerde tarım alanlarının korunması ve hayvancılık otlatma sisteminin oluşturulması amacıyla yasak bölge oluşturulurken otlatma bölgelerinin tespitinin önemi, tarımsal ürünlerin korunması ve otlar alanların hayvancılık yapanlar tarafından efektif kullanılması amacıyla yapılması gereken işlemler görüşüldü. İl Müdürü Çil’in talebi doğrultusunda ilçe Çiftçi Malları Koruma Başkanlarından her ilçe özelinde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerilerini içeren bir durum raporunun hazırlanması, tarımın ve hayvancılığın gelişimine katkı sağlayacak ortak bir metin oluşturulması amacıyla aylık toplantılara devam edilecektir.
12 Mart 2026 Perşembe - 11:59
İhracat artıyor, ancak kârlılıklar düşüyor
Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir sanayisinin zorlu küresel şartlara rağmen üretim ve ihracattaki artışının sürdürdüğünü, ancak kârlılıkların azaldığını ifade etti. Türkiye’nin 2026 yılı Ocak-Şubat dönemine ilişkin dış ticaret verileri açıklandı. Buna göre Türkiye’nin ihracatı söz konusu dönemde yüzde 1,2 oranında azalarak 41,38 milyar dolar olurken, ithalat ise yüzde 3,1 artışla 58,96 milyar dolar seviyesine ulaştı. Böylece dış ticaret açığının devam ettiği bir tablo ortaya çıktı. Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan Eskişehir ihracat rakamlarını değerlendiren Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir sanayisinin zorlu küresel şartlara rağmen üretim ve ihracattaki artışının sürdürdüğünü, ancak kârlılıkların azaldığını ifade etti. Eskişehir sanayisi düşük faizli ihracat desteği talep ediyor Başkan Kesikbaş, Eskişehir’in ihracat performansını değerlendirirken sanayicilerin düşük faizli finansman ihtiyacına dikkat çekti. Kesikbaş, "Eskişehir’de faaliyet gösteren firmalarımız 2026 yılı Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,05 artışla 323,6 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Ocak-Şubat döneminde ise ihracatımız yüzde 3,88 artarak 637,1 milyon dolara ulaştı. Türkiye genelinde ihracatın gerilediği bir dönemde Eskişehir’in artış kaydetmesi sanayimizin gücünü göstermektedir" dedi. Kesikbaş, ihracatın sürdürülebilirliği için ihracatçı firmalara yönelik düşük faizli kredi ve finansman desteklerinin artırılması gerektiğini vurguladı. Rekabetçiliğimizi artıracak destekler gerekli Türkiye’nin ithalat rakamlarının ihracattan daha yüksek olmasının dış ticaret açığının devam ettiğini gösterdiğini vurgulayan Kesikbaş, bu tabloyu tersine çevirmek için ihracatçıların desteklenmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Kesikbaş, "Katma değerli üretimi artıran verimlilik, teknoloji ve küresel entegrasyon odaklı teşviklerin güçlendirilmesi, ihracat finansmanına erişimin kolaylaştırılması ve sanayicimizin rekabet gücünü artıracak politikaların kararlılıkla uygulanması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Vergi yapısı ve enflasyon dinamikleri ekonomik istikrarı belirliyor Kesikbaş ayrıca mevcut ekonomik şartlara ilişkin yapısal bazı başlıklara da dikkat çekti. Türkiye’de gıda enflasyonunun halen dramatik seviyelerde seyretmesinin hem hanehalkı refahını hem de maliyet yapısını olumsuz etkilediğini belirten Kesikbaş, üretici üzerindeki KDV yükünün de rekabetçiliğe ciddi zarar verdiğini ifade ederek KDV’nin tüketim aşamasında tahsil edildiği bir sistemin yeniden münazara edilmesi gerektiğini söyledi. Çalışan üzerindeki yüksek vergi yükünün hafifletilmesinin ise hem istihdamı destekleyeceğini hem de kayıt dışılığın azaltılmasına katkı sağlayacağını vurguladı. Kesikbaş, bu alanlarda atılacak yapısal adımların enflasyonun düşürülmesi ve ekonomik istikrarın güçlendirilmesi açısından kritik olduğunu ifade etti. Sanayicimiz jeopolitik risklere karşı korunmalı Bölgemizde devam eden çatışmaların küresel ticaret dengelerini etkilediğine dikkat çeken Kesikbaş, "Jeopolitik riskler, lojistik ve enerji maliyetleri, tedarik zincirlerini doğrudan etkiliyor. Türkiye’nin ve Eskişehir sanayisinin bu süreçten en az etkilenmesi için ticaret diplomasisinin güçlendirilmesi, alternatif pazarlara erişimin artırılması ve sanayicimizin korunması büyük önem taşıyor" dedi. Kesikbaş sözlerini, "Eskişehir sanayisi üretmeye, ihracat yapmaya ve ülkemizin ekonomik gücüne katkı sağlamaya aynı kararlılıkla devam edecektir" diyerek tamamladı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder