Yerel Haberler
Eskişehir
Eskişehir’de gençler Kur’an-ı Kerim Güzel Okuma ve Dini Bilgileri yarışmasında ter döktü 13 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:15:52 Eskişehir’de düzenlenen Kur’an-ı Kerim Güzel Okuma ve Dini Bilgileri yarışmalarında il birincileri belli oldu; dereceye giren öğrenciler bölge finallerinde Eskişehir’i temsil etmeye hak kazandı. Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen ortaokul ve lise seviyelerindeki Kur’an-ı Kerim Güzel Okuma Yarışmaları ile Temel Dini Bilgiler ve Peygamber Efendimizin Hayatı Bilgi Yarışmaları’nın il finalleri Eskişehir’de gerçekleştirildi. İl Millî Eğitim yöneticileri, öğretmenler ve öğrencilerin katılım sağladığı programda, Liseler Arası Temel Dini Bilgiler Bilgi Yarışması’nda Eskişehir Anadolu Lisesi öğrencileri Muazzez Kübra Öğen, Bilal Yasir Gündüz, Sefa Pınarcı ve Muhammed Mete Bakır’dan oluşan ekip il birincisi olurken, Ortaokullar Arası Peygamber Efendimizin Hayatı Bilgi Yarışması’nda ise Çifteler Atatürk Ortaokulu öğrencileri Ela Koşar, Emirhan Doyuk, İbrahim Uçan ve Yarennur Köksal’dan oluşan ekip il birinciliğini elde etti. Büyük heyecana sahne olan Kur’an-ı Kerim Güzel Okuma Yarışmaları’nda ise kategorilerinde birinci olan öğrenciler netleşti. Erkekler lise kategorisinde Cemal Mümtaz Sosyal Bilimler Lisesi’nden Mehmet Fatih Özkara, kızlar lise kategorisinde Mustafa Kemal Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden Ebrar Bağdat, erkekler ortaokul kategorisinde Şehit Ali Gaffar Okkan Ortaokulu’ndan Kerem Önalcı ve kızlar ortaokul kategorisinde Şehit Onur Yeşil Ortaokulu’ndan Melisa Nur Kozlu il birincisi seçildi. Dereceye giren öğrenciler bölge yarışmalarında Eskişehir’i temsil etmeye hak kazanırken, yetkililer başarılarından dolayı tüm öğrencileri tebrik ederek başarılarının devamını diledi.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:59 Anadolu Üniversitesi’nde Türkiye-AB ilişkileri ve medya temsilleri masaya yatırıldı Anadolu Üniversitesi’nde düzenlenen "JOIN! Türkiye ve AB: Medya Temsilleri" başlıklı çalıştayda, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin tarihi süreci ve dijital medyadan geleneksel basına kadar medyadaki yansımaları ele alındı. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Frig Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştay, Avrupa Birliği tarafından desteklenen Jean Monnet Modül Projesi kapsamında hayata geçirildi. 2024 yılı Şubat ayında başlayan proje çerçevesinde düzenlenen etkinlikte, Türkiye’nin son 70 yılı ve Osmanlı Cihan Devleti’nden bu yana süregelen 200 yıllık tarihsel süreçteki medya yansımaları ile Türkiye-AB ilişkilerinde medyanın kamuoyu algısı üzerindeki rolü, akademisyenlerin ve öğrencilerin katılımıyla tartışıldı. Açılış konuşmalarını İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç ve Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Alaaddin Faruk Paksoy’un yaptığı çalıştayda; projenin çıktıları arasında yer alan web sitesi, podcast serileri ve yeni akademik ders modülleri katılımcılara tanıtıldı. "Medya temsilleri bugün daha kritik bir hâl aldı" Fakülte Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, konuşmasında Türkiye’nin AB ile olan ilişkilerinin dünya konjonktüründeki değişen önemine dikkat çekti. Kılınç, şu ifadeleri kullandı: "Avrupa Birliği ile ilgili yeniden görüşmelerin başlamasına dair dünya konjonktürü ile ilgili değişiklikleri göz önüne alırsak Türkiye’nin önemi artmaya başladı. Medyanın kamuoyu algısını nasıl etkilediğini düşündüğümüzde, medya temsillerinin tartışılıyor olması gündemde değilmiş gibi gözükse de aslında oldukça önemli. Fakültemizin güçlü potansiyelini hayata geçirmek adına teknik altyapımızı geliştirdik, Anadolu Ajansı ve TRT gibi kurumlarla protokoller imzaladık. Amacımız akademik başarıyı kurumsal iş birlikleriyle öğrencilerimizin faydasına dönüştürmek." "Gazeteci adayları bu 200 yıllık süreci bilmeli" Projenin eğitim boyutuna ve akademik literatüre katkısına vurgu yapan Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Alaaddin Faruk Paksoy, "Türkiye’nin son 70 yılında, hatta Osmanlı İmparatorluğu’nu da katarsak son 200 yılında medyadaki gelişmelerin tarihi bir değeri olduğunu düşünüyoruz. Bu kapsamda ’Avrupa Bilim Üniversitesi’ ve ’Türkiye-Avrupa İlişkileri’ isimli dersler açarak müfredatımızı yeniledik. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu workshop’un temel amacı, yazılacak olan İngilizce akademik kitabın yazarlarını bir araya getirmek. Kitaplar genelde editörü görmeden yazılır ama biz yazarların birbirini tanıdığı, çalışmalarına yorum yaptığı kolektif bir eser ortaya çıkarmak istedik. Proje kapsamında bugüne kadar Atina muhabirlerinden çevre gazetecilerine kadar pek çok ismi öğrencilerimizle buluşturduk" şeklinde konuştu. "Demokrasi emeklemeyle başlayan bir olgunlaşma sürecidir" Çalıştayın ilk oturumunda gençlik katılımı üzerine veriler paylaşarak demokrasinin sadece sandıktan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Erhan Akdemir, "Bir ülkenin demokrasisinin gelişebilmesi için yürümek, yürüyebilmek için de emeklemek gerekir. Siyasal katılım sadece bir partiye üye olmak değildir; bir öğrenci kulübü üyeliği, gönüllülük faaliyeti ve hatta kan vermek bile birer siyasal davranıştır. Türkiye’de 15-24 yaş grubunda 13 milyon gencimiz var; bu rakam pek çok Avrupa ülkesinin nüfusundan büyüktür. 2004’ten beri AB programlarına dahiliz ve Erasmus bütçemiz 30 milyar Euro seviyelerine çıktı. Erasmus günlerinde dünyada 10 bin etkinlik varken Türkiye tek başına 100 bin etkinlik yaparak bu konudaki bilincini kanıtlamıştır. Ancak bu hareketliliğin demokratik katılım bilincine dönüşmesinde medyaya büyük sorumluluk düşmektedir" dedi. "Z kuşağı için dijital hikâye anlatıcılığı şart" Çalıştayda Avrupa Komisyonu’nun gençlere yönelik iletişim stratejilerini analiz eden Dr. Simge Süllü Durul, dijital hikâye anlatıcılığının (Digital Storytelling) önemine değindi. Durul, mesaj aktarımında duyguların önemini şu sözlerle vurguladı: "Mesajı bir metin şeklinde yayınlayıp sosyal medyaya koyabilirsiniz ancak o mesaj alınmadığı sürece bir anlamı kalmıyor. Dijital hikâye anlatıcılığı ile bir duygu yüklemesi yapmak, mesajın daha iyi aktarılmasını sağlıyor. Özellikle Z kuşağı, otantik ve alışılmışın dışına çıkan içeriklere önem veriyor; metin yerine her zaman görsel ve sese öncelik tanıyor. ’Anlatısal Aktarım’ (Narrative Transportation Theory) sayesinde gençlerin hikâyenin içinde kaybolmasını sağlayarak kurumların mesajlarını reddetmeden doğrudan kabul etmelerini sağlayabiliriz."
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:40 Kadın girişimci, doğal taş bileklik yapımını epoksi sanatıyla birleştirerek sanata dönüştürdü Eskişehir’de yaşayan ev hanımı Sevil Tuluk, hobi olarak başladığı doğal taş bileklik yapımını bu yıl epoksi sanatıyla birleştirerek sanata dönüştürdü. Hazırladığı ürünlerin yoğun ilgi gördüğünü belirten Tuluk, "Her kesime hitap eden, doğal ve estetik tasarımlar yapıyoruz" dedi. Eskişehir’de ev ekonomisine katkı sağlamak isteyen kadın girişimciler, el emeği ürünlerini görücüye çıkarmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıl doğal taş bileklik yaparak sektöre adım atan Sevil Tuluk, bu yıl çalışmalarına epoksiyi de ekleyerek geniş bir ürün yelpazesi oluşturdu. "Doğal taşlarla epoksiyi birleştirdik" Sanat yolculuğunu anlatan Sevil Tuluk, "Geçen sene sadece doğal taş bileklikler üzerine çalışıyordum. Bu yıl kendimi geliştirerek epoksiyi de denemek istedim. Şu an epoksi ile doğal taşları bir araya getirerek; anahtarlık, kalemlik, mumluk, kül tablası ve bardak altlığı gibi pek çok ürün hazırlıyorum" ifadelerini kullandı. Fiyatlar 100 liradan başlıyor Ürettiği eserlerin fiyat aralığı hakkında bilgi veren Tuluk, "Fiyatlarımız anahtarlıklarımızda 100 liradan başlıyor, ürünün detayına ve emeğine göre 700 liraya kadar çıkabiliyor. Şu an en çok ilgiyi anahtarlıklar ve kül tablaları görüyor" dedi. "4 aylık emek sanata dönüştü" Epoksi üzerine yaklaşık 4 aydır yoğun bir çalışma yürüttüğünü kaydeden Sevil Tuluk, "İşin yapılışını öğrendikten sonra çeşitli kalıplar ve iri doğal taşlarla denemeler yaptım. Özellikle ametist taşı kullandığım ağır ve şık modellerimiz çok ilgi çekiyor. Bazı taşları da kırarak altın görünümü veriyoruz, ortaya çok estetik sonuçlar çıkıyor" diyerek sözlerini noktaladı.
Sosyal medyanın yaygınlaşması yeni mesleklere kapı araladı
12 Ağustos 2025 Salı - 10:21 Sosyal medyanın yaygınlaşması yeni mesleklere kapı araladı Sosyal medyanın yaygınlaşması günümüzde yeni mesleklerin ortaya çıkmasına sebep oluyor bu noktada ise Eskişehir’de uzun yıllardır reklamcılık yapan Cemal Egehan Kuvancı, dijital reklamcılığın her ne popülerleşse de fiziksel reklamcılığın yerini almadığını belirtti. Sosyal medya ve internetin yaygınlaşması, yeni meslekleri ortaya çıkarırken bazı eski meslekleri ise dijitalleşmeye yönlendirdi. Bu noktada ise reklamcılık sektöründe eskiden basılı ürünler trend olurken günümüzde ise ’dijital reklamcılık’ adı altında yapılan çalışmalar popülerleşti. Uzun yıllardır reklamcılık sektöründe çalışan Cemal Egehan Kuvancı, dijital reklamların gün geçtikçe pazar payında büyük bir kısma sahip olduğunu ancak hiç bir zaman fiziksel reklamcılığın bitmeyeceğini aktardı. Ayrıca Kuvancı, dijital reklamcılığın her ne kadar gelişse de aynı şekilde fiziksel reklamcılığın da geliştiğini söyledi. "Dijital reklam yaygınlaşsa da fiziksel reklamın öleceğini düşünmüyorum" Uzun yıllardır reklamcılık sektöründe çalışan Cemal Egehan Kuvancı dijitalleşen reklamlar hakkında, "Biz de dijital reklamı tabi ki de kullanıyoruz Şu şekilde kullanıyoruz ama sosyal medya üzerinden mesela biz de reklamlarımızı sunuyoruz veriyoruz. Fiziksel reklam bence hala ölmedi. Bizim için devam ediyor, devam eden bir süreç. Her şeyden öte zaten insanlar atıyorum ki bir diploma veya işte marka kimliği oluşturmak istediklerinde fiziksel reklamla ister istemez başvuruyorlar. O yüzden ben öldüğünü düşünmüyorum. Dijital reklam her ne kadar yaygınlaşsa da fiziksel reklamın öleceğini düşünmüyorum" dedi. "Dijital reklamlar kendisini geliştirse de fiziksel reklamlarda bir o kadar gelişiyor" Ayrıca iki sektörün dengeli bir şekilde ilerlediğini aktaran reklamcı Kuvancı,"Bence dengeli gibi bir şekilde ilerliyorlar çünkü mesela atıyorum ki dijital reklamlar ne kadar kendisini geliştirse de fiziksel reklamla kendisini bir o kadar geliştiriyor. Makinelerin gelişimi, endüstrinin devam etmesi, makinelerin de ona göre modernleşmesi, atıyorum ki dijitaldeki renklerin makineye göre renkleştirilmesi buna göre devam ediyor. Şimdi şöyle ortalamasına bakıldığında bir marka kimliği oluşturmanın fiziksel maliyeti nereden baksanız on bin lira ile on beş bin arası. Dijital reklamda bu biraz daha değişiyor. Reklamları sosyal medya üzerinden sürekli olarak devamlı olarak vermeniz lazım. Fizikselde tek seferde vereceğiniz fiyatta sosyal medya üzerinden mesela dijital reklamları sürekli vermeniz gerekiyor" şeklinde konuştu.
Balıkesir’deki 6.1’lik deprem sonrası Eskişehir’de oluşan obruk dron ile görüntülendi
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 18:10 Balıkesir’deki 6.1’lik deprem sonrası Eskişehir’de oluşan obruk dron ile görüntülendi Balıkesir’de meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki depremin hissedildiği Eskişehir’in kırsal Yahnikapan Mahallesi’nde oluşan obruk dikkat çekti. Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde yerin 11 kilometre altında meydana gelen 6.1 büyüklüğünde deprem İzmir, Kütahya, Yalova, İstanbul, Manisa, Uşak, Aydın, Eskişehir, Sakarya, Yalova ve Tekirdağ’da da hissedildi. Eskişehir’de dün akşam hissedilen depremde vatandaşlar kısa süreli panik yaşadı. Bazı vatandaşlar kendilerini sokağa attı. Odunpazarı ilçesine bağlı kırsal Yahnikapan Mahallesi’nde ise deprem sonrasında oluşan obruk dikkat çekti. Tarım arazilerinin yanında oldukça derin olan obruğun taban kısmında su birikintisi olduğu görüldü. Derin obruk dron ile görüntülendi. İlgili ekiplerin bahse konu noktada inceleme yapmadığı ve önlem almadığı iddia edilirken, etrafında şerit ya da bariyer olmayan obruktan çökme seslerinin geldiği duyuldu. "Sabah tarlaya geldiğimizde bir arkadaş obruğu görmüş" Yahnikapan Mahallesi’nde çiftçilik yapan Murat Güven, obruğu tarlasına gelen arkadaşının fark ettiğini belirtti. Güven, "Bu çukur, yıllar önce kaynak suyunun olduğu bir çukur. Son yıllardaki kuraklıktan, yer altı sularının azalmasından dolayı buradaki doğal kaynak suyu kayboldu ve kuru bir göl haline geldi. Bugün sabah tarlaya geldiğimizde bir arkadaş obruğu görmüş. Bildiğiniz üzere dün akşam deprem oldu. Daha önce böyle bir obruk yoktu. Herhangi bir iş makinesi izi de yok. Olsa en azından toprak olur, iz bırakır. O yüzden obruğun depremden dolayı olduğunu düşünüyoruz" dedi. "Tahminimize göre bayağı 5-6 metre derinliği var" Bazı vatandaşların boru ile obruğun yüksekliğini ölçmeye çalıştıklarını anlatan Güven, "Sabah ben kendim taş attım, su sesi geliyor. İçine tekrar kayma, göçme olur diye fazla yaklaşmadım. Tahminimize göre bayağı 5-6 metre derinliği var. O yüzden görür görmez muhtarımıza bilgi verdik, ’Gereken yerlere bildirelim. Göçme devam edebilir. Herhangi bir çoluk çocuk düşebilir’ dedik. Dün köyde depremi hissettik. Bizim köy yeri olduğu için dolu olduğu halde lamba gitti gitti geldi. Çekyatta bile depremi hissedebildik. Obruk depremden önce olsaydı, diğer günler olsa biz buradayız, illaki görürdük. Biri görmezse diğeri görür" ifadelerini kullandı.
Balıkesir’deki deprem sonrası Eskişehir’de oluşan obruk böyle görüntülendi
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 18:03 Balıkesir’deki deprem sonrası Eskişehir’de oluşan obruk böyle görüntülendi Balıkesir’de meydana gelen 6.1 şiddetindeki depremin hissedildiği Eskişehir’in kırsal Yahnikapan Mahallesi’nde oluşan obruk dikkat çekti. Merkez üssü Balıkesir’in Sındırgı ilçesi olan yerin 11 kilometre altında meydana gelen 6,1 büyüklüğünde deprem İzmir, Kütahya, Yalova, İstanbul, Manisa, Uşak, Aydın, Eskişehir, Sakarya Yalova ve Tekirdağ’da da hissedildi. Eskişehir’de dün akşam hissedilen depremde vatandaşlar kısa süreli panik yaşadı. Bazı vatandaşların dışarı çıktığı gözlendi. Tarım arazilerinin yanında obruk oluştu Odunpazarı ilçesine bağlı kırsal Yahnikapan Mahallesi’nde ise deprem sonrasında oluşan obruk ise dikkat çekti. Tarım arazilerinin yanında oldukça derin olan obruğun taban kısmında su birikintisi olduğu görüldü. Derin obruk dron ile görüntülendi. İlgili ekiplerin bahse konu noktada inceleme ya da önlem almadığı iddia edilirken, etrafında şerit ya da bariyer olmayan obruğun iç kısımlarında çökme seslerinin geldiği duyuldu. "Sabah tarlaya geldiğimizde bir arkadaş obruğu görmüş" Yahnikapan Mahallesinde çiftçilik yapan ve tarlasına gelen arkadaşının obruğu fark ettiğini belirten Murat Güven, "Bu çukur, yıllar önce kaynak suyunun olduğu bir çukur. Son yıllardaki kuraklıktan, yer altı sularının azalmasından dolayı buradaki doğal kaynak suyu kayboldu ve kuru bir göl haline geldi. Bugün sabah tarlaya geldiğimizde bir arkadaş obruğu görmüş. Bildiğiniz üzere dün akşam deprem oldu. Daha önce de böyle bir obruk yoktu. Herhangi bir iş makinesi izi de yok. Olsa en azından toprak olur, iz bırakır. O yüzden obruğun depremden dolayı olduğunu düşünüyoruz" dedi. "Tahminimize göre bayağı 5-6 metre derinliği var" Bazı çevre sakinlerinin boru ile obruğun yüksekliğini ölçmeye çalıştıklarını anlatan Güven, "Sabah ben kendim taş attım, su sesi geliyor. İçine tekrar kayma, göçme olur diye fazla yaklaşmadım. Tahminimize göre bayağı 5-6 metre derinliği var. O yüzden görür görmez muhtarımıza bilgi verdik, ’Gereken yerlere bildirelim. Göçme devam edebilir. Herhangi bir çoluk çocuk düşebilir’ dedik. Dün köyde depremi hissettik. Bizim köy yeri olduğu için dolu olduğu halde lamba gitti gitti geldi. Çekyatta bile depremi hissedebildik. Obruk depremden önce olsaydı, diğer günler olsa biz buradayız. İlla ki görürdük. Biri görmezse diğeri görür" ifadelerini kullandı. (BT-
Gürhan Albayrak: "Eskişehir’in ana gündemi zabıtaların bisiklet sürmesi ve göstermelik işler değil, kentsel dönüşüm olmalıdır"
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 17:57 Gürhan Albayrak: "Eskişehir’in ana gündemi zabıtaların bisiklet sürmesi ve göstermelik işler değil, kentsel dönüşüm olmalıdır" AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, yıllardır CHP’liler tarafından yönetilen belediyelerin Eskişehir’in ana sorunlarına odaklanmaktan uzak olduklarını belirterek, sert eleştirilerde bulundu. Kentsel dönüşüm hususunda belediyelerin hâlâ uykuda olduğunu belirten Albayrak, "Eskişehir’in ana gündemi zabıtaların bisiklet sürmesi, göstermelik işler, sosyal medya şovları, tabelalarla süslenmiş projeler değil, kentsel dönüşüm, su ve trafik olmalıdır. Büyükşehir, Odunpazarı, Tepebaşı belediyelerinin 2024-2025 yılları gider bütçeleri 40,948 milyar TL’dir. Eski parayla 40 katrilyon. Son iki senede bu bütçeye değecek hangi eser şehre kazandırıldı? Eskişehirli hemşehrilerimiz adına soruyoruz. Geçtiğimiz gün Balıkesir merkezli ve Eskişehir’de de hissedilen 6.1 büyüklüğündeki deprem bir kez daha bize şunu hatırlattı: Depreme hazır mıyız? Eskişehir milletvekili olduğunu bir türlü idrak edemeyen CHP’li bir milletvekili ve Odunpazarı’nın sorunlarından bihaber belediye başkanı, belediyeleri aklamak için kendilerince şahsımı depremi siyasete alet etmekle suçlamış. Şahsım adına Eskişehir adına dertleniyor ve diğer belediyelerin başardığını biz niye başaramadık diye soruyorum. Proje üretmek yerine sürekli bir bahane ve polemik çabasında olmak, şehrin geleceğini düşünmemek gerçekten acınası bir durum. Şimdi, hesap açık ve net. İstanbul gibi bir metropolde Esenler Belediyesi tarafından 2010 yılında başlanarak 60 bin konutluk Türkiye’nin en büyük kentsel dönüşüm projesi hayata geçirildi. Depreme dayanıklı yapılar, afet toplanma alanları, geri dönüşüm sistemleri, yeşil alanlar ve sosyal donatılarla örnek bir şehircilik modeli oluşturuldu" dedi. "Peki Eskişehir’de ne yapıldı?" diyen Albayrak, "1999 yılından bu yana Gündoğdu Mahallesi’nde 50-60 konutluk proje hâlâ tam manada teslim edilip kullanıma başlanmadı. Porsuk-1 ve Porsuk-2 projelerinde hâlâ bir şey yapılmadı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı göreve geleli yaklaşık bir buçuk yıl oldu. Tepebaşı ve Odunpazarı belediye başkanları ise yıllardır görevdeler. Konsere ve sanata para harcanmasın demiyoruz, lakin kentsel dönüşüm gibi bir sorun varken neden katbekat fazlası bunlara harcanır? CHP’li zihniyet bu kafa yapısıyla Eskişehir’de kentsel dönüşümün maketini dahi hazırlayamaz. Yapılanlar ve rakamlar ortada. Yine tekrarlıyorum. Eskişehir’in kaybedecek bir dakikası bile yok. Gerçek hizmet, gerçek sorumluluk ister. Esenler 60 bin konutu dönüştürdü. Eskişehir’de neden hala 40-50’li sayıları konuşuyoruz. Bu nasıl iştir? Her zaman belirttiğim gibi bu şehirde deprem olduğunda sen sağcısın veya sen solcusun demeyecek. Bunu bir an evvel idrak etmeniz dileğiyle. Bu konuda AK Parti hükümetlerimiz Eskişehir’de CHP’li belediyelerin zorluk çıkartmalarına rağmen 20 bin adete yakın depreme dayanıklı konutu ve kamu binalarını şehre kazandırdı. Lafı fazla uzatmadan polemik değil, icraat konuşalım" dedi.
MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünden Eğitim Fakültesine iş birliği ziyareti
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 17:49 MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünden Eğitim Fakültesine iş birliği ziyareti T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar ile Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ni ziyaret etti. Eğitim Fakültesi Dekanlığında gerçekleştirilen ziyarette Dekan Prof. Dr. Erkan Dinç, Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Handan Deveci ve Doç. Dr. Şule Demirel Dingeç ile bir araya gelen Genel Müdür Otrar ve İl Milli Eğitim Müdürü Aydın öğretmen, öğrenci ve velilere yönelik düzenlenecek çalıştaylar, hizmet içi eğitim programları ve seminer etkinlikleri gibi konuları görüştü. Ziyarette ayrıca ilgili kurumların ortaklaşa yürüteceği projeler ve planlanan etkinlikler kapsamında muhtemel iş birlikleri konuşuldu. "Ülkemizin eğitim sistemine katkı sağlama çabası içindeyiz" Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkan Dinç konu ile ilgili şunları söyledi: "Türkiye’nin yeni eğitim vizyonu olan Maarif Modeli, eğitim sistemimizdeki köklü değişimleri beraberinde getirdi. Bu modelin öğretmenler tarafından kolaylıkla benimsenmesi ve uygulanmasındaki verimin artırılması için ilimizde görev yapan öğretmen ve öğretmen adaylarımıza yönelik çeşitli çalıştaylar gerçekleştirdik. İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün Maarif Modeli kapsamındaki öğretim programlarına yönelik bundan sonra da yapılması planlanan çalıştay önerilerini büyük bir memnuniyetle karşıladık. Bizim eğitim fakültesi olarak geleceğin öğretmenlerini yetiştirmenin yanı sıra hali hazırda eğitim sistemi içinde görev yapan öğretmenlerin de hizmet içi eğitimlerine katkı sağlama, böylelikle okullarda öğrenim gören öğrencilerimizin gelişimini sağlama gibi görevlerimiz bulunuyor. Bu görevlerimizi en etkili biçimde gerçekleştirmek üzere gerçekleşen bu iş birliği ziyaretini çok önemli buluyorum. Bir öğretmen yetiştirme kurumu olarak Millî Eğitim Bakanlığı ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte ülkemizin eğitim kurumlarını geliştirmek üzere neler yapılabileceğini tartışarak çeşitli planlamalar yaptığımız bu toplantının yararlı olacağını düşünüyorum."