Yerel Haberler
Eskişehir
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:55 Kopan yüksek gerilim teli insanların içine düştü, tramvay seferleri aksadı Eskişehir’de tramvaylara elektrik sağlayan katener telinin kopması üzerine Osmangazi Üniversitesi ile bağlantılı olan hatlarda aksamalar yaşanıyor. Olay, Vişnelik Mahallesi Dr. Sadık Ahmet Bulvarı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Osmangazi Üniversitesi’nden şehir merkezi istikametine doğru sefer yapan ve şehir içi ulaşımda kullanılan tramvayın güç aldığı katener teli henüz bilinmeyen bir sebeple koptu. Oldukça yüksek gerilim taşıyan tel, kıvılcım saçarak Atatürk Bulvarı Tramvay Durağının yakınına düştü. Büyük bir gürültü ile kopan telin şans eseri oradan geçen vatandaşların üzerine düşmemesi büyük bir facianın önüne geçti. Ayrıca, olay yerine çok yakın bir noktaya kurulan semt pazarından dolayı oluşan kalabalık düşünüldüğünde atlatılan facianın büyüklüğü dikkat çekti. Enerjisiz kalan tramvay tahliye edilirken, yolcular ulaşmak istedikleri noktaya gitmekte zorlandı. Arızada olan tramvay hattına alternatif olarak belediye otobüs seferlerinin başlatıldığı öğrenildi. Daha sonradan bünyesinde gömülü şekilde batarya bulunduran bir tramvaya yolda kalan 2 araç bağlanarak bulundukları alandan çekildi. Kopan telin tamiri için çalışma başlatılırken, Osmangazi Üniversitesi ile bağlantılı olan hatların uzun bir süre aksayacağı öğrenildi. "Allah’tan çocuklar elektrik akımına kapılmadı" Olay esnasında bölgede bulunan Hakan Erol ise, "Kablolar yere düştü, biz çıkan gürültüden dolayı deprem oluyor zannettik. Allah’tan bir çocuk falan elektrik akımına kapılmadı. Ona çok şükrettik. Kıvılcımlar gördük. Yolcuları sonrasında tahliye ettiler" dedi.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:15 Eskişehir’de gençler Kur’an-ı Kerim Güzel Okuma ve Dini Bilgileri yarışmasında ter döktü Eskişehir’de düzenlenen Kur’an-ı Kerim Güzel Okuma ve Dini Bilgileri yarışmalarında il birincileri belli oldu; dereceye giren öğrenciler bölge finallerinde Eskişehir’i temsil etmeye hak kazandı. Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen ortaokul ve lise seviyelerindeki Kur’an-ı Kerim Güzel Okuma Yarışmaları ile Temel Dini Bilgiler ve Peygamber Efendimizin Hayatı Bilgi Yarışmaları’nın il finalleri Eskişehir’de gerçekleştirildi. İl Millî Eğitim yöneticileri, öğretmenler ve öğrencilerin katılım sağladığı programda, Liseler Arası Temel Dini Bilgiler Bilgi Yarışması’nda Eskişehir Anadolu Lisesi öğrencileri Muazzez Kübra Öğen, Bilal Yasir Gündüz, Sefa Pınarcı ve Muhammed Mete Bakır’dan oluşan ekip il birincisi olurken, Ortaokullar Arası Peygamber Efendimizin Hayatı Bilgi Yarışması’nda ise Çifteler Atatürk Ortaokulu öğrencileri Ela Koşar, Emirhan Doyuk, İbrahim Uçan ve Yarennur Köksal’dan oluşan ekip il birinciliğini elde etti. Büyük heyecana sahne olan Kur’an-ı Kerim Güzel Okuma Yarışmaları’nda ise kategorilerinde birinci olan öğrenciler netleşti. Erkekler lise kategorisinde Cemal Mümtaz Sosyal Bilimler Lisesi’nden Mehmet Fatih Özkara, kızlar lise kategorisinde Mustafa Kemal Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden Ebrar Bağdat, erkekler ortaokul kategorisinde Şehit Ali Gaffar Okkan Ortaokulu’ndan Kerem Önalcı ve kızlar ortaokul kategorisinde Şehit Onur Yeşil Ortaokulu’ndan Melisa Nur Kozlu il birincisi seçildi. Dereceye giren öğrenciler bölge yarışmalarında Eskişehir’i temsil etmeye hak kazanırken, yetkililer başarılarından dolayı tüm öğrencileri tebrik ederek başarılarının devamını diledi.
Balıkesir’deki deprem sonrası Eskişehir’de oluşan obruk böyle görüntülendi
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 18:03 Balıkesir’deki deprem sonrası Eskişehir’de oluşan obruk böyle görüntülendi Balıkesir’de meydana gelen 6.1 şiddetindeki depremin hissedildiği Eskişehir’in kırsal Yahnikapan Mahallesi’nde oluşan obruk dikkat çekti. Merkez üssü Balıkesir’in Sındırgı ilçesi olan yerin 11 kilometre altında meydana gelen 6,1 büyüklüğünde deprem İzmir, Kütahya, Yalova, İstanbul, Manisa, Uşak, Aydın, Eskişehir, Sakarya Yalova ve Tekirdağ’da da hissedildi. Eskişehir’de dün akşam hissedilen depremde vatandaşlar kısa süreli panik yaşadı. Bazı vatandaşların dışarı çıktığı gözlendi. Tarım arazilerinin yanında obruk oluştu Odunpazarı ilçesine bağlı kırsal Yahnikapan Mahallesi’nde ise deprem sonrasında oluşan obruk ise dikkat çekti. Tarım arazilerinin yanında oldukça derin olan obruğun taban kısmında su birikintisi olduğu görüldü. Derin obruk dron ile görüntülendi. İlgili ekiplerin bahse konu noktada inceleme ya da önlem almadığı iddia edilirken, etrafında şerit ya da bariyer olmayan obruğun iç kısımlarında çökme seslerinin geldiği duyuldu. "Sabah tarlaya geldiğimizde bir arkadaş obruğu görmüş" Yahnikapan Mahallesinde çiftçilik yapan ve tarlasına gelen arkadaşının obruğu fark ettiğini belirten Murat Güven, "Bu çukur, yıllar önce kaynak suyunun olduğu bir çukur. Son yıllardaki kuraklıktan, yer altı sularının azalmasından dolayı buradaki doğal kaynak suyu kayboldu ve kuru bir göl haline geldi. Bugün sabah tarlaya geldiğimizde bir arkadaş obruğu görmüş. Bildiğiniz üzere dün akşam deprem oldu. Daha önce de böyle bir obruk yoktu. Herhangi bir iş makinesi izi de yok. Olsa en azından toprak olur, iz bırakır. O yüzden obruğun depremden dolayı olduğunu düşünüyoruz" dedi. "Tahminimize göre bayağı 5-6 metre derinliği var" Bazı çevre sakinlerinin boru ile obruğun yüksekliğini ölçmeye çalıştıklarını anlatan Güven, "Sabah ben kendim taş attım, su sesi geliyor. İçine tekrar kayma, göçme olur diye fazla yaklaşmadım. Tahminimize göre bayağı 5-6 metre derinliği var. O yüzden görür görmez muhtarımıza bilgi verdik, ’Gereken yerlere bildirelim. Göçme devam edebilir. Herhangi bir çoluk çocuk düşebilir’ dedik. Dün köyde depremi hissettik. Bizim köy yeri olduğu için dolu olduğu halde lamba gitti gitti geldi. Çekyatta bile depremi hissedebildik. Obruk depremden önce olsaydı, diğer günler olsa biz buradayız. İlla ki görürdük. Biri görmezse diğeri görür" ifadelerini kullandı. (BT-
Gürhan Albayrak: "Eskişehir’in ana gündemi zabıtaların bisiklet sürmesi ve göstermelik işler değil, kentsel dönüşüm olmalıdır"
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 17:57 Gürhan Albayrak: "Eskişehir’in ana gündemi zabıtaların bisiklet sürmesi ve göstermelik işler değil, kentsel dönüşüm olmalıdır" AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, yıllardır CHP’liler tarafından yönetilen belediyelerin Eskişehir’in ana sorunlarına odaklanmaktan uzak olduklarını belirterek, sert eleştirilerde bulundu. Kentsel dönüşüm hususunda belediyelerin hâlâ uykuda olduğunu belirten Albayrak, "Eskişehir’in ana gündemi zabıtaların bisiklet sürmesi, göstermelik işler, sosyal medya şovları, tabelalarla süslenmiş projeler değil, kentsel dönüşüm, su ve trafik olmalıdır. Büyükşehir, Odunpazarı, Tepebaşı belediyelerinin 2024-2025 yılları gider bütçeleri 40,948 milyar TL’dir. Eski parayla 40 katrilyon. Son iki senede bu bütçeye değecek hangi eser şehre kazandırıldı? Eskişehirli hemşehrilerimiz adına soruyoruz. Geçtiğimiz gün Balıkesir merkezli ve Eskişehir’de de hissedilen 6.1 büyüklüğündeki deprem bir kez daha bize şunu hatırlattı: Depreme hazır mıyız? Eskişehir milletvekili olduğunu bir türlü idrak edemeyen CHP’li bir milletvekili ve Odunpazarı’nın sorunlarından bihaber belediye başkanı, belediyeleri aklamak için kendilerince şahsımı depremi siyasete alet etmekle suçlamış. Şahsım adına Eskişehir adına dertleniyor ve diğer belediyelerin başardığını biz niye başaramadık diye soruyorum. Proje üretmek yerine sürekli bir bahane ve polemik çabasında olmak, şehrin geleceğini düşünmemek gerçekten acınası bir durum. Şimdi, hesap açık ve net. İstanbul gibi bir metropolde Esenler Belediyesi tarafından 2010 yılında başlanarak 60 bin konutluk Türkiye’nin en büyük kentsel dönüşüm projesi hayata geçirildi. Depreme dayanıklı yapılar, afet toplanma alanları, geri dönüşüm sistemleri, yeşil alanlar ve sosyal donatılarla örnek bir şehircilik modeli oluşturuldu" dedi. "Peki Eskişehir’de ne yapıldı?" diyen Albayrak, "1999 yılından bu yana Gündoğdu Mahallesi’nde 50-60 konutluk proje hâlâ tam manada teslim edilip kullanıma başlanmadı. Porsuk-1 ve Porsuk-2 projelerinde hâlâ bir şey yapılmadı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı göreve geleli yaklaşık bir buçuk yıl oldu. Tepebaşı ve Odunpazarı belediye başkanları ise yıllardır görevdeler. Konsere ve sanata para harcanmasın demiyoruz, lakin kentsel dönüşüm gibi bir sorun varken neden katbekat fazlası bunlara harcanır? CHP’li zihniyet bu kafa yapısıyla Eskişehir’de kentsel dönüşümün maketini dahi hazırlayamaz. Yapılanlar ve rakamlar ortada. Yine tekrarlıyorum. Eskişehir’in kaybedecek bir dakikası bile yok. Gerçek hizmet, gerçek sorumluluk ister. Esenler 60 bin konutu dönüştürdü. Eskişehir’de neden hala 40-50’li sayıları konuşuyoruz. Bu nasıl iştir? Her zaman belirttiğim gibi bu şehirde deprem olduğunda sen sağcısın veya sen solcusun demeyecek. Bunu bir an evvel idrak etmeniz dileğiyle. Bu konuda AK Parti hükümetlerimiz Eskişehir’de CHP’li belediyelerin zorluk çıkartmalarına rağmen 20 bin adete yakın depreme dayanıklı konutu ve kamu binalarını şehre kazandırdı. Lafı fazla uzatmadan polemik değil, icraat konuşalım" dedi.
MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünden Eğitim Fakültesine iş birliği ziyareti
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 17:49 MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünden Eğitim Fakültesine iş birliği ziyareti T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar ile Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ni ziyaret etti. Eğitim Fakültesi Dekanlığında gerçekleştirilen ziyarette Dekan Prof. Dr. Erkan Dinç, Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Handan Deveci ve Doç. Dr. Şule Demirel Dingeç ile bir araya gelen Genel Müdür Otrar ve İl Milli Eğitim Müdürü Aydın öğretmen, öğrenci ve velilere yönelik düzenlenecek çalıştaylar, hizmet içi eğitim programları ve seminer etkinlikleri gibi konuları görüştü. Ziyarette ayrıca ilgili kurumların ortaklaşa yürüteceği projeler ve planlanan etkinlikler kapsamında muhtemel iş birlikleri konuşuldu. "Ülkemizin eğitim sistemine katkı sağlama çabası içindeyiz" Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkan Dinç konu ile ilgili şunları söyledi: "Türkiye’nin yeni eğitim vizyonu olan Maarif Modeli, eğitim sistemimizdeki köklü değişimleri beraberinde getirdi. Bu modelin öğretmenler tarafından kolaylıkla benimsenmesi ve uygulanmasındaki verimin artırılması için ilimizde görev yapan öğretmen ve öğretmen adaylarımıza yönelik çeşitli çalıştaylar gerçekleştirdik. İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün Maarif Modeli kapsamındaki öğretim programlarına yönelik bundan sonra da yapılması planlanan çalıştay önerilerini büyük bir memnuniyetle karşıladık. Bizim eğitim fakültesi olarak geleceğin öğretmenlerini yetiştirmenin yanı sıra hali hazırda eğitim sistemi içinde görev yapan öğretmenlerin de hizmet içi eğitimlerine katkı sağlama, böylelikle okullarda öğrenim gören öğrencilerimizin gelişimini sağlama gibi görevlerimiz bulunuyor. Bu görevlerimizi en etkili biçimde gerçekleştirmek üzere gerçekleşen bu iş birliği ziyaretini çok önemli buluyorum. Bir öğretmen yetiştirme kurumu olarak Millî Eğitim Bakanlığı ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte ülkemizin eğitim kurumlarını geliştirmek üzere neler yapılabileceğini tartışarak çeşitli planlamalar yaptığımız bu toplantının yararlı olacağını düşünüyorum."
Gıda terörü milyonlarca cana bedel oluyor
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 16:18 Gıda terörü milyonlarca cana bedel oluyor Eskişehir İli Arı Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Aşçı, sahte balın ciddi bir gıda terörü olduğunu aktarırken, kuraklık ve tarım ilaçlarının arıcılığı bitirme noktasına getirdiğini de belirtti. Eskişehir İli Arı Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Aşçı, sahte bal üretimini ‘ciddi bir gıda terörü’ olarak nitelendirerek, bu durumun, hem tüketicinin sağlığını hem de gerçek üreticinin emeğini tehdit ettiğini söyledi. Aşçı, sahtecilerle mücadelede mevcut cezaların yetersiz olduğunu belirtti. Ayrıca son yıllarda yaşanan iklim değişiklikleri, kuraklık ve tarım ilaçlarının kontrolsüz kullanımının sektörü ciddi şekilde olumsuz etkilediğini vurguladı. Sürdürülebilir bir arıcılık için devlet desteklerinin artırılması ve daha etkili tedbirlerin alınması gerektiğini söyledi. "Gıda teröründen ölen insan sayısı milyonları buluyor" Sahte balın yalnızca ekonomik değil, sağlık açısından da büyük tehlike taşıdığını vurgulayan Aşçı, "Uzun vadede gıda teröründen ölen insan sayısı milyonları buluyor. Devletin sağlık harcamalarına yansıyan maliyeti de çok yüksek. Bu durum sadece balda değil, tüm gıda sektöründe yaşanıyor. Bakanlığın kestiği cezayı adam bir günde kazanıyorsa bunun caydırıcılığından bahsetmek mümkün değil. Bir markayı kapattığınızda diğer markasıyla piyasaya giriyor. Bu şekilde mücadele etmek mümkün olmuyor" ifadelerini kullandı. "Arılar bal dönemine iyi hazırlanamadı" Sahte balın yanı sıra arıcılığın son yıllarda iklim değişikliği ve tarım ilaçları nedeniyle büyük darbe aldığını söyleyen Yılmaz Aşçı "3-4 yıldır iklim son derece olumsuz yönde etkiliyor. Özellikle son iki yılda kuraklık çok şiddetlendi. Bu sene ayrıca bahar aylarında yaşanan don olayı da arılarımızın gelişimini engelledi. O dönemde çiçekler zarar gördüğü için arılar bal dönemine iyi hazırlanamadı" şeklinde konuştu. "Yoğun böcek ilaçları arıların ölümüne sebep oluyor" Tarım ilaçlarının kontrolsüz kullanımının arı ölümlerini hızlandırdığını vurgulayan Aşçı, "Her ne kadar Tarım Bakanlığımız, Tarım İl Müdürlüklerimiz bu konunun üzerine düşse de uyarı yazıları maalesef çok dikkate alınmıyor. Özellikle böcek ilaçlarının kullanıldığı dönemlerde yoğun ilaçlamalar yapılıyor ve bu arılarımızın ölümüne sebep oluyor. Uyarı yazıları gönderiliyor ama maalesef yaptırım uygulanmıyor. Arıcılarımız adeta köylünün bedava işçisi gibi görülüyor. Oysa arılar, çiftçilerin bütün emeklerini ve verimini ortalama yüzde yetmiş oranında artırıyor" dedi.
Pastacılık sektöründe tüketici talepleri değişiyor
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 15:23 Pastacılık sektöründe tüketici talepleri değişiyor Eskişehir’de 28 yıldır pasta ustalığı yapan Mehmet Vural, pastacılık sektöründeki hızlı değişim ve yeni tüketici trendlerine dikkat çekti. Eskişehir’de 28 yıldır pasta ustalığı yapan Mehmet Vural, pastacılık sektöründe son yıllarda hızla değişen tüketici talepleriyle yeni bir dönüşüm yaşandığını belirtiyor. Geleneksel çok katlı düğün pastalarının yerini, daha pratik ve ekonomik alternatifler alırken, butik ve tek porsiyonluk tatlılara olan ilginin giderek arttığını söylüyor. Ayrıca, sosyal medyanın etkisiyle evde butik pasta yapıp satışa sunan genç girişimcilerin sayısında önemli bir artış yaşandığını vurgulayan Mehmet Vural, bu durumun sektörde üretim tekniklerinden sunuma kadar birçok alanda yeniliklerin yapılmasını zorunlu kıldığını ifade ediyor. "Düğünlerde çok katlı pastaların yerini sedye pastalar alıyor" Düğün gibi organizasyonlarda kullanılan çok katlı gerçek pastaların maliyet nedeniyle artık daha az tercih edildiğini dile getiren Mehmet Vural, "Eskiden düğünlerde 6-7 katlı gerçek pastalar çok popülerdi. Ancak hem maliyetin artması hem de servis zorlukları nedeniyle artık fazla tercih edilmiyor. Düğün salonları genellikle sedye pasta dediğimiz, büyük dikdörtgen pastaları kullanıyor. Hem taşınması hem de dilimlenip servis edilmesi kolay olduğu için salonlar açısından daha pratik. Görsellik açısından katlı maket pastalar sahneye konuyor, asıl servis bu dikdörtgen pastalar üzerinden yapılıyor" dedi. "İnsanlar artık sosyal medyada paylaşabilecekleri estetik görünümler arıyor" Tüketici alışkanlıklarının yalnızca düğün pastalarında değil, tüm ürün grubunda değiştiğini vurgulayan Vural, "Geçmişte çikolatalı veya meyveli klasik yaş pastalar özel günlerin vazgeçilmeziydi. Şimdi ise tek kişilik adet pastalar, cheesecake çeşitleri, sütlü tatlılar ve modern sunumlu butik pastalar öne çıkıyor. İnsanlar artık hem farklı tatlar hem de sosyal medyada paylaşabilecekleri estetik görünümler arıyor. Bu durum üretim tekniklerini de değiştirdi; eskiden toplu büyük pastalar yapılırken şimdi çeşit ve sunum odaklı üretim yapıyoruz" diye konuştu. "Pastacılık, sürekli yenilik isteyen bir meslek" Son yıllarda donuk pasta kullanımının arttığına da değinen Mehmet Vural, "Donuk pastalar hem stoklama hem de hızlı servis açısından avantaj sağlıyor. Özellikle yoğun dönemlerde üreticiye de işletmeye de kolaylık sunuyor. Sedye pastalar şu anda yaygın olsa da, birkaç yıl içinde yerlerini daha pratik ve tek porsiyonluk yeni ürünlere bırakabilirler. Pastacılık sektörü artık hız, pratiklik, görsellik ve lezzeti aynı anda sunmak zorunda. Her gün farklı ürünler, renkler ve tasarımlar üretmeliyiz. Pastacılık, sürekli yenilik isteyen bir meslek" ifadelerini kullandı. "Gençlerin sektörde varlık göstermesi beni sevindiriyor" Mehmet Vural, internet üzerinden satış yapan genç pastacıların sayısının artması hakkında da şunları söyledi; "Gençler evde kendi mutfağında butik pasta, kurabiye, adet pasta yapıp sosyal medyadan satışa sunuyor. Bu hem girişimcilik açısından güzel bir adım hem de tüketiciye daha fazla çeşitlilik sağlıyor. Gençlerin internet üzerinden bu mesleği icra etmesi bizim işlerimizi kesmiyor. Zaten bir pasta dükkânınız varsa sabit bir müşteri kitleniz oluyor. Biz müşterilerimizden dolayı hiç eksilme yaşamadık. Her ustanın elinin lezzeti farklıdır. Kimi keki farklı yapar, kimisi malzeme oranlarını değiştirir. Bu da pastaların lezzet farkını oluşturur. İşlerimizi kesmesinin aksine gençlerin sektörde varlık göstermesi beni sevindiriyor. Meslek devam ettikçe kalite de sürer." "Eğlenceli ve altın bilezik değerinde bir meslek" Mesleğe ilgi duyan gençlere tavsiyelerde bulunan deneyimli pastacı, "Ben mesleğimi çok seviyorum. Biz 3 erkek kardeşiz üçümüzde pasta sektöründeyiz benim dört oğlum var dördü de bu sektörde ilerliyor. Ben mesleğimi çok sevdiğim için elimden geldiğince bunu çocuklarıma da aşılamaya çalışıyorum. Ağır bir işimiz yok, zevkli bir iş. Gıda ve pastacılıkla ilgili bölümler okuyarak bu alanda ilerleyebilirler. Eğlenceli ve altın bilezik değerinde bir meslek" şeklinde konuştu.
İl Müdürü Bildirici: "İbn-i Sina insanlığa ışık tutan büyük bir ilim insanıdır"
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 10:35 İl Müdürü Bildirici: "İbn-i Sina insanlığa ışık tutan büyük bir ilim insanıdır" Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, İbn-i Sina Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, tıbbın babası olarak kabul edilen büyük bilgin İbn-i Sina’nın insanlık tarihine bıraktığı mirasın hala geçerliliğini koruduğunu ifade etti. İbn-i Sina’nın Avrupa’da ’Avicenna’ olarak tanındığını belirten İl Müdürü Bildirici, "Büyük bilgin ve hekimlerin pîri olan İbn-i Sina, 17 Ağustos 980 tarihinde Buhara’nın Afşana kasabasında doğmuş, 21 Haziran 1037’de Hemedan’da vefat etmiştir. Doğumunun 1003’üncü yıldönümü olan 1983’ten itibaren her yıl Ağustos ayının 3’üncü haftası, ülkemizde ’İbn-i Sina Haftası’ olarak kutlanmaktadır" dedi. "Özellikle kalp ve damar sistemi üzerine yaptığı çalışmalarla dikkat çekmiş" İbn-i Sina’nın, yaşadığı döneme damga vuran büyük bir düşünür ve hekim olduğunu vurgulayan İl Müdürü Bildirici, "Tıp alanındaki çalışmalarıyla tüm dünyada tanınan İbn-i Sina, özellikle kalp ve damar sistemi üzerine yaptığı çalışmalarla dikkat çekmiş, kaleme aldığı eserlerle yüzyıllar boyunca doğu ve batı tıbbına yön vermiştir. 5 ciltten oluşan el-Kânûn fî’t-Tıb (Tıp Kanunu) isimli ansiklopedik eser; anatomi, koruyucu hekimlik, basit ilaçlar, patoloji, cerrahi yöntemlerle tedavi ve ilaç terkipleri gibi pek çok tıbbi konuyu kapsamaktadır. Tıp Kanunu, Batı’da 16’ncı yüzyıla, Doğu’da ise 19’uncu yüzyıla kadar temel kaynak olarak okutulmuş ve kullanılmıştır" ifadelerini kullandı. "Onun ışığında yetişen her sağlık çalışanı, bilgiyle birlikte vicdanı da rehber edinmelidir" İbn-i Sina’nın tıp dünyasında oynadığı öncü rolün bugün hâlâ örnek alınması gerektiğine dikkat çeken İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, açıklamasının sonunda şunları söyledi: "İbn-i Sina, sadece bir hekim değil; bilim, ahlak ve insan sevgisini esas alan büyük bir medeniyetin temsilcisidir. Onun ışığında yetişen her sağlık çalışanı, bilgiyle birlikte vicdanı da rehber edinmelidir."