Yerel Haberler
Eskişehir
07 Mayıs 2026 Perşembe - 09:52 Oğlu gibi güvendiği kişi tarafından 16 milyon TL dolandırıldığı iddiası Almanya’dan geldiği Eskişehir’de oğlu gibi güvendiği kişi tarafından yaklaşık 16 milyon TL dolandırıldığını öne süren 75 yaşındaki Hacer Kaptan, hem maddi hem de manevi olarak yıprandığı belirterek adli süreçle ilgili yetkililerden yardım beklediğini söyledi. İddiaya göre, yıllarca Almanya’nın Münih kentinde yaşamını sürdüren 3 çocuk annesi Hacer Kaptan, yaklaşık 8 yıl önce Eskişehir’e geri döndü. Tunalı Mahallesi’ndeki dairesine yerleşen Kaptan, o tarihlerde gittiği bir lokantada İ.G. isimli şahısla tanıştı. Kaptan, zaman içerisinde oğlu gibi görüp dükkan açtığı ve maddi destek sağladığı İ.G. tarafından yaklaşık 16 milyon TL dolandırıldığını öne sürdü. Güveninin kötüye kullanılması yoluyla ipotek edilen evinde kedileriyle birlikte yaşamını sürdüren talihsiz kadın, başına gelenlerin ardından öz evlatlarıyla da arasının bozulduğunu söyledi. "Anne-oğul gibiydik, dağ gibi arkamda duruyordu" Yaklaşık 48 sene boyunca birçok farklı iş yaparak gurbette çalıştığını söyleyen Hacer Kaptan, "Beş çocuk annesiydim, 2’si vefat etti, 3’ü şu an Almanya’da. Oradaki domuz kokusunu, her gün çalan kilise çanını duymak istemediğim için buraya geldim. Burada komşumuzun lokantasında tesadüfen İ.G. diye bir çocukla tanıştım. Efendiydi, dürüsttü ama sonradan kendini dağıttı. Ara sıra bana uğruyordu, ‘Anne ne yapıyorsun?’ diye soruyordu. Anne-oğul gibiydik, dağ gibi arkamda duruyordu" dedi. "Çoğu insanın öz evlatlarına yapamadığını ben ona yaptım" Oğlu gibi gördüğü İ.G.’ye banka hesaplarını verdiğini ve bir dükkan açtığını dile getiren Kaptan, "Yaptığı iş zordu, ayakları falan yaralıydı, işsiz kaldığı için dükkân açtık. Arabalar aldık, onları sattı. Kumara mı verdi, ne yaptı hiç bilmiyorum. Çoğu insanın öz evlatlarına yapamadığını ben ona yaptım. Öz evladım yerine koydum onu" ifadelerini kullandı. "Kaçıp gittikten sonra dolandırıldığımı anladım" Hacer Kaptan, bahse konu şahsın kendisi adına borçlandığını öne sürdü. Şahsın aldığı parayı yine kendisine ait olan İBAN’a atıp başka hesaplara transfer ettiğini iddia eden Kaptan, şunları söyledi: "Mesela tefeciden aldığı para benim hesabıma geliyor, o hesaptan bir pavyondan tanıdığı kızın hesabına gönderiyor. Hesaplar aracılığıyla da parayı geçiriyor. O kaçıp gittikten sonra dolandırıldığımı anladım. Bir de o sürede 3 aylığına biriyle evlilik yaptı. Kadının cipini, iki dairesin, 1 milyon TL parasını aldı, onu da bıraktı. Bu kişi 17 Ağustos 2025 tarihinde kaçtı." "Yaklaşık 16 milyon Türk Lirası zararım, 11 tane icram var" Kendisine çok sayıda icra geldiğini belirten Kaptan, "Şu anda oturmuş olduğum evi ipotek yaptığını bilmiyordum, öğrenince şok oldum. Psikolojim bozuldu, her hafta psikoloğa gidiyorum. En az 10 kişiyi daha dolandırmış. Dört dairem vardı, 140 metrekare arsam, 40 bin dolar param vardı. Bana tapuda, ‘İşleminiz ne?’ diye sormadılar. Ben bu kişiye vasilik vermemiştim. Yaklaşık 16 milyon Türk Lirası zararım, 11 tane icram var. Yaşananların ardından evlatlarımla da aram bozuldu" şeklinde konuştu. Hacer Kaptan, dolandırıcılık olaylarına karıştığı iddia edilen şahsın polis ekiplerince farklı bir ilde yakalandığını ve şu anda başka suçtan cezaevinde yattığını söyledi.
‘Uluslararası Hukuk Bağlamında Savaş ve Çatışma Konferansı’ düzenlendi
16 Ekim 2025 Perşembe - 17:32 ‘Uluslararası Hukuk Bağlamında Savaş ve Çatışma Konferansı’ düzenlendi Eskişehir Anadolu Üniversite ev sahipliğinde, ‘Uluslararası Hukuk Bağlamında Savaş ve Çatışma Konferansı’ gerçekleştirildi. Konferans, İstanbul 2 Numaralı Barosu ve Anayasa Hukukçular Derneği tarafından Türkiye Hukuk Platformu, Uluslararası Hukukçular Birliği (UHUB) ve Anadolu Üniversitesi iş birliğiyle düzenlendi. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen konferansta, uluslararası hukukun en güncel ve kritik konularından ‘savaş ve çatışma’ başlığı ele alındı. Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Nasrettin Hoca Salonu’nda gerçekleştirilen konferansın açılış konuşmasını Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel yaptı. "Birey, kurum ya da devlet olarak hukuksuzluğa boyun eğmemiz kabul edilemez" Rektör Adıgüzel, "Uluslararası hukuk, özellikle Gazze’de yaşananlar sonrasında fiilen, uluslararası hukuksuzluk noktasına gelmiştir. Burada konuştuğumuz mesele yüzeyde bir Filistin meselesi gibi görünse de aslında esas sorun İsrail’e, özelde Siyonist politikaların uygulayıcılarına ilişkindir. Bir sorun varsa, temel fail İsrail devletidir çünkü uygulanan politika, kendilerinden başkalarını insan yerine koymayan bir mantıkla hareket ettiğini göstermektedir. On binlerce insanın hayatına mal olan bu yaklaşıma karşı vicdani sorumluluk hissedilmemesi, uluslararası hukuka karşı da bir cezasızlık ortamı doğurmaktadır. Uluslararası hukuk çerçevesinde suçlar tespit edilip mahkûmiyet kararı verilse dahi, bu cezaların infazını sağlayacak evrensel bir yetki veya mekanizma mevcut değildir. Dünya kamuoyunda itibarı tartışmalı olan liderler bile meşrû bir aktör gibi sunulabilmektedir, buna rağmen hukukun ihlâllerini açıkça dile getiren sayılı liderlerden biri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmuştur. Ateşkes sağlanmış olsa da bunu imzalayan taraflardan birinin hukuk tanımadığı gerçeği varlığını korumaktadır. Dolayısıyla mevcut ateşkesin devam edeceğine dair herhangi bir garanti yoktur. Bizler, Anadolu Üniversitesi’nde savaşın, çatışmanın ve barışın ahlakını ile hukukunu tartışmak için burada toplandık. Dünyada sıklıkla güçlerin hukuku hâkim olsa da bu gerçeklik hukukçuların ve hukuk öğrencilerinin sessiz kalmasını gerektirmez, birey, kurum ya da devlet olarak hukuksuzluğa boyun eğmemiz kabul edilemez. İsrail devletinin politikalarına karşı durmak, sadece sembolik bir taş atma eylemiyle devletin yıkılmasını sağlamayabilir, fakat böyle bir cesareti göstermek, tarafımızı net biçimde ortaya koymak ve adalet talebimizi yüksek sesle dile getirmek açısından hayati önem taşımaktadır. Biz bu konferansta, hukukun üstünlüğünden ve insan haklarından yana tarafımızı kararlılıkla ilan ediyoruz. Tarafımız belli olmalı ve adaletin tarafındayız" dedi. "Benzer programlarla faaliyetlerimizi sürdüreceğiz" İstanbul 2 Nolu Baro Başkan Vekili Avukat Niyazi Paksoy, barolarının uluslararası alanda hak ve hukuk savunuculuğu misyonunu üstlendiğini belirterek, "Genç ve dinamik bir yapıya sahip olan baromuz, mesleki ilkeler, insan hakları ve hukukun ayakta kalması yönündeki kararlılığıyla 5’inci yılını geride bırakmıştır. Bu süreçte ahlak ve adalet değerleri ekseninde hem ülkemizde hem de yurtdışında hakkın ve hukukun savunuculuğunu sürdürdük. Türkiye Hukuku Platformu ve çeşitli üniversitelerle iş birliği içinde birçok etkinlik düzenledik. Bu yıl da 6 farklı üniversitede benzer programlarla faaliyetlerimizi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "Nihai amacımız, kalıcı barışın tesis edilmesidir" 7 Ekim 2023’te Gazze’de başlayan soykırıma karşı sessiz kalmadıklarını vurgulayan Paksoy, sözlerine şöyle devam etti: "İstanbul 2 No’lu Baro olarak Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne 3 bin 61 imzayla başvuruda bulunduk. Başvurumuz, Gazze’de yaşanan insan hakları ihlalleri ve soykırıma ilişkin fotoğraf, video kayıtları, tanık ve fail beyanları, belgeler ve resmi kayıtları içeren sekiz klasörden oluşmaktadır. Filistin’de ve Gazze’de yaşanan vahşetin karşısında durmak vizyonumuzun bir gereğidir. 7 Ekim 2023’ten bu yana insan hakları ihlalleri aralıksız devam etmekte, 739 gündür bölgedeki yaşam tahrip edilmektedir. Nihai amacımız, kalıcı barışın tesis edilmesidir. Ateşkesin bölgedeki barış için bir temel oluşturmasını umut ediyoruz. Yaklaşık 67 bin kişinin hayatını kaybettiği bu süreçte, ölenlerin büyük kısmının çocuk olması uluslararası toplumun sessizliğini daha da ağırlaştırmıştır. Biz insan hakları ve hukukun üstünlüğünden yana tarafız; Gazze’deki kan ve acının derhal son bulması için tüm tarafların sorumluluk alması gerekmektedir." "Filistinli kardeşlerimizin yanındayız" Uluslararası Hukukçular Birliği (UHUB) Başkanı Avukat Necati Ceylan ise, insan haklarının korunması ve adaletin tesis edilmesi için hukukçular olarak bir araya geldiklerini ifade etti. Filistin meselesine dikkat çekmek istediklerini ifade eden Ceylan, "Bir asrı aşkın süredir bölgede adaletsizlik, işgal, kan ve gözyaşı hüküm sürmektedir. Osmanlı’nın çözülme süreci, İngiliz mandası dönemi ve sonrasında yaşanan gelişmeler Filistin halkının hak kayıplarına yol açmıştır. 1948’de İsrail’in kurulmasıyla Filistin halkı devlet statüsüne kavuşamamış, 1967 Savaşı sonrasında bu durum daha da derinleşmiştir" şeklinde konuştu. "Uluslararası toplumun tepkisi yetersiz kalmakta" Özellikle son 2 yılda büyük bir insanlık dramının yaşandığını dile getiren Ceylan, "Gazze’de sivil yerleşim yerleri, hastaneler, okullar, camiler ve tarihi yapılar bombardımanlara maruz kalmıştır. Yaşlılar, kadınlar ve çocuklar hedef alınmakta, sivil kayıplar artmaktadır. Uluslararası toplumun tepkisi yetersiz kalmakta, güç ilişkileri nedeniyle hukuk ilkeleri uygulanamamaktadır. Uluslararası hukukun varlığını inkâr etmiyoruz. Ancak uygulanmasında ciddi sorunlar vardır. Birleşmiş Milletler ve ilgili kurumlar insan hakları ve savaş hukukuna ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmelidir. Bizler, insanî ve hukuki sorumluluğumuz gereği Filistinli kardeşlerimizin yanındayız; onları asla sahipsiz bırakmayacağız. Katliamların durdurulması, sivillerin korunması, uluslararası hukukun üstünlüğünün sağlanması ve adaletin tesisi için her türlü girişimi sürdüreceğiz" diye belirtti. Konferansta birçok konu başlığı detaylıca ele alındı Açılış konuşmalarının ardından konferans, başkanlığını Prof. Dr. Gökhan Güneysu’nun yaptığı ‘Yerleşimci Sömürgecilik ve Filistin’ başlıklı oturum ile devam etti. Oturumda; ‘Uluslararası Adalet Divanı Danışma Görüşleri ve İşgal Hukuku Perspektifinden Filistin Meselesi’, ‘Uluslararası Hukukun İmkân ve Sınırları Çerçevesinde Ekokırım Tartışmaları: Filistin Örneği’, ‘Cenevre Konvansiyonlarının Ağır İhlal Mekanizmasının Filistin için İşletilmesi’, ‘Uluslararası Adalet Divanında İsrail’e Karşı Yürüyen Soykırım Davasına Katılım Başvuruları ve Önemi’ ve ‘Filistin Meselesinde Şirketlerin Sorumluluğu ve MÖHUK Perspektifinden Ticari İlişkilerin Değerlendirilmesi’ başlıklı konular Arş. Gör. Sümeyya Murat, Dr. Öğr. Üyesi Cansu Atılgan Pazvantoğlu, Dr. Öğr. Gör. Onur Dur, Arş. Gör. Deniz Baran ve Dr. Öğr. Üyesi Ömer Erkut Bulut tarafından katılımcılarla paylaşıldı. Konferans, İstanbul 2 Nolu Baro Başkan Vekili Niyazi Paksoy tarafından konuşmacılara teşekkür belgesi takdimi ile sona erdi. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük, Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mesut Aygün ve Anadolu Üniversitesi Genel Sekreteri Ecevit Öksüz’ün de yer aldığı konferansa akademisyenler ve öğrenciler katılım gösterdi.
Kızılinler bal kabağı sofralarda daha çok yer alacak
16 Ekim 2025 Perşembe - 17:31 Kızılinler bal kabağı sofralarda daha çok yer alacak Eskişehir’de Tepebaşı Belediyesi tarafından 3’üncüsü gerçekleştirilecek olan Kızılinler Bal Kabağı Panayırı öncesinde kadınlar için, bal kabağı ile yapılabilecek farklı lezzetlerin anlatıldığı eğitim ve uygulama atölyesi düzenlendi. Kızılinler Mahallesi’nde ata tohumu ile yetiştirilen bal kabağının tanınırlığının artırılması amacıyla Kızılinler Bal Kabağı Panayırı’nın bu yıl 3’üncüsü yapılacak. Panayır için hazırlıklar sürerken, etkinlik öncesi Tepebaşı Belediyesi Mutfak Atölyesi’nde eğitim ve uygulama atölyesi düzenlendi. Coğrafi işaretli ürünler arasına giren Kızılinler bal kabağının gastronomideki yerini vurgulamak, markalaştırmak ve yaygınlaştırmak amacıyla gerçekleştirilen atölyede, katılımcı kadınlara özel tarifler gösterildi. Panayırda vatandaşlara sunacaklar Eskişehir Aşçılar Derneği, Anadolu Üniversitesi Gastronomi Bölümü ve Tepebaşı Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü gerçekleştirdikleri ortak çalışma ile katma değerli ürün oluşturulması, ürün çeşitliğinin artırılması ve gastronomik değerlerin korunması açısından önemli konular işlendi. Atölyeye katılan kadınlar, bal kabağının gastronomideki yeri, farklı uygulama teknikleri ve lezzet çeşitliliğin çeşitlendirilmesi açısından şeflerden önemli bilgiler ve tüyolar aldı. Yapılacak lezzetler panayırda yer bulacak Üretici kadınlar, bal kabağının ekiminden hasadına, tarladan sofra sürecine kadar takip ettikleri ürünleri Mutfak Atölyesi’nde lezzetli ürünlere dönüştürdü. Kadınların atölyede öğrendikleri bilgiler ile yapacakları lezzetleri 26 Ekim Pazar günü gerçekleşecek 3’üncü Kızılinler Bal Kabağı Panayırı’nda vatandaşlara sunma imkanı bulacağı belirtildi. "Şeflerimize ve mahalle sakinlerine teşekkür ederim" Verilen eğitim ve uygulama atölyesi ile ilgili konuşan Eskişehir Aşçılar Derneği Başkan Vekili Ahmet Turan Etli, "Sevgili Tepebaşı Belediye başkanımız Ahmet Ataç önderliğinde bal kabağını tarladan ekip soframıza kadar gastronomimize neler kazandırdığını burada anlattık. Kızılinler’den gelen ablalarımıza, kardeşlerimize güzel bir çorba ikram ettik. Şeflerimize ve mahalle sakinlerimize teşekkür ediyoruz. Coğrafi işaret alan bal kabağını tanıtmak adına projelerimiz var. Bal kabağı ile yapılacak 7 çeşit ürün üzerinde çalışıyoruz. Bunu ileriki günlerde yapacağımız lansmanda tanıtacağız. Kızılinler bal kabağını öne çıkarmak için çalışmalar yapacağız" dedi. "Bal kabağı ile sadece çorba yapılamaz" Yöresel ürünleri faydalı şekillerde mutfağa taşımak istediklerini söyleyen Şef Mehmet Akbaba, "Eskişehir Tepebaşı Belediyesi’ne teşekkür ediyorum. Yöresel olan bal kabağımızı faydalı mutfak tarzında yöresinde çıkan alıç meyvesiyle birlikte eşleştirerek çorba yaptık. Kabağı bir humus misali bir ezme misali ürünlere başlangıç olarak tasarlamak istiyoruz. Yerel yetiştiricilerimize de bunu aktarmak istiyoruz. Bal kabağı ile sadece çorba yapılamaz. Tadımlık ürünler yapabiliriz. Bir steak etin altına kullanabiliriz. Bir vegan yemeği olarak ana yemek, ara sıcak olarak tasarlanabilir" şeklinde konuştu. "Güzel bir etkinlik oldu" Misafir Şef Sevilay Akbaba, şunları söyledi: "Eskişehir’de doğdum, büyüdüm. Antalya’ya gittim ve tekrar memleketime döndüm. Eşimle beraber kadınlara meslek adına olabilecek yenilikleri, farklılıkları o yörelerden bu yörelere taşımak istedik. Kadınlara neleri yapabileceklerini göstermek adına güzel bir etkinlik oldu." "Daha fazla çeşitlendirilebilinir" Eğitmen Şef Eyüp Köse, katılımcılara bal kabağı ile bir kurabiye tarifi verdiğini anlatarak, "Burada Tepebaşı öncülüğünde Tepebaşı Mutfak Atölyesi’nde bal kabağı temalı ürünler yaptık. Şekli ile bal kabağına benzeyen bir kurabiye yaptık. Yanında şifa dolu bir çorba yaptık. Emekçi kadınlarımızla buluştuk, istişare yaptık. Onların ne kadar değerli bir iş yaptığının farkına vardık. Çok keyifli bir gündü, emeği geçenlere teşekkür ederiz. Bal kabağından sadece tatlı değil tuzlu ürünler de yapılabilir. Bal kabağının kabuğunu ve çekirdeğini de es geçmemek gerekiyor. Eskişehir’in köylerinde bal kabağından gözleme bile yapılıyor. Bal kabağından şurup yapılabilir. Bunu daha da fazla çeşitlendirebiliriz" ifadelerini kullandı. "Bizim için önemli bir eğitim oldu" Mahalle sakinlerinden Fatma Sena Demircan ise, "Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen atölyede şeflerimizle birlikte bal kabağını nerelerde kullanırız, nelere dikkat etmeliyiz, püf noktalar nelerdir bunları öğrendik. Gerçekten bizim için önemli bir eğitim oldu. Şeflerimizin verdiği bilgiler için çok teşekkür ederiz" diye belirtti. Eskişehir Aşçılar Derneği iş birliği ile düzenlenen etkinliğe Kızılinler Mahallesi’nde ata tohumundan bal kabağı üretimi yapan 11 kadın, şefler; Kemal Kaya, Eyüp Köse, Mehmet Akbaba, Fatih Akbaba, Fatih Önpeker, Ziya Demir, Fatmagül Sağlısal, Ahmet Turan Etli, akademisyenlerden Dr. Emel Akay ve Öğretim Görevlisi Burcu Yılmaz katıldı.
Eskişehir’de planlanan 457 projenin 60’ı tamamlandı
16 Ekim 2025 Perşembe - 15:38 Eskişehir’de planlanan 457 projenin 60’ı tamamlandı Eskişehir İl Koordinasyon Toplantısı’nda konuşan Vali Hüseyin Aksoy, "İlimizde çeşitli sektörlerde yapılan ve yapılması planlanan 457 projeden 60’ı tamamlanmış, 258’i devam etmekte ve 13’ü ihale aşamasındadır. 123 adet projeye de başlanacaktır" dedi. Kamu yatırımlarının il düzeyinde uygulanması, izlenmesi ve koordinasyonunun sağlanması amacıyla 2025 yılının 4’üncü İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı düzenlendi. Vali Hüseyin Aksoy’un başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya kurul üyeleri katılım sağladı. Toplantının açılışında konuşan Vali Aksoy, 2025 yılının ilk 9 ayına ait yapılan çalışmalara değindi. "Planlanan 457 projenin 60’ı tamamlanmıştır" Vali Aksoy, yapmış olduğu konuşmada, "İlimizdeki kamu yatırımlarının 2025 yılı ilk 9 aylık dönemi itibarıyla genel durumlarına baktığımızda 4 bin 257 adet proje yer almaktadır. İl Yatırım Takip Sistemi (İLYAS) verilerine göre; ilimizde çeşitli sektörlerde yapılan ve yapılması planlanan 457 projeden 60’ı tamamlanmış, 258’i devam etmekte ve 13’ü ihale aşamasındadır. 123 adet projeye de başlanacaktır. Toplantıda özellikle koordinasyon gerektiren sorun ve ihtiyaçların gündeme getirilmesi önem taşımakta olup, kurumlarımızın toplantıda alınan kararların çözümlenmesi hususunda da gerekli itinayı göstermeleri gerekmektedir" dedi. Toplantı, kurul üyelerinin yaptığı sunumların akabinde sona erdi.
CHP Başkan Yardımcısı Yavuzyılmaz, Beylikova’da incelemelerde bulundu
16 Ekim 2025 Perşembe - 15:34 CHP Başkan Yardımcısı Yavuzyılmaz, Beylikova’da incelemelerde bulundu Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, ülke gündeminde önemli bir yer tutan Nadir Toprak Elementleri (NTE) konusunu yerinde incelemek üzere Eskişehir’in Beylikova ilçesini ziyaret etti. Program kapsamında ilk olarak, CHP Beylikova İlçe Başkanlığı’nda partililerle buluşma gerçekleştirildi. İlçe örgütüyle yapılan toplantıda, Beylikova’nın stratejik önemi, yerel kalkınma hedefleri ve NTE rezervinin Türkiye ekonomisine katkısı üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. İlçedeki çalışmalar istişare edildi Ardından Beylikova Belediyesi’ni ziyaret eden Genel Başkan Yardımcısı Yavuzyılmaz ve beraberindeki heyet, Belediye Başkanı Hakan Karabacak ile bir araya gelerek ilçedeki çalışmalar hakkında bilgi aldı. Beylikova’daki rezervin önemi vurgulandı Heyet son olarak, nadir toprak elementlerinin bulunduğu bölgeye giderek incelemelerde bulundu. Pilot tesis çevresinde yapılan teknik değerlendirmelerde, bölgenin ekonomik, çevresel ve teknolojik açıdan taşıdığı önem ele alındı. Ziyaretin sonunda yapılan değerlendirmelerde, Beylikova’daki rezervin Türkiye’nin ekonomik ve teknolojik bağımsızlığı açısından taşıdığı stratejik potansiyele dikkat çekildi. Genel Başkan Yardımcısı Yavuzyılmaz’a, CHP Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer, Jale Nur Süllü ve İbrahim Arslan, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, Beylikova Belediye Başkanı Hakan Karabacak, CHP Beylikova İlçe Başkanı Yusuf Baykara ve parti yöneticileri eşlik etti.