GÜNDEM - 16 Ekim 2025 Perşembe 17:31

Kızılinler bal kabağı sofralarda daha çok yer alacak

A
A
A
Kızılinler bal kabağı sofralarda daha çok yer alacak

Eskişehir’de Tepebaşı Belediyesi tarafından 3’üncüsü gerçekleştirilecek olan Kızılinler Bal Kabağı Panayırı öncesinde kadınlar için, bal kabağı ile yapılabilecek farklı lezzetlerin anlatıldığı eğitim ve uygulama atölyesi düzenlendi.


Kızılinler Mahallesi’nde ata tohumu ile yetiştirilen bal kabağının tanınırlığının artırılması amacıyla Kızılinler Bal Kabağı Panayırı’nın bu yıl 3’üncüsü yapılacak. Panayır için hazırlıklar sürerken, etkinlik öncesi Tepebaşı Belediyesi Mutfak Atölyesi’nde eğitim ve uygulama atölyesi düzenlendi. Coğrafi işaretli ürünler arasına giren Kızılinler bal kabağının gastronomideki yerini vurgulamak, markalaştırmak ve yaygınlaştırmak amacıyla gerçekleştirilen atölyede, katılımcı kadınlara özel tarifler gösterildi.



Panayırda vatandaşlara sunacaklar


Eskişehir Aşçılar Derneği, Anadolu Üniversitesi Gastronomi Bölümü ve Tepebaşı Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü gerçekleştirdikleri ortak çalışma ile katma değerli ürün oluşturulması, ürün çeşitliğinin artırılması ve gastronomik değerlerin korunması açısından önemli konular işlendi. Atölyeye katılan kadınlar, bal kabağının gastronomideki yeri, farklı uygulama teknikleri ve lezzet çeşitliliğin çeşitlendirilmesi açısından şeflerden önemli bilgiler ve tüyolar aldı.



Yapılacak lezzetler panayırda yer bulacak


Üretici kadınlar, bal kabağının ekiminden hasadına, tarladan sofra sürecine kadar takip ettikleri ürünleri Mutfak Atölyesi’nde lezzetli ürünlere dönüştürdü. Kadınların atölyede öğrendikleri bilgiler ile yapacakları lezzetleri 26 Ekim Pazar günü gerçekleşecek 3’üncü Kızılinler Bal Kabağı Panayırı’nda vatandaşlara sunma imkanı bulacağı belirtildi.



"Şeflerimize ve mahalle sakinlerine teşekkür ederim"


Verilen eğitim ve uygulama atölyesi ile ilgili konuşan Eskişehir Aşçılar Derneği Başkan Vekili Ahmet Turan Etli, "Sevgili Tepebaşı Belediye başkanımız Ahmet Ataç önderliğinde bal kabağını tarladan ekip soframıza kadar gastronomimize neler kazandırdığını burada anlattık. Kızılinler’den gelen ablalarımıza, kardeşlerimize güzel bir çorba ikram ettik. Şeflerimize ve mahalle sakinlerimize teşekkür ediyoruz. Coğrafi işaret alan bal kabağını tanıtmak adına projelerimiz var. Bal kabağı ile yapılacak 7 çeşit ürün üzerinde çalışıyoruz. Bunu ileriki günlerde yapacağımız lansmanda tanıtacağız. Kızılinler bal kabağını öne çıkarmak için çalışmalar yapacağız" dedi.



"Bal kabağı ile sadece çorba yapılamaz"


Yöresel ürünleri faydalı şekillerde mutfağa taşımak istediklerini söyleyen Şef Mehmet Akbaba, "Eskişehir Tepebaşı Belediyesi’ne teşekkür ediyorum. Yöresel olan bal kabağımızı faydalı mutfak tarzında yöresinde çıkan alıç meyvesiyle birlikte eşleştirerek çorba yaptık. Kabağı bir humus misali bir ezme misali ürünlere başlangıç olarak tasarlamak istiyoruz. Yerel yetiştiricilerimize de bunu aktarmak istiyoruz. Bal kabağı ile sadece çorba yapılamaz. Tadımlık ürünler yapabiliriz. Bir steak etin altına kullanabiliriz. Bir vegan yemeği olarak ana yemek, ara sıcak olarak tasarlanabilir" şeklinde konuştu.



"Güzel bir etkinlik oldu"


Misafir Şef Sevilay Akbaba, şunları söyledi:


"Eskişehir’de doğdum, büyüdüm. Antalya’ya gittim ve tekrar memleketime döndüm. Eşimle beraber kadınlara meslek adına olabilecek yenilikleri, farklılıkları o yörelerden bu yörelere taşımak istedik. Kadınlara neleri yapabileceklerini göstermek adına güzel bir etkinlik oldu."



"Daha fazla çeşitlendirilebilinir"


Eğitmen Şef Eyüp Köse, katılımcılara bal kabağı ile bir kurabiye tarifi verdiğini anlatarak, "Burada Tepebaşı öncülüğünde Tepebaşı Mutfak Atölyesi’nde bal kabağı temalı ürünler yaptık. Şekli ile bal kabağına benzeyen bir kurabiye yaptık. Yanında şifa dolu bir çorba yaptık. Emekçi kadınlarımızla buluştuk, istişare yaptık. Onların ne kadar değerli bir iş yaptığının farkına vardık. Çok keyifli bir gündü, emeği geçenlere teşekkür ederiz. Bal kabağından sadece tatlı değil tuzlu ürünler de yapılabilir. Bal kabağının kabuğunu ve çekirdeğini de es geçmemek gerekiyor. Eskişehir’in köylerinde bal kabağından gözleme bile yapılıyor. Bal kabağından şurup yapılabilir. Bunu daha da fazla çeşitlendirebiliriz" ifadelerini kullandı.



"Bizim için önemli bir eğitim oldu"


Mahalle sakinlerinden Fatma Sena Demircan ise, "Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen atölyede şeflerimizle birlikte bal kabağını nerelerde kullanırız, nelere dikkat etmeliyiz, püf noktalar nelerdir bunları öğrendik. Gerçekten bizim için önemli bir eğitim oldu. Şeflerimizin verdiği bilgiler için çok teşekkür ederiz" diye belirtti.


Eskişehir Aşçılar Derneği iş birliği ile düzenlenen etkinliğe Kızılinler Mahallesi’nde ata tohumundan bal kabağı üretimi yapan 11 kadın, şefler; Kemal Kaya, Eyüp Köse, Mehmet Akbaba, Fatih Akbaba, Fatih Önpeker, Ziya Demir, Fatmagül Sağlısal, Ahmet Turan Etli, akademisyenlerden Dr. Emel Akay ve Öğretim Görevlisi Burcu Yılmaz katıldı.



Kızılinler bal kabağı sofralarda daha çok yer alacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de engellilere tekerlekli sandalye ve hasta bezi desteği Mersin Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı kapsamında engelli bireylerin yaşamını kolaylaştırmak amacıyla medikal malzeme desteğini sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından tekerlekli sandalye, akülü sandalye, yürüteç, beyaz baston ve hasta bezi gibi birçok medikal malzeme ihtiyaç sahibi vatandaşlara ücretsiz ulaştırılıyor. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı Engelliler Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, engelli raporu ve tıbbi malzeme raporu bulunan vatandaşlara sosyal yardım kriterleri doğrultusunda destek sağlanıyor. Ayrıca akülü araç tamiri gibi teknik hizmetler de ücretsiz olarak sunuluyor. Engelliler Şube Müdürlüğünde sosyolog olarak görev yapan ve medikal malzeme sorumluluğunu yürüten Eylül Özmutlu, amaçlarının vatandaşların yaşam kalitesini artırmak olduğunu belirtti. Özmutlu, "Engelliler Şube Müdürlüğü olarak tekerlekli sandalye, akülü sandalye, hasta bezi, yürüteç ve beyaz baston gibi malzemeleri engelli raporu ve tıbbi malzeme raporu bulunan vatandaşlarımıza sosyal yardım kriterleri çerçevesinde sunuyoruz. Önceliğimiz sosyal yoksunluk ve yoksulluk kriterleri içerisinde bulunan vatandaşlarımızın yaşam standartlarını yükseltmek" dedi. Hasta bezi desteğinin 6 ay boyunca ayda bir kez sağlandığını kaydeden Özmutlu, diğer medikal malzeme hizmetlerinin ise 2 yılda bir verildiğini ifade etti. Özmutlu, vatandaşların ’Alo 185 ve TEKSİN’ uygulaması üzerinden başvuru yapabileceklerini söyledi. Hizmetlerden yararlanan vatandaşlardan Özgül Akbulut, verilen desteklerden memnuniyet duyduğunu belirterek, "Ben şimdiye kadar hiçbir belediyeden böyle bir destek görmedim. Başkanımız Vahap Seçer’e engellilere tanıdığı kolaylıklardan dolayı çok teşekkür ederim" diye konuştu. Annesi adına tekerlekli sandalye desteği alan Necmettin Gündüz ise başvuru sürecinin hızlı ilerlediğini ifade ederek, "185’i aradım, çok ilgilendiler. Başvurumu yaptım ve bana 2-3 gün içinde döndüler" ifadelerini kullandı. Akülü aracının tamiri için Büyükşehir Belediyesinden destek alan Emre Arda İnce de hizmetlerin hayatlarını kolaylaştırdığını belirterek, "Akülü aracımın tamiri için aradığımda 2 gün içinde gelip sorunu giderdiler" dedi.
Malatya MTÜ ile ASELSAN arasında Ar-Ge ve iş birliği toplantısı gerçekleştirildi Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) ile ASELSAN arasında, üniversite-sanayi iş birliğini geliştirmeye yönelik değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Taha Yücel ile ASELSAN yetkilileri Ahmet Fazıl Yağlı ve Tuna Akça’nın katılımlarıyla düzenlenen toplantıda, Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nin yürüttüğü Ar-Ge faaliyetleri, mühendislik alanındaki akademik çalışmaları, uygulamalı eğitim ve sanayi ile ortak çalışma konuları ele alındı. Toplantıya, MTÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Orhan Gündüz ve Prof. Dr. İlhan Erdem, Genel Sekreter Abuzer Gelse, Rektör Danışmanı Doç. Dr. Deniz Korkmaz, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Asım Balbay, Yeşilyurt Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Fehmi Aslan, Arapgir Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Serhat Aksungur ile Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi ile Yeşilyurt Meslek Yüksekokulundan öğretim üyeleri katıldı. Toplantı kapsamında; savunma sanayii, elektronik sistemler, otomasyon, yapay zekâ, sensör teknolojileri ve nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesi gibi başlıklarda muhtemel iş birliği alanları değerlendirilerek üniversitenin sahip olduğu akademik kapasite ile ASELSAN’ın teknoloji odaklı üretim ve Ar-Ge deneyimi arasında ortak projelere zemin oluşturabilecek çalışma alanları ele alındı. Gerçekleştirilen toplantının, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi ve öğrencilerin uygulamalı eğitim süreçlerinin desteklenmesi açısından önemli bir adım olduğu ifade edildi.
Rize Çayeli Bakır’da güvenlik bir öncelik değil temel bir değer olarak görülüyor Çayeli Bakır, iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca sahadaki uygulamalarla sınırlı tutmayan, çalışan katılımını merkeze alan yaklaşımıyla güçlü bir kurum kültürüne dönüştürüyor. Bireysel farkındalığı kolektif bir refleks haline getiren bu anlayış, güvenliği bir zorunluluk ya da öncelik değil, ortak bir değer olarak konumlandırarak sürdürülebilir ve güvenli bir çalışma ortamının temelini oluşturuyor. Çayeli Bakır, iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca bir prosedürler bütünü olarak değil, kurumsal kültürünün temel bir parçası olarak ele alıyor. Sahada kararlılıkla uygulanan politikalar ve çalışanların aktif katılımını teşvik eden yaklaşım, emniyetli çalışma ortamının sürdürülebilirliğini sağlıyor. Şirket, her çalışanın güvenlik sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğu bilinciyle hareket ederek, bireysel farkındalığı kurumsal refleks haline dönüştürüyor. Bu yaklaşım, sadece fiziksel güvenliği değil, aynı zamanda çalışanların kendilerini ifade edebildiği, riskleri açıkça dile getirebildiği bir iş ortamını ve psikolojik güvenliği de beraberinde getiriyor. İş güvenliğinin ortak bir sorumluluk olduğu anlayışıyla hareket eden Çayeli Bakır, çalışanların bilinçli katkısını teşvik ederek sahada güçlü bir güvenlik kültürü oluşturuyor. 2025 yılını kaza olmadan tamamladı Çayeli Bakır, Düşün! İş Emniyet programı, saha uygulamaları ve çalışanlarının emniyet kültürüne bağlılığı sayesinde 2025 yılını kayıp zamanlı kaza olmadan tamamladı. 2023 yılında hayata geçirilen program, çalışanların işe başlamadan önce olası riskleri değerlendirmelerini, güvenli ekip çalışmasına yönelmelerini ve iş güvenliği farkındalığını içselleştirmelerini teşvik ediyor. Programın hayata geçirilmesinden bu yana yüksek seviyeli hadiseler %55 oranında azaldı. Çalışanların sürece aktif katılımı, iş güvenliği kültürünün gelişimini hızlandırdı. 2025 yılında çalışanlardan gelen 743 öneri, katılımcı ve sürekli gelişen bir güvenlik kültürünün oluştuğunu gösterdi. Ayrıca geçtiğimiz yıl verilen bin 300 saatlik eğitim uygulamalı örneklerle desteklenerek güvenli davranışların kalıcı hale gelmesine katkı sağladı. Tehlikeli işi reddetme politikası ve birey kart uygulaması Çayeli Bakır’da tüm çalışanlar, tehlikeli olduğunu düşündükleri işleri reddetmekle yükümlü. Bu politika, güvenlik kültürünü güçlendirirken çalışanların emniyetli davranışlarını destekliyor. Son 3 yılda "Tehlikeli İşi Reddetme" oranı yüzde 30 artış gösterirken, yalnızca 2025 yılında 312 tehlikeli iş reddinin kayda geçmesi bu yaklaşımın etkinliğini ortaya koyuyor. Risk değerlendirmesi süreçlerinde birey kart ile ‘Dur ve Konuş’ uygulamaları öne çıkıyor. 2025 yılında 61 bin 103 birey kart doldurularak yılda çalışan başına ortalama 194 bireysel risk analizi yapıldı. 13 bin 153 kez ‘Dur ve Konuş’ uygulaması gerçekleştirildi. Basit bir sohbetin hayat kurtarabileceği yaklaşımıyla geliştirilen ‘Dur ve Konuş’ uygulaması, çalışanların işle ilgili risk gördüklerinde bu riskler hakkında konuşmalarını ve farkındalıklarını artırmalarını sağlıyor. Ayrıca ekip içi iletişimi de pekiştiriyor. Sahada güvenlik kültürünü güçlendiren çalışan katkısı Çalışan katılımını merkeze alan bu yaklaşım, sahadaki bireysel katkılarla da somut şekilde karşılık buluyor. Vardiya Amiri Abdulkadir Geylani Yalçın, çalışma ortamındaki ve çevredeki tehlike ile riskleri zamanında fark ederek yapılan bildirimlerin olası kaza ve hadiselerin önüne geçilmesine önemli katkı sağladığını vurguladı. "Tehlike Bildirimi" uygulamasının daha emniyetli bir çalışma ortamı oluşturduğunu ifade etti. Tesis Operatörü Ünal Yazıcı ise tehlike bildirimlerinin çalışma güvenliğine aktif katkı sunarken, sahadaki emniyet uygulamalarının temel amacının riskleri ortadan kaldırmak olduğunu belirtti. Yazıcı, herhangi bir tehlike durumunda mobil uygulama üzerinden yapılan bildirimlerin, Çayeli Bakır’da yerleşik hale gelen güçlü emniyet kültürünün bir yansıması olduğunu ve çalışanların birbirini gözetme anlayışının önemli bir parçasını oluşturduğunu dile getirdi. Vardiya Amiri Niyazi Yılmaz da ’Dur ve Konuş’ uygulamasının, risklerin önceden fark edilmesine katkı sağladığını söyledi. Ayrıca bu risklerin ekip içinde değerlendirildiğini ve böylece daha emniyetli bir şekilde çalıştıklarını belirtti. Sahada yaptığı ‘Dur ve Konuş’lar ile Çayeli Bakır’ın emniyet kültürüne en çok katkı sunanlar arasında yer alan Mobil İş Makineleri Yeraltı Mekanik Teknikeri Emre Fakir de bu uygulamanın bilinçli hareket etme kültürünü geliştirdiğini ve çalışanlar arasındaki iletişimin güçlenmesine katkı sağladığını vurguladı. Ayrıca yapılan bildirimlerin takdir edilmesinin ve ödüllendirilmesinin çalışanları motive ettiğini ifade etti. Kademeli denetimlerle sahada sürekli iyileşme İş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının sahada etkili biçimde sürdüğünden emin olmak için son 3 yılda 2 bin 710 saha denetimi ve 783 kademeli denetim gerçekleştirildi. Çayeli Bakır yöneticileri ve uzmanları tarafından yapılan bu iç denetimler; iş güvenliği yönetim sisteminin sahadaki etkinliğini ölçüyor ve gelişim fırsatlarını ortaya çıkarıyor.