EĞİTİM - 16 Ekim 2025 Perşembe 17:32

‘Uluslararası Hukuk Bağlamında Savaş ve Çatışma Konferansı’ düzenlendi

A
A
A
‘Uluslararası Hukuk Bağlamında Savaş ve Çatışma Konferansı’ düzenlendi

Eskişehir Anadolu Üniversite ev sahipliğinde, ‘Uluslararası Hukuk Bağlamında Savaş ve Çatışma Konferansı’ gerçekleştirildi.


Konferans, İstanbul 2 Numaralı Barosu ve Anayasa Hukukçular Derneği tarafından Türkiye Hukuk Platformu, Uluslararası Hukukçular Birliği (UHUB) ve Anadolu Üniversitesi iş birliğiyle düzenlendi. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen konferansta, uluslararası hukukun en güncel ve kritik konularından ‘savaş ve çatışma’ başlığı ele alındı. Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Nasrettin Hoca Salonu’nda gerçekleştirilen konferansın açılış konuşmasını Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel yaptı.



"Birey, kurum ya da devlet olarak hukuksuzluğa boyun eğmemiz kabul edilemez"


Rektör Adıgüzel, "Uluslararası hukuk, özellikle Gazze’de yaşananlar sonrasında fiilen, uluslararası hukuksuzluk noktasına gelmiştir. Burada konuştuğumuz mesele yüzeyde bir Filistin meselesi gibi görünse de aslında esas sorun İsrail’e, özelde Siyonist politikaların uygulayıcılarına ilişkindir. Bir sorun varsa, temel fail İsrail devletidir çünkü uygulanan politika, kendilerinden başkalarını insan yerine koymayan bir mantıkla hareket ettiğini göstermektedir. On binlerce insanın hayatına mal olan bu yaklaşıma karşı vicdani sorumluluk hissedilmemesi, uluslararası hukuka karşı da bir cezasızlık ortamı doğurmaktadır. Uluslararası hukuk çerçevesinde suçlar tespit edilip mahkûmiyet kararı verilse dahi, bu cezaların infazını sağlayacak evrensel bir yetki veya mekanizma mevcut değildir. Dünya kamuoyunda itibarı tartışmalı olan liderler bile meşrû bir aktör gibi sunulabilmektedir, buna rağmen hukukun ihlâllerini açıkça dile getiren sayılı liderlerden biri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmuştur. Ateşkes sağlanmış olsa da bunu imzalayan taraflardan birinin hukuk tanımadığı gerçeği varlığını korumaktadır. Dolayısıyla mevcut ateşkesin devam edeceğine dair herhangi bir garanti yoktur. Bizler, Anadolu Üniversitesi’nde savaşın, çatışmanın ve barışın ahlakını ile hukukunu tartışmak için burada toplandık. Dünyada sıklıkla güçlerin hukuku hâkim olsa da bu gerçeklik hukukçuların ve hukuk öğrencilerinin sessiz kalmasını gerektirmez, birey, kurum ya da devlet olarak hukuksuzluğa boyun eğmemiz kabul edilemez. İsrail devletinin politikalarına karşı durmak, sadece sembolik bir taş atma eylemiyle devletin yıkılmasını sağlamayabilir, fakat böyle bir cesareti göstermek, tarafımızı net biçimde ortaya koymak ve adalet talebimizi yüksek sesle dile getirmek açısından hayati önem taşımaktadır. Biz bu konferansta, hukukun üstünlüğünden ve insan haklarından yana tarafımızı kararlılıkla ilan ediyoruz. Tarafımız belli olmalı ve adaletin tarafındayız" dedi.



"Benzer programlarla faaliyetlerimizi sürdüreceğiz"


İstanbul 2 Nolu Baro Başkan Vekili Avukat Niyazi Paksoy, barolarının uluslararası alanda hak ve hukuk savunuculuğu misyonunu üstlendiğini belirterek, "Genç ve dinamik bir yapıya sahip olan baromuz, mesleki ilkeler, insan hakları ve hukukun ayakta kalması yönündeki kararlılığıyla 5’inci yılını geride bırakmıştır. Bu süreçte ahlak ve adalet değerleri ekseninde hem ülkemizde hem de yurtdışında hakkın ve hukukun savunuculuğunu sürdürdük. Türkiye Hukuku Platformu ve çeşitli üniversitelerle iş birliği içinde birçok etkinlik düzenledik. Bu yıl da 6 farklı üniversitede benzer programlarla faaliyetlerimizi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.



"Nihai amacımız, kalıcı barışın tesis edilmesidir"


7 Ekim 2023’te Gazze’de başlayan soykırıma karşı sessiz kalmadıklarını vurgulayan Paksoy, sözlerine şöyle devam etti:


"İstanbul 2 No’lu Baro olarak Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne 3 bin 61 imzayla başvuruda bulunduk. Başvurumuz, Gazze’de yaşanan insan hakları ihlalleri ve soykırıma ilişkin fotoğraf, video kayıtları, tanık ve fail beyanları, belgeler ve resmi kayıtları içeren sekiz klasörden oluşmaktadır. Filistin’de ve Gazze’de yaşanan vahşetin karşısında durmak vizyonumuzun bir gereğidir. 7 Ekim 2023’ten bu yana insan hakları ihlalleri aralıksız devam etmekte, 739 gündür bölgedeki yaşam tahrip edilmektedir. Nihai amacımız, kalıcı barışın tesis edilmesidir. Ateşkesin bölgedeki barış için bir temel oluşturmasını umut ediyoruz. Yaklaşık 67 bin kişinin hayatını kaybettiği bu süreçte, ölenlerin büyük kısmının çocuk olması uluslararası toplumun sessizliğini daha da ağırlaştırmıştır. Biz insan hakları ve hukukun üstünlüğünden yana tarafız; Gazze’deki kan ve acının derhal son bulması için tüm tarafların sorumluluk alması gerekmektedir."



"Filistinli kardeşlerimizin yanındayız"


Uluslararası Hukukçular Birliği (UHUB) Başkanı Avukat Necati Ceylan ise, insan haklarının korunması ve adaletin tesis edilmesi için hukukçular olarak bir araya geldiklerini ifade etti. Filistin meselesine dikkat çekmek istediklerini ifade eden Ceylan, "Bir asrı aşkın süredir bölgede adaletsizlik, işgal, kan ve gözyaşı hüküm sürmektedir. Osmanlı’nın çözülme süreci, İngiliz mandası dönemi ve sonrasında yaşanan gelişmeler Filistin halkının hak kayıplarına yol açmıştır. 1948’de İsrail’in kurulmasıyla Filistin halkı devlet statüsüne kavuşamamış, 1967 Savaşı sonrasında bu durum daha da derinleşmiştir" şeklinde konuştu.



"Uluslararası toplumun tepkisi yetersiz kalmakta"


Özellikle son 2 yılda büyük bir insanlık dramının yaşandığını dile getiren Ceylan, "Gazze’de sivil yerleşim yerleri, hastaneler, okullar, camiler ve tarihi yapılar bombardımanlara maruz kalmıştır. Yaşlılar, kadınlar ve çocuklar hedef alınmakta, sivil kayıplar artmaktadır. Uluslararası toplumun tepkisi yetersiz kalmakta, güç ilişkileri nedeniyle hukuk ilkeleri uygulanamamaktadır. Uluslararası hukukun varlığını inkâr etmiyoruz. Ancak uygulanmasında ciddi sorunlar vardır. Birleşmiş Milletler ve ilgili kurumlar insan hakları ve savaş hukukuna ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmelidir. Bizler, insanî ve hukuki sorumluluğumuz gereği Filistinli kardeşlerimizin yanındayız; onları asla sahipsiz bırakmayacağız. Katliamların durdurulması, sivillerin korunması, uluslararası hukukun üstünlüğünün sağlanması ve adaletin tesisi için her türlü girişimi sürdüreceğiz" diye belirtti.



Konferansta birçok konu başlığı detaylıca ele alındı


Açılış konuşmalarının ardından konferans, başkanlığını Prof. Dr. Gökhan Güneysu’nun yaptığı ‘Yerleşimci Sömürgecilik ve Filistin’ başlıklı oturum ile devam etti. Oturumda; ‘Uluslararası Adalet Divanı Danışma Görüşleri ve İşgal Hukuku Perspektifinden Filistin Meselesi’, ‘Uluslararası Hukukun İmkân ve Sınırları Çerçevesinde Ekokırım Tartışmaları: Filistin Örneği’, ‘Cenevre Konvansiyonlarının Ağır İhlal Mekanizmasının Filistin için İşletilmesi’, ‘Uluslararası Adalet Divanında İsrail’e Karşı Yürüyen Soykırım Davasına Katılım Başvuruları ve Önemi’ ve ‘Filistin Meselesinde Şirketlerin Sorumluluğu ve MÖHUK Perspektifinden Ticari İlişkilerin Değerlendirilmesi’ başlıklı konular Arş. Gör. Sümeyya Murat, Dr. Öğr. Üyesi Cansu Atılgan Pazvantoğlu, Dr. Öğr. Gör. Onur Dur, Arş. Gör. Deniz Baran ve Dr. Öğr. Üyesi Ömer Erkut Bulut tarafından katılımcılarla paylaşıldı. Konferans, İstanbul 2 Nolu Baro Başkan Vekili Niyazi Paksoy tarafından konuşmacılara teşekkür belgesi takdimi ile sona erdi.


Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük, Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mesut Aygün ve Anadolu Üniversitesi Genel Sekreteri Ecevit Öksüz’ün de yer aldığı konferansa akademisyenler ve öğrenciler katılım gösterdi.



‘Uluslararası Hukuk Bağlamında Savaş ve Çatışma Konferansı’ düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Osmaniye Amanos Trans Dağ Şenliği’nde engelleri aşan azim Osmaniye’de bu yıl ilki düzenlenen "Birinci Ulusal Osmaniye Amanos Trans Dağ Şenliği", 21 ilden 220 sporcunun katılımıyla 3 gün süren zorlu parkurun ardından tamamlandı. Şenliğin en dikkat çeken anlarından biri ise Kayseri’den katılan engelli sporcu Mustafa Kılıçarslan’ın yürüyüşü tamamlaması oldu. Osmaniye Belediyesi, Osmaniye Dağcılık İl Temsilciliği ve Osmaniye Dağcılık ve Doğa Sporları İhtisas Spor Kulübü (ODAK) iş birliğinde gerçekleştirilen etkinlik, merkeze bağlı Cebel Yaylası’ndaki Cebelibereket Sancağı Hükümet Konağı’ndan başladı. Bin 650 rakımdaki başlangıç noktasından hareket eden sporcular, 2 bin 100 rakımdaki Zorkun Yaylası Keldaz mevkiinde yürüyüşü tamamladı. Etkinlik kapsamında sporcular, bin 650 rakımlı Bezelik mevkii ile bin 950 rakımdaki Koyun Meleten mevkilerinde iki gece kamp yaptı. Üç gün süren etkinlik boyunca sporcular; yağmur, çamur, kar, soğuk ve güneş gibi zorlu hava şartlarına rağmen parkurları tamamlamak için mücadele verdi. Şenliğin en dikkat çeken anlarından biri ise Kayseri’den katılan engelli sporcu Mustafa Kılıçarslan’ın yürüyüşü tamamlaması oldu. Kılıçarslan, parkuru bitirdiğinde diğer sporcular tarafından batonların birbirine vurulmasıyla alkışlanarak karşılandı. "Tek ayak ve iki kolla yürüyorum" İnsanlar için en büyük engelin sigara olduğunu ve bu engelden kurtulması gerektiğini söyleyen Mustafa Kılıçarslan, "Amanos Dağları’nın bu kadar güzel olduğunu bilmiyordum. İlk defa katıldım. Türkiye’nin her yerinde dağlara çıktım. Amanoslar her yerden daha güzel. Amanoslara yine geleceğim. ODAK görevlileri bir an olsun yalnız bırakmadılar. Harika bir organizasyondu. Dağcılık İl Temsilciliği’ne, Osmaniye Belediyesi’ne, ODAK’a çok teşekkür ediyorum. Ben 4 aylıkken çocuk felci olmuşum. Sağ ayağımda yüzde 98 oranında güç kaybı var. Tek ayak ve iki kolla yürüyorum. 45 yaşına kadar da sigara kullandım. 45 yaşında sigarayı bıraktım yürümeye başladım yürüyüş de kesmedi tırmanmaya başladım. Sonra dedim ki benim engelim bacağımdaki sakatlık değil sigaraymış. Bundan dolayı sigara kullanan arkadaşlarımızın sigara engelinden kurtulmalarını diliyorum" diye konuştu. "Bölge coğrafyası hakikaten çok güzel" Amanosların doğasının harika olduğunu ve yürüyüşe Şanlıurfa’dan katıldığını söyleyen Bekir Yavuz ise, "Öncelikle Belediye Başkanı İbrahim Çenet’e teşekkür etmek istiyorum. Bölge coğrafyası hakikaten çok güzel. Karadeniz’den hiçbir farkı yok. Muhteşem zirveler yaptık. Bu bölgede çok ciddi bir etkinliğin yapılması gerekiyor. Bu yıl tabii ilk defa olduğu için eksikleri olacak artıları olacak. Bunlar ilerleyen süreçlerde olacak şeyler. Çok ciddi bir katılım var. Türkiye’nin pek çok ilinden gelen sporcular vardı" dedi. Osmaniye Dağcılık ve Doğa Sporları İhtisas Spor Kulübü Dağcılık Antrenörü Ali Rıza Işık’ın liderliğinde ODAK sporcularının destekleriyle gerçekleşen yürüyüşünün sonunda Zorkun Yaylası Şenlik Tepesi’nde katılımcılara belgeler takdim edildi.
İstanbul Berkay Şengel’in ölümüne neden olan sanık tahliye edildi Kadıköy’de yaya geçidinde otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybeden 26 yaşındaki Berkay Şengel’in ölümüne ilişkin davada sanık Azad Baran Hışım, üçüncü duruşmada tahliye edildi. Göztepe Mahallesi Bağdat Caddesi’nde 19 Şubat 2026 tarihinde akşam saatlerinde meydana gelen kazada, yolun karşısına geçmeye çalışan yazılım mühendisi Berkay Şengel’e, Azad Baran Hışım yönetimindeki otomobil çarptı. Ağır yaralanan Şengel kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Kazanın ardından aracını olay yerinde bırakarak kaçan sürücü, daha sonra polis merkezine giderek teslim oldu. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanığın yaya geçidinden geçen Şengel’e çarptığı ve olay yerinden kaçtığı belirtildi. Bilirkişi raporunda sanığın kazada tamamen kusurlu olduğu, Şengel’in ise kusurunun bulunmadığı ifade edildi. İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın üçüncü duruşmasına tutuklu sanık ve taraf avukatları katıldı. Cumhuriyet Savcısı, sanığın "bilinçli taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, sabit ikametgah sahibi olması ve kaçma şüphesine ilişkin somut delil bulunmaması gibi hususları dikkate alarak tahliyesine karar verdi. Sanık hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmedildi. Mahkeme ayrıca Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasına, çevredeki güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesine ve sanığın ehliyet durumuna ilişkin bilgilerin dosyaya eklenmesine karar vererek duruşmayı 9 Temmuz’a erteledi.
Manisa YUKUT’tan Alaşehir’de kritik sınav Manisa’nın Alaşehir ilçesinde, olabilecek afetlere karşı hazırlık seviyesini artırmak amacıyla gerçekleştirilen "Yerel Düzey Baraj Patlaması Tatbikatı", gerçeğini aratmayan görüntülere sahne oldu. Tatbikata katılan Yunusemre Belediyesi Arama Kurtarma (YUKUT) ekibi, başarılı performansıyla dikkat çekti. Manisa İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü koordinasyonunda, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında Alaşehir Afşar Barajı’nda düzenlenen tatbikatta, senaryo gereği barajda meydana gelen patlama sonrası oluşabilecek afet durumlarına müdahale süreçleri uygulamalı olarak test edildi. Alaşehir merkezli olarak Salihli, Sarıgöl ve Evrenos bölgelerini kapsayan tatbikat; saha ve masa başı uygulamalarının eş zamanlı yürütülmesiyle gerçekleştirildi. Çalışmalara 23 yerel düzey afet çalışma grubunun yanı sıra kamu kurum ve kuruluşlarından toplam 355 personel katıldı. Tatbikatta ayrıca 73 araç ile 1 mobil baz istasyonu aktif olarak kullanıldı. Yoğun yağışlar sonrası baraj gövdesinde oluşabilecek hasar ve buna bağlı gelişebilecek taşkın senaryosu üzerinden yürütülen tatbikatta; yerleşim alanlarının tahliyesi, arama-kurtarma faaliyetleri ile barınma, beslenme, sağlık, güvenlik ve altyapı hizmetlerine yönelik koordinasyon detaylı şekilde değerlendirildi. Yunusemre Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren YUKUT ekibi de tatbikatta aktif rol alarak, olabilecek bir afet anında hızlı ve etkili müdahale kabiliyetini ortaya koydu. Tatbikatı Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Doğan da yerinde takip etti. Yetkililer, bu tür tatbikatların afetlere hazırlık açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirtti.