Yerel Haberler
Eskişehir
Yunus Emre vefatının 705’nci yılında anıldı 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:16:26 Eskişehir’de büyük mutasavvıf Yunus Emre vefatının 705’nci yıl dönümünde tören ile anıldı. Anma töreni, Yunus Kültür ve Sanat Haftası kapsamında Mihalıççık ilçesinde bulunan Yunus Emre Türbesi’nde gerçekleştirildi. Program, Eskişehir valisi Erdinç Yılmaz’ın türbede bulunan mezarlara ziyaret etmesiyle başladı. Ardından anma töreni kapsamında Vali Yılmaz ve diğer protokol üyeleri konuşmalarını gerçekleştirdi. Şiir okunması ve yapılan müzik konserleri sonrasında Vali Yılmaz ve beraberindeki ekip etkinlik alanında yemek ve fidan dağıtımı yaptı. Etkinlikte konuşan Vali Yılmaz, "Bugün burada, Anadolu irfanının en saf, en duru ve en gür sesinin huzurundayız. Eskişehir’imizin bağrından yetişen ve tüm insanlığın gönül tahtına oturan Yunus Emre, sadece bir şair değil; Türk kültür ve medeniyetinin sarsılmaz sütunlarından biridir. Türk medeniyeti Yunus gibi gönül erenlerinin çaldığı sevgi mayası ile kurulmuştur. Moğol istilalarının ve toplumsal kargaşaların yaşandığı 13. yüzyılda Yunus Emre; nefreti sevgiye, ayrılığı birliğe dönüştüren o muazzam irfanı Anadolu topraklarına nakşetmiştir. O, bu toprakları sadece coğrafi bir mekan olmaktan çıkarmış; birliği, dirliği ve kardeşliği yeniden inşa etmiş, üzerinde kardeşçe yaşanacak bir ’Hoşgörü Yurdu’ haline getirmiştir" dedi. "Yunus’un asırlar öncesinden gelen felsefesi, modern dünyanın karanlığına tutulmuş bir meşaledir" Konuşmasına devam eden Vali Yılmaz, "Bugün dünyamız ne yazık ki savaşların, nefretin ve hoşgörüsüzlüğün kıskacındadır. İnsanlık, bir çıkış yolu, bir teselli aramaktadır. İşte tam bu noktada, Yunus’un asırlar öncesinden gelen felsefesi, modern dünyanın karanlığına tutulmuş bir meşaledir. O; "Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz" diyerek, barışın formülünü en sade haliyle önümüze koymuştur. Yunus’a göre sevgi bir tercih değil, bir varoluş borcudur. Yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevmek; ırk, renk ve inanç ayrımı gözetmeksizin her bir canı mukaddes bilmektir. Onun felsefesinde kibir yoktur, ötekileştirme yoktur. Onun derdi yıkmak değil, yapmaktır, ’Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için. Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim’ Bizler de bugün Eskişehir’den, Yunus’un huzurundan tüm dünyaya sesleniyoruz: İnsanlığın kurtuluşu gönüller yapmakta, birbirimize hoşgörüyle bakmakta, farklılıklarımızı zenginlik saymaktadır" ifadelerini kullandı. Programa, Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Anadolu Üniversitesi Rektörü Yusuf Adıgüzel, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Eskişehir İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Erhan Demir, Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum ve bir çok protokol üyesi katılım gösterdi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:42 ESOGÜ’de geliştirilen yerli gres teknolojisi Nemli A.Ş.’ye devredildi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ)’nde geliştirilen "Hekzagonal Bor Nitrür İçeren Polimer Gres Üretim Yöntemi" başlıklı patent, Nemli A.Ş.’ye devredildi. Devirle ilgili protokol imza töreni ESOGÜ Rektörlük Senato Salonu’nda ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Nemli A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Toy, ESOGÜ Teknoloji Transfer Ofisi Uygulama ve Araştırma Merkezi (ETTOM) Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Gökçe Mehmet Ay ve Nemli A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Latif Barika’nın da katılımlarıyla gerçekleştirildi. Otomotiv, imalat, havacılık ve savunma sanayi gibi yağlama performansının önem taşıdığı sektörlere yönelik geliştirilen teknoloji, yerli üretim kapasitesine katkı sunabilecek nitelikli bir üniversite-sanayi iş birliği örneği olarak dikkat çekiyor. Buluş sahipleri arasında merhum Prof. Dr. Osman Nuri Çelik, Dr. Öğr. Üyesi Gökçe Mehmet Ay ve Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert yer alıyor. Patent devri, akademik çalışmaların sanayiye aktarılması bakımından önemli bir gelişme olurken, aynı zamanda merhum Prof. Dr. Osman Nuri Çelik’in bilimsel emeğinin ve akademik katkısının yaşatıldığı anlamlı bir çıktı niteliği de taşıyor. Geliştirilen yöntem, hekzagonal bor nitrür içeren polimer gres üretimine yönelik yenilikçi bir yaklaşım sunuyor. İthal lityum oksit temelli bileşenlerin kullanılmadığı bu teknoloji, ülkemizde üretilebilen hekzagonal bor nitrürün değerlendirilmesine dayanıyor. Bu yönüyle buluşun, özellikle otomotiv ve imalat sanayinde kullanılan gres ürünlerinde yerli üretim imkânlarını güçlendirmesi bekleniyor. Patent devri ESOGÜ’nün Ar-Ge gücünün sanayiye aktarılmasına yönelik somut örneklerden biri olurken, üniversitede geliştirilen akademik bilginin fikri ve sınai mülkiyet hakkına dönüşmesi, ardından sanayi kuruluşlarıyla buluşturulması, araştırma çıktılarının ekonomik ve toplumsal değere dönüşmesi açısından önem taşıyor. Süreçte ETTOM da aktif rol üstlendi. ETTOM akademide geliştirilen fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması, yönetilmesi ve ticarileştirilmesi süreçlerinde araştırmacılara destek sağlıyor. Buluş bildiriminden patent süreçlerine, sanayi ile temas kurulmasından teknoloji devrine kadar uzanan aşamalarda yürütülen çalışmalar, üniversite kaynaklı Ar-Ge çıktılarının sanayiye kazandırılmasına katkı sunuyor. Nemli A.Ş.’ye devredilen patentin, yerli malzeme kullanımını destekleyen yapısı ve sanayi uygulamalarına dönük potansiyeliyle Türkiye’nin katma değerli üretim hedeflerine katkı sağlaması bekleniyor.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:39 Geleceğin rehberleri Ankara’da saha deneyimi kazandı Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm Rehberliği Bölümü tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Ankara Teknik Gezisi gerçekleştirildi. Geleneksel hale gelen gezide öğrenciler Anıtkabir, Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve II. TBMM Binasını ziyaret ederek Cumhuriyet tarihi, kültürel miras, müzecilik ve rehberlik uygulamalarını yerinde gözlemleme fırsatı buldu. Gezi, Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi öğretim elemanları Doç. Dr. Duygu Yetgin Akgün, Doç. Dr. Aysel Kaya, Arş. Gör. Özgür Koyun ve Arş. Gör. Aslı Bendenay Daşkın’ın rehberliğinde gerçekleştirildi. Anıtkabir ziyaretinde grup, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Tören Meydanı’na ulaştı. Burada devlet törenleri ve mekânın protokol işlevi üzerine gözlemler yapıldı. Ziyaret Atatürk’ün Mozolesi ve müze gezisi ile tamamlandı. Arş. Gör. Özgür Koyun bu güzergâh boyunca Anıtkabir’in mimari kurgusu, sembolik dili ve Cumhuriyet tarihi içindeki yeri üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Güzergâh üzerinde belirlenen noktalarda görev alan öğrenciler de önceden hazırladıkları anlatımları grupla paylaşarak uygulamalı biçimde rehberlik becerilerini geliştirdi. Anadolu Medeniyetleri Müzesinde, Doç. Dr. Duygu Yetgin Akgün koleksiyonun kronolojik ve coğrafi kurgusu, eserlerin tarihi coğrafya ile ilişkisi ve müzeciliğin bir disiplin olarak alan çalışmalarına katkısı üzerine öğrencilerle bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Gezinin her durağında öğrencilerin aktif rol üstlenmesi ve uygulamalı anlatımlar gerçekleştirmesi, rehberlik becerilerinin gelişimine katkı sağladı. Ankara Kalesi ziyareti sonrasında II. TBMM Binasında gerçekleştirilen incelemelerde öğrencilerle bilgi paylaşımı yapıldı. Teknik gezi, sınıf içi öğrenmeyi saha uygulamalarıyla bütünleştirerek öğrenciler için gerçek bir deneyim ortamı sağladı.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:37 Minik eller mutfakta ilk deneyimini yaşadı Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü tarafından düzenlenen "Minik Eller Gastronomi Keşfinde" etkinliği, fakülte mutfağında gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında Anadolu Üniversitesi Kreş ve Gündüz Bakımevinden gelen 4 yaş grubu çocuklar, gastronomi alanını yakından tanıma fırsatı bulurken programa Turizm Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Merve Özgür Göde, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sibel Önçel Güler, Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Sema Ekincek ile Kreş ve Gündüz Bakımevi öğretmenleri katıldı. Program kapsamında Anadolu Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri Betül Akdemir ve Gökdeniz Çam tarafından, 4 yaş grubu çocuklara yönelik interaktif bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda gastronominin ne olduğu, bir şefin mutfakta üstlendiği görevler, şef kıyafetlerinin kullanım amacı, mutfakta hijyenin önemi ve temel mutfak kültürü yaş grubuna uygun, eğlenceli ve etkileşimli bir anlatımla aktarıldı. Çocuklar ayrıca fakülte mutfağını dolaşarak mutfak araçlarını, şef kıyafetlerini ve yiyecek-içecek dünyasının farklı yönlerini deneyimledi. Göde: "Erken yaşta farkındalık kazandırmayı hedefledik" Turizm Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Merve Özgür Göde, çocukların gastronomi kavramıyla erken yaşta tanışmalarını amaçladıklarını belirtti. Göde, etkinliğin çocuklarda yiyecek-içecek kültürüne yönelik merak ve farkındalık oluşturmayı hedeflediğini ifade etti. Ekincek: "Gastronomi eğlenceli bir deneyimle aktarıldı" Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Sema Ekincek ise çocukların şefin görevlerini, kıyafetlerini ve mutfağın temel unsurlarını eğlenceli bir deneyimle keşfettiklerini dile getirdi. Program, çocuklara pamuk şeker ikramı ve katılım belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.
Taraftara bıçakla koşan futbolcuyla alakalı görgü tanığı o anları anlattı
27 Ekim 2025 Pazartesi - 09:45 Taraftara bıçakla koşan futbolcuyla alakalı görgü tanığı o anları anlattı Eskişehir’de Süper Amatör Lig’de Sivrihisarspor ile karşılaşan Eskişehir Artı Spor Kulübü futbolcusunun kendisine küfreden taraftara bıçakla koştuğu anlara şahitlik edem futbolcu Abdulkadir Tekin, "Üstünü değiştirip, büyük ihtimalle bıçağını alıp tribünün sonuna doğru koşmaya başladı. Ben 30 kişinin arasından koştuğunu gördüm" dedi. Sivrihisar ilçesinde oynanan Süper Amatör Lig maçında ev sahibi Sivrihisarspor ile Eskişehir Artı Spor Kulübü karşı karşıya geldi. Maçta ev sahibi kulübün taraftarları, deplasman takımı Eskişehir Artı Spor Kulübü’ne yönelik tezahürat yaptı. İddiaya göre Eskişehir Artı Spor Kulübü futbolcularından bazıları yapılan tahril edici tezahüratlara sinirlendi. Maçın 68. dakikasında oyundan alınan İsmail E. isimli genç futbolcu, doğruca soyunma odasına gitti. Yine iddiaya göre soyunma odasından bıçak alan bahse konu futbolcu, kendisine küfrettiği öne sürülen taraftarların arasına koştu. Genç futbolcu taraftarlarca darp edildi. O anlar bir amatör kameraya anbean yansıdı. "Tribünden farklı şekilde küfürler yağmaya başladı" Söz konusu anlara şahitlik eden ve konuyla alakalı konuşan Sivrihisarspor’un futbolcu Abdulkadir Tekin, "Artı Spor’la maçımız vardı. Öncelikle Sivrihisar taraftarı, tabii ki normal olarak, takımına sahip çıkan ve sert bir taraftar. Bu, Süper Amatör Lig’de bence devam etmesi gereken bir durum. Artı Spor’da oynayan küçük bir kardeşimiz, yaş olarak 18-19 yaşlarında olan bir kardeşimiz, oyuna normal olarak aksiyonlu, nabzı yüksek şekilde devam ediyordu. Tribünden taraftarlar da yüksek sesle tezahürat yapıyordu. Tabii ki de ıslıklanıyor, ters şeyler söylenebiliyor. Bunlar futbol içinde doğal olan şeyler. Tribüne doğru hareket yapmaya başladığı zaman, size doğru küfürler yükselir. Tahrik edici hareketler her zaman küfür çeker. Ondan sonra küfürler edilmeye başlandı. Hakem tarafından kart gördü, ama devam ettiğini hakem göremez. Her olaya hakim olamaz; Süper Amatörüz sonuçta. Ondan sonra tribünden farklı şekilde küfürler yağmaya başladı. Gerçekten yüksek şiddetle ve aileyi de dahil eden küfürler edilmeye başlandı. O yüzden çocuk sanırım biraz sinirlendi. Maçın sonuna doğru, 70. dakikada sanırım, hocası daha fazla kart görmesin, tepki görmesin diye onu çıkardı. Çocuk kulübeye oturmak yerine direkt soyunma odasına gitti" ifadelerini kullandı. "30 kişinin arasından koştuğunu gördüm" Futbolcunun soyunma odasından bıçakla döndüğünü iddia eden Tekin, "Üstünü değiştirip, büyük ihtimalle bıçağını alıp tribünün sonuna doğru koşmaya başladı. Ben 30 kişinin arasından koştuğunu gördüm, ben yedek kulübesindeydim. 30 kişinin arasına koştuğunu gören tribün durmadı. Oraya gelen güvenlik görevlileri de zaten azdı. 6-7 tane güvenlik görevlisi gelmiş. Çocuk üstlerine koşmaya başlayınca, adamlar da onun üstüne koşmaya başladı. Dışarıdan gördüğümüz kadarıyla, tellerin içinden gördük. Maç durdu zaten. Herkes orayı izledi, olayı izledi. Çocuk üstlerine koşmaya başlayınca polis ekipleri de durduramadı. Tarafları ayırmak, onu durdurmak için bir şekilde çalının üstüne yatırdılar. Ama üstüne 5-6 kişi çullandı. En son bir tanesi, elinde çubuk demirle çocuğun üstüne vurmaya başladı. Kimin vurduğunu tam olarak göremedim ama çok sert darbeler vurdu. Çocuğun nasıl zarar görmediğine şaşırdım. Ondan sonra bir tane polis arkadaşımız, tarafları ayırmak için havaya ateş açtı. Aynı şekilde küfürleşmeler devam etti. Çocuk, gerçekten 30 kişi tarafından darp edildi. İki tarafın da suçlu olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu
Araç alacaklara kritik uyarı: Piyasa yükselebilir
27 Ekim 2025 Pazartesi - 09:40 Araç alacaklara kritik uyarı: Piyasa yükselebilir Eskişehir’de galerici esnafı Sefa Güngören, araç piyasasında yılbaşına doğru fiyatların yükselebileceği uyarısında bulundu. Eskişehir’de yıllardır 2’nci el araç satışı gerçekleştiren Sefa Güngören, yıl sonuna az bir süre kala piyasa hakkında konuştu. Piyasada durgunluk yaşandığını ifade eden Güngören, 2026 model sıfır kilometre araçların fiyatlarını vatandaşların merak ettiğini anlattı. Özellikle araç alacakların güvenilir yerlerden alışveriş yapmalarını öneren Sefa Güngören, genellikle kilometresi düşük araçların çok tercih edildiğini kaydetti. "Piyasa sürekli yukarıya doğru bir artış gösteriyor" Vatandaşların orta segment aile araçlarına rağbet gösterdiğini belirten Güngören, yılbaşından sonra fiyatların artabileceği uyarısında bulunarak, "Şu anda yıl sonuna doğru 2026 model araçlar geleceği için insanlar bu araçların fiyatlarını merak ediyor. Tabii piyasada hafif bir durgunluk var. İkinci elde ise şu anda daha çok düşük kilometreli ve temiz araçlar tercih ediliyor. Bence Türkiye’de araç almak için her zaman uygun bir zaman vardır. Çünkü araç piyasası döviz bazlı olduğu için sürekli yukarıya doğru bir artış gösteriyor. Düşük kilometreli ve yeni model araçların satışı da daha kolay oluyor. Bizim müşterilerimiz için her bütçeye uygun araçlarımız mevcut. Özellikle orta segment araçlar daha hızlı satılıyor. Ben, araç alım satımı yapacak kişilere güvenilir yerlerden alışveriş yapmalarını tavsiye ederim. Adresi belli olan, güvenilir ekspertizlerle çalışarak araçlarını kontrol ettirebilirler" dedi.
Türkiye’nin en çirkin robotları sahneye çıktı
26 Ekim 2025 Pazar - 10:01 Türkiye’nin en çirkin robotları sahneye çıktı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde (ESOGÜ) gerçekleştirilen 4. Kötü Robot Yapma Yarışması’na Türkiye’nin dört bir yanından katılan 16 takım, en çirkin robotu yapmak için kıyasıya mücadele etti. HEBOCON 4. Kötü Robot Yapma Yarışması, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Engineering Society of Eskişehir (ESOES) tarafından düzenlendi. ESOGÜ Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirilen yarışmaya Türkiye’nin dört bir yanından 16 takım katılım sağladı. Yarışmacılar robotun iyisini değil, kötüsünü yapmak için birbirleriyle rekabet etti. Güzellik standartlarının aykırı olan ilginç teması ile dikkat çeken etkinlik, renkli görüntülere de sahne oldu. "Hayal gücünün ön planda olduğu bir etkinlik" Sosyal medyada ’Kayzer’ kullanıcı adıyla tanınan Şadi Kerim Bağlan, yarışmaya sunucu olarak katıldı. Katılımcıların en çirkin robotu yaparak yarışmayı kazanmaya çalıştıklarını anlatan Bağlan, "En çirkin robotu yapmak için önlerinde yapım sürecini gösteren bir şey yok. Sadece hayal güçlerini konuşturarak belirli bir çerçevede ilerlemeleri gerekiyor. Hem takım disiplini hem de hayal gücünün ön planda olduğu bir etkinlik içerisindeyiz" dedi. "Bir yandan en çirkini, bir yandan da en güçlüyü yapmaya çalışıyorlar" Yarışmanın ilginç temasına değinen Bağlan, "Günümüzdeki güzellik standartlarının tam tersinde bir robot olursa bence çirkin olur. Zaten çirkin olması dikkat çekiyor. Normalde insanlar en güzeli ve en güçlüyü yapmaya çalışırlar. Bu yarışmamızın içerisinde çirkinlik dışında ’Sumo’, yani robotların dövüştürüldüğü kısım da olacak. Yarışmacılarımız bir yandan en çirkini, bir yandan da en güçlüyü yapmaya çalışıyorlar" ifadelerini kullandı. "Yarışmaya en çirkin robotu yapma hedefiyle geldik" Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) Uçak Mühendisliği 2’nci sınıf öğrencisi Emirhan Pınar, etkinlikte yarışmacı olarak yer aldı. Takımıyla birlikte en çirkin robotu ortaya çıkartmaya gayret gösteren Pınar, şunları söyledi: "Bugün buraya takım arkadaşlarımla beraber en çirkin robotu yapma hedefiyle geldik. Yarışmayı 1’inci olarak tamamlamak istiyoruz. Aslında takım arkadaşlarım bu yarışmaya önceden katılmışlar. Bu yıl ben ilk defa katıldım. O yüzden onlar benden daha tecrübeliler. Umarım ’çirkin’ şeyler ortaya çıkarmış oluruz." "Bu konsept beynimizi farklı şekilde kullanmaya zorluyor" Yarışmada çok keyifli zaman geçirdiğini dile getiren Pınar, "Burada estetik kaygılardan kurtulup, tam tersine bir şeyler yapmaya çalışmak gerçekten çok eğlenceli. Aynı zamanda yenilikçi bir süreç olduğunu düşünüyorum. Bu konsept beynimizi çok daha farklı şekillerde kullanmaya, farklı örüntüleri işlemeye zorluyor. O yüzden faydalı olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu.
Azeri kadınlar Eskişehir’in kültürünü keşfetti
25 Ekim 2025 Cumartesi - 17:54 Azeri kadınlar Eskişehir’in kültürünü keşfetti İstanbul’da yaşayan Azeri kadınlar, turistik gezileri kapsamında Eskişehir’in tarihi ve kültürel noktalarını ziyaret etti. İstanbul Türkiye Azerbaycan Derneği (İSTAD) Kadın Kolları, Eskişehir’e yönelik bir kültür gezisi organize etti. Dernek üyelerinin talebi üzerine düzenlenen geziye 16 kişilik bir grup katıldı. Eskişehir’in tarihi ve turistik mekanlarını keşfeden dernek üyeleri, şehrin kültürünü yakından tanıma fırsatı bularak keyifli anlar yaşadı. "Eskişehir bir eğitim ve yetişme şehri" Geziye ilişkin konuşan İSTAD Kadın Kolları Başkanı Nebahat Ayrım Kirman, "Şu an 16 kişilik bir grubumuz var. Eskişehir deyince, burası bir eğitim şehri. Yani çok öğrencimiz, üniversite öğrencileri burada okuyup yetişiyor; burası bir yetişme şehri. Zaten ben Eskişehir’e çok yabancı değilim. Kardeşim burada yerleşik olduğu için sık sık geldiğim bir şehir. Havasıyla ve her türlü turistik yerleriyle gayet güzel bir şehir. Merkezi bir yer. İstanbul’a, Ankara’ya, her yere yakın bir şehir ve Eskişehir’i seviyoruz. Eskişehir’in de hakikaten kültürümüze katkı sunacağı böyle güzel yerleri var" dedi. "Eskişehir çok sakin bir şehir" Eskişehir’de bulunmanın mutluluğunu aktaran Kader Topçu, "Burada olmaktan dolayı çok mutluyuz. Zengin tarihi geçmişe sahip Eskişehir’i gezmekten dolayı çok mutluyuz. İstanbul’da ki aşırı trafik yoğunluğu burada yok. Çok sakin bir şehir. Bir de böyle tarihi bir havası var. Şu anda Balmumu Müzesi’ni gezdik. Oradaki yapılan eserler birebir canlı gibi duruyor. Yani içeride çok gurur verici bir gezi yaptım, mutluyum" ifadelerini kullandı.
Eskişehir’de 3. Kızılinler Bal Kabağı Panayırı büyük coşkuyla gerçekleştirildi
25 Ekim 2025 Cumartesi - 16:52 Eskişehir’de 3. Kızılinler Bal Kabağı Panayırı büyük coşkuyla gerçekleştirildi Eskişehir’de büyük bir coşkuyla gerçekleştirilen 3. Kızılinler Bal Kabağı Panayırı’nda coğrafi işaretli meşhur bal kabağı farklı şekillerde tezgahlarda yer buldu. Hafta sonlarını panayırda değerlendiren vatandaşlar, düzenlenen etkinliklere yoğun ilgi gösterdi. Ata tohumuyla üretilen meşhur bal kabağının bilinirliğini artırmak amacıyla Tepebaşı Belediyesi tarafından 3. Kızılinler Bal Kabağı Panayırı düzenlendi. Panayır kapsamında halk oyunları gösterisi, yöresel ürün satış standları, sürpriz ikramlar, söyleşiler, Eko-Şov konseri ve Çizgilerle Bal Kabağı Sergisi gerçekleştirildi. Birçok farklı etkinliğe ev sahipliği yapan kırsal Kızılinler Mahallesi’nde sabah saatlerinde itibaren yoğunluk oluştu. Coğrafi işaretli meşhur bal kabağı farklı şekillerde tezgahlarda yer bulduğu panayıra vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken, üreticiler satış yapma fırsatı buldu. "Coğrafi işaretini de aldığımız bal kabağımızla daha iyi yerlere ulaşacağımızı düşünüyoruz" Panayırla ilgili açıklamada bulunan Kızılinler Mahalle Muhtarı Halil İbrahim Can, "Burası Bal kabağının çok iyi yetiştiği bir yerdir. Kızılinler’in bal kabağını her yer bilir. Türkiye’nin her yerine zamanında gönderilmiştir ve hala da bizi arayan müşterilerimiz var. Bu senede 3’üncüsünü düzenlediğimiz bu Bal Kabağı Panayırı’nda coğrafi işaretini de aldığımız bal kabağımızla daha iyi yerlere ulaşacağımızı düşünüyoruz. Daha iyi müşterilere, daha iyi yerlere göndereceğimizi düşünüyoruz. İnsanlar panayıra oldukça ilgi gösteriyor. Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç’ta teşekkür ediyoruz" dedi. "Tarlalardan 2-3 ton civarı bir ürün alıyoruz" Üretici İbrahim Gençtürk, "Bal kabaklarımızı ata tohumundan yetiştiriyoruz. Tarlalardan 2-3 ton civarı bir ürün alıyoruz. Verim yüksek. Bu sene kuraklık olduğu için sulama biraz fazla oldu. Normalde 2 kez sulamayla üretim yapabiliyorduk ama bu yıl kuraklıktan dolayı 3 kez sulama yapmak zorunda kaldık" şeklinde konuştu. "Bütün Türkiye’ye buradan bal kabağı gidiyor" Kızılinler Mahallesi sakinlerinden Vedat Bakkan ise şunları söyledi: "Köylü kardeşlerimiz yetiştirdikleri ürünleri satıyorlar. Güzel ürünlerimiz var. Bu yıl daha çok yöresel ürün gelmeye başladı. Kardeşlerimiz buraya kuşburnu, çam kozalağı, salça ve domates suyu gibi bir sürü yöresel ürünlerini getirdiler. Kızılinler bal kabağının özelliği, mideyi rahatlatmasıdır. Sindirimi kolaylaştırır, çok faydalıdır. Bütün Türkiye’ye buradan bal kabağı gidiyor."