KÜLTÜR SANAT - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 11:39

Geleceğin rehberleri Ankara’da saha deneyimi kazandı

A
A
A
Geleceğin rehberleri Ankara’da saha deneyimi kazandı

Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm Rehberliği Bölümü tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Ankara Teknik Gezisi gerçekleştirildi.


Geleneksel hale gelen gezide öğrenciler Anıtkabir, Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve II. TBMM Binasını ziyaret ederek Cumhuriyet tarihi, kültürel miras, müzecilik ve rehberlik uygulamalarını yerinde gözlemleme fırsatı buldu. Gezi, Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi öğretim elemanları Doç. Dr. Duygu Yetgin Akgün, Doç. Dr. Aysel Kaya, Arş. Gör. Özgür Koyun ve Arş. Gör. Aslı Bendenay Daşkın’ın rehberliğinde gerçekleştirildi.


Anıtkabir ziyaretinde grup, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Tören Meydanı’na ulaştı. Burada devlet törenleri ve mekânın protokol işlevi üzerine gözlemler yapıldı. Ziyaret Atatürk’ün Mozolesi ve müze gezisi ile tamamlandı. Arş. Gör. Özgür Koyun bu güzergâh boyunca Anıtkabir’in mimari kurgusu, sembolik dili ve Cumhuriyet tarihi içindeki yeri üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Güzergâh üzerinde belirlenen noktalarda görev alan öğrenciler de önceden hazırladıkları anlatımları grupla paylaşarak uygulamalı biçimde rehberlik becerilerini geliştirdi.


Anadolu Medeniyetleri Müzesinde, Doç. Dr. Duygu Yetgin Akgün koleksiyonun kronolojik ve coğrafi kurgusu, eserlerin tarihi coğrafya ile ilişkisi ve müzeciliğin bir disiplin olarak alan çalışmalarına katkısı üzerine öğrencilerle bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Gezinin her durağında öğrencilerin aktif rol üstlenmesi ve uygulamalı anlatımlar gerçekleştirmesi, rehberlik becerilerinin gelişimine katkı sağladı.


Ankara Kalesi ziyareti sonrasında II. TBMM Binasında gerçekleştirilen incelemelerde öğrencilerle bilgi paylaşımı yapıldı. Teknik gezi, sınıf içi öğrenmeyi saha uygulamalarıyla bütünleştirerek öğrenciler için gerçek bir deneyim ortamı sağladı.



Geleceğin rehberleri Ankara’da saha deneyimi kazandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Hıdırellez’de dilekler Akdeniz’in mavi sularına bırakıldı Antalya’da tarihi Kaleiçi Yat Limanı’ndan teknelerle denize açılarak Hıdırellez dileklerinin Akdeniz’le buluşturulduğu gelenek, bu yıl da yoğun katılımla sürdürüldü. Hıdırellez’de Antalyalılar, dileklerini Akdeniz’in mavi sularıyla buluşturdu. Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan etkinlik için kent sakinleri Muratpaşa Belediyesi organizasyonunda tarihi Kaleiçi Yat Limanı’nda bir araya geldi. Saat 04.00 itibarıyla teknelerin önünde toplanmaya başlayan vatandaşlar, Hıdırellez geleneğini yaşatmak için denize açılmayı bekledi. Gece gül ağacının dibine bırakılan dilekler, sabah yeniden çıkarılarak teknelerle Akdeniz’e taşındı. Saat 05.30’da limandan ayrılan beş tekneyle Akdeniz’e açılan katılımcılara çay ve simit ikram edildi. Kaleiçi’nin tarihi dokusu ve Akdeniz’in eşsiz manzarası eşliğinde gerçekleşen etkinlikte dilekler, güneşin ilk ışıklarıyla birlikte denizin serin sularına bırakıldı. Etkinliğe ilk kez katılan Zeliha Oruç, Hıdırellez’in çocukluklarından bu yana yaşattıkları önemli bir gelenek olduğunu belirtti. Oruç, "Hıdırellez; gülün dibine dileklerimizi dilediğimiz, para koyduğumuz, çeşitli ritüelleri olan ve insanları bir arada tutan bir etkinlik" dedi. Etkinliği oldukça başarılı bulduğunu ifade eden Oruç, "Muratpaşa Belediyesi’ni bu anlamda takdir ediyorum. Çok beğendiğim bir etkinlik oldu. Dileklerimi tuttum, heyecanlıyım, umarım gerçekleşir" diye konuştu. Oruç, tüm ülke ve dünya için sağlık, huzur ve barış dilediğini de sözlerine ekledi. Etkinliğe her yıl düzenli olarak katıldığını belirten Hülya Usta ise Hıdırellez coşkusunun kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını söyledi. Usta, "Her yıl Hıdırellez günü şafakta toplanmaya başlıyoruz. Bu atmosferi hep birlikte hissetmek istiyoruz. Denize açılıp dileklerimizi engin sulara bırakmak, hep birlikte paylaşmak bizim için çok kıymetli" diye konuştu. Etkinliğin artık Antalya ile özdeşleştiğini vurgulayan Usta, "Bu etkinlik Antalya’ya çok yakışıyor. Artık bizim için bir ritüel haline geldi. Kendimize ait gibi hissediyoruz" dedi.
Tokat İkinci Zeugma Tokat’ta gün yüzüne çıkartılıyor Tokat’ın Zile ilçesinde kaçak kazıda ortaya çıkan Roma dönemine ait figürlü mozaiklerin Zeugma’daki ünlü ’Çingene Kızı’ mozaiğiyle benzerlik göstermesi dikkat çekti. Tokat’ın Zile ilçesinde bir bağ evinin bahçesindeki kaçak kazı sırasında ortaya çıkan Roma dönemine ait figürlü mozaikler, bölgenin arkeolojik potansiyelini yeniden gündeme getirdi. Üzerinde antik Yunanca ’Tryphe’ yazan ve ’bolluk ve bereket’ anlamı taşıyan mozaikler için başlatılan ilk kurtarma kazısı tamamlanırken, eserlerin işçiliğinin Gaziantep’te Zeugma Antik Kenti’ndeki ünlü ’Çingene Kızı’ mozaiğiyle benzerlik göstermesi dikkat çekti. Tokat Arkeoloji Müzesi uzmanları tarafından yürütülen kurtarma çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan mozaiklerin milattan sonra 2’nci ve 4’üncü yüzyıla ait olduğu değerlendiriliyor. Kaçak kazının yapıldığı bağ evinin çevresindeki alanın kamulaştırılmasının ardından mozaiğin yanındaki ahırın yıkılarak kazı alanının genişletileceği öğrenildi. Yetkililer, bölgede daha büyük bir Roma villası kompleksinin bulunabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Mozaik sadece sanat değil, bolluk ve bereket mesajı da taşıyor Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Semih Yaşar Çizikci, ortaya çıkarılan mozaiğin Roma dönemindeki kültürel zenginliği yansıttığını belirterek, Zile’nin tarih boyunca önemli bir merkez olduğuna dikkat çekti. Çizikci, Zile Ovası’nın Erken Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar yoğun yerleşim alanı olarak kullanıldığını ifade ederek, "Bu kadar önemli bir bölgede Roma dönemine ait kültürel altyapının da güçlü olması bekleniyordu. Son kazılarda ortaya çıkan mozaik, özellikle yapım tekniğiyle dikkat çekiyor. Kadın figürüyle birlikte bir personifikasyon özelliği taşıyor. Bolluk, bereket ve refahı temsil eden bu mozaiğin yapıldığı mekâna zenginlik getirmesi amaçlanmış gibi görünüyor" dedi. Zeugma Antik Kenti ile yakın özellikler taşıyor Mozaiğin teknik özelliklerinin Gaziantep’teki Zeugma mozaikleriyle benzerlik gösterdiğini belirten Çizikci, "Özellikle iki farklı teknikle yapılı mozaik tekniği, Zeugma Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan eserlerle çok yakın özellikler taşıyor. Yapım tarzı bakımından karşılaştırma yapılacak en önemli örneklerden biri ‘Çingene Kızı’ mozaiğidir. Bu durum bize Zile’nin arkeolojik açıdan düşündüğümüzden çok daha büyük bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor" diye konuştu. Kazılar büyük yapıyı işaret ediyor Roma İmparatoru Jül Sezar’ın "Veni, vidi, vici" sözünü söylediği yer olarak bilinen Zile’deki mozaiğin bölgenin turizm ve kültür potansiyeline önemli katkı sağlayabileceğini ifade eden Çizikci, alanın sütunlu bir avluya ait olabileceğini düşündüklerini söyledi. Çizikci, "Şu an iki farklı odaya ait izler görülebiliyor. Ancak bu yapının daha büyük bir Roma villasının parçası olma ihtimali yüksek. Hatta bölgede birden fazla villa yapısının bulunabileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle alanda geniş çaplı arkeolojik çalışmaların yapılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Antalya ASAT’tan Manavgat Ilıca’ya içme suyu yatırımı Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Türkiye Deprem, Sel ve Yangın Acil İmar Projesi (TEFWER) kapsamında Manavgat Ilıca Mahallesi’nde önemli bir altyapı yatırımını hayata geçiriyor. Dünya Bankası kredisiyle finanse edilen ve yaklaşık 400 milyon TL bedelle gerçekleştirilecek proje, bölgenin içme suyu altyapısını modern, güvenli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyor. ASAT Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen proje ile Manavgat Ilıca Mahallesi’nde özellikle eskiyen ve yetersiz kalan altyapının yenilenmesi sağlanırken, bölge halkının uzun yıllar boyunca kesintisiz, güvenli ve sağlıklı içme suyuna erişimi güvence altına alınacak. Proje aynı zamanda, oluşabilecek afetlere karşı dayanıklı altyapı oluşturulmasına da katkı sunacak. "Modern depo ve güçlü iletim hatları" "Manavgat Ilıca Mahallesi İçmesuyu Hatları ve Depo Yapım İşi" kapsamında, Ilıca Mahallesi Cezaevi mevkiinde 10 bin metreküp kapasiteli yeni bir içme suyu deposu ile klor binası inşa edilecek. Böylece bölgede suyun hem kalitesi artırılacak hem de kesintisiz ve güvenli bir şekilde abonelere ulaştırılması mümkün hale gelecek. Proje aynı zamanda artan nüfus ve turizm yoğunluğuna bağlı su ihtiyacına uzun vadeli ve sürdürülebilir bir çözüm sunacak. Yaklaşık 18 kilometrelik yeni hat Çalışmalar çerçevesinde, mevcut Güztepe deposu ile bağlantılı yaklaşık 4,5 kilometre uzunluğunda, 500-710 mm çap aralığında içme suyu isale hattı imalatı gerçekleştirilecek. Ayrıca hat üzerinde vantuz, tahliye, hat vanası ve debimetre odası gibi önemli sanat yapıları da inşa edilecek. Bununla birlikte, yaklaşık 13,5 kilometre uzunluğunda 110-355 mm çap aralığında içme suyu şebeke hatları ve evsel bağlantılar tamamlanarak vatandaşların sağlıklı içme suyuna erişimi güçlendirilecek.