Yerel Haberler
Eskişehir
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:46 TUSAŞ ile TEI arasında İHA motor tedarikine yönelik stratejik anlaşma sağlandı Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından millî imkanlarla geliştirilen ANKA Orta İrtifa-Uzun Havada Kalışlı İHA sistemi ile AKSUNGUR Yüksek Faydalı Yük Kapasiteli İHA için önemli bir karara imza atıldı. TUSAŞ tarafından geliştirilen İHA sistemleri için 100 adetlik TEI-PD170 Turbodizel motoru için tedarik sözleşmesi imzalandı. Türkiye’nin İnsansız Hava Aracı ailesinde yer alan ve ihraç edilerek sınırlarımızın dışında da başarılarını kanıtlayan ANKA ve AKSUNGUR için stratejik bir işbirliğine imza atıldı. TUSAŞ, TEI ile ANKA ve AKSUNGUR programları kapsamında ihtiyaç duyulan 100 adet TEI-PD170 motorunun tedarikine yönelik sözleşme imzaladı. İmza töreni, sektörün en prestijli organizasyonlarından SAHA 2026’da gerçekleştirildi. Daha önce gerçekleştirilen anlaşmalar doğrultusunda, bugüne kadar ANKA ve AKSUNGUR insansız hava araçları için 40 adet TEI-PD170 motoru teslim edilmişti. Yerli ve millî imkanlarla geliştirilen TEI-PD170 motorlarının entegre edildiği AKSUNGUR platformu ise ilk kez Aralık 2025’te envantere kazandırılmıştı. TEI-PD170 motoruna sahip platformların teslimat süreci ise planlanan takvim doğrultusunda kesintisiz şekilde devam ediyor. TEI tarafından geliştirilen Türkiye’nin ilk millî turbodizel havacılık motoru TEI-PD170, sahip olduğu ileri teknik kabiliyetlerle öne çıkıyor. 3 bin 600 saatlik motor ömrünün yanı sıra, görev irtifasına daha hızlı tırmanma, daha yüksek irtifalara erişim kabiliyeti, yüksek elektrik üretim kapasitesi ve verimli yakıt tüketimi gibi avantajlar sunan motor, platform performansına doğrudan katkı sağlıyor. Motor, yerli kaynak ve iş gücü ile üretilebilmesi sayesinde dışa bağımlılığın azaltılması ve sürdürülebilir tedarik zincirinin oluşturulması açısından da stratejik önem taşıyor. Bu iş birliği, Türkiye’nin havacılık motorları alanındaki yetkinliğini güçlendirirken, millî platformların yerlilik oranını artırma ve uluslararası pazardaki rekabet gücünü yükseltme hedeflerine önemli katkı sunacak.
Türkiye’nin en çirkin robotları sahneye çıktı
26 Ekim 2025 Pazar - 10:01 Türkiye’nin en çirkin robotları sahneye çıktı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde (ESOGÜ) gerçekleştirilen 4. Kötü Robot Yapma Yarışması’na Türkiye’nin dört bir yanından katılan 16 takım, en çirkin robotu yapmak için kıyasıya mücadele etti. HEBOCON 4. Kötü Robot Yapma Yarışması, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Engineering Society of Eskişehir (ESOES) tarafından düzenlendi. ESOGÜ Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirilen yarışmaya Türkiye’nin dört bir yanından 16 takım katılım sağladı. Yarışmacılar robotun iyisini değil, kötüsünü yapmak için birbirleriyle rekabet etti. Güzellik standartlarının aykırı olan ilginç teması ile dikkat çeken etkinlik, renkli görüntülere de sahne oldu. "Hayal gücünün ön planda olduğu bir etkinlik" Sosyal medyada ’Kayzer’ kullanıcı adıyla tanınan Şadi Kerim Bağlan, yarışmaya sunucu olarak katıldı. Katılımcıların en çirkin robotu yaparak yarışmayı kazanmaya çalıştıklarını anlatan Bağlan, "En çirkin robotu yapmak için önlerinde yapım sürecini gösteren bir şey yok. Sadece hayal güçlerini konuşturarak belirli bir çerçevede ilerlemeleri gerekiyor. Hem takım disiplini hem de hayal gücünün ön planda olduğu bir etkinlik içerisindeyiz" dedi. "Bir yandan en çirkini, bir yandan da en güçlüyü yapmaya çalışıyorlar" Yarışmanın ilginç temasına değinen Bağlan, "Günümüzdeki güzellik standartlarının tam tersinde bir robot olursa bence çirkin olur. Zaten çirkin olması dikkat çekiyor. Normalde insanlar en güzeli ve en güçlüyü yapmaya çalışırlar. Bu yarışmamızın içerisinde çirkinlik dışında ’Sumo’, yani robotların dövüştürüldüğü kısım da olacak. Yarışmacılarımız bir yandan en çirkini, bir yandan da en güçlüyü yapmaya çalışıyorlar" ifadelerini kullandı. "Yarışmaya en çirkin robotu yapma hedefiyle geldik" Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) Uçak Mühendisliği 2’nci sınıf öğrencisi Emirhan Pınar, etkinlikte yarışmacı olarak yer aldı. Takımıyla birlikte en çirkin robotu ortaya çıkartmaya gayret gösteren Pınar, şunları söyledi: "Bugün buraya takım arkadaşlarımla beraber en çirkin robotu yapma hedefiyle geldik. Yarışmayı 1’inci olarak tamamlamak istiyoruz. Aslında takım arkadaşlarım bu yarışmaya önceden katılmışlar. Bu yıl ben ilk defa katıldım. O yüzden onlar benden daha tecrübeliler. Umarım ’çirkin’ şeyler ortaya çıkarmış oluruz." "Bu konsept beynimizi farklı şekilde kullanmaya zorluyor" Yarışmada çok keyifli zaman geçirdiğini dile getiren Pınar, "Burada estetik kaygılardan kurtulup, tam tersine bir şeyler yapmaya çalışmak gerçekten çok eğlenceli. Aynı zamanda yenilikçi bir süreç olduğunu düşünüyorum. Bu konsept beynimizi çok daha farklı şekillerde kullanmaya, farklı örüntüleri işlemeye zorluyor. O yüzden faydalı olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu.
Azeri kadınlar Eskişehir’in kültürünü keşfetti
25 Ekim 2025 Cumartesi - 17:54 Azeri kadınlar Eskişehir’in kültürünü keşfetti İstanbul’da yaşayan Azeri kadınlar, turistik gezileri kapsamında Eskişehir’in tarihi ve kültürel noktalarını ziyaret etti. İstanbul Türkiye Azerbaycan Derneği (İSTAD) Kadın Kolları, Eskişehir’e yönelik bir kültür gezisi organize etti. Dernek üyelerinin talebi üzerine düzenlenen geziye 16 kişilik bir grup katıldı. Eskişehir’in tarihi ve turistik mekanlarını keşfeden dernek üyeleri, şehrin kültürünü yakından tanıma fırsatı bularak keyifli anlar yaşadı. "Eskişehir bir eğitim ve yetişme şehri" Geziye ilişkin konuşan İSTAD Kadın Kolları Başkanı Nebahat Ayrım Kirman, "Şu an 16 kişilik bir grubumuz var. Eskişehir deyince, burası bir eğitim şehri. Yani çok öğrencimiz, üniversite öğrencileri burada okuyup yetişiyor; burası bir yetişme şehri. Zaten ben Eskişehir’e çok yabancı değilim. Kardeşim burada yerleşik olduğu için sık sık geldiğim bir şehir. Havasıyla ve her türlü turistik yerleriyle gayet güzel bir şehir. Merkezi bir yer. İstanbul’a, Ankara’ya, her yere yakın bir şehir ve Eskişehir’i seviyoruz. Eskişehir’in de hakikaten kültürümüze katkı sunacağı böyle güzel yerleri var" dedi. "Eskişehir çok sakin bir şehir" Eskişehir’de bulunmanın mutluluğunu aktaran Kader Topçu, "Burada olmaktan dolayı çok mutluyuz. Zengin tarihi geçmişe sahip Eskişehir’i gezmekten dolayı çok mutluyuz. İstanbul’da ki aşırı trafik yoğunluğu burada yok. Çok sakin bir şehir. Bir de böyle tarihi bir havası var. Şu anda Balmumu Müzesi’ni gezdik. Oradaki yapılan eserler birebir canlı gibi duruyor. Yani içeride çok gurur verici bir gezi yaptım, mutluyum" ifadelerini kullandı.
Eskişehir’de 3. Kızılinler Bal Kabağı Panayırı büyük coşkuyla gerçekleştirildi
25 Ekim 2025 Cumartesi - 16:52 Eskişehir’de 3. Kızılinler Bal Kabağı Panayırı büyük coşkuyla gerçekleştirildi Eskişehir’de büyük bir coşkuyla gerçekleştirilen 3. Kızılinler Bal Kabağı Panayırı’nda coğrafi işaretli meşhur bal kabağı farklı şekillerde tezgahlarda yer buldu. Hafta sonlarını panayırda değerlendiren vatandaşlar, düzenlenen etkinliklere yoğun ilgi gösterdi. Ata tohumuyla üretilen meşhur bal kabağının bilinirliğini artırmak amacıyla Tepebaşı Belediyesi tarafından 3. Kızılinler Bal Kabağı Panayırı düzenlendi. Panayır kapsamında halk oyunları gösterisi, yöresel ürün satış standları, sürpriz ikramlar, söyleşiler, Eko-Şov konseri ve Çizgilerle Bal Kabağı Sergisi gerçekleştirildi. Birçok farklı etkinliğe ev sahipliği yapan kırsal Kızılinler Mahallesi’nde sabah saatlerinde itibaren yoğunluk oluştu. Coğrafi işaretli meşhur bal kabağı farklı şekillerde tezgahlarda yer bulduğu panayıra vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken, üreticiler satış yapma fırsatı buldu. "Coğrafi işaretini de aldığımız bal kabağımızla daha iyi yerlere ulaşacağımızı düşünüyoruz" Panayırla ilgili açıklamada bulunan Kızılinler Mahalle Muhtarı Halil İbrahim Can, "Burası Bal kabağının çok iyi yetiştiği bir yerdir. Kızılinler’in bal kabağını her yer bilir. Türkiye’nin her yerine zamanında gönderilmiştir ve hala da bizi arayan müşterilerimiz var. Bu senede 3’üncüsünü düzenlediğimiz bu Bal Kabağı Panayırı’nda coğrafi işaretini de aldığımız bal kabağımızla daha iyi yerlere ulaşacağımızı düşünüyoruz. Daha iyi müşterilere, daha iyi yerlere göndereceğimizi düşünüyoruz. İnsanlar panayıra oldukça ilgi gösteriyor. Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç’ta teşekkür ediyoruz" dedi. "Tarlalardan 2-3 ton civarı bir ürün alıyoruz" Üretici İbrahim Gençtürk, "Bal kabaklarımızı ata tohumundan yetiştiriyoruz. Tarlalardan 2-3 ton civarı bir ürün alıyoruz. Verim yüksek. Bu sene kuraklık olduğu için sulama biraz fazla oldu. Normalde 2 kez sulamayla üretim yapabiliyorduk ama bu yıl kuraklıktan dolayı 3 kez sulama yapmak zorunda kaldık" şeklinde konuştu. "Bütün Türkiye’ye buradan bal kabağı gidiyor" Kızılinler Mahallesi sakinlerinden Vedat Bakkan ise şunları söyledi: "Köylü kardeşlerimiz yetiştirdikleri ürünleri satıyorlar. Güzel ürünlerimiz var. Bu yıl daha çok yöresel ürün gelmeye başladı. Kardeşlerimiz buraya kuşburnu, çam kozalağı, salça ve domates suyu gibi bir sürü yöresel ürünlerini getirdiler. Kızılinler bal kabağının özelliği, mideyi rahatlatmasıdır. Sindirimi kolaylaştırır, çok faydalıdır. Bütün Türkiye’ye buradan bal kabağı gidiyor."
Midas Vadisi, yapay zekâ desteği ile yeniden canlandırıldı
25 Ekim 2025 Cumartesi - 15:20 Midas Vadisi, yapay zekâ desteği ile yeniden canlandırıldı Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Rahşan Tamsü Polat’ın yürütücülüğünde gerçekleştirilen ‘Yazılıkaya/Midas Kalenin Yapay Zekâ Destekli Simülasyonu ve Sanal Tur Uygulaması’ projesi, arkeolojide dijital dönüşümün öncü örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Proje, Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) birimi tarafından destekleniyor. Frig uygarlığının en önemli merkezi olan Midas Vadisi, proje kapsamında yapay zekâ destekli teknolojilerle üç boyutlu olarak modellendi. Bölgenin kültürel dokusu, tarihi sahneler ve ritüeller yapay zekâ aracılığıyla yeniden canlandırıldı. Binlerce yıllık sessiz tanıklar yeniden konuşuyor Doç. Dr. Yusuf Polat’ın başkanlığında 2022 yılında başlayan Yazılıkaya - Midas Kale kazısı, Frig uygarlığının dini ve kültürel yaşamına ışık tutan en önemli arkeolojik alanlardan biri olarak kabul ediliyor. Kazı alanında yürütülen çalışmalarda Frig dönemine ait mekânlar, kaya anıtları ve gündelik yaşama dair izler detaylı biçimde belgeleniyor. Özellikle kayaya oyulmuş sunaklar ve kabartmalar, Friglerin dini ritüellerine dair eşsiz bilgiler sunuyor. Yapay zekâ ile arkeolojide yeni bir dönem Proje kapsamında Midas Vadisi, ilk kez yapay zekâ destekli sistemlerle üç boyutlu olarak modellendi. Arkeolojik keşifler, drone fotogrametrisi, dijital haritalama ve derin öğrenme algoritmaları kullanılarak sanal ortama aktarıldı. Bu veriler doğrultusunda oluşturulan 360 derece sanal turun ziyaretçilere binlerce yıl öncesine ait bir Frig köyünü adım adım gezme olanağı sunduğu belirtildi. Geliştirilen yapay zekâ destekli video canlandırmalarının Frig halkının dini törenlerini, yaşam ritüellerini ve dönemin mimarisini bilimsel verilere dayanarak yeniden sahneye taşıdığı ifade edildi. Bu sayede Midas Vadisi artık yalnızca kazı alanında değil, dijital dünyada da erişilebilir bir kültürel miras haline geldi. "Her kazı insanlık hafızasını geleceğe taşıyor" Konuyla ilgili açıklamada bulunan Prof. Dr. Rahşan Tamsü Polat, "Her kazı, yalnızca geçmişi ortaya çıkarmak değil; insanlık hafızasını geleceğe taşımaktır. Midas Vadisi’nde yürüttüğümüz çalışmalar, Friglerin doğayla, inançla ve sanatla kurduğu bağı yeniden görünür kılıyor. Yapay zekâ bize geçmişin hikâyelerini yeniden anlatma gücü veriyor. Bu, sadece bir kazı çalışması değil; Frig kültürünü gelecek kuşaklara ulaştırmanın çağdaş bir yolu. Proje yalnızca bilimsel değil, aynı zamanda kültürel bir sorumluluk taşıyor" dedi. Bilim ve teknolojiyle kültürel mirası koruma adımı Anadolu Üniversitesi BAP desteğiyle hayata geçirilen bu proje, Türkiye’de arkeolojik verilerin dijital teknolojilerle belgelenmesi ve paylaşılmasına yönelik önemli bir örnek oluşturuyor. Projeyle birlikte hem kültürel mirasın korunması hem de geniş kitlelerin bu zenginliği deneyimlemesi hedefleniyor.
Rektör Adıgüzel, Çalgı Yapımı ve Onarımı Bölümü öğrencilerinin sergisini gezdi
25 Ekim 2025 Cumartesi - 11:37 Rektör Adıgüzel, Çalgı Yapımı ve Onarımı Bölümü öğrencilerinin sergisini gezdi Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Fuaye Alanında, Devlet Konservatuvarı Çalgı Yapımı ve Onarımı Bölümü öğrencilerinin eserlerinden oluşan sergi açıldı. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, sergiyi gezerek öğrencilerle bir araya geldi, yapılan çalgıları inceleyip detaylı bilgi aldı. Öğrencilerin titizlikle hazırladığı çalışmaları yakından değerlendiren Prof. Dr. Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi’nin sanat ve zanaatı bir arada yaşatan yönüne dikkat çekti. Sergide Rektör Adıgüzel’e Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Bülent Akdeniz, Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Erdal Uludağ, Çalgı Yapımı ve Onarımı Bölümü Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Özgür Turan eşlik etti. "Öğrencilerimizin sanatsal bakış açısını yansıtan bu çalışmalar, konservatuvarımızın üretkenliğini bir kez daha ortaya koyuyor" Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel konuşmasında, "Çalgı Yapımı Bölümü öğrencilerimizin el emeği, bilgi birikimi ve sanatsal bakış açısını yansıtan bu çalışmalar, konservatuvarımızın üretkenliğini bir kez daha ortaya koyuyor. Üniversitemiz, sanat eğitiminin uygulamayla birleştiği bu tür etkinliklerle hem kültürel mirasın korunmasına hem de geleceğin sanatçılarının yetişmesine katkı sunuyor" ifadelerini kullandı. Rektör Adıgüzel sergideki her bir çalgı hakkında detaylı bilgi aldıktan sonra öğrencilerle birlikte türkü söyledi.
Anadolu Üniversitesi’nde masa tenisi heyecanı
24 Ekim 2025 Cuma - 16:25 Anadolu Üniversitesi’nde masa tenisi heyecanı Eskişehir’de Bağımlılık Farkındalık Haftası etkinlikleri kapsamında, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü koordinatörlüğünde ve Yeşilay işbirliğiyle masa tenisi turnuvası düzenlendi. Anadolu Üniversitesi’nde 22-23 Ekim tarihlerinde gerçekleşen turnuva, Erkekler ve Kadınlar kategorilerinde onlarca sayıda üniversite öğrencisinin katılımıyla gerçekleşti. Öğrenciler, başarılı sonuç elde edebilmek için birbirleri ile kıyasına yarıştılar. Erkekler kategorisinde dereceye giren Yağızalp Yatıcı, Mustafa Yusuf Bıçaklıgil ve Furkan Nihat Kaşar, Kadınlar kategorisinde ise Esra Başaran, Elif Büşra Dönmez ve Kevser Yıldız ilk 3 dereceyi ilde etti. Başarılı sporculara madalyaları, Masa Tenisi Federasyonu Eskişehir İl Temsilcisi Hasan Aktaş tarafından verildi. Yapılan etkinlik ve masa tenisi sporu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Temsilci Hasan Aktaş, sporun sürekliliğinden yana olduklarını anlattı. Aktaş, "Bunun için de sosyal aktivitelerde, buradaki gibi özel turnuvalarda faaliyet gösteriyoruz. Anadolu Üniversitesi’nin iş birliğiyle Bağımlılık Farkındalık Haftası münasebetiyle bir turnuva düzenlenmek istediler. Biz de destek vermek amacıyla buraya geldik ve güzel bir turnuva oldu" dedi. "Masa tenisi, 8 yaşından 80 yaşına kadar oynanabilir" Hasan Aktaş, açıklamasını, "Masa tenisi en uzun süre oynanabilen, 8 yaşından 80 yaşına kadar hatta 90 yaşına kadar sürekli oynanabilir bir branştır. Bunun için biz ’Gelin beraber daha sağlıklı ve uzun yaşayalım’ diyoruz. Sporun genele yayılması için mücadele ediyoruz. Öğretmenler Günü, 15 Temmuz, 10 Kasım, 30 Ağustos veya buna benzer özel günlerde her türlü alanda sporun tabana yayılması için mücadele ediyoruz. Halkımıza, ’Sağlıklı olmak ve bu sporu uzun süre yapmak için bizlerle beraber iş birliği yapın. Biz de sizlere elimizden gelen gayretleri dinamiklerle beraber sağlayalım’ çağrısında bulunuyoruz." diye sürdürdü.