EKONOMİ
Dron ile çeltik ekimi 28 Mayıs 2026 Perşembe - 11:28:18 Bursa’nın yaklaşık 30 bin dekar alanda çeltik üretimi yapılan Karacabey Ovası’nda üreticiler, hem maliyetleri düşürmek hem de zamandan tasarruf etmek amacıyla teknolojiden yararlanarak dron ile ekim yapmaya başladı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan bu yıla ilişkin "Bitkisel Üretim 1. Tahmini" verilerine göre, ülke genelinde çeltik üretiminin geçen yıla oranla yüzde 7,7 artarak 1 milyon 74 bin tona ulaşması bekleniyor. Mayıs ayı itibarıyla çeltik üretim sahalarında ekim mesaisi hız kazanırken, son 1-2 yıldır giderek yaygınlaşan dron ile ekim yöntemi, yakıt ve zaman tasarrufu sağlaması nedeniyle Karacabeyli çiftçiler tarafından da tercih ediliyor. Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen, ilçede sadece önceden belirlenen çeltik ekim sahalarında üretim yapıldığını belirterek, "Geniş arazilerde drone ile ekim yapıyoruz. Daha hızlı ve pratik oluyor. Traktörle suyun içinde gezinmektense havadan dron ile tohum saçmak daha iyi. Yetişemediğimiz yerlerde yine traktör kullanıyoruz ancak dron hem zamandan hem yakıttan ciddi tasarruf sağlıyor" dedi. "Manyas gölü dolu, su sıkıntımız yok" Ekim ve üretim süreci için şu an itibarıyla herhangi bir sulama sorunu yaşamadıklarını vurgulayan Düzen, şöyle devam etti: "Karacabey Ovası’nın suyu Manyas Gölü’nden geliyor. Manyas Gölü de Manyas Barajı da yüzde 100 dolu çok şükür. Su sıkıntımız yok. Tarlalarımızı hazırladık ve ekime başladık."
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:58 Türk çileği dünya pazarında yüzde 125 daha değerli hale geldi Türkiye, 2026 yılının ocak-nisan döneminde 40 ülkeye taze çilek ihraç ederek 20 milyon 871 bin dolarlık gelir elde ederken, kilogram başına düşen ihracat değeri yüzde 125 artarak 3,14 dolara yükseldi. TÜİK ile Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği verilerinden derlenen bilgilere göre, "Bitkisel Üretim 1. Tahmin 2026" tahminlerinde çilek üretiminin geçen yıla göre yüzde 1,4 artarak 603 bin tona çıkması öngörülüyor. Türkiye, dünya sıralamasında çilek üretiminde Çin, Amerika, Mısır ve Meksika’dan sonra 5’inci sırada geliyor. Meyve, içecek ve baharat bitkileri üretiminde yüzde 1,9 paya sahip çilekte, yılın 4 ayındaki ihracatta ise değer artışı dikkati çekti. Miktar azaldı değer arttı Geçen yılın aynı döneminde 9 bin 717 ton çilek satışından 13 milyon 378 bin dolar gelir elde eden Türkiye, bu yıl miktar bazında yüzde 32 azalışla 6 bin 608 tona geriledi. Birim değerindeki yükseliş sayesinde ihracat gelirini yüzde 56 artırarak 20 milyon 871 bin dolara taşımayı başardı. Böylece geçen yıl kilogramı ortalama 1,4 dolar olan ihraç fiyatı, yüzde 125 artarak bu yıl 3,16 dolara kadar çıktı.? Türkiye, en fazla Rusya’ya çilek sattı. Taze çilek ihracatının yüzde 69’unu Rusya’ya yapan Türkiye, bu ülkeden sonra en çok Gürcistan, Irak ve Malezya’ya ürün sattı. Bu yıl taze çilekte 50 milyon dolarlık ihracat hedeflenirken, özellikle pestisit kalıntısına yönelik titiz çalışma yürütülüyor.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:53 "Ziyaretçilerimize global standartlarda bir deneyim sunuyoruz" Dünyanın önde gelen kozmetik perakende markalarından Sephora’nın yeni nesil flagship mağazası, Nisan ayında Meydan İstanbul’da kapılarını açtı. Meydan İstanbul’da açılan, toplam 800 metrekare mağaza alanına ve 400 metrekarenin üzerinde net satış alanına sahip olan yeni Sephora mağazası; özel cephe tasarımı, ayrışan mimarisi ve yeni nesil flagship konseptiyle dikkat çekiyor. Açılış günü binden fazla ziyaretçi mağaza önünde kuyruk oluştururken, yeni mağaza bölgede yüksek müşteri etkileşimi ve güçlü talep oluşturdu. Yapılan açıklamaya göre, 10 binden fazla ürün çeşidini tek çatı altında buluşturan mağaza; makyaj, cilt bakımı, saç bakımı, parfüm ve premium beauty kategorilerinin tamamını kapsayan geniş ürün gamıyla ziyaretçilere bütüncül bir alışveriş deneyimi sunuyor. Türkiye’de sayılı flagship yatırımlarından biri Açıklamaya göre yeni mağaza, Sephora’nın son yıllarda Türkiye’de hayata geçirdiği sayılı flagship mağazalardan biri olarak öne çıkıyor. Açılış, global perakendeciliğin en önemli yayınlarında yer alırken dikkat çeken yatırımlar arasında gösterildi. Meydan İstanbul’un güçlü ziyaretçi trafiği, yeni nesil müşteri profili ve deneyim odaklı marka karmasıyla stratejik uyum sağlayan Sephora mağazası; alışveriş merkezinin güçlenen premium beauty ve lifestyle dünyasının önemli parçalarından biri olarak konumlanıyor. Meydan İstanbul’un yatırımcısı ve yöneticisi olan WAM Asset Management İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet İlhan Gülay, konuyla ilgili şunları söyledi: "Perakendecilikte uluslararası seviyede başarı elde etmek için, öncelikle global markalara ev sahipliği yapmalı, aynı zamanda bu mağazalara yoğun ilgi sağlamalısınız. Sephora’nın Türkiye’deki sayılı flagship yatırımlarından biriyle Meydan İstanbul’da yer alması ve açılışın ilk günden itibaren gördüğü yoğun ilgi, bize ülkemiz adına gurur veriyor. Premium güzellik, moda ve yaşam stili kategorilerindeki güçlü markalarla birlikte, ziyaretçilerimize global standartlarda çok daha kapsamlı bir deneyim sunmaya devam ediyoruz." Açıklamaya göre Meydan İstanbul, açık hava mimarisi, yaklaşık 35 milyon yıllık ziyaretçi trafiği ve uluslararası marka karmasıyla Türkiye perakende sektörünün en dikkat çekici yaşam ve alışveriş destinasyonları arasında yer alıyor. Avrupa’nın en büyük green-roof/open-air retail projelerinden biri olan AVM, son dönemde bünyesine kattığı global markalarla birlikte moda, beauty ve lifestyle kategorilerindeki gücünü daha da ileri taşıyor.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:47 Bir zamanlar devdi, şimdi borcundan dolayı elektrikleri kesik AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Sivas’ta yıllardır atıl durumdaki bir zamanların sanayi devleti arasındaki Sivas Demir Çelik Fabrikası’nın (SİDEMİR) suç örgütünün yönetiminde olan bir şirket olduğunu söyledi. Bir zamanlar Türkiye’nin en büyük 50 sanayi kuruluşu arasında yer alan SİDEMİR, 1998 yılında özelleştirilmiş iş adamı Erol Evcil tarafından satın alınmıştı. Yıllık 720 bin ton çelik üretim kapasitesiyle inşaat demiri ve tel çubuk kaliteleri için 100 mm ila 160 mm kare kütükler üretmekteydi. İç piyasa başta olmak üzere, Avrupa, Orta ve Uzak Doğu, Afrika, Amerika’ya ihracat yapan işletme yaklaşık 4 yıldır üretime ara vermek zorunda kaldı. İşçi çıkartan ve çalışan işçilerinin maaşlarını ödeyemeyen işletme biriken işçe ve devlet alacaklarından dolayı mahkemelik oldu. İşletmeyle ilgili devam eden birçok dava bulunurken Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi aldığı kararla SİDEMİR’in Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) devri için karar almıştı. Sivas’ta geçtiğimiz günlerde gazetecilerle bir araya gelen AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, SİDEMİR ile ilgili sorularını ve devlet tarafından işletilmesi yönündeki talepleri değerlendirdi. Güler, SİDEMİR’in halen bir suç örgütünün yönetiminde olduğunu belirterek, "Sivas Demir Çelik Fabrikası (SİDEMİR) Bursa’da devam eden bir ağır ceza mahkemesinde bir suç örgütünün yönetiminde bulunan bir şirkettir. TCK’nın 220. Maddesi çerçevesinde Bursa’da şirketleri bulunan, aynı zamanda SİDEMİR’i de uhdesinde bulunduran bir suç örgütünün yargılanması neticesinde Bursa Ağır Ceza Mahkemesi müsadere kararı verdi. Yani suçtan elde edilen mal varlığı nedeniyle müsadere kararı verildi. Sadece SİDEMİR değil, bu suç örgütünün kontrolünde olan onlarca şirket ve yapı hakkında bu karar verildi. Bu karar henüz kesinleşmedi, yerel mahkemenin aldığı bu karar taraflarca yargıtaya taşınacak" dedi. 8 yıldır faaliyet yok, 3.5 yıllık elektrikleri kesik Güler, işletmenin 8 yıldır faaliyeti olmadığını ifade ederek, "Mahkeme kararında bilirkişi raporları var. Raporlara göre; kötü bir yönetim var, 8 yıldır faaliyet yok, 3.5 yıldır da elektriği yok. Bazen duyuyoruz, işçiler çalıştıklarını söylüyor, orada bir çalışma hayatı yok, 8 yıldır kapalı, 3 yıldır da borcundan dolayı elektrikleri kesik. Buranın kötü yönetildiğini, uzun zamandır atıl kaldığını ve yıprandığını gösteriyor. Mahkemede bu kötü yönetimden dolayı daha büyük zarar doğmaması için TMSF’yi geçici yönetim atadı. TMSF burayı yönetemez, yatırım yapamaz, böyle bir yetkisi yok. ‘Müsadere kararı gerçekleşinceye kadar sen burayı kontrol et bir zarar ziyan olmasın’ dendi" dedi. 5 milyara yakın borç, 50 milyon dolar masraf Güler, işletmenin yeniden ayağa kaldırıla bilmesi için 5 milyara yakın borcun ödenerek, 50 milyon dolara yakın bakım onarım ve yenileme harcaması yapılması gerektiğine vurgu yaparak, "Buranın borçları var. Yaklaşık 20 yıldır 1 TL SGK primi ödenmemiş. Yaklaşık 2.5 milyara yakın SGK prim borcu var. 1 TL vergi ödememiş. 2.5. milyar vergi borcu var. Mahkeme tedbir kararı koyduğu için amme alacağı noktasında bir şey yapamamış. Şimdi bunu iyi yönetmemiz lazım. İyi bir yatırımcı bulunması lazım. Buranın iyi bir yatırımcı bulabilmesi için sabredeceğiz. TMSF’nin burada zarar ve ziyanı artmayacak şekilde iyi yönetmesi lazım" şeklinde konuştu. Kapalı olan işletmede işçi olmaz SİDEMİR işçilerinin eylemlerine de değinen Güler şunları söyledi. "Hep beraber farklı bir niyet taşımadan, bazen duyuyoruz işçi alacakları filan. 8 yıldır kapalı olan bir yerin işçisi olmaz, güvenlikçisi olur. 3.5 yıldır elektriği olmayan bir yerde üretim olmaz, faaliyet olmaz. Arada bir çalıştırır gibi yapılmış ama ağır bakımları ve alt tesisatı gerçekleştirilememiş, burada üretim yapmanın imkanı yok. ‘bunu devlet alsın yapsın’ diye bir şey yok arkadaşlar. Burası devletin değil, özel sektörde. Özel sektörün borcundan dolayı satılacaktır. Öncelikle buradan devamı olacak, yatırıma dönüşecek bir pozisyonda olması lazım. 50 milyon dolar yatırıma ihtiyaç olan bir yerde de bizim biraz düşünmemiz lazım" Güler, işletmenin vergi ve SGK borçlarının silinmesinin mümkün olmadığını da sözlerine ekledi.
Milletvekili Ün; "Rant uğruna bağların arasına kum ocağı açılmasına müsaade etmeyeceğiz"
22 Eylül 2025 Pazartesi - 14:42 Milletvekili Ün; "Rant uğruna bağların arasına kum ocağı açılmasına müsaade etmeyeceğiz" 2 yılda elde edeceği rantı için bizim yüzyıllar boyu ekip biteceğimiz bereketli üzüm bağlarımız yok olup gidecek" dedi. Buldan Ovasının bölgede üzüm üretiminin önemli merkezlerinden birisi olduğunu belirten Milletvekili Sema Silkin Ün, "Bugün burada üzüm üreticilerinin sorunlarını konuşmamız gerekirken, bölge yıllardır ekilmeyen ve altında bir kum rezervi bulunan arazinin kum ocağı yapılması için başvuru yapıldığını öğrendik. Burası için tarıma elverişli ve tarım dışında başka bir amaçla kullanılamayacağına dair bir rapor bulunmasına rağmen, bakanlıktan tam bunun aksine rapor geldiğine dair belgeler elimizde mevcut. Bu tarla kum ocağı olarak kullanılmaya başlandığında, bir takım riskleri de beraberinde getirecek. Bunlardan birincisi toprağın kayması yani bölgedeki tarların kayması olacak. İkincisi ise her ne kadar önlem alınırsa alınsın rüzgarla birlikte dağılacak tozlar, 2-3 kilometre yarı çaplı bir alanda üzümlere zarar verecek. Bu durum hem hastalığa neden olacak hem de bu bağlar işlevini yitirmiş olacak. Buldan gibi bir üzüm üretim merkezi maalesef zamanla elimizden alınmış olacak" diye konuştu. "Rantta değil, üreticiye sahip çıkmalıyız" Mevcut ekonomik şartlar nedeniyle üreticilerin zaten emeğinin karşılığını alamadığını savunan Milletvekili Ün, "Bu yüzden genç nesil artık tarımla uğraşmak istemiyor. Bunun üzerine sanayileşmeyle birlikte bir de toprağın rant değeri başladığında, insanlar tarımdan para kazanamadıkları için bir şekilde topraklarını üretimden çekerek bu ranttan istifade etmeye çalışacak. Bu yanlışlara göz yumulmaya devam edilmesi halinde gelecek nesillere bırakabileceğimiz bereketli bir buldan ovamız olmayacak. Birkaç kişinin 1-2 yılda elde edeceği rantı için bizim yüzyıllar boyu ekip biteceğimiz bereketli üzüm bağlarımız yok olup gidecek. Verimli arazilerde bir kum ocağı açılması asla kabul edilebilir bir durum değil. Bunun engellenmesi için Meclis’te konunun takipçisi olacağım" "Üretimin karşılığı bu olmamalıydı" Yetkilileri göreve davet eden Doğanköy Mahalle Muhtarı Ahmet Boynikar ise "Tarım arazilerinin arasında yapılacak bir kum ocağına bir üreticiler kesinlikle karşıyız. Tarımı bitirecek, çocuklarımızın geleceğiyle oynayan bu projeyi istemiyoruz. Bize ekip biçin, üretin diyorlar ama ektiğimiz arazileri de yok etmeye çalışıyorlar. Pandemide kimse evinden çıkamazken, biz üreticiler çalışıp üretim milletin ihtiyacını karşıladık. Şimdi bunun karşılığı tarım bölgesine bir kum ocağı için ruhsat vermek olmamalıydı" ifadelerini kullandı.
Aydın’ın tescilli ürünü enginarın kaymağını başkaları yiyor
22 Eylül 2025 Pazartesi - 14:15 Aydın’ın tescilli ürünü enginarın kaymağını başkaları yiyor Türkiye’nin en fazla ve en kaliteli enginarının üretildiği Aydın’da üretici kestanede olduğu gibi enginarın da sahip çıkılamaması ve işlenememesinden dertli. Yaklaşık 5 bin dönüm alanda üretilen Aydı enginarı Aydınlı üreticiden tanesi 8-10 TL’ye alınırken, başta Bursa olmak üzere diğer illerde işenip kavanoza alınan enginarın adedi 40 TL ile 60 TL arasında tüketiciye sunuluyor. Enginar üretiminin en yoğun olduğu Efeler Gölhisar Mahalle Muhtarı Mehmet Karagöz, Aydın enginarının kestanenin düştüğü duruma düşmemesi için bir an önce enginarda sanayileşmeye gidilmesi gerektiğini belirtti. Aydın’ın Efeler ilçesine bağlı Gölhisar Mahallesi’nde üretimi her geçen gün artan coğrafi işaret tescilli ürün enginarın gerektiği şekilde değerlendirilememesinin sıkıntısı yaşanıyor. Uğraşı neredeyse 12 ay süren enginarın en kalitelisini ürettiklerini ancak bu işin kaymağını üretimde söz sahibi olan Aydın’ın değil başka illerin yediğini belirten Gölhisar Mahalle Muhtarı Mehmet Karagöz, sanayileşmenin içinde yer almak istediklerini belirterek, "Büyük emeklerle yetiştirip 8-10 liraya sattığımız enginar, kavanozların içine koyularak 40-60 liradan satılıyor. Bir an önce ilimizde bu konuda sanayileşme istiyoruz. Maalesef enginarı biz üretiyoruz, kaymağını başkaları yiyor" diyerek Aydın’ın kestanede düştüğü durumu enginarda düşmemesi gerektiğini belirtti. Bu ürün madem sanayileştiyse ’Biz bunu niye kendimiz şişelemeyelim, kendimiz paketlemeyelim, kendimiz etiketimizi vurup kendi milli ürünümüzü kendi milli ismimizle birlikte pazarlara sürmeyelim?’ şeklinde düşünüyoruz." ifadelerini kullandı. Enginarın üretim süreciyle ilgili bilgiler veren Karagöz, Gölhisar’da enginarın işçiliğinin ağustos ayında başladığını, şubat ayına kadar devam ettiğini belirterek, "Gölhisar Mahallesi’nde 4 bin 500 dönüm civarında enginar üretimi var. Bunun bin 500 dönümü sakız cinsi enginar, bin 500 dönümü Kıbrıs türü enginar, bin 500 dönüme yakını da Bayrampaşa mor enginar türü. Sadece köyümüzde 137 aile ekmeğini enginar üretiminden kazanıyor. Coğrafi İşaret Tesciline sahip bu ürünümüz, Aydın’dan kamyonlarla toptan adedi 8-10 TL’ye başta İzmir, Bursa ve Balıkesir olmak üzere değişik illere satılıyor. Ürünümüzün talep görmesinden memnunuz ama sanayileşmemiz şart oldu" diye konuştu. Aydın’da da bu yönde mutlaka adım atılması gerektiğini vurgulayan Karagöz, yetkililerden bu yönde destek beklediklerini söyledi.
DTO Başkanı Erdoğan, Londra’da temaslarda bulundu
22 Eylül 2025 Pazartesi - 14:07 DTO Başkanı Erdoğan, Londra’da temaslarda bulundu Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Gümrük ve Turizm İşletmeleri Ticaret AŞ’nin (GTİ) Yönetim Kurulu Üyesi olan Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile Londra’da bir dizi resmi temasta bulundu. Aynı zamanda TOBB Genel İdare Kurulu ve Ticaret Odaları Konseyi Üyesi olan DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile İngiltere’de önemli toplantılara katıldı. Toplantılarda 57 İslam ülkesi ile farklı coğrafyalardaki sınır gümrük kapılarının modernizasyonunu yapmayı ele aldılar ve bu ülkelerde lojistik merkezleri inşa etmeye yönelik planlamayı görüştü. Londra’daki resmi temaslarıyla ilgili açıklamada bulunan Başkan Erdoğan, "TOBB ile 137 oda ve borsamızın ortaklığındaki, yap-işlet-devret modeli ile kara sınır kapılarımızı modernize eden Yönetim Kurulu Üyesi olduğumuz Gümrük ve Turizm İşletmeleri Ticaret AŞ’nin iş tecrübesini yurt dışına da taşımak istiyoruz. Bu kapsamda; TOBB ile İslam Ticaret ve Kalkınma Odası ve GTİ ortaklığında kurulan Border Management & Consulting (BMC), 57 İslam ülkesi ile farklı coğrafyalardaki sınır gümrük kapılarının modernizasyonunu yapmayı ve lojistik merkezleri inşa etmeyi planlıyor. Ortak Yönetim kurulu toplantımızı, İngiltere’de gerçekleştirdik ve sürece dair yol haritamızı çizdik. Hayırlı ve uğurlu olsun. Ayrıca Londra’da kurulan Muslim Business Forum (MBF) Başkanı Sir Iqbal Sacranie OBE ve İcra Kurulu üyeleri ile bir araya geldik. Toplantımıza Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, BMC Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yusuf Khalawi, GTİ Yönetim Kurulu Başkanımız Arif Parmaksız ile GTİ Yönetim Kurulu Üyeleri olarak bizler de katıldık. Toplantımızda aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz" dedi.
Türkiye’nin Mühendis Kızları’nda yeni dönem başvuruları başladı
22 Eylül 2025 Pazartesi - 13:58 Türkiye’nin Mühendis Kızları’nda yeni dönem başvuruları başladı Kadınların mühendislik alanında eşit koşullarda yer almasını sağlamak ve nitelikli kadın istihdamını artırmak amacıyla 10 yıldır sürdürülen Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) projesinde yeni dönem başvuruları başladı. Limak Vakfı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliği ile yürütülen projeye bu yıl 17 Eylül-8 Ekim 2025 tarihleri arasında başvuru yapılabilecek. Proje, URAP 2024-2025 Dünya Alan Sıralaması’nda mühendislik alanında Türkiye’den listeye girmiş mühendislik fakültelerinde lisans eğitimi alan veya alacak olan tüm kadın mühendis adaylarını kapsıyor. Kadın temsilinin kısıtlı olduğu STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) alanlarında kadın istihdamını desteklemek amacıyla 10 yıldır yürütülen ve ülke sınırlarını aşarak küresel bir sosyal etki hareketine dönüşen Türkiye’nin Mühendis Kızları projesinde yeni dönem başvuruları başladı. Limak Vakfı, URAP 2024 - 2025 Dünya Alan Sıralaması Araştırması’na göre Türkiye’de mühendislik alanında listelenen fakültelerde eğitim gören kadın lisans öğrencilerini Türkiye’nin Mühendis Kızları programına davet ediyor. Program; bilgisayar, çevre, elektrik-elektronik, inşaat, endüstri, kimya ve makine mühendisliği bölümlerinin 1., 2. ve 3. sınıfında öğrenim gören veya görecek adayları kapsıyor. Daha fazla kadın mühendisin iş hayatına katılmasına yönelik bir model ile kapsayıcı ve sürdürülebilir büyümeye katkıda bulunmak amacıyla 2015 yılında hayata geçirilen projeden bugüne kadar 37 ildeki 68 üniversitede 1.500’den fazla öğrenci faydalandı. Kapsayıcı bir sosyal fayda modeli oluşturan TMK projesi, burs imkânı ile birlikte mühendislik fakültesindeki eğitim boyunca kişisel ve mesleki gelişime katkıda bulunacak sertifika programı, online İngilizce dil eğitimi, mentörlük ve koçluk desteği, staj ve istihdam imkânı gibi fırsatlar sunuyor. Mühendislikte fırsat eşitliği sağlanması hedefiyle etki alanını her geçen gün genişleten program ile bugüne kadar 1.546 öğrenciye öğrenim bursu, TMK mezunu 281 öğrenciye farklı sektörlerdeki şirketlerde istihdam imkânı, 135 öğrenciye de staj desteği sağlandı. Ülke sınırlarını aşarak uluslararası bir boyut kazanan Türkiye’nin Mühendis Kızları projesi, Global Engineer Girls ismiyle Kosova, Kuzey Makedonya, Suudi Arabistan, İspanya, Mozambik ve Fildişi Sahili dahil olmak üzere toplam yedi ülkede geleceğin kadın mühendislerine ilham olmaya devam ediyor. Proje ile ilgili detaylı bilgiye ve başvuru koşullarına turkiyeninmuhendiskizlari.com internet sitesi üzerinden ulaşılabiliyor.
Van’da "Gurme ve Gastronomi Fuarı" kapılarını açmaya hazırlanıyor
22 Eylül 2025 Pazartesi - 13:56 Van’da "Gurme ve Gastronomi Fuarı" kapılarını açmaya hazırlanıyor Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) tarafından bu yıl 3’üncüsü düzenlenecek olan "Van Gurme ve Gastronomi Fuarı"nın lansmanı gerçekleştirildi. Organize Sanayi Bölgesi Expo Fuar ve Kongre Merkezi’nde 25-28 Eylül tarihlerinde kapılarını açacak olan fuarın tanıtımı, Van TSO ev sahipliğinde düzenlenen basın toplantısıyla yapıldı. Toplantıda, fuarın bu yıl Türkiye’nin farklı illerinden çok sayıda ünlü şef, gurme ve yemek yazarının katılımıyla gerçekleşeceği vurgulandı. Etkinliğin Van’ın zengin mutfak kültürünü ve tescilli ürünlerini tanıtarak kenti gastronomi turizmi açısından bir çekim merkezi haline getirmesinin hedeflendiği bildirildi. Toplantıda konuşan Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, gastronomi ve gurme faaliyetlerinin turizm açısından önemli bir destinasyon haline geldiğini belirtti. Bu kapsamda bu yıl da "81 İl 81 Lezzet" mottosuyla, 25-28 Eylül tarihleri arasında Van Gurme ve Gastronomi Fuarı’nı düzenleyeceklerini ifade eden Yönetim Kurulu Başkanı Takva, "1990’lı yıllardan itibaren dünyanın önde gelen turizm gurmeleri ve gastronomi profesyonelleri, yeme-içme sektörünün, hatta yemek biliminin insanların vazgeçilmez arayışlarından biri olduğunu vurgulamış; bu bakış açısıyla bazı ülkeler gastronomiyi bir turizm destinasyonu haline getirmeyi başarmıştır. Bugün Güney Amerika’daki bazı ülkeler, İskandinavya ve özellikle Hollanda bu konuda oldukça başarılı örnekler sunmaktadır. Son 10 yılda ise ülkemizde birçok şehir, bu potansiyeli fark ederek rekabetçiliklerini artırmak amacıyla önemli yatırımlar yapmaya başlamıştır. Bizim de derin tarihimizden gelen zenginliğimizi, özellikle mutfak alanında henüz gün yüzüne çıkmamış değerlerimizi tanıtmak, bu küresel gastronomi liginde yerimizi almak ve ilimizin, bölgemizin turizmden hak ettiği payı almasını sağlamak temel amacımızdır" dedi. "Bu fuarı sıradan yöresel etkinliklerden ayrı değerlendirin" Fuarın 3 gün boyunca Türkiye’nin dört bir yanından firmaları bir araya getirip bir eğlence ortamı oluşturmayı hedefleyen bir etkinlik olmayacağını dile getiren Takva, "Aksine, çok daha stratejik bir yaklaşımla tasarlanmış, önemli bir girişimdir. Lütfen Van Gurme ve Gastronomi Fuarı’nı sıradan yöresel etkinliklerden ayrı değerlendirin. Malumunuz, birçok ilde gastronomi temalı organizasyonlar artık bir modaya dönüşmüş durumda. Bizim gayemiz; başta tescilli ürünlerimiz olmak üzere binlerce yıllık mutfak kültürümüzü dünyaya tanıtmak, şehrimizi bir çekim merkezi haline getirmektir. Bu nedenle etkinliğimize ’Gastronomi ve Gurme Fuarı’ adını veriyoruz. Zira gastronomi yemek bilimi, gurme ise bu lezzetleri tadan ve değerlendiren uzmanlardır" diye konuştu. Bu yıl düzenlenecek olan fuarda farklı bir heyecan yaşadıklarını ifade eden Takva, sözlerini şöyle sürdürdü: "Üçüncüsünü gerçekleştireceğimiz bu organizasyona Türkiye’nin dört bir yanından, ulusal ve uluslararası başarılarıyla kendini kanıtlamış şefler, gurmeler ve yemek yazarları yoğun ilgi göstermiştir. Hatta davet etmek istediğimiz isimlerden çok daha fazlası katılım talebinde bulunmuştur. Ancak bilindiği üzere bu tür etkinlikler ciddi bütçe gerektirmektedir. Umuyorum ki önümüzdeki yıllarda destekçi firmalarımız ve kurumlarımız bu önemli organizasyonu daha güçlü sahiplenir. Böylece arzu eden tüm şefleri, gurmeleri ve yemek yazarlarını Van’da ağırlamanın gururunu hep birlikte yaşarız." Van TSO Başkan Yardımcıları Fevzi Çeliktaş ve Serdar Balandi ile Sayman Üye Burak Gültepe’nin de birer konuşma yaptığı toplantı, soru-cevap bölümüyle son buldu.
Çakır: "Riskli sektörler de sigortalanmalı"
22 Eylül 2025 Pazartesi - 13:47 Çakır: "Riskli sektörler de sigortalanmalı" Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, sigorta sektörünün üretimden tüketime toplumun her kesimini yakından ilgilendirdiğini belirterek, sigortalı sayısının artırılması için tedbirler alınması gerektiğini vurguladı. MTSO 30 No’lu Sigortacılık Hizmetleri Meslek Komitesi ile Mersin Sigorta Acenteleri Derneği (MESAD) ve Türkiye Sigorta Acenteleri Federasyonu (TÜSAF) işbirliğinde ’5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nda Acentelik Alanında Yapılan Değişiklikler’ başlıklı konferans düzenlendi. "Sigorta kimsenin inisiyatifine bırakılmamalı" MTSO Başkanı Çakır, sigortacılığın üretimden sağlığa, doğal afetlerden trafiğe hayatın her alanında ihtiyaç duyulan bir sektör olduğunu belirterek, felaketlerden sonra hatırlanan bir hizmet olmak yerine, her konuda öncelikli başvurulan bir sektör haline gelmesi gerektiğini vurguladı. Anadolu’nun doğal afetler açısından özel bir coğrafya olduğuna dikkat çeken Çakır, yalnızca afetler için değil, üretim tesislerinin, fabrikaların ve araçların da sigortalanmasının iş dünyasıyla ülke ekonomisi için büyük önem taşıdığını söyledi. Sigortalılık oranlarının artırılması gerektiğini belirten Çakır, bu konunun trafik sigortasında olduğu gibi tüm branşlarda zorunlu hale getirilmesi, kimsenin inisiyatifine bırakılmamasının önemini vurguladı. "Sigorta ücretlerinde standart oluşturulmalı" Sigorta bilincinin artırılmasının yanı sıra fiyatların da makul seviyelere çekilmesi gerektiğini dile getiren Çakır, düşük faizli destek mekanizmalarıyla sektörün büyümesinin sağlanabileceğini söyledi. Bir fiyat istikrarı sağlanması durumunda hem maliyetlerin düşeceğini hem de sektörün daha profesyonel bir yapıya kavuşacağını belirtti. Çakır, halkın tamamının sigortalı olması gerektiği gibi sigorta firmalarının da tüm sektörleri kapsamakla yükümlü olduğuna da değindi. Bazı sektörlerin riskli gösterilerek sigortalanmamasını eleştiren Çakır, "Riskli görülen sektörler, gerekli önlemleri alarak sigorta firmalarının şartlarını yerine getirmeli; sigorta şirketleri de ayrım yapmadan tüm sektörleri sigortalamalıdır" dedi.
Fıstıkta rekolte düştü
22 Eylül 2025 Pazartesi - 13:47 Fıstıkta rekolte düştü Şanlıurfa’da bu yıl fıstıktaki düşük rekolte, fiyatları iki katına çıkardı. Fıstık tüccarları, fiyatlardaki suni yükselişler nedeniyle piyasanın durma noktasına geldiğini söyledi. Şanlıurfa’da bu yıl fıstık üretiminde rekoltenin geçen yıla göre düşük olması fiyatları yükseltti. Geçtiğimiz yıl 250-300 lira arasında satışı yapılan ürün bu yıl 500 ile 600 lira arasında satışa sunuluyor. Fiyatların iki katına çıkmasıyla üreticinin stoktaki on binlerce ton fıstığının piyasaya sürülmeye başlandığı bildirildi. Fiyatlardaki ani yükseliş piyasayı durma noktasına getirdi Fıstık tüccarları, fiyatlardaki suni yükselişler nedeniyle piyasanın durma noktasına geldiğini, ellerinde on binlerce ton fıstığın olduğunu ifade ederek yetkililerin fiyat dengesizliğine bir çözüm bulması gerektiğini söyledi. Fiyatı 650 lira olan fıstığa 500 liradan alıcı bulamadıklarını belirten esnaf suni yükselişlerin piyasayı olumsuz yönde etkilediğini aktardı. Şanlıurfa Şıracılar ve Kuruyemişçiler Esnaf Odası Başkanı Ahmet Aslan, "Bu yıl fıstıkta rekolte geçen yıla göre düşüktü. Geçen yıl ortalama 200 bin ton civarında bir rekoltemiz oldu. Bu yılın hem kurak geçmesi hem don olması nedeniyle ve 2 yılda bir fıstık ağaçlarının meyve vermesinden dolayı rekolte düşük. Bu yıl yüzde 30 ila 35 civarında fıstık rekoltemiz oldu. Fiyatlara gelince, geçen yıl sezonun ilk ürününde kabuklu fıstık fiyatları 180 ila 200 lira iken bu yıl fiyat 550 ila 600 lira civarında. Bunun yanında boz kavlak dediğimiz baklavalık olan fıstığımızın fiyatı ise geçen yılın 2 katı oldu, şu anda fiyatı 730 ila 750 civarında kalitesine göre değişiyor. Siirt cinsi fıstığımızda Şanlıurfa TİGEM’de yetişen bir üründür. Siirt cinsi fıstığın fiyatı da 550 ila 650 arasında değişiyor. Şu an fıstık üreticilerine sorarsanız fiyatlardan bayağı memnun. Tüketici ise fiyatı biraz yüksek buluyor. Bir fıstık ağacını dikip 10 yıl hizmet ettikten sonra ancak verim alabiliyorsunuz. Bunun da karşılığı aslında 600 lira da olsa 700 lira da olsa hesapladığınız zaman yine fiyat düşük kalıyor. 2024 yılından 2025 yılına devreden birçok fıstık üreticimizin mahsulü var. Geçen yıldan kalma bizim tahminlerimize göre 100 bin ton civarında ürün var" şeklinde konuştu. Bu yıl fıstık fiyatlarındaki ani yükseliş nedeniyle alıcı bulamadıklarından dert yanan tüccar Metin Erişen, "Bu seneki sıkıntımız, fiyatların birden şişmesiyle alıcı bulamamız. Bir günde 100 lira zam alan fıstık şu an 100 lira geriledi. Şu an gördüğünüz mahsul geçen yılın mahsulü. Geçen yıl bu ürün 280 lira iken bu yıl fiyatları birden şişirince 650 lira oldu. Bu hafta içinde de 500 liraya alıcı bulamıyoruz. Piyasamız şu anda durgun, alıcı yok. Normalde sabah saatlerinden öğle saatlerine kadar buralarda kalabalıktan geçilmezken, alıcı olmadığı için esnaf erkenden iş yerini kapatıp gidiyor. Alıcı bulamıyoruz biz de kara kara düşünüyoruz. Hepimizin elinde stokta ürün de var" ifadelerini kullandı. Fıstık piyasasının durgun olduğuna değinen işletmeci Hasan Kılıç ise, "Fıstıkta fiyatlar yüksek, biz de alış veriş yapamıyoruz. Kırmızı kabuklu fiştik şu anda 600 ila 650 bandında ama son zamanlarda piyasada bir durgunluk var. Fiyatları aşağıya çekmeye çalışıyorlar ama çiftçi ürününü düşük fiyata satmaz" dedi.
Fresh Antalya 2025, 700’ün üzerinde yabancı ziyaretçi ağırladı
22 Eylül 2025 Pazartesi - 13:31 Fresh Antalya 2025, 700’ün üzerinde yabancı ziyaretçi ağırladı Antalya’da 18–20 Eylül tarihlerinde düzenlenen Fresh Antalya Fuarı’nı bu yıl 700’ün üzerinde yabancı ziyaretçi gezdi Katılımcılar ve ziyaretçiler açısından verimli geçen organizasyon, Antalya’nın tarım potansiyelini uluslararası arenada sergilerken, yerli firmalara yurtdışı iş imkanları ve yeni iş bağlantıları fırsatı sundu. Bu yıl 700’ün üzerinde yabancı ziyaretçi ağırlayan fuar için otellerde ayrılan 480 odanın tamamı doldu. Yabancı alım heyetleriyle birlikte, Türkiye’nin dört bir yanından gelen üretici, ihracatçı ve sektör temsilcileri fuar boyunca bir araya gelerek iş birliklerini güçlendirdi. Fuarın ilk iki günü düzenlenen B2B oturumları, yabancı ziyaretçileri yerli üreticilerle buluşturan, yeni iş birlikleri kurmaya teşvik eden bir platform olarak dikkat çekti. Katılımcılardan ve ziyaretçilerden gelen bu görüşleri dikkate alacağını belirten ANFAŞ Yönetimi, 2026 yılı çalışmalarına başladı. Yönetim, bu kapsamda acentelerle birlikte yurt dışındaki önemli fuarlarda yer alarak Fresh Antalya’yı uluslararası arenada tanıtmayı sürdüreceğini ifade etti. Katılımcı Meral Yıldırım, fuardan oldukça memnun kaldıklarını belirterek, "Beklentimizin üstünde bir fuar oldu. Özellikle, Orta Doğu ülkeleri, Mısır, Yunanistan ve Azerbaycan’dan gelen heyetlerle yüklü anlaşmalar yaptık. ANFAŞ’a çok teşekkür ederiz. Bir dahaki fuarda yine buradayız" diye konuştu. Fresh Antalya Proje Müdürü Buse Özbilek ise katılım gösteren tüm firmalara, ziyaretçilere ve iş ortaklarına teşekkür ederken; 2026 yılı fuarının çalışmalarına ara vermeden başladıklarını ifade etti.
Bingöl iş dünyasına 119,9 milyon liralık Nefes Kredisi desteği
22 Eylül 2025 Pazartesi - 13:30 Bingöl iş dünyasına 119,9 milyon liralık Nefes Kredisi desteği Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Çintay, oda üyelerinin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla yürütülen Nefes Kredisi programı kapsamında Bingöl iş dünyasına 119,9 milyon TL kredi desteği sağlandığını açıkladı. Nefes Kredisi ülke genelinde olduğu gibi Bingöl’de iş dünyasını rahatlattı. Türkiye genelinde Temmuz 2025 itibarıyla başlayan başvurular kapsamında işletmelerin 2,5 milyon TL’ye kadar kredi kullanabildiği, kredilerin 6 ay ödemesiz ve toplamda 36 ay vadeli olarak sunulduğu, faiz oranının ise 24 aya kadar yüzde 38, 24 ayın üzerinde yüzde 37 olarak uygulandığı bildirildi. Kredilerin yüzde 80’i KGF kefaletiyle güvence altına alınırken, sürecin belirlenen bankalar aracılığıyla yürütüldüğü bildirildi. Bingöl’de ise oda üyeleri toplam 11 banka şubesi üzerinden söz konusu finansman desteğine erişim sağladığı aktarıldı. Nefes Kredisi’nin özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin nakit ihtiyacını karşılamada ve yatırımlarını sürdürebilmelerinde önemli bir kaynak oluşturduğu ifade edildi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Kredi Garanti Fonu (KGF) iş birliğiyle yürütülen program çerçevesinde sağlanan desteğe ilişkin değerlendirmede bulunan Çintay, "Üyelerimizin finansmana erişimini kolaylaştırmak için yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde, TOBB ve KGF aracılığıyla toplam 119,9 milyon TL Nefes Kredisi sağladık. Yeni limit açılımı için TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu öncülüğünde çalışmalarımız sürüyor. Bingöl iş dünyasının yanında olmaya devam ediyoruz" dedi.
Hollanda’nın biber salçasını İnegöllü kadınlar üretiyor
22 Eylül 2025 Pazartesi - 12:46 Hollanda’nın biber salçasını İnegöllü kadınlar üretiyor Bursa’nın İnegöl ilçesinin kırsal Kulaca Mahallesi’ndeki tesislerde salça yapım süreci başladı. Çalışanların yüzde 90’ının kadınlardan oluştuğu Kulaca’daki tesislerde üretilecek bin 500 ton biber salçası Hollanda’ya ihraç edilecek. 500 ton domates salçası ise iç pazar için üretilecek. İnegöl’de kadın gücünün kullanıldığı salça üretim tesislerinde sezon boyunca üretilecek domates salçaları, Türkiye’nin dört bir yanına gönderilecek. Üretilen biber salçaları ise Hollanda’ya ihraç edilecek. Kulaca Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Ahmet Uğur, bu yıl ihracat hedeflerinin bin 500 ton olduğunu söyledi. İhracat arttı Kulaca Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Ahmet Uğur, "Her yıl kar yumağı gibi büyüyoruz. Her ne kadar ülkemizde kriz olmakla birlikte biz ihracatımızı yüzde 10 ila yüzde 15 oranında büyüttük. İç piyasada da domates ve biber salçamızı üretiyor ve satıyoruz. Kooperatifimizin ekonomik ve mali yönden sıkıntısı yoktur. Geçtiğimiz yıl bin 200 ton olan ihracatımızı bu sene bin 500 tona çıkarıyoruz. Yeni bir oluşum oldu Hollanda’da eskiden beri anlaştığımız firma sahip değiştirdi. Bin 500 ton ve önümüzdeki yıllarda 3 bin ton hedefliyorlar. Bizde buna karşılık o yatırımı yapmamız gerekiyor. Bu Türk parasıyla 60 milyon TL oluyor. Bu arada biz ithalat yapmadan bu dövizi getirdiğimiz için ülkemize tarım gelirleri çok farklı oluyor, bizim açımızdan dışarıya dövizimiz gitmiyor" dedi. Kadın istihdamı Kadın istihdamına dikkat çeken Uğur, "İstihdamımız çok önemli, şu anda 120 tane kadın çalışıyor. 10-15 tane de salça yapımında çalışan kadın işçilerimiz vardır. Kadın işçilerimizin çoğu sigortalıdır. Bizim bir amacımız da sosyal faaliyetlerden bir tanesi de üniversiteye giden talebeler lise son sınıfta olanlardan 16 yaşı geçmiş talebelere 10-15 günlük bir çalışma imkanı sağlıyoruz. Önümüzdeki yıllardaki çalışmalara katkıda bulunurlar diye yapıyoruz. 1-2 tane de bizde staj yapan talebeler var, onlar da buradan bilgilenip gidiyorlar" diye konuştu. 50 yıldır faaliyet, 25 yıldır ihracat Kooperatifin 1976’da hizmete başladığını belirten Uğur, "Yaklaşık 50 yıldır üretim yapıyoruz, tabi geçmiş yıllarda ufak tefek aksaklıklar olmasına rağmen son yıllarda ekonomimizi yendik, kredi kullanmıyoruz ve Türkiye’nin en iyi salçasını yapıyoruz. Büyük bir ilerleme yaptık, İl Müdürlüğü’nden İtalya’ya giden dostlarımız ekranda 3 tane kooperatif görünüyor. Bir tanesi Konya’daki devletin desteklediği bir kooperatif Torku. Bir tanesi İzmir’de Teresüt, onun arkasında da büyükşehir belediyesi vardı. Ama bizim kimse yoktu. Üç kooperatiften birisi de Kulaca’dır. İnşallah devam ettireceğiz. Bizim kooperatif işlemesi ile ilgili kurmak isteyenler geliyor onlara destek veriyoruz. 2 tane de kardeş kooperatif seçtik. Onlara da destek veriyoruz. Aşağı yukarı 25-27 yıldır ihracat yapıyoruz. Şu anda dediğimiz gibi ihracatı bin 500 tona hedefleyerek gidiyoruz. Ürünler de çok iyi olduğu için bizi tercih ediyorlar. Hollanda’nın yaptığı ürünü Türkiye’de yapmak isteyen firmalar var onlara da destek veriyoruz. Yarım mamülün maddesini biz temin edip onlara gönderiyoruz. İç piyasaya bizim domates biber salçalarından satıyoruz. Onu da 500 ton civarında satıyoruz" ifadelerini kullandı.