EKONOMİ - 28 Mayıs 2026 Perşembe 10:58

Türk çileği dünya pazarında yüzde 125 daha değerli hale geldi

A
A
A
Türk çileği dünya pazarında yüzde 125 daha değerli hale geldi

Türkiye, 2026 yılının ocak-nisan döneminde 40 ülkeye taze çilek ihraç ederek 20 milyon 871 bin dolarlık gelir elde ederken, kilogram başına düşen ihracat değeri yüzde 125 artarak 3,14 dolara yükseldi.


TÜİK ile Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği verilerinden derlenen bilgilere göre, "Bitkisel Üretim 1. Tahmin 2026" tahminlerinde çilek üretiminin geçen yıla göre yüzde 1,4 artarak 603 bin tona çıkması öngörülüyor.


Türkiye, dünya sıralamasında çilek üretiminde Çin, Amerika, Mısır ve Meksika’dan sonra 5’inci sırada geliyor.


Meyve, içecek ve baharat bitkileri üretiminde yüzde 1,9 paya sahip çilekte, yılın 4 ayındaki ihracatta ise değer artışı dikkati çekti.



Miktar azaldı değer arttı


Geçen yılın aynı döneminde 9 bin 717 ton çilek satışından 13 milyon 378 bin dolar gelir elde eden Türkiye, bu yıl miktar bazında yüzde 32 azalışla 6 bin 608 tona geriledi.


Birim değerindeki yükseliş sayesinde ihracat gelirini yüzde 56 artırarak 20 milyon 871 bin dolara taşımayı başardı.


Böylece geçen yıl kilogramı ortalama 1,4 dolar olan ihraç fiyatı, yüzde 125 artarak bu yıl 3,16 dolara kadar çıktı.?


Türkiye, en fazla Rusya’ya çilek sattı. Taze çilek ihracatının yüzde 69’unu Rusya’ya yapan Türkiye, bu ülkeden sonra en çok Gürcistan, Irak ve Malezya’ya ürün sattı.


Bu yıl taze çilekte 50 milyon dolarlık ihracat hedeflenirken, özellikle pestisit kalıntısına yönelik titiz çalışma yürütülüyor.



Türk çileği dünya pazarında yüzde 125 daha değerli hale geldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bayramın ikinci gününde Adalar İskelesinde yoğunluk yaşandı Kurban Bayramı tatilini ve güneşli havayı fırsat bilen İstanbullular, Adalar’a gitmek için Kabataş İskelesi’ne akın etti. Sabahın erken saatlerinden itibaren iskelede metrelerce kuyruk oluşurken, o yoğunluk kameralara yansıdı. İstanbul’da Kurban Bayramı tatili ve sıcak hava birleşince vatandaşlar kendilerini dışarı attı. Bayramın ikinci gününde güzel havayı fırsat bilen binlerce kişi, sabahın erken saatlerinden itibaren Adalar’a gitmek için Kabataş İskelesi’ne akın etti. İskeleye gelen vatandaşlar Şehir Hatları vapurları önünde uzun kuyruklar oluştururken, turnikelerden geçen yolcular vapurları hınca hınç doldurdu. "Mersin’den geldik, şansımıza hava çok güzel" Bayram tatili için Mersin’den İstanbul’a turla gelen Hikmet Erol, "İstanbul’a Mersin’den geldik. Turla geldik, çok mutluyuz. Önce Bolu’yu ve oradaki güzel gölleri gezdik. Şimdi İstanbul’dayız ve şansımıza hava çok güzel. Arkadaşlarla birlikte Adalar’a gideceğiz. Çok mutluyuz, bütün milletimizin bayramını kutluyoruz" ifadelerini kullandı. Tatili İstanbul’da geçiren ve yoğunluğa değinen Şahin Ersal, "Bugün İstanbul’un havası her zamanki gibi, kendisi de çok güzel. Bayramın ikinci günü bu havayı değerlendirmek, gezmek ve dolaşmak için çıktık. İstanbul’u çok seviyorum. Şu an çok ciddi bir kalabalık var, insanlar bayağı dolaşmak için dışarı çıkmış. Herkes bu tatil gününü değerlendirmek istiyor. Herkese şimdiden iyi bayramlar" şeklinde konuştu.
Erzurum Sönmez’den bayram mesajı Dünya Gençlik ve Spor Konfederasyonu Erzurum İl Başkanı Gürkan Sönmez, Kurban Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Gürkan Sönmez mesajında şu ifadelere yer verdi, ‘’Mübarek Kurban, Bayramı’na bir kez daha ulaşmanın huzurunu ve mutluluğunu hep birlikte yaşamaktayız. Bayramlar, sevginin, kardeşliğin, dayanışmanın ve paylaşmanın en güçlü şekilde hissedildiği, gönüllerin birleştiği özel ve anlamlı günlerdir. bayramların manevi iklimi bizlere umut, güç ve dayanışma ruhu kazandırmaktadır. Kurban Bayramı, sadece bir ibadet değil, aynı zamanda yardımlaşmanın, fedakârlığın, hoşgörünün ve insan olmanın en güzel değerlerinin yaşatıldığı müstesna bir zaman dilimidir. Büyüklerimizi ziyaret ettiğimiz, küçüklerimizi sevindirdiğimiz, ihtiyaç sahiplerini unutmadığımız bu anlamlı günlerde kırgınlıkların sona ermesi, dostlukların güçlenmesi ve gönüllerin birleşmesi en büyük temennimizdir. Gençliğin güçlü olduğu yerde geleceğin de güçlü olacağına inanıyoruz. Dünya Gençlik ve Spor Konfederasyonu olarak, milli ve manevi değerlerine bağlı, vatanını ve milletini seven, üretken ve bilinçli bir gençlik yetişmesi adına çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Sporun birleştirici gücüyle gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak, sosyal dayanışmayı artırmak ve toplumsal birlik ruhunu güçlendirmek en önemli hedeflerimiz arasındadır. Bu vesileyle başta aziz milletimiz olmak üzere, Erzurumlu hemşehrilerimizin, gençlerimizin, spor camiamızın ve tüm İslam âleminin mübarek Kurban Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyorum. Bayramın ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa sağlık, huzur, bereket ve barış getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Kurban Bayramımız mübarek olsun.’’
İstanbul Sultangazi’de kötü komşu iddiası: Binadakileri ve komşuları canından bezdirdi İstanbul’un Sultangazi ilçesinde aynı apartmanda yaşayan vatandaşlar, komşuları olduğu iddia edilen bir kadının yıllardır topladığı çöpleri bina içine ve çevresine yığdığını iddia etti. Apartman sakinleri, çöplerin kötü koku yaydığını öne sürdü. İddiaya göre, Sultangazi ilçesinde bir kadın çevreden topladığı çöpleri apartmanın sığınağında biriktirmeye başladı. Bina sakinlerinin kötü kokular nedeniyle tepki göstermesi üzerine geri adım atmayan kadın, bu kez apartmanın ortak kullanım alanı olan bahçe kısmını belediyeye ait kaldırım taşlarını çalarak çevirdi ve içini çöplerle doldurdu. Mahalle sakinleri, kadının bina çevresine hayvan gübresi dökerek kötü kokulara neden olduğunu ve apartman girişindeki mermer bölümü çekiçle kırdığını öne sürdü. Ayrıca, çevredeki insanlara sık sık küfür ile hakaret ettiğini iddia ettiler. "2 buçuk yaşındaki çocuğumun ayakkabısının içine cam parçaları doldurmuş" Yaşanan duruma isyan eden apartman sakinlerinden Muhammet Can Temurbalık, "Biz 2009’dan beri bu binada oturuyoruz. Bu kadın yıllardır buraya çöp topluyor. Sığınakta başladı, tartıştık, mahkemelik olduk. Sığınağı bıraktı, bu sefer bahçeye çöp toplamaya başladı. O da yetmedi, geldi bina sakinlerinin huzurunu bozmak için merdivenlere sürekli çöp attı. Benim 2 buçuk yaşında çocuğum var. Sabah kalktığımda çocuğumun ayakkabısının içinde cam parçaları vardı. Ertesi gün eve kamera taktırdım. Bunun bir değil iki değil. Sığınaktan herkesin malzemelerini, çocukların bisikletini çaldı. Belediyenin kaldırım taşlarını çalıp getiriyor, buraya diziyor, kendine duvar yapıyor. Binanın burasına hayvan gübresi döküyor, aylarca biz bu kokuyu çekmek zorunda değiliz" dedi. "Çocuğum ’Anne kalbim korkuyor’ diyor’’ Her gün kavga ve gürültüyle uyandıklarını belirten Beyzanur Ceren Temurbalık ise yetkililere seslenerek, "Her gün sabah, öğle, akşam bizi görsün görmesin her şekilde çöpleri atıyor. Çocuğun ayakkabısının içine camları dolduruyor, gidiyor ellerini pisletip duvarlara sürüyor. Dün çocuğum evde ’Anne kalbim korkuyor, ben çok korktum, çok ses geliyor’ diyerek ağladı. Bu kadın yüzünden her gün kavga, dövüş, bağırtı, çağırtı. Bıktık usandık, gitsin istiyoruz artık. Karakola gidiyoruz bir çözüm alamıyoruz, zabıtaya gidiyoruz alamıyoruz. Yani illa büyük şeyler mi olması gerekiyor sesimizi duyurabilmemiz için?" ifadelerini kullandı. "2009’dan beri rahat vermiyor" Saime Tezeren de yıllardır benzer sorunları yaşadıklarını belirterek, "2009’dan beri bu binadayız. İlk yıllardan sonra sürekli çöp sorunu başladı. Torunlarımız rahat oynayamıyor. Sürekli gürültü ve huzursuzluk yaşanıyor. Komşular da şikayetçi. Ortak alanı sahiplenmiş gibi davranıyor. Binanın duvarlarından su döküyor, zarar verdiğini düşünüyoruz. Çok rahatsızız" ifadelerini kullandı. Hem binada hem de sokakta yaşayan vatandaşlar, yıllardır aynı sorun nedeniyle mağdur olduklarını öne sürerek yetkililerden çözüm beklediklerini söyledi. Kadının bina içine çöp bıraktığı, apartman girişine zarar verdiği, sokakta oynayan çocukları kovaladığı ve çevredeki insanlara hakaret ettiği iddia edilen anların cep telefonu ve güvenlik kameralarına yansıdığı öğrenildi.