EKONOMİ
Ülker, 2025 finansal sonuçlarını açıkladı 10 Mart 2026 Salı - 18:42:56 Türkiye’de gıda sektöründeki lider markalarından Ülker Bisküvi, 2025 yılını 112 milyar TL ciroyla kapattığını, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) gönderdiği açıklamayla duyurdu. Ülker Bisküvi, 2025 yılındaki cirosunu Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) gönderdiği açıklamayla duyurdu. Şirket, geçen yılı yüzde 16,5 Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) marjıyla tamamladı. Ülker Bisküvi, herkesi etkileyen küresel ölçekteki ekonomik dalgalanmaların ve jeopolitik belirsizliklerin ön planda olduğu 2025 yılında, tüm zorlu koşullara rağmen tüketicilerinin değişen ihtiyaç ve beklentilerini yakından takip ederek, yatırımlarını yaparak çevik, verimli ve yenilikçi bir şekilde yoluna devam etti. Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı "Mutlu et, mutlu ol" felsefesinden hareketle, "istikrarlı, rekabetçi, kârlı, sürdürülebilir ve insan odaklı büyüme" anlayışıyla oluşturdukları "5M Mutluluk Temelli Büyüme Modeli"nin, sürdürülebilir gelecek için rehber niteliği taşıdığını kaydetti. "Made in Türkiye" etiketli ürünleri 100’den fazla ülkeye ulaştırdıklarını belirten Kölükfakı, "2025 yılında üretim gücümüz, yenilikçi markalarımız, modern üretim altyapımız, ihracatımız ve oluşturduğumuz istihdamla ülke ekonomisine değer katmayı sürdürdük. Tüketici alışkanlıklarındaki dönüşümü, dijital eğilimleri ve atıştırmalık kategorisindeki yeni motivasyonları, bilim, veri ve teknolojiyle birleştirerek Ar-Ge merkezlerimizde yenilikçi ürünler geliştiriyoruz. Türkiye’de 55 yeni ürün raflarda yerini aldı" dedi. S&P Global’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’ne göre gıda şirketleri arasında global ölçekte yüzde 3’lük dilimde yer alarak başarılı bir performans gösterdiklerini dile getiren Kölükfakı, "Uluslararası finansal analiz ve raporlama kuruluşu London Stock Exchange Group (LSEG) tarafından yapılan çevresel, sosyal ve yönetişim performansı değerlendirmesinde 504 halka açık gıda şirketi arasında Aralık 2025 itibarıyla en yüksek puanı alarak üçüncü kez dünya birinciliğini kazandık. Ayrıca Borsa İstanbul’da işlem gören tüm sektörler arasında da üçüncü kez birinci sırada yer aldık. Bu sonuçlar, Ülker olarak çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında benimsediğimiz uzun vadeli, tutarlı ve odaklı yaklaşımın güçlü bir göstergesi. Ülker olarak, paydaşlarımızdan aldığımız güçle sorumluluk bilinci yüksek, dayanıklı ve istikrarlı bir gelecek inşa edebilmek için çalışacağız" diye konuştu.
10 Mart 2026 Salı - 17:47 İranlı turist krizi Bodrum turizmini vurdu: "Nevruz öncesi rezervasyonların yüzde 70’i iptal" ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimin turizme yansımaları Ege Bölgesi’nde hissedilmeye başlandı. Nevruz dönemi öncesinde özellikle İranlı turistlerden yoğun talep bekleyen turizm merkezlerinde rezervasyonların büyük bölümü iptal edilirken, uçuşların da tamamen durduğu öğrenildi. Turizm sektörü temsilcilerinden edinilen bilgilere göre Ege Bölgesi’ne gelen turist sayısında yüzde 70’e yakın düşüş yaşandı. Nevruz döneminde İran pazarındaki kaybın yüzde 80’e ulaşabileceği belirtilirken; özellikle Muğla, İzmir, Antalya, Van ve İstanbul’un bu durumdan en çok etkilenen şehirler olduğu ifade edildi. Geçtiğimiz yıl Nevruz döneminde yaklaşık 120 bin İranlı turistin Türkiye’ye geldiği belirtilirken, bu yıl yaşanan gelişmeler nedeniyle söz konusu hareketliliğin neredeyse tamamen durma noktasına geldiği bildirildi. "Rezervasyonların yüzde 70’i iptal oldu" Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Bodrum Temsil Kurulu Yönetim Kurulu Üyesi Hamdi Artuk, yaşanan gelişmelerin turizm sektörünü doğrudan etkilediğini söyledi. Artuk, "Nevruz döneminde İran’dan turizm hareketliliği başlıyordu. Nevruz şu anda halihazırda kutlanmayacak. Bu nedenle bölgemizde birçok otelin açılışı ertelenecek. Özellikle Bodrum, Marmaris ve Fethiye bölgesi bu durumdan ciddi şekilde etkilenecek diyebiliriz. Bu yıl aslında erken rezervasyonla başlamıştık. İran genelde son dakika rezervasyonlarıyla çalışan bir pazar ama bu yıl ciddi bir ön rezervasyon almıştık. Olayların başlamasıyla rezervasyonların yüzde 70’i iptal oldu. Uçakların ise yüzde 100’ü iptal edildi" dedi. "120 bin turistin yüzde 80’i kayıp" Geçen yıl Nevruz döneminde Türkiye genelinde yaklaşık 120 bin İranlı turistin ağırlandığını belirten Artuk, bu sayının büyük bölümünün kaybedildiğini ifade etti. Artuk, "Bu turistlerin büyük bölümü İzmir, Antalya, Van, İstanbul ve Muğla’ya geliyordu. Muğla’da ise özellikle Marmaris, Fethiye ve Bodrum yoğun talep görüyordu. Ancak şu anda bu 120 bin kişinin yaklaşık yüzde 80’i, yüzde 85’i kayıp vaziyette. Uçuşlar olmadığı için yalnızca kara yolu ile bir hareketlilik olabilir. Muhtemelen önce otobüslerle bir akım oluşacak. Turizm hareketliliğinin nisan ortası gibi yeniden başlamasını bekliyoruz" diye konuştu.
10 Mart 2026 Salı - 17:41 Van TSO’dan ‘Outlet Fest’ açıklaması Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO), 12-29 Mart tarihlerinde düzenlenmesi planlanan "Outlet Fest" organizasyonun Van’ın gerçeğinde yerel esnafa ağır darbe vurabilecek bir girişim olduğunu duyurdu. Van TSO’dan yapılan yazılı açıklamada, 12-29 Mart 2026 tarihlerinde Van Expo Fuar Merkezi’nde yapılması planlanan "Outlet Fest" etkinliğine ilişkin yerel ekonominin can damarı olan esnaf ve tüccarın sesini duyurmak, endişelerini dile getirmek amacıyla basın açıklaması yapılmasına ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Açıklamada, "Outlet Fest, dışarıdan bakıldığında ‘büyük indirim, ünlü marka’ diye cazip gösterilse de Van’ın gerçeğinde yerel esnafımıza ağır darbe vurabilecek bir girişimdir. Biz bunu iyi niyetli bir ticari faaliyet olarak değil, daralmış pazarımızı daha da daraltan, ailelerimizin geçim kapılarını tehdit eden bir tehlike olarak görüyoruz. Daha önce Van Valimiz ile yaptığımız görüşmede ve vali yardımcımız başkanlığında gerçekleştirdiğimiz toplantıda ortak görüş olarak; İran’daki ekonomik sıkıntılar nedeniyle zaten İranlı misafirlerimiz büyük oranda gelmiyor. Ramazan Bayramı öncesi dönem, Van tüccarı ve esnafı için yılın en kritik, en sınırlı kazanç fırsatı olan zaman dilimidir. Tam bu hassas dönemde büyük markaların dev indirimlerle Van’a gelmesi, mahalle esnafından butiğe, ayakkabıcıdan tekstilciye kadar tüm esnafımızın müşteri kitlesini çekip götüreceği kanısına varılmıştır. Van’ın ekonomisi büyük zincirlerden değil, alın terinden, aile işletmelerinden, nesilden nesile aktarılan emekten yükselir. Kısa vadede ‘ucuz alışveriş’ keyfi yaşatırken, uzun vadede binlerce Vanlı ailenin ekmeğiyle oynanmasına göz yumamayız. Biz Van Ticaret ve Sanayi Odası olarak her zaman üyelerimizin yanında olduk, bugün de dimdik yanındayız ve olmaya devam edeceğiz. Bu nedenle açık ve net çağrımızdır. Yetkililerden ve organizatörlerden talep ediyoruz; Outlet Fest etkinliğinin bu tarihlerde yapılmamasını ya da en azından Van ekonomisine ve yerel esnafa zarar vermeyecek, yerli tüccarımızı koruyacak, bir tarihe ertelenmesini istiyoruz. Van’ın geleceği, güçlü bir yerel ekonomiyle mümkündür. Bu çağrımızın dikkate alınmasını umuyor, tüm paydaşları ortak akılla hareket etmeye davet ediyoruz" denildi.
Muradiye OSB’de iş ve yaşamı buluşturan dev adım
20 Şubat 2026 Cuma - 12:21 Muradiye OSB’de iş ve yaşamı buluşturan dev adım Manisa’da sanayi altyapısıyla öne çıkan Muradiye Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB), iş dünyası ile sosyal yaşamı aynı çatı altında buluşturacak Work&Life Projesi’nin ilk etabının temeli törenle atıldı. Proje, bölgeyi klasik üretim anlayışının ötesine taşıyacak modern bir yaşam kampüsü modeli sunuyor. Manisa’da sanayinin önemli merkezlerinden biri olan Muradiye Organize Sanayi Bölgesi, üretim alanlarının ötesine geçerek çalışanların ve yatırımcıların yaşam kalitesini artıracak bütüncül bir projeyi hayata geçiriyor. "İş ve yaşamı birleştiren projeler" vizyonuyla geliştirilen Work&Life, yalnızca ticari alanlardan oluşan bir yapı değil; modern bir kampüs konseptiyle tasarlandı. Modern kampüs konsepti Projenin ilk etabında 62 ofis, 48 ticari dükkân ve 4 restoran alanı yer alacak. İş yerlerinin hemen yanı başında sosyal donatı alanları, yeme-içme mekânları ve ticari birimlerin bulunacağı kampüs; çalışanlara zaman kazandırmayı, firmalara ise prestijli bir iş ortamı sunmayı hedefliyor. Fonksiyonel mimarisi ve modern çizgileriyle dikkat çeken proje, günümüz iş dünyasının ihtiyaçlarına uygun olarak planlandı. Work Life Plus’ta geri sayım Projenin devamı niteliğindeki Work Life Plus etabının da bayram sonrasında düzenlenecek törenle temelinin atılacağı bildirildi. Böylece iş ve yaşam konseptini büyütecek ikinci aşama için de somut adım atılmış olacak. Ekonomiye ve istihdama katkı Work&Life’ın yalnızca OSB’ye değil, Manisa ekonomisine de önemli katkı sağlaması bekleniyor. Yeni ofis ve ticari alanların yatırımcılara fırsatlar sunacağı, aynı zamanda istihdamı artıracağı ifade edildi. Yetkililer, projenin etap etap planlanan takvim doğrultusunda ilerleyeceğini ve yatırımcı ilgisinin yüksek olduğunu belirtti. Güçlü altyapı üzerine yükseliyor Muradiye OSB’de son yıllarda tamamlanan atık su, yağmur suyu, temiz su ve iletişim hatları gibi altyapı yatırımları, bölgenin büyüme ivmesini desteklerken Work&Life gibi projelerin de sağlam bir teknik zemin üzerinde yükselmesini sağlıyor. Temel atma töreniyle birlikte somutlaşan Work&Life Projesi, Muradiye OSB’de iş dünyasının yeni buluşma noktası olmaya aday gösteriliyor. Üretim gücünü sosyal yaşamla entegre eden bu dönüşümün, bölgenin marka değerini artırması hedefleniyor. Muradiye OSB’de atılan bu adımın, yalnızca bir inşaat başlangıcı değil; sanayi bölgesinde yeni bir yaşam kültürünün inşası olduğu vurgulandı.
Bakan Kacır: "Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında 2026 başvuru dönemi başlıyor"
20 Şubat 2026 Cuma - 12:05 Bakan Kacır: "Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında 2026 başvuru dönemi başlıyor" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye’nin üretim altyapısını güçlendiren, illerimizin potansiyelini katma değerli yatırımlara dönüştüren Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında 2026 Başvuru Dönemi başlıyor" dedi. Bakan Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ’Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’ kapsamında ‘2026 Başvuru Dönemi’nin başladığını duyurdu. Kacır, program kapsamında ‘her bir yatırım için 301 milyon liraya kadar nakdi destek ve yatırımın yüzde 50’si kadar vergi indirimi’ desteklerinin verileceğini açıkladı. "Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında 2026 başvuru dönemi başlıyor" Bakan Kacır, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Doğudan batıya, kuzeyden güneye topyekün kalkınma. Türkiye’nin üretim altyapısını güçlendiren, illerimizin potansiyelini katma değerli yatırımlara dönüştüren Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında 2026 Başvuru Dönemi başlıyor. 81 ilde 324 yatırım konusu, her bir yatırım için 301 milyon liraya kadar nakdi destek ve yatırımın yüzde 50’si kadar vergi indirimi. İl bazlı belirlenen öncelikli yatırım alanlarını destekleyeceğiz. Katma değerli üretimi ve nitelikli istihdamı artıracağız. Yerel kalkınma vizyonunu sürdürülebilir ve somut projelerle hayata geçireceğiz." Başvuru sürecine ilişkin detaylara ‘yerelkalkinmahamlesi.sanayi.gov.tr’ adresinden ulaşılabilecek.
ATO Başkanı Baran: "Kağıt ve baskı sektörü 20 bin işletme ve 200 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağlıyor"
20 Şubat 2026 Cuma - 11:57 ATO Başkanı Baran: "Kağıt ve baskı sektörü 20 bin işletme ve 200 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağlıyor" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Kağıt ve baskı sektörü, eğitimin, ticaretin, gıdanın, reklam ve tanıtımın, lojistiğin temel taşı niteliğinde. Ülke genelinde sektörde faaliyet gösteren yaklaşık 20 bin işletme, 200 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağlıyor" dedi. ATO 10 No’lu Basın-Yayın Meslek Komitesi ile Ankara Sanayi Odası (ASO) 8 No’lu Kağıt Ürünleri ve Baskı İşleri Sanayi Meslek Komitesi ve Ankara Matbaacılar Odası’nın da katılımıyla, ATO Duatepe Salonu’nda ortak istişare toplantısı gerçekleştirdi. Nitelikli işgücü ihtiyacı, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm süreci, ham maddeye erişim, artan üretim maliyetleri ve ihracat potansiyeli başta olmak üzere sektörün gündemindeki konuların ele alındığı toplantıya, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ve ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal ile ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç ve Ankara Matbaacılar Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Gürbüz katıldı. "Kağıt ve baskı sektörü 20 bin işletme ve 200 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağlıyor" Toplantının açılışında konuşan ATO Başkanı Baran, kağıt ve baskı sektörünün stratejik önemine dikkat çekerek, "Kağıt ve baskı sektörü, eğitimin, ticaretin, gıdanın, reklam ve tanıtımın, lojistiğin temel taşı niteliğinde. Ülke genelinde sektörde faaliyet gösteren yaklaşık 20 bin işletme, 200 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağlıyor. Sektör; ambalaj, karton, oluklu mukavva ve baskılı ürünler başta olmak üzere, dünyada yıllık milyarlarca dolarlık bir ekonomik hacim üretiyor" açıklamalarında bulundu. "Kağıt ve baskı sektöründeki firmalarımız, yüksek katma değerli üretimleriyle ihracata da katkı sağlıyor" Son yıllardaki dijitalleşme sürecinin gazete, dergi ve kitap baskılarını azalttığına, buna rağmen e-ticaretin büyümesiyle ambalaj talebinin arttığını ifade eden Baran, "E-ticaretin büyümesi, ambalajlı ürün talebinin artması, sürdürülebilir ve geri dönüştürülebilir ambalaj çözümlerinin önem kazanması sektörü bir yandan büyütürken, bir yandan da dönüştürmeye başladı. Kağıt ve baskı sektöründe faaliyet gösteren firmalarımız, yüksek katma değerli üretimleriyle yalnızca iç pazara değil, ihracata da katkı sağlıyor. ABD, Almanya, Çin, Fransa, Kanada gibi ülkeler en fazla basım sanayi ürünü ithal eden ülkeler olarak dünyada öne çıkıyor. Türkiye’nin bu alandaki ihracatı henüz sınırlı olmakla birlikte, önümüzde önemli bir ihracat potansiyeli bulunuyor" şeklinde konuştu. Ankara’da bölgesel depolama alanı ihtiyacı var Kağıt ve baskı işleri sektörünün yaşadığı sorunlara dikkat çeken Baran, "Bu kapsamda, firmalarımızın dijitalleşme ve yeşil dönüşüm yatırımlarını destekleyecek teşvik mekanizmalarının güçlendirilmesi, içeride üretilebilecek hammaddelerin yeterli ve kaliteli şekilde üretilmesinin sağlanması, emek yoğun yapıya sahip basım işlerinde ihtiyaç duyulan nitelikli teknisyen ve operatör açığının kapatılması, yurt içi ve yurt dışı fuarlara katılımın kolaylaştırılması ve sektörün küresel gelişmeleri yakından takip edebilmesinin sağlanması, Ankara’da ham maddeye erişimi kolaylaştıracak bölgesel depolama ve lojistik çözümlerin geliştirilmesi ve kümelenme modellerinin hayata geçirilmesi, kayıt dışılıkla ve korsanla mücadele, vergi uygulamaları ve işletmelerimizin güç birliği yaparak ölçek büyütmeleri gibi başlıklar da sektörümüzün gündeminde önemini koruyor" diye konuştu. "2025 yılı itibarıyla kağıt hamuru ve bazlı ürün ihracatımız 3,4 milyar dolar düzeyinde" Kağıt ve ambalaj ekosisteminin imalat sanayinin sessiz ama güçlü taşıyıcılarından biri olduğunu belirten ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, "2024 yılı verilerine göre kağıt ve kağıt ürünleri imalat sanayiinde 3 bin 681 girişim faaliyet gösteriyor ve yaklaşık 100 bin kişiye istihdam sağlanıyor. 2025 yılı itibarıyla kağıt hamuru ve bazlı ürün ihracatımız 3,4 milyar dolar düzeyinde. Basım sanayiinde ise 12 binin üzerinde girişim ve 60 bin civarında istihdam söz konusu" ifadelerinde bulundu. "Ambalaj standardı ve güvenlikli basım süreçleri ekosistemin omurgasını oluşturuyor" Ankara’nın savunma, havacılık, makine, medikal ve elektronik gibi alanlarda güçlenen sanayi kimliğinin arkasında ambalaj ve basım kapasitesinin vazgeçilmez bir tamamlayıcı rol üstlendiğini vurgulayan Ardıç, "Savunmadan medikale, eğitimden e-ticarete kadar pek çok alanda sertifikasyon, izlenebilirlik, ambalaj standardı ve güvenlikli basım süreçleri bu ekosistemin omurgasını oluşturuyor. Bu ekosistem yalnızca iç pazara çalışmıyor dış destinasyonlarla rekabet ediyor ve net döviz kazandırıyor. Enerji maliyetleri, hammadde fiyatlarındaki oynaklık ve finansmana erişim güçlükleri rekabet gücünü doğrudan etkiliyor" diye konuştu. Yeşil dönüşümün bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Ardıç, enerji verimliliği, geri dönüşüm altyapısı ve modernizasyon yatırımlarına erişilebilir finansman sağlanmasının kritik olduğunu ifade etti. Toplantıda, Başkent’in matbaa sektörünün bulunduğu Kazım Karabekir bölgesinde işletmelerin, kentsel dönüşüm nedeniyle taşınma baskısı altında bulundukları ancak, ağır sanayi niteliği taşıyan matbaa makinelerinin taşınma maliyetinin yüksekliği nedeniyle sıkıntı yaşadıkları belirtildi. Nitelikli iş gücü temininde yaşanan zorlukların da gündeme geldiği toplantıda, mesleki eğitimin güçlendirilmesi, okul-sanayi iş birliğinin artırılması ve sektörde ölçek ekonomisini destekleyecek kümelenme ve güç birliği modellerinin geliştirilmesi başlıkları öne çıktı.
Yemeksepeti ve Kızılay’ın "Birlikten Lezzet Doğar" projesi devam ediyor
20 Şubat 2026 Cuma - 11:47 Yemeksepeti ve Kızılay’ın "Birlikten Lezzet Doğar" projesi devam ediyor Yemeksepeti, Ramazan ayının birleştirici ruhunu teknoloji ve dayanışmayla harmanlayarak "Birlikten Lezzet Doğar" projesini dördüncü yılında da sürdürüyor. Kızılay iş birliğiyle yürütülen kampanya kapsamında platform kullanıcıları, uygulama veya web sitesi üzerinden verecekleri siparişlerle ihtiyaç sahiplerine destek olabilecek. Online yemek sipariş markası Yemeksepeti, Kızılay iş birliğiyle gelenekselleşen "Birlikten Lezzet Doğar" projesini bu Ramazan ayında da hayata geçiriyor. 2023 yılında yaşanan deprem felaketinin ardından başlayan ve bu yıl dördüncü kez düzenlenen proje, toplumsal dayanışmayı sürdürülebilir bir iyilik hareketine dönüştürüyor. Kullanıcılar, Yemeksepeti üzerinden verecekleri iftar menüsü ve çorba siparişleriyle, tüm Türkiye’deki Kızılay aşevleri aracılığıyla ihtiyaç sahiplerinin sofralarına konuk olacak ve paylaşmanın keyfini yaşatacak. 2023’ten bugüne sürdürülebilir dayanışma 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve tüm Türkiye’yi yasa boğan deprem felaketinin hemen ardından bölge halkına destek olmak amacıyla başlatılan proje, aradan geçen yıllarda düzenli bir yardım geleneğine dönüştü. Platform, afetin gerçekleştiği günden bu yana her Ramazan ayında projenin kapsamını genişleterek, yardımlaşmanın sürdürülebilir bir sorumluluk olduğu bilinciyle hareket ediyor. Kampanya, sadece dönemsel bir destek olmanın ötesine geçerek toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Destek menüleriyle sofralar kuruluyor Yapılan açıklamaya göre Yemeksepeti kullanıcıları, "Birlikten Lezzet Doğar" projesi kapsamında iki farklı menü seçeneğiyle bağışta bulunabiliyor. Kullanıcılar, 240 TL değerindeki İftar Menüsü veya 50 TL değerindeki Çorba seçeneklerinden dilediklerini sepetlerine ekleyerek, ihtiyaç sahiplerinin sıcak bir öğüne ulaşmasına katkı sağlıyor. Kızılay aşevleriyle Türkiye genelinde iftar bereketi Açıklamaya göre toplanan destekler, Kızılay’ın Türkiye genelindeki yaygın ve köklü aşevi ağı aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak. Başta depremden etkilenen illerdeki vatandaşlar olmak üzere, ülke genelindeki ihtiyaç sahipleri, Kızılay’ın titizlikle yürüttüğü operasyon sayesinde iftar sofralarında buluşacak. Yemeksepeti ve Kızılay, "Birlikten Lezzet Doğar" hareketiyle Ramazan ayı boyunca yardımlaşma ve paylaşma duygularını pekiştirirken, teknoloji ve iyiliğin gücünü bir kez daha aynı sofrada buluşturuyor. Platform kullanıcıları, platform üzerinden kolayca erişebilecekleri bu menülerle, mesafeleri aşarak tanımadıkları sofralara bereket katmaya ve keyiflerin yerine gelmesine vesile olmaya davet ediliyor.
Fortis Energy, EBRD ile yetki mektubu imzaladığını duyurdu
20 Şubat 2026 Cuma - 11:37 Fortis Energy, EBRD ile yetki mektubu imzaladığını duyurdu Fortis Enerji ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Sırbistan’daki Sremska Mitrovica Güneş Enerjisi ve Depolama Projesi için yetki mektubu imzaladı. Fortis Renewable Energy BV, Sırbistan’da 270 MWp gücünde bir güneş enerjisi santrali ile 72 MWh kapasiteli bataryalı enerji depolama sisteminin (BESS) potansiyel finansmanı için Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile bir yetki mektubu (mandate letter) imzaladı. Sremska Mitrovica projesinin, Sırbistan’ın enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi, dekarbonizasyon hedeflerinin desteklenmesi ve bölgenin Avrupa iklim ve enerji politikalarına uyumunun hızlandırılması açısından kritik bir dönüm noktasını temsil ettiği aktarıldı. Fortis Enerji’den yapılan açıklamaya göre proje, ulusal şebekeye önemli bir yenilenebilir kapasite ekleyerek uzun vadeli enerji güvenliğini artıracak ve Avrupa’nın Yeşil Dönüşümü kapsamında kritik bir altyapı varlığı olarak bölgesel dekarbonizasyon hedeflerine katkıda bulunacak. Bu yatırım, bölge için sadece stratejik bir kilometre taşı olmakla kalmayıp, aynı zamanda Güneydoğu Avrupa’daki büyük ölçekli güneş enerjisi projelerinin uluslararası çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik standartlarına uygun olduğunu kanıtlayarak "finanse edilebilirlik" (bankability) açısından bir model teşkil ediyor. Fortis Enerji, EBRD ile olan ortaklığın önemini vurgulayarak; kurumun özel sermayeyi mobilize etme, piyasa istikrarını artırma ve Batı Balkanlar genelinde sürdürülebilir altyapıyı destekleyerek yeşil dönüşümü ilerletme konusundaki öncü rolüne dikkat çekti. Belgrad’ın yaklaşık 80 km kuzeybatısında yer alan Sremska Mitrovica, bir zamanlar Roma İmparatorluğu’nun en önemli merkezlerinden biri olan antik imparatorluk başkenti Sirmium üzerine kurulmuş, Sırbistan’ın tarihi açıdan en köklü şehirlerinden biri olarak öne çıkıyor. Sırbistan ve Batı Balkanlar’ın en büyük güneş enerjisi santrallerinden birine ev sahipliği yapmaya hazırlanan bölge, hem ulusal enerji güvenliğini pekiştiriyor hem de Sremska Mitrovica’yı sürdürülebilir büyümenin modern bir merkezi konumuna taşımayı hedefliyor. Projenin yılda 365 GWh’den fazla temiz elektrik üretmesi beklenirken, bu miktarın her yıl 105 binden fazla hanenin elektrik ihtiyacını karşılamaya ve yaklaşık 182 bin ton karbondioksit emisyonunu engellemeye eşdeğer olduğu aktarıldı. İnşaatın 2026 yılının üçüncü çeyreğinde başlaması ve tesisin 2028 yılının ilk çeyreğinde işletmeye alınması hedefleniyor.