Son Dakika
|
ABD Başkan Yardımcısı Vance: "İran’la anlaşmaya varamadık"
Öğretmen Fatma Nur Çelik’i öldüren sanığın 126 yıla kadar hapsi istendi
Aslı Baş’ın ölümünde Yargıtay’ın kararı bozması sonrası yeni gelişme
AB’nin Giriş-Çıkış Sistemi Schengen bölgesinin tamamında uygulamaya girdi
Pezeşkiyan: "Türkiye'nin tutumunu takdir ediyoruz"
Küçükçekmece’de İETT otobüsünden inen yolcuya motosiklet çarptı
Mersin’in Yenişehir Belediyesi’ne yolsuzluk operasyonu:
Mazota Cuma sabahı 13 TL indirim geliyor
İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı
Pezeşkiyan: "Lübnan'a yönelik saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
Pakistan’dan ABD ve İran’a ateşkesi sürdürme çağrısı
Trump: "ABD açısından bakıldığında, biz kazanıyoruz"
Londra polisinden Filistin’e destek gösterisine müdahale: 212 gözaltı
Duran: "Netanyahu, hakkında tutuklama kararları bulunan, dostu kalmamış bir suçludur"
ABD-İran müzakerelerinde "aşırı talep" ve Hürmüz anlaşmazlığı
Bakan Güler, Kara Kuvvetleri Komutanlığındaki değerlendirme toplantısına katıldı
MHP Lideri Bahçeli'den İbrahim Tatlıses’e geçmiş olsun telefonu
EKONOMİ
Bin 800 rakımlı dağlardan toplanıp kilosu bin 500 liradan satılıyor
12 Nisan 2026 Pazar - 10:27:34
Antalya’nın Akseki ilçesinde, doğada kendiliğinden yetişen ve halk arasında "göbek" olarak bilinen kuzugöbeği mantarı sezonu başladı. Toros Dağları’nın yüksek kesimlerinde yetişen ve nadir bulunmasıyla dikkat çeken kuzugöbeği, bölge halkı için önemli bir gelir kapısı olmayı sürdürüyor. Taze kuzugöbeğinin kilogramı ise bin 500 liradan alıcı buluyor. Akseki’de her yıl nisan ayının ilk haftalarında başlayan kuzugöbeği sezonu, bu yıl da bahar yağmurlarının etkisiyle erken açıldı. Yağışların devam etmesi halinde hasadın mayıs ayı sonuna kadar sürmesi bekleniyor. İlçede özellikle sedir ve ladin ağaçlarının bulunduğu nemli ve yüksek rakımlı bölgelerde yetişen kuzugöbeği, diğer mantar türlerine göre daha değerli olmasıyla öne çıkıyor. "7’den 70’e herkes dağlarda" Sezonun başlamasıyla birlikte Aksekililer sabahın erken saatlerinde dağların yolunu tutuyor. Çoluk çocuk, genç yaşlı demeden herkesin katıldığı kuzugöbeği mesaisi, adeta ilçede hayatı durma noktasına getiriyor. Toplayıcılar, gün boyu dağ taş gezerek mantar ararken, bir kişinin günlük ortalama 1 ila 5 kilogram arasında ürün bulabildiği belirtiliyor. "40 yıldır topluyorum" 52 yaşındaki Fatma Kara, yaklaşık 40 yıldır kuzugöbeği topladığını belirterek sezonun heyecanını şu sözlerle anlattı: "Bu mantarın zamanı gelince sabah erkenden eşim ve çocuklarımla birlikte dağlara çıkarız. Karış karış gezeriz. Bazen 1 kilo, bazen 5-6 kilo bulduğumuz olur. İlk çıktığında kilosu 4 bin liraydı, şimdi bin 500 liraya düştü". "Akseki’nin kuzugöbeği daha lezzetli" Toros Dağları’nın bin ila bin 800 rakımları arasında yetişen kuzugöbeğinin daha etli ve lezzetli olduğunu ifade eden Kara, sahil kesimlerinde yetişen mantarlarla arasında ciddi tat farkı bulunduğunu söyledi. Dağlarda her gün kuzugöbeği mantarı toplamaya giden Mehmet Kara ise Toros Dağları’nda nisan yağmurlarının başlamasıyla birlikte kuzugöbeği mantarının çıkmaya başladığını belirterek, "Kuzugöbeği mantarı her yerde çıkmaz. Güneş gören, karlı, sedir ve ladin ağacı olan bölgelerde çıkar. Kuzugöbeğini toplamak oldukça zahmetli bir iştir. Sabahtan akşama kadar ağaçların dibini gezerek kuzugöbeği arıyoruz" dedi. Akseki kuzugöbeğinin bu özelliği nedeniyle daha çok tercih edildiği ve yüksek fiyatlardan alıcı bulduğu vurgulanıyor. "Kışlık erzak da hazırlanıyor" Toplanan kuzugöbeklerinin bir kısmı satılarak gelir elde edilirken, bir kısmı ise kurutularak kış ayları için saklanıyor. Yöre halkı, kurutulan mantarı özellikle etli yemeklerde ve nohutla birlikte tüketerek sofralarını zenginleştiriyor. "Kuzugöbeği toplamak bir tutku" Kuzugöbeği toplamanın kendileri için adeta bir alışkanlık haline geldiğini söyleyen Kara, "Evde otursak aklımız hep dağda kalır. Elin de belin de ağrısa hep dağlara çıkmak istersin. Bir tane bile bulsak çocuklar gibi seviniriz. Bazen bulamayınca üzülürüz ama yine de vazgeçemeyiz. Bu iş biraz hastalık gibi" dedi. Akseki’de kısa süren ancak yoğun geçen kuzugöbeği sezonu, bölge halkı için hem ekonomik hem de kültürel bir değer olmayı sürdürüyor. Kuzugöbeği Akseki’de kuzugöbeği mantarı sezonu, genellikle nisan ayı ortasında başlar ve mayıs ayı sonlarına kadar devam eder. Bahar yağmurları ve sedir/ladin ağaç dipleri (özellikle 8-12 derece toprak sıcaklığı) en verimli dönemleri belirler. Toroslar’da bu değerli mantar, bahar aylarında yoğun olarak toplanır. Doğada yalancı kuzugöbeği denilen zehirli türleri de bulunduğundan, toplama ve tüketim aşamasında dikkatli olmak gerekir. Bu mantarın Latince adı ’Morchella esculenta’dır. Genellikle ilkbahar aylarında, özellikle yağışlı dönemlerden sonra ormanlık alanlarda, ağaç diplerinde ve yanmış bölgelerde bulunur. Kuzugöbeği mantarının dünyada yaklaşık 40 çeşidi bulunmakta. Türkiye’de ise 10 ila 15 türü doğal olarak yetişmektedir. Toroslardan başlayarak Akdeniz, Ege, Karadeniz ve Doğu Anadolu ormanlarından toplanır. Özellikle Ege ve Akdeniz Bölgelerinde yaygın olarak tanınan, tüketilen ve pazarlarda satılan ve nadir bulunan bir mantar türüdür.
12 Nisan 2026 Pazar - 10:17
Antep fıstığının sürgün gelişiminde karagöz kurdu ve kabuklu bit riski
Bu yıl Şanlıurfa’da yaşanan yoğun yağışlardan sonra Antep fıstığı ağaçlarında sürgünler çıkıp filizlenmeye başladı. Çiftçiler, Antep fıstığında verimi arttırmak için gübreleme, ilaçlama ve budama çalışmalarına başladı. Ağacın gelişimi için çok büyük bir önem taşıyan bahar bakımı, yanlış yapıldığında ise ciddi bir zarara yol açıyor. Şanlıurfa’da Antep fıstığı üretiminde kritik dönemlerden biri olan ilkbahar uyanış sürecinde, karagöz kurdu, kabuklu bit ve budama artıklarının oluşturduğu riskler tekrar gündeme geldi. Fıstık bahçelerinde incelemelerde bulunan Ziraat Mühendisi Mehmet Bilgin, özellikle Antep fıstığında görülen karagöz kurdu zararlısının ağaçların dallarında ciddi tahribata yol açtığını belirterek, zararlının sürgün gelişimini olumsuz etkilediğini ve ilerleyen dönemlerde önemli verim kayıplarına neden olduğunu ifade etti. Bilgin, bu zararlıya karşı bakanlık tarafından belirlenmiş mücadele ve kontrol programlarının bulunduğunu da hatırlattı. Bilgin ayrıca karagöz kurdunun kış aylarında zayıf ve kuru dalların içerisinde veya bahçede bırakılan budama artıklarının içinde gizlenerek kışı geçirdiğini, bu nedenle budama sonrası bahçe temizliğinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Budanan dallar tuzak olarak kullanılabilir Budama döneminde bahçede bırakılan artıkların da önemli bir risk unsuru olduğuna dikkat çeken Bilgin, budama atıklarının bahçe içerisinde gelişigüzel bırakılması yerine Şubat ve Mart döneminde demetler halinde bahçe içerisine yerleştirilerek tuzaklama amacıyla kullanılabileceğini, ancak bu materyallerin Nisan ayı itibarıyla mutlaka toplanarak bahçeden uzaklaştırılması gerektiğini ifade etti. Fotosentezi engelliyor Ayrıca kabuklu bit zararlısının da bu dönemde aktif hale gelerek ağaçlarda zayıflamaya yol açtığını belirten Bilgin, salgıladığı tatlımsı sıvı ile fumajin oluşumuna neden olduğunu ve bu durumun yapraklarda fotosentezi engelleyerek sürgün ve dal gelişimini olumsuz etkilediğini söyledi.
12 Nisan 2026 Pazar - 10:13
Bin 800 rakımlı dağlardan toplanıp kilosu bin 500 liradan satılıyor
Antalya’nın Akseki ilçesinde, doğada kendiliğinden yetişen ve halk arasında "göbek" olarak bilinen kuzugöbeği mantarı sezonu başladı. Toros Dağları’nın yüksek kesimlerinde yetişen ve nadir bulunmasıyla dikkat çeken kuzugöbeği, bölge halkı için önemli bir gelir kapısı olmayı sürdürüyor. Taze kuzugöbeğinin kilogramı ise bin 500 liradan alıcı buluyor. "Toroslar’da bereketli sezon başladı" Akseki’de her yıl nisan ayının ilk haftalarında başlayan kuzugöbeği sezonu, bu yıl da bahar yağmurlarının etkisiyle erken açıldı. Yağışların devam etmesi halinde hasadın mayıs ayı sonuna kadar sürmesi bekleniyor. İlçede özellikle sedir ve ladin ağaçlarının bulunduğu nemli ve yüksek rakımlı bölgelerde yetişen kuzugöbeği, diğer mantar türlerine göre daha değerli olmasıyla öne çıkıyor. "7’den 70’e herkes dağlarda" ezonun başlamasıyla birlikte Aksekililer sabahın erken saatlerinde dağların yolunu tutuyor. Çoluk çocuk, genç yaşlı demeden herkesin katıldığı kuzugöbeği mesaisi, adeta ilçede hayatı durma noktasına getiriyor. Toplayıcılar, gün boyu dağ taş gezerek mantar ararken, bir kişinin günlük ortalama 1 ila 5 kilogram arasında ürün bulabildiği belirtiliyor. "40 yıldır topluyorum" 52 yaşındaki Fatma Kara, yaklaşık 40 yıldır kuzugöbeği topladığını belirterek sezonun heyecanını şu sözlerle anlattı: "Bu mantarın zamanı gelince sabah erkenden eşim ve çocuklarımla birlikte dağlara çıkarız. Karış karış gezeriz. Bazen 1 kilo, bazen 5-6 kilo bulduğumuz olur. İlk çıktığında kilosu 4 bin liraydı, şimdi bin 500 liraya düştü". "Akseki’nin kuzugöbeği daha lezzetli Toros Dağları’nın 1000 ila bin 800 rakımları arasında yetişen kuzugöbeğinin daha etli ve lezzetli olduğunu ifade eden Kara, sahil kesimlerinde yetişen mantarlarla arasında ciddi tat farkı bulunduğunu söyledi. Dağlarda her gün kuzugöbeği Mantarı toplamaya giden Mehmet Kara ise Toros Dağları’nda nisan yağmurlarının başlamasıyla birlikte kuzugöbeği mantarının çıkmaya başladığını belirterek, "Kuzugöbeği mantarı her yerde çıkmaz. Güneş gören, karlı, sedir ve ladin ağacı olan bölgelerde çıkar. Kuzugöbeğini toplamak oldukça zahmetli bir iştir. Sabahtan akşama kadar ağaçların dibini gezerek kuzugöbeği arıyoruz" dedi.Akseki kuzugöbeğinin bu özelliği nedeniyle daha çok tercih edildiği ve yüksek fiyatlardan alıcı bulduğu vurgulanıyor. "Kışlık erzak da hazırlanıyor" Toplanan kuzugöbeklerinin bir kısmı satılarak gelir elde edilirken, bir kısmı ise kurutularak kış ayları için saklanıyor. Yöre halkı, kurutulan mantarı özellikle etli yemeklerde ve nohutla birlikte tüketerek sofralarını zenginleştiriyor. "Kuzugöbeği toplamak bir tutku" Kuzugöbeği toplamanın kendiler için adeta bir alışkanlık haline geldiğini söyleyen Kara, "Evde otursak aklımız hep dağda kalır. Elinde, belinde ağrısa hep dağlara çıkmak istersin. Bir tane bile bulsak çocuklar gibi seviniriz. Bazen bulamayınca üzülürüz ama yine de vazgeçemeyiz. Bu iş biraz hastalık gibi" dedi. Akseki’de kısa süren ancak yoğun geçen kuzugöbeği sezonu, bölge halkı için hem ekonomik hem de kültürel bir değer olmayı sürdürüyor. "Kuzugöbeği" Akseki’de kuzugöbeği mantarı sezonu, genellikle Nisan ayı ortasında başlar ve Mayıs ayı sonlarına kadar devam eder. Bahar yağmurları ve sedir/ladin ağaç dipleri (özellikle 8-12 derece toprak sıcaklığı) en verimli dönemleri belirler. Toroslar’da bu değerli mantar, bahar aylarında yoğun olarak toplanır. Doğada yalancı kuzugöbeği denilen zehirli türleri de bulunduğundan, toplama ve tüketim aşamasında dikkatli olmak gerekir. Bu mantarın Latince adı Morchella esculenta’dır. Genellikle ilkbahar aylarında, özellikle yağışlı dönemlerden sonra ormanlık alanlarda, ağaç diplerinde ve yanmış bölgelerde bulunur Kuzugöbeği mantarının dünyada yaklaşık 40 çeşidi bulunmaktadır. Türkiye’de ise 10 ila 15 türü doğal olarak yetişmektedir. Toroslardan başlayarak Akdeniz, Ege, Karadeniz ve Doğu Anadolu ormanlarından toplanır. Özellikle Ege ve Akdeniz Bölgelerinde yaygın olarak tanınan, tüketilen ve pazarlarda satılan ve nadir bulunan bir mantar türüdür. (AÇ-
12 Nisan 2026 Pazar - 10:00
Gümrükler Muhafaza ekipleri 233 kaçak araca el koydu, değeri 280 milyon 533 bin lira
Gümrükler Muhafaza ekipleri, 2026 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirilen operasyonlarda, piyasa değeri 280 milyon 533 bin lira olan 233 kaçak araca el koydu. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince kaçakçılıkla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar neticesinde, sınır kapıları ve limanlarda gerçekleştirilen denetimlerde yasa dışı yollarla yurda sokulmak istenen çok sayıda araca el konuldu. 2026 yılının ilk çeyreğinde düzenlenen operasyonlarda toplam 233 araç yakalanırken, söz konusu araçların piyasa değerinin yaklaşık 280 milyon 533 bin lira olduğu öğrenildi. Operasyonlarda el konulan araçların 104’ünün otomobil, 48’inin TIR, 56’sının çeşitli vasıta ve 25’inin iş makinesi olduğu bildirildi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, ekonomik güvenliğin sağlanması, yasal ticaretin korunması ve kaçakçılıkla etkin mücadele amacıyla yapılan çalışmaların aralıksız ve kararlılıkla sürdürüldüğü bildirildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Nisan 2026 Perşembe- 09:59
Karacabey’de salçalık domates ekiminde "serbest"in fazla olması bekleniyor
2
09 Nisan 2026 Perşembe- 16:37
Türk markasını dünyaya taşıyorlar
3
08 Nisan 2026 Çarşamba- 16:15
Edremit’in Avrupa uçuşları masaya yatırıldı
4
09 Nisan 2026 Perşembe- 09:00
Adana’nın tescilli lezzeti şalgam, karnavalın gözdesi oldu
5
09 Nisan 2026 Perşembe- 15:33
Giresun’da fındıkta don riski yok, üreticiyi kokarca korkutuyor
17 Aralık 2025 Çarşamba - 15:47
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’ndan DTO Başkanı Erdoğan’a övgü üstüne övgü
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Denizli Ticaret Odası’nı (DTO) ziyaret ederek, DTO Meclis Üyeleri ile bir araya geldi. Başkan Hisarcıklıoğlu, "Denizli ekonomisine değer katan projelere imza atan Denizli Ticaret Odası Başkanımız Uğur Erdoğan’ı, Meclis Başkanımız Salih Sarıkaya’yı, Yönetim Kurulunu, Meclisimizi ve çalışan kardeşlerimi tebrik ediyorum" dedi. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, ziyaret ettiği Denizli Ticaret Odası’nda DTO Meclis Üyeleriyle bir araya geldi. İş dünyasının talep ve beklentilerini dinledi; ekonomide yaşananları dile getirdi. DTO Meclis Salonundan taşan kalabalık ve yoğun ilgiden dolayı odayı ziyaretten istişare toplantısına dönüşen buluşmanın başlangıcında DTO Başkanı Uğur Erdoğan, kısa bir konuşmayla konuklarına hoş geldiniz dedi. Ayrıca, üyelerinin beklentilerine ve sektörlerine ihtiyaçlarına dikkati çekti. Odalarının yeni binasının yapımı için de destek istedi. Başkan Erdoğan’ın konuşması, sık sık alkışlarla kesildi. Erdoğan, "Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu, Kredi Garanti Konu Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Erdoğan Özegen, Aydın Ticaret Odası Başkanımız Sayın Hakan Ülken, Aydın Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Gökhan Maraş, Denizli Sanayi Odası Başkanımız Sayın Selim Kasapoğlu, Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Fevzi Çondur ve Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sayın Türkay Dereli ile Ticaret Odası Meclis Başkanım ve Denizli ekonomisine can ve yön veren çok kıymetli sektör temsilcisi dostlarım, bugünkü toplantımıza hoş geldiniz. Bu aslında toplantı da değil bir ziyaretti fakat gösterdiğiniz yoğun ilgi ve katılım için teşekkür ederim; buluşmamız büyük bir toplantıya vesile oldu, istişareye dönüştü. Onun için Denizli Ticaret Odası ailesi ve başkanı olarak şahsım ve ekibim adına sizlere hoş geldiniz şerefler verdiniz diyerek teşekkür ediyorum" dedi. Kısa çalışma ödeneği desteği istedi Başkan Erdoğan, üyelerinin elinin güçlendirilmesi için özellikle emek yoğun sektörlere yönelik kısa çalışma ödeneği desteğinin bir an önce ve yeniden aynı şartlarda başlatılması gerektiğini söyledi ve bunun hayata geçirilebilmesi için de TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’ndan destek istedi. Erdoğan, "Sayın Başkanım, kıymetli hazırun, biliyorsunuz pandemi sonrası piyasalarda, ticarette, sanayide ve ihracatta birçok aksaklık birçok eksiklikle karşı karşıya kaldık ve bunlarla ilgili Denizli Platformu olarak başta Rifat başkanımız olmak üzere ne var ne yoksa yaşadığımız sıkıntıları ve talepleri sizler adına bizler ilgili yerlere ulaştırdık. Hatta genel problemlerle ilgili birkaç dosya hazırladık ve kendilerine sunduk, sorunlarınıza çare aradık; çoğunu da kısa zamanda çözdük. Sayın Başkanımızın Denizli’ye teşriflerini duyan farklı sektörlerdeki dostlarımızın bize iletmiş olduğu talepler de var, onları da bir dosya halinde kendilerine takdim edeceğim; ama genel anlamda tüm sektörleri etkileyen konularla gibi ana başlıklar noktasında birkaç kelam edeceğim. Ondan sonra da Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşu olan TOBB Başkanımızdan bir iki talebimiz olacak. Sayın Başkanım, biz şunu arzuluyoruz hem pandemi hem de depremler döneminde devletimizin ve sizlerin vermiş olduğu güçlü destekle, arzuluyoruz sorunu aşmayı bildik. O zaman olduğu gibi bugün de emek yoğun sektörlerimizde kısa çalışma ödeneğinin derhal devreye alınması elzemdir! Sayın Cumhurbaşkanımızın ve bizlerin en büyük arzusu üretim, istihdam ve ihracat diyoruz. Fakat artık dünyayla, Avrupa’yla rekabet etme şansını kaybetme durumuna geldik. Arzumuz şudur; geçenlerde bunu sayın bakanlarımıza da anlattık 40 yıldır çalışmış olduğumuz Avrupa ülkelerindeki müşterilerimizi kaybetmeme adına fiyat indiriyoruz ve az zararla işlerimizi yürütmeye çalışıyoruz. Denizli Ticaret Odası ailesi olarak bu gördüğünüz kardeşlerimizden, sahadan biri olarak da şunu ifade edeyim ki işlerimizle bazı sektörlerimizde kısmı bir düşüş var fakat şunu da söylemeliyim, tüm sektörlerimizde zarar eden bilanço sayımız her geçen gün artıyor! Onun içindir ki özellikle ihracata verilen Merkez Bankası’nın döviz bozdurma oranı yüzde 2 idi; bizlerin de talebi, sizlerin de girişimiyle 3’e çıkarttık. İhracat yapan firmalarımızda dönemsel olarak bunun artırılması gerekiyor; bu bizim talebimiz ve Merkez Bankası Başkanına da bunu söyledik. Bu oranın %5’e çıkarılması, ihracatçımıza bir nebze de olsa nefes aldıracak. Sayın Başkanım, beni günde en az 10 kişi krediyle ve finansmanla ilgili arıyor; üyelerimiz haklılar da Ticari kredilerde bankaların da bazen yapabileceği bir durum yok fakat ticari kredilerde büyüme kısıtlaması devam ettiği sürece bizim bu problemleri aşma şansımız yok. Bu büyüme sınırı kaldırılmalı. En azından bu süreçte kalkmalı diye düşünüyoruz. Yine ihracatımızın da en etkilendiği konulardan biri de şu; Eximbank’tan kullanmış olduğumuz kredilerde özellikle de döviz kredilerinde %15 fazla teminat isteniliyor. Oysaki bizim halimiz zaten belli; sıkıntımız hat safhada. Onun için sadece ana para kadar teminat alınmalıdır. Bir başka talebimiz de bu teminatlardaki komisyonların en azından bir süreliğine kaldırılması, üreticimize ve ihracatçımıza katkı sağlayacaktır diye düşünüyoruz. Ayrıca özellikle faiz ve enflasyondaki yükseklik ile faizdeki enflasyondaki geri gelmenin sahaya yani piyasaya yansımadığının da farkındayız. Sayın Başkanım, 2025 yılı Denizli Ticaret Odamızın projeler ürettiği bir yıl oldu. Projeci bir odayız. 2026 yılı da inşallah yapmış olduğumuz projelerimizi Denizli’mizde uygulama yılı olacak; buradan da ilan ediyoruz. Tüm bunları, üyelerimizin istek ve beklentileri ile bir dosya haline getirdik, size de sunacağız. Bu arada değerli dostlar bizim bir hayalimiz, arzumuz olan Denizli’ye uzun yıllar hizmet edecek akıllı binamızı, Denizli Ticaret Odasının binasının temelini inşallah ocak ayının içinde atacağız. Sayın Başkanım, bu konuda sizin de maddi manevi desteklerinizi bekliyoruz" diye konuştu. Başkan Erdoğan’ın konuşması, salondakiler tarafından uzun süre alkışlandı. Hisarcıklıoğlu: "DTO ile Başkanı; Paris, Berlin ve Londra ayarında iyi bir örnektir" Denizli’ye 18’inci gelişi olduğunu ifade eden TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, "Yine hayırlı işler için geldik. Uğur kardeşimin de biraz önce ifade ettiği gibi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği olarak Buldan’da, Sarayköy’de ve Babadağ’da yaptırdığımız okulların açılışlarını gerçekleştirdik. Denizli’de daha önce de Merkezefendi’deki okulumuzun açılışını yapmıştık. Ayrıca Acıpayam ve Tavas’ı da bitirdik; inşallah ilk fırsatta onların da açılışını yapacağız. Böylelikle sizlerin talebi üzerine yaptığımız toplam 6 okulumuzu Denizli’mize kazandırmış olduk; bunlarla da gurur duyuyoruz. Ticaret Odamız, burada bizlere ev sahipliği yapıyor. Bu sayede sizlerle de bir araya gelip istişare etmek istedik. Denizli Ticaret Odamız, hepimizin gurur duyması gereken bir noktada; niye derseniz? Ölçüm diye bir şey var; 2001’den itibaren başlattığımız dünyadaki odaların yıldızlaması sistemiyle Türkiye’deki odaların da yıldızlanması sizi aynı konuma getirdi. Nedir bu? Nasıl otellerde yıldızlama var ya bir yıldız ya iki yıldız ya da beş yıldız gibi; odalarda da dünyada özellikle Avrupa’da yıldızlama sistemi var. Bunun için gerekli akreditasyonu Denizli Ticaret Odası yapmış. Vermiş olduğu hizmetler standardı itibarıyla tam beş yıldızlı hizmet veriyor. Değerli kardeşim, bana ‘ya Uğur sana oy veriyor, ondan dolayı işini yaptınız’ da diyebilirsiniz fakat bugünkü Türkiye’de bunlar normal işler diye aklınıza gelebilir; ancak bunu ben vermiyorum, keşke bütün odalara versek. Uluslararası akredite kuruluşu gelir ve denetler; hem de her yıl odanın haberi de olmadan. Tekrar tüm Denizli’yi istişare ederler, ona göre puan verip devam ettirler. Bu kapsamda Denizli Ticaret Odası olarak Uğur’la hepiniz gurur duymalısınız. Burada örnek bir kalite yönetimi anlayışı var. Burada başta Uğur Başkanımız ve meclis başkanımız olmak üzere tüm yönetim kadrolarındaki meclis üyesi kardeşlerim, genel sekreterimiz ve tüm çalışanlarımızı kutluyorum, hep beraber kutlayalım; Allah kendilerinden razı olsun. Biliyorsunuz basın da buradayken şunu da söyleyelim Bizim yapmış olduğumuz bu hizmetlerde para pul aldığımızı zannediyorlar. Oysaki neredeyse %99’u maaşsız çalışıyorlar. ‘İnsanın en hayırlısı, insanlara faydalı olandır’ prensibiyle çalışıyoruz; bir kuruş da para almıyorlar, hatta hep cepten gidiyor. Ben seçilen başkanlara ‘bak göreceksin cebinden gidecek, evinden gidecek, arkadaşı geçtim dostundan da gidecek. Bana diyorlar ki sen Kayserilisin. Bir menfaatin faydan olmaz mı? Kayserili menfaati olmadığı işi yapar mı? Burada böyle bir şey yok. Allah rızası için yapıyoruz. Dostumuz, ahbabımız artıyor. Çevren çok oluyor ancak özel hayat da bitiyor; yılda yaklaşık 364 bin kilometre yol kat ediyoruz, 181 gün evde yatmıyoruz. Menfaatse bizim menfaatimiz bu. Kardeşlerimiz çoğalıyor; Türkiye’nin zenginliklerini de görüyoruz. Bu dünyaya yalan diyorlar; yalansa gerçek bir dünya da vardır herhalde. İnşallah gerçek dünyada bu sınavı geçenlerden oluruz. İnsanlara faydalı olabiliyorsan bu makamlarda, kazanç işte bu kardeşim. Benim oda ve borsa başkanlarım da bu prensiple çalışıyorlar, hepsini de çok yakından tanıyorum. Bak işte Denizli Ticaret Odası Paris, Berlin Londra ayarına gelmiş hizmet vermede" dedi. Eleştirilere bizzat kendisi yanıt veren Hisarcıklıoğlu, "Bazıları diyor ki ‘Ne yapıyor ticaret odaları?’ Daha ne yapsın kardeşim? Canını mı alacaksın adamın?" diyen Başkan Hisarcıklıoğlu, oda ve borsa başkanlarının kendisiyle birlikte gecesini gündüzüne katmış bir şekilde, hiçbir şahsi beklentisi olmadan hatta kendi özel hayatında da vererek çalıştıklarının altını çizdi, teşekkür etti. Sözleri sık sık alkışlarla da bölünen Hisarcıklıoğlu, konuşmasında önlerinde güzel bir Denizli örneği olduğunu da vurguladı. Başkan Hisarcıklıoğlu, "Bu adam, bu oda, proje fabrikası gibi çalışıyor; ben takip ediyorum. Üretiyor, Denizli’nin marka değerini büyütüyor; Avrupa’da örnek gösterilen bir merkez haline geldi. Başta tekstil olmak üzere şehrimize yeni kaynaklar sağlıyor. Şehrin önde gelen isimlerini bir araya getirdi; Yüksek İstişare Kurulunu kurdu. Bu şehrin hafızası açısından da bu çok önemli. Bundan dolayı teşekkür ederim; ortak aklı hayata geçiriyor Denizli Ticaret Odası. Şehrin, sektörlerin, iş dünyasının geleceğini ve yol haritasını hazırlıyor. Tüm bu çağdaş ve öncü yaklaşımlarından dolayı başta başkanım ve meclis başkanım olmak üzere tüm yönetim kurulu ve meclis üyelerimiz ile oda çalışanlarımızı kutluyorum. Uğur kardeşim aynı zamanda benim Ankara’da da mesai arkadaşım; genel idare kurulumuzun üyesi olarak Odalar ve Borsalar Birliği’mizin politikalarına yön veriyor. Ayrıca Ticaret Odaları Konseyi’mizde; sizlerin dertlerini ve sıkıntılarını oradaki platformda hükümet yetkililerine aktarıyorlar. Bunun yanında TOBB’un kurduğu kara gümrük kapıları da var. Türkiye eğer bugün 270 milyar dolarlık ihracatı tıkanmadan, sorun çıkmadan yapabiliyorsa kara gümrük kapılarında onunla ilgili odaların oluşturmuş olduğu bir şirket var Gümrük ve Turizm İşletmeleri Ticaret AŞ; işte onun sayesinde. Onun yönetiminde de Uğur kardeşim var. Odalar Birliğimizdeki en önemli şirket; çünkü ihracatçımızın rahatlıkla girip çıkmasını ve işini modern bir şekilde yapabilmesini sağlayan bu gümrük kapları. Bu Türkiye’nin ilk ve tek projesi; Birleşmiş Milletler tarafından dünyaya örnek gösterilen proje. Birleşmiş Milletler’e, Türkiye’den buraya giren tek proje, tek kuruluş olan bu şirketi yöneten idare edenlerin başında Uğur kardeşim geliyor. Bütün oda ve borsalarım adına kendisine teşekkür ediyorum. Bilgisinden, tecrübesinden ve çalışkanlığından da ki çok çalışkandır zaten bu salondan da belli, istifade ediyorum. Sizleri de Ankara’da en iyi şekilde temsil ediyor kardeşim. Denizli’nin meselelerini kendisine aktardığınızda her sıkıntıyı, her talebi dile getiriyor. Biraz sonra bunlarla ilgili dosyaları da verecek bana; ilgili makamlar nezdinde bakacağız. Bazıları diyorlar ki Odalar Birliği ve odalar ne iş yapıyorlar? Bizim görevimiz belli... İki tane yasa var bizim görev ve yetkimizi sınırlayan; 5174 sayılı Yasa ve Anayasanın 135’inci maddesi. Buna göre kurulmuş, 5174 sayılı Yasa’ya göre de bütün sınırları çizilmiş. Eğer parasal işlerde yanlış iş yaparsak mal varlığımızla sorumluyuz; bütün kazancımızla, daha önceki ailemizden kalan mal varlığımızla da sorumluyuz. Öteki taraftan da diyor ki ‘kardeşim senin görevin sıkıntıları dertleri yerelden alacaksın halkın iradesi ile seçilmiş olan kişilere aktaracaksın. Burada başlıyor burada bitiyor görevimiz. Yani sizin sıkıntılarınızı Uğur kardeşim alacak Ankara’da bize aktaracak, ki yapıyor da Allah razı olsun. Ben de bunları Ankara’da çözecek makamlara, Cumhurbaşkanımıza, bakanlara ve bürokrasiye götüreceğim. Biz kanun ya da yönetmelik çıkarmayız, para basamayız. Biz bunların hiçbirini yapamayız! Bize verilen yetki bu, bu kadar Demokraside herkesin çizdiği kurallar çerçevesinde hareket etmesi lazım. Sizlerin Uğur kardeşimin elinden bize aktardığınız bu sorunları Sayın Cumhurbaşkanımızın nezdinde, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek, Ticaret Bakanımız ve bütün bakanlıklarla hatta merkez bankası başkanı olmak üzere bürokratla da bir araya gelerek hepsini tek tek söyledik, yine söyleyeceğiz" diye konuştu.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 15:45
Puan sistemi kuryeler için hayati risk oluşturuyor
Ülke çapında sayıları 200 bini aşan kuryeler, puanlama sistemiyle hız yapmaya zorlanıyor. Yavaş kalan cezalandırılıyor, puanı düşen sistem dışına atılıyor. Motorlu kuryeler, müşteri ve işveren memnuniyeti uğruna canlarını riske atıyor.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 15:44
Gömeç’te incir üretimini artıracak adım, 499 sertifikalı fidan dağıtıldı
Balıkesir’in Gömeç ilçesinde, "İncir Üretimini Artırma Projesi" kapsamında üreticilere 499 adet sertifikalı incir fidanı dağıtıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen "Tarım Arazilerinin Etkinleştirilmesi Projesi" kapsamında, Gömeç’te incir üretimini yaygınlaştırmak ve çiftçinin gelir düzeyini yükseltmek amacıyla çalışma başlatıldı. Gömeç İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen proje ile bölgedeki tarımsal çeşitliliğin artırılması ve incirin katma değerli bir ürün haline getirilmesi hedefleniyor. Sertifikalı Fidanlar Üreticiye Teslim Edildi Proje çerçevesinde, Aydın İncir Araştırma Enstitüsü’nde yetiştirilen 499 adet sertifikalı incir fidanı, düzenlenen programla üreticilere teslim edildi. Fidan dağıtımının ardından teknik ekipler, dikim ve bakım süreçleri hakkında çiftçilere bilgilendirmelerde bulundu. Gömeç İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, projenin bölge ekonomisine önemli katkı sağlayacağını belirterek, "Üreticilerimize hayırlı ve bereketli olsun. Hedefimiz, yüksek verimli ve kaliteli ürünlerle Gömeç incirini hak ettiği noktaya taşımaktır" açıklamasında bulundu.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 15:41
Bozkır’da çiftçilere makine ve ekipman desteği
Konya’nın Bozkır ilçesinde çiftçilere yönelik hibe destek programı kapsamında makine ve ekipman dağıtım töreni gerçekleştirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Bozkır İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün yürüttüğü Göksu Taşeli Havzası Kalkınma Projesi çerçevesinde, ilçedeki üreticilere önemli bir destek sağlandı. "Hassas Grupların Desteklenmesi Programı" kapsamında düzenlenen törenle, toplam 65 üreticiye yüzde 100 hibe ile çeşitli makine ve ekipmanlar dağıtıldı. Dağıtımda; 19 üreticiye hamur karma makinesi, 14 üreticiye motorlu testere, 10 üreticiye salça makinesi, 15 üreticiye süt sağım makinesi ve 7 üreticiye şarjlı budama makası teslim edildi. Ayrıca, projenin "Ekonomik Yatırımlar Programı" çerçevesinde, Bozkır Süt Üreticileri Birliği’ne 9 ton kapasiteli bir süt nakil aracı, yüzde 80 hibe desteği ile kazandırıldı. Törende konuşan Konya İl Tarım ve Orman Müdürü Duran Seçen, 2018 yılında başlayan projenin bölge için önemine değindi. Seçen, "Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu iş birliğiyle hayata geçirilen bu proje, bölge çiftçisine adeta can suyu olmuştur. Proje yalnızca bir destek programı değil; aynı zamanda sürdürülebilir doğal kaynak yönetimi, ekonomik çeşitliliğin artırılması ve iklim şoklarına karşı direncin güçlendirilmesi vizyonunun ilçemizdeki somut bir göstergesidir. Bozkır ilçemiz, projeden en fazla faydalanan ilçelerden biri olmuştur. Dolayısıyla Bozkır İlçe Müdürlüğümüzün ekibine teşekkür ediyoruz" dedi. Dağıtılan tarım ekipmanları ve nakil aracı ile bölge çiftçisinin üretim kapasitesinin ve verimliliğinin artırılması, maliyetlerin düşürülmesi ve ürünlerin daha sağlıklı şartlarda pazara ulaştırılması hedefleniyor.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 15:32
DSO’nun uluslararası başarısı takdir topladı
Denizli Sanayi Odası (DSO), iş dünyasının çatı kuruluşu Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Dünya Odalar Federasyonu (WCF) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nu ve beraberindeki heyeti ağırladı. Gerçekleşen kapsamlı toplantıda, Denizlili sanayiciler ve çevre illerin Oda/Borsa Başkanları ile bir araya gelinerek bölgesel ekonomik iş birliği imkanları ve sektörün güncel beklentileri masaya yatırıldı. Türkiye ekonomisinin üretim üssü Denizli, önemli bir ekonomi buluşmasına ev sahipliği yaptı. Denizli Sanayi Odası’nın (DSO) ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Dünya Odalar Federasyonu (WCF) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Denizlili sanayiciler ve çevre illerin oda ve borsa başkanlarıyla bir araya geldi. DSO hizmet binasında yoğun katılımla gerçekleştirilen toplantıda; sanayi ve ticaretin mevcut durumu, küresel rekabet koşulları, finansmana erişim, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim ve bölgesel iş birliği olanakları kapsamlı şekilde ele alındı. Denizli iş dünyasının ortak beklentilerinin doğrudan dile getirildiği önemli bir istişare platformu oldu. Türkiye ekonomisinin üretim üssü Denizli’de düzenlenen programın yürütücülüğünü DSO Meclis Başkanı Okan Konyalıoğlu üstlendi. Konyalıoğlu, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, istişare kültürünün önemine dikkat çekerek; "Denizli sanayisinin gücü, ortak akıl ve birliktelikten geliyor. Bugün burada dile getirilecek her görüş, üretim ve kalkınma yolculuğumuza katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. DSO Başkanı Kasapoğlu: "Birlikte üretiyor, birlikte güçleniyoruz" Toplantının açılış konuşmasını yapan DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, DSO’nun köklü kurumsal yapısına ve son yıllarda hayata geçirilen dönüşüm hamlelerine dikkat çekti. Katılımcı yönetim anlayışıyla oluşturulan Yüksek İstişare Kurulu, aktif komisyonlar ve artan üye sayısıyla DSO’nun sanayicilerin ortak aklını temsil ettiğini vurgulayan Kasapoğlu, "Zorlu ekonomik koşullara rağmen üretimden vazgeçmiyoruz. Planlıyor, inşa ediyor ve uyguluyoruz" dedi. "Yeni kurullar, yeni vizyon: Odamızda katılımcı yönetim dönemi" DSO’nun güçlü bir kurumsal geçmişe sahip olduğunu belirten Kasapoğlu, son üç yılda hayata geçirilen yapısal dönüşümle bu birikimin daha ileri taşındığını ifade etti. İlk kez oluşturulan Yüksek İstişare Kurulu başta olmak üzere, Yönetim Kurulu, Meclis, komisyonlar ve tüm kurulların bu süreci birlikte inşa ettiğini belirten Kasapoğlu, "Bu birliktelik, Odamızda yeni ve gelişkin bir perspektifin mayasını oluşturdu. Üye sayımızı 2 bin 100’e yükselttik" dedi. TOBB camiasını büyük bir aile olarak tanımlayan Kasapoğlu, hizmetlerde yarışmanın kaliteyi artırdığına dikkat çekerek, "TOBB ve ona bağlı Odalar, etki alanlarını genişlettikçe; istihdamdan eğitime, finansmandan uluslararası ağlara kadar birçok alanda toplumsal fayda üreten kalıcı sonuçlara imza atıyor" ifadelerini kullandı. Başkan Kasapoğlu, TOBB camiasının bir aile olduğunu vurgulayarak, bu ailenin parçası olmanın heyecanını ve hizmetlerde yarışmanın geliştiriciliğini dile getirdi: "TOBB ve ona bağlı Odalarımız etki alanını genişlettikçe, hizmet kalitesini yükseltip çeşitliliğini artırdıkça tüm toplumun ortak yararına kalıcı sonuçlar yaratıyor. İstihdam ve işsizlik, alternatif finansman kaynakları yaratımı, eğitim sektörüne her aşamasında verilen destekler, uluslararası alanda güçlendirilen ağlar, sanayimiz için lobi faaliyetleri, sektörlerimiz için iyileştirme faaliyetleri ve yeni nesil hizmetler gibi birçok alanda yol gösterici, yol açıcı roller oynuyoruz. Müşterek toplantılar, şura toplantıları eliyle sanayicilerimizin sorunlarını doğrudan aktarma ve çözümlere aracılık etme fırsatı yakalıyoruz." DSO’nun uluslararası başarısı takdir topladı Kasapoğlu, DSO’nun uluslararası arenadaki başarılarına da değinerek, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile üç ay önce Avustralya’da düzenlenen Dünya Odalar Kongresi’nde birlikte olduklarını hatırlattı ve Odanın "yeşil dönüşüm" kategorisinde temiz üretim çalışmasıyla finale kalarak dünya sahnesinde temsil edilmesinden duydukları gururu dile getirdi. Kasapoğlu ayrıca, Denizli Sanayi Odası’nın Dünya Odalar Kongresinde yeşil dönüşüm kategorisinde finale kalarak Türkiye’yi başarıyla temsil ettiğini hatırlattı. Teşvik Ofisi, Eğitim Akademisi, Model Fabrika, Dış Ticaret İstihbarat Merkezi ve Verimlilik Merkezi gibi yapılarla DSO’nun sanayicilere yeni nesil hizmetler sunduğunu belirten Kasapoğlu, bu çalışmaların Denizli sanayisine önemli bir dinamizm kazandırdığını söyledi. Hisarcıklıoğlu; "DSO Türkiye’ye örnek bir oda" Toplantıda konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Denizli’ye 18. kez geldiğini belirterek, Denizli Sanayi Odası’nın kurumsal yapısı, hizmet kalitesi ve vizyoner yaklaşımıyla Türkiye genelinde örnek gösterilen odalardan biri olduğunu vurguladı. "Beş yıldızlı Oda olmak bir unvan değil, sürekli gelişim sürecidir" diyen Hisarcıklıoğlu, DSO’nun dijital dönüşüm ve verimlilik alanlarında somut ve ölçülebilir başarılar elde ettiğini ifade etti. Denizli’nin en çok dijitalleşen şehirler arasında yer aldığını kaydeden Hisarcıklıoğlu, Dünya Odalar Yarışması’nda yeşil dönüşüm alanında DSO’nun dünyanın ilk üç Odası arasına girmesinin büyük bir uluslararası başarı olduğunu söyledi. KOBİ’lere finansman, iş dünyasına umut mesajı Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hisarcıklıoğlu, KOBİ’lerin finansmana erişiminin iş dünyasının en önemli sorunları arasında yer aldığını belirtti. Kredi Garanti Fonu ve Nefes Kredileri aracılığıyla Denizli’de yüzlerce firmanın desteklendiğini aktaran Hisarcıklıoğlu, "İş insanı umutsuz olamaz" diyerek reel sektöre moral verdi. "Denizli’nin talepleri Ankara’da güçlü şekilde duyuluyor" Denizli iş dünyasından gelen taleplerin Ankara’da ilgili bakanlıklar nezdinde birebir aktarıldığını belirten Hisarcıklıoğlu, DSO Başkanı Selim Kasapoğlu aracılığıyla Denizli’nin sesinin güçlü şekilde duyurulduğunu söyledi. Birlik ve beraberlik vurgusu yapan Hisarcıklıoğlu, üretim ve kalkınma için ortak akıl çağrısında bulundu.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 15:30
Kadın girişimciler, MÜSİAD Gaziantep’te buluştu
MÜSİAD Gaziantep Şubesi ev sahipliğinde, MÜSİAD Kadın Girişimcileri Destekleme Komisyonu’nca 16–17 Aralık tarihlerinde iki gün süren "Bölgesel Üye Buluşmaları Programı" gerçekleştirildi. Programa, Türkiye’nin dört bir yanından gelen dernek üyesi kadın girişimciler yoğun katılım sağladı. Programın ilk gününde, Gaziantep’e gelen kadın girişimci üyelerle birlikte protokol ziyaretleri gerçekleştirildi. Bu kapsamda Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve TOBB Gaziantep Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Ayşe Ahin ziyaret edilerek kadın girişimciliği, yerel kalkınma ve iş dünyasında kadın temsili konularında istişarelerde bulunuldu. Protokol ziyaretlerinin ardından Gaziantep Şube Binası’nda düzenlenen programın açılış konuşmasını MÜSİAD Kadın Girişimcileri Destekleme Komisyonu Başkanı Ayşe Akgül Can gerçekleştirdi. Can, girişimciliğin cinsiyetle değil, vizyon, cesaret ve üretme iradesiyle güçlendiğini vurgulayarak, kadın girişimciliğinin kapsayıcı kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Program kapsamında ayrıca 3T (Tanı–Tanıştır–Ticaret Yap) Programı düzenlenerek katılımcılar arasında iş birliği ve ticaret odaklı görüşmeler sağlandı. Ardından Kadın Girişimcileri Destekleme Komisyonu’nun yol haritasına ilişkin bilgilendirme sunumu gerçekleştirilerek önümüzdeki döneme dair hedefler paylaşıldı. İlk gün programı gala yemeği ile sona erdi. Programın ikinci günü "Anadolu’da Marka Yolculuğu; Kadın Eli – Tecrübe Paylaşım Programı" gerçekleştirildi. Kadın Girişimcileri Destekleme Komisyon Üyesi Emine Yağmur moderatörlüğünde yapılan programda Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile Marmara Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Burcu Özsoy konuşmacı olarak yer aldı. Programın açılışında konuşan Yağmur, Anadolu’da markalaşmanın yalnızca ekonomik bir başarı değil; toprağa sahip çıkmak, kültürü korumak, emeği değerli kılmak ve bu mirası sürdürülebilir bir vizyonla geleceğe taşımak anlamına geldiğini ifade etti. Kadın elinin bu yolculukta yalnızca üretimi değil; estetiği, direnci ve vizyonu da temsil ettiğini vurguladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, beşeri sermayenin en büyük yatırım olduğunu belirterek güven, ahlak ve değer temelli bir iş yapma kültürünün şehirlerin ve toplumların geleceğini şekillendirdiğini ifade etti. Kadın bakış açısının karar alma mekanizmalarında daha güçlü şekilde yer almasının kalkınma sürecine önemli katkılar sunduğunu belirten Şahin, MÜSİAD’ın kuruluş felsefesinin bu anlayışı destekleyen güçlü bir sivil toplum yapısı sunduğunu dile getirdi. Prof. Dr. Burcu Özsoy ise konuşmasında, "Anadolu’da Marka Yolculuğu" konusunun bir şehrin dayanıklılığıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirtti. Gaziantep’in kültürel birikimi, kadın emeği ve vizyoner liderliğiyle güçlü bir marka şehir haline geldiğini ifade eden Özsoy, öğrenmeye açık, değer odaklı ve samimi liderlik anlayışının sürdürülebilir başarının temelini oluşturduğunu vurguladı. İki gün süren program, hediye takdimi ve fotoğraf çekimi ile sona erdi.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 15:14
Çankırı’da Kasım ayında 254 konut satıldı
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilere göre, Çankırı’da 2025 yılı Kasım ayında toplam 254 konut satıldı. Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı (TÜİK) 2025 yılı Kasım ayı Konut Satış İstatistikleri haber bültenini açıkladı. TÜİK Başkanlığı tarafından verilen bilgiye göre, Çankırı’da 2025 yılı Kasım ayında toplam 254 konut satıldı. Kasım ayı genelindeki konut satışları, bir önceki yılın aynı ayına göre 41 adet azalış gösterdi. Çankırı Merkez ilçesinde Kasım ayında 147 adet konut satışı gerçekleşirken, merkez ilçedeki satışların il genelindeki payı yüzde 57,9 olarak kaydedildi. Çankırı genelinde ipotekli konut satışları Kasım ayında 31 adet olarak açıklandı. İpotekli konut satışları geçen yılın aynı ayına göre 6 adet artarken, bu satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 12,2 olarak gerçekleşti. İpotekli satılan konutların 9 tanesi ilk defa satılan konutlardan oluşurken, diğer 22 tanesinin ise ikinci el satış olduğu görüldü. Diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı ayına göre 47 adet azalarak 223 adet oldu ve Kasım ayında diğer satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 87,8 olarak belirlendi. Kasım ayında Çankırı genelinde ilk el satılan konut sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre 15 adet azalarak 90 adet oldu. İlk kez satılan konutların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 35,4 olarak hesaplandı. Çankırı genelinde ikinci el konut satışları ise bir önceki yılın aynı ayına göre 26 adet azalarak 164 adet olarak gerçekleşti. Toplam konut satışları içinde ikinci el satışların payı ise yüzde 64,6 oldu.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 15:13
Kastamonu’da Kasım ayında 503 konut satıldı
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilere göre, Kastamonu’da 2025 yılı Kasım ayında toplam 503 konut satıldı. Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı (TÜİK) 2025 yılı Kasım ayı Konut Satış İstatistikleri haber bültenini açıkladı. TÜİK Başkanlığı tarafından verilen bilgiye göre, Kastamonu’da 2025 yılı Kasım ayında toplam 503 konut satıldı. Kasım ayı genelindeki konut satışları, bir önceki yılın aynı ayına göre 75 adet azalış gösterdi. Kastamonu Merkez ilçesinde Kasım ayında 250 adet konut satışı gerçekleşirken, merkez ilçedeki satışların il genelindeki payı yüzde 49,7 olarak kaydedildi. Kastamonu genelinde ipotekli konut satışları Kasım ayında 67 adet olarak açıklandı. İpotekli konut satışları önceki yılın aynı ayına göre 5 adet azalırken, bu satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 13,3 olarak gerçekleşti. İpotekli satılan konutların 24 tanesi ilk defa satılan konutlardan oluşurken, diğer 43 tanesinin ise ikinci el satış olduğu görüldü. Diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı ayına göre 70 adet azalarak 436 adet oldu ve Kasım ayında diğer satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 86,7 olarak belirlendi. Kasım ayında Kastamonu genelinde ilk el satılan konut sayısı önceki yılın aynı ayına göre 18 adet azalarak 205 adet oldu. İlk kez satılan konutların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 40,8 olarak hesaplandı. Kastamonu genelinde ikinci el konut satışları ise bir önceki yılın aynı ayına göre 57 adet azalarak 298 adet olarak gerçekleşti. Toplam konut satışları içinde ikinci el satışların payı ise yüzde 59,2 oldu.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 14:48
Patatesleri sokağa döken CHP’li başkan bu kez kamu kurumuna hakaret etti
Yozgat’ın Aydıncık ilçesinde ürettiği patatesleri kazandırmadığı gerekçesiyle sokağa döken CHP İlçe Başkanı Sadık Erdoğan, bu defa çektiği sosyal medya videosu ile kendisine ceza kesen İl Ticaret Müdürlüğü’ne hakaret etti.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 14:47
Hepsiburada’da yılbaşı pazarı başladı
Hepsiburada, online yılbaşı pazarını açtığını duyurdu. Online pazarda, dekorasyon ürünlerinden özel kutlamalara uygun sofra takımlarına, yılbaşı ağacı süslerinden mumlara kadar birçok seçenek yer alıyor. Ayrıca; teknoloji, moda, aksesuar, küçük ev aletleri, kitap ve oyuncak gibi kategorilerde yer alan hediye alternatifleri de tüketicilere sunuluyor. Hepsiburada, online yılbaşı pazarını açtı. Online pazarda, şık dekorasyon ürünlerinden özel kutlamalara uygun sofra takımlarına, yılbaşı ağacı süslerinden mumlara kadar birçok seçenek yer alıyor. Ayrıca teknoloji, moda, aksesuar, küçük ev aletleri, kitap ve oyuncak gibi kategorilerde yer alan hediye alternatifleri de kullanıcıları bekliyor. Kadın girişimcilerin ürünleri de online pazarda yer alacak Hepsiburada’nın "Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü" programına dahil kadın girişimcilerin ürünleri de onlnie pazarda tüketicilere sunulacak. Ayrıca bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Girişimci Kadınlar Yılbaşı Pazarı", 17-20 Aralık tarihleri arasında Trump AVM’de gerçekleşiyor. Herkesin ziyaret edebileceği bu yılbaşı pazarı, yeni yıl öncesine özel seçkisiyle girişimci kadın markalarının ürünlerini bir araya getiriyor.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 14:46
Antalya Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerinden kuyumcu ve emlakçılara denetim
Antalya Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince kuyumcu ve emlakçılara yönelik denetim yapıldı. Antalya Ticaret İl Müdür Vekili Sebahat Akdoğan, Antalya’da 618 kuyumcu ve 8 bin 361 emlakçının yetki belgesine sahip olduğunu belirtti. Akdoğan ayrıca 2025 yılında yapılan denetimlerde 4 bin 326 firmada 13 bin 168 üründe aykırılık tespit edildiğini ve toplam 41 milyon 689 bin 888 lira idari para cezası uygulandığını belirtti. Antalya Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri tarafından 2021 yılında Ticaret Bakanlığı tarafından çıkartılan kuyumcu ticareti yapılması yönetmeliğine uygunluk ve emlakçılara yönelik denetim yapıldı. Haksız rekabet ve kayıt dışının ortadan kaldırılmasına yönelik yapılan denetimlerde iletmelerin yetki belgesi, kayıt dışı ve imitasyon satış yapılıp yapılmadığı kontrol edildi. Antalya Ticaret İl Müdür Vekili Sebahat Akdoğan, "Perakende kuyumculuk sektörüne ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi, kuyumculuk faaliyetlerinde hizmet kalitesinin artırılması haksız rekabetin ortadan kaldırılması ve kayıt dışının önlenmesi amacıyla bakanlığımız tarafından kuyum ticareti düzenlenmesi hakkında bir yönetmelik çıkartıldı. 2021 yılında çıkartılan bu yönetmelik sayesinde de perakende kuyumculuk iştigal edilecek işletmelerin kuyum ticareti yetki belgesi alması zorunluluğu getirildi" dedi. "618 kuyumcuda yetki belgesi var" Antalya’da bin 554 başvuru yapıldığını ve 618’inin onaylandığını yetki belgesi bulunmayan hiçbir işletmenin kuyumculuk faaliyeti yürütemeyeceğini belirten Akdoğan, "Yetki belgesini almadan hiçbir işletme kuyumculuk yapamayacak veya başka işlerle de uğraşamayacak. İmitasyon ürünlerde satamayacak. Sadece kuyumculukla uğraştıkları şeyleri satabilecekler. Bu sayede de hem kayıt dışı satışlar da önlenmiş olacak. Biz Ticaret İl Müdürlüğü olarak da zaten bu yetki belgelerini hangi yerde iştigal yapıyorsa o yerde bulunan ticaret il müdürlükleri tarafından verilmektedir. Şu ana kadar bin 554 tane başvuru yapılmış ve 618 tanesini de onaylanmış yetki belgesi var. Şu anda burada kuyumculuk yetki belgesi var mı, başka bir işle uğraşıyor mu, imitasyon ürün var mı, bunlara bakıyoruz. Her gün 20 ekip şeklinde devamlı bütün rutin denetim yapmaktayız. Hem etiket denetimi, ticaret, kuyumculuk, haksız fiyat artışı yani değişik alanlarda biz denetimleri için sürdürmekteyiz" ifadelerini kullandı. "Haksız rekabeti ve kayıt dışılığı ortadan kaldırılıyor" Ticaret Bakanlığı’nın Taşınmaz Ticareti Hakkında yönetmeliğe yönelik denetimlerinde devam ettiğinin altını çizen Antalya Ticaret İl Müdür Vekili Sebahat Akdoğan, "Emlak sektöründe düzeni sağlamak, tüketicileri korumak ve kayıt dışı faaliyetlerin önüne geçmek amacıyla 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun ilgili maddeleri doğrultusunda emlak yetki belgesi alınması zorunlu kalınmıştır. Yönetmelik kapsamında emlakçılık faaliyeti yetki belgesi olmadan yapılamaz. Bu sayede de emlak sektörünün alanında uzman kişiler tarafından yapılması ve oluşabilecek ticari sorunların giderilmesi, daha verimli şekilde geliştirilmesi sağlanacaktır. Vatandaşların sahte veya yetkisiz emlakçılarla mağdur edilmesini önleniyor, emlak sektöründe güven ve şeffaflığı sağlanıyor, haksız rekabeti ve kayıt dışılığı ortadan kaldırıyor" şeklinde konuştu. "Yetki belgesi olmayan kişi ve işletmelere itibar etmeyin" Emlakçıların ilan verebilmeleri için Elektronik İlan Doğrulama Sistemi’ni (EIDS) kullanmak zorunda olduklarını vurgulayan 17 bin 199 emlakçını yetki belgesi için başvuruda bulunduğunu ve 8 bin 361’inin onaylandığını belirten Akdoğan, "Bu sayede, gerçeğe aykırı, yanıltıcı veya aldatıcı ilanlara izin verilmemektedir. İlanların taşınmaz sahibi veya yetkili emlak işletmesi tarafından verilip verilmediği kontrol altına alınmıştır. Ticaret Bakanlığı ve Ticaret İl Müdürlükleri tarafından yapılan denetimlerde mevzuata aykırılık tespit edilmesi hâlinde idari para cezaları, yetki belgesinin askıya alınması veya iptali gibi yaptırımlar uygulanmaktadır. Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik, emlak sektöründe hem vatandaşın hem de işini düzgün yapan emlak işletmelerinin korunmasını hedeflemektedir. Denetimler kararlılıkla sürdürülmekte olup, vatandaşlarımızın yetki belgesi olmayan kişi ve işletmelere itibar etmemeleri büyük önem taşımaktadır" dedi. "13 bin 168 üründe aykırılık tespit edildi" Akdoğan ayrıca 2025 yılında yapılan denetimlerde 4 bin 326 firmada 13 bin 168 üründe aykırılık tespit edildiğini ve toplam 41 milyon 689 bin 888 lira idari para cezası uygulandığını belirterek "6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında yapılan fiyat etiketi denetimlerinde 48 bin 574 firma denetlendi. Denetimlerde 5 milyon 592 bin 14 ürün incelenirken, 4 bin 326 firmada 13 bin 168 üründe aykırılık tespit edildi. Bu kapsamda toplam 41 milyon 689 bin 888 lira idari para cezası uygulandı. 6585 sayılı kanun kapsamında yapılan haksız fiyat artışı denetimlerinde ise 788 firma ve 35 bin 172 ürün denetlendi. 128 firmada 262 üründe aykırılık belirlenirken, tespit edilen ihlaller bakanlığa bildirilerek cezai işlemler başlatıldı" ifadelerini kullandı.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 14:36
Türkiye’de kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla endeks değeri 72 oldu
2024 yılı Satınalma Gücü Paritesi’ne göre, Türkiye’de kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla endeks değeri 72 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı Satınalma Gücü Paritesi (SGP) verilerini açıkladı. Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından açıklanan SGP’ye göre kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) endeksi 2024 yılı sonuçlarına göre 27 Avrupa Birliği (AB) ülkesi ortalaması 100 iken, bu değer Türkiye için 72 oldu ve AB ortalamasının yüzde 28 altında kaldı. Karşılaştırmalarda, 27 AB üyesi ülke, 3 Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkesi (İsviçre, İzlanda ve Norveç), 6 aday ülke (Türkiye, Kuzey Makedonya, Karadağ, Sırbistan, Arnavutluk ve Bosna-Hersek) kapsandı. Karşılaştırmalarda yer alan 36 ülke arasında SGP’ye göre kişi başına GSYH endeksi en yüksek ülke 245 ile Lüksemburg, en düşük ülke ise 35 ile Bosna-Hersek oldu. Kişi başına GSYH endeksinde Lüksemburg AB ortalamasının yüzde 145 üzerinde, Bosna-Hersek ise yüzde 65 altında değere sahip oldu. Türkiye’nin 2024 yılı kişi başına fiili bireysel tüketim düzeyi 71 oldu Ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin karşılaştırılmasında kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla temel alınırken, tüketicilerin göreli refah düzeylerinin karşılaştırılmasında kişi başına fiili bireysel tüketim endeksleri daha uygun bir gösterge olarak kabul edilmektedir. Fiili bireysel tüketim, tüketicilerin satın aldığı mal ve hizmetlere ek olarak devlet veya kar amacı olmayan kuruluşlar tarafından sağlanan (eğitim, sağlık vb.) hizmetleri de kapsamaktadır. Kişi başına fiili bireysel tüketim düzeyi 27 Avrupa Birliği ülkesi ortalaması 100 iken, Türkiye için 71 oldu ve AB ortalamasının yüzde 29 altında kaldı. Karşılaştırmalarda yer alan 36 ülke arasında kişi başına fiili bireysel tüketim değeri en yüksek ülke 146 ile Lüksemburg, en düşük ülke ise 42 ile Bosna-Hersek oldu. Türkiye’nin fiili bireysel tüketime ilişkin fiyat düzeyi endeksi 51 oldu Fiyat düzeyi endeksi, ülkelerin ulusal para birimlerinin karşılaştırmalı olarak döviz kuruna göre alım gücünün göstergesidir. Bir ülkenin fiyat düzeyi endeksi, 100’den büyük ise bu ülke karşılaştırıldığı ülke grubu ortalamasına göre "pahalı", 100’den küçük ise bu ülke karşılaştırıldığı ülke grubu ortalamasına göre "ucuz" olarak ifade edilmektedir. Türkiye’nin fiili bireysel tüketime ilişkin fiyat düzeyi endeksi, 2024 yılı sonuçlarına göre 51 oldu. Bu değer, AB ülkeleri genelinde 100 euro karşılığı satın alınan aynı mal ve hizmet sepetinin Türkiye’de 51 euro karşılığı Türk lirası ile satın alınabileceğini gösterdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder