EKONOMİ - 17 Aralık 2025 Çarşamba 15:32

DSO’nun uluslararası başarısı takdir topladı

A
A
A
DSO’nun uluslararası başarısı takdir topladı

Denizli Sanayi Odası (DSO), iş dünyasının çatı kuruluşu Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Dünya Odalar Federasyonu (WCF) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nu ve beraberindeki heyeti ağırladı. Gerçekleşen kapsamlı toplantıda, Denizlili sanayiciler ve çevre illerin Oda/Borsa Başkanları ile bir araya gelinerek bölgesel ekonomik iş birliği imkanları ve sektörün güncel beklentileri masaya yatırıldı.



Türkiye ekonomisinin üretim üssü Denizli, önemli bir ekonomi buluşmasına ev sahipliği yaptı. Denizli Sanayi Odası’nın (DSO) ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Dünya Odalar Federasyonu (WCF) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Denizlili sanayiciler ve çevre illerin oda ve borsa başkanlarıyla bir araya geldi. DSO hizmet binasında yoğun katılımla gerçekleştirilen toplantıda; sanayi ve ticaretin mevcut durumu, küresel rekabet koşulları, finansmana erişim, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim ve bölgesel iş birliği olanakları kapsamlı şekilde ele alındı. Denizli iş dünyasının ortak beklentilerinin doğrudan dile getirildiği önemli bir istişare platformu oldu.



Türkiye ekonomisinin üretim üssü Denizli’de düzenlenen programın yürütücülüğünü DSO Meclis Başkanı Okan Konyalıoğlu üstlendi. Konyalıoğlu, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, istişare kültürünün önemine dikkat çekerek; "Denizli sanayisinin gücü, ortak akıl ve birliktelikten geliyor. Bugün burada dile getirilecek her görüş, üretim ve kalkınma yolculuğumuza katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.



DSO Başkanı Kasapoğlu: "Birlikte üretiyor, birlikte güçleniyoruz"


Toplantının açılış konuşmasını yapan DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, DSO’nun köklü kurumsal yapısına ve son yıllarda hayata geçirilen dönüşüm hamlelerine dikkat çekti.


Katılımcı yönetim anlayışıyla oluşturulan Yüksek İstişare Kurulu, aktif komisyonlar ve artan üye sayısıyla DSO’nun sanayicilerin ortak aklını temsil ettiğini vurgulayan Kasapoğlu, "Zorlu ekonomik koşullara rağmen üretimden vazgeçmiyoruz. Planlıyor, inşa ediyor ve uyguluyoruz" dedi.



"Yeni kurullar, yeni vizyon: Odamızda katılımcı yönetim dönemi"


DSO’nun güçlü bir kurumsal geçmişe sahip olduğunu belirten Kasapoğlu, son üç yılda hayata geçirilen yapısal dönüşümle bu birikimin daha ileri taşındığını ifade etti. İlk kez oluşturulan Yüksek İstişare Kurulu başta olmak üzere, Yönetim Kurulu, Meclis, komisyonlar ve tüm kurulların bu süreci birlikte inşa ettiğini belirten Kasapoğlu, "Bu birliktelik, Odamızda yeni ve gelişkin bir perspektifin mayasını oluşturdu. Üye sayımızı 2 bin 100’e yükselttik" dedi.



TOBB camiasını büyük bir aile olarak tanımlayan Kasapoğlu, hizmetlerde yarışmanın kaliteyi artırdığına dikkat çekerek, "TOBB ve ona bağlı Odalar, etki alanlarını genişlettikçe; istihdamdan eğitime, finansmandan uluslararası ağlara kadar birçok alanda toplumsal fayda üreten kalıcı sonuçlara imza atıyor" ifadelerini kullandı.



Başkan Kasapoğlu, TOBB camiasının bir aile olduğunu vurgulayarak, bu ailenin parçası olmanın heyecanını ve hizmetlerde yarışmanın geliştiriciliğini dile getirdi: "TOBB ve ona bağlı Odalarımız etki alanını genişlettikçe, hizmet kalitesini yükseltip çeşitliliğini artırdıkça tüm toplumun ortak yararına kalıcı sonuçlar yaratıyor. İstihdam ve işsizlik, alternatif finansman kaynakları yaratımı, eğitim sektörüne her aşamasında verilen destekler, uluslararası alanda güçlendirilen ağlar, sanayimiz için lobi faaliyetleri, sektörlerimiz için iyileştirme faaliyetleri ve yeni nesil hizmetler gibi birçok alanda yol gösterici, yol açıcı roller oynuyoruz. Müşterek toplantılar, şura toplantıları eliyle sanayicilerimizin sorunlarını doğrudan aktarma ve çözümlere aracılık etme fırsatı yakalıyoruz."



DSO’nun uluslararası başarısı takdir topladı


Kasapoğlu, DSO’nun uluslararası arenadaki başarılarına da değinerek, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile üç ay önce Avustralya’da düzenlenen Dünya Odalar Kongresi’nde birlikte olduklarını hatırlattı ve Odanın "yeşil dönüşüm" kategorisinde temiz üretim çalışmasıyla finale kalarak dünya sahnesinde temsil edilmesinden duydukları gururu dile getirdi.


Kasapoğlu ayrıca, Denizli Sanayi Odası’nın Dünya Odalar Kongresinde yeşil dönüşüm kategorisinde finale kalarak Türkiye’yi başarıyla temsil ettiğini hatırlattı.


Teşvik Ofisi, Eğitim Akademisi, Model Fabrika, Dış Ticaret İstihbarat Merkezi ve Verimlilik Merkezi gibi yapılarla DSO’nun sanayicilere yeni nesil hizmetler sunduğunu belirten Kasapoğlu, bu çalışmaların Denizli sanayisine önemli bir dinamizm kazandırdığını söyledi.



Hisarcıklıoğlu; "DSO Türkiye’ye örnek bir oda"


Toplantıda konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Denizli’ye 18. kez geldiğini belirterek, Denizli Sanayi Odası’nın kurumsal yapısı, hizmet kalitesi ve vizyoner yaklaşımıyla Türkiye genelinde örnek gösterilen odalardan biri olduğunu vurguladı. "Beş yıldızlı Oda olmak bir unvan değil, sürekli gelişim sürecidir" diyen Hisarcıklıoğlu, DSO’nun dijital dönüşüm ve verimlilik alanlarında somut ve ölçülebilir başarılar elde ettiğini ifade etti. Denizli’nin en çok dijitalleşen şehirler arasında yer aldığını kaydeden Hisarcıklıoğlu, Dünya Odalar Yarışması’nda yeşil dönüşüm alanında DSO’nun dünyanın ilk üç Odası arasına girmesinin büyük bir uluslararası başarı olduğunu söyledi.



KOBİ’lere finansman, iş dünyasına umut mesajı


Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hisarcıklıoğlu, KOBİ’lerin finansmana erişiminin iş dünyasının en önemli sorunları arasında yer aldığını belirtti. Kredi Garanti Fonu ve Nefes Kredileri aracılığıyla Denizli’de yüzlerce firmanın desteklendiğini aktaran Hisarcıklıoğlu, "İş insanı umutsuz olamaz" diyerek reel sektöre moral verdi.



"Denizli’nin talepleri Ankara’da güçlü şekilde duyuluyor"


Denizli iş dünyasından gelen taleplerin Ankara’da ilgili bakanlıklar nezdinde birebir aktarıldığını belirten Hisarcıklıoğlu, DSO Başkanı Selim Kasapoğlu aracılığıyla Denizli’nin sesinin güçlü şekilde duyurulduğunu söyledi. Birlik ve beraberlik vurgusu yapan Hisarcıklıoğlu, üretim ve kalkınma için ortak akıl çağrısında bulundu.



DSO’nun uluslararası başarısı takdir topladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara Valisi Şahin’den Nezaket Haftası’na ilişkin mesaj Ankara Valisi Vasip Şahin, Nezaket Haftası’na ilişkin yayımladığı mesajında, özellikle çocuklar ve gençler arasında zaman zaman karşılaşılan akran zorbalığı ile dijital ortamlardaki olumsuz iletişim örneklerinin; empati, saygı ve anlayış temelli bir yaklaşımın güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu söyledi. Ankara Valisi Şahin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, nezaketin bireyler arasındaki bağı güçlendiren, toplumsal güven duygusunu pekiştiren ve ortak yaşam kültürünün en önemli dayanaklarından biri olan temel bir değer olduğunu kaydetti. Şahin, şu ifadelere yer verdi: "Toplumsal hayatın huzur, saygı ve karşılıklı anlayış temelinde güçlenmesine katkı sunan bu anlayışı pekiştirmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen Nezaket Haftası’nı, Cumhuriyetimizin başkenti Ankara’da idrak etmenin memnuniyetini yaşıyoruz. Günümüzde iletişim biçimlerinin hızla değişmesiyle birlikte kullanılan dilin ve sergilenen tutumların önemi daha da artmıştır. Özellikle çocuklarımız ve gençlerimiz arasında zaman zaman karşılaşılan akran zorbalığı ile dijital ortamlardaki olumsuz iletişim örnekleri, empati, saygı ve anlayış temelli bir yaklaşımın güçlendirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu yönüyle Nezaket Haftası; yalnızca bir farkındalık çalışması değil, aynı zamanda toplumsal değerlerimizi yeniden hatırlatan önemli bir imkandır. Nezaketin hayatın her alanına yansıması, belirli bir zaman dilimiyle sınırlı kalmamalı; eğitimden sosyal yaşama kadar her alanda kalıcı bir davranış kültürüne dönüşmelidir. İnanıyoruz ki küçük bir tebessüm, içten bir selam ve saygılı bir yaklaşım, bireylerin hayatında olduğu kadar toplumun genelinde de güçlü ve kalıcı etkiler oluşturacaktır."
Bursa Bursa’da 18. Uluslararası Osmangazi Tarihi Kent Koşusu gerçekleştirildi Bursa’da fetih kutlamaları kapsamında düzenlenen 18. Uluslararası Osmangazi Tarihi Kent Koşusu, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Tarihi atmosferde koşulan organizasyonda dereceye giren sporcular belli olurken, renkli görüntüler yaşandı. Osmangazi Belediyesi tarafından organize edilen koşu, Tophane Saltanat Kapısı’ndan verilen startla başladı. Yaklaşık bin 500 sporcunun katıldığı etkinlikte yarışmacılar, Bursa’nın tarihi sokaklarında koşarak Pınarbaşı Meydanı’nda finiş yaptı. Koşu öncesinde açıklamalarda bulunan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, organizasyonun geleneksel hale geldiğini belirterek, "Kent koşumuzun 18’incisini tamamladık. 700. yıl anma etkinliklerinin de 21’incisini bugün gerçekleştirdik. Bin 500’e yakın sporcumuza, 3 yaşındaki koşucudan 80 yaşındaki katılımcıya kadar herkese teşekkür ediyoruz. Sağlıklı yaşam açısından bu tür etkinlikler çok değerli" dedi. Aydın, obezite ve kötü beslenmeye dikkat çekerek, "Gençleri dijital bağımlılıktan uzaklaştırmak için spor çok önemli" ifadelerini kullandı. Koşuya katılan Şükrü Deviren ile birlikte parkuru tamamladıklarını belirten Aydın, sözlerini esprili bir dille sürdürdü. Bursaspor vurgusu: "Şampiyonluğu ilan edebiliriz" Başkan Aydın, günün devamında oynanacak Bursaspor karşılaşmasına da değinerek, "Eskişehir’e gidiyoruz. İnşallah rakipler puan kaybederse bugün şampiyonluğu ilan edeceğiz. 30 bin kişi Eskişehir’e gidiyor. Orada şampiyonluk havasıyla galibiyet alıp akşam kutlama yapmayı umut ediyoruz" diye konuştu. Dereceye girenler belli oldu Kadınlar kategorisinde Ülfet Mutlu Gökova birinci olurken, Rahime Çotuk ikinci, Asya Gökova ise üçüncü oldu. Erkeklerde Berk Öztürk birinci, Muhammed Bilal Osman ikinci, Sefa Özdemir üçüncü sırada yer aldı. Özel sporcular kategorisinde ise Hakan Kurtul birinci oldu. Berk Öztürk: "Atmosfer çok güzeldi" Erkekler kategorisi birincisi Berk Öztürk, yarış sonrası yaptığı açıklamada, "Bandırma’dan katılıyorum. Parkur güzeldi, hava güzel, atmosfer çok iyiydi. Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ediyorum. Katılan tüm sporcuları tebrik ediyorum" dedi. Ülfet Mutlu Gökova: "Geçen yıl ikinciydim, bu yıl birinci oldum" Kadınlar birincisi Ülfet Mutlu Gökova ise mutluluğunu şu sözlerle dile getirdi: "Milli sporcuyum, beden eğitimi öğretmeniyim. Daha önce de katıldım, geçen yıl ikinci olmuştum. Bu yıl daha çok çalıştım ve birinci oldum. Kızım da üçüncü oldu, çok mutluyum. Organizasyon çok güzel, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Çalışınca oluyor" ifadelerini kullandı. Yarış sonunda düzenlenen törende dereceye giren sporculara kupaları verilirken, Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen koşu, hafta sonunun en dikkat çeken organizasyonlarından biri oldu.
İstanbul Uzmanından dünyada en çok öldüren 4’üncü hastalık için uyarı: "KOAH’ı sigarayı bırakmak, zatürreyi aşı durdurur" Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği’nden Prof. Dr. Sait Karakurt, toplumda sık görülen Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) ve zatürre hakkında önemli uyarılarda bulundu. KOAH’ın ölümcül hastalıklar listesinde üst sırada yer alan ve toplumda sık görülen bir rahatsızlık olduğunu dile getiren Karakurt, "Vakaların yaklaşık yüzde 85’i sigara kullanımına bağlı" dedi. Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi uzmanlarından Prof. Dr. Sait Karakurt, dünya genelinde can kayıplarına neden olan hastalıklar arasında 4’üncü sırada yer alan KOAH ve beraberinde getirdiği zatürre riskine karşı önemli açıklamalarda bulundu. Vakaların yüzde 85’inin sigara kullanımı kaynaklı olduğunu vurgulayan Karakurt, KOAH’ın önlenebilir bir hastalık olduğunun altını çizerken; özellikle 65 yaş üstü ve risk grubundaki bireylerin zatürreye karşı aşılama ve erken teşhis konusunda hassas olmaları gerektiğini belirtti. "KOAH önlenebilir bir rahatsızlıktır; sigaranın bırakılmasıyla birlikte tamamen ortadan kalkacaktır" KOAH’ın en büyük sebebinin sigara kullanımı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Sait Karakurt, hastalığın ciddiyetini ve önlenebilmesi için yapılması gerekenleri şu şekilde aktardı: "KOAH toplumda sık görülen bir hastalıktır ve yaklaşık toplumda bunu yüzde 10 civarında görüyoruz. KOAH, zararlı maddelerin akciğeri parçalamasıyla oluşan bir rahatsızlık ve bunun da en önemli nedeni sigara. Vakaların aşağı yukarı yüzde 85’i sigara kullanımından kaynaklıdır. Bunun dışında hava kirliliği, iş yerlerinde kimyasal maddelere maruz kalma ve enfeksiyonlar da yine KOAH’ın nedenleri arasındadır. KOAH’ın önemi şu; bugün Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) dünyada insanları öldüren hastalıklar listesinde ilk 10’da 4’üncü sırada yer alıyor. KOAH önlenebilir bir rahatsızlıktır; sigaranın bırakılmasıyla birlikte tamamen ortadan kalkacaktır." "Akciğer dokusunun tahrip olduğu her durumda hastaların enfeksiyona karşı eğilimi artar" KOAH’ın akciğer dokusunu tahrip eden bir hastalık olduğunu ve bu nedenle de hastaların enfeksiyona açık hale geldiğine dikkat çeken Karakurt, "Akciğer dokusunun tahrip olduğu her durumda hastaların enfeksiyona karşı eğilimi artar ve enfeksiyona yakalandıkları zaman bunun geçmesi güç olur. KOAH’lı hastalar zatürre geçirdikleri zaman öksürük ve balgam artışı gibi bir takım belirtiler gelişir. Ayrıca ateşin 38,5 derecenin üstüne çıkması, nefes darlığının artması, titremeyle birlikte ateşin yükselmesi ve bir takım bilinç bozukluğu gibi belirtiler hastanın zatürre olduğunu gösterebilir. Bu nedenle hastaların erkenden doktora başvurmaları önemlidir" şeklinde konuştu. "Bronşitten ölüm pek görülmez ama zatürre tehlikelidir" Hastalarda bronşit ve zatürrenin ayırt edebilmesi için belirtilerin doğru tespit edilmesi gerektiğini vurgulayan Karakurt, "Hem zatürrede hem de bronşitte hastalarda öksürük, balgam ve ateş görülür ama burada ikisini ayırt etmek lazım. Bronşit daha çok hava yollarının yani bronşların iltihaplanmasıdır. Zatürre ise hava yollarının uçlarında bulunan ve karbondioksit değişimini sağlayan alveollerin yani hava keselerinin iltihaplanmasıdır. Bronşitten ölüm pek görülmez ama zatürre tehlikelidir; aşağı yukarı yüzde 10 gibi bir ölüm oranıyla seyreder ve bu ölüm oranı yaş arttıkça artar. Ayrım için ateşin yüksek olup olmamasına ve hastada bilinç bozukluğu, solunum sayısının artması ve morarma gibi belirtiler görüldüğü takdirde zatürre olabileceğini düşündürür. Bu gibi durumlarda en kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna başvurmak gereklidir" ifadelerini kullandı. "Aşı olmak ve yaşam şartlarını düzeltmek zatürreden korunmak açısından önemlidir" Son olarak zatürrenin önlenebilir bir rahatsızlık olduğunu ifade eden Prof. Dr. Karakurt, "Zatürrenin aşısı var ve bunu mutlaka olmak gerekir. Zatürre riski genelde 5 yaş altı çocuklarda ve 65 yaş üstü bireylerde artar. Ayrıca hastalarda bilinçle alakalı sıkıntılar varsa örneğin felç gibi, ya da yutmayla alakalı sıkıntılar varsa çeşitli kas hastalıkları gibi zatürre de sıklıkla artar. Bir de daha sıkışık yaşamdan dolayı zatürre genelde kış aylarında daha çok gördüğümüz bir rahatsızlıktır. Bunun dışında okullar, kreşler, cezaevleri ve kışlalar gibi sıkışık yaşam şartlarında ve ekonomik düzeyin düşük olduğu durumlarda zatürrenin arttığını biliyoruz. Burada olabildiği kadar bu faktörleri düzeltmek ve aşı olmak zatürreden korunmak açısından önemlidir" dedi.
Antalya Manavgat 2050 vizyonunu masaya yatırdı Manavgat Belediyesi tarafından düzenlenen Manavgat Ortak Akıl ve Eylem Zirvesi, Başkan Vekili Mehmet Çiçek’in ev sahipliğinde yoğun bir katılım ile gerçekleşti. Manavgat’ın 2050 yılına kadar olan vizyonunu belirlemek ve Manavgat’ın yol haritasını çizmek amacıyla turizmden tarıma, kentleşmeden çevreye kadar birçok başlık kapsamlı şekilde ele alındı. Zirvenin açılışında konuşan Manavgat Belediye Başkan Vekili Mehmet Çiçek, böylesine kapsamlı bir ortak akıl ve eylem zirvesinin kent için çok önemli bir adım olduğunu söyledi. Manavgat’ın geçmişten bu yana güçlü bir hikayesi olduğunu da ifade eden Başkan Vekili Mehmet Çiçek, "1980’li yıllarda başlayan turizm yatırım seferberliği ile birlikte Manavgatımız da müthiş bir büyüme sürecine girdi. Son 10 yılda nüfusumuz yüzde 20 arttı. Bu bir risk mi? Eğer yönetemezsek, evet. Ama doğru yönetirsek bu, Manavgat’ın en büyük zenginliği olacaktır" dedi. "Nasıl bir Manavgat’ta yaşlanmak istiyoruz?" Manavgat’ın nüfus yoğunluğunun da büyük bir çeşitliliğe sahip olduğunu da dile getiren Başkan Vekili Mehmet Çiçek, "Bugün 260 bin nüfusumuzun yalnızca 115 bini Antalya kütüğüne kayıtlı. Yani Manavgat, farklı şehirlerden gelen insanların buluştuğu bir şehir. Ayrıca, bir başka gerçeğe bakalım. Bugün Manavgat nüfusunun yaklaşık yüzde 51’i 35 yaşın üzerinde ve bu oran artmaya devam ediyor. Yani sadece büyümüyoruz, aynı zamanda yaşlanıyoruz. O halde bir an önce sormamız gereken soru çok net. Biz nasıl bir Manavgat’ta yaşlanmak istiyoruz? Nüfusumuz yaşlandıkça ekonomimiz bundan nasıl etkilenecek" şeklinde konuştu. "Türkiye’de yabancıların yaptığı her 5 gecelemeden 1’i Manavgat’ta" Manavgat’ın Türkiye ekonomisi için de çok önemli bir noktada olduğuna da değinen Başkan Vekili Çiçek, "Manavgat sadece bir şehir değil, Türkiye ekonomisi için de kritik bir merkezdir. Bakanlık verilerine göre, Türkiye’de yabancıların yaptığı her 5 gecelemeden 1’i Manavgat’ta gerçekleşiyor. Türkiye’nin sadece binde 3’ü kadar bir alanda bu kadar büyük bir turizm hacmini yönetiyoruz. Bu, aynı zamanda büyük sorumlulukları beraberinde getiriyor. Bugün artık bazı sorulara net cevaplar vermek zorundayız. Turizmi büyütürken, doğamızı, kültürümüzü ve kent yaşamımızı kaybediyor muyuz? Yoksa bunları birlikte güçlendirebiliyor muyuz? Ulaşım altyapımız, kentsel altyapımız bu yoğunluğu kaldırabiliyor mu? Artık sadece büyümeyi değil, doğru büyümeyi konuşmak zorundayız" ifadelerini kullandı. "Side turizmi 12 aya yayılmalı" Konuşmasını Antik Side’nin 12 aya yayılan bir turizm merkezi olması gerektiğini söyleyerek sürdüren Başkan Vekili Çiçek, "Side hepimizin gurur duyduğu Manavgatımızın en önemli markası. Dünyanın sayılı antik kentlerinden biri. Tarihiyle, kimliğiyle, potansiyeliyle eşsiz bir değer. Ama yılın belli dönemlerinde capcanlı olan Side, yılın önemli bir bölümünde hayattan kopuyor. Bu tabloyu görmezden gelemeyiz. Şimdi kendimize şu soruyu sormalıyız. Biz Side’yi sadece yaz aylarında yaşayan bir turizm merkezi olarak mı görmek istiyoruz, yoksa 12 ay yaşayan, nefes alan, üreten bir cazibe merkezi haline mi getirmek istiyoruz? Eğer ikinciyi istiyorsak, o zaman turizmi yeniden düşünmek zorundayız. Kültür turizmi, doğa turizmi, spor turizmi, sağlık turizmi gibi turizm alternatiflerini daha güçlü hale getirmeliyiz. Manavgat’ın müthiş bir potansiyeli var. Ama bu potansiyeli birlikte harekete geçirmemiz gerekiyor" dedi. "Manavgat, sadece Türkiye’de değil, dünyada örnek gösterilen bir kent olacak" Tarım sektörümüz, klasik tarıma göre yüksek katma değerli üretim yaparak bizleri gururlandırıyor ama bu bize yetmez. Daha verimli nasıl oluruz? Daha sürdürülebilir nasıl oluruz? Daha fazla katma değeri nasıl üretiriz? İzninizle bugünün ilk net tespitini ben yapmak istiyorum. Bu şehirdeki aklı, bu şehirdeki sermayeyi, bu şehirdeki vizyonu bir araya getirebilirsek Manavgat, sadece Türkiye’de değil, dünyada örnek gösterilen bir şehir olur. Buna yürekten inanıyorum. Ancak bunun için bir şartımız var. Bugün burada siyaseti, kişisel öncelikleri, günlük tartışmaları kapının dışında bırakacağız. Bugün unvanlarımızla, görevlerimizle değil, Manavgat’a gönül veren, Manavgat için sorumluluk hisseden insanlar olarak masalara oturacağız ve tek bir hedefimiz olacak. Manavgat’ta yaşayan, Manavgat’ta kazanan insanlar olarak bu şehri birlikte daha iyi bir geleceğe taşımak. Bunu yapabilirsek, evlerimize gittiğimizde çocuklarımızın, torunlarımızın gözlerine güvenle bakabileceğimize canı gönülden inanıyorum" diye konuştu. Başkan Vekili Çiçek: "Gerçek ortak akıl, herkesin sesinin duyulduğu yerde oluşur" Zirvenin yalnızca salonda oluşan masalarda kalmayacağını da ifade eden Başkan Vekili Mehmet Çiçek, "Bu toplantı bir yol haritası üretme toplantısıdır. Burada ortaya çıkacak her fikir, her öneri, her tespit Manavgat’ın geleceğine yazılacak bir nottur. Bu süreç burada bitmeyecek. Bu salonda konuşulanları derleyeceğiz, analiz edeceğiz ve teknolojik imkanları da kullanarak Manavgat halkının tamamına açacağız. Burada tabanını hazırladığımız ve sivil toplumun her kesimine yayılacak görüşmeleri yapacağız. Burada konuşulan projeleri konularına göre ayırıp tüm muhataplarıyla tekrar kararlaştıracağız. Bu şehirde söz söylemek isteyen herkesin bu sürece dahil olmasını sağlayacağız. Çünkü biz inanıyoruz ki gerçek ortak akıl, herkesin sesinin duyulduğu yerde oluşur" diyerek sözlerini tamamladı. İlk günde 133 proje önerisi Yapılan sunumların ardından turizm ve destinasyon yönetimi, tarım, gıda ve kırsal kalkınma, kentleşme, altyapı ve ulaşım, doğa, çevre ve sürdürülebilirlik, ekonomi, girişimcilik ve yatırım, eğitim, insan kaynağı ve gelecek nesiller, kültür, kimlik ve kent yaşamı ile sosyal yaşam ve toplumsal dayanışma gruplarında katılımcılar proje, sorunlar ve çözüm önerilerini akademisyenler eşliğinde tartıştı. İlk günün sonunda 8 ayrı masada yapılan çalışmalarda 133 ayrı proje ortaya çıktı. Zirveye, Antalya milletvekilleri Cavit Arı, Aliye Coşar, Aykut Kaya, Sururi Çorabatır, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Öz, parti temsilcileri, geçmiş dönem Manavgat ve belde belediye başkanları, Antalya Büyükşehir Belediyesi bürokratları, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, iş adamları ve çok sayıda davetli katıldı.