Son Dakika
|
ABD Başkan Yardımcısı Vance: "İran’la anlaşmaya varamadık"
Öğretmen Fatma Nur Çelik’i öldüren sanığın 126 yıla kadar hapsi istendi
Aslı Baş’ın ölümünde Yargıtay’ın kararı bozması sonrası yeni gelişme
AB’nin Giriş-Çıkış Sistemi Schengen bölgesinin tamamında uygulamaya girdi
Pezeşkiyan: "Türkiye'nin tutumunu takdir ediyoruz"
Küçükçekmece’de İETT otobüsünden inen yolcuya motosiklet çarptı
Mersin’in Yenişehir Belediyesi’ne yolsuzluk operasyonu:
Mazota Cuma sabahı 13 TL indirim geliyor
İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı
Pezeşkiyan: "Lübnan'a yönelik saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
İran heyeti Pakistan’dan ayrıldı
Bakan Gürlek: "2025 yılında arabuluculuk yöntemiyle uyuşmazlıkların yüzde 54'ünde anlaşma sağlandı"
Kartal’da kaybolan balıkçı 15 gündür aranıyor: Arkadaşları denize açıldı
Peskov: "NATO, ABD’nin memnuniyetsizliği nedeniyle çökmeyecektir"
Simav’da 4.8 büyüklüğünde deprem anı kamerada
Simav’da 127 artçı deprem!
Pakistan’dan ABD ve İran’a ateşkesi sürdürme çağrısı
EKONOMİ
Türkiye’nin en büyük 50 şirketinden birisiydi, işçiler ayağa kaldırılmasını istedi
12 Nisan 2026 Pazar - 16:48:22
Bir zamanlar Türkiye’nin en büyük 50 şirketinden birisi olan Sivas Demir Çelik Fabrikası’nın (SİDEMİR), Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devri kararı sonrası, haklarını alamayan işçiler ayağa kaldırılmasını istedi. İşçiler, alamadıkları haklarının yanında yeniden ülke ekonomisine kazandırılması için dev işletmenin ayağa kaldırılmasını istedi. Bir zamanlar Türkiye’nin en büyük 50 sanayi kuruluşu arasında yer alan SİDEMİR, 1998 yılında özelleştirilmiş iş adamı Erol Evcil tarafından satın alınmıştı. Yıllık 720.000 ton çelik üretim kapasitesiyle inşaat demiri ve tel çubuk kaliteleri için 100 mm ila 160 mm kare kütükler üretmekteydi. İç piyasa başta olmak üzere, Avrupa, Orta ve Uzak Doğu, Afrika, Amerika’ya ihracat yapan işletme yaklaşık 4 yıldır üretime ara vermek zorunda kaldı. İşçi çıkartan ve çalışan işçilerinin maaşlarını ödeyemeyin işletme biriken işçi ve devlet alacaklarından dolayı mahkemelik oldu. İşletmeyle ilgili devam eden birçok dava bulunurken Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi aldığı kararla SİDEMİR’in TMSF’ye devredilmesi kararı aldı. Mahkeme kararının ardından fabrikanın yeniden aktif edilmemesi üzerine fabrika çalışanları bir basın açıklaması düzenledi. Sivas Kent Meydanı’nda toplanan fabrika işçileri, yıllardır alamadıkları haklarının yanında, ülke ekonomisi adına fabrikanın yeniden ayağa kaldırılması için çağrıda bulundular. "İşçinin geleceği belirsizliğe itildi" İşçiler adına konuşan işçilerinden Hakan Evren, silinen SGK primleri ile işçinin geleceğinin belirsizliğe itildiğini ifade ederek, "Bugün burada sadece bir fabrikanın değil, bir şehrin emeğinin, alın terinin ve hakkının konuşulması için toplandık. Söz konusu olan yer; yıllarca üretmiş, istihdamı sağlamış, Sivas’ın ekonomisine can vermiş olan Sivas Demir Çelik Fabrikasıdır. Ancak ne yazık ki bu fabrika, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu yani TMSF tarafından devralındıktan sonra beklenen şekilde işletilmemiş, üretim sürekliliği sağlanamamış ve en önemlisi çalışanların hakları ciddi şekilde zedelenmiştir. Burada altını kalın çizgilerle çizmek istiyorum. İşçilerimizin Sosyal Güvenlik Kurumu yan! SGK primleri silinmiştir. Bu sadece bir ‘kayıt silme’ meselesi değildir. Bu; emeklilik hakkının gaspıdır, sağlık güvencesinin yok sayılmasıdır, geleceğin belirsizliğe itilmesidir. Ve en önemlisi, anayasal bir hakkın elinden alınmasıdır. Çünkü SGK primi demek sadece maaştan kesilen bir rakam değildir. O, işçinin geleceğidir. O, çocuğunun hastaneye gittiğinde güvende olmasıdır. O, yıllarca çalıştıktan sonra insan gibi yaşama hakkıdır" dedi. "SİDEMİR yeniden ayağa kalkmalıdır" Evren, SİDEMİR’in ülke ekonomisi için yeniden ayağa kaldırılması gerektiğini vurgulayarak, "Bugün geldiğimiz noktada çok net bir gerçek vardır: Sivas Demir Çelik Fabrikası şu an çalışır durumdadır. Makinalar ayaktadır. Altyapı hazırdır. İş gücü vardır. Yani bu fabrika hiçbir ciddi engel olmadan yeniden üretime geçirilebilir. Bu sadece ekonomik bir mesele değildir. Bu, Sivas’in yeniden ayağa kalkması meselesidir. Bu, gençlerin iş bulması meselesidir. Bu, göçün durması meselesidir. Buradan açık çağrımızdır: sayın Sivas milletvekilleri, sayın valimiz, sayın belediye başkanımız ve tüm yetkili devlet büyüklerimiz. Bu meseleye sessiz kalmayın. Bu fabrika yeniden çalıştırılmalıdır. İşçilerin tüm hakları iade edilmelidir. SGK primleri yeniden tanınmalı, mağduriyetler giderilmelidir. Bu bir lütuf değil, bir zorunluluktur Bu bir yardım değil, bir hakkın teslimidir. Unutmayalım: bir şehir, fabrikasıyla büyür. Bir ülke, işçisinin hakkını koruyarak güçlenir. Bizler hakkımızı istiyoruz. Adalet istiyoruz. Üretim istiyoruz ve diyoruz ki: Sivas Demir Çelik yeniden ayağa kalkmalıdır" şeklinde konuştu. İşçiler basın açıklamasının ardından slogan atıp dağıldı.
12 Nisan 2026 Pazar - 15:02
Samsun’da enerji altyapısına 11,2 milyar TL’lik yatırım planı
Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) 10. Bölge Müdürlüğü tarafından Samsun’da yürütülen çalışmalar kapsamında enerji iletim altyapısının güçlendirilmesine yönelik 2023-2025 yılları arasında önemli projeler hayata geçirilirken, yatırım programında toplam 11 milyar 222 milyon liralık planlama bulunduğu bildirildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı destekleri ve Samsun Valiliği koordinasyonunda faaliyetlerini sürdüren TEİAŞ 10. Bölge Müdürlüğü, üretim tesislerinde üretilen elektriğin güvenli ve kesintisiz şekilde dağıtım şirketlerine ve büyük tüketicilere ulaştırılması için çalışmalarını sürdürüyor. Arz-talep dengesini anlık takip ederek sistem frekansını dengeleyen kurum, enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla iletim altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. Bölge Müdürlüğü bünyesinde 14 bin 462 elektrik direği, 123 iletim hattı ve 37 transformatör merkezi ile 9 bin 444 MVA kurulu güçle hizmet verilirken, 2023-2025 yılları arasında 7 yeni transformatör merkezinin tamamlandığı belirtildi. Son dönemde yaklaşık 1 milyar TL yatırım bedeliyle 154 kilovolt Yakakent ve Atakum transformatör merkezleri ile 400 kilovolt Samsun-2 oto transformatör merkezlerinin devreye alındığı kaydedildi. Artan sanayi yatırımlarıyla birlikte yükselen enerji talebine cevap verebilmek amacıyla 2 milyar TL yatırım bedelli 170 kilovolt Havza OSB ve 170 kilovolt Çarşamba OSB transformatör merkezlerinde çalışmaların sürdüğü, 400 kilovolt Tekkeköy OSB transformatör merkezi için ise ihale sürecinin devam ettiği ifade edildi. Ayrıca Bafra ilçesi ve OSB bölgesinde planlanan 170 kilovolt Gazi transformatör merkezi için ihale hazırlıklarının sürdüğü bildirildi. İletim hatları yatırımları kapsamında ise 2023 yılında 4 kilometre, 2024 yılında 16 kilometre ve 2025 yılında 9,5 kilometre yeni hat inşa edildiği, ayrıca 583 milyon TL bedelli 170 kilovolt Samsun1-Merzifon enerji iletim hattının yenileme çalışmalarına başlandığı aktarıldı. Yatırım programı kapsamında Samsun’da 5 transformatör merkezi, 11 enerji iletim hattı ve 1 bölge müdürlüğü idari binası olmak üzere toplam 17 projede çalışmaların planlandığı belirtildi. Çevre ve sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında 2023 yılında 30 merkeze sıfır atık belgesi alındığı, 2025 yılında ise 5 merkezin belgesinin yenilendiği ve 3 merkeze yeni belge verildiği kaydedildi. TEİAŞ ekiplerinin 7 gün 24 saat esasına göre arıza ve bakım faaliyetlerini sürdürdüğü belirtilirken, ekonomik ömrünü tamamlayan yüksek gerilim ekipmanlarının yenilenerek, olması muhtemel kesintilerin önüne geçildiği ifade edildi. Ayrıca yüksek gerilim teçhizatlarının test ve kontrol işlemlerinin kurum tarafından geliştirilen Operasyonel Yönetim Sistemi ile düzenli olarak gerçekleştirildiği aktarıldı. Canlı bakım ekipleri tarafından 2023-2025 yılları arasında yüzlerce izolatör değişimi, iletken tamiri, jumper onarımı ve elektrik alan taraması yapılırken, trafo bakım ekiplerince de yüzlerce bara ayırıcı bakım ve değişim işleminin gerçekleştirildiği bildirildi. Samsun’da artan yatırımlar doğrultusunda enerji altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların ilerleyen süreçte de artarak devam edeceğine dikkat çekildi.
12 Nisan 2026 Pazar - 14:56
İŞKUR’un Samsun’daki çalışmalarıyla yaklaşık 75 bin kişi istihdama kazandırıldı
Samsun Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü (İŞKUR), 2023-2025 yılları arasında yürüttüğü çalışmalarla 74 bin 931 kişinin istihdama kazandırılmasına katkı sağladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı destekleri ve Samsun Valiliği koordinasyonunda faaliyetlerini sürdüren İŞKUR İl Müdürlüğü, kentte istihdamın korunması, işsizliğin azaltılması ve dezavantajlı grupların işgücü piyasasına kazandırılması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Samsun Valiliği’nden yapılan açıklamada, İŞKUR İl Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, işveren talepleri doğrultusunda arz ve talep eşleştirmesi yapılırken, 2023-2025 yılları arasında toplam 72 bin 530 iş yeri ziyareti gerçekleştirildiği, vatandaş odaklı hizmet anlayışı çerçevesinde ise 184 bin 490 bireysel görüşme yapıldığı kaydedildi. Yaklaşık 75 bin kişi istihdama kazandırıldı Açıklamaya göre 3 yıllık süreçte toplam 74 bin 931 kişinin istihdama kazandırıldığı belirtilirken, kayıtlı iş gücü sayısı 120 bin 406’dan 172 bin 367’ye yükseldi. Aynı dönemde kadın kayıtlı iş gücü 58 bin 249’dan 89 bin 377’ye, genç kayıtlı iş gücü ise 23 bin 201’den 40 bin 688’e çıktı. Engelli bireylerin istihdamına yönelik çalışmalar kapsamında bin 700 kişinin işe yerleştirilmesine aracılık edilirken, 2025 yılında bin 375 eğitim kurumu ziyareti gerçekleştirilerek meslek danışmanlığı alanında Türkiye birinciliği elde edildi. İş Kulübü faaliyetleri kapsamında ise aynı yıl Türkiye dördüncülüğü kazanıldı. İşsizlik oranı azaldı Aktif işgücü programları kapsamında 3 yılda toplam 2 bin 369 program uygulanırken, 24 bin 602 kişi bu programlardan faydalandı. İşgücü yetiştirme kursları, işbaşı eğitim programları, toplum yararına programlar ve işgücü uyum programları için yaklaşık 1 milyar 682 milyon TL kaynak kullanıldı. Yürütülen çalışmalar neticesinde Samsun’da 2023 yılında yüzde 9,4 olan işsizlik oranının 2025 yılında yüzde 7,6’ya gerilediği bildirildi. Öte yandan, çocuk işçiliği ile mücadele kapsamında ilgili mevzuat çerçevesinde denetim ve rehberlik faaliyetlerinin sürdürüldüğü, kurumlar arası iş birliğiyle farkındalık artırıcı çalışmaların devam ettiği kaydedildi.
12 Nisan 2026 Pazar - 13:33
ASO Başkanı Ardıç: "Teknoparklarda ürünleşme, ticarileşme ve ihracatta sıçrama zamanı"
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Şimdi teknoparklarda ürünleşme, ticarileşme ve ihracatta sıçrama zamanı" dedi. Ankara Sanayi Odası (ASO), Türkiye’nin teknoloji geliştirme bölgesi ekosistemini uluslararası örneklerle karşılaştırmalı olarak ele alan kapsamlı raporunu yayınladı. ‘Küresel Teknoloji Politikaları Perspektifinde Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Analizi’ başlıklı rapor, Türkiye’deki teknoparkların 25 yıllık dönemde önemli bir ölçeğe ulaştığını; ancak bu ölçeğin patent, ticarileşme ve sanayi ölçeğinde teknoloji üretimine aynı düzeyde yansımadığını ortaya koydu. "Ekosistemde büyüme var ancak teknoloji ihracatı ve derinleşme sınırlı" Rapora göre, Türkiye’de 113 Teknoloji Geliştirme Bölgesi bulunuyor. Bunların 94’ü aktif olarak faaliyet gösterirken, 19’unda altyapı çalışmaları devam ediyor. Son 25 yılda teknoparklarda 88 bin 77 proje tamamlanırken faaliyet gösteren firma sayısı 12 bin 188 ve bu bölgelerde toplam istihdam ise 125 bin 124 kişiye ulaştı. Aynı dönemde toplam satış hacmi yaklaşık 1,15 trilyon liraya, toplam kümülatif ihracat ise 16 milyar dolara yükseldi. Ancak rapor, bu güçlü ölçeğin patent ve ürünleşme tarafında aynı derinliği oluşturamadığını ve sanayiyle entegrasyonu süreçlerinde de yapısal bir kopukluk olduğunu ortaya koydu. 2002-2024 döneminde Türkiye genelinde yapılan 112 bin 131 patent başvurusunun yalnızca 5 bin 228’i teknopark kaynaklı gerçekleşti. Patent tescilinde ise toplam 31 bin 757 tescilin sadece 2 bin 412’si teknoparklardan geldi. Böylece teknoloji geliştirme bölgelerinin ulusal patent tescilindeki payı yüzde 7,6 seviyesinde kaldı. Üniversite merkezli mevcut teknopark yapılanması, bilgi üretiminde önemli bir rol oynasa da, bu üretilen bilginin sanayiyle yeterince buluşamaması, Ar-Ge çıktılarının patent, ticarileşme, ekonomik değer ve üretime dönüşme kapasitesini sınırladığına dikkat çekildi. Raporda ayrıca, teknopark firmalarının yüzde 56’sının patent üretimi yapısal olarak sınırlı olan yazılım ve dijital teknoloji alanında faaliyet gösterdiği; imalat ve donanım odaklı firmaların payının ise yüzde 5’in altında kaldığı belirtildi. Söz konusu girişimci yapısının patent üretimini sınırladığına dikkat çekildi. Mevcut tablo, Ar-Ge’den prototipe, prototipten ürüne ve seri üretime uzanan zincirde yapısal güçlenme ihtiyacını açıkça ortaya koydu. ASO’nun raporunda, teknoloji geliştirme bölgelerinde uluslararasılaşma tarafında da istenen derinliğe henüz ulaşılamadığına dikkat çekildi. 2014 yılında 126 olan yabancı firma sayısı, 2025 yılı Ekim ayında 525’e yükseldi. Ancak bu artışa rağmen, yabancı firmaların toplam ekosistem içindeki payı yaklaşık yüzde 4,3 seviyesinde kaldı. Raporda, uluslararasılaşmada asıl ihtiyacın yalnızca sayı artışı değil; daha güçlü iş birlikleri, daha derin etkileşim ve daha kalıcı bir küresel entegrasyon olduğu vurgulandı. "Teknoparklarda ürünleşme, ticarileşme ve ihracatta sıçrama zamanı" ASO Başkanı Seyit Ardıç, rapora ilişkin değerlendirmesinde, teknoparklarda niceliksel büyümenin önemli bir eşik olduğunu ancak yeni dönemde asıl ihtiyacın nitelik odaklı dönüşümden geçtiğini belirterek, "Teknoparklarda ulaşılan niceliksel büyüme önemli bir eşiği temsil ediyor. Ancak asıl mesele, bu ölçeği güçlü fikrî mülkiyet çıktısına, ürünleşmeye ve sanayi ölçeğinde teknoloji üretimine dönüştürebilmektir. Bu noktada, üniversitelerdeki araştırma derinliği sorununun da sanayi ile ortak bir bakış ve iş birliği yaklaşımıyla ele alınması kritik önem taşımaktadır. Şimdi teknoparklarda patent ve ticarileşmede sıçrama yapma zamanıdır" ifadelerini kullandı. Teknoloji geliştirme bölgelerinin teknoloji üretiminde ve küresel pazarlara açılmada önemli bir kapasite oluşturduğuna dikkat çeken Başkan Ardıç, "Bunun kalıcı rekabet avantajına dönüşmesi ise fikrî mülkiyet, ürünleşme ve sanayi entegrasyonunun güçlendirilmesine bağlıdır" değerlendirmesinde bulundu. ASO’dan 13 maddelik reform paketi: ‘4 stratejik eksen’ Raporda, patent ve ürünleşme derinliğindeki açığın yalnızca kaynak yetersizliğinden değil, statü bazlı, çıktıyı yeterince öncelemeyen teşvik yapısından, kira yönetimine sıkışan işletme modellerinden ve zayıf ürünleşme hatlarından kaynaklandığı vurgulanarak, teknoparklarda ikinci sıçramayı sağlayacak 13 maddelik reform çerçevesi ortaya konuldu. Reform önerileri dört ana stratejik eksende toplandı. Teşvik mimarisinde dönüşüm Teknopark teşviklerinin yalnızca bölgede bulunma statüsüne göre değil; patent, ürünleşme, ihracat ve teknoloji çıktısına göre performans odaklı hale getirilmesi önerildi. Alan işletmeciliğinden teknoloji yatırımcılığına geçiş Yönetici şirketlerin yalnızca kira ve alan yöneten yapılardan çıkarılarak; ortak altyapı, teknoloji transferi, yatırım ve ticarileşme süreçlerini yöneten aktörlere dönüşmesi gerektiği vurgulandı. OSB-TGB entegrasyonu ve finansman derinliği Ar-Ge ile üretim arasındaki kopukluğun giderilmesi, prototipten pilot üretime uzanan hattın güçlendirilmesi ve teknopark finansman yapısının girişim sermayesi araçlarıyla derinleştirilmesi gerektiği ifade edildi. Performans, insan kaynağı ve uluslararasılaşma Teknoparkların çıktı ve etki bazlı izlenmesi, akademik sistemin patentin ürüne dönüşme süreciyle daha güçlü ilişkilendirilmesi ve büyük ölçekli teknoparklarda uluslararası ortaklık kapasitesinin artırılması önerildi. Uygulama zemini: ‘ASO Teknoloji Üssü’ Ankara Sanayi Odası’nın raporunda ortaya konulan reform çerçevesi yalnızca öneri düzeyinde bırakılmadı; bunun kurulum hazırlıkları hızla devam eden ASO Teknoloji Üssü ile uygulamaya dönüşeceği vurgulandı. Temelli Sanayi Havzası’nda 1 milyon metrekare alanda konuşlanacak olan ve fizibilite çalışmaları tamamlanan ASO Teknoloji Üssü, Ar-Ge, üretim, girişimcilik ve ticarileşmeyi aynı kampüste buluşturan bütünleşik bir inovasyon ekosistemi olarak tasarlandı. Tam kapasiteye ulaştığında ASO Teknoloji Üssü’nün Ankara ihracatına yaklaşık 1,5 milyar dolar katkı sağlaması, 18 bini aşkın nitelikli istihdam üretmesi ve 800’den fazla Ar-Ge şirketi ile girişime ev sahipliği yapması hedefleniyor. "Ülkemizin rekabetçiliği açısından kritik önemde" Raporda yer alan reform paketini değerlendiren ASO Başkanı Seyit Ardıç, "Teşviklerin sonuç ve etki üreten bir yapıya evrilmesi, yönetici şirketlerin ‘kira yöneten’ değil ‘değer üreten’ bir modele geçmesi ve üretimle entegrasyonu sağlayan uygulama kapasitesinin güçlendirilmesi, ülkemizin rekabetçiliği açısından kritik önemdedir" dedi. Ardıç, raporun tamamlayıcı stratejiler ve uygulama yol haritasıyla birlikte, dönüşümün nasıl hayata geçirileceğine dair somut bir çerçeve ortaya koyduğunu belirtti. ASO Teknoloji Üssü’nün bu dönüşümün somut uygulama zemini olacağını belirten Başkan Ardıç, "Teknoparklarda yeni dönemin anahtarı, Ar-Ge’yi üretimle ve ticarileşmeyle aynı hatta buluşturabilmektir. ASO Teknoloji Üssü, bu yaklaşımın somut uygulama zeminini oluşturacaktır" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Nisan 2026 Perşembe- 09:59
Karacabey’de salçalık domates ekiminde "serbest"in fazla olması bekleniyor
2
09 Nisan 2026 Perşembe- 09:00
Adana’nın tescilli lezzeti şalgam, karnavalın gözdesi oldu
3
09 Nisan 2026 Perşembe- 16:37
Türk markasını dünyaya taşıyorlar
4
08 Nisan 2026 Çarşamba- 16:15
Edremit’in Avrupa uçuşları masaya yatırıldı
5
11 Nisan 2026 Cumartesi- 17:35
ERSİAD heyetinden ETSO’ya ziyaret: Erzurum’un stratejik önemi masaya yatırıldı
17 Aralık 2025 Çarşamba - 15:41
Bozkır’da çiftçilere makine ve ekipman desteği
Konya’nın Bozkır ilçesinde çiftçilere yönelik hibe destek programı kapsamında makine ve ekipman dağıtım töreni gerçekleştirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Bozkır İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün yürüttüğü Göksu Taşeli Havzası Kalkınma Projesi çerçevesinde, ilçedeki üreticilere önemli bir destek sağlandı. "Hassas Grupların Desteklenmesi Programı" kapsamında düzenlenen törenle, toplam 65 üreticiye yüzde 100 hibe ile çeşitli makine ve ekipmanlar dağıtıldı. Dağıtımda; 19 üreticiye hamur karma makinesi, 14 üreticiye motorlu testere, 10 üreticiye salça makinesi, 15 üreticiye süt sağım makinesi ve 7 üreticiye şarjlı budama makası teslim edildi. Ayrıca, projenin "Ekonomik Yatırımlar Programı" çerçevesinde, Bozkır Süt Üreticileri Birliği’ne 9 ton kapasiteli bir süt nakil aracı, yüzde 80 hibe desteği ile kazandırıldı. Törende konuşan Konya İl Tarım ve Orman Müdürü Duran Seçen, 2018 yılında başlayan projenin bölge için önemine değindi. Seçen, "Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu iş birliğiyle hayata geçirilen bu proje, bölge çiftçisine adeta can suyu olmuştur. Proje yalnızca bir destek programı değil; aynı zamanda sürdürülebilir doğal kaynak yönetimi, ekonomik çeşitliliğin artırılması ve iklim şoklarına karşı direncin güçlendirilmesi vizyonunun ilçemizdeki somut bir göstergesidir. Bozkır ilçemiz, projeden en fazla faydalanan ilçelerden biri olmuştur. Dolayısıyla Bozkır İlçe Müdürlüğümüzün ekibine teşekkür ediyoruz" dedi. Dağıtılan tarım ekipmanları ve nakil aracı ile bölge çiftçisinin üretim kapasitesinin ve verimliliğinin artırılması, maliyetlerin düşürülmesi ve ürünlerin daha sağlıklı şartlarda pazara ulaştırılması hedefleniyor.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 15:32
DSO’nun uluslararası başarısı takdir topladı
Denizli Sanayi Odası (DSO), iş dünyasının çatı kuruluşu Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Dünya Odalar Federasyonu (WCF) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nu ve beraberindeki heyeti ağırladı. Gerçekleşen kapsamlı toplantıda, Denizlili sanayiciler ve çevre illerin Oda/Borsa Başkanları ile bir araya gelinerek bölgesel ekonomik iş birliği imkanları ve sektörün güncel beklentileri masaya yatırıldı. Türkiye ekonomisinin üretim üssü Denizli, önemli bir ekonomi buluşmasına ev sahipliği yaptı. Denizli Sanayi Odası’nın (DSO) ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Dünya Odalar Federasyonu (WCF) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Denizlili sanayiciler ve çevre illerin oda ve borsa başkanlarıyla bir araya geldi. DSO hizmet binasında yoğun katılımla gerçekleştirilen toplantıda; sanayi ve ticaretin mevcut durumu, küresel rekabet koşulları, finansmana erişim, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim ve bölgesel iş birliği olanakları kapsamlı şekilde ele alındı. Denizli iş dünyasının ortak beklentilerinin doğrudan dile getirildiği önemli bir istişare platformu oldu. Türkiye ekonomisinin üretim üssü Denizli’de düzenlenen programın yürütücülüğünü DSO Meclis Başkanı Okan Konyalıoğlu üstlendi. Konyalıoğlu, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, istişare kültürünün önemine dikkat çekerek; "Denizli sanayisinin gücü, ortak akıl ve birliktelikten geliyor. Bugün burada dile getirilecek her görüş, üretim ve kalkınma yolculuğumuza katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. DSO Başkanı Kasapoğlu: "Birlikte üretiyor, birlikte güçleniyoruz" Toplantının açılış konuşmasını yapan DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, DSO’nun köklü kurumsal yapısına ve son yıllarda hayata geçirilen dönüşüm hamlelerine dikkat çekti. Katılımcı yönetim anlayışıyla oluşturulan Yüksek İstişare Kurulu, aktif komisyonlar ve artan üye sayısıyla DSO’nun sanayicilerin ortak aklını temsil ettiğini vurgulayan Kasapoğlu, "Zorlu ekonomik koşullara rağmen üretimden vazgeçmiyoruz. Planlıyor, inşa ediyor ve uyguluyoruz" dedi. "Yeni kurullar, yeni vizyon: Odamızda katılımcı yönetim dönemi" DSO’nun güçlü bir kurumsal geçmişe sahip olduğunu belirten Kasapoğlu, son üç yılda hayata geçirilen yapısal dönüşümle bu birikimin daha ileri taşındığını ifade etti. İlk kez oluşturulan Yüksek İstişare Kurulu başta olmak üzere, Yönetim Kurulu, Meclis, komisyonlar ve tüm kurulların bu süreci birlikte inşa ettiğini belirten Kasapoğlu, "Bu birliktelik, Odamızda yeni ve gelişkin bir perspektifin mayasını oluşturdu. Üye sayımızı 2 bin 100’e yükselttik" dedi. TOBB camiasını büyük bir aile olarak tanımlayan Kasapoğlu, hizmetlerde yarışmanın kaliteyi artırdığına dikkat çekerek, "TOBB ve ona bağlı Odalar, etki alanlarını genişlettikçe; istihdamdan eğitime, finansmandan uluslararası ağlara kadar birçok alanda toplumsal fayda üreten kalıcı sonuçlara imza atıyor" ifadelerini kullandı. Başkan Kasapoğlu, TOBB camiasının bir aile olduğunu vurgulayarak, bu ailenin parçası olmanın heyecanını ve hizmetlerde yarışmanın geliştiriciliğini dile getirdi: "TOBB ve ona bağlı Odalarımız etki alanını genişlettikçe, hizmet kalitesini yükseltip çeşitliliğini artırdıkça tüm toplumun ortak yararına kalıcı sonuçlar yaratıyor. İstihdam ve işsizlik, alternatif finansman kaynakları yaratımı, eğitim sektörüne her aşamasında verilen destekler, uluslararası alanda güçlendirilen ağlar, sanayimiz için lobi faaliyetleri, sektörlerimiz için iyileştirme faaliyetleri ve yeni nesil hizmetler gibi birçok alanda yol gösterici, yol açıcı roller oynuyoruz. Müşterek toplantılar, şura toplantıları eliyle sanayicilerimizin sorunlarını doğrudan aktarma ve çözümlere aracılık etme fırsatı yakalıyoruz." DSO’nun uluslararası başarısı takdir topladı Kasapoğlu, DSO’nun uluslararası arenadaki başarılarına da değinerek, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile üç ay önce Avustralya’da düzenlenen Dünya Odalar Kongresi’nde birlikte olduklarını hatırlattı ve Odanın "yeşil dönüşüm" kategorisinde temiz üretim çalışmasıyla finale kalarak dünya sahnesinde temsil edilmesinden duydukları gururu dile getirdi. Kasapoğlu ayrıca, Denizli Sanayi Odası’nın Dünya Odalar Kongresinde yeşil dönüşüm kategorisinde finale kalarak Türkiye’yi başarıyla temsil ettiğini hatırlattı. Teşvik Ofisi, Eğitim Akademisi, Model Fabrika, Dış Ticaret İstihbarat Merkezi ve Verimlilik Merkezi gibi yapılarla DSO’nun sanayicilere yeni nesil hizmetler sunduğunu belirten Kasapoğlu, bu çalışmaların Denizli sanayisine önemli bir dinamizm kazandırdığını söyledi. Hisarcıklıoğlu; "DSO Türkiye’ye örnek bir oda" Toplantıda konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Denizli’ye 18. kez geldiğini belirterek, Denizli Sanayi Odası’nın kurumsal yapısı, hizmet kalitesi ve vizyoner yaklaşımıyla Türkiye genelinde örnek gösterilen odalardan biri olduğunu vurguladı. "Beş yıldızlı Oda olmak bir unvan değil, sürekli gelişim sürecidir" diyen Hisarcıklıoğlu, DSO’nun dijital dönüşüm ve verimlilik alanlarında somut ve ölçülebilir başarılar elde ettiğini ifade etti. Denizli’nin en çok dijitalleşen şehirler arasında yer aldığını kaydeden Hisarcıklıoğlu, Dünya Odalar Yarışması’nda yeşil dönüşüm alanında DSO’nun dünyanın ilk üç Odası arasına girmesinin büyük bir uluslararası başarı olduğunu söyledi. KOBİ’lere finansman, iş dünyasına umut mesajı Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hisarcıklıoğlu, KOBİ’lerin finansmana erişiminin iş dünyasının en önemli sorunları arasında yer aldığını belirtti. Kredi Garanti Fonu ve Nefes Kredileri aracılığıyla Denizli’de yüzlerce firmanın desteklendiğini aktaran Hisarcıklıoğlu, "İş insanı umutsuz olamaz" diyerek reel sektöre moral verdi. "Denizli’nin talepleri Ankara’da güçlü şekilde duyuluyor" Denizli iş dünyasından gelen taleplerin Ankara’da ilgili bakanlıklar nezdinde birebir aktarıldığını belirten Hisarcıklıoğlu, DSO Başkanı Selim Kasapoğlu aracılığıyla Denizli’nin sesinin güçlü şekilde duyurulduğunu söyledi. Birlik ve beraberlik vurgusu yapan Hisarcıklıoğlu, üretim ve kalkınma için ortak akıl çağrısında bulundu.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 15:30
Kadın girişimciler, MÜSİAD Gaziantep’te buluştu
MÜSİAD Gaziantep Şubesi ev sahipliğinde, MÜSİAD Kadın Girişimcileri Destekleme Komisyonu’nca 16–17 Aralık tarihlerinde iki gün süren "Bölgesel Üye Buluşmaları Programı" gerçekleştirildi. Programa, Türkiye’nin dört bir yanından gelen dernek üyesi kadın girişimciler yoğun katılım sağladı. Programın ilk gününde, Gaziantep’e gelen kadın girişimci üyelerle birlikte protokol ziyaretleri gerçekleştirildi. Bu kapsamda Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve TOBB Gaziantep Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Ayşe Ahin ziyaret edilerek kadın girişimciliği, yerel kalkınma ve iş dünyasında kadın temsili konularında istişarelerde bulunuldu. Protokol ziyaretlerinin ardından Gaziantep Şube Binası’nda düzenlenen programın açılış konuşmasını MÜSİAD Kadın Girişimcileri Destekleme Komisyonu Başkanı Ayşe Akgül Can gerçekleştirdi. Can, girişimciliğin cinsiyetle değil, vizyon, cesaret ve üretme iradesiyle güçlendiğini vurgulayarak, kadın girişimciliğinin kapsayıcı kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Program kapsamında ayrıca 3T (Tanı–Tanıştır–Ticaret Yap) Programı düzenlenerek katılımcılar arasında iş birliği ve ticaret odaklı görüşmeler sağlandı. Ardından Kadın Girişimcileri Destekleme Komisyonu’nun yol haritasına ilişkin bilgilendirme sunumu gerçekleştirilerek önümüzdeki döneme dair hedefler paylaşıldı. İlk gün programı gala yemeği ile sona erdi. Programın ikinci günü "Anadolu’da Marka Yolculuğu; Kadın Eli – Tecrübe Paylaşım Programı" gerçekleştirildi. Kadın Girişimcileri Destekleme Komisyon Üyesi Emine Yağmur moderatörlüğünde yapılan programda Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile Marmara Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Burcu Özsoy konuşmacı olarak yer aldı. Programın açılışında konuşan Yağmur, Anadolu’da markalaşmanın yalnızca ekonomik bir başarı değil; toprağa sahip çıkmak, kültürü korumak, emeği değerli kılmak ve bu mirası sürdürülebilir bir vizyonla geleceğe taşımak anlamına geldiğini ifade etti. Kadın elinin bu yolculukta yalnızca üretimi değil; estetiği, direnci ve vizyonu da temsil ettiğini vurguladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, beşeri sermayenin en büyük yatırım olduğunu belirterek güven, ahlak ve değer temelli bir iş yapma kültürünün şehirlerin ve toplumların geleceğini şekillendirdiğini ifade etti. Kadın bakış açısının karar alma mekanizmalarında daha güçlü şekilde yer almasının kalkınma sürecine önemli katkılar sunduğunu belirten Şahin, MÜSİAD’ın kuruluş felsefesinin bu anlayışı destekleyen güçlü bir sivil toplum yapısı sunduğunu dile getirdi. Prof. Dr. Burcu Özsoy ise konuşmasında, "Anadolu’da Marka Yolculuğu" konusunun bir şehrin dayanıklılığıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirtti. Gaziantep’in kültürel birikimi, kadın emeği ve vizyoner liderliğiyle güçlü bir marka şehir haline geldiğini ifade eden Özsoy, öğrenmeye açık, değer odaklı ve samimi liderlik anlayışının sürdürülebilir başarının temelini oluşturduğunu vurguladı. İki gün süren program, hediye takdimi ve fotoğraf çekimi ile sona erdi.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 15:14
Çankırı’da Kasım ayında 254 konut satıldı
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilere göre, Çankırı’da 2025 yılı Kasım ayında toplam 254 konut satıldı. Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı (TÜİK) 2025 yılı Kasım ayı Konut Satış İstatistikleri haber bültenini açıkladı. TÜİK Başkanlığı tarafından verilen bilgiye göre, Çankırı’da 2025 yılı Kasım ayında toplam 254 konut satıldı. Kasım ayı genelindeki konut satışları, bir önceki yılın aynı ayına göre 41 adet azalış gösterdi. Çankırı Merkez ilçesinde Kasım ayında 147 adet konut satışı gerçekleşirken, merkez ilçedeki satışların il genelindeki payı yüzde 57,9 olarak kaydedildi. Çankırı genelinde ipotekli konut satışları Kasım ayında 31 adet olarak açıklandı. İpotekli konut satışları geçen yılın aynı ayına göre 6 adet artarken, bu satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 12,2 olarak gerçekleşti. İpotekli satılan konutların 9 tanesi ilk defa satılan konutlardan oluşurken, diğer 22 tanesinin ise ikinci el satış olduğu görüldü. Diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı ayına göre 47 adet azalarak 223 adet oldu ve Kasım ayında diğer satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 87,8 olarak belirlendi. Kasım ayında Çankırı genelinde ilk el satılan konut sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre 15 adet azalarak 90 adet oldu. İlk kez satılan konutların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 35,4 olarak hesaplandı. Çankırı genelinde ikinci el konut satışları ise bir önceki yılın aynı ayına göre 26 adet azalarak 164 adet olarak gerçekleşti. Toplam konut satışları içinde ikinci el satışların payı ise yüzde 64,6 oldu.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 15:13
Kastamonu’da Kasım ayında 503 konut satıldı
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilere göre, Kastamonu’da 2025 yılı Kasım ayında toplam 503 konut satıldı. Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı (TÜİK) 2025 yılı Kasım ayı Konut Satış İstatistikleri haber bültenini açıkladı. TÜİK Başkanlığı tarafından verilen bilgiye göre, Kastamonu’da 2025 yılı Kasım ayında toplam 503 konut satıldı. Kasım ayı genelindeki konut satışları, bir önceki yılın aynı ayına göre 75 adet azalış gösterdi. Kastamonu Merkez ilçesinde Kasım ayında 250 adet konut satışı gerçekleşirken, merkez ilçedeki satışların il genelindeki payı yüzde 49,7 olarak kaydedildi. Kastamonu genelinde ipotekli konut satışları Kasım ayında 67 adet olarak açıklandı. İpotekli konut satışları önceki yılın aynı ayına göre 5 adet azalırken, bu satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 13,3 olarak gerçekleşti. İpotekli satılan konutların 24 tanesi ilk defa satılan konutlardan oluşurken, diğer 43 tanesinin ise ikinci el satış olduğu görüldü. Diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı ayına göre 70 adet azalarak 436 adet oldu ve Kasım ayında diğer satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 86,7 olarak belirlendi. Kasım ayında Kastamonu genelinde ilk el satılan konut sayısı önceki yılın aynı ayına göre 18 adet azalarak 205 adet oldu. İlk kez satılan konutların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 40,8 olarak hesaplandı. Kastamonu genelinde ikinci el konut satışları ise bir önceki yılın aynı ayına göre 57 adet azalarak 298 adet olarak gerçekleşti. Toplam konut satışları içinde ikinci el satışların payı ise yüzde 59,2 oldu.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 14:48
Patatesleri sokağa döken CHP’li başkan bu kez kamu kurumuna hakaret etti
Yozgat’ın Aydıncık ilçesinde ürettiği patatesleri kazandırmadığı gerekçesiyle sokağa döken CHP İlçe Başkanı Sadık Erdoğan, bu defa çektiği sosyal medya videosu ile kendisine ceza kesen İl Ticaret Müdürlüğü’ne hakaret etti.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 14:47
Hepsiburada’da yılbaşı pazarı başladı
Hepsiburada, online yılbaşı pazarını açtığını duyurdu. Online pazarda, dekorasyon ürünlerinden özel kutlamalara uygun sofra takımlarına, yılbaşı ağacı süslerinden mumlara kadar birçok seçenek yer alıyor. Ayrıca; teknoloji, moda, aksesuar, küçük ev aletleri, kitap ve oyuncak gibi kategorilerde yer alan hediye alternatifleri de tüketicilere sunuluyor. Hepsiburada, online yılbaşı pazarını açtı. Online pazarda, şık dekorasyon ürünlerinden özel kutlamalara uygun sofra takımlarına, yılbaşı ağacı süslerinden mumlara kadar birçok seçenek yer alıyor. Ayrıca teknoloji, moda, aksesuar, küçük ev aletleri, kitap ve oyuncak gibi kategorilerde yer alan hediye alternatifleri de kullanıcıları bekliyor. Kadın girişimcilerin ürünleri de online pazarda yer alacak Hepsiburada’nın "Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü" programına dahil kadın girişimcilerin ürünleri de onlnie pazarda tüketicilere sunulacak. Ayrıca bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Girişimci Kadınlar Yılbaşı Pazarı", 17-20 Aralık tarihleri arasında Trump AVM’de gerçekleşiyor. Herkesin ziyaret edebileceği bu yılbaşı pazarı, yeni yıl öncesine özel seçkisiyle girişimci kadın markalarının ürünlerini bir araya getiriyor.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 14:46
Antalya Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerinden kuyumcu ve emlakçılara denetim
Antalya Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince kuyumcu ve emlakçılara yönelik denetim yapıldı. Antalya Ticaret İl Müdür Vekili Sebahat Akdoğan, Antalya’da 618 kuyumcu ve 8 bin 361 emlakçının yetki belgesine sahip olduğunu belirtti. Akdoğan ayrıca 2025 yılında yapılan denetimlerde 4 bin 326 firmada 13 bin 168 üründe aykırılık tespit edildiğini ve toplam 41 milyon 689 bin 888 lira idari para cezası uygulandığını belirtti. Antalya Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri tarafından 2021 yılında Ticaret Bakanlığı tarafından çıkartılan kuyumcu ticareti yapılması yönetmeliğine uygunluk ve emlakçılara yönelik denetim yapıldı. Haksız rekabet ve kayıt dışının ortadan kaldırılmasına yönelik yapılan denetimlerde iletmelerin yetki belgesi, kayıt dışı ve imitasyon satış yapılıp yapılmadığı kontrol edildi. Antalya Ticaret İl Müdür Vekili Sebahat Akdoğan, "Perakende kuyumculuk sektörüne ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi, kuyumculuk faaliyetlerinde hizmet kalitesinin artırılması haksız rekabetin ortadan kaldırılması ve kayıt dışının önlenmesi amacıyla bakanlığımız tarafından kuyum ticareti düzenlenmesi hakkında bir yönetmelik çıkartıldı. 2021 yılında çıkartılan bu yönetmelik sayesinde de perakende kuyumculuk iştigal edilecek işletmelerin kuyum ticareti yetki belgesi alması zorunluluğu getirildi" dedi. "618 kuyumcuda yetki belgesi var" Antalya’da bin 554 başvuru yapıldığını ve 618’inin onaylandığını yetki belgesi bulunmayan hiçbir işletmenin kuyumculuk faaliyeti yürütemeyeceğini belirten Akdoğan, "Yetki belgesini almadan hiçbir işletme kuyumculuk yapamayacak veya başka işlerle de uğraşamayacak. İmitasyon ürünlerde satamayacak. Sadece kuyumculukla uğraştıkları şeyleri satabilecekler. Bu sayede de hem kayıt dışı satışlar da önlenmiş olacak. Biz Ticaret İl Müdürlüğü olarak da zaten bu yetki belgelerini hangi yerde iştigal yapıyorsa o yerde bulunan ticaret il müdürlükleri tarafından verilmektedir. Şu ana kadar bin 554 tane başvuru yapılmış ve 618 tanesini de onaylanmış yetki belgesi var. Şu anda burada kuyumculuk yetki belgesi var mı, başka bir işle uğraşıyor mu, imitasyon ürün var mı, bunlara bakıyoruz. Her gün 20 ekip şeklinde devamlı bütün rutin denetim yapmaktayız. Hem etiket denetimi, ticaret, kuyumculuk, haksız fiyat artışı yani değişik alanlarda biz denetimleri için sürdürmekteyiz" ifadelerini kullandı. "Haksız rekabeti ve kayıt dışılığı ortadan kaldırılıyor" Ticaret Bakanlığı’nın Taşınmaz Ticareti Hakkında yönetmeliğe yönelik denetimlerinde devam ettiğinin altını çizen Antalya Ticaret İl Müdür Vekili Sebahat Akdoğan, "Emlak sektöründe düzeni sağlamak, tüketicileri korumak ve kayıt dışı faaliyetlerin önüne geçmek amacıyla 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun ilgili maddeleri doğrultusunda emlak yetki belgesi alınması zorunlu kalınmıştır. Yönetmelik kapsamında emlakçılık faaliyeti yetki belgesi olmadan yapılamaz. Bu sayede de emlak sektörünün alanında uzman kişiler tarafından yapılması ve oluşabilecek ticari sorunların giderilmesi, daha verimli şekilde geliştirilmesi sağlanacaktır. Vatandaşların sahte veya yetkisiz emlakçılarla mağdur edilmesini önleniyor, emlak sektöründe güven ve şeffaflığı sağlanıyor, haksız rekabeti ve kayıt dışılığı ortadan kaldırıyor" şeklinde konuştu. "Yetki belgesi olmayan kişi ve işletmelere itibar etmeyin" Emlakçıların ilan verebilmeleri için Elektronik İlan Doğrulama Sistemi’ni (EIDS) kullanmak zorunda olduklarını vurgulayan 17 bin 199 emlakçını yetki belgesi için başvuruda bulunduğunu ve 8 bin 361’inin onaylandığını belirten Akdoğan, "Bu sayede, gerçeğe aykırı, yanıltıcı veya aldatıcı ilanlara izin verilmemektedir. İlanların taşınmaz sahibi veya yetkili emlak işletmesi tarafından verilip verilmediği kontrol altına alınmıştır. Ticaret Bakanlığı ve Ticaret İl Müdürlükleri tarafından yapılan denetimlerde mevzuata aykırılık tespit edilmesi hâlinde idari para cezaları, yetki belgesinin askıya alınması veya iptali gibi yaptırımlar uygulanmaktadır. Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik, emlak sektöründe hem vatandaşın hem de işini düzgün yapan emlak işletmelerinin korunmasını hedeflemektedir. Denetimler kararlılıkla sürdürülmekte olup, vatandaşlarımızın yetki belgesi olmayan kişi ve işletmelere itibar etmemeleri büyük önem taşımaktadır" dedi. "13 bin 168 üründe aykırılık tespit edildi" Akdoğan ayrıca 2025 yılında yapılan denetimlerde 4 bin 326 firmada 13 bin 168 üründe aykırılık tespit edildiğini ve toplam 41 milyon 689 bin 888 lira idari para cezası uygulandığını belirterek "6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında yapılan fiyat etiketi denetimlerinde 48 bin 574 firma denetlendi. Denetimlerde 5 milyon 592 bin 14 ürün incelenirken, 4 bin 326 firmada 13 bin 168 üründe aykırılık tespit edildi. Bu kapsamda toplam 41 milyon 689 bin 888 lira idari para cezası uygulandı. 6585 sayılı kanun kapsamında yapılan haksız fiyat artışı denetimlerinde ise 788 firma ve 35 bin 172 ürün denetlendi. 128 firmada 262 üründe aykırılık belirlenirken, tespit edilen ihlaller bakanlığa bildirilerek cezai işlemler başlatıldı" ifadelerini kullandı.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 14:36
Türkiye’de kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla endeks değeri 72 oldu
2024 yılı Satınalma Gücü Paritesi’ne göre, Türkiye’de kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla endeks değeri 72 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı Satınalma Gücü Paritesi (SGP) verilerini açıkladı. Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından açıklanan SGP’ye göre kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) endeksi 2024 yılı sonuçlarına göre 27 Avrupa Birliği (AB) ülkesi ortalaması 100 iken, bu değer Türkiye için 72 oldu ve AB ortalamasının yüzde 28 altında kaldı. Karşılaştırmalarda, 27 AB üyesi ülke, 3 Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkesi (İsviçre, İzlanda ve Norveç), 6 aday ülke (Türkiye, Kuzey Makedonya, Karadağ, Sırbistan, Arnavutluk ve Bosna-Hersek) kapsandı. Karşılaştırmalarda yer alan 36 ülke arasında SGP’ye göre kişi başına GSYH endeksi en yüksek ülke 245 ile Lüksemburg, en düşük ülke ise 35 ile Bosna-Hersek oldu. Kişi başına GSYH endeksinde Lüksemburg AB ortalamasının yüzde 145 üzerinde, Bosna-Hersek ise yüzde 65 altında değere sahip oldu. Türkiye’nin 2024 yılı kişi başına fiili bireysel tüketim düzeyi 71 oldu Ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin karşılaştırılmasında kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla temel alınırken, tüketicilerin göreli refah düzeylerinin karşılaştırılmasında kişi başına fiili bireysel tüketim endeksleri daha uygun bir gösterge olarak kabul edilmektedir. Fiili bireysel tüketim, tüketicilerin satın aldığı mal ve hizmetlere ek olarak devlet veya kar amacı olmayan kuruluşlar tarafından sağlanan (eğitim, sağlık vb.) hizmetleri de kapsamaktadır. Kişi başına fiili bireysel tüketim düzeyi 27 Avrupa Birliği ülkesi ortalaması 100 iken, Türkiye için 71 oldu ve AB ortalamasının yüzde 29 altında kaldı. Karşılaştırmalarda yer alan 36 ülke arasında kişi başına fiili bireysel tüketim değeri en yüksek ülke 146 ile Lüksemburg, en düşük ülke ise 42 ile Bosna-Hersek oldu. Türkiye’nin fiili bireysel tüketime ilişkin fiyat düzeyi endeksi 51 oldu Fiyat düzeyi endeksi, ülkelerin ulusal para birimlerinin karşılaştırmalı olarak döviz kuruna göre alım gücünün göstergesidir. Bir ülkenin fiyat düzeyi endeksi, 100’den büyük ise bu ülke karşılaştırıldığı ülke grubu ortalamasına göre "pahalı", 100’den küçük ise bu ülke karşılaştırıldığı ülke grubu ortalamasına göre "ucuz" olarak ifade edilmektedir. Türkiye’nin fiili bireysel tüketime ilişkin fiyat düzeyi endeksi, 2024 yılı sonuçlarına göre 51 oldu. Bu değer, AB ülkeleri genelinde 100 euro karşılığı satın alınan aynı mal ve hizmet sepetinin Türkiye’de 51 euro karşılığı Türk lirası ile satın alınabileceğini gösterdi.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 14:30
Bakan Yardımcısı Ağar: "Adana’da bu yılın ilk 11 ayında ihracat tutarı yaklaşık 4 milyar dolar seviyesine ulaştı"
Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, Adana’da 2024 yılında 4,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiğini, bu yılın ilk 11 ayında ise ihracat tutarının yaklaşık 4 milyar dolar seviyesine ulaştığını söyledi. Adana Sanayi Odası ev sahipliğinde Türk Ticaret Bankası Çukurova Şubesi Açılış Töreni ile Adana İhracat Akademisi İmza Töreni düzenlendi. Program kapsamında kurdele kesimi gerçekleşti ardından açılış konuşmaları yapıldı. Adana’da yılda toplam 4.4 milyar dolarlık ihracat yapıldığına dikkat çeken Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, "Adana’da yeni sanayi alanlarıyla birlikte 128 bin dekarlık alanda organize üretime devam eden sanayi tesisleri, yaklaşık 100 bin kişiye doğrudan istihdam sağlamaktadır. 12 AR-GE merkezi ve 8 tasarım merkezlerine ev sahipliği yapan Adana, gelişmiş lojistik ve üretim imkânlarıyla ihracatımıza önemli katkılar sunmaktadır. Bu tarihi ve yapısal özellikler, Adana’yı dış ticaret ve üretim açısından stratejik bir konuma taşımaktadır. Geniş bir ihracat yelpazesine sahip olan Adana, 2024 yılında 4,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirmiştir. Bu yılın ilk 11 ayında ise ihracat tutarı yaklaşık 4 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır" dedi. Ağar, küresel ölçekte Türkiye’nin 21 çeyrektir büyüdüğünün altını çizerek şunları kaydetti: "Küresel ölçekte yaşanan tüm belirsizliklere rağmen, hepimizin bildiği üzere ülke ekonomisi 21 çeyrektir aralıksız büyümesini sürdürmektedir. 1,5 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşan ekonomimizde yatırım harcamalarının artarak devam ettiğini görmekteyiz. İhracat tarafında da performansımız başarılı bir şekilde sürmektedir. 2025 yılında toplam ihracatımız 247 milyar 200 milyon dolar yükseldi. Yıllıklandırılmış ihracatımız ise 270 milyar 600 milyon dolara ulaştı" şeklinde konuştu. Adana’da açılan banka şubesinin ihracat vizyonu doğrultusunda hayata geçirildiğine de değinen Ağar, şubenin kısa sürede müşteri sayısını artırdığını ifade etti. Kentin köklü bir iş tecrübesine sahip olduğunu aktaran Vali Yavuz Selim Köşger de, "Adana, stratejik konumu itibarıyla Orta Doğu ve Afrika’ya açılan Doğu Akdeniz’in en önemli liman şehirlerinden biri olacak" diye konuştu. ADASO Genel Başkanı Zeki Kıvanç, Türk Ticaret Bankası’nın Çukurova Şubesi’nin sanayi merkezi olan kentte açılmasının kendileri için çok anlamlı olduğunu söyledi.Başkan Kıvanç, "Bankanın sanayicinin kalbine bu denli yakın olması; finansmana erişimin hızlanması, ihtiyaçlara yerinde ve zamanında çözüm üretilmesi açısından çok önemli bir adımdır. Adana sanayisi olarak üretme gücümüz, yenilikçi ruhumuz ve uluslararası pazarlara ulaşma azmimiz tartışılmaz. Ancak, modern ticaret dünyasında, sadece en iyi ürünü üretmek yetmiyor. O ürünün küresel pazarlara ulaşmasını sağlayacak güçlü ve sürdürülebilir bir finansal omurgaya ihtiyacımız var. İhracatın önündeki en büyük bariyerlerden biri olan doğru ve uygun maliyetli finansmana erişim, hayati öneme sahiptir" dedi. Açılış konuşmalarının ardından İhracatın Finansmanı Devlet Destekleri Paneli düzenlendi.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 14:22
Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi, 2028 yılına kadar sürecek
Tarım Bakanlığı’nın projesi olan ‘Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek’ projesi çerçevesinde dağıtımı yapılan düveler, üreticilerle buluşuyor. Hayvancılığa Destek projesine başvuru yaparak destek almaya hak kazanan üretici ve Veteriner Hekim Abdulsamet Zararsız, Yozgat merkez Divanlı Köyündeki Besi Çiftliğinin kapılarını ziyaretçilerine açtı. "Şu ana kadar 90’a yakın hayvanımızı üreticilerimize teslim ettik" Çiftliği ziyaret eden Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, Yozgat Tarım İl Müdürü Ömer Şentürk ve katılımcılara çiftlik gezdirilerek proje hakkında bilgi verildi. Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan "Bu işi severek yapan ve insanımıza örnek olacak olan arkadaşımızın, Tarım Bakanlığımızca hem işletmesi hem de hayvanları desteklenen işletmesindeyiz. Samet kardeşimize hem işletmeye destek olarak hem de 26 gebe düve desteğiyle birlikte işletmesini bütün bir hale getirmesinde bakanlığımız öncülüğünde, Tarım Müdürlüğümüz koordinesinde arkadaşlarımız destek oldular. Hayırlı olmasını diliyorum. Gebe düve desteği 27 üreticimiz için geçerli olacak. Bu sayı 416’ya ulaşacak. Şu ana kadar 90’a yakın hayvanı üreticilerimize teslim ettik" dedi. "Hem işletme hem büyükbaş hayvan desteği aldım" Üretici Abdulsamet Zararsız projenin denk gelmesinin kendi açısından çok güzel olduğunu söyledi. Zararsız, "26 tane hayvan desteği aldım. Geçen hafta hayvanlarımızı Iğdır’dan getirdik. Kontrolleri yapılarak teslim edildi. İşletme de yüzde 50 hibe programıyla desteklendi. Ahırımızın yapımı 15 gün önce bitti. Bakanlığımıza ve tüm yetkililerimize teşekkür ediyorum" cümlelerini kullandı. "Proje 2028 yılına kadar devam edecek, seneye küçükbaş hayvan desteği sağlanacak" Yozgat Tarım İl Müdürü Ömer Şentürk işletmenin Yozgat’ta örnek bir işletme olduğunu belirtti. Şentürk, üreticinin Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Projesi ile işletmeye yüzde 50 hibe desteği verildiğini ve Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi ile de gebe düve desteği aldığını söyledi. Şentürk sözlerini şöyle sürdürdü: "Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi 2028 yılına kadar devam edecek. Birinci etapta ilimizde 27 asil, 47 yedek yetiştiricimize bu projeyi uygulayacağız. Yeni başvurular önümüzdeki yıl başlayacak. Dün Sayın Bakanımız İbrahim Yumaklı’nın açıklamış olduğu bir müjde var. Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek projesi önümüzdeki yıldan itibaren artık küçükbaş hayvanlarda da uygulanacak. Bakanımız bunu çiftçilerimize müjde olarak bildirdi. Emeği geçenlere teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum."
17 Aralık 2025 Çarşamba - 13:33
Kooperatiflerin kalkınmada rolü masaya yatırıldı
Birleşmiş Milletler (BM) 2025 Uluslararası Kooperatifler Yılı kapsamında düzenlenen panelde kooperatiflerin sürdürülebilir kalkınmadaki rolü ve Bartın’da kooperatifçilik faaliyetleri konuşuldu. Bartın Üniversitesi (BARÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) ile Bartın Ticaret İl Müdürlüğü tarafından Birleşmiş Milletler (BM) 2025 Uluslararası Kooperatifler Yılı kapsamında kooperatifçilik kültürünün genç nesillere aktarılması, toplumda farkındalık oluşturulması ve dayanışma ruhunun pekiştirilmesi amacıyla bir panel düzenlendi. "Uluslararası Kooperatifler Yılı ve Bartın’da Kooperatifçilik" başlıklı etkinliğin açılış konuşmasını yapan BARÜ İİBF Dekanı Prof. Dr. Metin Saban, "Türk milletinin sahip olduğu imece kültürü ve Ahilik geleneği medeniyetimizin birlik, yardımlaşma, dayanışma ve iş birliğini yansıtan geleneklerindendir. Benzer şekilde kooperatifçilik de ekonomik kalkınma, toplumsal dayanışma ve yerel üretimin desteklenmesi açısından önemli bir işletme modelidir. Bugün farklı kurumlardan konuklarımızın bilgiler vereceği etkinlikte kooperatifçilik faaliyetlerini ele alacağız." dedi. Bartın Ticaret İl Müdürü Erhan Özcan ise "Kooperatifler sahip olduğu ilke ve değerler gereği iklim değişikliği, yoksullukla mücadele, bilgi güvenliği, dayanışma, paylaşma gibi pek çok konuda aktif rol oynamaktadır. Bartın’da 80 adet kooperatif kurulmuştur. Özellikle gençlerimizin teknoloji ve yeniliğe olan hâkimiyetiyle imece ve Ahilik geleneğinin bir araya geldiği kooperatifçilik kültürü daha da gelişecektir. Gençlerimiz bu modeli yalnızca benimsemeyecek yeniden yorumlayacaktır. Uluslararası Kooperatifler Yılı dolayısıyla düzenlenen bu organizasyonun hayatımızın her alanında olan kooperatiflerimize yönelik farkındalığı artıracağına inanıyorum" diye konuştu. Etkinlik, Türkiye’de kooperatifçiliğin öneminin vurgulandığı Uluslararası Kooperatifler Yılı için hazırlanan kamu spotu filminin izlenmesinin ardından panelle devam etti. Panelin moderatörlüğünü BARÜ İİBF Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümünden Prof. Dr. Selma Aytüre yaptı. Türk Kooperatifçilik Kurumu Başkanı ve Karabük Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Fuat Ersoy, "Sürdürülebilir Kalkınmada Kooperatiflerin Rolü" başlıklı konuşmasında kooperatiflerin çalışmalarını, kalkınmaya farklı boyutlardaki desteklerini anlattı. Esnaf, Sanatkârlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü Ticaret Uzmanı Ahmet Varlı, "Ülkemizde Kooperatifçilik ve Kampüs Kooperatifleri?" başlığında ülkemizde kooperatif sektörü, önemli kooperatif birlikleri, kampüs kooperatifleri, platform kooperatifçiliği ve yapay zekâ kooperatifleri üzerine kapsamlı bilgiler verdi. Türk Kooperatifçilik Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Finansal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haşim Özüdoğru, "Türkiye’de Genç Çiftçilerin Kooperatifleşme Eğilimleri: Fırsatlar, Engeller ve Politika Önerileri" konusunda mevcut durumu, yapısal sorunlar ve çözüm önerilerini, ulusal ve uluslararası iyi uygulama örneklerini aktardı. Kooperatiflerin sürdürülebilir kalkınmadaki rolüne dikkat çekmek ve bu alandaki farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen etkinlik, günün anısına çekilen fotoğrafla son buldu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder