EKONOMİ
Bakan Bolat: ‘‘Körfez ülkelerine geçişi engelleyen transit vize sorunu çözüldü’’ 10 Nisan 2026 Cuma - 12:59:18 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ‘‘Suudi Arabistan’la da ilişkilerimiz mükemmel düzeyde ve 10 yıldır bir transit vize konusu vardı, o da dün itibariyle işlerlik kazanarak Türk tır şoförlerinin Körfez’de transit Suudi vizesi alarak seyahat etmeleri de mümkün hale geldi’’ dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ‘Yapay Zeka Çağında e-Ticaret’in Lojistiği Zirvesi’ programında yaptığı konuşmada, e-ticaret ve lojistiğin küresel ticaretteki kritik rolüne dikkat çekti. Bölgesel savaşların ticaret üzerindeki etkilerine de değinen Bolat, Türkiye’nin son dönemde yakın coğrafyada yaşanan gelişmelere rağmen istikrarını koruyarak ‘güven adası’ konumunu sürdürdüğünü vurguladı. Bolat, görüşmeleri 10 yıldır süren ve Türk tır şoförlerinin Suudi Arabistan’a ve Körfez ülkelerine ulaşmalarına imkan sağlayan transit vize konusunun çözüldüğünü söyledi. E-ticaretin toplam ticaretteki payının arttığına dikkat çeken Bolat, ‘‘E-ticaret 2019’da toplam ticaret içerisinde yüzde 4,5-5 paya sahipken 3-4 senede yüzde 20’lik paya ulaştı. Bir miktar doyuma ulaştı ama dijitalleşen çağda geleneksel ticaret ağırlığını korurken e-ticaretin de hızla yükseldiğini görüyoruz’’ ifadelerini kullandı. Bakan Bolat, "Suriye’de iç savaşın sona erdirilmesinde, Suriye’de istikrarın sağlanmasında, İsrail’in soykırım ve katliamlarına karşı Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Lübnan’ın haklarının savunulması ve oradaki masumların ve toprakların korunması çabalarında Türkiye gerçekten hem kendine yakışan ve kendi ağırlığını hissettiren önemli bir rol üstlendi. En son İran’la ABD ve İsrail arasındaki çatışmalarda da Türkiye, Pakistan, Mısır birlikte arabuluculuk noktasında her iki tarafla da, Amerika ve İran arasında mekik dokundu’’ diye konuştu. ‘‘Türkiye olarak bu kadar belirsizliğin olduğu bir dönemde güvenli bir liman konumundayız’’ Türkiye’nin yurt dışındaki algısının ve gücünün çok iyi olduğunu da sözlerine ekleyen Bolat, "Muhataplarımızla her iki tarafın da yararına olacak şekilde müzakereler yürütüyoruz, anlaşmalar yapmaya gayret ediyoruz, ekonomimize ve iş dünyamıza fayda sağlamaya çalışıyoruz. Bu anlamda gerçekten Türkiye için olumlu bir dönemdeyiz. Bu kadar küresel belirsizliğin, karışıklığın, yangının, alevin ve kaynamanın olduğu bir dönemde bir istikrar adasıyız, güvenli bir limanız. Türkiye’nin yakın coğrafyasında son 6-7 yılda çok sayıda karışıklık, savaş ve salgın yaşandı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu süreç istikrar içinde yönetildi. Türkiye barış sağlayan bir ülke oldu ve birçok kriz bölgesinde ağırlığını hissettirdi’’ dedi. ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan gerilimin küresel ekonomi ve enerji fiyatları üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Ömer Bolat, bazı ülkelerde doğal gaz ve akaryakıt tedarikinde sıkıntılar yaşandığını belirtti. Bolat, "Bizim depolarımız doluydu. Vatandaşımızın, sanayimizin ve ekonomimizin bu süreçten etkilenmemesi için gerekli tüm önlemleri aldık. Körfez savaşı, Kovid-19’un ardından lojistiğin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’nin Avrasya’nın merkezinde yer alan, kavşak ve geçiş noktası niteliğindeki konumu, bu süreçte stratejik önemini bir kez daha gösterdi" ifadelerini kullandı. Yaşanan savaşlar ile birlikte lojistiğin öneminin bir kez daha ortaya çıktığını ifade eden Bakan Bolat, "Körfez savaşı lojistiğin ne kadar önemli olduğunu covidden sonra bize bir kez daha hatırlattı. Bu güzel coğrafya Avrasya’nın merkez ülkesi Türkiye’nin önemi bir kez daha ortaya koyuldu’’ şeklinde konuştu. ‘‘Suudi Arabistan ile transit vize sorunu çözüldü’’ Suudi Arabistan ile Türkiye arasında transit vize konusunun da olumlu şekilde sonuçlandırıldığını dile getiren Bolat, ‘‘Suudi Arabistan’la da ilişkilerimiz mükemmel düzeyde ve 10 yıldır bir transit vize konusu vardı, o da dün itibariyle işlerlik kazanarak Türk tır şoförlerinin Körfez’de transit Suudi vizesi alarak seyahat etmeleri de mümkün hale geldi’’ şeklinde konuştu. ‘‘Dünyanın daha fazla kavgaya değil, barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya ve refah artışına ihtiyacı var’’ Bölgede yaşanan savaşların durması durumunda da hasarların toparlanması için bir süreç oluşacağını belirterek Bolat, ‘‘Komşu ve kardeş ülkelerdeki bu fiziki yıkım ve insani kayıplar noktasında savaşın bir an önce durması. Ama barış şartları oluşsa bile bu 45 günlük savaşın ekonomilerde meydana getirdiği tahribatı gidermek o kadar kolay olmayacak. Çünkü burada gerek fiyat artışları konusu gerekse enerji kaynakları hasar aldı bir miktar. Kiminde LNG kaynakları, kiminde petrol kaynakları, kiminde alüminyum tesisi, kiminde gübre tesisi. Arz tedariki anlamında şartların yerine gelmesi yine biraz zaman alacak. Ve ümit ederiz ki bu 15 günlük ateşkes kalıcı şartların yerine getirilmesini sağlar. Dünyanın daha fazla kavgaya değil, barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya ve refah artışına ihtiyacı var’’ açıklamasında bulundu.
10 Nisan 2026 Cuma - 12:55 Başkan Taban’dan İNESMEK kursiyerlerine ziyaret İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İNESMEK kurslarını ziyaret ederek kursiyerlerle bir araya geldi. 16 farklı branşta 847 kursiyerin eğitim aldığı merkezde hayat boyu öğrenmenin önemine vurgu yapıldı. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları (İNESMEK) kapsamında yürütülen eğitim faaliyetlerini yerinde incelemek üzere Beşinci Mevsim Kültür Sanat Merkezindeki kurs merkezlerini ziyaret etti. Bu yıl Beşinci Mevsim Kültür Sanat Merkezi ile birlikte; Gençlik Merkezi, Alanyurt Yunus Emre Kurs Merkezi ve Huzur Mahallesi Kurs Merkezinde 4 ayrı noktada devam eden kurslarda hem kişisel gelişim hem de mesleki anlamda eğitimler veriliyor. Alanyurt Köy İçi Kurs Merkezinde ise devam eden meydan düzenleme projesi nedeniyle bu yıl eğitime ara verildi. Belediye Başkanı Alper Taban, Beşinci Mevsim Kültür Sanat Merkezinde devam eden 12 ayrı kursu ziyaret ederek kursiyerlerle bir araya geldi. Sınıfları tek tek dolaşarak kursiyerlerle buluşan Başkan Taban hem kursiyerlerle sohbet etti hem de yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Yaşayan eğitim merkezi İnegöl Belediyesi bünyesinde her yaştan vatandaşa eğitim imkanı sunan İNESMEK’in, hayat boyu öğrenme anlayışını yaşatan önemli bir merkez olduğunu ifade eden Başkan Taban, "Burada her kapının ardında farklı bir alanda eğitim devam ediyor. Sabah 10.00’da başlayan kurslarımız, sabah, öğlen, akşam ve tam gün gruplarıyla 21.30’a kadar sürüyor. Günün her saatinde sınıflarımızda eğitim var. Burası tam manasıyla yaşayan bir eğitim merkezi" dedi. 847 kursiyer eğitim alıyor 2025-2026 eğitim öğretim dönemine ilişkin bilgiler de paylaşan Başkan Taban, bu yıl 25 usta öğretici eşliğinde 16 farklı branşta, 41 grupta toplam 847 kursiyerin eğitim aldığını belirtti. İNESMEK’in sadece bir kurs merkezi olmadığını vurgulayan Başkan Taban, "Gelişim, değişim ve dönüşüm hayatın her aşamasında var. Öğrenme ise hayat boyu devam eden bir süreç. İNESMEK de bu anlayışla hem kişisel gelişime katkı sunan hem de vatandaşlarımızı meslek sahibi yapan bir merkez. Burada eğitim alarak öğrendikleriyle aile bütçesine katkı sağlayan, meslek edinen vatandaşlarımız var. Bu tablo bizleri son derece mutlu ediyor" diye konuştu.
10 Nisan 2026 Cuma - 12:32 Küresel zorluklara rağmen Kardemir’den rekor performans KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Ali Oflaz, fabrikanın 2025 yılında 2,6 milyon ton ham çelik ve 2,45 milyon ton nihai mamul üretimiyle rekor kırdığını, 45 farklı alanda en yüksek seviyelere ulaştığını belirtti. KARDEMİR’in 31. Olağan Genel Kurulu, KARDEMİR Eğitim ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan genel kurulda konuşan KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Ali Oflaz, 2025 yılının küresel ölçekte belirsizliklerin derinleştiği bir dönem olduğunu söyledi. Jeopolitik gelişmeler, ticaret politikalarındaki değişimler ve artan maliyet baskılarının küresel ekonomiyi daha karmaşık hale getirdiğini belirten Oflaz, "Yeşil dönüşüm ve enerji bağımsızlığı hedefleri daha da ön plana çıkmıştır. Yaygınlaşan yapay zekâ uygulamaları ise istihdam piyasası ve uzun vadeli büyüme beklentilerini sarsmaya başlamıştır" dedi. Çelik sektörünün artan rekabet, maliyet baskıları ve düşük karbon ekonomisine geçiş zorunluluğuyla çok yönlü bir sınav verdiğini ifade eden Oflaz, bu süreçte verimlilik, esneklik ve kriz yönetiminin daha kritik hale geldiğini kaydetti. Oflaz, 2025 yılında dünya ham çelik üretiminin bir önceki yıla göre yüzde 2 azalarak 1,8 milyar tona gerilediğini belirterek, Çin’de üretimin yüzde 4,4 düşüşle 960,8 milyon tona indiğini, Hindistan’da ise üretimin yüzde 10,4 artışla 164,8 milyon tona yükseldiğini aktardı. Japonya, Rusya, Güney Kore, Almanya ve Brezilya’da üretim gerilerken, ABD ve İran’da artışın sürdüğünü dile getiren Oflaz, Çin’in düşük fiyatlı ürünlerini küresel pazarlara yönlendirmesinin korumacı önlemleri ve ticaret savaşlarını tetiklediğini ifade etti. ABD’de yönetim değişikliği sonrası gündeme gelen ek gümrük vergileri ile Avrupa Birliği’nin sınırda karbon düzenleme mekanizmasının pazar dengelerini etkilediğini belirten Oflaz, Türkiye’nin ise bu süreçte pozitif ayrıştığını vurguladı. Türkiye’nin ham çelik üretiminin yüzde 3,3 artarak Avrupa’nın en büyük üreticisi konumuna yükseldiğini ve dünya sıralamasında yedinci sıraya çıktığını aktaran Oflaz, Kardemir’in de bu süreçte stratejik yol haritası doğrultusunda faaliyetlerini sürdürdüğünü belirtti. Oflaz, "2,6 milyon ton ham çelik üretimiyle kapasitemizi sonuna kadar kullanırken, nihai mamul üretimimizde 2,45 milyon tona ulaştık ve bu şekilde bir tarihi rekoru daha kırmış olduk. 2025 yılında sıvı ham demir, sıvı çelik nihai mamul üretim dâhil olmak üzere toplam 45 farklı alanda rekor seviyelere erişmemiz, operasyonel etkinliğimizin en önemli ve en somut göstergesidir" dedi. Sıvı ham demir, sıvı çelik ve nihai mamul üretimi dahil 45 farklı alanda rekor seviyelere ulaşıldığını ifade eden Oflaz, bunun operasyonel etkinliğin önemli bir göstergesi olduğunu kaydetti. Finansal açıdan zorlu bir yıl geçirdiklerini dile getiren Oflaz, şunları söyledi: "2025 yılı finansal açıdan dalgalanma sürecinden etkilenmiş, zorlu geçen bir yıl olmuştur. Enflasyonla mücadele programının getirdiği yüksek finansman giderleri ve küresel daralma, net karlılık hedeflerimize ulaşmamızı zorlaştırmıştır. Vergi Usül Kanunlarına göre 434 milyon TL kar açıklamamıza rağmen, enflasyon muhasebesi kapsamında 1,6 milyar TL zarar oluşmuştur. Bu durum, konjonktürel şartların bir sonucudur. Ancak bu rakamların ötesine baktığımızda Kardemir’in güçlü bir toparlanma sürecinde olduğunu görebiliriz. Aldığımız tedbirlerle bir önceki yıla göre brüt karımızı 1,2 milyar TL, faaliyet kârımızı ise 2,5 milyar TL artırarak iki yıl sonra yeniden pozitif seviyelere ulaşmış bulunuyoruz. Özellikle COVID sonrası dönemin en yüksek seviyesi olan yüzde 10’un üzerindeki FAVÖK marjı, verimlilik odaklı girişimlerimizin meyve vermeye başladığının göstergesidir." Kardemir’in katma değeri yüksek ürün üretimine odaklandığını vurgulayan Oflaz, özellikle raylı sistemler alanında önemli bir performans sergilendiğini ve demir yolu rayı sevkiyatının yüzde 40 arttığını kaydederek ihracat faaliyetlerinde de artış yaşandığını, toplam sevkiyatın 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 12 yükseldiğini sözlerine ekledi. 2026 yılı hedeflerinden bahseden Oflaz, karlılık odaklı büyüme, uzun vadeli müşteri ilişkilerinin güçlendirilmesi, pazar çeşitliliğinin artırılması ve katma değerli ürün ihracatının payının yükseltilmesi üzerine kurgulandığını dile getirdi.
10 Nisan 2026 Cuma - 12:30 OYAK Pazarlama’da 2030 vizyonuyla dönüşüm başladı OYAK Pazarlama’nın 2030 yol haritasını değerlendiren OYAK Pazarlama Hizmet ve Turizm A.Ş. Genel Müdürü Yusuf Yenilmez, "Sadece büyümeyi değil, sürdürülebilir değer üretmeyi hedefliyoruz. İş modelimizi yeniden kurguladık, dönüşüm bir seçenek değil zorunluluk" dedi. OYAK Pazarlama Hizmet ve Turizm A.Ş. Genel Müdürü Yusuf Yenilmez, şirketin içinden geçtiği köklü dönüşüm sürecini ve OYAK’ın 2030 vizyonu doğrultusunda yeniden kurgulanan iş modelini anlattı. OYAK Pazarlama’nın rekabetçiliğini, sektörel konumlaması ve hedefini sektörel analizlerle değerlendirerek gelecek döneme dair stratejilerini paylaşan Yenilmez, "Yalnızca mevcut yapıyı geliştirdiğimiz bir süreçten değil, iş modelimizi yeniden kurguladığımız köklü bir dönüşümden geçiyoruz. Rekabeti ve liderliği sürdürmenin tek yolu bu. Sadece büyümeyi değil, sürdürülebilir değer üretmeyi hedefliyoruz" dedi. OYAK Pazarlama olarak ortak akıl, geleceğe odaklı bakış ve ekip olmanın gücüyle şirketin dönüşüm yolculuğunu topluca sinerji oluşturarak geleceğe ilerlediklerini dile getiren Yenilmez, "Hedefimiz; verimlilik, güven, teknoloji ve sürdürülebilir değer odağında daha güçlü bir ekosistem inşa etmek" ifadesini kullandı. Stratejinin üç güçlü ekseni: Dijitalleşme, entegrasyon ve sürdürülebilirlik Sektörde yolculuğa sıfırdan başlamadıklarını, arkalarında OYAK markasının derin güveni, kurumsal disiplini ve yıllara dayanan operasyonel aklı olduğunu belirten Yusuf Yenilmez, yeni vizyonlarının OYAK’tan alınan köklü deneyim, yönetişim kültürü ve teknolojik gelişmelere uyum yetkinliği üzerine inşa edildiğini söyledi. Yeni dönem stratejik önceliklerini; dijitalleşme, iş süreçleri entegrasyonu ve sürdürülebilir büyüme olarak sıralayan Yenilmez, şunları kaydetti: "Geleneksel anlayışın ötesine geçerek; teknolojiyle güçlenen, veriye dayalı kararlar alan ve çevik hareket eden bir organizasyon inşa ediyoruz. Dijitalleşme ile operasyonlarımızı daha akıllı ve ölçülebilir hale getirirken, entegrasyon sayesinde farklı iş kollarımızı tek bir değer zinciri altında buluşturuyoruz. Böylece müşterilerimize sadece hizmet değil, uçtan uca çözüm ve bir deneyim sunuyoruz." "Dijitalleşme bir teknoloji yatırımı değil, stratejik kırılım noktasıdır" Yenilmez, operasyonel mükemmelliği kurum kültürü olarak gördüklerini ve dijitalleşmenin şirkete hız kazandıran kurumsal bir miras olduğunu belirterek, teknolojik dönüşüm adımlarını anlattı. SAP S/4HANA altyapısını tüm OYAK Pazarlama organizasyonuna entegre ettiklerini duyuran Yenilmez, yapay zekayı da süreçlere dahil ederek şirketin öngörü kabiliyetini çok daha güçlü bir noktaya taşıdıklarını ifade etti. Turizm ve tesis yönetiminde "insan" merkezli yaklaşım Hizmet sektöründeki dönüşüme de değinen Yenilmez, turizm operasyonlarını bir süreç olmanın yanı sıra "deneyim üretme, güven inşa etme ve kalıcı değer oluşturma meselesi" olarak tanımladı. Yenilmez, uçtan uca kusursuz hizmet, müşteri deneyimi odaklı tasarım ve güçlü yönetişimin öncelikleri olduğunu vurgulayarak, "Tesis yönetimini yalnızca teknik bir hizmet olarak değil, insan deneyimini merkeze alan bir yönetim anlayışı olarak konumlandırıyoruz. Bu doğrultuda sahada daha az kesinti yaşayan, hızlı çözüm üreten ve kullanıcı memnuniyetini üst seviyeye taşıyan bir operasyon yapısı oluşturuyoruz. Gerçek fark, ne yapıldığında değil, nasıl yönetildiğindedir" diye konuştu. Güçlü çalışan deneyimi ve liderlik vizyonu Liderliğin güven inşa eden, vizyonuyla yön veren ve sorumluluk alabilen bir aksiyon olduğunun altını çizen Yenilmez, sürdürülebilirliğin şirket için dönemsel bir gündem değil, tüm kararların merkezindeki ana strateji olduğunu vurguladı. Başarının kalbinde çalışanın yer aldığını belirten Yenilmez, "Çalışan deneyimi sadece yan haklardan ibaret değildir. Kurumun gerçek ruhu ve sürdürülebilir başarısı, güçlü ve kendini iyi hisseden insanlar tarafından inşa edilir. Biz sadece bir iş ortamı değil; denge, farkındalık ve aidiyet duygusu oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. Genç profesyonellere de seslenen Yenilmez, kariyerin sadece bir ilerleme süreci değil, bireyin kendi potansiyelini tanıyıp sürekli kendini geliştirdiği bir yolculuk olduğunu hatırlattı. "Kararlarımızda bize her zaman OYAK’ın hizmet bilinci rehber oldu" Yusuf Yenilmez, OYAK’ın misyonuna ve üstlendikleri sorumluluğa vurgu yaparak sözlerini şöyle tamamladı: "Harcadığımız her bütçenin, bu ülkeye hizmet eden askerlerimizin emeğiyle oluştuğu bilinci, kararlarımızda bize her zaman rehber oldu. Bugün geldiğimiz noktada açıkça görülüyor ki; insanı merkeze alan, kurum değerleriyle yönetilen, dijital dönüşümle güçlenen ve sağlam bir yönetişim altyapısıyla desteklenen bu yaklaşım, sürdürülebilir ve güven temelli başarımızın en güçlü anahtarıdır."
TAB Gıda 2000’inci restoranını Kars’ta açtı
23 Aralık 2025 Salı - 12:23 TAB Gıda 2000’inci restoranını Kars’ta açtı Hızlı servis restoran işletmecisi TAB Gıda, Türkiye’de 2000’inci restoranını Kars’ta açarak ekonomiye katkısını ve sunduğu istihdam imkanlarını daha da güçlendirdi. Hızlı servis restoran operatörü TAB Gıda, Edirne’den Kars’a uzanan büyüme vizyonu doğrultusunda, çatısı altındaki 7 markadan, ekosistem şirketlerinden ve dijitalleşme yatırımlarından aldığı güçle yeni restoran açılışlarına devam ediyor. Şirket, Burger King markasıyla Kars’ta 2000’inci restoranını açarak Türkiye’nin her noktasını kapsayan büyüme stratejisinde önemli bir dönüm noktasına imza attı. Restoran, şirketin hizmet kalitesinin yanında oluşturacağı işgücü ve ekonomik hareketlilikle de bölgeyi destekleyecek. "Her yıl restoran portföyümüzün yüzde 10’u kadar yeni restoran açarak ülkemizin her yerinde büyümeyi sürdürüyoruz" Açılışı değerlendiren TAB Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Kurdoğlu, "Türkiye’nin lider hızlı servis restoran operatörü olarak 30 yılı aşan yolculuğumuzda kendimize her zaman yeni hedefler koyarak daima ileri gitmeyi benimsedik. Bu kapsamda, her yıl portföyümüzün yaklaşık yüzde 10’una karşılık gelen sayıda yeni restoran açmayı sürdürüyoruz. İstanbul’da tek bir restoranla başladığımız hikâyemiz, bugün Türkiye’nin dört bir yanına yayıldı. Bu yolculukta 2000’inci restoranımızı Kars’ta açmanın gururunu yaşıyoruz. Türkiye’deki mutfak tercihlerinin yüzde 85’ini kapsayan yedi markamızla güçlü bir büyüme hikâyesi yazmaya devam ediyoruz. Büyürken hem ülkemizin ekonomisine destek oluyoruz hem de restoranlarımızla daha fazla istihdam oluşturuyoruz. Büyüme başarımızda; stratejik karar alma yetkinliğimiz, operasyonel verimliliğimiz, pazar dinamiklerini ve tüketici eğilimlerini doğru okuyabilmemiz ve yüksek inovasyon kapasitemiz kadar gıda işletmeciliği konusundaki ihtiyaçlarımızı kendi bünyemizde karşılamamıza imkân tanıyan ekosistem şirketlerimizin önemli payı bulunuyor. Şirket olarak uzun vadeli bakış açımızla yatırımlarımızı istikrarlı biçimde sürdürürken paydaşlarımız için kalıcı değer üretiyoruz. Dünya çapında sevilen markaları, gıda ve hijyen standartlarından ödün vermeden Türkiye’deki tüketicilerin beklentilerine uygun yeniliklerle sunma kabiliyetimizin yanı sıra, kendi oluşturduğumuz ve yakın coğrafyalardan başlayarak yurt dışına da açtığımız markalarımız da uzun yıllardır pazarda öncü konumda olmamızın temel unsurları arasında yer alıyor. TAB Gıda’da markalarımızın dengeli yapısı, müşteri odaklı inovasyonlarımız ve dijitalleşme yatırımlarımız bizi güçlü bir şekilde ileri taşıyor. Ekosistem şirketlerimizin sağladığı benzersiz destekle, önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir değer oluşturarak büyümeye devam edeceğiz" dedi. "Teknoloji yatırımlarımızla, Franchise sistemimizle ve operasyonel gücümüzle liderliğimiz ve sürdürülebilir büyümemiz güçlenerek devam ediyor" Şirketin teknoloji yatırımları, sürdürülebilir ve dengeli iş modeliyle büyümeye devam ettiğinin altını çizen TAB Gıda Yönetim Kurulu Başkan Vekili Korhan Kurdoğlu ise şöyle konuştu: "Şirketimizde inovasyon kapasitemizin yanında, franchise ekosistemimiz, güçlü operasyon yapımız, entegre ekosistemimiz, markalarımızın rekabet gücü ve uzun vadeli yatırım disiplinimizle bugün bir kilometre taşına daha imza attık. 2000’inci restoranımızın Kars’ta açılması, uzun vadeli büyüme modelimizin bir yansıması. Türkiye’nin her noktasında ekonomiye katkı sağlayacak, istihdam oluşturacak, teknolojik yeniliklerle hizmet sunacak ve bölgesel potansiyeli harekete geçirecek yatırımlar yapmaya devam ediyoruz. Restoranlarımız işimizin kalbinde yer alıyor ve bu bilinçle onları birer deneyim alanına dönüştüren önemli yatırımlar yapıyoruz. Yalnızca lezzetli ve kaliteli ürünler sunan noktalar olarak görmediğimiz restoranlarımızı, veriye dayalı çalışan, teknolojiden beslenen ve müşterisini yakından tanıyan modern ve dijital deneyim merkezlerine dönüştürüyoruz. Aynı zamanda franchise ağımızı güçlendiriyoruz ve markalarımızı daha fazla yatırımcıyla buluşturmayı sürdürüyoruz. Sadece restoran sayısı açısından değil; teknolojiyi etkin kullanma ve yenilikçi çözümler geliştirme konusunda da öncü bir yaklaşımı sürdürüyoruz. Hedefimiz, yalnızca Türkiye’de değil, dünya genelinde teknoloji ve yapay zekâ kullanımında sektörün lider şirketleri arasında yer almak. Entegre tedarik zincirimiz, güvenilir ve yüksek operasyonel standartlarımız ve teknolojik ilerlemeyi merkeze alan yönetim yaklaşımımız ve bu yetkinlikleri hayata geçiren insan kaynağımız sayesinde büyüme hedeflerimizi yerine getiriyoruz. Kars’ta açılışını yaptığımız 2000’inci restoranımızla beraber, sunduğumuz fırsatları, üstün hizmet kalitemizi, markalarımızın gücünü ve istihdam olanaklarımızı ülkemizin her köşesine taşımayı sürdüreceğiz. Ülkemizdeki varlığımızı daha da genişletirken sürdürülebilir büyüme yolculuğumuzda da kararlılıkla ilerleyeceğiz." 2 bin restoran ve 22 bini aşkın çalışanla Türkiye ekonomisine destek Yapılan açıklamaya göre, bugün 2000’e ulaşan restoran sayısıyla şirket, Türkiye’nin yanı sıra Gürcistan, Kuzey Makedonya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de restoranlar işletiyor. Franchise operasyonları dahil 22 bini aşkın çalışan istihdam eden şirket, Türkiye ekonomisine sunduğu önemli katkıları her gün artırıyor. Şirket bünyesinde, Burger King, Sbarro, Popeyes, Arby’s ve Subway gibi dünya çapında başarılı olmuş markalar ve Usta Dönerci ve Usta Pideci gibi şirketin sıfırdan oluşturduğu iki marka olmak üzere toplam 7 marka bulunuyor. Ana hissedarı TFI TAB Gıda Yatırımları’nın kurduğu birbiriyle entegre çalışan dev gıda ekosistemi sayesinde şirket, gıda tedarikini ve lojistik operasyonlarının büyük bölümünü kendi içinde karşılayarak Türkiye’den dünyaya örnek olan bir iş modeliyle çalışmaya ve büyümeye devam ediyor.
Emeklilerin Aralık ayı "pazar desteği" ödemeleri hesaplara yattı
23 Aralık 2025 Salı - 12:18 Emeklilerin Aralık ayı "pazar desteği" ödemeleri hesaplara yattı Kırıkkale Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı kapsamında Aralık ayı Pazar Desteği ile ihtiyaç sahibi emeklilerin Kırıkkale Kart hesaplarına destek ödemelerini aktararak, proje başlangıcından bu yana toplam 9 milyon 168 bin TL tutarında katkı sağladı. Kırıkkale Belediyesi tarafından hayata geçirilen "Emekli Pazar Desteği Projesi" kapsamında, Aralık ayında ihtiyaç sahibi 689 emeklinin hesabına bin 500 TL tutarında nakdi destek aktarıldı. Yapılan ödemelerle birlikte emeklilere yalnızca Aralık ayı içinde 1 milyon 33 bin 500 TL destek sağlandı. Sosyal belediyecilik anlayışıyla yürütülen proje kapsamında, artan enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan emekliye destek veriliyor. Projenin başladığı günden bu yana emekliye sağlanan toplam destek tutarının 9 milyon 168 bin TL’ye ulaştığı bildirildi. Konuya ilişkin açıklama yapan Belediye Başkanı Ahmet Önal, göreve geldikleri günden itibaren sosyal belediyeciliği öncelik olarak benimsediklerini belirterek, emeklinin yaşadığı ekonomik zorlukların farkında olduklarını ifade etti. Önal, aylık bin 500 TL’lik pazar desteğiyle emeklinin temel gıda ihtiyacını daha rahat karşılamasını hedeflediklerini vurguladı. Başkan Önal, emeklinin yıllarca çalışarak ülkeye değer kattığını hatırlatarak, bu desteğin yalnızca ekonomik bir katkı değil, aynı zamanda dayanışma anlayışının da bir yansıması olduğunu dile getirdi. Sosyal destek uygulamasının önümüzdeki dönemde de artırılarak sürdürüleceği kaydedildi.
Siemens Healthineers, TÜRKRAD 2025’te görüntülemenin geleceğini ve sürdürülebilir teknolojilerini paylaştı
23 Aralık 2025 Salı - 12:04 Siemens Healthineers, TÜRKRAD 2025’te görüntülemenin geleceğini ve sürdürülebilir teknolojilerini paylaştı Siemens Healthineers, TÜRKRAD 2025’te sürdürülebilir görüntüleme teknolojileri ve yapay zekâ destekli çözümleriyle radyolojinin geleceği hakkında bilgi verdi. Şirket, klinik verimlilik, hasta deneyimi ve çevresel sürdürülebilirliği bir araya getiren yeniliklerini sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Siemens Healthineers, Türk Radyoloji Derneği tarafından bu yıl 46’ncısı düzenlenen Ulusal Radyoloji Kongresi’nde (TÜRKRAD) sağlık profesyonelleriyle bir araya geldi. Antalya’da gerçekleşen ve Türkiye’nin en büyük radyoloji buluşmalarından olan TÜRKRAD 2025 kapsamında şirket, görüntüleme alanındaki sürdürülebilir teknolojilerini, klinik iş akışlarını destekleyen yenilikçi çözümlerini ve yapay zekâ destekli yaklaşımını sektör profesyonelleriyle buluşturarak katılımcılara görüntülemenin geleceğine dair kapsamlı bir deneyim sundu. Kongre boyunca sektör paydaşları, Siemens Healthineers’ın MR, bilgisayarlı tomografi, anjiyografi, mamografi ve ultrason alanlarında sunduğu çözümleri yakından inceleme fırsatı buldu. Neredeyse sıfır helyum ile çalışan MR çözümünden, mamografide görüntü kalitesi ve hasta konforunu bir arada sunan sisteme; girişimsel radyoloji ve kardiyovasküler uygulamalarda yüksek hassasiyet ve optimize edilmiş doz yönetimi sağlayan teknolojilerden, farklı klinik ihtiyaçlara yönelik geniş bir ultrason portföyüne kadar pek çok çözüm kongre katılımcılarıyla buluştu. Siemens Healthineers’ın klinik verimliliği ve hasta deneyimini odağına alan çözümleri, enerji ve kaynak kullanımını optimize eden, çevresel etkiyi azaltan tasarımlarıyla öne çıktı. Bu teknolojilerle birlikte tanıtılan yapay zekâ ve otomasyon destekli dijital iş akışları, radyologların iş yükünü azaltmayı, görüntü oluşturma ve değerlendirme sürelerini kısaltmayı ve tanısal tutarlılığı güçlendirmeyi hedefliyor. Siemens Healthineers ayrıca, radyoloji ve görüntüleme alanındaki güncel bilimsel çalışmaları ve uluslararası gelişmeleri derlediği İnovasyon Dergisi’nin 3’nci sayısını da kongreye özel olarak yayımladı. Dergide Türkiye’nin farklı illerindeki sağlık kurumlarında Siemens Healthineers teknolojilerini kullanan profesyonellerle yapılan röportajlar ve klinik çalışmalar yer alıyor. Klinik ve teknolojik yenilikler sahnede Kongrede, 2021’de piyasaya sunulan ve 2025’te yeni ürünlerle genişleyen, photon-counting teknolojisine sahip bilgisayarlı tomografi cihazı ailesinin lansmanı gerçekleştirildi. Lansmana Siemens Healthineers Görüntülemeden Sorumlu Bölge Başkanı Martin Deutschmann konuşmacı olarak katıldı. Yoğun katılımla gerçekleşen sempozyumda, yeni nesil cihazların sunduğu spektral verilerle birleşen yüksek uzaysal çözünürlük ve doz tasarrufu seviyelerinin, ’görünmeyeni görmeyi’ mümkün kıldığı ve tanısal güveni artırdığı çeşitli vaka analizleriyle aktarıldı. Bu yaklaşımın, ek tetkik ihtiyacını ortadan kaldırarak ciddi maliyet tasarrufu sağlama potansiyeli taşıdığı vurgulandı. "Sürdürülebilir ve verimli çözümlerle fark oluşturmak" Siemens Healthineers Türkiye Görüntülemeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ertan Cömert, şirketin sürdürülebilir teknoloji vizyonunu şöyle özetledi: "Siemens Healthineers olarak, görüntüleme teknolojilerinin yalnızca tanı koymakla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda klinik karar alma süreçlerini hızlandırarak, iş akışlarını sadeleştirip sağlık profesyonellerinin üzerindeki yükü azalttığını biliyoruz. Artık, görüntüleme sistemlerinin sağlık hizmetlerinde üstlendiği rol daha da genişliyor. Yüksek klinik performansın yanı sıra, enerji ve kaynak kullanımını optimize eden, çevresel etkiyi azaltan çözümler geliştirmek artık temel önceliklerimizden biri. TÜRKRAD 2025’te paylaştığımız teknolojiler, klinik ve çevresel sürdürülebilirliği birlikte ele alan bu yaklaşımımızın somut yansıması. TÜRKRAD bu vizyonu paylaşmak için bize fırsat sunan çok köklü, ulusal ve en yüksek katılımlı kongremiz. Siemens Healthineers olarak, Türkiye’de sağlık hizmetlerinin dönüşümüne uzun vadeli ve sürdürülebilir katkılar sunmayı sürdüreceğiz." Siemens Healthineers Görüntülemeden Sorumlu Başkanı Martin Deutschmann da yaptığı açıklamada, Türkiye’nin görüntüleme alanındaki potansiyeli ve yenilikçi teknolojiler üzerine şunları söyledi: "Türkiye’de radyoloji ekosistemi güçlü akademik yapısı, nitelikli insan kaynağı ve teknolojiye açıklığıyla çok önemli potansiyele sahip. TÜRKRAD 2025’te buna yakından tanık olma fırsatı buldum. Lansmanını gerçekleştirdiğimiz bilgisayarlı tomografi ürün ailemize yönelik gerçekleştirdiğimiz uydu sempozyumumuzda, teknolojimizin çıktılarını anlatma ve profesyonellerle fikir alışverişi yapma fırsatı buldum. Amacımız; radyologların ve klinik ekiplerin günlük pratiklerini destekleyerek, tanı süreçlerinin tedavi kararları üzerindeki etkisini güçlendirmek. Siemens Healthineers olarak, Türkiye’ye sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliğini destekleyen ve klinik ile operasyonel faydayı bir arada sunan çözümlerimizle katkı sunmaya devam edeceğiz."
Veri İstanbul: Yapay Zeka Destekli Açık Veri Kütüphanesi projesi tanıtıldı
23 Aralık 2025 Salı - 11:29 Veri İstanbul: Yapay Zeka Destekli Açık Veri Kütüphanesi projesi tanıtıldı İstanbul Ticaret Odası öncülüğünde, İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) desteğiyle hayata geçirilecek Veri İstanbul: Yapay Zeka Destekli Açık Veri Kütüphanesi Projesi’nin tanıtımı, İstanbul Valisi Davut Gül, İTO Başkanı Şekib Avdagiç’in katılımıyla gerçekleştirildi. İstanbul Ticaret Odası öncülüğünde, İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) desteğiyle hayata geçirilecek Veri İstanbul: Yapay Zeka Destekli Açık Veri Kütüphanesi Projesi’nin tanıtımı, İstanbul Valisi Davut Gül, İTO Başkanı Şekib Avdagiç’in katılımıyla gerçekleştirildi. İTO merkez binasında tanıtımı gerçekleştirilen projenin detayları katılımcılara aktarıldı. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "Hem dün, hem de bugün Veri İstanbul’u yaparken, tek hedefimiz açık bilgiyi kullanılabilir bilgi yapmak, ihtiyacı olan herkes için faydalı bilgiye dönüştürmek. Gözümüzün önündeki sayısal gerçekliği, işimizi ve üretimimizin gerçeği yapmak" dedi. "Verilere yeni bir anlam katmayı çok önemsiyoruz" İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "Dijital çağın hayat ve iş yapış tarzımızı dönüştürdüğü günümüzde biz de verilere yeni bir anlam katmayı çok önemsiyoruz. Bu amaçla ilk adımı attık ve istatistik birimimizi, Stratejik Araştırmalar Merkezi’ne (İTOSAM) dönüştürdük. Burada farklı kurumlar tarafından toplanan verileri bir araya getirerek geniş veri havuzu oluşturan; ekonomik hayatın hacmini ve canlılığını ölçen veri setleri hazırlayan; özetle İstanbul ve Türkiye ekonomisine yönelik araştırmalar yapan güçlü bir yapı oluşturduk. Şimdi de bu çalışmalarımızı İstanbul Valiliğimizin büyük katkısı ve İSTKA desteğiyle yeni bir içeriğe ve evreye taşıyoruz" şeklinde konuştu. "Bugünün dili yapay zekadır" Günümüz dilinin yapay zeka olduğunu belirten Avdagiç, "Projemizin basit bir hedefi var: İstanbul’da açık veri kaynaklarına erişimi kolaylaştırmak; farkındalığı temin ederek bu verilerin araştırmacılar, teknoloji geliştiriciler ve iş dünyasınca etkin şekilde kullanılmasını sağlamak. Biliyorsunuz, bugünün dili yapay zekadır. Bu nedenle biz de projemizde yapay zekadan azami ölçüde yararlanacak ve yapay zeka destekli etkin bir açık veri kütüphanesi platformu oluşturacağız. Böylece İstanbul’un ekonomik ve ticari hayatını analiz edecek, inovasyon ve sürdürülebilir kalkınmaya katkı sunacağız. Bunu başardığımız takdirde sizlerle birlikte mutlaka başaracağımıza inanıyorum, İstanbul birçok alanda sahip olduğu küresel merkez olma vasfına, veri bilimi ve teknoloji inovasyonu merkezi olmayı da ekleyecektir" ifadelerini kullandı. "Bilginin daha çok ihracat ve daha çok refah olduğunu" hep birlikte göreceğiz" Bilginin ihracat ve refah olduğunun altını çizen Avdagiç, "Bilginin daha çok ihracat ve daha çok refah olduğunu" hep birlikte göreceğiz. Çünkü bu projeyle büyük veriye dayalı girişimlerin oluşmasını sağlayıp destekleyeceğiz. Kuşkusuz, Veri İstanbul yabancı yatırımcılardan daha çok istifade edilerek, İstanbul’un ticari ve ekonomik gelişiminin artmasını da sağlayacak. Yine projenin en önemli taraflarından biri de bilgi artık cebimizde olacak. Çünkü Veri İstanbul mobil uygulamasını da devreye almayı planlıyoruz" şeklinde konuştu.
Bulgaristan levası tabelalardan kalktı
23 Aralık 2025 Salı - 11:20 Bulgaristan levası tabelalardan kalktı Yeni yıla kısa bir süre kala yaşanan gelişmeler Edirne’de de etkisini göstermeye başladı. Bulgaristan ile yoğun sınır ticaretinin yaşandığı kentte, döviz bürolarındaki fiyat bilgilendirme tabelalarından Bulgar levası kuru kaldırıldı. Her ne kadar tabelalarda yer almasa da, döviz bürolarının leva bozdurma işlemlerini sürdürdüğü öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, leva bozdurmak isteyen vatandaşlar için alım fiyatlarının 20 ile 24 TL arasında değiştiği ifade ediliyor. Bulgaristan euroya geçiyor Bulgaristan, 1 Ocak 2026 itibarıyla euroya geçerek Euro Bölgesi’nin 21’inci üyesi olacak. Bu adımla birlikte, 1881 yılından bu yana kullanılan ulusal para birimi leva, yaklaşık 145 yıl sonra tedavülden kalkacak. Böylece Bulgaristan tarihinde ikinci kez resmi para birimi değişmiş olacak. 1997 yılından bu yana para kurulu sistemi uygulayan Bulgaristan’da leva, önce Alman markına, ardından euroya sabitlenmişti. Euroya geçişle birlikte uygulanacak sabit kur 1 euro = 1,95583 Bulgar levası olarak belirlendi. Bu oran, Alman markının euroya dönüşmesiyle birlikte 1999 yılından bu yana fiilen uygulanıyordu. TCMB’den resmi düzenleme Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2 Ocak 2026’dan itibaren alım satıma konu olan dövizler listesinden Bulgar levasını çıkardı. Söz konusu karar, 20 Aralık tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2008-32/34 sayılı tebliğine ilişkin TCMB genelgesinde yapılan değişiklikleri kapsıyor. Alınan kararla birlikte, TCMB nezdinde Bulgar levası üzerinden gerçekleştirilen alım-satım işlemleri 2026 yılının başından itibaren sona erecek. Bulgaristan’ın euroya geçmesiyle birlikte söz konusu işlemler bundan sonra euro üzerinden yapılacak.
Türkiye-Pakistan kardeşliği savunma ve havacılıkta güçleniyor
23 Aralık 2025 Salı - 10:54 Türkiye-Pakistan kardeşliği savunma ve havacılıkta güçleniyor Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Türkiye ile Pakistan arasındaki köklü kardeşlik bağlarını uzay, havacılık ve savunma sanayii alanında daha da ileri taşımak amacıyla Pakistan’a ‘Sektörel Ticaret Heyeti’ programı düzenledi. Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen programda, iki ülke arasında savunma sanayii, havacılık teknolojileri ve stratejik yatırımlar alanında yeni iş birliği fırsatları ele alındı. Program kapsamında BTSO Savunma Sanayii ve Havacılık Konseyi Başkanı Aptullah Saner, Bursa Uzay Havacılık Savunma Kümelenmesi (BASDEC) Başkanı Dr. Mustafa Hatipoğlu ve BASDEC üyesi firmalardan oluşan heyet, Pakistan’da üst düzey temaslarda bulundu. Heyet Pakistan İletişim ve Türkiye-Azerbaycan Yatırım Bakanı Abdul Aleem Khan, Pakistan Ticaret Bakanı Jam Kamal Khan, Pakistan Sanayi ve Üretim Bakanı Haroon Akhtar Khan ile Pakistan Turizm ve Altyapı Bakanı Sardar Yasir İlyas Khan ile bir araya gelerek savunma ve havacılık sanayiinde ortak projeleri değerlendirdi. Üst düzey temaslar gerçekleştirildi Türkiye-Pakistan ekonomik iş birliğinin çatı kuruluşlarıyla da temaslarını sürdüren BTSO heyeti, Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu (FPCCI) Başkanı Umar Qureshi ve Başkan Yardımcısı Qurrat-ul-Ain ile görüşmeler gerçekleştirdi. Program çerçevesinde Pakistan’ın önde gelen teknik üniversiteleri arasında yer alan National University of Science and Technology (NUST) ile Turkish Aerospace Pakistan (TAİ-Pakistan) ofisi ziyaret edildi. TAİ Pakistan Direktörü Muhammad Sohail Sajid, Türkiye’nin milli havacılık projeleri KAAN ve HÜRJET kapsamında yürütülen tasarım ve prototip çalışmaları hakkında heyete kapsamlı bilgiler sundu. İşbirliği imkanları da konuşuldu BTSO ve BASDEC heyeti ayrıca Pakistan ordusunun zırhlı araç ve tank üretim merkezi Heavy Industries Taxila (HIT), silah ve mühimmat üretiminde kritik rol üstlenen Pakistan Ordnance Factories (POF) ile Pakistan Hava Kuvvetleri’nin uçak ihtiyaçlarını karşılayan Pakistan Aeronautical Complex (PAC) Kamra tesislerinde incelemelerde bulundu. Heyet, temasları kapsamında Pakistan Mühendislik Konseyi ve Pakistan Havacılık Konseyi üyeleriyle de ikili iş görüşmeleri gerçekleştirerek somut iş birliği adımlarını görüştü. Pakistan’da B2B görüşmeleri BTSO Savunma Sanayii ve Havacılık Konseyi Başkanı Aptullah Saner, Pakistan ziyaretine ilişkin yaptığı değerlendirmede, dost ve kardeş ülke Pakistan’ın heyeti tüm temaslarda en üst düzey protokol ve yakın ilgiyle karşıladığını belirtti. Saner, dört günlük ziyaret kapsamında önemli görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade ederek şunları söyledi: "Pakistan’da Sanayi ve Üretim, İletişim, Turizm ve Ticaret Bakanları ile bir araya geldik. Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği, Havacılık Konseyi ve Mühendislik Konseyi ile toplantılar ve B2B görüşmeler gerçekleştirdik. Üniversiteler ve AR-GE merkezlerinin ardından uçak, zırhlı araç ve silah üretim tesislerini ziyaret ettik ve tüm ziyaretlerimizde en üst düzeyde ağırlandık. Etkinliklerin tamamına Savunma Sanayii Başkanlığımız ile Büyükelçilik yetkililerimiz eşlik etti." "Pakistan büyük fırsatlar sunuyor" Gördükleri ilgi ve misafirperverliğin iki ülke arasındaki güven ilişkisini açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Saner, bunun ekonomik ve kültürel alanlarda önemli fırsatlar sunduğunu dile getirdi. Saner, "Bizleri son derece memnun eden bu yaklaşım, Türkiye ile Pakistan arasındaki karşılıklı güvenin güçlü bir göstergesidir. Güven, her türlü iş birliğinin temelidir. 251 milyon nüfusa sahip bu kardeş ülke savunma ve havacılık sektörümüzün yanı sıra inşaat, gıda, turizm, metal ve makine gibi birçok sektörde önemli iş fırsatları barındırmaktadır." diye konuştu. Ziyaret sonrası sürecin de yakından takip edileceğini belirten Saner, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu seyahatin ardından ortaya çıkan iş fırsatlarının ve ülkeler arası gelişmelerin takipçisi ve destekçisi olacağız. Başarılı organizasyonda emeği geçen tüm arkadaşlarımıza, katılımcılarımıza ve Pakistan’daki dostlarımıza BTSO Savunma Havacılık Konseyi ve BASDEC Yönetim Kurulu adına teşekkür ediyorum." "Pakistan Türkiye’yi gerçek anlamda kardeş olarak görüyor" BASDEC Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mustafa Hatipoğlu, BASDEC heyetinin Pakistan ziyaretine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Pakistan’da son derece üst düzeyde karşılandıklarını belirterek, "Pakistan yöneticileri ve halkı, Türkleri gerçek anlamda kardeş olarak görüyor" dedi. Pakistan’ın savunma ve havacılık başta olmak üzere gelişmiş bir askeri sanayiye sahip olduğunu vurgulayan Hatipoğlu, normal şartlarda girilmesi mümkün olmayan askeri tesisleri ziyaret etme imkânı bulduklarını ifade etti. Pakistan’da Ar-Ge çalışmalarının oldukça ileri seviyede olduğunu belirten Hatipoğlu, NUST’un bunun önemli bir örneği olduğunu dile getirerek, Pakistanlı mühendislerin cazip şartlarla Türkiye’de istihdam edilebileceğini, ayrıca nitelikli uluslararası mühendis yetiştirilmesi konusunda Pakistan Engineering Council (PEC) ile iş birliği yapılabileceğini kaydetti. "Pakistanlı firmalar ile görüşmeler sürecek" BASDEC üyesi firmalar için Pakistan’da önemli fırsatlar bulunduğuna dikkat çeken Hatipoğlu, uçak sanayi, mühimmat ve silah sanayi, dron üretimi, makine, kalıp ve fikstür, havalimanı yer ekipmanları ile komponent ve yarı mamul üretimi alanlarında Pakistanlı kuruluşlarla karşılıklı iş birliklerinin mümkün olduğunu vurguladı. Ziyaret edilen Pakistanlı kuruluşları Bursa’ya davet ederek, firmalar bazında somut iş birliği imkanlarını görüşmeyi planlandıklarını ifade eden Hatipoğlu, hâlihazırda COMIT firmasının elektronik mayın dedektörü satışı projesi ile UÇAKSAN firmasının kamikaze dron üretimi projelerinin görüşme aşamasında olduğunu söyledi. Dr. Hatipoğlu, Ticaret Bakanlığı’na, Savunma Sanayii Müşaviri Abdullah Orhan’a, Pakistan Yatırım Konsolosu Ahmet Khan’a ve Pakistan’daki firmalara desteklerinden dolayı teşekkür etti. "Elektronik mayın dedektörü ihracatı için somut adımlar attık" COMIT Mühendislik Genel Müdürü Fatih Mestan, Pakistan’da gerçekleştirdikleri görüşmelerin son derece olumlu geçtiğini söyledi. Elektronik mayın dedektörü ihracatı kapsamında devam eden tekliflendirme ve ihale süreçleri hakkında dört ayrı bakanlığa bilgi verme imkânı bulduklarını belirten Mestan, şu ifadeleri kullandı: "Savunma Bakanlığı ile devam eden görüşmelerimiz ve taleplerimiz hakkında kapsamlı bilgilendirmede bulunduk. Ayrıca ziyaret ettiğimiz Heavy Industries Taxila firmasında üretilen tanklar için de dedektör tedarik edebileceğimizi ifade ettik ve bu konuda olumlu geri dönüşler aldık. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz." "Milli savunma vizyonuna katkı sağlamayı hedefliyoruz" ERFA Makine Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Onan, ziyaretin son derece verimli geçtiğini vurguladı. Onan, "BASDEC iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz Pakistan ziyaretimiz, beklentilerimizin de üzerinde oldukça verimli ve umut verici gelişmelerle tamamlandı. Türkiye ve Pakistan arasında, ülkemiz adına stratejik öneme sahip ve büyük kazanımlar getirecek bir iş birliğinin temellerinin atıldığına inanıyoruz." dedi. Bursa sanayisinin uluslararası alandaki gücüne dikkat çeken Onan, "Bursa’mızın sanayi gücünü küresel ölçekte daha ileriye taşımak ve milli savunma vizyonumuza katkı sağlamak adına böylesine önemli bir sürecin parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu önemli organizasyonun başarıyla sonuçlanmasında emeği geçenlere teşekkür ediyoruz." şeklinde konuştu. "Pakistan temaslarımız oldukça olumlu geçti" UÇAKSAN Yönetim Kurulu Başkanı Emre Balcı, ULUTEK Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren Ar-Ge merkezleriyle savunma ve havacılık alanında önemli çalışmalar yürüttüklerini belirterek, BASDEC’in firmalar için büyük bir güç oluşturduğunu söyledi. Balcı, "Yurt içi ve yurt dışında iş görüşmelerini küme olarak yapmak bizim için çok büyük bir avantaj. Pakistan, Türkiye’ye yakınlığı nedeniyle öncelikli ülkelerimizden biri oldu. Bu kapsamda Pakistanlı partnerlerle iş birliği yapmak için bir ziyaret gerçekleştirdik ve temaslarımız oldukça olumlu geçti." dedi. Ziyaret kapsamında dört bakan, hava kuvvetleri ve genelkurmay yetkilileri ile görüşmeler yaptıklarını aktaran Balcı, süreçlerin zaman aldığını ancak güçlü iş birlikleri hedeflediklerini vurguladı. Balcı, "Pakistanlı ortaklarla çalışarak kendi ürünlerimizi farklı bir modelle aktarmayı planlıyoruz. Karşı taraf da bu iş birliklerine olumlu yaklaşıyor. Kısa süre içinde somut çalışmaların başlayacağını söyleyebilirim. Onlar da Türkiye’yi ziyaret etmeyi planlıyor. Bu ziyaret tek başına yapılabilecek bir organizasyon değildi, tamamen kümelenme içinden çıkan ortak aklın bir sonucu oldu. Savunma ve havacılık alanında çalışacak firmalara BASDEC üyesi olmalarını tavsiye ediyorum. Bu faaliyetlerin hayata geçmesine büyük katkı sağlayan BTSO’ya teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.
Elazığ’da hazırlanan proje bakanlıktan destek aldı
23 Aralık 2025 Salı - 10:54 Elazığ’da hazırlanan proje bakanlıktan destek aldı Elazığ Toplum ve Proje Derneği (ETOPDER) tarafından hazırlanan proje, IPARD III Programı 6. Başvuru Çağrı Dönemi’nde Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan destek almaya hak kazandı. IPARD III Programı 6. Başvuru Çağrı Dönemi kapsamındaki LEADER Yaklaşımı Tedbiri’ne başvuruda bulunan 60 ildeki 156 Yerel Eylem Grubunun (YEG) tamamı desteklenmeye hak kazandı. Yaklaşık 2.2 milyar TL tutarındaki yerel kalkınma stratejisi bütçeli 156 YEG Derneğin yüzde 100 hibeyle destekleneceği aktarıldı. Destek alan 156 dernek arasına Baskil Yerel Eylem Grubu Derneği’de yer aldı. Bu kapsamda Baskil Yerel Eylem Grubu Derneği, il genelinde aktif olarak faaliyet gösteren tek Yerel Eylem Grubu olma özelliğini taşıdı. Derneğin 2025-2030 dönemini kapsayan 5 Yıllık Yerel Kalkınma Stratejisi ve Eylem Planı, proje uzmanı Bihter Yaldız Tut tarafından hazırlanarak kapsamlı analizler, katılımcı toplantılar ve yerel ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendirildi. Hazırlanan strateji ve eylem planları, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından onaylanarak desteklenmeye hak kazandı. Dernek, yıllık 60 bin Euro olmak üzere yüzde 100 hibe desteğiyle, 5 yıllık dönemde yaklaşık 15 milyon TL tutarında kırsal kalkınma kaynağını bölgeye kazandırma hakkı elde etti. Bu süreçte, Baskil Yerel Eylem Grubu Derneği ile Elazığ Toplum ve Proje Derneği (ETOPDER) arasında imzalanacak iş birliği protokolü çerçevesinde, 5 yıllık kalkınma programının etkin ve şeffaf bir şekilde uygulanması planlanıyor. Dernek Başkanı ve proje uzmanı Bihter Yaldız Tut, "Avrupa Birliği’nin kırsal kalkınma politikaları çerçevesinde uygulanan LEADER Tedbiri, yerelden kalkınma yaklaşımını esas alan, katılımcı, yenilikçi ve sürdürülebilir bir modeldir. Bu yaklaşım doğrultusunda kurulan Yerel Eylem Grupları (YEG); kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri ve yerel halkın bir araya gelerek bölgesel ihtiyaçlara uygun kalkınma stratejileri geliştirmesini amaçlar. Türkiye’de Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda, IPARD Programı kapsamında uygulanan LEADER Tedbiri ile Yerel Eylem Grupları desteklenmektedir. YEG’ler; ilçelerde kaymakamlık oluru ve valilik onayı ile kurulan, tüzel kişiliğe sahip dernek statüsünde yapılardır. İlçe belediyeleri, kaymakamlıklar ve ilgili kamu kurumları bu yapıların doğal paydaşları ve tüzel üyeleri arasında yer alırken; kadınlar, gençler, çiftçiler, üreticiler, esnaf ve sivil toplum temsilcileri yönetim süreçlerine aktif olarak dahil edilmektedir. Bu yönüyle YEG’ler, ilçede yaşayan her kesimin temsiline dayalı kapsayıcı bir yönetişim modeli sunar" dedi. Proje uzmanı Bihter Yaldız Tut, "ETOPDER’in proje geliştirme, uygulama, izleme ve raporlama alanlarındaki kurumsal kapasitesi, stratejinin sahaya güçlü biçimde yansımasına katkı sağlayacaktır. Dernek olarak Baskil Yerel Eylem Grubu’nun kalkınma stratejilerinin hazırlanmasında hem de uygulanacak projelerin koordinasyonunda aktif rol üstlenerek, yerel kalkınmaya sürdürülebilir ve katılımcı bir vizyon kazandırmayı hedeflemekteyiz. IPARD III Programı döneminde uygulanacak bu strateji ile; tarım ve kırsal üretimin desteklenmesi, kadınlar ve gençler başta olmak üzere dezavantajlı grupların güçlendirilmesi, yerel girişimciliğin ve sosyal kalkınmanın teşvik edilmesi, sivil toplumun kapasitesinin artırılması, katılımcı ve sürdürülebilir kalkınma modellerinin hayata geçirilmesi hedeflenmektedir" ifadelerini kullandı.
Almanya’ya turizm ve ticaret ziyareti
23 Aralık 2025 Salı - 10:27 Almanya’ya turizm ve ticaret ziyareti Balıkesir’in Edremit ilçesinde turizmi canlandırmak, Avrupa’dan bölgeye olan uçuşları artırmak ve ticari ilişkileri güçlendirmek amacıyla Almanya’nın Düsseldorf şehrine Edremit Ticaret Odası tarafından geniş katılımlı bir iş gezisi düzenlendi. Edremit Ticaret Odası (ETO) tarafından 24-26 Ekim 2025 tarihlerinde gerçekleştirilen Fest’Olive Edremit Zeytinyağı Tadım Festivali’nde ağırlanan Alman seyahat acenteleri ile başlayan ziyaretlerin devamı niteliğindeki ziyaret, 18-21 Aralık 2025 tarihleri arasında gerçekleştirildi. COOP TRR ve TÜRSAB Çanakkale-Balıkesir Bölge Başkanlığı iş birliğiyle düzenlenen gezide; turizm sezonunun uzatılması, turist sayısının artırılması ve iki bölge arasında güçlü ticari ağların kurulması hedeflendi. Düsseldorf programına; Edremit Kaymakamı Ahmet Odabaş, Edremit Kocaseyit Havalimanı Müdürü Taner Ödemiş, Güney Marmara Kalkınma Ajansı Turizm Destinasyon Yönetim Birimi Başkanı Esra Karakoç, Edremit Ticaret Odası Meclis Başkanı Bayram Kayahan ve Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin katılım sağladı. Ayrıca heyette; Meclis Başkan Yardımcıları Ercan Tanuç ve Barış Sözeri, Yönetim Kurulu Üyeleri Fahri Şık, Gökhan Yeler, Savaş Can, Sezgin Sönmez, Yönetim Kurulu Üyesi ve TÜRSAB Çanakkale Balıkesir Bölge Başkanı Fatih Ergün, Meclis Üyesi Atamer Ulusoy, Tarım ve Hayvancılık Meslek Komitesi Başkanı Halil Aktay, ETO Genel Sekreter Yardımcısı Adil Oklu ile Dış Ticaret/Üye İlişkileri Sorumlusu Tuna Salon da yer aldı.
Dolap, 2024’te ikinci el satışlarla 307 bin tonu aşkın karbon salımının önüne geçti
23 Aralık 2025 Salı - 10:15 Dolap, 2024’te ikinci el satışlarla 307 bin tonu aşkın karbon salımının önüne geçti Dolap, Döngüsel Etki Raporu’nun ikincisini yayınladı. 2024 yılı boyunca Dolap uygulaması üzerinden gerçekleştirilen ikinci el ürün satışları sayesinde 307 bin 340 ton karbon eşdeğeri (COe) karbon ayak izi engellendi. İkinci el alışverişi erişilebilir bir modele dönüştüren Dolap, Döngüsel Etki Raporu’nun ikincisini yayınladı. Platform üzerinden geçtiğimiz yıl 16 milyondan fazla ürün yeniden dolaşıma kazandırılırken, her bir satış yeni üretim ihtiyacını azaltarak doğal kaynak kullanımı, enerji tüketimi ve karbon salımı üzerinde pozitif etki oluşturdu. Platformda gerçekleşen her alışveriş, ürünlerin yaşam döngüsünü uzatarak kullan-at anlayışına alternatif tüketim kültürünü güçlendiriyor. Rapor, ikinci el alışverişin daha adil, erişilebilir ve sürdürülebilir bir tüketim modeline geçişte kritik bir rol oynadığını ortaya koyarken, kullanıcılarıyla birlikte oluşturulan bu döngünün gezegen yararına kalıcı bir dönüşüm oluşturma potansiyeline sahip olduğunu vurguluyor. İkinci el alışverişle ölçülebilir çevresel etki Raporda yer alan veriler, ikinci el alışverişin bireysel bir tercih olmanın ötesinde, iklim kriziyle mücadelede anlamlı bir araç olduğunu ortaya koyuyor. Tek bir giysinin ikinci el dolaşımına sokulması ortalama 25-30 kilogram karbondioksit salımını engellerken, yeniden kullanım geri dönüşüme kıyasla yüzde 90’a varan enerji tasarrufu sağlıyor ve binlerce litre su kullanımının önüne geçiyor. 2024 yılı boyunca platform üzerinden gerçekleşen satışlar sayesinde önlenen 307 bin 340 ton karbon salımı, 80 bin 456 benzinli aracın bir yıl boyunca trafikten çekilmesine, 71 bin 882 evin yıllık elektrik tüketimine veya 177 milyon litre dizel kullanımına eşdeğer bir kazanca karşılık geliyor. Bu sonuçlar, ikinci el alışverişin ölçülebilir etkilerini net olarak ortaya koyuyor. Karbon ayak izi azaltımında en yüksek katkı; Kadın ve Erkek, Elektronik, Ev ve Yaşam ile Bebek ve Çocuk kategorilerinde gerçekleşti. Satış verileri baz alınarak 2024 yılında karbon salımının en fazla önlendiği ürünler arasında pantolon, kahve makinesi, bebek arabası ve puset gibi ürün grupları öne çıktı. 2024’te satılan 8 milyon giyim ürünüyle 307 bin ton karbon eşdeğeri ve 35,7 ton tekstil atığı önlendi 2024 yılında platform üzerinden satılan 8 milyona yakın giyim ürünü sayesinde 446 milyon litre su kullanımının, 35,7 ton tekstil atığının ve 307 bin 340 ton COe karbon ayak izinin oluşması önlendi. Genel giyim sektörü ortalamaları esas alınarak yapılan hesaplamalar, platformda yeniden satışa sunulan tekstil ürünleri sayesinde 3 bin 245 kişinin bir yılda oluşturacağı toplam tekstil atığının sistem dışına çıkmasının önlendiğini ortaya koyuyor. İkinci el satış, birinci el fayda Platformun oluşturduğu etki yalnızca çevresel boyutla sınırlı kalmıyor. Kullanmadıkları ürünleri ikinci el olarak satarak gelir elde eden binlerce kadın, hem ev ekonomisine katkı sağlıyor hem döngüsel ekonomiyi destekliyor. Bu döngü, ekonomik tasarrufla birlikte toplumsal dayanışmayı da destekleyen bir etki alanı oluşturuyor. Platform, döngüsel ekonomi yaklaşımını sosyal etki projeleriyle desteklemeyi sürdürüyor. Depremden etkilenen kadınlara yönelik hayata geçirilen "Hayallerime Giden Yol" programı kapsamında satış ve dijital mağazacılık eğitimleri verilerek, katılımcıların sürdürülebilir gelir elde etmeleri destekleniyor. Platform ayrıca, "Giy, Sat, Bağışla" yaklaşımıyla kullanıcıların satış gelirlerinden sivil toplum kuruluşlarına bağış yapabilmesine imkan tanıyor. İkinci el Z kuşağında yeni tüketim normuna dönüşüyor Raporda yer alan küresel veriler, ikinci el alışverişin özellikle genç nesilde hızla yaygınlaştığını gösteriyor. Z kuşağının önemli bir bölümü ikinci el giyimi yeni bir tüketim normu olarak görürken, küresel ikinci el pazarının önümüzdeki yıllarda hızla büyümesi bekleniyor. Platform, dijitalleşme ile döngüsel ekonomiyi buluşturan yapısıyla, bu dönüşümün Türkiye’deki en somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. İl bazında yapılan hesaplamalar, platform üzerinden gerçekleşen ikinci el satışların Türkiye’nin dört bir yanındaki illerde yalnızca bireysel değil, bölgesel ölçekte de karbon salımını azalttığını ortaya koyuyor. Satışların çevresel etkisi, il düzeyinde ortalama ürün başına düşen karbon ayak izi verileriyle hesaplanarak, döngüsel ekonominin yaygınlaştıkça çevresel faydayı ülke geneline yayılan somut bir etkiye dönüştürebildiğini gösteriyor. Raporun öne çıkanları konular şöyle: 2024 yılında ikinci el alışverişle 307 bin 340 ton COe karbon salımı önlendi. Bu miktar, 80 bin 456 aracın bir yıl trafikten çekilmesine eşdeğer. 16 milyondan fazla ürün yeniden dolaşıma kazandırıldı. Yaklaşık 8 milyon adet giyim ürünü ikinci elde satıldı. 446 milyon litre su tasarrufu sağlandı. 35,7 ton tekstil atığının oluşması engellendi.