EKONOMİ - 10 Nisan 2026 Cuma 12:30

OYAK Pazarlama’da 2030 vizyonuyla dönüşüm başladı

A
A
A
OYAK Pazarlama’da 2030 vizyonuyla dönüşüm başladı

OYAK Pazarlama’nın 2030 yol haritasını değerlendiren OYAK Pazarlama Hizmet ve Turizm A.Ş. Genel Müdürü Yusuf Yenilmez, "Sadece büyümeyi değil, sürdürülebilir değer üretmeyi hedefliyoruz. İş modelimizi yeniden kurguladık, dönüşüm bir seçenek değil zorunluluk" dedi.


OYAK Pazarlama Hizmet ve Turizm A.Ş. Genel Müdürü Yusuf Yenilmez, şirketin içinden geçtiği köklü dönüşüm sürecini ve OYAK’ın 2030 vizyonu doğrultusunda yeniden kurgulanan iş modelini anlattı.


OYAK Pazarlama’nın rekabetçiliğini, sektörel konumlaması ve hedefini sektörel analizlerle değerlendirerek gelecek döneme dair stratejilerini paylaşan Yenilmez, "Yalnızca mevcut yapıyı geliştirdiğimiz bir süreçten değil, iş modelimizi yeniden kurguladığımız köklü bir dönüşümden geçiyoruz. Rekabeti ve liderliği sürdürmenin tek yolu bu. Sadece büyümeyi değil, sürdürülebilir değer üretmeyi hedefliyoruz" dedi.


OYAK Pazarlama olarak ortak akıl, geleceğe odaklı bakış ve ekip olmanın gücüyle şirketin dönüşüm yolculuğunu topluca sinerji oluşturarak geleceğe ilerlediklerini dile getiren Yenilmez, "Hedefimiz; verimlilik, güven, teknoloji ve sürdürülebilir değer odağında daha güçlü bir ekosistem inşa etmek" ifadesini kullandı.


Stratejinin üç güçlü ekseni: Dijitalleşme, entegrasyon ve sürdürülebilirlik


Sektörde yolculuğa sıfırdan başlamadıklarını, arkalarında OYAK markasının derin güveni, kurumsal disiplini ve yıllara dayanan operasyonel aklı olduğunu belirten Yusuf Yenilmez, yeni vizyonlarının OYAK’tan alınan köklü deneyim, yönetişim kültürü ve teknolojik gelişmelere uyum yetkinliği üzerine inşa edildiğini söyledi.


Yeni dönem stratejik önceliklerini; dijitalleşme, iş süreçleri entegrasyonu ve sürdürülebilir büyüme olarak sıralayan Yenilmez, şunları kaydetti: "Geleneksel anlayışın ötesine geçerek; teknolojiyle güçlenen, veriye dayalı kararlar alan ve çevik hareket eden bir organizasyon inşa ediyoruz. Dijitalleşme ile operasyonlarımızı daha akıllı ve ölçülebilir hale getirirken, entegrasyon sayesinde farklı iş kollarımızı tek bir değer zinciri altında buluşturuyoruz. Böylece müşterilerimize sadece hizmet değil, uçtan uca çözüm ve bir deneyim sunuyoruz."


"Dijitalleşme bir teknoloji yatırımı değil, stratejik kırılım noktasıdır"


Yenilmez, operasyonel mükemmelliği kurum kültürü olarak gördüklerini ve dijitalleşmenin şirkete hız kazandıran kurumsal bir miras olduğunu belirterek, teknolojik dönüşüm adımlarını anlattı.


SAP S/4HANA altyapısını tüm OYAK Pazarlama organizasyonuna entegre ettiklerini duyuran Yenilmez, yapay zekayı da süreçlere dahil ederek şirketin öngörü kabiliyetini çok daha güçlü bir noktaya taşıdıklarını ifade etti.


Turizm ve tesis yönetiminde "insan" merkezli yaklaşım


Hizmet sektöründeki dönüşüme de değinen Yenilmez, turizm operasyonlarını bir süreç olmanın yanı sıra "deneyim üretme, güven inşa etme ve kalıcı değer oluşturma meselesi" olarak tanımladı.


Yenilmez, uçtan uca kusursuz hizmet, müşteri deneyimi odaklı tasarım ve güçlü yönetişimin öncelikleri olduğunu vurgulayarak, "Tesis yönetimini yalnızca teknik bir hizmet olarak değil, insan deneyimini merkeze alan bir yönetim anlayışı olarak konumlandırıyoruz. Bu doğrultuda sahada daha az kesinti yaşayan, hızlı çözüm üreten ve kullanıcı memnuniyetini üst seviyeye taşıyan bir operasyon yapısı oluşturuyoruz. Gerçek fark, ne yapıldığında değil, nasıl yönetildiğindedir" diye konuştu.


Güçlü çalışan deneyimi ve liderlik vizyonu


Liderliğin güven inşa eden, vizyonuyla yön veren ve sorumluluk alabilen bir aksiyon olduğunun altını çizen Yenilmez, sürdürülebilirliğin şirket için dönemsel bir gündem değil, tüm kararların merkezindeki ana strateji olduğunu vurguladı.


Başarının kalbinde çalışanın yer aldığını belirten Yenilmez, "Çalışan deneyimi sadece yan haklardan ibaret değildir. Kurumun gerçek ruhu ve sürdürülebilir başarısı, güçlü ve kendini iyi hisseden insanlar tarafından inşa edilir. Biz sadece bir iş ortamı değil; denge, farkındalık ve aidiyet duygusu oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. Genç profesyonellere de seslenen Yenilmez, kariyerin sadece bir ilerleme süreci değil, bireyin kendi potansiyelini tanıyıp sürekli kendini geliştirdiği bir yolculuk olduğunu hatırlattı.


"Kararlarımızda bize her zaman OYAK’ın hizmet bilinci rehber oldu"


Yusuf Yenilmez, OYAK’ın misyonuna ve üstlendikleri sorumluluğa vurgu yaparak sözlerini şöyle tamamladı: "Harcadığımız her bütçenin, bu ülkeye hizmet eden askerlerimizin emeğiyle oluştuğu bilinci, kararlarımızda bize her zaman rehber oldu. Bugün geldiğimiz noktada açıkça görülüyor ki; insanı merkeze alan, kurum değerleriyle yönetilen, dijital dönüşümle güçlenen ve sağlam bir yönetişim altyapısıyla desteklenen bu yaklaşım, sürdürülebilir ve güven temelli başarımızın en güçlü anahtarıdır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Parkinsonla yaşamak Nilüfer Belediyesi’nin ‘Dünya Parkinson Günü’ nedeniyle düzenlediği seminerde konuşan uzmanlar, parkinson hastalığının belirtileri, tedavi yöntemleri ve hastaların yaşam kalitesini artıracak beslenme önerilerini paylaştı. Nilüfer Belediyesi, ‘Dünya Parkinson Günü’ kapsamında Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde ‘Parkinsonla Yaşamak’ başlıklı bir seminer düzenledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek’in moderatörlüğünde Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Demet Yıldız ve Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel bilgilerini paylaştı. Toplumda parkinson hastalığına dair farkındalık oluşturmayı hedefleyen seminere katılım yoğun oldu. Uzmanlar, parkinson ile mücadelenin sadece ilaçla değil; egzersiz, doğru beslenme alışkanlıkları ve hasta yakınlarının sabırlı desteğiyle bir bütün olarak yürütülmesi gerektiği vurguladı. Seminerin açılışında konuşan Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek, parkinsonun artık ölümcül bir hastalık kategorisinde yer almadığını söyledi. 1960’lı yıllarda dopaminin keşfinden sonra parkinsonun ölümcül hastalık grubundan çıktığını hatırlatan Özbek, "Artık bu hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik bir süreç olarak yaşayabiliyoruz" dedi. Hastalığın artış nedenlerine de değinen Özbek, "Yaşam süresi uzadı ama çevresel faktörler de artık çok etkili. Özellikle hava ve su kirliliğinin yanı sıra tarım ilaçları en önemli faktörler arasında yer alıyor" diye konuştu. Hastalığın tıbbi boyutlarını ve tanı sürecini anlatan Doç. Dr. Demet Yıldız, parkinsonun sinsi bir hastalık olduğunu kaydetti. 65 yaş üzerinde her 100 kişiden bir veya ikisinde görüldüğünü anlatan Yıldız, "Tanı koydurucu temel belirtilerimiz; hareketlerde yavaşlama, istirahat halindeyken görülen el titremesi ve eklemlerdeki sertliktir" dedi. Erken tanının önemini vurgulayan Yıldız, "Tedavisiz kalan hastalar 5-10 yıl içinde bağımlı hale gelebilirken, doğru tedaviyle bu süreyi 15-20 yıla kadar uzatabiliyoruz. İleri evrelerde ise farklı tedavi yöntemlerine başvuruyoruz" şeklinde konuştu. Beslenme konusundaki detayları aktaran Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel ise ilaç kullanımı ile beslenme arasındaki bağı aktardı. Parkinson ilaçlarının vücutta proteinlerle yarışacağını belirten Pekel, "Bu yüzden maksimum fayda sağlamak için ilacınızı aç karna almalı ve yemek yemek için en az bir saat beklemelisiniz" diye konuştu. Hastaların yüzde 90’ında görülen kabızlık sorunu için de tavsiyelerde bulunan Pekel, "Günde 8-10 bardak su tüketimi, lifli gıdalar ve düzenli yürüyüş olmazsa olmazımızdır. Ayrıca yutma güçlüğü çeken hastalarımızı asla yatar pozisyonda beslenmemeli, gerekirse gıdaları blenderden geçirerek lapa kıvamında sunmalıyız" dedi. Seminer, katılımcılardan gelen soruların yanıtlanmasıyla sona erdi.
Ankara ‘Taşacak Bu Deniz’ oyuncuları Trabzon Günleri’nde hayranlarıyla buluştu Ankara’da düzenlenen Trabzon Günleri etkinliği, ‘Taşacak Bu Deniz’ dizisinin oyuncularını ağırladı. Etkinlik kapsamında Başkente gelen oyuncular, hayranlarıyla bir araya geldi. Gerçekleştirilen Trabzon Günleri etkinliği, Karadeniz kültürünü tanıtmanın yanı sıra sanat dünyasından isimleri de bir araya getiriyor. Etkinliğe katılan ‘Taşacak Bu Deniz’ dizisinde yer alan oyuncular, imza günü ve söyleşi programlarında vatandaşlarla buluştu. "Bana ‘evimizin kızı’ lakabını taktılar" Etkinliğe katılan oyunculardan Ava Yaman, Karadenizlilerin ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Karadeniz bence adeta bir cennet. İsviçre ya da İskoçya’yı görmek isteyenlerin Karadeniz’e de uğraması gerektiğini düşünüyorum. Bana ‘evimizin kızı’ lakabını taktılar, buna layık olmaya çalışıyorum" dedi. "Oyunculuğum ve sesimle anılmak isterim" Sosyal medyada yapılan yorumlara da değinen Yaman, "Paylaşımlarımda kıyafetlerim ya da fotoğraflarım hakkında yorumlar yapılıyor. Ben ise oyunculuğum ve sesimle anılmak isterim. Özgürlük var deniyor. Bu da benim özgürlüğüm değil mi" ifadelerini kullandı. "Olduğum kişi olarak nefret edilmeyi tercih ederim" Genç oyuncu, sözlerini Kurt Cobain’den duyduğu bir sözle tamamlayarak, "Olmadığım biri olarak sevilmektense, olduğum kişi olarak nefret edilmeyi tercih ederim. Sektörde yeniyim, öğreniyorum ama çok mutluyum. Herkese çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Edirne Edirne’de polis teşkilatı nostaljik sergisi ilgi gördü Türk Polis Teşkilatının kuruluşunun 181. yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde Saraçlar Caddesi’nde bilgilendirme stantları kuruldu. Stantlarda polis teşkilatının eski kıyafetleri ve ekipmanları sergilendi. Edirne’de Türk Polis Teşkilatının kuruluşunun 181. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen etkinliklerde, geçmiş dönemlere ait polis kıyafetleri ve ekipmanlarının sergilendiği stantlar yoğun ilgi gördü. Saraçlar Caddesi’nde kurulan bilgilendirme alanları, hem nostaljik görüntülere sahne oldu, hem de vatandaşlara güvenlik konularında önemli bilgiler sunuldu. Edirne Emniyet Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren narkotik, siber suçlarla mücadele, asayiş ile trafik tescil ve denetleme şube müdürlükleri personelinin görev aldığı stantlarda, vatandaşlara teşkilatın çalışmaları anlatıldı. Kurulan alanlarda özellikle eski dönem polis üniformaları, ekipmanlar ve çeşitli materyaller sergilenerek Türk Polis Teşkilatı’nın köklü geçmişi gözler önüne serildi. Müdür Ayhan, alkol gözlüğü ile yürüyüş parkurunu denedi Polis ekiplerince uygulamalı olarak hazırlanan alkol gözlüğü ile yürüyüş parkuru da yoğun ilgi gördü. Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan da parkuru deneyimleyerek vatandaşlara örnek oldu. Vatandaşlar simülasyon gözlüğü aracılığıyla alkollü araç kullanımının tehlikesini deneyimledi. Etkinlikte ayrıca suçla mücadele yöntemleri, güvenli internet kullanımı ve trafik kuralları hakkında bilgilendirme yapılarak broşürler dağıtıldı. Stantları ziyaret eden İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, Polis Haftası boyunca farklı etkinlikler gerçekleştirdiklerini belirterek, vatandaşların hem teşkilatın faaliyetleri hakkında bilgi sahibi olmasını hem de geçmişten günümüze kullanılan ekipmanları yakından görmesini amaçladıklarını ifade etti. Müdür Ayhan, Türk Polis Teşkilatının 181 yıldır vatandaşların huzur ve güvenliği için ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini söyledi.