EKONOMİ
Güneş yüzünü gösterdi, sanayi yolları yenilendi 10 Nisan 2026 Cuma - 14:42:34 Manisa Büyükşehir Belediyesi, Kula Ayakkabıcılar Sitesi’nde yağışlar nedeniyle ara verilen asfalt çalışmalarını güneşli havayla birlikte yeniden başlattı. Sanayi bölgesinde yaklaşık 2 bin ton sıcak asfalt serildi. Manisa Büyükşehir Belediyesi, Kula ilçesinde ulaşım konforunu artırmak amacıyla yürüttüğü yol yenileme çalışmalarına devam ediyor. Yağışlar nedeniyle ara verilen asfalt çalışmaları, güneşli havanın etkisiyle yeniden başlatılırken Ayakkabıcılar Sitesi’nde yaklaşık 2 bin ton sıcak asfalt serimi gerçekleştirildi. Manisa Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Yol Yapım Şube Müdürlüğü ekipleri, D300 karayolu yan yolundaki düzenlemelerin tamamlanmasının ardından Kula’nın önemli sanayi alanlarından biri olan Ayakkabıcılar Sitesi’nde çalışmalarını yoğunlaştırdı. Bölgede daha önce bozulan yolların yenilenmesi amacıyla zemin kazıma ve PMT (Plent Miks Temel) serimi işlemlerini tamamlayan ekipler, yoğun yağışlar nedeniyle asfalt serim aşamasına geçememişti. Güneşli havanın etkisiyle çalışmalara yeniden başlayan ekipler, iki günlük elverişli hava şartlarını değerlendirerek alana yaklaşık 2 bin ton sıcak asfalt serimi gerçekleştirdi. "Çalışmalarımız devam edecek" Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Kula Ayakkabıcılar Sitesi’nde yürütülen asfalt çalışmalarının hız kazandığını belirterek, "Kula ilçemizde Ayakkabıcılar Sitesi sanayi bölgemizde asfalt serim çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tozdan ve çamurdan arındırılmış modern yolları esnafımız ve vatandaşlarımızla buluşturuyoruz. Hava şartları elverişli olduğu sürece 17 ilçemizin tamamında Manisa’mızı modern ve konforlu yollarla donatmak için çalışmalarımız devam edecek" dedi. "Güneşli havayı fırsata çevirdik" Manisa Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı Yol Yapım Şube Müdürü Mehmet Oral ise çalışmalara ilişkin yaptığı açıklamada, "Kula Ayakkabıcılar Sitesi’nde yolların bozulması üzerine gelen talepleri hızla değerlendirdik. Zemin iyileştirme ve PMT çalışmalarımızı tamamlamıştık ancak yoğun yağışlar nedeniyle asfalt serimine geçememiştik. İki günlük güneşli havayı fırsata çevirerek 2 bin tonluk sıcak asfalt serimini gerçekleştirdik. Modern ve konforlu ulaşım hedefiyle çalışmalarımız Manisa genelinde planlı şekilde devam edecek" ifadelerini kullandı. Manisa Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde ulaşım kalitesini artırmak amacıyla yol yapım, bakım ve onarım çalışmalarını program dahilinde sürdürmeye devam ediyor.
10 Nisan 2026 Cuma - 14:40 KUZKA’dan İstanbul’daki iş insanlarına yerel kalkınma hamlesi bilgilendirmesi Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından İstanbul’daki iş insanlarını Kastamonu’da yatırım yapmaya teşvik etmek amacıyla bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında İstanbul’a çıkarma yapan Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA), iş insanlarını Kastamonu’da yatırıma teşvik etmek amacıyla Kastamonulu Sanayici İşadamları Derneği (KASİAD) üyelerine yönelik bilgilendirme toplantısı düzenledi. KASİAD Başkanı Ayhan Aslan başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, KUZKA tarafından TR82 Bölgesi’nde uygulanan Yerel Kalkınma Hamlesi Programı ile Kastamonu’ya yönelik sunulan yatırım fırsatları ve destek unsurları ele alındı. Kastamonulu iş insanlarına yatırım daveti Yönetim kurulu üyeleri ve dernek başkan yardımcılarının katıldığı toplantıda, KUZKA Genel Sekreteri Mehmet Akif Eraslan ve Kastamonu Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Özgür Yücel Yakar tarafından KASİAD üyesi iş insanlarına yönelik bilgilendirme sunumu gerçekleştirildi. KUZKA Genel Sekreteri Eraslan, ajansın yürüttüğü faaliyetler hakkında bilgi vererek, Kastamonu başta olmak üzere bölgeye yapılacak yatırımlar konusunda iş dünyasıyla sürekli iletişim halinde olduklarını ve yatırım yapmak isteyen iş insanlarına yönelik gereken her türlü desteğin sağlanacağını ifade etti. Toplantıda, Özgür Yücel Yakar da Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Kastamonu için belirlenen öncelikli yatırım alanları, faydalanılabilecek destek unsurları ve başvuru süreçleri hakkında bilgilendirme sunumu gerçekleştirdi. Sunumda, Kastamonu ili özelinde, doğa temelli turizm yatırımları, entegre mermer işleme ve mermerden katma değerli ürünler üretimi, tarımsal ürünlerden katma değerli ürün üretimi ve ağaç ve orman ürünlerinden katma değerli ürün üretimi konularında yatırım yapmak isteyen yatırımcılara sunulacak desteklere ilişkin bilgiler paylaşıldı. Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı ile girişimcilere, KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, vergi indirimi, 8 yıl süreyle sigorta primi işveren hissesi desteği ve yatırım yeri tahsisi sağlanacağı belirtildi. Söz konusu destek unsurlarına ek olarak girişimcilere yatırım tutarının yüzde 15’i ve 301 milyon TL’ye kadar nakdi destek ya da yatırım tutarının yüzde 20’si ve 301 milyon TL’ye kadar faiz/kar payı desteği verileceği ifadele edildi. Toplantı, programa ilişkin KASİAD üyelerinin sorularının yanıtlanması, görüş ve değerlendirmelerle sona erdi.
10 Nisan 2026 Cuma - 14:38 CW Enerji’den doğaya katkı, işletmelere ekonomik avantaj CW Enerji, bir tekstil firması için 14 bin 415,66 kWp kurulu güce sahip arazi güneş enerji santralinin (GES) kurulumunu tamamladı. Proje ile yılda yaklaşık bin 694 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 11 milyon 222 bin 418 kg karbondioksit salınımı önlenecek. CW Enerji, yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Şirket, Tan Tekstil için 14 bin 415,66 kWp kurulu güce sahip arazi tipi güneş enerji santralinin (GES) kurulumunu başarıyla tamamladı. CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz, güneş enerjisinin sürdürülebilir bir gelecek için kritik öneme sahip olduğunu belirterek, hayata geçirilen her yeni projenin hem ekonomik hem de çevresel açıdan büyük değer oluşturduğunu söyledi. Güneş enerjisinin temiz, yenilenebilir ve sürdürülebilir bir enerji kaynağı olduğunu ifade eden Yılmaz, "Geliştirdiğimiz ileri teknolojiye sahip, yüksek verimlilik oranlarıyla öne çıkan güneş panellerimiz sayesinde işletmelerin enerji maliyetlerini önemli ölçüde azaltırken, aynı zamanda karbon ayak izinin düşürülmesine de katkı sağlıyoruz. Ar-Ge çalışmalarımızla sürekli geliştirilen panellerimiz yüksek performans, uzun ömür ve zorlu iklim şartlarında dahi maksimum enerji üretimi sağlayacak şekilde tasarlanıyor. Bu sayede hem enerji verimliliğini artırıyor hem de çevre dostu ve sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaşmasına destek oluyoruz" dedi. "İşletmelere ekonomik avantaj" Yılmaz, güneş panellerinin gelişmiş hücre teknolojisi sayesinde yüksek üretim kapasitesi ve güvenilir çalışma performansı sağladığını belirterek, bu sayede işletmelerin enerji ihtiyacını daha verimli ve sürdürülebilir bir şekilde karşılamalarına katkı sunduklarını kaydetti. Güneş enerjisinin geleceğin enerji sistemlerinin en önemli parçalarından biri olacağına dikkat çeken Yılmaz, "Biz de bu dönüşümün öncülerinden biri olmayı sürdürüyoruz. Enerji maliyetlerinin her geçen gün arttığı günümüzde yenilenebilir enerji yatırımları işletmeler için sadece çevresel değil, aynı zamanda ekonomik açıdan da büyük avantajlar sunuyor. Bu çerçevede güneş enerjisi sistemleri uzun vadede işletmelere ciddi tasarruf sağlıyor. Biz de inovatif teknoloji ve güçlü üretim altyapımızla yatırımlarımızı sürdüreceğiz" diye konuştu. "Önemli bir enerji çözümü" Bu kapsamda tekstil firması için 14 bin 415,66 kWp kurulu güce sahip arazi tipi güneş enerji santralinin kurulumunu tamamladıklarını dile getiren Yılmaz, proje ile yılda yaklaşık bin 694 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 11 milyon 222 bin 418 kg karbondioksit salınımının önleneceğini söyledi. Gerçekleştirilen arazi tipi güneş enerji santrali projesinin işletmeler için önemli bir enerji çözümü sunduğunu belirten Yılmaz, bu tür yatırımların uzun vadede hem çevreye hem de ülke ekonomisine katkı sağladığını ifade etti. Tan Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali Tan ise, yenilenebilir enerji yatırımlarının sürdürülebilir üretim anlayışlarının önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Tan, "Enerji maliyetlerinin giderek arttığı günümüzde, güneş enerjisi yatırımı hem çevresel sorumluluğumuzu yerine getirmemizi hem de işletme giderlerimizi azaltmamızı sağlıyor. CW Enerji ile hayata geçirdiğimiz bu proje sayesinde üretim süreçlerimizi daha verimli ve çevre dostu hale getiriyoruz. Uzun vadede hem şirketimize hem de ülke ekonomisine katkı sağlayacak bu tür yatırımları sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
10 Nisan 2026 Cuma - 14:05 Ticaret Borsası Başkanı Dumandağ, Başkan Şerifoğulları’yla bir araya geldi Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’yla bir araya geldi. Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nı makamında ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarete, Ticaret Borsası Meclis Başkanı Aydın Torgut ile Genel Sekreter Murat Çiçek de eşlik etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen görüşmede, Elazığ’ın ekonomik kalkınmasına katkı sunacak mevcut ve planlanan projeler detaylı şekilde ele alındı. Özellikle kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi, üretim kapasitesinin artırılması ve şehrin ticari potansiyelinin daha etkin kullanılması adına yapılabilecek çalışmalar üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Tarım, hayvancılık ve ticaret alanlarında hayata geçirilmesi planlanan projelerle ilgili karşılıklı görüş ve öneriler paylaşıldı. Başkan Dumandağ, "Bugün meclis başkanımız ve genel sekreterimizle birlikte belediye başkanımızı ziyaret ettik. Projelerimizle ilgili istişarelerde bulunduk. Yeni yapılacak kesimhaneyle ilgili protokol aşamasına geldik. Başkanımızın şehrimize kazandırdığı hizmetler ve vizyoner yaklaşımı, bizler için de önemli bir motivasyon kaynağıdır. Ticaret Borsası olarak yürüttüğümüz projelere verdikleri destekten dolayı kendilerine teşekkür ediyorum. Elazığ’ın geleceği için ortak akıl ve iş birliği içerisinde çalışmayı sürdüreceğiz" dedi. Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Elazığ Ticaret Borsası’nın şehrin ekonomik yapısına önemli katkılar sunduğunu vurguladı. Başkan Dumandağ’ın ortaya koyduğu vizyon ve çalışmalarla borsaya değer kattığını ifade eden Şerifoğulları, "Şehrimizin kalkınması noktasında tüm kurumlarımızla uyum içerisinde çalışmaya devam ediyoruz. Bu anlamda Ticaret Borsamızın yürüttüğü projeleri önemsiyor ve destekliyoruz. Nazik ziyaretleri dolayısıyla Dumandağ ve beraberindeki heyete teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Siemens Healthineers, TÜRKRAD 2025’te görüntülemenin geleceğini ve sürdürülebilir teknolojilerini paylaştı
23 Aralık 2025 Salı - 12:04 Siemens Healthineers, TÜRKRAD 2025’te görüntülemenin geleceğini ve sürdürülebilir teknolojilerini paylaştı Siemens Healthineers, TÜRKRAD 2025’te sürdürülebilir görüntüleme teknolojileri ve yapay zekâ destekli çözümleriyle radyolojinin geleceği hakkında bilgi verdi. Şirket, klinik verimlilik, hasta deneyimi ve çevresel sürdürülebilirliği bir araya getiren yeniliklerini sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Siemens Healthineers, Türk Radyoloji Derneği tarafından bu yıl 46’ncısı düzenlenen Ulusal Radyoloji Kongresi’nde (TÜRKRAD) sağlık profesyonelleriyle bir araya geldi. Antalya’da gerçekleşen ve Türkiye’nin en büyük radyoloji buluşmalarından olan TÜRKRAD 2025 kapsamında şirket, görüntüleme alanındaki sürdürülebilir teknolojilerini, klinik iş akışlarını destekleyen yenilikçi çözümlerini ve yapay zekâ destekli yaklaşımını sektör profesyonelleriyle buluşturarak katılımcılara görüntülemenin geleceğine dair kapsamlı bir deneyim sundu. Kongre boyunca sektör paydaşları, Siemens Healthineers’ın MR, bilgisayarlı tomografi, anjiyografi, mamografi ve ultrason alanlarında sunduğu çözümleri yakından inceleme fırsatı buldu. Neredeyse sıfır helyum ile çalışan MR çözümünden, mamografide görüntü kalitesi ve hasta konforunu bir arada sunan sisteme; girişimsel radyoloji ve kardiyovasküler uygulamalarda yüksek hassasiyet ve optimize edilmiş doz yönetimi sağlayan teknolojilerden, farklı klinik ihtiyaçlara yönelik geniş bir ultrason portföyüne kadar pek çok çözüm kongre katılımcılarıyla buluştu. Siemens Healthineers’ın klinik verimliliği ve hasta deneyimini odağına alan çözümleri, enerji ve kaynak kullanımını optimize eden, çevresel etkiyi azaltan tasarımlarıyla öne çıktı. Bu teknolojilerle birlikte tanıtılan yapay zekâ ve otomasyon destekli dijital iş akışları, radyologların iş yükünü azaltmayı, görüntü oluşturma ve değerlendirme sürelerini kısaltmayı ve tanısal tutarlılığı güçlendirmeyi hedefliyor. Siemens Healthineers ayrıca, radyoloji ve görüntüleme alanındaki güncel bilimsel çalışmaları ve uluslararası gelişmeleri derlediği İnovasyon Dergisi’nin 3’nci sayısını da kongreye özel olarak yayımladı. Dergide Türkiye’nin farklı illerindeki sağlık kurumlarında Siemens Healthineers teknolojilerini kullanan profesyonellerle yapılan röportajlar ve klinik çalışmalar yer alıyor. Klinik ve teknolojik yenilikler sahnede Kongrede, 2021’de piyasaya sunulan ve 2025’te yeni ürünlerle genişleyen, photon-counting teknolojisine sahip bilgisayarlı tomografi cihazı ailesinin lansmanı gerçekleştirildi. Lansmana Siemens Healthineers Görüntülemeden Sorumlu Bölge Başkanı Martin Deutschmann konuşmacı olarak katıldı. Yoğun katılımla gerçekleşen sempozyumda, yeni nesil cihazların sunduğu spektral verilerle birleşen yüksek uzaysal çözünürlük ve doz tasarrufu seviyelerinin, ’görünmeyeni görmeyi’ mümkün kıldığı ve tanısal güveni artırdığı çeşitli vaka analizleriyle aktarıldı. Bu yaklaşımın, ek tetkik ihtiyacını ortadan kaldırarak ciddi maliyet tasarrufu sağlama potansiyeli taşıdığı vurgulandı. "Sürdürülebilir ve verimli çözümlerle fark oluşturmak" Siemens Healthineers Türkiye Görüntülemeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ertan Cömert, şirketin sürdürülebilir teknoloji vizyonunu şöyle özetledi: "Siemens Healthineers olarak, görüntüleme teknolojilerinin yalnızca tanı koymakla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda klinik karar alma süreçlerini hızlandırarak, iş akışlarını sadeleştirip sağlık profesyonellerinin üzerindeki yükü azalttığını biliyoruz. Artık, görüntüleme sistemlerinin sağlık hizmetlerinde üstlendiği rol daha da genişliyor. Yüksek klinik performansın yanı sıra, enerji ve kaynak kullanımını optimize eden, çevresel etkiyi azaltan çözümler geliştirmek artık temel önceliklerimizden biri. TÜRKRAD 2025’te paylaştığımız teknolojiler, klinik ve çevresel sürdürülebilirliği birlikte ele alan bu yaklaşımımızın somut yansıması. TÜRKRAD bu vizyonu paylaşmak için bize fırsat sunan çok köklü, ulusal ve en yüksek katılımlı kongremiz. Siemens Healthineers olarak, Türkiye’de sağlık hizmetlerinin dönüşümüne uzun vadeli ve sürdürülebilir katkılar sunmayı sürdüreceğiz." Siemens Healthineers Görüntülemeden Sorumlu Başkanı Martin Deutschmann da yaptığı açıklamada, Türkiye’nin görüntüleme alanındaki potansiyeli ve yenilikçi teknolojiler üzerine şunları söyledi: "Türkiye’de radyoloji ekosistemi güçlü akademik yapısı, nitelikli insan kaynağı ve teknolojiye açıklığıyla çok önemli potansiyele sahip. TÜRKRAD 2025’te buna yakından tanık olma fırsatı buldum. Lansmanını gerçekleştirdiğimiz bilgisayarlı tomografi ürün ailemize yönelik gerçekleştirdiğimiz uydu sempozyumumuzda, teknolojimizin çıktılarını anlatma ve profesyonellerle fikir alışverişi yapma fırsatı buldum. Amacımız; radyologların ve klinik ekiplerin günlük pratiklerini destekleyerek, tanı süreçlerinin tedavi kararları üzerindeki etkisini güçlendirmek. Siemens Healthineers olarak, Türkiye’ye sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliğini destekleyen ve klinik ile operasyonel faydayı bir arada sunan çözümlerimizle katkı sunmaya devam edeceğiz."
Veri İstanbul: Yapay Zeka Destekli Açık Veri Kütüphanesi projesi tanıtıldı
23 Aralık 2025 Salı - 11:29 Veri İstanbul: Yapay Zeka Destekli Açık Veri Kütüphanesi projesi tanıtıldı İstanbul Ticaret Odası öncülüğünde, İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) desteğiyle hayata geçirilecek Veri İstanbul: Yapay Zeka Destekli Açık Veri Kütüphanesi Projesi’nin tanıtımı, İstanbul Valisi Davut Gül, İTO Başkanı Şekib Avdagiç’in katılımıyla gerçekleştirildi. İstanbul Ticaret Odası öncülüğünde, İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) desteğiyle hayata geçirilecek Veri İstanbul: Yapay Zeka Destekli Açık Veri Kütüphanesi Projesi’nin tanıtımı, İstanbul Valisi Davut Gül, İTO Başkanı Şekib Avdagiç’in katılımıyla gerçekleştirildi. İTO merkez binasında tanıtımı gerçekleştirilen projenin detayları katılımcılara aktarıldı. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "Hem dün, hem de bugün Veri İstanbul’u yaparken, tek hedefimiz açık bilgiyi kullanılabilir bilgi yapmak, ihtiyacı olan herkes için faydalı bilgiye dönüştürmek. Gözümüzün önündeki sayısal gerçekliği, işimizi ve üretimimizin gerçeği yapmak" dedi. "Verilere yeni bir anlam katmayı çok önemsiyoruz" İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "Dijital çağın hayat ve iş yapış tarzımızı dönüştürdüğü günümüzde biz de verilere yeni bir anlam katmayı çok önemsiyoruz. Bu amaçla ilk adımı attık ve istatistik birimimizi, Stratejik Araştırmalar Merkezi’ne (İTOSAM) dönüştürdük. Burada farklı kurumlar tarafından toplanan verileri bir araya getirerek geniş veri havuzu oluşturan; ekonomik hayatın hacmini ve canlılığını ölçen veri setleri hazırlayan; özetle İstanbul ve Türkiye ekonomisine yönelik araştırmalar yapan güçlü bir yapı oluşturduk. Şimdi de bu çalışmalarımızı İstanbul Valiliğimizin büyük katkısı ve İSTKA desteğiyle yeni bir içeriğe ve evreye taşıyoruz" şeklinde konuştu. "Bugünün dili yapay zekadır" Günümüz dilinin yapay zeka olduğunu belirten Avdagiç, "Projemizin basit bir hedefi var: İstanbul’da açık veri kaynaklarına erişimi kolaylaştırmak; farkındalığı temin ederek bu verilerin araştırmacılar, teknoloji geliştiriciler ve iş dünyasınca etkin şekilde kullanılmasını sağlamak. Biliyorsunuz, bugünün dili yapay zekadır. Bu nedenle biz de projemizde yapay zekadan azami ölçüde yararlanacak ve yapay zeka destekli etkin bir açık veri kütüphanesi platformu oluşturacağız. Böylece İstanbul’un ekonomik ve ticari hayatını analiz edecek, inovasyon ve sürdürülebilir kalkınmaya katkı sunacağız. Bunu başardığımız takdirde sizlerle birlikte mutlaka başaracağımıza inanıyorum, İstanbul birçok alanda sahip olduğu küresel merkez olma vasfına, veri bilimi ve teknoloji inovasyonu merkezi olmayı da ekleyecektir" ifadelerini kullandı. "Bilginin daha çok ihracat ve daha çok refah olduğunu" hep birlikte göreceğiz" Bilginin ihracat ve refah olduğunun altını çizen Avdagiç, "Bilginin daha çok ihracat ve daha çok refah olduğunu" hep birlikte göreceğiz. Çünkü bu projeyle büyük veriye dayalı girişimlerin oluşmasını sağlayıp destekleyeceğiz. Kuşkusuz, Veri İstanbul yabancı yatırımcılardan daha çok istifade edilerek, İstanbul’un ticari ve ekonomik gelişiminin artmasını da sağlayacak. Yine projenin en önemli taraflarından biri de bilgi artık cebimizde olacak. Çünkü Veri İstanbul mobil uygulamasını da devreye almayı planlıyoruz" şeklinde konuştu.
Bulgaristan levası tabelalardan kalktı
23 Aralık 2025 Salı - 11:20 Bulgaristan levası tabelalardan kalktı Yeni yıla kısa bir süre kala yaşanan gelişmeler Edirne’de de etkisini göstermeye başladı. Bulgaristan ile yoğun sınır ticaretinin yaşandığı kentte, döviz bürolarındaki fiyat bilgilendirme tabelalarından Bulgar levası kuru kaldırıldı. Her ne kadar tabelalarda yer almasa da, döviz bürolarının leva bozdurma işlemlerini sürdürdüğü öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, leva bozdurmak isteyen vatandaşlar için alım fiyatlarının 20 ile 24 TL arasında değiştiği ifade ediliyor. Bulgaristan euroya geçiyor Bulgaristan, 1 Ocak 2026 itibarıyla euroya geçerek Euro Bölgesi’nin 21’inci üyesi olacak. Bu adımla birlikte, 1881 yılından bu yana kullanılan ulusal para birimi leva, yaklaşık 145 yıl sonra tedavülden kalkacak. Böylece Bulgaristan tarihinde ikinci kez resmi para birimi değişmiş olacak. 1997 yılından bu yana para kurulu sistemi uygulayan Bulgaristan’da leva, önce Alman markına, ardından euroya sabitlenmişti. Euroya geçişle birlikte uygulanacak sabit kur 1 euro = 1,95583 Bulgar levası olarak belirlendi. Bu oran, Alman markının euroya dönüşmesiyle birlikte 1999 yılından bu yana fiilen uygulanıyordu. TCMB’den resmi düzenleme Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2 Ocak 2026’dan itibaren alım satıma konu olan dövizler listesinden Bulgar levasını çıkardı. Söz konusu karar, 20 Aralık tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2008-32/34 sayılı tebliğine ilişkin TCMB genelgesinde yapılan değişiklikleri kapsıyor. Alınan kararla birlikte, TCMB nezdinde Bulgar levası üzerinden gerçekleştirilen alım-satım işlemleri 2026 yılının başından itibaren sona erecek. Bulgaristan’ın euroya geçmesiyle birlikte söz konusu işlemler bundan sonra euro üzerinden yapılacak.
Türkiye-Pakistan kardeşliği savunma ve havacılıkta güçleniyor
23 Aralık 2025 Salı - 10:54 Türkiye-Pakistan kardeşliği savunma ve havacılıkta güçleniyor Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Türkiye ile Pakistan arasındaki köklü kardeşlik bağlarını uzay, havacılık ve savunma sanayii alanında daha da ileri taşımak amacıyla Pakistan’a ‘Sektörel Ticaret Heyeti’ programı düzenledi. Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen programda, iki ülke arasında savunma sanayii, havacılık teknolojileri ve stratejik yatırımlar alanında yeni iş birliği fırsatları ele alındı. Program kapsamında BTSO Savunma Sanayii ve Havacılık Konseyi Başkanı Aptullah Saner, Bursa Uzay Havacılık Savunma Kümelenmesi (BASDEC) Başkanı Dr. Mustafa Hatipoğlu ve BASDEC üyesi firmalardan oluşan heyet, Pakistan’da üst düzey temaslarda bulundu. Heyet Pakistan İletişim ve Türkiye-Azerbaycan Yatırım Bakanı Abdul Aleem Khan, Pakistan Ticaret Bakanı Jam Kamal Khan, Pakistan Sanayi ve Üretim Bakanı Haroon Akhtar Khan ile Pakistan Turizm ve Altyapı Bakanı Sardar Yasir İlyas Khan ile bir araya gelerek savunma ve havacılık sanayiinde ortak projeleri değerlendirdi. Üst düzey temaslar gerçekleştirildi Türkiye-Pakistan ekonomik iş birliğinin çatı kuruluşlarıyla da temaslarını sürdüren BTSO heyeti, Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu (FPCCI) Başkanı Umar Qureshi ve Başkan Yardımcısı Qurrat-ul-Ain ile görüşmeler gerçekleştirdi. Program çerçevesinde Pakistan’ın önde gelen teknik üniversiteleri arasında yer alan National University of Science and Technology (NUST) ile Turkish Aerospace Pakistan (TAİ-Pakistan) ofisi ziyaret edildi. TAİ Pakistan Direktörü Muhammad Sohail Sajid, Türkiye’nin milli havacılık projeleri KAAN ve HÜRJET kapsamında yürütülen tasarım ve prototip çalışmaları hakkında heyete kapsamlı bilgiler sundu. İşbirliği imkanları da konuşuldu BTSO ve BASDEC heyeti ayrıca Pakistan ordusunun zırhlı araç ve tank üretim merkezi Heavy Industries Taxila (HIT), silah ve mühimmat üretiminde kritik rol üstlenen Pakistan Ordnance Factories (POF) ile Pakistan Hava Kuvvetleri’nin uçak ihtiyaçlarını karşılayan Pakistan Aeronautical Complex (PAC) Kamra tesislerinde incelemelerde bulundu. Heyet, temasları kapsamında Pakistan Mühendislik Konseyi ve Pakistan Havacılık Konseyi üyeleriyle de ikili iş görüşmeleri gerçekleştirerek somut iş birliği adımlarını görüştü. Pakistan’da B2B görüşmeleri BTSO Savunma Sanayii ve Havacılık Konseyi Başkanı Aptullah Saner, Pakistan ziyaretine ilişkin yaptığı değerlendirmede, dost ve kardeş ülke Pakistan’ın heyeti tüm temaslarda en üst düzey protokol ve yakın ilgiyle karşıladığını belirtti. Saner, dört günlük ziyaret kapsamında önemli görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade ederek şunları söyledi: "Pakistan’da Sanayi ve Üretim, İletişim, Turizm ve Ticaret Bakanları ile bir araya geldik. Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği, Havacılık Konseyi ve Mühendislik Konseyi ile toplantılar ve B2B görüşmeler gerçekleştirdik. Üniversiteler ve AR-GE merkezlerinin ardından uçak, zırhlı araç ve silah üretim tesislerini ziyaret ettik ve tüm ziyaretlerimizde en üst düzeyde ağırlandık. Etkinliklerin tamamına Savunma Sanayii Başkanlığımız ile Büyükelçilik yetkililerimiz eşlik etti." "Pakistan büyük fırsatlar sunuyor" Gördükleri ilgi ve misafirperverliğin iki ülke arasındaki güven ilişkisini açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Saner, bunun ekonomik ve kültürel alanlarda önemli fırsatlar sunduğunu dile getirdi. Saner, "Bizleri son derece memnun eden bu yaklaşım, Türkiye ile Pakistan arasındaki karşılıklı güvenin güçlü bir göstergesidir. Güven, her türlü iş birliğinin temelidir. 251 milyon nüfusa sahip bu kardeş ülke savunma ve havacılık sektörümüzün yanı sıra inşaat, gıda, turizm, metal ve makine gibi birçok sektörde önemli iş fırsatları barındırmaktadır." diye konuştu. Ziyaret sonrası sürecin de yakından takip edileceğini belirten Saner, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu seyahatin ardından ortaya çıkan iş fırsatlarının ve ülkeler arası gelişmelerin takipçisi ve destekçisi olacağız. Başarılı organizasyonda emeği geçen tüm arkadaşlarımıza, katılımcılarımıza ve Pakistan’daki dostlarımıza BTSO Savunma Havacılık Konseyi ve BASDEC Yönetim Kurulu adına teşekkür ediyorum." "Pakistan Türkiye’yi gerçek anlamda kardeş olarak görüyor" BASDEC Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mustafa Hatipoğlu, BASDEC heyetinin Pakistan ziyaretine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Pakistan’da son derece üst düzeyde karşılandıklarını belirterek, "Pakistan yöneticileri ve halkı, Türkleri gerçek anlamda kardeş olarak görüyor" dedi. Pakistan’ın savunma ve havacılık başta olmak üzere gelişmiş bir askeri sanayiye sahip olduğunu vurgulayan Hatipoğlu, normal şartlarda girilmesi mümkün olmayan askeri tesisleri ziyaret etme imkânı bulduklarını ifade etti. Pakistan’da Ar-Ge çalışmalarının oldukça ileri seviyede olduğunu belirten Hatipoğlu, NUST’un bunun önemli bir örneği olduğunu dile getirerek, Pakistanlı mühendislerin cazip şartlarla Türkiye’de istihdam edilebileceğini, ayrıca nitelikli uluslararası mühendis yetiştirilmesi konusunda Pakistan Engineering Council (PEC) ile iş birliği yapılabileceğini kaydetti. "Pakistanlı firmalar ile görüşmeler sürecek" BASDEC üyesi firmalar için Pakistan’da önemli fırsatlar bulunduğuna dikkat çeken Hatipoğlu, uçak sanayi, mühimmat ve silah sanayi, dron üretimi, makine, kalıp ve fikstür, havalimanı yer ekipmanları ile komponent ve yarı mamul üretimi alanlarında Pakistanlı kuruluşlarla karşılıklı iş birliklerinin mümkün olduğunu vurguladı. Ziyaret edilen Pakistanlı kuruluşları Bursa’ya davet ederek, firmalar bazında somut iş birliği imkanlarını görüşmeyi planlandıklarını ifade eden Hatipoğlu, hâlihazırda COMIT firmasının elektronik mayın dedektörü satışı projesi ile UÇAKSAN firmasının kamikaze dron üretimi projelerinin görüşme aşamasında olduğunu söyledi. Dr. Hatipoğlu, Ticaret Bakanlığı’na, Savunma Sanayii Müşaviri Abdullah Orhan’a, Pakistan Yatırım Konsolosu Ahmet Khan’a ve Pakistan’daki firmalara desteklerinden dolayı teşekkür etti. "Elektronik mayın dedektörü ihracatı için somut adımlar attık" COMIT Mühendislik Genel Müdürü Fatih Mestan, Pakistan’da gerçekleştirdikleri görüşmelerin son derece olumlu geçtiğini söyledi. Elektronik mayın dedektörü ihracatı kapsamında devam eden tekliflendirme ve ihale süreçleri hakkında dört ayrı bakanlığa bilgi verme imkânı bulduklarını belirten Mestan, şu ifadeleri kullandı: "Savunma Bakanlığı ile devam eden görüşmelerimiz ve taleplerimiz hakkında kapsamlı bilgilendirmede bulunduk. Ayrıca ziyaret ettiğimiz Heavy Industries Taxila firmasında üretilen tanklar için de dedektör tedarik edebileceğimizi ifade ettik ve bu konuda olumlu geri dönüşler aldık. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz." "Milli savunma vizyonuna katkı sağlamayı hedefliyoruz" ERFA Makine Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Onan, ziyaretin son derece verimli geçtiğini vurguladı. Onan, "BASDEC iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz Pakistan ziyaretimiz, beklentilerimizin de üzerinde oldukça verimli ve umut verici gelişmelerle tamamlandı. Türkiye ve Pakistan arasında, ülkemiz adına stratejik öneme sahip ve büyük kazanımlar getirecek bir iş birliğinin temellerinin atıldığına inanıyoruz." dedi. Bursa sanayisinin uluslararası alandaki gücüne dikkat çeken Onan, "Bursa’mızın sanayi gücünü küresel ölçekte daha ileriye taşımak ve milli savunma vizyonumuza katkı sağlamak adına böylesine önemli bir sürecin parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu önemli organizasyonun başarıyla sonuçlanmasında emeği geçenlere teşekkür ediyoruz." şeklinde konuştu. "Pakistan temaslarımız oldukça olumlu geçti" UÇAKSAN Yönetim Kurulu Başkanı Emre Balcı, ULUTEK Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren Ar-Ge merkezleriyle savunma ve havacılık alanında önemli çalışmalar yürüttüklerini belirterek, BASDEC’in firmalar için büyük bir güç oluşturduğunu söyledi. Balcı, "Yurt içi ve yurt dışında iş görüşmelerini küme olarak yapmak bizim için çok büyük bir avantaj. Pakistan, Türkiye’ye yakınlığı nedeniyle öncelikli ülkelerimizden biri oldu. Bu kapsamda Pakistanlı partnerlerle iş birliği yapmak için bir ziyaret gerçekleştirdik ve temaslarımız oldukça olumlu geçti." dedi. Ziyaret kapsamında dört bakan, hava kuvvetleri ve genelkurmay yetkilileri ile görüşmeler yaptıklarını aktaran Balcı, süreçlerin zaman aldığını ancak güçlü iş birlikleri hedeflediklerini vurguladı. Balcı, "Pakistanlı ortaklarla çalışarak kendi ürünlerimizi farklı bir modelle aktarmayı planlıyoruz. Karşı taraf da bu iş birliklerine olumlu yaklaşıyor. Kısa süre içinde somut çalışmaların başlayacağını söyleyebilirim. Onlar da Türkiye’yi ziyaret etmeyi planlıyor. Bu ziyaret tek başına yapılabilecek bir organizasyon değildi, tamamen kümelenme içinden çıkan ortak aklın bir sonucu oldu. Savunma ve havacılık alanında çalışacak firmalara BASDEC üyesi olmalarını tavsiye ediyorum. Bu faaliyetlerin hayata geçmesine büyük katkı sağlayan BTSO’ya teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.
Elazığ’da hazırlanan proje bakanlıktan destek aldı
23 Aralık 2025 Salı - 10:54 Elazığ’da hazırlanan proje bakanlıktan destek aldı Elazığ Toplum ve Proje Derneği (ETOPDER) tarafından hazırlanan proje, IPARD III Programı 6. Başvuru Çağrı Dönemi’nde Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan destek almaya hak kazandı. IPARD III Programı 6. Başvuru Çağrı Dönemi kapsamındaki LEADER Yaklaşımı Tedbiri’ne başvuruda bulunan 60 ildeki 156 Yerel Eylem Grubunun (YEG) tamamı desteklenmeye hak kazandı. Yaklaşık 2.2 milyar TL tutarındaki yerel kalkınma stratejisi bütçeli 156 YEG Derneğin yüzde 100 hibeyle destekleneceği aktarıldı. Destek alan 156 dernek arasına Baskil Yerel Eylem Grubu Derneği’de yer aldı. Bu kapsamda Baskil Yerel Eylem Grubu Derneği, il genelinde aktif olarak faaliyet gösteren tek Yerel Eylem Grubu olma özelliğini taşıdı. Derneğin 2025-2030 dönemini kapsayan 5 Yıllık Yerel Kalkınma Stratejisi ve Eylem Planı, proje uzmanı Bihter Yaldız Tut tarafından hazırlanarak kapsamlı analizler, katılımcı toplantılar ve yerel ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendirildi. Hazırlanan strateji ve eylem planları, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından onaylanarak desteklenmeye hak kazandı. Dernek, yıllık 60 bin Euro olmak üzere yüzde 100 hibe desteğiyle, 5 yıllık dönemde yaklaşık 15 milyon TL tutarında kırsal kalkınma kaynağını bölgeye kazandırma hakkı elde etti. Bu süreçte, Baskil Yerel Eylem Grubu Derneği ile Elazığ Toplum ve Proje Derneği (ETOPDER) arasında imzalanacak iş birliği protokolü çerçevesinde, 5 yıllık kalkınma programının etkin ve şeffaf bir şekilde uygulanması planlanıyor. Dernek Başkanı ve proje uzmanı Bihter Yaldız Tut, "Avrupa Birliği’nin kırsal kalkınma politikaları çerçevesinde uygulanan LEADER Tedbiri, yerelden kalkınma yaklaşımını esas alan, katılımcı, yenilikçi ve sürdürülebilir bir modeldir. Bu yaklaşım doğrultusunda kurulan Yerel Eylem Grupları (YEG); kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri ve yerel halkın bir araya gelerek bölgesel ihtiyaçlara uygun kalkınma stratejileri geliştirmesini amaçlar. Türkiye’de Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda, IPARD Programı kapsamında uygulanan LEADER Tedbiri ile Yerel Eylem Grupları desteklenmektedir. YEG’ler; ilçelerde kaymakamlık oluru ve valilik onayı ile kurulan, tüzel kişiliğe sahip dernek statüsünde yapılardır. İlçe belediyeleri, kaymakamlıklar ve ilgili kamu kurumları bu yapıların doğal paydaşları ve tüzel üyeleri arasında yer alırken; kadınlar, gençler, çiftçiler, üreticiler, esnaf ve sivil toplum temsilcileri yönetim süreçlerine aktif olarak dahil edilmektedir. Bu yönüyle YEG’ler, ilçede yaşayan her kesimin temsiline dayalı kapsayıcı bir yönetişim modeli sunar" dedi. Proje uzmanı Bihter Yaldız Tut, "ETOPDER’in proje geliştirme, uygulama, izleme ve raporlama alanlarındaki kurumsal kapasitesi, stratejinin sahaya güçlü biçimde yansımasına katkı sağlayacaktır. Dernek olarak Baskil Yerel Eylem Grubu’nun kalkınma stratejilerinin hazırlanmasında hem de uygulanacak projelerin koordinasyonunda aktif rol üstlenerek, yerel kalkınmaya sürdürülebilir ve katılımcı bir vizyon kazandırmayı hedeflemekteyiz. IPARD III Programı döneminde uygulanacak bu strateji ile; tarım ve kırsal üretimin desteklenmesi, kadınlar ve gençler başta olmak üzere dezavantajlı grupların güçlendirilmesi, yerel girişimciliğin ve sosyal kalkınmanın teşvik edilmesi, sivil toplumun kapasitesinin artırılması, katılımcı ve sürdürülebilir kalkınma modellerinin hayata geçirilmesi hedeflenmektedir" ifadelerini kullandı.
Almanya’ya turizm ve ticaret ziyareti
23 Aralık 2025 Salı - 10:27 Almanya’ya turizm ve ticaret ziyareti Balıkesir’in Edremit ilçesinde turizmi canlandırmak, Avrupa’dan bölgeye olan uçuşları artırmak ve ticari ilişkileri güçlendirmek amacıyla Almanya’nın Düsseldorf şehrine Edremit Ticaret Odası tarafından geniş katılımlı bir iş gezisi düzenlendi. Edremit Ticaret Odası (ETO) tarafından 24-26 Ekim 2025 tarihlerinde gerçekleştirilen Fest’Olive Edremit Zeytinyağı Tadım Festivali’nde ağırlanan Alman seyahat acenteleri ile başlayan ziyaretlerin devamı niteliğindeki ziyaret, 18-21 Aralık 2025 tarihleri arasında gerçekleştirildi. COOP TRR ve TÜRSAB Çanakkale-Balıkesir Bölge Başkanlığı iş birliğiyle düzenlenen gezide; turizm sezonunun uzatılması, turist sayısının artırılması ve iki bölge arasında güçlü ticari ağların kurulması hedeflendi. Düsseldorf programına; Edremit Kaymakamı Ahmet Odabaş, Edremit Kocaseyit Havalimanı Müdürü Taner Ödemiş, Güney Marmara Kalkınma Ajansı Turizm Destinasyon Yönetim Birimi Başkanı Esra Karakoç, Edremit Ticaret Odası Meclis Başkanı Bayram Kayahan ve Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin katılım sağladı. Ayrıca heyette; Meclis Başkan Yardımcıları Ercan Tanuç ve Barış Sözeri, Yönetim Kurulu Üyeleri Fahri Şık, Gökhan Yeler, Savaş Can, Sezgin Sönmez, Yönetim Kurulu Üyesi ve TÜRSAB Çanakkale Balıkesir Bölge Başkanı Fatih Ergün, Meclis Üyesi Atamer Ulusoy, Tarım ve Hayvancılık Meslek Komitesi Başkanı Halil Aktay, ETO Genel Sekreter Yardımcısı Adil Oklu ile Dış Ticaret/Üye İlişkileri Sorumlusu Tuna Salon da yer aldı.
Dolap, 2024’te ikinci el satışlarla 307 bin tonu aşkın karbon salımının önüne geçti
23 Aralık 2025 Salı - 10:15 Dolap, 2024’te ikinci el satışlarla 307 bin tonu aşkın karbon salımının önüne geçti Dolap, Döngüsel Etki Raporu’nun ikincisini yayınladı. 2024 yılı boyunca Dolap uygulaması üzerinden gerçekleştirilen ikinci el ürün satışları sayesinde 307 bin 340 ton karbon eşdeğeri (COe) karbon ayak izi engellendi. İkinci el alışverişi erişilebilir bir modele dönüştüren Dolap, Döngüsel Etki Raporu’nun ikincisini yayınladı. Platform üzerinden geçtiğimiz yıl 16 milyondan fazla ürün yeniden dolaşıma kazandırılırken, her bir satış yeni üretim ihtiyacını azaltarak doğal kaynak kullanımı, enerji tüketimi ve karbon salımı üzerinde pozitif etki oluşturdu. Platformda gerçekleşen her alışveriş, ürünlerin yaşam döngüsünü uzatarak kullan-at anlayışına alternatif tüketim kültürünü güçlendiriyor. Rapor, ikinci el alışverişin daha adil, erişilebilir ve sürdürülebilir bir tüketim modeline geçişte kritik bir rol oynadığını ortaya koyarken, kullanıcılarıyla birlikte oluşturulan bu döngünün gezegen yararına kalıcı bir dönüşüm oluşturma potansiyeline sahip olduğunu vurguluyor. İkinci el alışverişle ölçülebilir çevresel etki Raporda yer alan veriler, ikinci el alışverişin bireysel bir tercih olmanın ötesinde, iklim kriziyle mücadelede anlamlı bir araç olduğunu ortaya koyuyor. Tek bir giysinin ikinci el dolaşımına sokulması ortalama 25-30 kilogram karbondioksit salımını engellerken, yeniden kullanım geri dönüşüme kıyasla yüzde 90’a varan enerji tasarrufu sağlıyor ve binlerce litre su kullanımının önüne geçiyor. 2024 yılı boyunca platform üzerinden gerçekleşen satışlar sayesinde önlenen 307 bin 340 ton karbon salımı, 80 bin 456 benzinli aracın bir yıl boyunca trafikten çekilmesine, 71 bin 882 evin yıllık elektrik tüketimine veya 177 milyon litre dizel kullanımına eşdeğer bir kazanca karşılık geliyor. Bu sonuçlar, ikinci el alışverişin ölçülebilir etkilerini net olarak ortaya koyuyor. Karbon ayak izi azaltımında en yüksek katkı; Kadın ve Erkek, Elektronik, Ev ve Yaşam ile Bebek ve Çocuk kategorilerinde gerçekleşti. Satış verileri baz alınarak 2024 yılında karbon salımının en fazla önlendiği ürünler arasında pantolon, kahve makinesi, bebek arabası ve puset gibi ürün grupları öne çıktı. 2024’te satılan 8 milyon giyim ürünüyle 307 bin ton karbon eşdeğeri ve 35,7 ton tekstil atığı önlendi 2024 yılında platform üzerinden satılan 8 milyona yakın giyim ürünü sayesinde 446 milyon litre su kullanımının, 35,7 ton tekstil atığının ve 307 bin 340 ton COe karbon ayak izinin oluşması önlendi. Genel giyim sektörü ortalamaları esas alınarak yapılan hesaplamalar, platformda yeniden satışa sunulan tekstil ürünleri sayesinde 3 bin 245 kişinin bir yılda oluşturacağı toplam tekstil atığının sistem dışına çıkmasının önlendiğini ortaya koyuyor. İkinci el satış, birinci el fayda Platformun oluşturduğu etki yalnızca çevresel boyutla sınırlı kalmıyor. Kullanmadıkları ürünleri ikinci el olarak satarak gelir elde eden binlerce kadın, hem ev ekonomisine katkı sağlıyor hem döngüsel ekonomiyi destekliyor. Bu döngü, ekonomik tasarrufla birlikte toplumsal dayanışmayı da destekleyen bir etki alanı oluşturuyor. Platform, döngüsel ekonomi yaklaşımını sosyal etki projeleriyle desteklemeyi sürdürüyor. Depremden etkilenen kadınlara yönelik hayata geçirilen "Hayallerime Giden Yol" programı kapsamında satış ve dijital mağazacılık eğitimleri verilerek, katılımcıların sürdürülebilir gelir elde etmeleri destekleniyor. Platform ayrıca, "Giy, Sat, Bağışla" yaklaşımıyla kullanıcıların satış gelirlerinden sivil toplum kuruluşlarına bağış yapabilmesine imkan tanıyor. İkinci el Z kuşağında yeni tüketim normuna dönüşüyor Raporda yer alan küresel veriler, ikinci el alışverişin özellikle genç nesilde hızla yaygınlaştığını gösteriyor. Z kuşağının önemli bir bölümü ikinci el giyimi yeni bir tüketim normu olarak görürken, küresel ikinci el pazarının önümüzdeki yıllarda hızla büyümesi bekleniyor. Platform, dijitalleşme ile döngüsel ekonomiyi buluşturan yapısıyla, bu dönüşümün Türkiye’deki en somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. İl bazında yapılan hesaplamalar, platform üzerinden gerçekleşen ikinci el satışların Türkiye’nin dört bir yanındaki illerde yalnızca bireysel değil, bölgesel ölçekte de karbon salımını azalttığını ortaya koyuyor. Satışların çevresel etkisi, il düzeyinde ortalama ürün başına düşen karbon ayak izi verileriyle hesaplanarak, döngüsel ekonominin yaygınlaştıkça çevresel faydayı ülke geneline yayılan somut bir etkiye dönüştürebildiğini gösteriyor. Raporun öne çıkanları konular şöyle: 2024 yılında ikinci el alışverişle 307 bin 340 ton COe karbon salımı önlendi. Bu miktar, 80 bin 456 aracın bir yıl trafikten çekilmesine eşdeğer. 16 milyondan fazla ürün yeniden dolaşıma kazandırıldı. Yaklaşık 8 milyon adet giyim ürünü ikinci elde satıldı. 446 milyon litre su tasarrufu sağlandı. 35,7 ton tekstil atığının oluşması engellendi.
Ortaya çıkan arşiv Türk Çayı’nın tarihine ışık tutuyor
23 Aralık 2025 Salı - 09:46 Ortaya çıkan arşiv Türk Çayı’nın tarihine ışık tutuyor Rize’de çayın tarihinin yıllar sonra ortaya çıkan arşivle daha da eski tarihlere dayandığı ortaya çıktı. Rize’de bilinen tarihi 1938 olan çay üretiminin tarihi, 1934 yılında bugünün Ziraat Bahçesi dönemin ise Fidanlık Merkezi’nde işe Fen Memuru olarak işe başlayan Rauf Başar’ın ortaya çıkan arşivi ile netlik kazandı. İlk yapılan çalışmalardan Rize’nin toprak analizlerine kadar her şeyin yer aldığı arşivde sadece çayın değil birçok ürünün de Fidanlık Merkezi’nde üretildiği yine bu arşiv sayesinde ortaya çıktı. Mandalina, portakal ve limon fidanlarının üretildiği Fidanlık Merkezi’nde bu fidanlar o dönemlerde halka tamamen ücretsiz dağıtılmış. Ayrıca 1 sürgünde çay müstahsillerinden 500 bin tona yakın üretimi olan çayın da ilk yılında 35 kilogram olduğu, dönemin fen memuru Rauf Başar’ın tuttuğu belgelerin ortaya çıkmasıyla kayıtlara geçti. Arşivde en dikkat çekici konu ise o dönemlerde yapılan toprak analizleri sonucunda amonyum sülfat gübrenin bölgeyi sel bölgesi yapacağına dikkat çeken Başar, gübrenin yasaklanması gerektiğini yazmış. Ancak Başar’ın bu tavsiyesi 2019 yılında hayat bulmuş. "Çaya çok emek verdi ama ismi hiç geçmiyor" Çay tarımının ilk yılında sadece 35 kilogram yaş çay elde edildiğini ortaya çıkan arşivler sayesinde öğrendiklerini ifade eden Araştırmacı-Yazar Recep Koyuncu "Çayla ilgili yazılan kitapların büyük bir kısmında 1939 yılında, çok az bir kısmında ise 1938 yılında üretildiği yazar. Bizim elimizde olan bu belgelerin ışığında çayın tarihini 1931 yılına indirmiş oluyoruz. 1931 yılından itibaren Ziraat Çay Bahçesi dediğimiz alanda çay dikim işlemleri yapılmış. Bunlardan bir günlük sayesinde haberimiz oldu. Günlük toplanan yaş yaprak miktarları yazılmış. O dönemlerde çay elle yapılıyordu. O tarihlerde elde çay yapıldığını öğrenmiş bulunuyoruz. Rauf Başar’ın arşivindeki deftere göre ilk alınan yaş çay 35 kilogram. Fidanlıktan alındığını da bu arşiv sayesinde tespit ediyoruz. Onun da fotoğrafı var. Elle yapılan bu üretimin fotoğrafı çekilmiş. O da Rauf Başar’ın arşivinde yer almış" ifadelerini kullandı. Arşivi ortaya çıkan Fen Memuru Rauf Başar’ın arşivi ortaya çıkmadan önce kendisinin çay tarımına birçok hizmet vermesine rağmen çayın literatüründe adının yer almadığını ifade eden Koyuncu "Rauf Başar aslında bir Rizeli hemşehrimiz. 1934 yılında Ziraat’ta fen memuru olarak işe başlamış. 1942 yılında verem hastalığına yakalanmış ve 1945 yılında vefat etmiş. Kısacık ömrü hayatı boyunca çay tarımına çok önemli hizmetler yaptığını görmekteyiz. Fakat bugüne kadar çayla ilgili olan literatürde maalesef adı hiç geçmemekte" dedi. Araştırmacı Yazar Koyuncu, belgeler ortaya çıkmadan önce 1937 yılında İçişleri Bakanlığı’na sunulmak üzere hazırlanan belgelerin dönemin valisi tarafından hazırlandığının zannedildiğini ifade etti. Koyuncu "1937 yılından itibaren İçişleri Bakanlığı’na sunulan Rize’nin tarımsal yapısı, orman durumu ve üretim miktarlarıyla ilgili raporları biz vali beyin yazdığını düşünüyorduk fakat bu arşiv elimize geçtikten sonra bunları Rauf Başar’ın kendisinin hazırlamış olduğunu gördük. Birer kopyalarını kendi arşivinde saklamış, birer kopyalarını da vali beye sunmuş. Çay yetiştiricilerine pratik rehber adında bir kitapçık hazırlamış. 1942 yılında yazmaya başladığı fakat hastalığı döneminde tamamlayamadığı da yine bir kitabı vardı. Bunu yayınlamak da geçen yıl arşivin eline geçmesiyle bizlere nasip oldu" şeklinde konuştu. "Sözleri dikkate alınsaydı Rize sel bölgesi olarak anılmayacaktı" Ortaya çıkan belgelerin içerisinde Rauf Başar’ın 1942 yılında Rize’nin sel bölgesi olmaması için amonyum sülfat gübrenin yasaklanması gerektiğini yazdığını ancak gübrenin 2019 yılında yasaklandığına dikkat çeken Koyuncu "Rauf Başar’ın 1942 yılında yapmış olduğu toprak analizleri de bizim bu arşivimizde var. O tarihteki analizleri sonucunda Rize topraklarında amonyum sülfat kesinlikle kullanılmaması gerektiğini, eğer kullanılırsa Rize topraklarını yumuşatacağını, Rize bölgesinde sellerin önüne geçilemeyeceğini o tarihte yazmış. Gübrenin 2019 yılında çay tarımında kullanılması kesinlikle yasaklanmış. Maalesef yaklaşık 70 yıl sonra bu dikkate alınmış. Bu sözleri dikkate alınmış, o gübrenin kullanımı yasaklanmış olsaydı bugün Rize sel bölgesi olarak anılmayacaktı" diye konuştu. "Yok etmek çok basit, biz zora talip olduk" Arşiv saklamanın, belgelerin korunmasının tarih için çok önemli olduğunu ifade eden Koyuncu sözlerini şöyle tamamladı: "Elimize ulaşan bu arşivi Rahmetli Rauf Başar’ın ağabeyinin oğlu Tanıl Başar ağabeyimiz bizlere ulaştırdı. Bizde bunları insanların hizmetine sunduk. 1934 ile 1939 yıları arasında yapılan çalışmaların fotoğrafları da bizim elimizde veri yoktu, duyumlar vardı ama belge yoktu. Bizim en çok üzerinde yaptığımız çalışma rahmetli Zihni Derin adıydı. Ama şimdi bu belgelerin içerisinde Zihni Derin’in yaptığı çalışmalar ve talimatnameler de var. Bunların hepsini biz Rauf Başar’ın arşivi sayesinde tedarik ettik."