EKONOMİ
03 Nisan 2026 Cuma - 21:44 Kruvaziyer turizminde beklenti yüksek Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Bodrum Bölge Temsil Kurulu Başkanı Enver Kantarmış, kruvaziyer turizmi anlamında güzel bir sezon beklediklerini söyledi. Bodrum’da 2026 yılı kruvaziyer sezonunu Astoria Grande gemisi ile açıldı. Gemi, 909 yolcu ve 445 mürettebat ile 3 Nisan’da Bodrum Cruise Port’a yanaştı. Kasım ayına kadar devam edecek sezon boyunca Bodrum’u 19 gemi ilk kez ziyaret edecek. Yıl boyunca planlanan 119 gemi ile 140 bin kruvaziyer yolcusuna ev sahipliği yapmayı hedefleyen liman, 5 ayrı feribot firmasının Yunan adalarına yapacağı seferler ile de 150 bin yolcuya hizmet verecek. Kantarmış, kruvaziyer turizmiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. İsrail, ABD-İran savaşına rağmen Bodrum’un güvenli bir liman olarak görüldüğünü söyleyen Kantarmış, "Kruvaziyer turizminin geçen seneden daha iyi geçeceğini düşünüyorum. Çünkü bu savaşa rağmen yurt dışında Türkiye’nin güvenli bir liman olduğu söyleniyor ve bunun da ilk örneği de kruvaziyer gemisi geldi Bodrum’a. Biz hazırız, Bodrum hazır. Misafirlerimizi bekliyoruz. Güzel bir sezon bizi bekliyor. Aşağı yukarı sadece bu kruvaziyer gemilerinde 150 bin civarında bir turist bekliyoruz. 119-120 tane kruvaziyer gemisi gelecek. Bununla ilgili de en azından vatandaşın yüzü gülecek. Gelen misafir çarşıda para harcayacak, restoranlara gidecek, eğlence mekanlarına gidecek ve bu her yıl artarak devam ediyor. Önemli olan gelen misafirlerimizi mutlu bir şekilde geri göndermek" dedi. Sezon sonu Paşatarlası’nda düzenleme yapılacağını kaydeden Kantarmış, "Seneye daha güzel olacak. Çünkü seneye gördüğünüz bu cadde daha güzel bir cadde olacak. Bununla ilgili belediyemizin, belediye başkanımızın çalışmaları var. Turizm Geliştirme Platformu’nda, Kaymakamlığın başkanlığında bununla ilgili güzel bir çalışmalar oldu. Proje aşamasına geldik. Kasım ayında buraya kazma vurulacak ve ileriki yıllarda inşallah kışın da bu gemiler gelir ve bununla ilgili de güzel bir çalışmalarımız var. Bu gemilerin kışın gelmesi için çalışmalarımızı yapıyoruz" diye konuştu.
03 Nisan 2026 Cuma - 20:24 ATSO’nun 144. yılında ekonomi ve Antalya uyarısı: "Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım" Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, küresel gerilimlerin tarım, turizm ve sanayi üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, "Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım" dedi. ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri Töreni, ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Törende konuşan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile eski Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, küresel gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkilerinden Antalya’nın üretim gücüne, turizmden altyapı ihtiyacına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Programın sonunda 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri sahiplerine takdim edildi. "Küresel gerilimler bugün askeri müdahalelere yol açtı" Açılış konuşmasını yapan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, 144. yılın önemine dikkat çekerek bölgede yaşanan savaş, huzursuzluk ve gerilimlerin Türkiye ekonomisini de doğrudan etkilediğini söyledi. Hacısüleyman, "Şu anda bölgemizde cereyan eden savaş, huzursuzluk, türbülans, gerilim adına ne derseniz deyin bizleri de etkiliyor. İnşallah kısa sürede ateşkes sağlanır ve ekonomiyi etkileyen bazı konulara tekrar çözüm üretme şansımız olur. Ama görünen şu ki, ticaret savaşları olarak başlayan, gümrük tarifeleriyle başlayan gerilimler bugün askeri müdahalelere yol açtı ve şu an da dünya ekonomisinde jeopolitik riskler giderek artıyor" dedi. Artan petrol fiyatlarının üretimden ulaştırmaya, lojistikten hizmet sektörüne kadar tüm alanlarda girdi maliyetlerini yükselttiğini ifade eden Hacısüleyman, bu durumun Antalya’nın üç ana lokomotif sektörü olan tarım, turizm ve sanayiyi doğrudan etkilediğini kaydetti. Hacısüleyman, "Petrol fiyatlarının artması başlı başına bütün hizmetlerde, üretimde, ulaştırmada ve lojistikte girdi maliyetlerinin artmasına sebep oluyor. Bu da hem tarımı etkiliyor, hem turizmi etkiliyor hem de sanayiyi etkiliyor" diye konuştu. "Gübreye erişimde yaşanan sıkıntı pahalılığı artırıyor" Hacısüleyman, gübre sektöründe yaşanan küresel kısıtlamalara değinerek, "Tarımsal üretimin ana faktörlerinden bir tanesi, fidenin ve tohumun dışında gübredir. Gübre ihracatının hem Çin hem Rusya tarafından yasaklanması, gübrenin bileşenlerini oluşturan ürünlerin ve yapı taşlarının kısıtlanması Türkiye’de de tarımsal faaliyetlerde ve ürünlerde pahalılığa yol açmaya başlıyor" ifadelerini kullandı. Turizm sektörünün de savaş ve risk ortamından etkilendiğini belirten Hacısüleyman, lojistik giderleri ile sigorta maliyetlerindeki artışın paket tur fiyatlarına kadar yansıdığını söyledi. Hacısüleyman, "Turizmde lojistik dediğimiz bir unsur var. O da esas olarak taşıyıcılarımızın, uçaklarımızın yakıt fiyatlarının artmasıdır. Bu da bilet fiyatlarının artması, paket tur fiyatlarının yükselmesi anlamına geliyor. Sadece bununla kalmıyor. Savaş ve riskler sigorta maliyetlerini de artırıyor. Hem gemi taşımacılığında hem uçak taşımacılığında hem de karayolu taşımacılığında birçok maliyet yükseliyor" dedi. "Turizmin yüzde 63’ü Antalya’da gerçekleşiyor" Antalya’nın turizmdeki ağırlığına işaret eden Hacısüleyman, kentin Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. Hacısüleyman, "Antalya turistik bir kent. Ana lokomotifi ihracat gelirleri 18 milyar dolarla ülkemizdeki başkent ve lokomotif üretici durumdadır. Türkiye’nin 150 milyon gecelemelik bir turist kapasitesi var. Bunun 95 milyonu Antalya’da gerçekleşiyor. Yani turizmin yüzde 63’ü Antalya’da gerçekleşiyor. Turizm neden ana lokomotif? Çünkü turizm her sektörden mal ve hizmet alıyor. Hepimiz turizme mal veya hizmet üretiyoruz. Ürettiğimizin fazlasını ülkemizin diğer bölgelerine gönderiyoruz. Bir kısmını da ihracat şeklinde yapılandırıyoruz. Ama bu lokomotifte en küçük bir titreme dahi herkesi etkileyebiliyor" diye konuştu. "Mart ayında başlayan huzursuzluk rezervasyon akışlarını yavaşlattı" Mart ayında başlayan huzursuzluğun rezervasyon akışlarında yavaşlamaya neden olduğunu belirten Hacısüleyman, sezon içinde tam toparlanma sağlanamaması halinde kayıpların tek haneli oranlarda hissedilebileceğini söyledi. Hacısüleyman, "Biz diliyoruz ki turizmde hiç kayıp vermeden hareket edelim. Ancak Mart ayında başlayan bu huzursuzluk rezervasyon akışlarında yavaşlamaya sebebiyet verdi. Bu yavaşlama, eğer sezon içerisinde tam toparlanma olmazsa tek haneli eksilmelere sebep olabilir. Bunlara hazırlıklı olmalıyız" dedi. Tarım, turizm ve sanayiye destek çağrısı Bu süreçte ekonomi yönetiminin sektörlere destek vermesinin önemine işaret eden Hacısüleyman, sağlanacak desteklerin ekonomiye katlanarak geri döneceğini söyledi. Hacısüleyman, "Turizm sektörünü bir şekilde destekleyebilirsek, tarım sektörümüzü bir şekilde destekleyebilirsek, sanayi sektörümüzü bir şekilde destekleyebilirsek, teşvikler oluşturabilirsek, destekler çıkarabilirsek bu alanda kat ve kat geri dönüşümüz olacak. Vereceğiniz destek boşa gitmeyecek, bize ekonomi olarak geri dönecek" ifadelerini kullandı. Yıl sonu enflasyon hedefleri ile faiz politikalarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Hacısüleyman, yaşanan gelişmelerin ekonomik beklentiler üzerinde etkili olabileceğini vurguladı. Hacısüleyman, "Yıl sonu için hedeflediğimiz enflasyon değerlerinden bir miktar feragat etmek zorunda kalabiliriz. Yine meclis konuşmalarımızda söylediğimiz gibi faizlerin daha iyi bir ortama doğru geri gelmesi anlamında da Merkez Bankamızın alacağı kararlarda bir miktar gecikme olabilir. Bunlara da hazırlıklı olmalıyız. Beklemediğimiz bu durum bize finansmana ihtiyacımız konusunda tekrar düşünmeye sebebiyet veriyor" dedi. "Deniz trafiğini artırarak karayolu sıkışıklığını azaltalım" Antalya’nın geleceğine ilişkin yürüttükleri "Antalya 2050 vizyonu" çalışmasına da değinen Hacısüleyman, kentte nüfus ve turist sayısının hızla arttığını, ancak altyapının aynı hızla gelişmediğini söyledi. Hacısüleyman, 25 yıl önce Antalya’nın nüfusunun 1 milyon 700 bin, turist sayısının ise 3 milyon 400 bin olduğunu, bugün ise nüfusun 2 milyon 700 bine, turist sayısının da 17 milyona ulaştığını belirtti. Kentin özellikle trafik yoğunluğu açısından yeni çözümlere ihtiyaç duyduğunu ifade eden Hacısüleyman, "Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak ve oluşturarak karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım. Tabii ki birçok sebep olabilir. Ama bizi en çok sıkıştıran trafik ne zaman? Yaz aylarında. O yüzden burada devlet olarak birlikte hareket edersek o zaman bunu yapma şansımız var. Çünkü yerel yönetimlerin bunlara kaynak ayırması mümkün gözükmüyor. O nedenle bunu ülkemizin, Antalya’mızın projesi olarak görmekte fayda var" dedi. Hisarcıklıoğlu: "ATSO, Avrupa’nın güçlü odalarıyla aynı standartta hizmet veriyor" TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu da, ATSO’nun Antalya’nın marka şehir haline gelmesinde çok önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Odamız kendini sürekli geliştirmekte, gelecek nesillere daha güçlü ve rekabetçi bir Antalya bırakmak için projeler hayata geçirmektedir. Antalya’da iş dünyamızın nabzını en iyi şekilde tutarak üyelerimizin sesine tercüman olmaktadır. Sorunlarının çözümü için devreye girmekte ve bunları sonuçlandırmaktadır" diye konuştu. KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak için geçen yıl KGF kefaletli Nefes Kredisi’nin yeniden başlatıldığını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, küresel gelişmelerin reel sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Şu günlerde zor bir dönemden geçiyoruz. Kuzeyimizde ve güneyimizdeki savaşın ateşi giderek büyüyor. Küresel ekonomide belirsizlikler ve maliyetler artıyor. Tedarik zincirleri bozuluyor, öngörülebilirlik azalıyor. Enerji arzı açısından kritik önemde olan ve dünya petrol ticaretinin yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda bekleyen gemi sayısının 2 bine ulaştığı tahmin ediliyor" ifadelerini kullandı. Dünya genelinde fiyatların yükseldiğini, büyümenin yavaşladığını ve stagflasyon riskinin arttığını belirten Hisarcıklıoğlu, "Bu tür küresel şoklar kaçınılmaz olarak ülkemizi de etkiliyor. Girdi maliyetlerimiz artıyor, krediye erişim zorlaşıyor ve faizler yükseliyor. Belki de ilk defa hem yurtiçi hem de yurtdışı talebin birlikte daralacağını hesaba katmamız gerekiyor. Reel sektör olarak özellikle nakit akışını çok daha iyi yönetmemiz gerekiyor. Bilançolarımızda döviz cinsinden borç-alacak dengesinde de dikkatli olunması gerekiyor" dedi. Türkiye özel sektörünün krizlere uyum sağlama kapasitesinin yüksek olduğunu da vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Türkiye, dinamik, esnek ve kriz tecrübesi olan bir özel sektöre sahiptir. Bu sayede şoklara uyum sağlama kapasitesi yüksektir. Geçmişte de bunun örnekleri yaşanmıştır. Milletimiz de sakin bir tutum sergilemiş, panik hareketlere tevessül etmemiştir" diye konuştu. Çavuşoğlu:"Antalya diplomaside, bilimde ve küresel kararlarda da merkez olacak" AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu ise Antalya’nın yalnızca turizm ve tarımda değil, diplomasi, bilim ve küresel organizasyonlar bakımından da öne çıkan bir şehir olduğunu söyledi. Çavuşoğlu, "144 yıl bir şehrin ticari hafızasıdır, Antalyamızın ekonomik olarak teminatıdır. Antalya Türkiye’nin turizme açılan kapısıdır. Nisan ayında Antalya Diplomasi Forumu ile Antalya, küresel diplomasinin yeniden kalbi olacak. Ekim ayında Uluslararası Uzay Kongresi ile bilim ve teknolojinin merkezi haline gelecek. Dünyanın en büyük zirvesi KOP-31 İklim Zirvesi ile içeriden ve dışarıdan 100 bin insanın katılacağı, dünyanın geleceğine yön veren kararların alındığı bir şehir olacak" dedi. Antalya’nın ekonomik büyüklüğüne ve vergi performansına da dikkat çeken Çavuşoğlu, "Türkiye’nin altıncı büyük ekonomisiyiz. Diğer taraftan 60 bini aşkın kurumlar vergisi mükellefi ve 300 bini aşan gelir vergisi mükellefi bulunmaktadır. Bu, üretimin yaygınlığını ve ticaretin de derinliğini göstermektedir. Antalya sadece kazanan bir şehir değildir. Kazandığının karşılığını ülkesine fazlasıyla ödeyen bir şehirdir. Ve vergi kaçakçılığının en düşük olduğu illerden bir tanesidir Antalya. Antalya kendisine yapılan yatırımı fazlasıyla ülkenin ekonomisine katma değer olarak sağlayan bir şehirdir" dedi. Devletin de Antalya’nın değerinin farkında olduğunu belirten Çavuşoğlu, "Özellikle tüm bu kriz ortamında, tasarruf döneminde de Antalya’mıza hükümetimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yatırımları getirmek için çalışıyoruz. Antalya’nın altyapısı çok önemli. Yollar ve otoyolların yapılması ve yenilenmesi, onkoloji merkezi gibi hastaneler ve sağlık hizmetleri, genişletilen havalimanları, gençlerimize yönelik spor salonları, yurtlar, gençlik merkezleri, tarımı destekleyen göletler, barajlar ve sulama sistemleri gibi önemli yatırımları Antalya’mıza getirmek için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya milletvekilleri, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, STK temsilcileri ve iş insanlarının katıldığı törende konuşmaların ardından ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri sahiplerine takdim edildi.
Alaçatı’da yılbaşı rezervasyonları yüzde 40’a ulaştı
28 Aralık 2025 Pazar - 10:33 Alaçatı’da yılbaşı rezervasyonları yüzde 40’a ulaştı Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal, bölgedeki yılbaşı hazırlıkları ve rezervasyon taleplerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Ünsal, Alaçatı’da şu an itibarıyla konaklama tesislerinde rezervasyon oranlarının yüzde 40, restoranlarda ise yüzde 50 seviyelerinde seyrettiğini belirtti. Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal, yılbaşı dönemine ilişkin yaptığı değerlendirmede, bölgenin her yıl son dakika rezervasyonlarının etkili olduğu bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Mevcut ekonomik şartlar ve tüketici davranışlarındaki değişimlere dikkat çeken Ünsal, talebin önümüzdeki günlerde daha net şekilleneceğini ifade etti. "Son haftayı görmek daha sağlıklı olacaktır" Geçmiş yıllardaki deneyimlerin yılbaşı haftasında talebin artabildiğini gösterdiğini belirten Ünsal, "Ancak bu artışın hızını ve seviyesini temkinli bir şekilde değerlendirmek gerekiyor. Açık olan tesislerimizin önemli bir kısmının makul doluluk oranlarına ulaşmasını bekliyoruz ancak kesin rakamlar için son haftayı görmek daha sağlıklı olacaktır" dedi. Restoranlarda doluluk yüzde 50 Restoran sektöründeki son durumu da paylaşan Ünsal, "Restoranlar cephesinde şu anda ortalama doluluk oranı yaklaşık yüzde 50 seviyelerinde seyrediyor. Yılbaşı programlarının netleşmesiyle birlikte bir miktar hareketlilik beklenmekle birlikte, restoranların da süreci ihtiyatlı bir planlamayla yönetmesi gerektiğini düşünüyoruz. Genel olarak Alaçatı’da yılbaşı dönemine yönelik ilgi mevcut; ancak sektör olarak beklentilerimizi kontrollü ve gerçekçi bir çerçevede tutmayı önemsiyoruz" ifadelerini kullandı.
Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç: "Plastik dünyasında rüzgar artık çok sert esiyor"
28 Aralık 2025 Pazar - 10:33 Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç: "Plastik dünyasında rüzgar artık çok sert esiyor" Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç, "Plastik dünyasında rüzgar artık çok sert esiyor. Avrupa’daki mevzuatlar artık sadece doğayı korumayı değil, doğrudan ticareti ve ihracat pazarlarımızı şekillendirmeyi hedefliyor" dedi. Adana Sanayi Odası’nda, Sakıp Sabancı Toplantı Salonu’nda yapılan "Yeşil Dönüşümde Türkiye’nin Stratejik Hamlesi" toplantısında, plastik sektörünün geleceği masaya yatırıldı. Toplantıda, Avrupa’nın Endüstriyel Sadeleştirme hamlesinin Türkiye için dev bir fırsat penceresi açtığı ve Türkiye’nin geri dönüşümde küresel bir merkez olma potansiyeli vurgulandı. "Avrupa’da Rüzgar Artık Sert Esiyor" Toplantının açılışında sanayicilere hitap eden Kıvanç, küresel ticaretteki paradigma değişimine dikkat çekti. Plastik sektöründe kuralların artık çevresel kaygıların ötesine geçerek doğrudan ekonomik birer bariyer haline geldiğini vurgulayan Başkan Kıvanç, "Plastik dünyasında rüzgar artık çok sert esiyor. Avrupa’daki mevzuatlar artık sadece doğayı korumayı değil, doğrudan ticareti ve ihracat pazarlarımızı şekillendirmeyi hedefliyor. Eğer bu dönüşüme bugün ayak uydurmazsak, yarın küresel değer zincirlerinin dışında kalma riskiyle karşı karşıyayız. Bugün artık rekabet yalnızca üretim kapasitesiyle değil, sürdürülebilirlik anlayışıyla ölçülüyor" diye konuştu. Avrupa sanayisinin yüksek maliyetli regülasyonlar nedeniyle kan kaybettiğini belirten Başkan Kıvanç, "Son 6 aydır Avrupa’da Endüstriyel Sadeleştirme kavramı konuşuluyor. Dönüşüm olsun ama üretim çarklarını durdurmasın noktasına geldiler. Avrupa’nın bu sadeleşme hamlesi, Türkiye gibi esnek üretim kabiliyetine sahip ülkeler için çok büyük bir fırsat penceresidir. Bu süreci iyi değerlendirmeliyiz" ifadelerini kullandı. Toplantı yapılan sunumların ardından soru cevap oturumu akabinde son buldu.
Nazilli Ticaret Odası’nın başarılı ihracatçıları ödüllendirildi
28 Aralık 2025 Pazar - 10:19 Nazilli Ticaret Odası’nın başarılı ihracatçıları ödüllendirildi Nazilli Ticaret Odası sorumluluk alanında faaliyet gösteren üyelerden başarılı ihracatçı üyeleri için ‘Başarı Ödülleri Programı’ düzenledi. Nazilli Ticaret Odası (NTO), Nazilli başta olmak üzere sorumluluk sahasında bulunan Sultanhisar, Yenipazar, Bozdoğan, Karacasu, Buharkent ve Kuyucak ilçelerinde bulunan başarılı ihracatçı üyelerini onurlandırmak amacıyla ‘Nazilli Ticaret Odası Başarı Ödülleri Programı’ düzenledi. Nazilli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Arslan ve Nazilli Ticaret Odası Meclis Başkanı Süleyman Gürbüz’ün ev sahipliğinde odanın konferans salonunda düzenlenen geleneksel ödül törenine Kaymakam Huriye Küpeli Kan, AK Parti Aydın Milletvekili Ömer Özmen, Nazilli Belediye Başkanı Dr.Ertuğrul Tetik, Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, Sultanhisar Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya, Karacasu Belediye Başkanı Mustafa Büyükyapıcı, protokol üyeleri ve başarılı ihracat firmalarının yetkilileri ile davetliler katıldı. Ege İhracatçılar Birliği listesinde yer alan, başarılı ihracat firmaları Nazilli Ticaret Odası tarafından onore edildi. Başarı ödülleri protokol üyeleri tarafından firmaların yetkililerine takdim edildi. "İhracatçılarımızla daha da güçleniyoruz" Yoğun bir katılımın olduğu ödül töreninin açılışında konuşan Nazilli Ticaret Odası Başkanı Nuri Arslan, her yıl geleneksel olarak düzenledikleri bu ödül törenleri ile bir yandan dereceye giren firmaları ödüllendirirken diğer yandan da diğer firmaları teşvik ettiklerini söyledi. Başkan Arslan, "Ülke ekonomimize güç katan değerli ihracatçı üyelerimizle daha da güçleniyoruz. İnovasyon yapan, yerel ürünlerimizi katma değer oluşturacak şekilde dış pazarlara sunabilen, kendini geliştiren işletmeler önce kendilerine daha sonra bölgeye büyük katkı yapmaktadırlar. Ayrıca; yurtiçinde ve yurtdışında ihracatımızın artması için, fuar organizasyonları yaparken, üye bilgilendirme eğitimlerimiz ile ihracat potansiyeli olan ancak çeşitli sebeplerle bu düşüncesini gerçekleştiremeyen üyelerimiz için çözüm odağı olmak için gayret gösteriyoruz. İhracatımızın daha fazla artması için Nazilli Ticaret Odası üstüne düşen her görevi yapmaya hazırdır. Bölgenin kalkınmasının ancak üretim ve ihracatın arttırılması ile mümkün olacağını düşünüyorum" dedi. Destek istedi Arslan, sanayicinin yatırım yapabilmek için yeni organize sanayi alanlarına ihtiyaç duyduğunu da ifade ederek destek istedi. Ayrıca kapatılan Sümer Basma Fabrikası alanının atıl durumdan çıkartılabilmesi için gerekli adımlarında atılması yönünde çağrıda bulundu. Konuşmasının sonunda zorlu piyasa şartları içinde çalışarak ihracat sıralamasına giren firmalara, Nazilli Ticaret Odası Yönetim Kurulu ve Meclisi adına teşekkür eden Başkan Arslan, başarılı olan tüm firmaların temsilcilerini tebrik etti. "Organize sanayilerimiz için ‘deniz bitti’ diyebiliriz" Törende konuşan AK Parti Aydın Milletvekili Ömer Özmen, Başkan Arslan başta olmak üzere NTO yönetimine ve üyelerine ekonomiye katkılarından dolayı teşekkür etti. Özmen, "Nuri başkanımızın dileklerini çözüme kavuşması için yakından takip edeceğiz. Sit alanı ve sit alanı olmayan alanlar konusunda da çalışmalarımız olacak. Ancak sanayicimizin yatırım alanına ihtiyacı konusunda olumlu cevap veremiyoruz. Çünkü topraklarımız çok kıymetli. Ovalarımız büyük ova, dağlarımız ise zeytinlik. Onun için Aydın sanayileşme anlamında arazi yönünden zengin değil. Tabiri caize aslında organize sanayilerimiz için ‘deniz bitti’ diyebiliriz. Aydın bir tarım kenti ve sanayi için çok değerli topraklarımızı bitirmeyelim. Onun için ‘ne yapabiliriz’ diyerek bunun çalışmasını da yapmaktayız" dedi. "Üretip de satamıyorsak bir kıymeti yok" Kaymakam Huriye Küpeli Kan, Nazillili ihracatçıların ekonomiye ve ülke ekonomisine katkısının çok kıymetli olduğunu ifade ederek: "Nazilli’nin üreten, çok çalışkan insanları ve çok çalışkan kadınları var. İhracatçılarımız ise bunları değere dönüştürüyor. Ne kadar çok üretim yaparsak yapalım satamıyorsak, ihracat yapamıyorsak bir faydası olmaz. Üretim kıymetli ama ihracat da ondan daha kıymetli. İkisi de birbirini destekliyor" dedi. Tören sonunda Nazilli’nin kadın girişimcilerinin ürünlerini sergiledikleri stantlar da büyük ilgi ile gezildi.
Tüketiciye müjde: Bankaların habersiz sildiği para puanlar geri talep edilebilir
28 Aralık 2025 Pazar - 09:46 Tüketiciye müjde: Bankaların habersiz sildiği para puanlar geri talep edilebilir Banka müşterilerine çeşitli harcamalar karşılığında tanımlanan para puanların yıl sonunda haber verilmeden silinemeyeceğini vurgulayan Bursa Tüketiciler Derneği Genel Başkanı Sıtkı Yılmaz, "Tüketicilerin uğradığı bu zarar karşılığında tüketici hakem heyetlerine başvurarak zararın tazminini talep edebileceklerini belirtmek isteriz" dedi. Bankalar, müşterilerine çeşitli harcamalar karşılığında para puanlar tanımlıyor. Yıl sonunda ise bilanço ve muhasebe hesapları bankalarca gerekçe gösterilerek bu para puanlar sıfırlanıyor. Bursa Tüketiciler Derneği Genel Başkanı Sıtkı Yılmaz, bu konuda yıl sonuna doğru tüketicilerin derneklerini arayarak biriken para puanların silinip silinmediği sorduklarını söyledi. Başkan Sıtkı Yılmaz, bankaların tüketiciye mutlakla bir mesajla bilgilendirmesi gerektiğini vurguladı. Tüketicinin haberdar edilmemesi durumunda ise tüketici hakem heyetine giderek zararın tazminini talep edebileceklerini aktardı. Çeşitli kredi kartı harcamalarında tüketiciye para puan tanımlanıyor Yıl sonunda tüketicilerin tanımlı para puanlarının silinip silinmediğini öğrenmek için derneklerini aradığını söyleyen Bursa Tüketiciler Derneği Genel Başkanı Sıtkı Yılmaz, "Yıl sonu yaklaştığında, tüketicilerimiz derneğimizi arayarak kredi kartıyla yaptıkları alışverişler sonucunda biriken para puanların silinip silinmediğine ilişkin bilgi talep etmektedirler. Üye iş yerleri ve kredi kartı üzerinden yapılan harcamalarla ilgili kampanyalar kapsamında ya da üye iş yerlerinde yapılan harcamalar sonucunda tüketiciler kredi kartları üzerinden para puan kazanmaktadırlar" dedi. Yüksek limitli özel kartlarda para puanlar yeni yıla devredilebiliyor Yüksek limitli bazı özel kartların yıl sonu para puanlarının silinmediğine değinen Genel Başkan Sıtkı Yılmaz, "Bu puanların bazıları dönemsel kampanyalarla sınırlı olup, bir kısmı ise birikerek yıl sonuna kadar tüketicinin topladığı para puanlarla ihtiyaçlarını karşılamasına imkân tanımaktadır. Ancak yıl sonunda kullanılamayan bu puanlar, bankalar tarafından yıl sonu bilanço ve muhasebe hesapları gerekçe gösterilerek sıfırlanmaktadır. Oysa yüksek limitli ve yüksek yıllık ücretli bazı özel kartların para puanları yeni yıla aktarılabilmektedir. Ancak kullanılan kartların çoğunluğunda toplanan bu para puanlar, yıl sonu itibarıyla bu gerekçeyle sıfırlanmaktadır" şeklinde konuştu. Habersiz para puanların sıfırlaması durumu tüketicinin aleyhine Tüketicinin bilgilendirmesinin esas olduğunu ifade eden Başkan Sıtkı Yılmaz, şunları söyledi: "Burada iki hususa dikkat çekmek istiyorum. Birincisi; tüketiciye satılan mal ve hizmetlerle ilgili olarak Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a göre tüketicinin bilgilendirilmesi esastır. Bu nedenle bankaların da verdikleri bu hizmet kapsamında, eğer para puanlar yıl sonunda sıfırlanıyorsa, mutlaka tüketiciye bir mesajla bildirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bildirilmediği takdirde, tüketicilerin uğradığı bu zarar karşılığında tüketici hakem heyetlerine başvurarak zararın tazminini talep edebileceklerini belirtmek isteriz. Çünkü bu para puanlar, tüketici açısından kazanılmış bir hak durumundadır ve bu hakkın yılsonu muhasebe ya da bilanço gerekçesiyle sıfırlanması, tüketicinin aleyhine bir durum oluşturmaktadır." Habersiz yapılan para puan sıfırlama işlemine itiraz yolu var Sıtkı Yılmaz, tüketicilerin bilgilendirmediği durumlarda tüketici hakem heyetlerine gitmeleri gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Bankalar, eğer uygulamaları bu yönde ise, tüketicileri mutlaka bir mesajla bilgilendirmek durumundadır. Bilgilendirme yapılmadığı takdirde, silinen para puanlarla ilgili olarak tüketicilerimiz hakem heyetlerine başvurarak mağduriyetlerinin giderilmesini talep edebilirler."
Adana’da 16’sı kadın 32 çiftçiye makine desteği
28 Aralık 2025 Pazar - 09:30 Adana’da 16’sı kadın 32 çiftçiye makine desteği Adana’da "Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi" kapsamında 16’sı kadın 32 çiftçiye yüzde yüz devlet desteğiyle hamur yoğurma ve ceviz soyma makinesi verildi. Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi (KDAKP) kapsamında 32 kadın ve erkek çiftçiye, hamur yoğurma makinesi ile ceviz soyma makinesi yüzde 100 devlet desteğiyle hibe edildi. Makine teslim programı, Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Programda konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, KDAKP’nin kentte 7 ilçede yer alan 8 Ekonomik Kalkınma Kümesinde (EKK) başarıyla uygulandığını belirtti. Bayazıt şöyle devam etti: "Bugün burada 16 kadın çiftçimize hamur yoğurma makinesi, 16 erkek çiftçimize ise ceviz soyma makinesi olmak üzere toplam 32 çiftçimize yüzde 100 hibe ile makine teslimi gerçekleştiriyoruz. Ceviz soyma makinesi desteğinden yararlanan üreticilerimiz, proje bölgesindeki ceviz üreticilerine ücret karşılığı hizmet sunarak aile bütçelerine katkı sağlama ve gelirlerini artırma imkânı elde edecektir. Kırsalda yaşayan kadınların ev içi iş yükünü azaltmaya yönelik faaliyetler KDAKP kapsamında ayrı bir önem taşımaktadır. Bu doğrultuda, kadınlarımızın gerek kendi hanelerinin gerekse çevre hanelerin hamur işi ihtiyaçlarını karşılamalarına katkı sağlamak amacıyla hamur yoğurma makineleri temin edilmiştir." Bayazıt, ayrıca 2025 yılı içerisinde KDAKP kapsamında kentte 7 ilçede toplam 463 üreticiye yaklaşık 45 milyon 500 bin TL hibe desteği sağlandığını ifade ederek, "Hibe programı kapsamında, toplam 32 çiftçiye 1 milyon 2 bin 800 TL tutarında hibe desteği sağlandı" dedi. Programın sonunda ceviz soyma ve hamur yoğurma makinesi almaya hak kazanan çiftçilere makine teslim belgeleri, Adana Vali Yardımcısı Abdullah Şahin, İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan ve ilçe müdürleri tarafından takdim edildi.
Soğuğa dayanıklı kazancı yüksek
28 Aralık 2025 Pazar - 08:06 Soğuğa dayanıklı kazancı yüksek Manisa’nın Sarıgöl Ovası’nda yetiştirilen Crimson üzümü, örtü altına gerek duymadan soğuk havalara dayanıklılığı, uzun raf ömrü ve gevrek yapısıyla kış aylarında da taze olarak tüketiciyle buluşuyor. Manisa’nın Sarıgöl Ovası’nda yetiştirilen, başta Sultaniye üzüm olmak üzere dokuz çeşit üzüm arasında yer alan Crimson üzümü, soğuk hava şartlarına rağmen en dayanıklı üzüm çeşitlerinden biri olarak öne çıkıyor. Sarıgöl ilçesinde yaklaşık 15-20 yıl önce yetiştirilmeye başlanan pembe çekirdeksiz üzüm türü olan Crimson, az ilaçlama ile üretilebilmesiyle dikkat çekiyor. En önemli özelliklerinden biri uzun süre asmada taze kalabilmesi olan Crimson üzümü, gevrek yapısı sayesinde üretici ve tüketiciler tarafından tercih ediliyor. Örtü altında yetiştirilmemesine rağmen dayanıklı yapısıyla kış aylarında da pazarlarda taze olarak yer alan Crimson üzümünün, yaz aylarından bu yana kilosunun 50 liranın altına düşmediği ifade ediliyor. Raf ömrünün uzun olmasına rağmen veriminin düşük olması nedeniyle üretiminin yaygınlaşmadığı belirtiliyor. Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı Ali İhsan Ülgen, Cripson üzümüne ilişkin yaptığı açıklamada, "Crimson üzümü gerçekten gevrek ve çekirdeksiz bir üzüm türüdür. Pazarı vardır ancak veriminin az olması nedeniyle bölgemizde sınırlı sayıda üretici tarafından yetiştirilmektedir. Yeni yıla yaklaşmamıza rağmen bağlarda, örtü altında olmadan bile tazeliğini koruyabilmektedir" dedi. Crimson üzümü yetiştiren üretici Serhat Akkaya ise üzüm sezonunun sona erdiğini belirterek, "Bağımdaki Crimson üzümlerinden ayırdığım asmalardan topladığım üzümleri poşetleyerek konu komşuma ve arkadaşlarıma hediye ediyorum. Kış mevsiminde bile asmadan taze üzüm toplamak mümkün" diye konuştu.
ASO Başkanı Ardıç: "Hedefimiz, Ankara’mızı yalnız bugünün değil, geleceğin sanayi ve teknoloji başkentlerinden biri yapmak"
27 Aralık 2025 Cumartesi - 17:21 ASO Başkanı Ardıç: "Hedefimiz, Ankara’mızı yalnız bugünün değil, geleceğin sanayi ve teknoloji başkentlerinden biri yapmak" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Ankara Sanayi Odası olarak bizler, bu tarihi birikimin ve Cumhuriyetin emanet ettiği sorumluluğun farkındayız. Hedefimiz, Ankara’mızı yalnız bugünün değil, geleceğin sanayi ve teknoloji başkentlerinden biri yapmaktır" dedi. Ankara Sanayi Odası (ASO) tarafından Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 106’ıncı yıl dönümü kapsamında Cumhuriyeti Kuran Şehirler etkinliği düzenlendi. Samsun, Amasya, Erzurum ve Sivas Ticaret ve Sanayi odalarının iş birliğiyle yapılan etkinlik 2’inci TBMM Binası ev sahipliğinde düzenlendi. Burada bir konuşma gerçekleştiren ASO Başkanı Seyit Ardıç, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin kuruluş hikayesinin, yalnızca askeri zaferlerin değil; iradenin, aklın, dayanışmanın ve kalkınma idealinin hikayesi olduğunu vurguladı. Mustafa Kemal Atatürk’ün vatanı yalnızca işgalden kurtarmayı değil yoksulluktan, geri kalmışlıktan ve dışa bağımlılıktan kurtarmayı da hedeflediğini söyleyen Ardıç, "Bu anlayışla Cumhuriyet, daha ilk günlerinden itibaren siyasi bağımsızlığı ekonomik bağımsızlıkla tamamlamayı temel bir amaç olarak benimsedi. Üretmeyen, kalkınmayan bir ülkenin bağımsızlığını sürdüremeyeceği gerçeği, Cumhuriyetin kurucu felsefesinin merkezinde yer aldı" ifadelerine yer verdi. "Ankara’nın yerli ve milli üretim iradesi, bugün dünyanın en büyük savunma sanayii şirketlerine ev sahipliği yapan bir ekosisteme dönüştü" Ardıç, Ankara’nın Türkiye’nin savunma sanayiinin kalbi olduğunu ve bunun arkasında tarihten gelen bu büyük birikim yer aldığını söyleyerek, "Ankara’nın; dün Kurtuluş Savaşı’nın ihtiyacını karşılayan yerli ve milli üretim iradesi, bugün yüksek teknolojiye, mühendisliğe, Ar-Ge’ye ve dünyanın en büyük savunma sanayii şirketlerine ev sahipliği yapan bir ekosisteme dönüştü. Bu şehir, daha Cumhuriyet ilan edilmeden önce kararın, mücadelenin ve üretimin aynı merkezde buluştuğu bir iradeyi temsil etti. Cumhuriyeti kuran kuşak, yokluk içinde dahi üretmeyi bir varlık meselesi olarak gördü. Fabrika kurmayı, altyapı inşa etmeyi, demiryolu döşemeyi yalnız ekonomik değil, milli bir görev saydı. Bugün bize düşen sorumluluk da, işte bu ruhu çağın şartlarıyla yeniden yorumlamaktır" açıklamasında bulundu. "Hedefimiz Ankara’mızı yalnız bugünün değil, geleceğin sanayi ve teknoloji başkentlerinden biri yapmaktır" Ankara’nın savunma sanayiinden havacılığa, makineden medikale, yazılımdan ileri malzemelere uzanan güçlü bir üretim ve teknoloji ekosistemine sahip olduğunun altını çizen Ardıç, şu ifadelere yer verdi: "Üniversiteleriyle, teknoparklarıyla, organize sanayi bölgeleriyle; Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim hedefinin taşıyıcı merkezlerinden biridir. Ankara Sanayi Odası olarak bizler, bu tarihi birikimin ve Cumhuriyetin emanet ettiği sorumluluğun farkındayız. Hedefimiz; Ankara’mızı yalnız bugünün değil, geleceğin sanayi ve teknoloji başkentlerinden biri yapmaktır. Cumhuriyetin ikinci yüzyılını; üretimle, teknolojiyle ve güçlü bir sanayi vizyonuyla inşa etmeye kararlıyız. Ancak bu yürüyüş tek bir şehrin yürüyüşü değildir. Bugün bu salonda bir araya gelmemizin anlamı; Cumhuriyeti kuran iradeden ve taşıdığımız tarihi sorumluluktan, ülkemizin parlak bir geleceğe taşıyacak ortak vizyona birlikte yürümektir. Cumhuriyeti Kuran Şehirler buluşmasının finalinin Ankara’da yapılması bir başlangıçtır. Samsun’da yakılan meşale, Amasya’da ilan edilen irade, Erzurum’daki bağımsızlık kararlılığı, Sivas’taki birlik ruhu, Ankara’nın üretim gücü ve devlet aklı; ortak projelere ve ortak hedeflere dönüşmelidir. Bu yürüyüş üretimle büyümeyi, teknolojiyle güçlenmeyi zorunlu kılmaktadır." Ardıç, konuşmasının sonunda Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 106. yıl dönümünü kutladı. Programa, Samsun Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Amasya Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Murat Kırlangıç, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Başkanı Saim Özakalın, Sivas Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Zeki Özdemir katıldı.
Başkan Büyüksimitci: "Sanayicilerimizin ABD ve Çin arasında başarısı mükemmel"
27 Aralık 2025 Cumartesi - 15:20 Başkan Büyüksimitci: "Sanayicilerimizin ABD ve Çin arasında başarısı mükemmel" Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yölnetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; düzenlediği basın toplantısında 2025 yılı faaliyetlerini anlatarak, "Sanayicilerimizin ABD ve Çin arasında başarısı mükemmel" dedi. Türk sanayicilerinin ABD ve Çin’in bulunduğu ortamdaki başarısının mükemmel olduğunu söyleyen Başkan Büyüksimitci; "Bizim şu andaki savunma sanayi gücümüzü biliyorsunuz. Diyorlar ki ’gelin Avrupa’ya yatırım yapın’. Belli Türk firmaları da özellikle Almanya, Polonya olmak üzere yatırım yapıyorlar. Amerika zaten bu işin başını çekiyor. Çok ciddi şekilde ekonomisini kapattı ve askeri alanda yerlilik oranını yüzde 75’e çıkarttı. Diğer ürünlerde de yüzde 51’ini Amerika’da üretmezsen işin kötü diyor. Çin’in de başlamış olduğu dünya ticaretinde yeni bir konsept. Bu ortamda bir sıkıntımız daha var. İnanılmaz bir dev Çin, her taraftan sıkıştırıyor. Önceden diyorduk ki evet ucuz iş gücüyle iş yapıyorlar, uygun fiyata ürün veriyorlar. Fakat kalite olarak bir Türkiye kalitesinde değil. Onlarla girdiğimiz her işi alabiliyorduk. Şimdi yaptıkları işlerle büyük bir hızla çalışıyorlar. Türkiye’de Çin’le ilgili sattığımızın yaklaşık 18 katını ithal ediyoruz. Yani böyle bir ortamda ben bütün sanayicilerimizin muhteşem bir başarı gösterdiklerini söyleyebilirim. Hepsine de teşekkür etmek istiyorum" dedi. Başkan Büyüksimitci, organize sanayi bölgelerinin istatistiklerini paylaşarak; "Buraya gelen hiç kimse boş oturmamış. Allah hepsinden razı olsun. Hepsine teşekkür edip dua etmek lazım. İnşallah bizler de dua alanlardan oluruz diye temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. "Kayseri için 2 planımız var" Kayseri’ye Uzay, Havacılık ve Savunma İktisat OSB ve Geri Dönüşüm İktisat OSB kazandırmak istediklerini söyleyen Büyüksimitci; "2 tane planımız var ve bunun Kayseri’nin geleceği ile ilgili olmazsa olmazı olduğuna inanıyoruz. Biri Uzay, Havacılık ve Savunma İktisat OSB, diğeri ise Geri Dönüşüm İktisat OSB. Özellikle Kayseri’de savunma sanayinin çok gündeme geldiği 2026 yılı aynı zamanda biliyorsunuz TOMTAŞ’ın faaliyete geçtiği 1926’dan sonra 100. yılı. İnşallah şu anda bakanlığımıza başvurusu yapıldı. Bakan beyin onayında. Gerekli incelemeler yapıldı. Orada Kayserimiz güzel bir organize sanayi bölgesi kazanacak. Burada amacımız hem Kayseri içerisinden hem Türkiye’den hem de uluslararası yatırımcıları getirmek" dedi. Büyüksimitci, asgari ücrete iki taraftan da bakmak gerektiğini söyleyerek; "Yüzde 27 civarında bir asgari ücret artışı oldu. Her iki taraftan bakmak lazım, biraz empati yapmak lazım. Yüzde 27 il insanlar bu dönemde geçinebiliyor mu? hayır. Satın alma güçleri düşmüş durumda. Sanayici tarafından baktığımızda da maliyetlerle ilgili de ciddi problemler var. Aslında belki tam anlaşılamıyor ama bizim ana çalıştığımız konu verimlilik artışı dediğimiz konu bu. Almanya’da ki düşünün burada şimdi 655 dolara geliyor yeni asgari ücret. Almanya’nın ihracatı 1,8 triyon dolar. Türkiye’nin ihracatı 265 miyar dolar. Bir çarparsak Almanya’nın nüfusu 85 milyon dersek Türkiye’de 85 milyon. Aynı nüfusa sahibiz. Bunun 1 trilyon dolarını desek ki bu adamlar inanılmaz derecede teknoloji üretiyorlar diye silsen bile orada 3,5 katı zaten orada fark var. Yani birim insan başına fazla üretiyor. Bu Türkiye’nin topyekun bir problemi verimsizlik. Bizim genimizde çalışmak var. Ölürcesine çalışmak, gayret, çaba var. Fakat sistematikle ilgili problemimiz var. Bunu biz kurumsal olarak çözmeliyiz. İhracatçı ihracatını yapacak, döviz yüzde 20 artacak ama işçiliğin ki konu asgari ücretle ilgili de değil. Bugün 100-150 bin TL net maaş alan adamın maaşını da ayarlamak zorundasınız. Oraya yüzde 27 verdiyse oraya da mı vermelisiniz. Yüzde 27 o adamı kurtarır mı? Herkesin bir harcama alışkanlığı oluyor aldığı maaşa göre. Bu dönemler rol dönemler. İşçi de işveren de herkes biraz daha dişini sıkmak zorunda ve mücadele etmek zorunda" ifadelerini kullandı. Satışı yapılan Erciyes Anadolu Holding fabrikalarının taşınacağını düşünmediğini söyleyen Başkan Büyüksimitci; "Erciyes Anadolu Holding ile ilgili de direkt biz konuşmadık ama bizim meclis üyemiz Bellona Genel Müdürümüz. Bu tarz işletmelerin söküp götürülmesi bana göre imkansız. Başka yerde yeni yapılanmalar oluyor. Mesela bir metal şirketi bana göre Türkiye’nin en başarılı tesislerinden biri. İlave olarak Kayseri OSB’ye yaptı. Özellikle biz metal olmayan konuda da çok iyiyiz. Onlar yaptıklarını Amerika’ya ihraç ediyorlar ama oraya da yatırım yapmak zorunda kalıyor. Artık ülkeler zorluyor. Ben çok fazla bir şey olacağını düşünmüyorum. Kayseri’den daha iyi bir yer yok, onlar için de yok. Çünkü özellikle mobilya tarafında. Kayseri’ye zaten gelmek isteyenler de var. Çok fazla batıdan gelmek isteyenler vardı" dedi. "Sanayicinin denize ulaşması için açıklama bekliyoruz" Akdeniz ve Karadeniz arasında sanayicinin işini kolaylaştıracak demir yolu için bakandan açıklama beklediklerini söyleyen Mehmet Büyüksimitci; "Yakında sayın bakanımız açıklayacak. Samsun-Mersin Hattı ki biz havzadan bahsediyorduk. Oradaki bütün illerin Kayseri dahil Mersin’e kadar hem tren yoluyla bağlanması, batıdaki sanayinin de buralara taşınması. Liman olarak da hem Akdeniz’i hem Karadeniz’i kullanmakla ilgili ki biz bunu 2016’da Sayın Cumhurbaşkanı da direkt harita üzerinde gösterdi. Dedi ki ‘Orta Anadolu sanayi havzası olmak zorunda’. Bunu da 12. Kalkınma Planı’nda programa yazdılar. Şimdi bakanlık da gereğini yapıyor, bunları artık gündeme getiriyor. Bizim her zamanki talebimiz şu; Mersin hattımız çift hat olmalı, Samsun’a da bize bir çıkış yolu vermelisiniz. Bununla ilgili de Hazine ve Maliye Bakanımız geldiğinde de arz ettik. Şu anda tren hattı giren ilk OSB ki ben ikincisini bilmiyorum Türkiye’de. Sayın Mehmet Şimşek geldiğinde Ulaştırma Bakanı’na gidin bununla ilgili bütçe probleminiz yok dedi. Karayolu taşımacılığının bir maliyeti var. Demir yollarımız bizim istediğimiz noktaya gelmedi ama miktar arttıkça gelecek. O da bir avantaj olur. Tren yoluyla ilgili bekliyoruz. O tam bir proje ve lojistik üsleriyle beraber. Bakan beyin açıklamasını bekliyoruz. Ondan sonraki gelişmeleri göreceğiz hep beraber" ifadelerini kullandı.
Esnaf Odaları çağrı yaptı, küçük esnaf destekledi
27 Aralık 2025 Cumartesi - 14:56 Esnaf Odaları çağrı yaptı, küçük esnaf destekledi Kırşehir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği; yeni yıl öncesi şehir halkına çağrıda bulunarak hediye ve günlük alışverişlerde küçük esnafın tercih edilmesini istedi. Öztürk’ün çağrısı, kentteki esnaf tarafından da destek buldu. Birlik Başkanı Bahamettin Öztürk; yaptığı açıklamada Kırşehir’in küçük bir şehir olduğunu belirterek, internet satışları ve büyük mağazalara karşı yerel esnafın korunmasının önemine dikkat çekti. Öztürk; "Hediyeleşmelerin yoğun olduğu bu dönemlerde vatandaşlarımıza sesleniyorum. Alışverişlerinizi küçük esnaftan yapın. Bu hem esnafımıza hem de şehir ekonomimize katkı sağlayacaktır" dedi. Yapılan çağrının ardından küçük esnaf arasında da olumlu bir hava oluştu. Esnaflardan Bektaş Yıldırım, vatandaşlarda yerel esnafa yönelik bir duyarlılığın oluşmaya başladığını ifade ederek; "İnsanlar artık küçük esnafın ayakta kalması için destek olunması gerektiğinin farkına varıyor" şeklinde konuştu. Bir diğer esnaf İsa Yılmaz ise, halkın yerel esnafa karşı daha duyarlı olması gerektiğini vurgulayarak; "Büyük zincirler yerine mahalle esnafının tercih edilmesi hepimizin yararına" dedi. Kırşehir’de süs eşyaları satışı yapan esnaf Müberra Can da özel günlerde yerel esnafın tercih edilmesinin önemine dikkat çekti. Can; "Anneler Günü, yeni yıl, Sevgililer Günü gibi özel günlerde yerli esnafın tercih edilmesini çok önemsiyoruz" ifadelerini kullandı. Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Bahamettin Öztürk; küçük esnafın desteklenmesinin şehir ekonomisinin canlı kalması açısından büyük önem taşıdığını belirterek, vatandaşları alışverişlerinde yerel esnafı tercih etmeye davet etti.