EKONOMİ - 03 Nisan 2026 Cuma 20:24

ATSO’nun 144. yılında ekonomi ve Antalya uyarısı: "Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım"

A
A
A
ATSO’nun 144. yılında ekonomi ve Antalya uyarısı: "Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım"

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, küresel gerilimlerin tarım, turizm ve sanayi üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, "Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım" dedi.


ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri Töreni, ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Törende konuşan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile eski Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, küresel gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkilerinden Antalya’nın üretim gücüne, turizmden altyapı ihtiyacına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Programın sonunda 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri sahiplerine takdim edildi.



"Küresel gerilimler bugün askeri müdahalelere yol açtı"


Açılış konuşmasını yapan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, 144. yılın önemine dikkat çekerek bölgede yaşanan savaş, huzursuzluk ve gerilimlerin Türkiye ekonomisini de doğrudan etkilediğini söyledi. Hacısüleyman, "Şu anda bölgemizde cereyan eden savaş, huzursuzluk, türbülans, gerilim adına ne derseniz deyin bizleri de etkiliyor. İnşallah kısa sürede ateşkes sağlanır ve ekonomiyi etkileyen bazı konulara tekrar çözüm üretme şansımız olur. Ama görünen şu ki, ticaret savaşları olarak başlayan, gümrük tarifeleriyle başlayan gerilimler bugün askeri müdahalelere yol açtı ve şu an da dünya ekonomisinde jeopolitik riskler giderek artıyor" dedi.


Artan petrol fiyatlarının üretimden ulaştırmaya, lojistikten hizmet sektörüne kadar tüm alanlarda girdi maliyetlerini yükselttiğini ifade eden Hacısüleyman, bu durumun Antalya’nın üç ana lokomotif sektörü olan tarım, turizm ve sanayiyi doğrudan etkilediğini kaydetti. Hacısüleyman, "Petrol fiyatlarının artması başlı başına bütün hizmetlerde, üretimde, ulaştırmada ve lojistikte girdi maliyetlerinin artmasına sebep oluyor. Bu da hem tarımı etkiliyor, hem turizmi etkiliyor hem de sanayiyi etkiliyor" diye konuştu.



"Gübreye erişimde yaşanan sıkıntı pahalılığı artırıyor"


Hacısüleyman, gübre sektöründe yaşanan küresel kısıtlamalara değinerek, "Tarımsal üretimin ana faktörlerinden bir tanesi, fidenin ve tohumun dışında gübredir. Gübre ihracatının hem Çin hem Rusya tarafından yasaklanması, gübrenin bileşenlerini oluşturan ürünlerin ve yapı taşlarının kısıtlanması Türkiye’de de tarımsal faaliyetlerde ve ürünlerde pahalılığa yol açmaya başlıyor" ifadelerini kullandı.


Turizm sektörünün de savaş ve risk ortamından etkilendiğini belirten Hacısüleyman, lojistik giderleri ile sigorta maliyetlerindeki artışın paket tur fiyatlarına kadar yansıdığını söyledi. Hacısüleyman, "Turizmde lojistik dediğimiz bir unsur var. O da esas olarak taşıyıcılarımızın, uçaklarımızın yakıt fiyatlarının artmasıdır. Bu da bilet fiyatlarının artması, paket tur fiyatlarının yükselmesi anlamına geliyor. Sadece bununla kalmıyor. Savaş ve riskler sigorta maliyetlerini de artırıyor. Hem gemi taşımacılığında hem uçak taşımacılığında hem de karayolu taşımacılığında birçok maliyet yükseliyor" dedi.



"Turizmin yüzde 63’ü Antalya’da gerçekleşiyor"


Antalya’nın turizmdeki ağırlığına işaret eden Hacısüleyman, kentin Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. Hacısüleyman, "Antalya turistik bir kent. Ana lokomotifi ihracat gelirleri 18 milyar dolarla ülkemizdeki başkent ve lokomotif üretici durumdadır. Türkiye’nin 150 milyon gecelemelik bir turist kapasitesi var. Bunun 95 milyonu Antalya’da gerçekleşiyor. Yani turizmin yüzde 63’ü Antalya’da gerçekleşiyor. Turizm neden ana lokomotif? Çünkü turizm her sektörden mal ve hizmet alıyor. Hepimiz turizme mal veya hizmet üretiyoruz. Ürettiğimizin fazlasını ülkemizin diğer bölgelerine gönderiyoruz. Bir kısmını da ihracat şeklinde yapılandırıyoruz. Ama bu lokomotifte en küçük bir titreme dahi herkesi etkileyebiliyor" diye konuştu.



"Mart ayında başlayan huzursuzluk rezervasyon akışlarını yavaşlattı"


Mart ayında başlayan huzursuzluğun rezervasyon akışlarında yavaşlamaya neden olduğunu belirten Hacısüleyman, sezon içinde tam toparlanma sağlanamaması halinde kayıpların tek haneli oranlarda hissedilebileceğini söyledi. Hacısüleyman, "Biz diliyoruz ki turizmde hiç kayıp vermeden hareket edelim. Ancak Mart ayında başlayan bu huzursuzluk rezervasyon akışlarında yavaşlamaya sebebiyet verdi. Bu yavaşlama, eğer sezon içerisinde tam toparlanma olmazsa tek haneli eksilmelere sebep olabilir. Bunlara hazırlıklı olmalıyız" dedi.



Tarım, turizm ve sanayiye destek çağrısı


Bu süreçte ekonomi yönetiminin sektörlere destek vermesinin önemine işaret eden Hacısüleyman, sağlanacak desteklerin ekonomiye katlanarak geri döneceğini söyledi. Hacısüleyman, "Turizm sektörünü bir şekilde destekleyebilirsek, tarım sektörümüzü bir şekilde destekleyebilirsek, sanayi sektörümüzü bir şekilde destekleyebilirsek, teşvikler oluşturabilirsek, destekler çıkarabilirsek bu alanda kat ve kat geri dönüşümüz olacak. Vereceğiniz destek boşa gitmeyecek, bize ekonomi olarak geri dönecek" ifadelerini kullandı.


Yıl sonu enflasyon hedefleri ile faiz politikalarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Hacısüleyman, yaşanan gelişmelerin ekonomik beklentiler üzerinde etkili olabileceğini vurguladı. Hacısüleyman, "Yıl sonu için hedeflediğimiz enflasyon değerlerinden bir miktar feragat etmek zorunda kalabiliriz. Yine meclis konuşmalarımızda söylediğimiz gibi faizlerin daha iyi bir ortama doğru geri gelmesi anlamında da Merkez Bankamızın alacağı kararlarda bir miktar gecikme olabilir. Bunlara da hazırlıklı olmalıyız. Beklemediğimiz bu durum bize finansmana ihtiyacımız konusunda tekrar düşünmeye sebebiyet veriyor" dedi.



"Deniz trafiğini artırarak karayolu sıkışıklığını azaltalım"


Antalya’nın geleceğine ilişkin yürüttükleri "Antalya 2050 vizyonu" çalışmasına da değinen Hacısüleyman, kentte nüfus ve turist sayısının hızla arttığını, ancak altyapının aynı hızla gelişmediğini söyledi. Hacısüleyman, 25 yıl önce Antalya’nın nüfusunun 1 milyon 700 bin, turist sayısının ise 3 milyon 400 bin olduğunu, bugün ise nüfusun 2 milyon 700 bine, turist sayısının da 17 milyona ulaştığını belirtti. Kentin özellikle trafik yoğunluğu açısından yeni çözümlere ihtiyaç duyduğunu ifade eden Hacısüleyman, "Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak ve oluşturarak karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım. Tabii ki birçok sebep olabilir. Ama bizi en çok sıkıştıran trafik ne zaman? Yaz aylarında. O yüzden burada devlet olarak birlikte hareket edersek o zaman bunu yapma şansımız var. Çünkü yerel yönetimlerin bunlara kaynak ayırması mümkün gözükmüyor. O nedenle bunu ülkemizin, Antalya’mızın projesi olarak görmekte fayda var" dedi.



Hisarcıklıoğlu: "ATSO, Avrupa’nın güçlü odalarıyla aynı standartta hizmet veriyor"


TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu da, ATSO’nun Antalya’nın marka şehir haline gelmesinde çok önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Odamız kendini sürekli geliştirmekte, gelecek nesillere daha güçlü ve rekabetçi bir Antalya bırakmak için projeler hayata geçirmektedir. Antalya’da iş dünyamızın nabzını en iyi şekilde tutarak üyelerimizin sesine tercüman olmaktadır. Sorunlarının çözümü için devreye girmekte ve bunları sonuçlandırmaktadır" diye konuştu.


KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak için geçen yıl KGF kefaletli Nefes Kredisi’nin yeniden başlatıldığını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, küresel gelişmelerin reel sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Şu günlerde zor bir dönemden geçiyoruz. Kuzeyimizde ve güneyimizdeki savaşın ateşi giderek büyüyor. Küresel ekonomide belirsizlikler ve maliyetler artıyor. Tedarik zincirleri bozuluyor, öngörülebilirlik azalıyor. Enerji arzı açısından kritik önemde olan ve dünya petrol ticaretinin yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda bekleyen gemi sayısının 2 bine ulaştığı tahmin ediliyor" ifadelerini kullandı.


Dünya genelinde fiyatların yükseldiğini, büyümenin yavaşladığını ve stagflasyon riskinin arttığını belirten Hisarcıklıoğlu, "Bu tür küresel şoklar kaçınılmaz olarak ülkemizi de etkiliyor. Girdi maliyetlerimiz artıyor, krediye erişim zorlaşıyor ve faizler yükseliyor. Belki de ilk defa hem yurtiçi hem de yurtdışı talebin birlikte daralacağını hesaba katmamız gerekiyor. Reel sektör olarak özellikle nakit akışını çok daha iyi yönetmemiz gerekiyor. Bilançolarımızda döviz cinsinden borç-alacak dengesinde de dikkatli olunması gerekiyor" dedi.


Türkiye özel sektörünün krizlere uyum sağlama kapasitesinin yüksek olduğunu da vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Türkiye, dinamik, esnek ve kriz tecrübesi olan bir özel sektöre sahiptir. Bu sayede şoklara uyum sağlama kapasitesi yüksektir. Geçmişte de bunun örnekleri yaşanmıştır. Milletimiz de sakin bir tutum sergilemiş, panik hareketlere tevessül etmemiştir" diye konuştu.



Çavuşoğlu:"Antalya diplomaside, bilimde ve küresel kararlarda da merkez olacak"


AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu ise Antalya’nın yalnızca turizm ve tarımda değil, diplomasi, bilim ve küresel organizasyonlar bakımından da öne çıkan bir şehir olduğunu söyledi. Çavuşoğlu, "144 yıl bir şehrin ticari hafızasıdır, Antalyamızın ekonomik olarak teminatıdır. Antalya Türkiye’nin turizme açılan kapısıdır. Nisan ayında Antalya Diplomasi Forumu ile Antalya, küresel diplomasinin yeniden kalbi olacak. Ekim ayında Uluslararası Uzay Kongresi ile bilim ve teknolojinin merkezi haline gelecek. Dünyanın en büyük zirvesi KOP-31 İklim Zirvesi ile içeriden ve dışarıdan 100 bin insanın katılacağı, dünyanın geleceğine yön veren kararların alındığı bir şehir olacak" dedi.


Antalya’nın ekonomik büyüklüğüne ve vergi performansına da dikkat çeken Çavuşoğlu, "Türkiye’nin altıncı büyük ekonomisiyiz. Diğer taraftan 60 bini aşkın kurumlar vergisi mükellefi ve 300 bini aşan gelir vergisi mükellefi bulunmaktadır. Bu, üretimin yaygınlığını ve ticaretin de derinliğini göstermektedir. Antalya sadece kazanan bir şehir değildir. Kazandığının karşılığını ülkesine fazlasıyla ödeyen bir şehirdir. Ve vergi kaçakçılığının en düşük olduğu illerden bir tanesidir Antalya. Antalya kendisine yapılan yatırımı fazlasıyla ülkenin ekonomisine katma değer olarak sağlayan bir şehirdir" dedi.


Devletin de Antalya’nın değerinin farkında olduğunu belirten Çavuşoğlu, "Özellikle tüm bu kriz ortamında, tasarruf döneminde de Antalya’mıza hükümetimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yatırımları getirmek için çalışıyoruz. Antalya’nın altyapısı çok önemli. Yollar ve otoyolların yapılması ve yenilenmesi, onkoloji merkezi gibi hastaneler ve sağlık hizmetleri, genişletilen havalimanları, gençlerimize yönelik spor salonları, yurtlar, gençlik merkezleri, tarımı destekleyen göletler, barajlar ve sulama sistemleri gibi önemli yatırımları Antalya’mıza getirmek için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.


Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya milletvekilleri, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, STK temsilcileri ve iş insanlarının katıldığı törende konuşmaların ardından ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri sahiplerine takdim edildi.



ATSO’nun 144. yılında ekonomi ve Antalya uyarısı: "Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Bakan Tekin, Nazilli’de Erzurumlular Derneği’nin açılışına katıldı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Aydın’ın Nazilli ilçesinde Erzurumlular Derneği’nin açılışına katıldı. Bakan Tekin, "Dayanışmayı ve yardımlaşmayı seven bir millet olduğumuz için binlerce yıldır süregelen bir devlet geleneğimiz var. Bu birliktelik sürdüğü sürece de bayrağımız sonsuza dek dalgalanmaya devam edecek" dedi. Bakan Tekin’in Aydın ziyaretlerinin son durağı olan Nazilli Erzurumlular Derneği hizmet binası açılışına Aydın Valisi Yakup Canbolat başta olmak üzere Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan, AK Parti Aydın Milletvekilleri Mustafa Savaş, Seda Sarıbaş ve Ömer Özmen, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ile Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti Aydın İl Başkanı Mehmet Erdem, AK Parti ve MHP’li ilçe başkanları, Ege Erzurumlular Federasyonu Başkanı Zakir Salmaoğlu ile çok sayıda Erzurumlu katıldı. Dernek Binası önünde gerçekleştirilen açılış töreninde Nazilli Dernek Başkanı Yüksel Karabıyık, Ege Erzurumlular Federasyonu Başkanı Zakir Salmaoğlu ve Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen birer konuşma yaptı. Bakan Tekin, Başkan Karabıyık’tan gelen mesaj üzerine açılışa katıldığını ifade ederek, "Nazilli Erzurumlular Derneğimizin yeni hizmet binası açılışını bahane ederek Aydın’da ziyaretler gerçekleştirdim. Modern toplumlarda sivil toplum örgütleri kendi kültürel yapısını ve birlikteliklerini devam ettirebilmek için yapılanırlar. Bizim coğrafyamızda da milli birlik ve beraberliğimizi güçlendirebilmek için hemşehri dernekleri kurulur. Bu derneklerin başında olanlar da bu çok zor görevi yürütmeye çalışır. Görevleri gerçekten çok zordur. Karşılık beklemeden bu görevleri yapan tüm başkanlardan Allah razı olsun diyor ve Allahtan sayılarının artmasını diliyorum. Dayanışmayı ve yardımlaşmayı seven bir millet olduğumuz için binlerce yıldır süregelen bir devlet geleneğimiz var. Bu birliktelik sürdüğü sürece de bayrağımız sonsuza dek dalgalanmaya devam edecek" dedi. Konuşmaların ardından protokol üyeleri hep birlikte hayırlı olması dilekleri ile açılış kurdelasını kesti.
Bursa Bursaspor’un konuğu Mardin 1969 Spor Bursaspor, TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta şampiyonluk yarışını doğrudan etkileyen Mardin 1969 Spor karşılaşması öncesi hazırlıklarını tamamladı. Bursaspor, TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta şampiyonluk yarışını doğrudan etkileyecek Mardin 1969 Spor karşılaşmasına hazır. Atatürk Spor Kompleksi Matlı Stadyumu’nda oynanacak mücadele öncesi yeşil-beyazlı ekip, taraftar desteğini arkasına alarak sahaya çıkacak. Kritik karşılaşma öncesi satışa sunulan biletler kısa sürede tükenirken, İl Spor Güvenlik Kurulu kararı doğrultusunda misafir takım taraftarları maça alınmayacak. Deplasman tribününün de Bursaspor taraftarına açılmasıyla birlikte stadyumda tamamen dolu tribünler önünde oynanacak mücadelede yaklaşık 50 bine yakın taraftarın yer alması bekleniyor. Hazırlıklar tamamlandı Bursaspor, Mardin 1969 Spor karşılaşması öncesi son antrenmanını Teknik Direktör Mustafa Er yönetiminde Özlüce İbrahim Yazıcı Tesisleri’nde gerçekleştirdi. Antrenmanın ilk bölümünde ısınma hareketleri yapılırken, ardından pas oyunları üzerinde duruldu. Çalışma, taktik ağırlıklı organizasyonlarla sona erdi. Hazırlıklarını tamamlayan yeşil-beyazlı ekip, Özlüce İbrahim Yazıcı Tesisleri’nde kampa girerek maç saatini beklemeye başladı. Atatürk Spor Kompleksi Matlı Stadyumu’nda oynanacak karşılaşma, yarın saat 16.00’da başlayacak. Bursaspor, sahasında oynayacağı bu kritik karşılaşmada galibiyet alarak önümüzdeki hafta Ankara’da oynanacak mücadelede şampiyonluğunu ilan etmek istiyor. Karşılaşmada orta hakem olarak Abdullah Buğra Taşkınsoy görev yapacak. Yardımcılıklarını Esra Arıboğa ve Sabri Üstünel üstlenecek. Dördüncü hakem olarak ise Sezer Yalçın görev alacak.
Çorum Mustafa Gürsel: "Biz 7. takımız, orayı bırakmamız lazım" Bandırmaspor Teknik Direktörü Mustafa Gürsel, Çorum FK maçının ardından, "Bundan sonra alacağımız her galibiyet ya da puan play-off için önemli. Biz 7. takımız, orayı bırakmamız lazım" dedi. Trendyol 1. Lig 33. hafta karşılaşmasında Bandırmaspor, deplasmanda Çorum FK’yı 1-0 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından değerlendirmelerde bulunan Bandırmaspor Teknik Direktörü Mustafa Gürsel, önemli bir galibiyet aldıklarını ve bundan sonra play-off hattında kalmak için mücadele edeceklerini dile getirdi. "Bu ligi güzel kılan tarafı herkesin herkesi yenebilmesi" Karşılaşmayı değerlendire Mustafa Gürsel, "Çorum FK son 7 maçını kazanarak buraya geldi. Biz de 6 maçta 3 galibiyet, 3 beraberlikle geldik 7. maçımıza. Artık ligin boyu kısaldı. İki takımın da hedefleri var. Dışarıdan baktığımızda bazen Bandırmaspor’un şu andaki konumuna, hedefine bakmıyorlar. İki takım da play-off’un içinde. Çorum’un son çıkışıyla ilk ikide olma şansı vardı. Ama bu lig kolay bir lig değil. Baktığımızda sonuna kadar hangi takımla oynarsak oynayalım ligin başından itibaren böyle. Bu ligi güzel kılan tarafı herkesin herkesi yenebilmesi. Biz bugün baktığımızda kendi adımıza güzel bir galibiyet aldık. Ama Çorum da hedefinden hiçbir şey kaybetmedi diye düşünüyorum. İlk iki hedefine ulaşması için yukarıdaki takımların hata yapması lazım. Ama bugünkü maça baktığımızda taktiksel anlamda düşündüklerimizin hepsini sahaya yansıttık. Çünkü Tanque’nin olmaması santrfor anlamında bizi olumsuz etkiledi. Kehinde’nin de oğlu oldu, iki, üç gün önce aramıza katıldı. Ndongala’nın dizinde bir problem vardı, çok az kullanabildik. Oyuncularımız ofansif anlamda, santrforsuz oynama durumu oldu" ifadelerini kullandı. "İnşallah bunun motivasyonunu ve coşkusunu bütün maçlara taşırız" Ligin kalan kısmındaki tüm maçların kendileri için önemli olduğunu kaydeden Gürsel, "Bu sene her maç kendi içimizde bir şey çözmeye çalışıyoruz. Sistem anlamında ligde çok değişik sistemlerde oynadık. Biz de takım adına değişik bir yıl yaşıyoruz. Son 5 maça geldik. Bugün maçta düşündüklerimiz oldu, uyguladık. Futbol bizden yanaydı. İkinci golü de atabilirdik. İyi durduk, iyi savunma yaptık. Rakibi iyi karşıladık, iyi çıkmaya çalıştık. Golü biz bulduk, biz kazandık. Rakibimiz saygı duyulacak bir takım. Onlara bundan sonraki maçlarında başarılar diliyorum. Son 5 maça giriyoruz. Her takım önemli. Biz buradan 3 puan aldık. Buraları son yıllarda oynamaya alışık bir takımız. Bundan sonra alacağımız her galibiyet ya da puan play-off için önemli. Biz 7. takımız, orayı bırakmamız lazım. Takımımız istiyor, elimizden geleni yapacağız. Hiçbir şeyin garantisi yok. 7. sırada olarak arkamızdan bizi kovalayan takımlar var. Biz sonuna kadar mücadelesini vereceğiz. İnşallah bizim bu seneki gerçekçi hedefimiz play-off’a girebilmek. Tüm isteğimiz bu. Onu başarırsak ondan sonrası yeni bir kulvar, yeni bir macera, yeni bir turnuva olacak. Önemli bir rakipten önemli bir galibiyet aldık. Bunun bilincindeyiz. İnşallah bunun motivasyonunu ve coşkusunu Sarıyer, ondan sonraki Bodrum ve lig bitine kadar bütün maçlara taşırız. Bunu taşıyamadıktan sonra buradan aldığımız 3 puanın hiçbir anlamı olmaz. Bu bilinçteyiz" diye konuştu.