EKONOMİ - 27 Aralık 2025 Cumartesi 17:21

ASO Başkanı Ardıç: "Hedefimiz, Ankara’mızı yalnız bugünün değil, geleceğin sanayi ve teknoloji başkentlerinden biri yapmak"

A
A
A
ASO Başkanı Ardıç: "Hedefimiz, Ankara’mızı yalnız bugünün değil, geleceğin sanayi ve teknoloji başkentlerinden biri yapmak"

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Ankara Sanayi Odası olarak bizler, bu tarihi birikimin ve Cumhuriyetin emanet ettiği sorumluluğun farkındayız. Hedefimiz, Ankara’mızı yalnız bugünün değil, geleceğin sanayi ve teknoloji başkentlerinden biri yapmaktır" dedi.


Ankara Sanayi Odası (ASO) tarafından Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 106’ıncı yıl dönümü kapsamında Cumhuriyeti Kuran Şehirler etkinliği düzenlendi. Samsun, Amasya, Erzurum ve Sivas Ticaret ve Sanayi odalarının iş birliğiyle yapılan etkinlik 2’inci TBMM Binası ev sahipliğinde düzenlendi.


Burada bir konuşma gerçekleştiren ASO Başkanı Seyit Ardıç, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin kuruluş hikayesinin, yalnızca askeri zaferlerin değil; iradenin, aklın, dayanışmanın ve kalkınma idealinin hikayesi olduğunu vurguladı. Mustafa Kemal Atatürk’ün vatanı yalnızca işgalden kurtarmayı değil yoksulluktan, geri kalmışlıktan ve dışa bağımlılıktan kurtarmayı da hedeflediğini söyleyen Ardıç, "Bu anlayışla Cumhuriyet, daha ilk günlerinden itibaren siyasi bağımsızlığı ekonomik bağımsızlıkla tamamlamayı temel bir amaç olarak benimsedi. Üretmeyen, kalkınmayan bir ülkenin bağımsızlığını sürdüremeyeceği gerçeği, Cumhuriyetin kurucu felsefesinin merkezinde yer aldı" ifadelerine yer verdi.



"Ankara’nın yerli ve milli üretim iradesi, bugün dünyanın en büyük savunma sanayii şirketlerine ev sahipliği yapan bir ekosisteme dönüştü"


Ardıç, Ankara’nın Türkiye’nin savunma sanayiinin kalbi olduğunu ve bunun arkasında tarihten gelen bu büyük birikim yer aldığını söyleyerek, "Ankara’nın; dün Kurtuluş Savaşı’nın ihtiyacını karşılayan yerli ve milli üretim iradesi, bugün yüksek teknolojiye, mühendisliğe, Ar-Ge’ye ve dünyanın en büyük savunma sanayii şirketlerine ev sahipliği yapan bir ekosisteme dönüştü. Bu şehir, daha Cumhuriyet ilan edilmeden önce kararın, mücadelenin ve üretimin aynı merkezde buluştuğu bir iradeyi temsil etti. Cumhuriyeti kuran kuşak, yokluk içinde dahi üretmeyi bir varlık meselesi olarak gördü. Fabrika kurmayı, altyapı inşa etmeyi, demiryolu döşemeyi yalnız ekonomik değil, milli bir görev saydı. Bugün bize düşen sorumluluk da, işte bu ruhu çağın şartlarıyla yeniden yorumlamaktır" açıklamasında bulundu.



"Hedefimiz Ankara’mızı yalnız bugünün değil, geleceğin sanayi ve teknoloji başkentlerinden biri yapmaktır"


Ankara’nın savunma sanayiinden havacılığa, makineden medikale, yazılımdan ileri malzemelere uzanan güçlü bir üretim ve teknoloji ekosistemine sahip olduğunun altını çizen Ardıç, şu ifadelere yer verdi:


"Üniversiteleriyle, teknoparklarıyla, organize sanayi bölgeleriyle; Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim hedefinin taşıyıcı merkezlerinden biridir. Ankara Sanayi Odası olarak bizler, bu tarihi birikimin ve Cumhuriyetin emanet ettiği sorumluluğun farkındayız. Hedefimiz; Ankara’mızı yalnız bugünün değil, geleceğin sanayi ve teknoloji başkentlerinden biri yapmaktır. Cumhuriyetin ikinci yüzyılını; üretimle, teknolojiyle ve güçlü bir sanayi vizyonuyla inşa etmeye kararlıyız. Ancak bu yürüyüş tek bir şehrin yürüyüşü değildir. Bugün bu salonda bir araya gelmemizin anlamı; Cumhuriyeti kuran iradeden ve taşıdığımız tarihi sorumluluktan, ülkemizin parlak bir geleceğe taşıyacak ortak vizyona birlikte yürümektir. Cumhuriyeti Kuran Şehirler buluşmasının finalinin Ankara’da yapılması bir başlangıçtır. Samsun’da yakılan meşale, Amasya’da ilan edilen irade, Erzurum’daki bağımsızlık kararlılığı, Sivas’taki birlik ruhu, Ankara’nın üretim gücü ve devlet aklı; ortak projelere ve ortak hedeflere dönüşmelidir. Bu yürüyüş üretimle büyümeyi, teknolojiyle güçlenmeyi zorunlu kılmaktadır."


Ardıç, konuşmasının sonunda Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 106. yıl dönümünü kutladı. Programa, Samsun Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Amasya Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Murat Kırlangıç, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Başkanı Saim Özakalın, Sivas Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Zeki Özdemir katıldı.



ASO Başkanı Ardıç: "Hedefimiz, Ankara’mızı yalnız bugünün değil, geleceğin sanayi ve teknoloji başkentlerinden biri yapmak"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sinop Sinop’ta öğrenciler devlet kurumlarının işleyişini yerinde öğrendi Sinop’un Boyabat ilçesinde, Fatih İlkokulu öğrencileri "Hayat Bilgisi" dersi kapsamında yerel yönetim birimlerini yakından tanımak amacıyla teknik gezi gerçekleştirdi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda düzenlenen etkinlikte öğrenciler, sınıf öğretmenleri rehberliğinde ilçedeki önemli kurumları ziyaret ederek teorik bilgilerini pratikte görme fırsatı buldu. Gezi kapsamında ilk olarak Boyabat Kaymakamlığı’nı ziyaret eden öğrenciler, Kaymakam Enver Yılmaz tarafından makamda kabul edildi. Öğrenciler burada, ilçede yürütülen kamu hizmetleri, güvenlik, eğitim ve kalkınma çalışmaları hakkında bilgi aldı. Minikler ayrıca kaymakamlık mesleği ve devletin işleyişine dair merak ettikleri soruları yöneltme imkânı buldu. Programın devamında Boyabat Belediyesi’ni ziyaret eden öğrenciler, Belediye Başkanı Hasan Kara ile bir araya geldi. Öğrencilere belediyecilik faaliyetleri, yerel yönetimlerin görevleri ve şehir yönetimi hakkında bilgiler verildi. Ziyaretlerin ardından açıklamada bulunan İlçe Milli Eğitim Müdürü Osman Özkan, öğrencilerin okul dışı öğrenme ortamlarında edindikleri deneyimlerin önemine dikkat çekerek, "Öğrencilerimizin toplumsal yapıyı ve yönetim birimlerini yerinde tanımaları, vatandaşlık bilincinin gelişmesi açısından büyük önem taşıyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çocuklarımızı hayatın merkezinde yetiştirmeye devam ediyoruz" dedi.
Eskişehir Kampüste "Otizm İçin Kırmızı Kampüs Yürüyüşü" Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Otizm Spektrum Bozukluğu Eğitimi Anabilim Dalı tarafından, Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında "Otizm İçin Kırmızı Kampüs Yürüyüşü" gerçekleştirildi. Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken ile Özel Eğitim Bölüm Başkanı ve Otizm Spektrum Bozukluğu Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sezgin Vuran’ın katılımıyla düzenlenen yürüyüşte, kampüs genelinde farkındalık oluşturulması hedeflendi. Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında düzenlenen "Otizm için Kırmızı Kampüs Yürüyüşü" ile otizm spektrum bozukluğuna dikkat çekildi. Üniversitenin Otizm Spektrum Bozukluğu Anabilim Dalı tarafından organize edilen etkinlikte, kampüs içinde farkındalık oluşturulması ve otizmli bireylerin yaşadığı sosyal ve iletişim temelli zorluklara dikkat çekilmesi amaçlandı. Birleşmiş Milletler tarafından Nisan ayının farkındalık ayı olarak kabul edilmesiyle gerçekleştirilen etkinlikte, otizmin nöro-gelişimsel bir farklılık olduğu vurgulanırken, eğitim ve toplumsal destekle bireylerin sosyal yaşama daha aktif katılım sağlayabileceğine dikkat çekildi. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği yürüyüşte, kırmızı renk temasıyla farkındalık mesajı verildi. Prof. Dr. Diken: "Bu etkinlik, Anadolu Üniversitesinin birikiminin yansımasıdır" Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, yürüyüşün üniversite açısından önemine değinerek şu ifadeleri kullandı: "Bu yürüyüş, üniversitemizin 40 yıllık özel eğitim birikiminin bir yansımasıdır. Anadolu Üniversitesi; özel bireylere yönelik hizmetler, merkezler ve programlar açısından hem Türkiye’de hem Avrupa’da örnek gösterilen bir yapıya sahiptir. Eğitim alanındaki başarımızda, özel eğitim bölümümüzün ve bu alanda çalışan akademisyenlerimizin katkısı büyüktür." Farkındalığın toplumsal dönüşüm için kritik olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Diken, kapsayıcı bir toplum için bu tür etkinliklerin sürdürüleceğini belirtti ve sözlerine şunları ekledi: "Bu sadece otizm için değil; serebral palsi için, diğer motor kısıtlar için, işitme yetersizliği, görme yetersizliği için. Yani açıkçası zedelenmenin yetersizliğe dönüştürdüğü, kişilerin uzuvları veya merkezi sinir sistemini etkilediği her durumu engele dönüştürmemek için toplumun önlemler alması gerekiyor. İlgili karar alıcılar, politika yapıcılar ve yöneticiler bu farkındalığı sağladığında; nasıl ki tekerlekli sandalye kullanan bir birey için tüm fiziksel mekânlarda erişilebilirlik sağlandığında engeller ortadan kalkıyor ve birey ‘engelli’ olmaktan çıkıyorsa, aynı anlayışın toplumun tüm kesimlerine yayılması için de bu farkındalığın oluşturulması gerekmektedir." Prof. Dr. Vuran: "Hedefimiz farkındalığı yaygınlaştırmak" Özel Eğitim Bölüm Başkanı ve Otizm Spektrum Bozukluğu Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sezgin Vuran ise otizm farkındalığının artırılmasının temel hedefleri olduğunu ifade ederek, "2 Nisan Otizm Farkındalık Günü, nisan ayı ise farkındalık ayı olarak kabul ediliyor. Biz de öncelikle kampüsümüzde bu konuda bilinç oluşturmayı amaçladık. Daha geniş ölçekte hedefimiz, Eskişehir’de otizmin tanınmasını sağlamak ve ailelere yönelik duyarlılığı artırmak." dedi. Yürüyüşün temel amacının kampüs içinde farkındalık oluşturmak olduğunu belirten Prof. Dr. Vuran, otizmin toplumda hâlâ yeterince bilinmediğine dikkat çekti. Otizmin bir spektrum olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Sezgin Vuran, şu bilgileri paylaştı: "Otizm bir yelpazedir. Otizmli bireylerin yaklaşık yüzde 30’u zihin yetersizliğine sahipken, yüzde 70’i bu durumu yaşamaz; hatta üstün yetenekler gösterebilir. Bu nedenle toplumda doğru bilginin yayılması büyük önem taşır." Prof. Dr. Vuran, otizmli bireylerin toplumsal yaşamda hâlâ çeşitli zorluklarla karşılaştığını belirterek, bu durumun aşılması için hem eğitim hem de toplumsal kabulün gerekli olduğunu ifade etti ve kamusal alanların erişilebilir hâle getirilmesi ve bireylerin oldukları gibi kabul edilmesinin önemine dikkat çekti. "Farkındalık her gün sürmeli" Anadolu Üniversitesi Öğrenci Kulüpleri Koordinatörlüğüne bağlı Engelsiz Anadolu Kulübü Başkanı Şeyma Ataş ise akademisyenlerle iş birliği içinde gerçekleştirilen etkinliğin kulüp üyeleri için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu belirtti. Farkındalığın sürekliliğine vurgu yapan Ataş, "Farkındalık yalnızca bir günle sınırlı kalmamalı. Her zaman, her ortamda otizmli bireylerin yanında olmalıyız." ifadelerini kullandı.
Van Bakan Bolat, Van TSO’da müjdeyi verdi Van Ticaret ve Sanayi Odası’nda (TSO) düzenlenen ’Van İş Dünyası İstişare Toplantısı’nda konuşan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, finansman desteği müjdesini verdi. Bir takım program ve ziyaret kapsamında Van’a gelen Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve bakanlık yetkilileri, Van Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen programlara katıldı. İlk olarak Van TSO ev sahipliğinde düzenlenen "2026 Yılı Mart Ayı Dış Ticaret Verileri Basın Açıklaması" programına katılan Bakan Bolat, ev sahipliğinden dolayı Van TSO’ya ve Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva’ya teşekkür etti. Bakan Bolat ve ekibi daha sonra Van TSO tarafından düzenlenen "Van İş Dünyası İstişare Toplantısı"na katıldı. Van TSO organ üyeleri, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve iş dünyası ile bir araya gelen Bakan Bolat, Kapıköy Gümrük Kapısı’nın sürekli gündemlerinde olduğunu ifade etti. Van TSO Başkanı Necdet Takva’nın finansman desteği talebine de değinen Bolat, "Van’daki esnaf ve sanatkarlarımızın istifadelerine sunulmak üzere; TESKOMB desteğiyle, 100 milyon TL tutarında esnaf kredisini göndereceğiz" müjdesini verdi. 2026 Mart ayı dış ticaret verileri Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, bakanlık yetkilileri, ilgili kurum temsilcileri ve il protokolünün katılımıyla Van Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen toplantıda açıklandı. Bakan Bolat konuşmasına ev sahipliğinden dolayı Van Ticaret ve Sanayi Odası ile Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva’ya teşekkür etti. Van TSO’da Yönetim Kurulu, meclis divanı, meclis üyeleri ve oda organ üyeleri tarafından karşılanan Bakan Bolat ilk olarak Şeref Defterini imzaladı. Van TSO Yönetimi ile bir araya gelen Bolat’a Başkan Takva tarafından sorun ve taleplerin yer aldığı "Van İli Raporu" sunuldu. Bolat, Van TSO Yönetim Kurulu ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından "Van İş Dünyası İstişare Toplantısı"na katıldı. Toplantı moderatörü Van TSO Başkanı Necdet Takva, bir açılış konuşması gerçekleştirdi. "Van’ın Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 108. Yıldönümü ve Dünya Vanlılar Günü’nde sizleri odamızda ağırlamaktan memnuniyet duyduğumuzu ifade ediyor; bu vesileyle bugün yanımızda olan Bakanımız Ömer Bolat başta olmak üzere herkesin Dünya Vanlılar Günü’nü kutluyorum" diyen Başkan Takva; "Bakanımızın teşrifleriyle gerçekleşen programın; bu kıymetli günün tarihi misyonuna katkı sağlayacağını ve ilerleyen dönemlerde daha kıymetli gelişmelere vesile olacağını ümit ediyorum. Öncelikle; ulaşılabilirliğiniz, samimiyetiniz, temsiliyetiniz, çözüm odaklı yaklaşımlarınız ve her zaman yanımızda olmanızdan dolayı zat-ı aliniz başta olmak üzere, bakan yardımcılarımız ve tüm bürokratlarınıza müteşekkir olduğumuzu ifade etmek isterim. Ticaret Bakanlığı, bizim TOBB ile birlikte en çok temas kurduğumuz, ilgi gördüğümüz, destek aldığımız evimizdir. Bu anlamda kapınızı her zaman bize açmanızdan dolayı teşekkürümüzü yineliyorum. İç barışımızın muhkem hale getirilmeye çalışıldığı ve maalesef bunun yanında komşumuz İran’da yaşanan yakıcı savaş günlerinde devletimizi temsilen zat-ı alinize temas edebildiğimiz için çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "İç barışı inşa ederken ekonomik altyapının oluşturulması elzemdir" Son 50 yılda bölgede yaşanan savaşın birinci derece şahidi, hafızası, acı çeken ve zarar gören kentinin Van olduğunu ifade eden Başkan Takva, şunları söyledi: "Yarım asırdır süren bölgesel kaosun, çatışmaların, kanın, sosyal kırılmaların, göçün, ayrılıkların, acıların ve daha birçok sıkıntının son bulması amacıyla başlatılan süreci desteklediğimizi belirtmek isteriz. Dolayısıyla süreç itibariyle kilit kentlerden biri olarak ele alınması gerektiğini düşünüyoruz. İç barışı inşa ederken; ekonomik altyapının oluşturulması elzemdir. Bu konuda devletimizin yoğun bir çaba içerisinde olduğunu biliyoruz." ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları sonucu başlayan savaşın Van’ı olumsuz yönde etkilediğini ifade eden Takva, "Bölgesel avantajları; genç nüfus, dış ticaret, turizm, tarım-hayvancılık, yenilenebilir enerji, madencilik ve birçok potansiyelimizle Van’ın Yeni Türkiye’nin Pilot Uygulama Kenti olarak ele alınmasını talep ediyoruz. ABD ve İsrail’in haksız-hukuksuz yere İran’a saldırması bizleri iki başlıkta derinden etkilemiştir. Komşuluk hukuku; yaklaşık 400 yıldır değişmeyen bir sınır boyunda Vanlılar ile İran İslam Cumhuriyeti halkının bir birlikteliği var. Akrabalığı var. Arkadaşlığı-dostluğu, komşuluğu var. Son 12 yıldır Van kenti tüm yatırım planlamasını İran üzerinden dizayn etmiş ve hizmetler sektörü özelinde yeni bir iktisadi şekillenmeye gitmiştir. Bunu, kentin yüzde 63’lük hizmetler sektörü üzerinden şekillenmesinden anlayabiliriz. Bunanla birlikte, dış ticaret, üretim, eğitim, taşımacılık ve daha birçok alan İran ile gerçekleşen ticari faaliyetlere bağlantılı şekillenmiştir" dedi. "Devletimizin şefkatli eline her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz" Turizm alanında İran’ın Van için olmazsa olmaz olduğunu aktaran Takva, konuşmasını şöyle sürdürdü: "İran ile olan ilişkilerimizden kaynaklı yıllık sadece turizm sektörü üzerinden 500-600 milyon dolarlık bir gelir elde ediyoruz. Savaşın devam etmesi durumunda büyük kayıplarla karşı-karşıya kalacağız. Ülkemizde bu savaşın en çok etkileneni Van olmuştur; Van tüccarı, turizm sezonu için tüm hazırlıklarını tamamlamışken derin bir yara aldı. Stoklarını artıran, finansman ihtiyacını bulup-buluşturan, borçlanan, araçlarını-teçhizatını yenileyen, hizmet binasını veya vitrinini güncelleyen; otel-mağaza-restoran, acente vb. tüm işletmeler bir şok ile karşılaşmışlardır. Van esnafı zor durumda. Devam eden savaşın ağır ekonomik faturasını ödemek istemiyoruz. Van esnafına can suyu niteliğinde bir motivasyon planlanmalıdır." Başkan Takva, Van’ın bugün tarihi bir eşikte olduğunu vurgulayarak, "Bizler 108 yıl önce olduğu gibi bugün de her türlü zorluğun üstesinden gelecek azme sahibiz; ancak küresel ve bölgesel krizlerin yerel tüccarımızın omuzlarına bindiği bu dönemde devletimizin şefkatli eline her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Sınır komşumuzda yaşananlar, Van ekonomisinin ne kadar hassas bir dengede olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bu dengenin korunması ve Van’ın bir "istikrar adası" olarak kalabilmesi için; esnafımıza nefes aldıracak finansal desteklerin, sınır ticaretini modernize edecek adımların ve kentimizi üretimde öncü kılacak teşviklerin takipçisi olacağınıza inanıyoruz. Bakanımızın vizyonu ve çözüm odaklı yaklaşımı, bu dar boğazdan çıkış biletimiz olacaktır" diye konuştu. "Van, savaştan kaynaklı İran turizminden olumsuz etkilendi" Takva’nın açılış konuşmasının ardından değerlendirmelerde bulunan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, 2 ay önce Ticaret Bakanlığı’na yapılan ve Van TSO heyetinin de içinde yer aldığı ziyaret sonrası Van’a gelme kararı aldıklarını söyledi. Bakan Bolat, "Bizim her zaman gündemimizde Van Kapıköy Gümrük Kapısı’nın İran tarafına ticarete açılması var. Ama bu gümrük işlemleri bir tarafın istediği ile olmuyor. İki tarafında aynı şekilde anlaşması lazım, bir mutabakata varmaları lazım ve tesis kurulmalı. Biz Kapıköy’e 2019’da harika bir tesis kurmuşuz. Ticaret Bakanlığımız, Gümrük Genel Müdürlüğümüz ve TOBB Gümrük Turizm İşletmeleri (GTİ) iş birliği ile örnek güzel bir tesisimiz var. Bu projeye, yatırıma emek vermiş olan büyüklerimiz, önceki bakanlarımız, genel müdürlerimiz hayırlı güzel bir iş yapmışlar ve sürekli de yenileniyor. Ben inanıyorum ki İran tarafı barış dönemi başlayınca buradan ticaretin artması ve ihtiyaçlarının karşılanması için bu ticari araç geçişine izin vermek durumunda kalacak" dedi. Başkan Takva’nın "İran ile ilgili gelişmelerden büyük üzüntü duyuyoruz" söylemini destekleyen Bolat, "Gerçekten öyle. Çok yanlış, haksız bombalama eylemi ile başlayan bu sürecin bir an evvel sona ermesini temenni ediyoruz. 400 yıldır tek bir kurşun atmadan, savaşmadan, dostça komşuluk içinde yaşadığımız komşumuz İran’ın bu işten daha fazla zarar görmeden bu işin bitmesi en büyük temennimiz. Van, savaştan kaynaklı İran turizminden olumsuz etkilendi. Bu noktada bütün dünya ülkeleriyle diploması yapılarak çözüm bulunmaya çalışılıyor. Yılın daha 9 ayı var. Ateşkes geldikten sonra eminim İran da yaralarını sarmaya başlayınca tedariklerini Türkiye’den daha fazla talep etmeye başlayacaktır. Mali gücü olanlar yine Van’a gelecek, Türkiye’ye gelecek. Bunları toparlayacağız" ifadelerini kullandı. Finansman desteği talebi üzerine konuşan Bakan Bolat, Van TSO’da müjdeyi verdi. Bolat ,müjdesini şu sözlerle açıkladı: "Geçen yıl Van’da esnafımıza 1.3 milyar lira esnaf kredisi verildi. Biliyorsunuz bunlar Hazine tarafından yüzde 50 faiz sübvansiyonlu. Bizim iktidarda olduğumuz 23 yıl boyunca da 5.7 milyar liralık destek verilmiş ve tam 37 bin kullandırma olmuş. Buraya gelmeden önce dün TESKOMB ve Halk Bank Genel Müdürüyle görüştüm. Yarın sabah itibarıyla Van’daki esnaf ve sanatkârlarımızın istifadelerine sunulmak üzere; TESKOMB desteğiyle 100 milyon TL tutarında esnaf kredisini göndermiş olacağız. Bir defaya mahsus değil, önümüzdeki aylarda da devam edecek." "Özel sektörümüz olan sizler Türkiye’nin büyümesinde lokomotif görevi gördünüz" İç barışın tesisi noktasında hayata geçirilen çözüm sürecine değinen Bolat, "Cumhurbaşkanımız ve kadroları, milletvekillilerimiz, teşkilatlarımız, il başkanlarımız, Cumhur İttifakımızda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve kadroları; Türkiye’mizin bu çetin coğrafyada suhuletle, istikrarlı şekilde yönetilmesinde çok büyük pay sahipleri oldu. Özel sektörümüz olan sizler Türkiye’nin büyümesinde lokomotif görevi gördünüz. Bizlerin aldıkları kararlar, mecliste çıkarılan kanunlar ve kararlarla sizlerin işleri kolaylaştırıldı, pazar büyüdü, milli gelirimiz dolar bazında 6 katı büyütüldü. Sular durulduğunda Türkiye’ye yönelik yatırımlar, turizm ve ticaret daha da artacak. Buna inanıyoruz. Ben Van depremini hep şöyle hatırlarım. Türkiye’de bizi millet olma bilincimizin en kuvvetlendiği, milli birliğimizin tavan yaptığı bir müessir felaket derim. Türkiye’nin geleceği çok parlak, önü açık. Bütün kabine üyeleri arkadaşlarımız, bakanlıklarımız herkes canla başla çalışıyor. Van’da kurtuluş gününde sizlerin mutluluğunu paylaşmaktan çok büyük bir sevinç duyduk. Van’a ayak bastığımızdan itibaren gördüğümüz büyük birlik ve kardeşlik tablosu Van Valimiz, milletvekillerimiz, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız, il başkanımız ve STK’larımızın başkanları, iş dünyası, halkımız ve törendeki büyük iştiyak, coşku bizleri çok sevindirdi. Gerçekten çok mutlu oldum. Van’ın güzelliğini içinde görünce daha çok mutlu olduk" şeklinde konuştu. Bakan Bolat’ın Van heyetinde; Ticaret Bakan Yardımcıları Sezai Uçarmak, Özgür Volkan Ağar ve Mustafa Tuzcu, İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, İthalat Genel Müdürü Mehmet Azgın, İç Ticaret Genel Müdürü Adem Başar, Gümrükler Genel Müdürü Mustafa Gümüş, Uluslararası Anlaşmalar ve AB Genel Müdürü Hüsnü Dilemre, Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürü Tarık Sönmez, Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürü Raif Can, Gümrükler Muhafaza Genel Müdür Yardımcısı Yaşar Baltacı, Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdür Yardımcısı Ersay Cete, Destek Hizmetleri, Tasfiye İşleri ve Döner Sermaye Genel Müdür Yardımcısı Barış Nalçacı, Personel Genel Müdür Yardımcısı Buğrahan Manav, Daire Başkanları Çağlayan Arslan ve Mustafa Ersin Aydın yer aldı.