Son Dakika
|
Trump: "(İran’da düşürülen ABD savaş uçağı) Bu bir savaş, savaş halindeyiz"
Bakan Fidan’dan diplomasi trafiği
Mardin’de kaybolan yaşlı kadın ölü bulundu
İzmir’de parkta 2 yaşındaki çocuğa bıçakla saldıran şüpheli tutuklandı
Pakistan'da 6,3 büyüklüğünde deprem
Gaziantep’te 4 yaşındaki Asiye Ateş’e pitbull saldırısı davasında karar
10 yıldır aranan FETÖ üyesi çatı katında yakalandı
Putin'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür
Bakan Kurum’dan tarihi kentsel dönüşüm müjdesi
Maltepe’de minibüs araca çarptı: Kaza anı kamerada
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Boğaz’da gemi arızası: Trafik çift yönlü askıya alındı
Pakistan'da 6,3 büyüklüğünde deprem
NASA, Artemis II görevinden Dünya’nın yeni fotoğrafını paylaştı
10 yıldır aranan FETÖ üyesi çatı katında yakalandı
SEDAŞ’ın kazdığı çukura belediye aracı düştü
Kolluk kuvvetleri, basın kartını ibraz eden gazetecilerden ayrı bir kimlik talep etmeyecek
Define ararken yakalandı, hırsızlıktan gözaltına alındı
EKONOMİ
Amasya’da çiftçilere 16 bin kilo yonca tohumu desteği
03 Nisan 2026 Cuma - 23:25:45
Amasya’da tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan çiftçilere yonca tohumu desteği sağlandı. 16 bin kilo yonca tohumu çiftçilere dağıtıldı. Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yem bitkileri üretimi projesi kapsamında yüzde 50 hibe desteğiyle toplam 7 milyon 680 bin TL bedelle 16 bin kilo yonca tohumu ekilmek üzere hak sahibi çiftçilere verildi. Amasya Valisi Önder Bakan, tarım ve hayvancılıkta önemli potansiyele sahip şehirde projelerle sektörlerin destekleneceğini söyledi. Amasya İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Arslan da, 190 bin büyükbaş, 250 bin civarında da küçükbaş hayvan varlığına sahip şehirde kaba yem ihtiyacının sağlanması için yonca ekimini artırmayı hedeflediklerini belirtti. Merzifon Organize Sanayi Bölgesinde düzenlenen programa AK Parti Amasya milletvekili Hasan Çilez ile diğer yetkililer de katıldı.
03 Nisan 2026 Cuma - 21:44
Kruvaziyer turizminde beklenti yüksek
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Bodrum Bölge Temsil Kurulu Başkanı Enver Kantarmış, kruvaziyer turizmi anlamında güzel bir sezon beklediklerini söyledi. Bodrum’da 2026 yılı kruvaziyer sezonunu Astoria Grande gemisi ile açıldı. Gemi, 909 yolcu ve 445 mürettebat ile 3 Nisan’da Bodrum Cruise Port’a yanaştı. Kasım ayına kadar devam edecek sezon boyunca Bodrum’u 19 gemi ilk kez ziyaret edecek. Yıl boyunca planlanan 119 gemi ile 140 bin kruvaziyer yolcusuna ev sahipliği yapmayı hedefleyen liman, 5 ayrı feribot firmasının Yunan adalarına yapacağı seferler ile de 150 bin yolcuya hizmet verecek. Kantarmış, kruvaziyer turizmiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. İsrail, ABD-İran savaşına rağmen Bodrum’un güvenli bir liman olarak görüldüğünü söyleyen Kantarmış, "Kruvaziyer turizminin geçen seneden daha iyi geçeceğini düşünüyorum. Çünkü bu savaşa rağmen yurt dışında Türkiye’nin güvenli bir liman olduğu söyleniyor ve bunun da ilk örneği de kruvaziyer gemisi geldi Bodrum’a. Biz hazırız, Bodrum hazır. Misafirlerimizi bekliyoruz. Güzel bir sezon bizi bekliyor. Aşağı yukarı sadece bu kruvaziyer gemilerinde 150 bin civarında bir turist bekliyoruz. 119-120 tane kruvaziyer gemisi gelecek. Bununla ilgili de en azından vatandaşın yüzü gülecek. Gelen misafir çarşıda para harcayacak, restoranlara gidecek, eğlence mekanlarına gidecek ve bu her yıl artarak devam ediyor. Önemli olan gelen misafirlerimizi mutlu bir şekilde geri göndermek" dedi. Sezon sonu Paşatarlası’nda düzenleme yapılacağını kaydeden Kantarmış, "Seneye daha güzel olacak. Çünkü seneye gördüğünüz bu cadde daha güzel bir cadde olacak. Bununla ilgili belediyemizin, belediye başkanımızın çalışmaları var. Turizm Geliştirme Platformu’nda, Kaymakamlığın başkanlığında bununla ilgili güzel bir çalışmalar oldu. Proje aşamasına geldik. Kasım ayında buraya kazma vurulacak ve ileriki yıllarda inşallah kışın da bu gemiler gelir ve bununla ilgili de güzel bir çalışmalarımız var. Bu gemilerin kışın gelmesi için çalışmalarımızı yapıyoruz" diye konuştu.
03 Nisan 2026 Cuma - 21:01
EPDK: Elektrik ve doğalgaza yüzde 25 oranında artış yapıldı
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 4 Nisan’dan itibaren geçerli olmak üzere elektrik ve doğalgaza yüzde 25 oranında artış yapıldığını açıkladı. EPDK tarafından yapılan açıklamada, "Elektrik üretim ve dağıtım maliyetlerinde yaşanan artış nedeniyle nihai elektrik perakende satış fiyatlarında mesken abone grubu için yüzde 25, alçak gerilimden bağlı kamu ve özel hizmetler sektörü abone grubu için yüzde 17,5, orta gerilimden bağlı sanayi abone grubu için yüzde 5,8 ve orta gerilimden bağlı tarımsal faaliyetler abone grubu için yüzde 24,8 oranında artış yapılmıştır. Bu artışla beraber 100 kWh elektrik tüketimi olan bir mesken abonesi için ödenecek tutar 323,8 TL olmuştur" denildi. Tarifelerin yarından itibaren geçerli olacağı söylenen açıklamada, "BOTAŞ’ın internet sitesinde ilan ettiği BOTAŞ doğal gaz toptan satış fiyatları ışığında, nihai doğal gaz satış fiyatlarında konut tüketicileri (evsel tüketiciler) için ortalama yüzde 25, sanayi tüketicileri için ortalama yüzde 18,61, elektrik üretim santralleri için ise ortalama yüzde 19,42 oranında artış söz konusudur. Ayrıca konut tüketicileri (evsel tüketiciler) için kademeli fiyat uygulamasına da geçilmiştir. Tarifeler 4 Nisan 2026 tarihi itibariyle geçerli olacaktır" ifadelerine yer verildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 20:24
ATSO’nun 144. yılında ekonomi ve Antalya uyarısı: "Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım"
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, küresel gerilimlerin tarım, turizm ve sanayi üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, "Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım" dedi. ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri Töreni, ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Törende konuşan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile eski Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, küresel gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkilerinden Antalya’nın üretim gücüne, turizmden altyapı ihtiyacına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Programın sonunda 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri sahiplerine takdim edildi. "Küresel gerilimler bugün askeri müdahalelere yol açtı" Açılış konuşmasını yapan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, 144. yılın önemine dikkat çekerek bölgede yaşanan savaş, huzursuzluk ve gerilimlerin Türkiye ekonomisini de doğrudan etkilediğini söyledi. Hacısüleyman, "Şu anda bölgemizde cereyan eden savaş, huzursuzluk, türbülans, gerilim adına ne derseniz deyin bizleri de etkiliyor. İnşallah kısa sürede ateşkes sağlanır ve ekonomiyi etkileyen bazı konulara tekrar çözüm üretme şansımız olur. Ama görünen şu ki, ticaret savaşları olarak başlayan, gümrük tarifeleriyle başlayan gerilimler bugün askeri müdahalelere yol açtı ve şu an da dünya ekonomisinde jeopolitik riskler giderek artıyor" dedi. Artan petrol fiyatlarının üretimden ulaştırmaya, lojistikten hizmet sektörüne kadar tüm alanlarda girdi maliyetlerini yükselttiğini ifade eden Hacısüleyman, bu durumun Antalya’nın üç ana lokomotif sektörü olan tarım, turizm ve sanayiyi doğrudan etkilediğini kaydetti. Hacısüleyman, "Petrol fiyatlarının artması başlı başına bütün hizmetlerde, üretimde, ulaştırmada ve lojistikte girdi maliyetlerinin artmasına sebep oluyor. Bu da hem tarımı etkiliyor, hem turizmi etkiliyor hem de sanayiyi etkiliyor" diye konuştu. "Gübreye erişimde yaşanan sıkıntı pahalılığı artırıyor" Hacısüleyman, gübre sektöründe yaşanan küresel kısıtlamalara değinerek, "Tarımsal üretimin ana faktörlerinden bir tanesi, fidenin ve tohumun dışında gübredir. Gübre ihracatının hem Çin hem Rusya tarafından yasaklanması, gübrenin bileşenlerini oluşturan ürünlerin ve yapı taşlarının kısıtlanması Türkiye’de de tarımsal faaliyetlerde ve ürünlerde pahalılığa yol açmaya başlıyor" ifadelerini kullandı. Turizm sektörünün de savaş ve risk ortamından etkilendiğini belirten Hacısüleyman, lojistik giderleri ile sigorta maliyetlerindeki artışın paket tur fiyatlarına kadar yansıdığını söyledi. Hacısüleyman, "Turizmde lojistik dediğimiz bir unsur var. O da esas olarak taşıyıcılarımızın, uçaklarımızın yakıt fiyatlarının artmasıdır. Bu da bilet fiyatlarının artması, paket tur fiyatlarının yükselmesi anlamına geliyor. Sadece bununla kalmıyor. Savaş ve riskler sigorta maliyetlerini de artırıyor. Hem gemi taşımacılığında hem uçak taşımacılığında hem de karayolu taşımacılığında birçok maliyet yükseliyor" dedi. "Turizmin yüzde 63’ü Antalya’da gerçekleşiyor" Antalya’nın turizmdeki ağırlığına işaret eden Hacısüleyman, kentin Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. Hacısüleyman, "Antalya turistik bir kent. Ana lokomotifi ihracat gelirleri 18 milyar dolarla ülkemizdeki başkent ve lokomotif üretici durumdadır. Türkiye’nin 150 milyon gecelemelik bir turist kapasitesi var. Bunun 95 milyonu Antalya’da gerçekleşiyor. Yani turizmin yüzde 63’ü Antalya’da gerçekleşiyor. Turizm neden ana lokomotif? Çünkü turizm her sektörden mal ve hizmet alıyor. Hepimiz turizme mal veya hizmet üretiyoruz. Ürettiğimizin fazlasını ülkemizin diğer bölgelerine gönderiyoruz. Bir kısmını da ihracat şeklinde yapılandırıyoruz. Ama bu lokomotifte en küçük bir titreme dahi herkesi etkileyebiliyor" diye konuştu. "Mart ayında başlayan huzursuzluk rezervasyon akışlarını yavaşlattı" Mart ayında başlayan huzursuzluğun rezervasyon akışlarında yavaşlamaya neden olduğunu belirten Hacısüleyman, sezon içinde tam toparlanma sağlanamaması halinde kayıpların tek haneli oranlarda hissedilebileceğini söyledi. Hacısüleyman, "Biz diliyoruz ki turizmde hiç kayıp vermeden hareket edelim. Ancak Mart ayında başlayan bu huzursuzluk rezervasyon akışlarında yavaşlamaya sebebiyet verdi. Bu yavaşlama, eğer sezon içerisinde tam toparlanma olmazsa tek haneli eksilmelere sebep olabilir. Bunlara hazırlıklı olmalıyız" dedi. Tarım, turizm ve sanayiye destek çağrısı Bu süreçte ekonomi yönetiminin sektörlere destek vermesinin önemine işaret eden Hacısüleyman, sağlanacak desteklerin ekonomiye katlanarak geri döneceğini söyledi. Hacısüleyman, "Turizm sektörünü bir şekilde destekleyebilirsek, tarım sektörümüzü bir şekilde destekleyebilirsek, sanayi sektörümüzü bir şekilde destekleyebilirsek, teşvikler oluşturabilirsek, destekler çıkarabilirsek bu alanda kat ve kat geri dönüşümüz olacak. Vereceğiniz destek boşa gitmeyecek, bize ekonomi olarak geri dönecek" ifadelerini kullandı. Yıl sonu enflasyon hedefleri ile faiz politikalarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Hacısüleyman, yaşanan gelişmelerin ekonomik beklentiler üzerinde etkili olabileceğini vurguladı. Hacısüleyman, "Yıl sonu için hedeflediğimiz enflasyon değerlerinden bir miktar feragat etmek zorunda kalabiliriz. Yine meclis konuşmalarımızda söylediğimiz gibi faizlerin daha iyi bir ortama doğru geri gelmesi anlamında da Merkez Bankamızın alacağı kararlarda bir miktar gecikme olabilir. Bunlara da hazırlıklı olmalıyız. Beklemediğimiz bu durum bize finansmana ihtiyacımız konusunda tekrar düşünmeye sebebiyet veriyor" dedi. "Deniz trafiğini artırarak karayolu sıkışıklığını azaltalım" Antalya’nın geleceğine ilişkin yürüttükleri "Antalya 2050 vizyonu" çalışmasına da değinen Hacısüleyman, kentte nüfus ve turist sayısının hızla arttığını, ancak altyapının aynı hızla gelişmediğini söyledi. Hacısüleyman, 25 yıl önce Antalya’nın nüfusunun 1 milyon 700 bin, turist sayısının ise 3 milyon 400 bin olduğunu, bugün ise nüfusun 2 milyon 700 bine, turist sayısının da 17 milyona ulaştığını belirtti. Kentin özellikle trafik yoğunluğu açısından yeni çözümlere ihtiyaç duyduğunu ifade eden Hacısüleyman, "Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak ve oluşturarak karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım. Tabii ki birçok sebep olabilir. Ama bizi en çok sıkıştıran trafik ne zaman? Yaz aylarında. O yüzden burada devlet olarak birlikte hareket edersek o zaman bunu yapma şansımız var. Çünkü yerel yönetimlerin bunlara kaynak ayırması mümkün gözükmüyor. O nedenle bunu ülkemizin, Antalya’mızın projesi olarak görmekte fayda var" dedi. Hisarcıklıoğlu: "ATSO, Avrupa’nın güçlü odalarıyla aynı standartta hizmet veriyor" TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu da, ATSO’nun Antalya’nın marka şehir haline gelmesinde çok önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Odamız kendini sürekli geliştirmekte, gelecek nesillere daha güçlü ve rekabetçi bir Antalya bırakmak için projeler hayata geçirmektedir. Antalya’da iş dünyamızın nabzını en iyi şekilde tutarak üyelerimizin sesine tercüman olmaktadır. Sorunlarının çözümü için devreye girmekte ve bunları sonuçlandırmaktadır" diye konuştu. KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak için geçen yıl KGF kefaletli Nefes Kredisi’nin yeniden başlatıldığını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, küresel gelişmelerin reel sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Şu günlerde zor bir dönemden geçiyoruz. Kuzeyimizde ve güneyimizdeki savaşın ateşi giderek büyüyor. Küresel ekonomide belirsizlikler ve maliyetler artıyor. Tedarik zincirleri bozuluyor, öngörülebilirlik azalıyor. Enerji arzı açısından kritik önemde olan ve dünya petrol ticaretinin yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda bekleyen gemi sayısının 2 bine ulaştığı tahmin ediliyor" ifadelerini kullandı. Dünya genelinde fiyatların yükseldiğini, büyümenin yavaşladığını ve stagflasyon riskinin arttığını belirten Hisarcıklıoğlu, "Bu tür küresel şoklar kaçınılmaz olarak ülkemizi de etkiliyor. Girdi maliyetlerimiz artıyor, krediye erişim zorlaşıyor ve faizler yükseliyor. Belki de ilk defa hem yurtiçi hem de yurtdışı talebin birlikte daralacağını hesaba katmamız gerekiyor. Reel sektör olarak özellikle nakit akışını çok daha iyi yönetmemiz gerekiyor. Bilançolarımızda döviz cinsinden borç-alacak dengesinde de dikkatli olunması gerekiyor" dedi. Türkiye özel sektörünün krizlere uyum sağlama kapasitesinin yüksek olduğunu da vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Türkiye, dinamik, esnek ve kriz tecrübesi olan bir özel sektöre sahiptir. Bu sayede şoklara uyum sağlama kapasitesi yüksektir. Geçmişte de bunun örnekleri yaşanmıştır. Milletimiz de sakin bir tutum sergilemiş, panik hareketlere tevessül etmemiştir" diye konuştu. Çavuşoğlu:"Antalya diplomaside, bilimde ve küresel kararlarda da merkez olacak" AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu ise Antalya’nın yalnızca turizm ve tarımda değil, diplomasi, bilim ve küresel organizasyonlar bakımından da öne çıkan bir şehir olduğunu söyledi. Çavuşoğlu, "144 yıl bir şehrin ticari hafızasıdır, Antalyamızın ekonomik olarak teminatıdır. Antalya Türkiye’nin turizme açılan kapısıdır. Nisan ayında Antalya Diplomasi Forumu ile Antalya, küresel diplomasinin yeniden kalbi olacak. Ekim ayında Uluslararası Uzay Kongresi ile bilim ve teknolojinin merkezi haline gelecek. Dünyanın en büyük zirvesi KOP-31 İklim Zirvesi ile içeriden ve dışarıdan 100 bin insanın katılacağı, dünyanın geleceğine yön veren kararların alındığı bir şehir olacak" dedi. Antalya’nın ekonomik büyüklüğüne ve vergi performansına da dikkat çeken Çavuşoğlu, "Türkiye’nin altıncı büyük ekonomisiyiz. Diğer taraftan 60 bini aşkın kurumlar vergisi mükellefi ve 300 bini aşan gelir vergisi mükellefi bulunmaktadır. Bu, üretimin yaygınlığını ve ticaretin de derinliğini göstermektedir. Antalya sadece kazanan bir şehir değildir. Kazandığının karşılığını ülkesine fazlasıyla ödeyen bir şehirdir. Ve vergi kaçakçılığının en düşük olduğu illerden bir tanesidir Antalya. Antalya kendisine yapılan yatırımı fazlasıyla ülkenin ekonomisine katma değer olarak sağlayan bir şehirdir" dedi. Devletin de Antalya’nın değerinin farkında olduğunu belirten Çavuşoğlu, "Özellikle tüm bu kriz ortamında, tasarruf döneminde de Antalya’mıza hükümetimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yatırımları getirmek için çalışıyoruz. Antalya’nın altyapısı çok önemli. Yollar ve otoyolların yapılması ve yenilenmesi, onkoloji merkezi gibi hastaneler ve sağlık hizmetleri, genişletilen havalimanları, gençlerimize yönelik spor salonları, yurtlar, gençlik merkezleri, tarımı destekleyen göletler, barajlar ve sulama sistemleri gibi önemli yatırımları Antalya’mıza getirmek için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya milletvekilleri, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, STK temsilcileri ve iş insanlarının katıldığı törende konuşmaların ardından ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri sahiplerine takdim edildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Nisan 2026 Perşembe- 09:46
Adana şalgamı, karnavalda damakları şenlendiriyor
2
02 Nisan 2026 Perşembe- 17:55
Sinop’ta bahar aylarının lezzeti: Zılbıt pazarlarda ilgi görüyor
3
03 Nisan 2026 Cuma- 09:22
Küresel gübre krizine yerli çözüm: Arz sorunu yok
4
03 Nisan 2026 Cuma- 11:20
Devlet desteği ile kurduğu akıllı ahır projesiyle verimliliği artırdı
5
02 Nisan 2026 Perşembe- 09:39
Kütahya’da meyve üreticilerine budama ve aşılama eğitimi
27 Aralık 2025 Cumartesi - 13:41
Beyşehir OSB’de 2026 yılı yol haritası belirleniyor
Konya’nın Beyşehir ilçesinde, Beyşehir Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Müteşebbis Heyeti, gerçekleştirilen istişare toplantısında bir araya geldi. Beyşehir Kaymakamı Mehmet Kemal Akpınar başkanlığında Öğretmenevi Toplantı Salonu’nda yapılan toplantıda, 2025 yılı boyunca yürütülen çalışmalar değerlendirilirken, 2026 yılı hedefleri ve planlanan yeni projeler ele alındı. Toplantıda OSB’nin mevcut durumu, sanayicilerin beklentileri, altyapı çalışmaları ve yatırım süreçleri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Gelecek dönemde hayata geçirilmesi planlanan projelerin Beyşehir ekonomisine ve istihdamına sağlayacağı katkılar da masaya yatırıldı. İstişare toplantısına Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır, Beyşehir OSB Müdürü Kerim Uzun, müteşebbis heyeti üyeleri ve sanayiciler katıldı. Toplantı, karşılıklı değerlendirmeler ve önerilerin alınmasının ardından son buldu.
27 Aralık 2025 Cumartesi - 13:27
ARF Bio’nun halka arzına 4 kata yakın talep geldi
ARF Bio’nun 25-26 Aralık’ta pay başına 19,50 lira sabit fiyatla gerçekleştirdiği 916,5 milyon lira büyüklüğe ulaşan halka arzına 3,8 kat talep geldi. Her bir bireysel yatırımcıya ortalama 47 pay dağıtıldı. Şirket, 5 Ocak tarihindeki gong töreniyle birlikte Borsa İstanbul’da ARFYE koduyla işlem görmeye başlayacak. Halka arz geliri, iş hacminin geliştirilmesinde ve mikroalg tesisi kurulmasında kullanılacak. Yeni nesil yeşil dönüşüm vizyonuyla dikkat çeken ARF Bio, 25-26 Aralık tarihlerinde pay başına 19,50 TL sabit fiyatla gerçekleştirdiği talep toplama sürecini başarıyla sonuçlandırdı. Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamamaya göre, toplam 47 milyon TL nominal değerli payların satıldığı halka arzda, toplam halka arz büyüklüğü 916,5 milyon TL oldu. Halka arz edilen payların yüzde 50’sinin yurt içi bireysel yatırımcılara, geri kalan yüzde 50’sinin de yurt içi kurumsal yatırımcılara tahsis edildiği halka arzda, bireysel yatırımcılardan 3,62 kat, kurumsal yatırımcılardan ise 3,99 kat talep geldi. Halka arzda 508 bin 244’ü yurtiçi bireysel yatırımcıya, 157’si de yurtiçi kurumsal yatırımcıya olmak üzere toplamda 508.401 yatırımcıya 47 milyon adet payın dağıtım yapıldı. Her bir bireysel yatırımcıya ortalama 47 pay dağıtıldı. Şirketin halka açıklık oranı yüzde 25,71 olarak tescil edilirken, Şirket payları 5 Ocak 2026 tarihinde gerçekleşecek gong töreniyle Borsa İstanbul’da Ana Pazar’da ARFYE koduyla işlem görmeye başlayacak. Halka arz sonuçlarını değerlendiren ARF Bio Yönetim Kurulu Başkan Vekili Melih Arslan, yatırımcıların gösterdiği bu güvenin, atığın ham maddeye dönüştüğü döngüsel modele verilen en büyük destek olduğunu ifade etti. Arslan, "Halka arz sürecimizdeki desteklerinden dolayı Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul yönetimi ile şirketimizin vizyonuna ortak olan tüm yeni yatırımcılara teşekkürlerimizi sunuyorum. Biyogaz ve gübre tesisleriyle temelini attığımız bu ekosistemi halka arz geliriyle tamamlayacağız. Şirketi sadece elektrik enerjisi üreten bir yapı değil, çevreyi temizleyerek katma değer oluşturan bir entegrasyon zinciri olarak tasarladık" ifadelerini kullandı. Yapılan açıklamaya göre şirket, İzmir Ödemiş’te 2019’da 60 milyon dolarlık yatırımla kurduğu biyogaz ve gübre tesisleriyle hayvansal ve tarımsal atıkları ekonomiye kazandırıyor. 4,8 MW kurulu güce sahip biyogaz santralinde üretilen elektriği YEKDEM kapsamında 2029’a kadar kWh başına 13,3 dolar centten satma hakkı bulunan tesis, yıllık ortalama 36 milyon kWh üretimle yaklaşık 10 bin konutun ihtiyacını karşılıyor. Fermantasyon çıktılarından yıllık toplam 100 bin ton kapasiteli organik ve organomineral gübre üreten entegre yapı, sıfır atık yaklaşımıyla sürdürülebilir tarıma katkı sağlarken yüz binlerce ton karbon emisyonunu da önlüyor. Gold Standard ve CORSIA sertifikaları sayesinde, engellenen emisyon karşılığında karbon kredisi satışıyla gelir yapısını çeşitlendiriyor. Mikroalg yatırımıyla ithalata bağımlılığı azaltacak Halka arzdan elde edilen kaynağın en stratejik yönlerinden biri olan mikroalg yatırımı, şirketi biyokimya alanında küresel bir oyuncu haline getirecek. Dünyanın oksijen kaynağı olan mikroalgler, biyogaz üretiminden çıkan karbondioksiti emerek fotosentez yoluyla oksijene dönüştürürken, aynı zamanda gıda, kozmetik ve ilaç sanayisi için yüksek değerli hammadde sunuyor. Tamamına yakını ithal edilen bu stratejik ham maddenin şirket tesislerinde üretilmesiyle Türkiye’nin ithalata bağımlılığının azaltılması ve şirketin yeni bir gelir kalemine kavuşması hedefleniyor. Sera yatırımı ile döngüsel modeli tamamlanacak Şirketin döngüsel modelini tamamlayacak bir diğer kritik adım ise 50 bin metrekarelik modern cam sera yatırımı olacak. Enerji üretiminden çıkan atık ısı ve şirketin kendi ürettiği organik gübreyi kullanarak gerçekleştirilecek olan üretim, seradan çıkan bitkisel atıkların yeniden biyogaz tesisine gönderilmesiyle tam bir kapalı devre sistemine dönüşecek. Şirket, bu sistem sayesinde dışarıya hiçbir atık çıkarmadan, çevredeki kirliliği temizleyerek sürdürülebilir yeşil enerji ve tarım ürünleri üretmeye devam edecek.
27 Aralık 2025 Cumartesi - 13:26
Ticaret Bakanlığı’ndan asgari ücret artışı ve yılbaşı alışverişi kapsamında fahiş fiyat denetimi
Asgari ücretin artışı ve yılbaşı alışverişleri kapsamında Ticaret Bakanlığı İl Ticaret Müdürlükleri tarafından 81 ilde eş zamanlı fahiş fiyat denetimi gerçekleştirildi. Ticaret Bakanlığı tarafından 2026 yılı için geçerli olacak asgari ücretin ve yılbaşı alışverişlerinin ardından fiyatlarda fahiş ücretlendirmenin önünde geçilmesi adına denetimlerine devam ediyor. Bakanlığa bağlı Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri tarafından bu çerçevede 81 ilde eş zamanlı denetimler gerçekleştirildi. Denetimlerde kuruyemiş, meyve, sebze ve temel gıda malzemeleri başta olmak üzere birçok ürünün son 3 aydaki fiyatlarına bakıldı ve fahiş fiyat uygulanıp uygulanmadığı kontrol edildi. Ayrıca ürünlerin etiket fiyatlarının kasa fiyatlarıyla uyuş uyuşmadığı da ekipler tarafından denetlendi. "Haksız fiyat veya fahiş fiyata karar verildiğinde idari yaptırım uygulanıyor" Bu çerçevede Ankara’da bir zincir markette fiyat denetim uygulaması gerçekleştiren Ticaret Bakanlığı Ankara İl Ticaret Müdürü Elif Tan, yapılan uygulamalara ilişkin bilgilendirmede bulundu. Tan, "Asgari ücretin açıklanmasıyla birlikte asgari ücret artışını gerekçe göstererek yapılabilecek olan haksız fiyat artışına mani olabilmek için yoğun bir şekilde 81 ilde denetimler yapmaktayız. Denetimlerimizde özellikle temel gıda ve temel tüketim ürünlerinde geçmişe yönelik üç aylık faturaları istiyoruz. Yaptığımız değerlendirme sonucu bu temel gıda ve temel tüketim ürünlerini tutanak ve geçmişe yönelik üç aylık faturalarla birlikte nihayet kararı vermek üzere haksız fiyat değerlendirme kuruluna gönderiyoruz. Nihai kararı onlar vererek bir uygunsuzluk haksız fiyat veya fahiş fiyata karar verildiğinde idari yaptırım uygulanıyor" ifadelerine yer verdi. "Ankara’nın 6 noktasında eş zamanlı olarak denetimdeyiz" Yeni yıla sayılı günler kaldığını da ve yeni yıl alışverişlerine yönelik de denetimlerde bulunduklarını kaydeden Tan, "Ayrıca yaklaşan yeni yıl dolayısıyla kuru yemiş ve atıştırmalık reyonlarında da yoğun bir şekilde denetim yapıyoruz. Gazlı içecekler, atıştırmalıklar ve meyvelerde 81 ilde denetimlerimiz devam ediyor. Şu anda da Ankara’nın 6 noktasında eş zamanlı olarak denetimdeyiz. Yine söylediğim gibi Bakanlığımız talimatları doğrultusunda asgari ücrete yapılan artışın fahiş fiyata mahal vermemesi noktasında kararlı bir şekilde denetimlerimize devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.
27 Aralık 2025 Cumartesi - 13:17
Adana’da yeni yıl öncesi eş zamanlı fahiş fiyat denetimi
Adana’da Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, yeni yıl öncesi kent genelinde eş zamanlı olarak market, alışveriş merkezi ve çeşitli işletmelerde fiyat denetimi gerçekleştirdi. Adana’da Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, yeni asgari ücretin açıklanmasının ardından yeni yıl öncesi fahiş fiyat artışlarının önüne geçilmesi amacıyla işletmelerdeki denetimlerini sürdürdü. Denetimlerde ekipler, raf-kasa fiyat uyumu, fiyat etiketleri, indirimli ürünlerde eski-yeni fiyat bilgileri ile tüketiciyi yanıltabilecek uygulamalar üzerinde inceleme yaptı. Denetimin ardından gazetecilere konuşan Ticaret İl Müdürü Hüseyin Gödelek, denetimlerin 81 ilde eş zamanlı yapıldığını anlatarak, "Yılbaşına özel kampanya veya indirim gibi ifadelerin yer aldığı vitrin ya da reyonlardaki ürünlerin fiyatının gerçeği yansıtıp yansıtmadığını titizlikle inceliyoruz. Karşılaşılan bir sorun olduğunda idari yaptırım uyguluyoruz. Vatandaşlarımız fiyatlarla ilgili karşılaştıkları uygunsuz durumları bizlere bildirdiği takdirde anında müdahale ediyoruz" ifadelerini kullandı.
27 Aralık 2025 Cumartesi - 12:56
Çiftçinin mesaisi kışın da sürüyor
Manisa’nın Sarıgöl ilçesi ve çevresinde geçimini tarımla sağlayan çiftçiler, kış mevsimine rağmen tarımsal faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. Havanın açık olduğu günleri fırsata çeviren üreticiler, soğuk havaya aldırış etmeden budama makası ve testerelerini alarak bağlara ve meyve bahçelerine giriyor. Çiftçiler, bağların kenarlarında bulunan elma, şeftali ve kayısı gibi meyve ağaçlarının budama işlemlerini titizlikle gerçekleştiriyor. İşlerinden arta kalan zamanlarda arazilerine gelen üreticiler, hem üzüm bağlarının hem de meyve ağaçlarının bakımını yaparak günlerinin büyük bölümünü bağlarda geçiriyor. Sarıgöllü çiftçi Serhat Akkaya, budamanın verim açısından önemine dikkat çekerek, "Çiftçinin yazısı böyle, bakım yapmak çok önemli. Bu dönemde meyve ağaçlarının budanması oldukça faydalı oluyor. Üzüm bağlarının budaması ise mart ayı sonuna kadar devam ediyor. Hem vaktimizi değerlendiriyoruz hem de işi kendimiz yaptığımız için masrafları azaltıyoruz." dedi.
27 Aralık 2025 Cumartesi - 12:43
Korkuteli’nden nar ihracatı başladı
Antalya ile çevre ilçelerde yetiştirilen ve Korkuteli’ndeki soğuk hava depolarında toplanan narın ihracatı başladı. Korkuteli’ne nar ihracatı için gelen tüccarlar Türkiye’de özellikle Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ve Ege bölgelerinde yoğun olarak üretimi yapılan narın, Antalya ekonomisinde de önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Nar tüccarı Mustafa Ozan, Her yıl Antalya’da da özellikle Döşemealtı, Çığlık, Aksu, Serik, Manavgat, Finike ve Kumluca ile Muğla’nın Fethiye ilçelerinde nar yetiştiriciliği yapıldığını, kendilerinin de hasat sonrası narları dalında toplayarak soğuk hava tesisine koyduklarını, sezonun açılmasıyla birlikte narları işleyerek Avrupa ve Rusya’ya gönderdiklerini aktardı. Nar tüccarı Mustafa Ozan, "Antalya ve çevresinde yetiştirilen narlar, Korkuteli’nde soğuk hava deposunda işlenerek Almanya, Ukrayna ve Rusya’ya gönderiliyor. Aylık olarak 350- 400 ton nar işleyerek özellikle Rusya’ya gönderiyoruz. Antalya’nın ve Fethiye’nin narı Ukrayna ve Rusya sofrasında yer alıyor" dedi. Meyve İşleme çavuşu İsmail Tıraş ise "25 kişilik bir ekibim var. Onlar günlük olarak Buzhanelere götürerek aile ekonomisine destek olmaya çalışıyoruz. Herkes memnun" dedi.
27 Aralık 2025 Cumartesi - 12:39
Yerli muz için güçlü kooperatif mesajı
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) 1 No’lu Meyve ve Sebzelerin İşlenmesi ve Ticareti Meslek Komitesi tarafından düzenlenen ’Muz Üreticileri Sektör Toplantısı’nda, muz sektörünün yaşadığı sorunlar masaya yatırılarak çözüm önerileri ele alındı. Toplantıda, sektörün geleceği için kaliteli üretim, üretimde standartlaşma ve güçlü kooperatifleşme vurgusu öne çıktı. Mersin, Anamur, Alanya ve Adana’dan gelen üreticiler ile sektör temsilcileri, muz üretiminin güçlendirilmesi ve yaşanan sorunların ortak akılla çözülmesi amacıyla MTSO’da bir araya geldi. Verimli geçen toplantının ardından, sektör toplantılarının her ay farklı bir ilçede yapılması kararlaştırıldı. Toplantıya; MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Meclis Üyesi Hakan Dönmez, Anamur Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tuna, Anamur Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş ile çok sayıda üretici ve sektör temsilcisi katıldı. Üreticiler, özellikle ithal muz baskısı, kalite artışı, finansa erişim ve fiyat rekabeti konularında yaşanan sorunlara dikkat çekti. Sektörün sürdürülebilirliği için acil adımlar atılması gerektiği vurgulanırken, çözümün bireysel değil örgütlü yapı ve ortak hareketle mümkün olacağı ifade edildi. Bu kapsamda, güçlü ve geniş katılımlı kooperatiflerin kurulması çözümün anahtarı olarak gösterildi. "Birlikte olursak üretici güçlenir" İthal muzun kimse tarafından istenmediğini belirten MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, "Birlikte olursak üretici güçlenir, doğru fiyat politikaları belirlenebilir. Bunun için hepimizin aynı dili konuşması gerekiyor" dedi. Anamur TSO Başkanı Mehmet Tuna ise ortak akılla hareket edilmesi halinde sorunlara akılcı çözümler üretilebileceğini ifade ederek, sektör toplantılarının düzenli şekilde devam etmesinin önemine dikkat çekti. Toplantı sonunda, sorunlar çözüme kavuşana kadar aylık sektör toplantılarına devam edilmesi kararı alındı. Toplantıda öne çıkan başlıklar şöyle sıralandı: "Dövizdeki düşük kur politikası nedeniyle ithal muzla rekabet edilememesi sonucu desteklerin artırılması. Marketlerin yerli muz alımını artırmaya yönelik çalışmalar yapılması. Yerli muz üretiminde standart sağlanarak kalite artışının desteklenmesi. Üretimden markete uzanan süreçte oluşan fire oranlarının azaltılması. Meyve tüketimini artırmaya yönelik kamu spotları hazırlanması. Muz üretiminde kullanılabilecek ruhsatlı ilaç sayısının artırılması. Geniş katılımlı ve güçlü bir kooperatifin kurulması. Muz üretiminde modernizasyon için sübvansiyonlu kredi desteği sağlanması. Üretim maliyetlerini düşürmeye yönelik çalışmalar yapılması."
27 Aralık 2025 Cumartesi - 12:26
Bodrum turizminin geleceğini masaya yatırdılar
Muğla Valisi İdris Akbıyık’ı ziyaret eden TÜRSAB Başkanı Enver Kantarmış ile Bodrum Otelciler Derneği Başkanı Ömer Faruk Dengiz, Bodrum turizmine ilişkin önemli başlıkları ele aldı. Valilik makamında gerçekleşen ziyarette, Bodrum’un turizm vizyonunu güçlendirecek projeler ile kentteki güncel turizm gelişmeleri değerlendirildi. Görüşmede 2026 turizm sezonuna yönelik beklenti ve hedefler masaya yatırılırken, Forum Bodrum’da düzenlenmesi planlanan etkinlikler de gündeme geldi. Ziyarete ilişkin değerlendirmede bulunan TÜRSAB Başkanı Enver Kantarmış, Bodrum’un denizcilik alanındaki mevcut durumu ve sahip olduğu potansiyelin ele alındığını belirterek, kentin marka değerine katkı sunacak çalışmalar hakkında görüş alışverişinde bulunulduğunu ifade etti. Kantarmış, görüşmenin verimli geçtiğini vurgulayarak, Bodrum turizminin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesine yönelik temasların önümüzdeki süreçte de devam edeceğini dile getirdi.
27 Aralık 2025 Cumartesi - 12:11
Mersin’e lojistik merkez kurulması kararı çıktı
Türkiye’nin lojistik başkenti olarak anılan Mersin’de, yıllardır gündemde olan lojistik merkez kurulmasına yönelik önemli bir adım atıldı. Lojistik potansiyeli her geçen gün artan kentte, odak kurul çalışmalarıyla sektör temsilcileri ortak akılla hareket ederek büyümenin planlı şekilde yönetilmesini ve katma değere dönüştürülmesini hedefliyor. Odak Mersin Lojistik Çalışma Kurulu aylık toplantısı, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Atölye1886’da gerçekleştirildi. Toplantı, MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın moderatörlüğünde yapıldı. Toplantıya Yönetim Kurulu Üyesi Murat Aktoğ, Meclis Başkan Yardımcısı Ahmet Aktaş’ın yanı sıra Mersin Limanı, Çukurova Havalimanı, Mersin Deniz Ticaret Odası, Mersin Ticaret Borsası temsilcileri, akademisyenler ve sektör paydaşları katıldı. Toplantının ana gündemini, Mersin’in öncelikli talepleri arasında yer alan lojistik merkez kurulması oluşturdu. Bugüne kadar yürütülen çalışmaların değerlendirildiği toplantıda, gelinen noktada sürecin daha güçlü bir irade ve kararlılıkla sahiplenilmesi gerektiği vurgulandı. Katılımcılar, güçlü limanı, havalimanı, kara ve demiryolu bağlantılarıyla stratejik bir konuma sahip olan Mersin’de lojistik merkez kurulmasının ertelenemez bir ihtiyaç olduğu konusunda görüş birliğine vardı. Lojistik merkezin hayata geçirilmesiyle birlikte kentin lojistik kapasitesinin artacağı, maliyetlerin düşeceği ve Mersin’in ulusal ve uluslararası rekabette daha güçlü bir konuma ulaşacağı ifade edildi. Toplantı sonunda değerlendirmelerde bulunan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, bakanlık tarafından açıklanan 4 sanayi koridorunun Mersin’de kesiştiğini hatırlatarak, hızlı tren ve güçlü liman bağlantılarının kente büyük avantaj sağladığını söyledi. Çakır, "Biz istesek de istemesek de coğrafi konumu ve gücüyle Mersin lojistikte büyüyecek. Bizim hedefimiz bir araya gelip bu gelişime doğru yönü verebilmek. Bu nedenle kentin tüm dinamiklerinin bir arada bulunması çok önemli. Mersin lojistiğinin 2050-2075 yılını birlikte planlamalı, doğru bir yol haritası oluşturmalıyız" dedi.
27 Aralık 2025 Cumartesi - 11:51
OYAK Çimento, BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi’ne dahil oldu
OYAK Çimento, Borsa İstanbul (BIST) tarafından oluşturulan ve kurumsal sürdürülebilirlik performansı yüksek şirketlerin yer aldığı BIST Sürdürülebilirlik ve BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi’ne dâhil oldu. TCC Group Holdings’e ait küresel çimento şirketi Cimpor’un Türkiye çimento pazarındaki markası olan Oyak Çimento, sürdürülebilirlik odaklı büyüme stratejisi kapsamında önemli bir başarıya imza attı. Türkiye çimento sektörünün önde gelen şirketlerinden OYAK Çimento, BIST Sürdürülebilirlik Endekslerine girmeye hak kazandı. Borsa İstanbul’da işlem gören ve sürdürülebilirlik performansları üst seviyede olan şirketlerin paylarının yer aldığı BIST Sürdürülebilirlik Endeksi ve Sürdürülebilirlik 25 Endeksi, şirketlere bu alandaki çalışmalarını göstermek için önemli bir platform sağlarken, ESG kriterleri doğrultusunda yatırım yapan yatırımcılar açısından da güvenilir bir zemin sunuyor. "Uzun vadeli değer oluşturma taahhüdümüzü pekiştiriyoruz" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan OYAK Çimento Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CIMPOR Global CFO’su Eralp Tunçsoy, bu başarının stratejik bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak şunları ifade etti: "Küresel ölçekte CIMPOR ile birlikte yürüttüğü ortak çalışmaların ve Türkiye çimento sektörüne yön veren yatırımların bir sonucu olarak BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’ne dahil olmamız, OYAK Çimento’nun sadece güçlü finansal performansının değil, aynı zamanda çevresel ve sosyal sorumluluk alanındaki kararlılığının da somut bir göstergesi. Global çimento devi TCC Group Holding çatısı altında ‘Globalde Lokal Oyuncu’ vizyonumuzla, 2050 Net-Sıfır hedefimize yönelik attığımız yenilikçi adımlar, alternatif yakıt kullanımındaki liderliğimiz ve uluslararası standartlardaki raporlama başarımız, bizi sektörde farklılaştıran temel unsurlar. Bu başarı, tüm paydaşlarımıza olan uzun vadeli değer oluşturma taahhüdümüzü pekiştiriyor. Sürdürülebilir bir gelecek inşa etme yolculuğumuzda, tüm çalışanlarımızın ve iş ortaklarımızın katkısıyla sektörümüze öncülük etmeye devam edeceğiz." Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan OYAK Çimento CEO’su Murat Sela şunları dile getirdi: "Şirketimizin BIST Sürdürülebilirlik Endekslerine dahil edilmesi, OYAK Çimento olarak yıllardır büyük bir titizlikle yürüttüğümüz sürdürülebilirlik yolculuğumuzun en prestijli onaylarından biri. Çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim alanlarında benimsediğimiz sorumlu iş anlayışımız ve uzun vadeli değer oluşturma hedefimiz doğrultusunda sürdürülebilirlik odağımızı tüm iş süreçlerimizin merkezinde tutmaya devam edeceğiz." Finansal başarının temeli sürdürülebilirlik Ekonomik, çevresel ve sosyal faktörleri kurumsal yönetim ilkeleriyle birleştirerek uzun vadeli değer oluşturma stratejisi ile hareket eden OYAK Çimento, bu kapsamda hayata geçirdiği yenilikçi uygulamalarla sektördeki önemli konumunu güçlendiriyor. Türkiye’de sektörünün ilk Net-Sıfır hedeflerinden birini veren ve doğrulatan grup olarak, Avrupa’daki en agresif azaltım planlarından birini ortaya koyan OYAK Çimento, 2050 karbonsuz bir gelecek hedefine yönelik çalışmalarına kararlılıkla devam ediyor. Bu vizyon doğrultusunda, şirket son iki yılda küresel çapta yaklaşık 400 milyon euro tutarında sürdürülebilirlik odaklı yatırım yaparak hem çevresel etkiyi azaltmayı hem de uzun vadeli kârlılığı artırmayı hedefliyor. Çevreci yaklaşımlarının somut bir göstergesi olarak, 2024 yılı itibarıyla kullanılan toplam ısıl enerjinin yüzde 28,6’sını alternatif yakıtlardan elde eden şirket, Türkiye ortalamasının iki katından fazlasına karşılık gelen bu oranla sektörün öncüleri arasında konumlanıyor. Ayrıca 2024 yılında Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) çerçevesinde ilk raporlamasını gerçekleştiren şirket, sürdürülebilirlik stratejilerini ve iklim risk yönetimi yaklaşımlarını ulusal ve uluslararası standartlara uygun şekilde paylaşıyor.
27 Aralık 2025 Cumartesi - 11:14
Emet Bor İşletme Müdürlüğüne 51 işçi daha alınacak
Eti Maden İşletmeleri Emet Bor İşletme Müdürlüğüne yönelik istihdam çalışmaları devam ediyor. Kısa süre önce 106 işçi alım sonuçlarının açıklanmasının ardından, Emet Bor İşletmesine 51 işçi daha alınacağı bildirildi. 31 Aralık tarihinde ilan edilmesi planlanan alımlar kapsamında, Emet Bor İşletmesine 22’si meslek yüksekokulu, 29’u lise ve dengi okul mezunu olmak üzere toplam 51 işçi istihdam edilecek. Meslek yüksekokulu mezunları arasından, elektrik bölümü 5, kimya bölümü 7, makine bölümü 3, maden bölümü 5, lojistik bölümü 1, harita ve kadastro bölümü 1 kişi alınacak. Lise ve dengi okul mezunları arasından ise, maden bölümü 4, metal bölümü 4, motorlu araçlar bölümü 2, kimya bölümü 4, elektrik-elektronik bölümü 2, makine bölümü 3 kişi ile lise ve dengi mezunu 10 proses işçisi istihdam edilecek. Öte yandan, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki diğer işletmelere de işçi alımı yapılacağı belirtildi. Buna göre Balıkesir’e 57, Bigadiç’e 21, Kırka’ya 56 ve Emet’e 51 olmak üzere toplam 185 işçi alımı gerçekleştirilecek.
27 Aralık 2025 Cumartesi - 10:39
Türkiye’de manda popülasyonu tehdit altında
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bakiye Kılıç Topuz, dünyada manda popülasyonu ve manda sütü üretiminde önemli artışlar yaşanmasına rağmen Türkiye’de tam tersine ciddi bir düşüş olduğunu belirterek, Türkiye’nin dünyada manda popülasyonunun en hızlı azaldığı ülke konumunda olduğunu söyledi. Doç. Dr. Bakiye Kılıç, son 30 yıla ait verileri değerlendirdiklerini ifade ederek, "Dünyada manda popülasyonu yüzde 34 oranında artarken, Türkiye’de bu oran yüzde 53 azalmıştır. Yaptığımız analizler sonucunda manda popülasyonunun ciddi bir tehdit altında olduğunu söyleyebiliriz" dedi. Türkiye’deki manda varlığının önemli bir bölümünün Samsun’da bulunduğuna dikkat çeken Topuz, "Türkiye’de yaklaşık 162 bin manda bulunmaktadır. Bunun 80 bini süt mandasıdır ve toplam hayvan varlığı içinde yüzde 12’lik bir paya sahiptir. Samsun, Türkiye’deki manda popülasyonunun en önemli merkezidir. Samsun’daki manda varlığının yüzde 60’ı Bafra ve 19 Mayıs ilçelerinde yoğunlaşmıştır. Biz de projelerimizi bu popülasyon üzerinden yürütüyoruz" diye konuştu. "Nicelikten çok niteliğin ön plana çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz" Türkiye’nin manda sütü üretiminde dünya genelindeki payının oldukça düşük olduğunu vurgulayan Topuz, "Türkiye’nin manda sütü üretimindeki payı yüzde 0,04 seviyesindedir. İtalya ile manda sayımız benzer olmasına rağmen, manda sütü denildiğinde dünyada ilk akla gelen ülke İtalya’dır. Bunun en önemli nedeni dünyaca ünlü mozzarella peynirinin manda sütünden üretilmesidir. Burada nicelikten çok niteliğin ön plana çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz. Markalaşma sağlanırsa, sayı olarak az olsak bile nitelik açısından ön planda olabiliriz" ifadelerini kullandı. "Manda sütü üretim değeri sadece çiğ süt olarak 3,4 milyar TL ile 6,5 milyar TL arasında" Manda sütünün ekonomik değerine de değinen Doç. Dr. Kılıç Topuz, "Türkiye’de manda sütü üretim değeri sadece çiğ süt olarak 3,4 milyar TL ile 6,5 milyar TL arasında değişmektedir. Bu süt tereyağı, kaymak ve yoğurt gibi işlenmiş ürünlere dönüştürüldüğünde ekonomik değeri 3-4 kat daha artmaktadır. Samsun’da 19 bin 495 manda bulunmakta, bunların 11 bini süt mandasıdır. Samsun’da manda sütü üretiminin ekonomik değeri 475 milyon TL ile 900 milyon TL arasında değişmektedir" şeklinde konuştu. Mandacılığın kârlı bir hayvancılık faaliyeti olduğunun altını çizen Doç. Dr. Topuz, şunları söyledi: "Mandacılıkta maliyetler diğer hayvancılık faaliyetlerine göre çok daha düşüktür. Mandalar hastalıklara karşı daha dirençlidir ve iklim değişikliğine uyum kapasiteleri oldukça yüksektir. İnsan sağlığı açısından da manda sütü sığır sütüne göre daha avantajlıdır. Manda sütünde protein oranı daha yüksek, kolesterol oranı daha düşük ve mineral madde içeriği daha fazladır. Ayrıca manda etinin kalori değeri sığır etine göre daha düşüktür."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder