EKONOMİ
Ticaret Bakanlığı’ndan CHP’li bazı milletvekillerinin "İsrail ile ticaretin sürdüğü" iddialarına yalanlama 29 Mart 2026 Pazar - 18:09:08 Ticaret Bakanlığı, "Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi istatistikleri ve devlet kurumlarının açıklamalarına rağmen Cumhuriyet Halk Partisi’nin bazı milletvekillerinin İsrail İstatistik Kurumu’na itibar etmeyi tercih ederek ortaya attıkları ‘İsrail ile ticaretin sürdüğü’ iddiaları yalandır" açıklamasını yaptı. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti’nin 2 Mayıs 2024’te almış olduğu kararla tam 23 aydır Türkiye’den İsrail’e bütün ürün gruplarında ihracat, ithalat, serbest bölge ve transit ticaret tamamen durdurulmuştur. Hatta Türk bayraklı ve İsrail bayraklı hava ve deniz ulaştırması bile yapılmamaktadır. Gümrüklerde ve serbest bölgelerimizde İsrail ile ticaret işlemi yapılamaz. 2 Mayıs 2024’ten bu yana İsrail ile ticaret sıfırdır. Gümrük sistemi kapalıdır. 2 Mayıs 2024 tarihinden sonra ülkemizden İsrail’e yönelik ihracat ve ithalat için tescil edilmiş hiçbir gümrük beyannamesi veyahut İsrail’den ülkemize ulaşan hiçbir İsrail sevkiyatı bulunmamaktadır. İhracat ve ithalat rakamları her ay Ticaret Bakanlığımız ve Türkiye İstatistik Kurumu tarafından da şeffaf olarak yayınlanmaktadır. Diğer taraftan 7 milyona yakın Filistinli’nin ölüm kalım mücadelesi verdiği ve kutsal toprakları savunduğu, hayatta kalmaya çalıştığı bir ortamda, ihtiyaç duydukları acil ürünler için Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı’nın tek tek yazılı onay verdiği ve Filistin topraklarındaki ihtiyaçlara yönelik sevkiyat, Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığımızın kontrolünde ve ancak ithalatçısı ve Filistin varışlı olduğu teyit edilerek gerçekleşmektedir. 7 Haziran 2024’te Filistin hükümeti ile varılan resmi anlaşma gereği, bu malların münhasıran Filistin tarafından kullanıldığı, Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı tarafından da müteaddit defalar açıklanmış bulunmaktadır. Bu rakamlar Ticaret Bakanlığı gümrük verileri ve TÜİK verileri ile sabittir. Diğer taraftan, Filistin toprakları ile yapılan ve ayda 50-60 milyon dolar civarındaki ticaret de, Filistin’in limanı, gümrüğü olmadığı için İsrail’in iki limanı üzerinden yapılabilmektedir. Bu gerçeği CHP’li milletvekilleri de bilmektedirler. Filistin’e yapılması zorunlu düşük rakamlı ihracatı da İsrail’e yapılıyor diye iftira atarak, Filistin’in can damarını kesmeye çalışma çabası içindedirler" denildi. Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: "Türkiye, İsrail’e ekonomik baskılar yaparak dünya ile birlikte Gazze’de ateşkesi sağlamak için 7 Ekim 2023’ten önce aylık ortalama 600-700 milyon dolar ihracat yaptığı İsrail’e ihracatından 2 yıldır feragat etmiştir. Başka bir deyişle bu iki yıllık dönemde toplam 13-14 milyar doları aşkın ihracattan Filistin davasını ve mazlum Filistinli kardeşlerimizi desteklemek için feragat etmiştir. İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü soykırım, masum sivilleri hedef alan insanlık dışı saldırıları ve uluslararası hukuku yok sayan zulmü karşısında Türkiye devleti, hükümeti ve milleti olarak her daim Filistinli kardeşlerimizin yanında olmuştur. İsrail’e ekonomik ve ticaret ambargosu uygulayan yegane öncü ülke olmuştur. Türkiye, Gazze’ye, Gazze halkına, Batı Şeria’ya en çok yardım gönderen, tıbbi yardım sağlayan ülke olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ülkemizin ve hükümetimizin bu ilkeli duruşu, başta Filistinli kardeşlerimiz olmak üzere tüm İslam dünyasından, hatta vicdanlı diğer milletlerden takdir görmüştür ve görmektedir. CHP’li bazı milletvekilleri de bu utanılacak iddialarına ve iftiralarına sarılmak yerine Türkiye Cumhuriyeti’nin bu asil ve kararlı duruşundan gurur duyabilirler. Defaeten açıklandığı üzere çarpıtma haberler ve CHP’li bazı milletvekillerinin zaman zaman yaptığı bu açıklamalar, ’Türkiye sanki halen İsrail’e ihracat yapıyormuş’ algısı oluşturmaya yönelik bir iftira mahiyetindedir. Bu yalanların Türkiye’nin, hükümetimizin İsrail’in soykırımlarına karşı politika ve tedbirlerini itibarsızlaştırmayı ve düpedüz İsrail’in çıkarlarına hizmet etmeyi amaçladığı açıktır. Filistinli vatandaşların yaralarının sarılması, temel ihtiyaçlarının karşılanması ve Gazze’ye insani yardımın kesintisiz ulaştırılması için tüm imkanlarımızı seferber etmeye, bu çerçevede hem İsrail’in manipülasyonları hem de ona hizmet eden içerideki iftiracılarla mücadele etmeye devam edeceğiz. Tarih ve toplumsal vicdan, kimlerin mazlum Filistinlilerin yanında olduğunu, kimlerin de İsrail’in çıkarlarına hizmet ettiğini kaydetmektedir. Bu itibarla hükümetimizin, Ticaret Bakanlığımızın bu konudaki resmi, gerçek ve istatistiki verilere dayalı açıklamalarına itibar edilmesi, İsrail’e hizmet eden, İsrail istatistikleri ve istihbaratından beslenen yalanlara, çarpıtma haberlere itibar edilmemesi hususunu kamuoyumuzun dikkatine saygılarımızla sunarız."
29 Mart 2026 Pazar - 12:34 Muğla yatırım bütçesi 2 yılda yüzde 85 arttı Dünya’nın ve Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan, sahip olduğu verimli toprakları ile tarım, kültürel ve tarihi değerleri ile de kültür ve sanatın merkezi olan Muğla’da Büyükşehir Belediyesi kente değer katan yatırımlarına devam ediyor.2024 yılından sonra yatırım bütçesini ortalama yüzde 85 arttırarak 10 milyar 687 milyon TL’ye çıkaran Büyükşehir Belediyesi altyapıdan, yollara, sağlıktan tarıma birçok alanda Muğla’nın 13 ilçesinde yatırımlarına devam ediyor. 2024 yerel seçimlerinden sonra Muğla’nın 13 ilçesinin hizmet ihtiyacına göre yol haritasını belirleyen Büyükşehir Belediyesi yatırım bütçesinde artışa gitti. Alt ve üstyapıları ile modern bir şehir oluşturmak, tarımda üreten köylüye destek vermek, Muğla’nın yeşil ve mavisini korumak, sosyal belediyecilikle vatandaşların yanında olmak için Büyükşehir Belediyesi yatırım bütçesini 10 milyar 687 milyon TL’ye çıkardı. Uluslararası kredilendirme kuruluşlarından en yüksek notu alan, Büyükşehir Belediyeleri arasında borçsuz belediyelerden biri olan Muğla Büyükşehir Belediyesi Muğla için temeller atmaya, yatırımlarını hayata geçirmeye devam ediyor. Başkan Aras: "Muğla’nın parası hemşehrilerimizin için yatırıma dönüşüyor" 31 Mart Yerel seçimlerinin üzerinden geçen iki yıl içinde Muğla’da altyapıdan tarıma, sağlıktan ulaşıma birçok alanda yatırımların artarak devam ettiğini söyleyen Başkan Aras, Muğla’nın bütçesinin hemşerilerine hizmet olarak geri döndüğünü söyledi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras; "Dünya’nın ve Türkiye’nin en önemli kentlerinden biri olan Muğla’mızda yaşayan, şehrimizi ziyaret eden yerli ve yabancı misafirlerimize en iyi hizmeti vermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Geride bıraktığımız iki yılda seçim öncesi verdiğimiz sözlerin yanı sıra kentimizin ihtiyacı olan birçok hizmeti hayata geçirdik. 7’den 70’e vatandaşlarımızın huzur ve mutluluğu için yeni Yaşam Evleri, Gündüz Bakımevleri’nin temelini atarken üreten köylümüzü de yalnız bırakmadık. Yerel tohumdan, fidan desteğine, arıcılıktan büyük ve küçükbaş hayvancılık desteklemelerine kadar her kalemde üreten köylümüzün elinden tuttuk. Muğla’mızın kıyılarını korumak, yeşil ve mavimizi gelecek nesillere tertemiz bırakmak için 7 atık alım teknemizle denizlerde hizmet verdik. Bu hizmetimizi tüm kıyılarımızda yaygınlaştırmak için tekne sayımızı 12’ye çıkarıyoruz" dedi. "Muğla herkes için önemli bir şehir" Muğla’nın altyapısına ve yollarına da büyük yatırım yaptıklarını söyleyen Başkan Aras, 13 ilçede 435 kilometre yeni, güvenli yolu vatandaşların hizmetine sunduklarını belirtti. Başkan Aras; "Muğla sadece üzerinde yaşayanların değil, dünyanın her yerinden gelen misafirleri ağırlayan, herkesin hayatında en az bir kere ziyaret etmek istediği bir şehir. Bu şehir için modern ve güvenli yolların yanı sıra güçlü bir altyapı yapmak için de yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Bodrum’dan Fethiye’ye dünyanın en önemli turizm markalarını yeni sezona hazırlamak, önem ve aciliyet sırasına göre eksikliklerini gidermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Muğlalı hemşehrilerimizin huzuru ve mutluluğu için Muğla’mızın bütçesini şehrimize hizmetlere harcıyoruz" diye konuştu.
29 Mart 2026 Pazar - 11:14 Bozkırın sarı devleri hasat için bakıma alındı Yozgat’ın Yerköy ilçesinde biçerdöver ustaları, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde başlayacak hasat sezonu öncesinde yoğun mesaiye başladı. İlçede hummalı bir çalışma yürütülürken, bakımı tamamlanan biçerdöverler tırlara yüklenerek hasat için yola çıkmayı bekliyor. Yozgat’ın Yerköy ilçesinde biçerdöver tamircilerinin bakım mesaisi başladı. Türkiye’nin birçok noktasında hasat yapacak olan vasıtalar, ustaların elinden geçti. Biçerdöver tamircisi Güner Kozan, sezon öncesi yapılan bakımın hayati önem taşıdığını belirterek, "Biçerler sezon başlangıcında gelirler, biz bakımlarını yaparız. Sanayideki işlemleri bittikten sonra tekrar tırlara yüklenerek güneydoğu sezonuna gider. Gitmeyen arkadaşlar da buradaki sezondan başlarlar. Biz bütün işlemini yapıyoruz. Kayışları, kasnakları, bilyaları, bıçakları. Tam periyodik bakım yapıyoruz. Yani check up gibi bir şey. Bizden sonraki bakımı da bittiği zaman şanzıman, motor. Yani bu bakımlar olmadan da zaten bu biçer araziye gidemez" dedi. "Sezonda yüzün üzerinde biçere kaporta boya yapıyoruz" Kaporta ve boya ustası Ramazan Türkmen ise biçerdöverlerin dış aksamlarının da yenilendiğini ifade ederek, "Biçerdöver tablasını boyuyoruz şu an. Sarı kısmını bitirdik. Şimdi siyahına geçtik, tırmığı boyayacağız. Azami boya aksamı ve kaporta yenileme yapıyoruz. Öyle yani bakım aksamını arka karşıdaki arkadaşlar yapıyor. Devrik, yanık biçerleri biz yapıyoruz burada. Sezonda yüzün üzerinde biçer kaporta boya yapıyoruz" dedi. "Yerköy’de biçerdöveri olmayana kız vermezler" Yıllardır sektörde çalışan Mustafa Türkmen de Yerköy’ün biçerdövercilikte önemli bir merkez olduğunu vurgulayarak, "12 yaşından 54 yaşıma kadar bu biçer sektöründe yoğuruldum. Biçer pirini bilirim ben. Ben kendim de çalışıyorum vatandaşlara da yardımcı oluyorum. Bu aylarda güneydoğuya, Hatay’a, Urfa’ya, Mardin’e, Kızıltepe’ye güneydoğunun her iline biçer gönderiyoruz. Bundan 20 gün sonra başlarlar. Oradan dönüşte bir şeyden çoğu arızalanıyor. Çoğu devriliyor, kimi yanıyor. Yine benim dükkana geliyor yapılıp geri işe devam ediyorlar. Bu şekilde uğraşıyoruz. 3 bin 500 tane biçer var. Bizim Yerköy’de biçerdöveri olmayana kız vermezler" ifadelerini kullandı. Hasat sezonunun başlamasına sayılı günler kala Yerköy’deki ustaların yoğun mesaisi sürerken, bakımı tamamlanan biçerdöverler Türkiye’nin dört bir yanında ekin biçmek için gün sayıyor.
Çiğ sütte üretim sözleşme değişliği bildirim süreleri 30 güne çıkarıldı
06 Ocak 2026 Salı - 09:40 Çiğ sütte üretim sözleşme değişliği bildirim süreleri 30 güne çıkarıldı Kırklareli’nde ’Sözleşmeli Üretimin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile Çiğ Süt Desteklemesi Tebliği’ hakkında bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Yönetmelikte yapılan değişiklikle sözleşmelerde 6.2, 8.1, 13.1, 13.2, 13.3, 14.1, 14.3.2, 14.3.4, 22.2, 22.3 maddeleri ile Tarımsal Amaçlı Örgüt Aracılığı ile Yapılan Çiğ Süt Üretim Sözleşmesi’nin 2.2 maddesinde yer alan sözleşme değişikliği bildirim süreleri, sözleşme yenileme süreleri, sözleşme teslim süreleri ve sözleşme fesih sürelerindeki 15 iş günü ibaresinin 30 iş günü olarak değiştirildiği belirtildi. Kırklareli Tarım ve Orman İl Müdürü Gökhan Karaca başkanlığında gerçekleşen toplantıya, teşkilat temsilcileri ve süt sanayicileri katıldı. Toplantıda ’Sözleşmeli Üretimin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile Çiğ Süt Desteklemesi Tebliği’ hakkında katılımcılara bilgi veren Karaca, "Tarım Kanunu’nun ’Sözleşmeli Üretim’ başlığı altında yer alan 13. maddesi çerçevesinde düzenlenen ’Sözleşmeli Üretimin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’ 15 Eylül 2023 tarihli ve 32310 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve 9 Aralık 2025 tarihli ve 33102 sayılı Resmi Gazete’de söz konusu yönetmelik değişikliği yayımlanmıştır. Yönetmeliğin 6’ncı maddesinin 1’inci fıkrasında bakanlığımıza tanımlanan görevler çerçevesinde Genel Müdürlüğümüzce ’Çiğ Süt Üretim Sözleşmesi’ ile ’Tarımsal Amaçlı Örgüt Aracılığı ile Yapılan Çiğ Süt Üretim Sözleşmesi’ adı altında tip sözleşmeler düzenlenmiş olup, makamın 16 Ocak 2025 tarihli ve 17638546 sayılı olurlarına istinaden Genel Müdürlüğümüz web sayfasında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bakanlığımızın 24 Aralık 2025 tarihli yazısıyla üretici/tarımsal amaçlı örgüt ve süt sanayicisinden gelen talepler değerlendirildiğinde sahada yaşanabilecek sıkıntıların önlenmesi için tip sözleşmeler ve eklerinde revizyona gidilmiştir" dedi. "Sözleşme değişliği bildirim süreleri 30 güne çıkarıldı" Karaca, "Sözleşmelerde 6.2, 8.1, 13.1, 13.2, 13.3, 14.1, 14.3.2, 14.3.4, 22.2, 22.3 maddeleri ile Tarımsal Amaçlı Örgüt Aracılığı ile Yapılan Çiğ Süt Üretim Sözleşmesi’nin 2.2 maddesinde yer alan sözleşme değişikliği bildirim süreleri, sözleşme yenileme süreleri, sözleşme teslim süreleri ve sözleşme fesih sürelerindeki 15 iş günü ibareleri 30 iş günü olarak değiştirilmiştir. Tarımsal Amaçlı Örgüt Aracılığı ile Yapılan Çiğ Süt Üretim Sözleşmesi’nin 2.2 maddesinin son paragrafına ’Sözleşmeye konu ürün miktarında veya üretici değişikliği olması durumlarında güncel değişiklikler tarımsal amaçlı örgüt ve alıcı ile karşılıklı mutabakat sonucu belirlenir’ ibaresi eklenmiştir. Sözleşmelerin 6.1 maddesinin son cümlesi ’Sözleşme dönemi içerisinde birden fazla fiyat güncellemesi halinde belirlenen son fiyat sözleşmenin güncel fiyatı olarak taraflar arasında herhangi bir ihtar ve ihbara gerek olmaksızın geçerli fiyat kabul edilecek olup, sözleşmenin yenilenmesine gerek yoktur’ şeklinde düzenlenmiştir" diye konuştu. Cezai müeyyideler ve hukuki durumlar hakkında bilgi veren Karaca, Çiğ İnek Sütünün Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ çalışmalarının tamamlandığını, sınıflandırma analizlerinde yeni mevzuat çalışmalarının yapılmakta olduğunu dile getirdi.
Beklenen Gürcistan hamsisi gelmeyince tezgahlar buzhane hamsisine kaldı
06 Ocak 2026 Salı - 09:16 Beklenen Gürcistan hamsisi gelmeyince tezgahlar buzhane hamsisine kaldı Karadeniz’de bugünlerde hamsi avında belirgin bir düşüş yaşanırken, özellikle 1 Ocak itibariyle Türk balıkçılar tarafından Gürcistan karasularında başlayan hamsi avı şu ana kadar beklentileri karşılamadı. Balıkçılar bugünlerde Türk karasularında azalışa geçen hamsi avında umutlarını Gürcistan’dan gelecek hamsiye bağlamıştı. Ancak Gürcistan’dan beklenen hamsinin gelmediği belirten balıkçılar geçtiğimiz yıl da Gürcistan’dan istenilen hamsinin gelmediğini hatırlattı. Balıkçılar, bu sezon da durumun değişmediğini ifade ederek şu anda satılan hamsilerin buzhane hamsisi olduğunu belirterek gönül rahatlığıyla tüketilebileceğini söylediler. Balıkçı esnaflarından Adem Kaygusuz, yaptığı açıklamada "Gürcistan’dan beklenen hamsi gelmedi. Şu anda orada hamsi avı yapılıyor ancak gümrük giderlerinin pahalı olması nedeniyle buraya gönderilemiyor. Geçen sene de Gürcistan’dan hiç hamsi gelmemişti. Şu an sattığımız hamsiler teknelerde şoklanmış hamsiler. Vatandaşlara bu hamsileri gönül rahatlığıyla tüketmelerini tavsiye ediyorum; buzhane kokusu bile yok. Şu an bölgemizdeki sularda hiç hamsi yok. Belki İğneada taraflarında çok az miktarda vardır ancak buraya gelecek durumda değil. İstavrit ise günlük olarak geliyor ve tam yenecek kıvamda. Bu sene palamut yoktu, hamsi boldu" dedi. Balıkçı esnaflarından Ahmet Çoğalmış ise bu günlerde bol miktarda istavrit geldiğini ifade ederek "Gürcistan’dan hâlâ hamsi gelmedi ve piyasadaki hamsiler şoklu hamsilerden oluşuyor. Şu anda hamsi yok denecek kadar az, ancak bol miktarda istavrit geliyor. Havalar yavaş yavaş düzeldikçe diğer balık çeşitleri de tezgâhlarda yerini almaya başlayacak. Şu an istavritin yanı sıra barbun, mezgit, levrek, tirsi, karagöz, somon ve çupra çeşitlerimiz mevcut. Balık çeşitleri yavaş yavaş artıyor. Bölgemizdeki sularda hamsi avı neredeyse yok. Zaten hamsi göç balığı olduğu için bundan sonra geleceğini de pek tahmin etmiyorum" diye konuştu.
Devlet Memurları Konfederasyonu Başkanı Kaya: "En az yüzde 30 refah payı eklenmeden yapılacak hiçbir artışı kabul etmiyoruz"
05 Ocak 2026 Pazartesi - 18:10 Devlet Memurları Konfederasyonu Başkanı Kaya: "En az yüzde 30 refah payı eklenmeden yapılacak hiçbir artışı kabul etmiyoruz" Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya, "En az yüzde 30 refah payı eklenmeden yapılacak hiçbir artışı kabul etmiyoruz. 2023’te verilen refah payı taban aylıklara derhal yansıtılmalı ve emekli maaşlarına dahil edilmelidir" dedi. Memurlar ve emekliler; artan hayat pahalılığı, alım gücündeki düşüş ve maaş artışlarının yetersiz kaldığı gerekçesiyle Ankara’da eylem yaptı. Devlet Memurları Konfederasyonu öncülüğünde gerçekleştirilen eylemde, kamu çalışanları ile memur emeklilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekilmesi amacıyla bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya, memur ve memur emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı belirterek, ’Adil Ücret, Onurlu Yaşam’ sloganıyla birlikte ücret politikalarının yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu. Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde gerçekleşen eyleme memurlar ve memur emeklileri de katılım sağladı. "Enflasyonla mücadele adı altında uygulanan politikalar, memuru ve emekliyi geçim sıkıntısı ile baş başa bırakmıştır" Memur ve memur emeklisinin geçim sıkıntısıyla baş başa bırakıldığını ve bu durumun düzeltilmesi için yetkililere çağrıda bulunan Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya, "Az önce TÜİK tarafından ilan edilen enflasyon oranı yüzde 0,89 olarak açıklanmıştır. Bu rakamın neticesinde memura reva görülen zam oranı ise yüzde 18,61 seviyesinde kalmıştır. Bizler bu rakamları tanıyoruz. Bu rakamlar bizim soframızdan azalan ekmeğin, çocuğumuzun harçlığından kesilen bedelin, evimizden eksilen huzurun matematiksel kılıfıdır. Bunun sorumlusu, toplu sözleşme masasında bu oranların altına imza atan yetkili konfederasyondan bir başkası değildir. Bugün tüm memur ve memur emeklisinin aldığı zam oranı, kamu çalışanlarını temsil etme iradesini yitiren, masadaki bir figüran olmaktan bir adım öte gidemeyen yetkili konfederasyonun eseridir. Ülke ekonomisindeki var olan enflasyonun faturasını memura ve memur emeklisine kesmek, sadece iktisadi bir hata değil, aynı zamanda büyük bir sosyal çöküştür. Enflasyonla mücadele adı altında uygulanan politikalar, memuru ve emekliyi geçim sıkıntısı ile baş başa bırakmıştır" diye konuştu. "En az yüzde 30 refah payı eklenmeden yapılacak hiçbir artışı kabul etmiyoruz" Memur ve memur emeklilerinin taleplerini sıralayan Kaya, memur ve memur emeklilerinin geçim sıkıntısının devam edeceğini vurgulayarak, "Açlık sınırının 30 bin 143 lira olduğu bir ülkede, memura reva görülen sözde maaş artışı kamu hizmetinin bekası olan memuru, yıllarını devlete hizmet etmekle geçirmiş memur emeklisini kara kara düşündürmektedir. Yoksulluk sınırının 98 bin 188 lira olduğu bir ortamda, memur maaşıyla yoksullun sınırı arasındaki mesafe, orta sınıfın ne denli zorlu bir süreç içinden geçtiğinin belgesidir. Bu maaşlar insan bir yaşam bedelinin oldukça uzağındadır. Eğer memura hakkaniyetli bir zam verilmiyorsa, o halde memurun üzerinden zorunlu giderlerin yükü hafifletilmelidir. Madem bizi bu maaşlara mecbur bırakıyorsunuz; o vakit memur ve emeklinin; elektrik, su, doğalgaz, telefon ve internet faturalarının bir kısmına devlet desteği verilsin. Tüm kamu çalışanlarına toplu ulaşım ücretsiz olmalı, lojman tahsis edilmeli, lojman imkanı bulunmayan bölgelerde kısmi kira desteği verilmelidir. Memur ancak bu şekilde borç batağından başını kaldırıp nefes alabilir. Devlet Memurları Konfederasyonu olarak bir kez daha yineliyoruz. En az yüzde 30 refah payı eklenmeden yapılacak hiçbir artışı kabul etmiyoruz. 2023’te verilen refah payı taban aylıklara derhal yansıtılmalı ve emekli maaşlarına dahil edilmelidir. 3600 Ek Gösterge, söz verildiği gibi birinci dereceye gelen tüm memurlara ayrımsız ve amasız biçimde uygulanmalıdır. Yılda ikisi dini bayramlarda olmak üzere, dört defa birer maaş ikramiye verilmelidir" ifadelerini kullandı.
Bursa’da kafe, market, kuyumcu ve benzeri işletmelere ceza yağdı
05 Ocak 2026 Pazartesi - 18:03 Bursa’da kafe, market, kuyumcu ve benzeri işletmelere ceza yağdı Bursa’da 2025 yılı tüketicilerin, bakanlığın talimatlarıyla harekete geçen Bursa Ticaret İl Müdürlüğü, yaptığı denetimlerde 71 milyon 766 bin 904 lira cezai işlem uyguladı. Bursa Ticaret İl Müdürlüğü, denetimlerde perakende sektöründe faaliyet gösteren tüm işletmeler, AVM’lerdeki tüm mağazalar, market, kafe, restoran, lokanta, mağaza, kuyumcu, oto galeri ve emlak sektöründe faaliyet gösteren işletmeler, dinlenme tesisleri gibi yerlerde denetimlerini gerçekleştirdi. Yılbaşı öncesi, Ramazan ve Kurban Bayramı öncesi gibi alışverişin yoğun olduğu haftalarda ve diğer özel günlerde sahada daha fazla denetimi gerçekleştirdi. Bursa Ticaret İl Müdürlüğü tarafından açıklanan rakamlarda şunlar yer aldı: "Haksız fiyat artışı sistemine başta gıda ve temizlik malzemeleri olmak üzere tüketiciler tarafından 2 bin 181 başvuru yapılmış ve bu başvuruların tamamı değerlendirilerek gereği yapılmış; şikayet sahibine sistem üzerinden cevap verilmiştir. 168 emlakçıya 15 milyon 130 bin 274 lira, 82 kuyumcuya 16 milyon 400 bin, marketlerde künye denetiminde 255 yaş sebze ve meyve künyesinde aykırılığa 22 milyon 608 bin 740 lira, 6 bin 121 market, kafe, restoran, lokanta gibi işletmelerde 1 milyon 481 bin 378 ürün denetlenirken 14 milyon 77 bin 644 lira diğer illerden ve belediyelerden gelen 628 aykırılığa 3 milyon 550 bin 246 lira olmak üzere toplamda 71 milyon 766 bin 904 lira idari para cezası uygulanmıştır. Bu cezalara bakanlığımız merkez teşkilatının kesmiş olduğu bazı cezalar dahil değildir." Yapılan açıklamada şu bilgiye de yer verildi: "Denetimlerde genellikle, ürünlerin fiyatlarında haklı bir gerekçeye dayanmaksızın bir artışının yapılıp yapılmadığına, yeme içme sektöründe faaliyet gösteren lokanta, kafe ve restoran gibi işletmelerin giriş kapılarında ve masalarda fiyat listelerinin/menü bulunup bulunmadığına, marketlerde ürünlere ait fiyat etiketinin bulunup bulunmadığına; ayrıca raf etiket fiyatıyla kasa fiyatları arasında bir uyumsuzluğun olup olmadığına, işletmeler hakkında gelen CİMER, HFA, yazılı, sözlü ve benzeri tüketici şikayetlerine göre aykırılığın olumsuzluğun olup olmadığına bakıyoruz. Fahiş fiyat artışıyla ilgili tespitlerimizi tutanak ve eki alış faturalarıyla birlikte gereği yapılmak üzere bakanlığımıza iletiyoruz. Her bir aykırılık için il müdürlüğümüzce 3 bin 166 lira idari para cezası uyguluyoruz. 2026 yılı için uygulanacak idari para cezası 3 bin 973 lira olarak belirlenmiştir."
İnegöl Belediyesi’nden tarıma ve üreticiye tam destek
05 Ocak 2026 Pazartesi - 18:02 İnegöl Belediyesi’nden tarıma ve üreticiye tam destek İnegöl Belediyesi, tarımı güçlendirmek ve üreticiyi desteklemek adına uyguladığı politikalarla tarım ve hayvancılığa önemli katkılar sağlıyor. İnegöl tarımı özellikle İnegöl Belediyesi’nin ücretsiz makine ve ekipman destekleriyle gelişimini sürdürüyor. İnegöl’ün her alanda gelişimini sağlamak adına elini taşın altına koyan İnegöl Belediyesi, özellikle tarım ve hayvancılıkta uyguladığı politikalarla dikkat çekiyor. İnegöl tarımının gelişimine katkı koyacak adımlarla şehrin bu alanda yükselişini sürdürmesinin önü açılırken, ücretsiz makine ve ekipman destekleri üreticilerin yükünü hafifletiyor. Tarımda bilimsel metotları merkeze alan toprak analizinden şehrin değerlerinin ulusal ve uluslararası alanda tanıtımına katkı sağlayan hasat etkinliklerine kadar pek çok farklı destek sağlanıyor. Bu kapsamda İnegöl Belediyesi 2025 yılını da en verimli ve faydalı şekilde geçirdi. Muhtarlık İşleri Müdürlüğü organizasyonuyla kırsal mahallelere ve şehrin tarımına yön veren İnegöl Belediyesi’nin çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Belediye Başkanı Alper Taban, "Muhtarlık İşleri Müdürlüğümüz koordinasyonunda yürüttüğümüz çalışmalarla 2025 yılında da tarım ve hayvancılığı İnegöl’ün kalkınmasının temel taşlarından biri olarak görmeye devam etti. İnegöl’ümüz sadece sanayisiyle değil, verimli toprakları ve güçlü üretici yapısıyla da öne çıkan bir şehir. Tarım ise hem gıda güvenliği hem de kırsal kalkınma açısından stratejik bir alan. Bu anlayışla üreticimizin yükünü hafifleten, verimliliği artıran ve bilimi merkeze alan destekler sunuyoruz. Kırsal mahallelerimizin üretim gücünü artırarak İnegöl tarımını daha ileriye taşımayı, yerelden ulusala hatta uluslararası alana uzanan güçlü bir tarım vizyonu oluşturmayı hedefliyoruz" dedi. Bu kapsamda yapılan çalışmalardan öne çıkanlara değinen Başkan Alper Taban, şöyle konuştu; "Belediyemiz tarafından üreticilerimizin hizmetine sunulan taş toplama makinesiyle 2020 yılından bu yana üreticilerimize ücretsiz şekilde hizmet sunuyoruz. Arazilerde verimi arttıran bu uygulama ile 2025 yılı boyunca 40 kırsal mahallede toplam 2 bin 600 dekar tarım arazisinde çalışma gerçekleştirildi. Toprakların tarıma daha elverişli hale gelmesini sağlayan bu destek sayesinde hem ekim öncesi hazırlık süreci kolaylaştı hem de verimlilik artışı sağlandı. Yine 2024 yılında belediyemizin ücretsiz olarak üreticimizin hizmetine sunduğu fasulye hasat makinesi, tescilli markamız Cerrah Kuru Fasulyesinin hasadında büyük kolaylıklar sağladı. 2025 yılında 23 köyümüzde yaklaşık 600 dekar alanda yapılan üretimin hasadı, bu makineyle gerçekleştirildi. Hasat sürecinde iş gücü ve zaman tasarrufu sağlayan makine desteği, üreticilerimizin maliyetlerini düşürerek üretimde sürdürülebilirliğe katkı sundu. Hayvancılığa yönelik destekler kapsamında da 2020 yılında alımını yaparak üreticilerimize ücretsiz olarak tahsis ettiğimiz koyun yıkama havuzu, şehrimizin hayvancılığına önemli katkılar sağladı. Bu yıl 14 köyde yaklaşık 7 bin küçükbaş hayvan bu uygulamadan faydalandı. Hayvan sağlığı ve ürün kalitesini artırmaya yönelik bu uygulama, üreticilerimizin de beğendiği çalışmalardan oldu. Tarımda en önemsediğimiz konulardan biri, bilimi bu sürece dahil etmek ve bilimin ışığında üretim yapmak. Bu düşünceyle üreticilerimiz için ücretsiz toprak analizi uygulamamız var. Bu yıl da 35 köyden alınan 160 toprak numunesini analiz ederek üreticilere önemli bir rehberlik sağladık. Yapılan analizler sayesinde çiftçiler, toprak yapısına uygun gübreleme ve ürün seçimi yapma imkânı buldu." İnegöl Belediyesi olarak tarım ve hayvancılığa yönelik katkılarımızdan biri de şehrimizin tarım değerlerinin tanıtımı olduğunu belirten Taban, "İnegöl’ün tarımsal değerlerinin tanıtımına katkı sunmak amacıyla yıl boyunca çeşitli hasat etkinlikleri düzenlendik. Üreticilerimiz, vatandaşlarımız ve sektör temsilcilerinin bir araya geldiği bu etkinliklerle hem ürünlerin bilinirliği artırıldı hem de tarımsal üretimin önemi vurgulandı. Üreticilerimizin sektördeki yenilikleri yakından takip edebilmesi amacıyla tarım fuarı ziyaretleri organize ediyoruz. Özellikle genç üreticilerimizin yeni teknoloji ve yöntemleri takip etmesi, şehrimizde bunları uygulaması bizim için kıymetli. Bu ziyaretler sayesinde çiftçilerimiz yeni teknolojiler, modern ekipmanlar ve güncel tarım uygulamaları hakkında bilgi edinme fırsatı buluyorlar. İnegöl Belediyesi olarak tarıma yönelik uygulamalarımızdan biri de ücretsiz danışmanlık. Çiftçilerimiz gelsin, ziraat mühendislerimizle görüşerek bilgi alsın, onlara mentorluk desteği verelim, istiyoruz. Bu kapsamda 2025 yılında yaklaşık 800 üreticiye ücretsiz tarımsal danışmanlık hizmeti sunuldu. Ekimden hasada, hayvancılıktan destek programlarına kadar birçok konuda verilen bu danışmanlık hizmeti, üreticilerin doğru ve bilinçli adımlar atmasına katkı sağladı" dedi.
Devlet Memurları Konfederasyonu Başkanı Kaya: "En az yüzde 30 refah payı eklenmeden yapılacak hiçbir artışı kabul etmiyoruz"
05 Ocak 2026 Pazartesi - 17:57 Devlet Memurları Konfederasyonu Başkanı Kaya: "En az yüzde 30 refah payı eklenmeden yapılacak hiçbir artışı kabul etmiyoruz" Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya, "En az yüzde 30 refah payı eklenmeden yapılacak hiçbir artışı kabul etmiyoruz. 2023’te verilen refah payı taban aylıklara derhal yansıtılmalı ve emekli maaşlarına dahil edilmelidir" dedi. Memurlar ve emekliler; artan hayat pahalılığı, alım gücündeki düşüş ve maaş artışlarının yetersiz kaldığı gerekçesiyle Ankara’da eylem yaptı. Devlet Memurları Konfederasyonu öncülüğünde gerçekleştirilen eylemde, kamu çalışanları ile memur emeklilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekilmesi amacıyla bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya, memur ve memur emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı belirterek, ‘Adil Ücret, Onurlu Yaşam’ sloganıyla birlikte ücret politikalarının yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu. Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde gerçekleşen eyleme memurlar ve memur emeklileri de katılım sağladı. "Enflasyonla mücadele adı altında uygulanan politikalar, memuru ve emekliyi geçim sıkıntısı ile baş başa bırakmıştır" Memur ve memur emeklisinin geçim sıkıntısıyla baş başa bırakıldığını ve bu durumun düzeltilmesi için yetkililere çağrıda bulunan Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya, "Az önce TÜİK tarafından ilan edilen enflasyon oranı yüzde 0,89 olarak açıklanmıştır. Bu rakamın neticesinde memura reva görülen zam oranı ise yüzde 18,61 seviyesinde kalmıştır. Bizler bu rakamları tanıyoruz. Bu rakamlar bizim soframızdan azalan ekmeğin, çocuğumuzun harçlığından kesilen bedelin, evimizden eksilen huzurun matematiksel kılıfıdır. Bunun sorumlusu, toplu sözleşme masasında bu oranların altına imza atan yetkili konfederasyondan bir başkası değildir. Bugün tüm memur ve memur emeklisinin aldığı zam oranı, kamu çalışanlarını temsil etme iradesini yitiren, masadaki bir figüran olmaktan bir adım öte gidemeyen yetkili konfederasyonun eseridir. Ülke ekonomisindeki var olan enflasyonun faturasını memura ve memur emeklisine kesmek, sadece iktisadi bir hata değil, aynı zamanda büyük bir sosyal çöküştür. Enflasyonla mücadele adı altında uygulanan politikalar, memuru ve emekliyi geçim sıkıntısı ile baş başa bırakmıştır" diye konuştu. "En az yüzde 30 refah payı eklenmeden yapılacak hiçbir artışı kabul etmiyoruz" Memur ve memur emeklilerinin taleplerini sıralayan Kaya, memur ve memur emeklilerinin geçim sıkıntısının devam edeceğini vurgulayarak, "Açlık sınırının 30 bin 143 lira olduğu bir ülkede, memura reva görülen sözde maaş artışı kamu hizmetinin bekası olan memuru, yıllarını devlete hizmet etmekle geçirmiş memur emeklisini kara kara düşündürmektedir. Yoksulluk sınırının 98 bin 188 lira olduğu bir ortamda, memur maaşıyla yoksullun sınırı arasındaki mesafe, orta sınıfın ne denli zorlu bir süreç içinden geçtiğinin belgesidir. Bu maaşlar insan bir yaşam bedelinin oldukça uzağındadır. Eğer memura hakkaniyetli bir zam verilmiyorsa, o halde memurun üzerinden zorunlu giderlerin yükü hafifletilmelidir. Madem bizi bu maaşlara mecbur bırakıyorsunuz; o vakit memur ve emeklinin; elektrik, su, doğalgaz, telefon ve internet faturalarının bir kısmına devlet desteği verilsin. Tüm kamu çalışanlarına toplu ulaşım ücretsiz olmalı, lojman tahsis edilmeli, lojman imkanı bulunmayan bölgelerde kısmi kira desteği verilmelidir. Memur ancak bu şekilde borç batağından başını kaldırıp nefes alabilir. Devlet Memurları Konfederasyonu olarak bir kez daha yineliyoruz. En az yüzde 30 refah payı eklenmeden yapılacak hiçbir artışı kabul etmiyoruz. 2023’te verilen refah payı taban aylıklara derhal yansıtılmalı ve emekli maaşlarına dahil edilmelidir. 3600 Ek Gösterge, söz verildiği gibi birinci dereceye gelen tüm memurlara ayrımsız ve amasız biçimde uygulanmalıdır. Yılda ikisi dini bayramlarda olmak üzere, dört defa birer maaş ikramiye verilmelidir" ifadelerini kullandı.