EKONOMİ - 29 Mart 2026 Pazar 18:09

Ticaret Bakanlığı’ndan CHP’li bazı milletvekillerinin "İsrail ile ticaretin sürdüğü" iddialarına yalanlama

A
A
A
Ticaret Bakanlığı’ndan CHP’li bazı milletvekillerinin "İsrail ile ticaretin sürdüğü" iddialarına yalanlama

Ticaret Bakanlığı, "Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi istatistikleri ve devlet kurumlarının açıklamalarına rağmen Cumhuriyet Halk Partisi’nin bazı milletvekillerinin İsrail İstatistik Kurumu’na itibar etmeyi tercih ederek ortaya attıkları ‘İsrail ile ticaretin sürdüğü’ iddiaları yalandır" açıklamasını yaptı.


Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti’nin 2 Mayıs 2024’te almış olduğu kararla tam 23 aydır Türkiye’den İsrail’e bütün ürün gruplarında ihracat, ithalat, serbest bölge ve transit ticaret tamamen durdurulmuştur. Hatta Türk bayraklı ve İsrail bayraklı hava ve deniz ulaştırması bile yapılmamaktadır. Gümrüklerde ve serbest bölgelerimizde İsrail ile ticaret işlemi yapılamaz. 2 Mayıs 2024’ten bu yana İsrail ile ticaret sıfırdır. Gümrük sistemi kapalıdır. 2 Mayıs 2024 tarihinden sonra ülkemizden İsrail’e yönelik ihracat ve ithalat için tescil edilmiş hiçbir gümrük beyannamesi veyahut İsrail’den ülkemize ulaşan hiçbir İsrail sevkiyatı bulunmamaktadır. İhracat ve ithalat rakamları her ay Ticaret Bakanlığımız ve Türkiye İstatistik Kurumu tarafından da şeffaf olarak yayınlanmaktadır. Diğer taraftan 7 milyona yakın Filistinli’nin ölüm kalım mücadelesi verdiği ve kutsal toprakları savunduğu, hayatta kalmaya çalıştığı bir ortamda, ihtiyaç duydukları acil ürünler için Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı’nın tek tek yazılı onay verdiği ve Filistin topraklarındaki ihtiyaçlara yönelik sevkiyat, Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığımızın kontrolünde ve ancak ithalatçısı ve Filistin varışlı olduğu teyit edilerek gerçekleşmektedir. 7 Haziran 2024’te Filistin hükümeti ile varılan resmi anlaşma gereği, bu malların münhasıran Filistin tarafından kullanıldığı, Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı tarafından da müteaddit defalar açıklanmış bulunmaktadır. Bu rakamlar Ticaret Bakanlığı gümrük verileri ve TÜİK verileri ile sabittir. Diğer taraftan, Filistin toprakları ile yapılan ve ayda 50-60 milyon dolar civarındaki ticaret de, Filistin’in limanı, gümrüğü olmadığı için İsrail’in iki limanı üzerinden yapılabilmektedir. Bu gerçeği CHP’li milletvekilleri de bilmektedirler. Filistin’e yapılması zorunlu düşük rakamlı ihracatı da İsrail’e yapılıyor diye iftira atarak, Filistin’in can damarını kesmeye çalışma çabası içindedirler" denildi.


Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:


"Türkiye, İsrail’e ekonomik baskılar yaparak dünya ile birlikte Gazze’de ateşkesi sağlamak için 7 Ekim 2023’ten önce aylık ortalama 600-700 milyon dolar ihracat yaptığı İsrail’e ihracatından 2 yıldır feragat etmiştir. Başka bir deyişle bu iki yıllık dönemde toplam 13-14 milyar doları aşkın ihracattan Filistin davasını ve mazlum Filistinli kardeşlerimizi desteklemek için feragat etmiştir. İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü soykırım, masum sivilleri hedef alan insanlık dışı saldırıları ve uluslararası hukuku yok sayan zulmü karşısında Türkiye devleti, hükümeti ve milleti olarak her daim Filistinli kardeşlerimizin yanında olmuştur. İsrail’e ekonomik ve ticaret ambargosu uygulayan yegane öncü ülke olmuştur. Türkiye, Gazze’ye, Gazze halkına, Batı Şeria’ya en çok yardım gönderen, tıbbi yardım sağlayan ülke olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ülkemizin ve hükümetimizin bu ilkeli duruşu, başta Filistinli kardeşlerimiz olmak üzere tüm İslam dünyasından, hatta vicdanlı diğer milletlerden takdir görmüştür ve görmektedir. CHP’li bazı milletvekilleri de bu utanılacak iddialarına ve iftiralarına sarılmak yerine Türkiye Cumhuriyeti’nin bu asil ve kararlı duruşundan gurur duyabilirler. Defaeten açıklandığı üzere çarpıtma haberler ve CHP’li bazı milletvekillerinin zaman zaman yaptığı bu açıklamalar, ’Türkiye sanki halen İsrail’e ihracat yapıyormuş’ algısı oluşturmaya yönelik bir iftira mahiyetindedir. Bu yalanların Türkiye’nin, hükümetimizin İsrail’in soykırımlarına karşı politika ve tedbirlerini itibarsızlaştırmayı ve düpedüz İsrail’in çıkarlarına hizmet etmeyi amaçladığı açıktır. Filistinli vatandaşların yaralarının sarılması, temel ihtiyaçlarının karşılanması ve Gazze’ye insani yardımın kesintisiz ulaştırılması için tüm imkanlarımızı seferber etmeye, bu çerçevede hem İsrail’in manipülasyonları hem de ona hizmet eden içerideki iftiracılarla mücadele etmeye devam edeceğiz. Tarih ve toplumsal vicdan, kimlerin mazlum Filistinlilerin yanında olduğunu, kimlerin de İsrail’in çıkarlarına hizmet ettiğini kaydetmektedir. Bu itibarla hükümetimizin, Ticaret Bakanlığımızın bu konudaki resmi, gerçek ve istatistiki verilere dayalı açıklamalarına itibar edilmesi, İsrail’e hizmet eden, İsrail istatistikleri ve istihbaratından beslenen yalanlara, çarpıtma haberlere itibar edilmemesi hususunu kamuoyumuzun dikkatine saygılarımızla sunarız."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Silivri İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden direksiyon sınavında yaşanan saldırı ile ilgili açıklama Silivri İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, direksiyon sınavını geçemeyen sürücü ve babasının görevli komisyon üyesine saldırmasıyla ilgili yasal işlemlerin başlatıldığını ve sürecin titizlikle takipçisi olunacağını belirtti. Silivri Cumhuriyet Parkı’nda ehliyet almak için direksiyon sınavına giren bir genç, yeterli puanı alamayınca babasıyla birlikte komisyon üyelerine tepki göstermişti. Tartışmanın büyümesi üzerine gencin babası, komisyon üyesine yumrukla saldırmıştı. Komisyon üyesi aldığı yumruk darbeleriyle hafif yaralanırken, saldırıyı gerçekleştiren baba-oğuldan şikayetçi olmuştu. Silivri İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, olayla ilgili yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, "29.03.2026 Pazar günü gerçekleştirilen Motorlu Taşıt Sürücü Kursu (MTSK) sınavında görevli komisyon üyelerimize, sınavda başarısız olan bir aday ve yakını tarafından fiziki saldırı gerçekleştirilmiştir. Kamu görevi ifa eden eğitim personelimize yönelik bu menfur saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz. Olayın hemen akabinde müdürlüğümüzce gerekli tüm tedbirler alınmış; süreç adli ve idari boyutlarıyla ivedilikle başlatılmıştır. Sorumlular hakkında şikayet dahil olmak üzere gerekli tüm yasal işlemler tesis edilmiş olup, sürecin sonuna kadar titizlikle takipçisi olunacaktır. Eğitim hizmetinin güvenli, sağlıklı ve saygın bir ortamda yürütülmesi temel önceliğimizdir. Kamu görevlilerimize yönelik hiçbir tehdit ve saldırı kabul edilemez. Bu tür fiiller, ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli yaptırımlarla karşılık bulacaktır. Görevlerini büyük bir özveri ve sorumluluk bilinciyle yerine getiren tüm eğitim çalışanlarımızın yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyor; saldırıya maruz kalan meslektaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz" denildi.
Aydın Didim Belediyesi Halk Kütüphanesi gençlerin buluşma merkezi oldu Aydın’ın Didim ilçesinde 1996 yılında gönüllü emeğiyle kurulan kütüphane, bugün binlerce gencin eğitim ve buluşma merkezi haline geldi. Didim Belediyesi Halk Kütüphanesi, 1996 yılında gönüllülerin özverili katkılarıyla kuruldu. Aradan geçen yıllar içinde sürekli gelişerek büyüyen kütüphane, bugün yalnızca kitapların bulunduğu bir alan değil, gençlerin ders çalıştığı, araştırma yaptığı ve hayallerini şekillendirdiği önemli bir merkez haline geldi. Binlerce öğrenci ve genç, kütüphaneyi aktif olarak kullanmaya devam ediyor. 32 bini aşkın kitap koleksiyonuna sahip olan kütüphane, her yaş grubuna ve farklı ilgi alanlarına hitap eden geniş bir arşiv sunuyor. Özellikle öğrenciler için oluşturulan sessiz ve konforlu çalışma alanları, sınav dönemlerinde yoğun ilgi görüyor. Kütüphane, bilgiye erişimi kolaylaştırarak eğitimde fırsat eşitliğine önemli katkı sağlıyor. "Burası bir umut yuvası" Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, kütüphanenin önemine ilişkin yaptığı açıklamada "1996 yılında gönüllülerimizin büyük emeğiyle temelleri atılan kütüphanemiz, bugün gençlerimizin geleceğe umutla baktığı çok kıymetli bir merkez haline geldi. Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak ve gençlerimize daha iyi imkanlar sunmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Didim Belediyesi Halk Kütüphanesi, sadece bir kütüphane değil, aynı zamanda bir umut yuvasıdır. Tüm gençlerimizi bu değerli alanı kullanmaya davet ediyorum" dedi.
Muğla Muğlaspor’da Besim Durmuş dönemi sona erdi Muğlaspor, teknik direktör Besim Durmuş’un görevinden ayrılma talebinin yönetim tarafından kabul edildiğini açıkladı. Karar, sahasında Altınordu’ya 1-0 mağlup olunan karşılaşmanın ardından geldi. Muğlaspor’da teknik direktörlük görevinde değişiklik yaşandı. Kulüp, yaptığı resmi açıklamayla teknik direktör Besim Durmuş’un görevinden ayrıldığını duyurdu. Kulüpten yapılan açıklamada, Durmuş’un şampiyonluk yolunda takımın yeni bir kan değişimi ve enerjiye ihtiyaç duyduğunu ifade ederek görevinden ayrılma talebini yönetim kuruluna ilettiği belirtildi. Yönetim kurulunun bu talebi değerlendirdiği ve kabul ettiği açıklandı. Açıklamada, "Kulübümüze şampiyonluk yaşatarak tarihimize önemli bir başarı kazandıran Teknik Direktörümüz Besim Durmuş, şampiyonluk yolunda takımın yeni bir kan değişimi ve enerjiye ihtiyaç duyduğunu ifade ederek görevinden ayrılma talebini yönetim kurulumuza iletmiştir. Yönetim kurulumuz tarafından değerlendirilen bu talep kabul edilmiştir" ifadelerine yer verildi. Muğlaspor yönetimi, Durmuş ve ekibine teşekkür ederek, kulübe kazandırdıkları şampiyonluk ve verdikleri emekler için minnet duyulduğunu belirtti. Açıklamada ayrıca, kariyerlerinin devamında başarı dilekleri de iletildi. Gelişme, Muğlaspor’un sahasında Altınordu’ya 1-0 mağlup olduğu karşılaşmanın ardından geldi. Bu sonuçla birlikte Muğlaspor’da teknik yapılanmada değişim kararı netleşmiş oldu.