EKONOMİ
Ticaret Bakanlığı’ndan CHP’li bazı milletvekillerinin "İsrail ile ticaretin sürdüğü" iddialarına yalanlama 29 Mart 2026 Pazar - 18:09:08 Ticaret Bakanlığı, "Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi istatistikleri ve devlet kurumlarının açıklamalarına rağmen Cumhuriyet Halk Partisi’nin bazı milletvekillerinin İsrail İstatistik Kurumu’na itibar etmeyi tercih ederek ortaya attıkları ‘İsrail ile ticaretin sürdüğü’ iddiaları yalandır" açıklamasını yaptı. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti’nin 2 Mayıs 2024’te almış olduğu kararla tam 23 aydır Türkiye’den İsrail’e bütün ürün gruplarında ihracat, ithalat, serbest bölge ve transit ticaret tamamen durdurulmuştur. Hatta Türk bayraklı ve İsrail bayraklı hava ve deniz ulaştırması bile yapılmamaktadır. Gümrüklerde ve serbest bölgelerimizde İsrail ile ticaret işlemi yapılamaz. 2 Mayıs 2024’ten bu yana İsrail ile ticaret sıfırdır. Gümrük sistemi kapalıdır. 2 Mayıs 2024 tarihinden sonra ülkemizden İsrail’e yönelik ihracat ve ithalat için tescil edilmiş hiçbir gümrük beyannamesi veyahut İsrail’den ülkemize ulaşan hiçbir İsrail sevkiyatı bulunmamaktadır. İhracat ve ithalat rakamları her ay Ticaret Bakanlığımız ve Türkiye İstatistik Kurumu tarafından da şeffaf olarak yayınlanmaktadır. Diğer taraftan 7 milyona yakın Filistinli’nin ölüm kalım mücadelesi verdiği ve kutsal toprakları savunduğu, hayatta kalmaya çalıştığı bir ortamda, ihtiyaç duydukları acil ürünler için Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı’nın tek tek yazılı onay verdiği ve Filistin topraklarındaki ihtiyaçlara yönelik sevkiyat, Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığımızın kontrolünde ve ancak ithalatçısı ve Filistin varışlı olduğu teyit edilerek gerçekleşmektedir. 7 Haziran 2024’te Filistin hükümeti ile varılan resmi anlaşma gereği, bu malların münhasıran Filistin tarafından kullanıldığı, Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı tarafından da müteaddit defalar açıklanmış bulunmaktadır. Bu rakamlar Ticaret Bakanlığı gümrük verileri ve TÜİK verileri ile sabittir. Diğer taraftan, Filistin toprakları ile yapılan ve ayda 50-60 milyon dolar civarındaki ticaret de, Filistin’in limanı, gümrüğü olmadığı için İsrail’in iki limanı üzerinden yapılabilmektedir. Bu gerçeği CHP’li milletvekilleri de bilmektedirler. Filistin’e yapılması zorunlu düşük rakamlı ihracatı da İsrail’e yapılıyor diye iftira atarak, Filistin’in can damarını kesmeye çalışma çabası içindedirler" denildi. Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: "Türkiye, İsrail’e ekonomik baskılar yaparak dünya ile birlikte Gazze’de ateşkesi sağlamak için 7 Ekim 2023’ten önce aylık ortalama 600-700 milyon dolar ihracat yaptığı İsrail’e ihracatından 2 yıldır feragat etmiştir. Başka bir deyişle bu iki yıllık dönemde toplam 13-14 milyar doları aşkın ihracattan Filistin davasını ve mazlum Filistinli kardeşlerimizi desteklemek için feragat etmiştir. İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü soykırım, masum sivilleri hedef alan insanlık dışı saldırıları ve uluslararası hukuku yok sayan zulmü karşısında Türkiye devleti, hükümeti ve milleti olarak her daim Filistinli kardeşlerimizin yanında olmuştur. İsrail’e ekonomik ve ticaret ambargosu uygulayan yegane öncü ülke olmuştur. Türkiye, Gazze’ye, Gazze halkına, Batı Şeria’ya en çok yardım gönderen, tıbbi yardım sağlayan ülke olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ülkemizin ve hükümetimizin bu ilkeli duruşu, başta Filistinli kardeşlerimiz olmak üzere tüm İslam dünyasından, hatta vicdanlı diğer milletlerden takdir görmüştür ve görmektedir. CHP’li bazı milletvekilleri de bu utanılacak iddialarına ve iftiralarına sarılmak yerine Türkiye Cumhuriyeti’nin bu asil ve kararlı duruşundan gurur duyabilirler. Defaeten açıklandığı üzere çarpıtma haberler ve CHP’li bazı milletvekillerinin zaman zaman yaptığı bu açıklamalar, ’Türkiye sanki halen İsrail’e ihracat yapıyormuş’ algısı oluşturmaya yönelik bir iftira mahiyetindedir. Bu yalanların Türkiye’nin, hükümetimizin İsrail’in soykırımlarına karşı politika ve tedbirlerini itibarsızlaştırmayı ve düpedüz İsrail’in çıkarlarına hizmet etmeyi amaçladığı açıktır. Filistinli vatandaşların yaralarının sarılması, temel ihtiyaçlarının karşılanması ve Gazze’ye insani yardımın kesintisiz ulaştırılması için tüm imkanlarımızı seferber etmeye, bu çerçevede hem İsrail’in manipülasyonları hem de ona hizmet eden içerideki iftiracılarla mücadele etmeye devam edeceğiz. Tarih ve toplumsal vicdan, kimlerin mazlum Filistinlilerin yanında olduğunu, kimlerin de İsrail’in çıkarlarına hizmet ettiğini kaydetmektedir. Bu itibarla hükümetimizin, Ticaret Bakanlığımızın bu konudaki resmi, gerçek ve istatistiki verilere dayalı açıklamalarına itibar edilmesi, İsrail’e hizmet eden, İsrail istatistikleri ve istihbaratından beslenen yalanlara, çarpıtma haberlere itibar edilmemesi hususunu kamuoyumuzun dikkatine saygılarımızla sunarız."
29 Mart 2026 Pazar - 12:34 Muğla yatırım bütçesi 2 yılda yüzde 85 arttı Dünya’nın ve Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan, sahip olduğu verimli toprakları ile tarım, kültürel ve tarihi değerleri ile de kültür ve sanatın merkezi olan Muğla’da Büyükşehir Belediyesi kente değer katan yatırımlarına devam ediyor.2024 yılından sonra yatırım bütçesini ortalama yüzde 85 arttırarak 10 milyar 687 milyon TL’ye çıkaran Büyükşehir Belediyesi altyapıdan, yollara, sağlıktan tarıma birçok alanda Muğla’nın 13 ilçesinde yatırımlarına devam ediyor. 2024 yerel seçimlerinden sonra Muğla’nın 13 ilçesinin hizmet ihtiyacına göre yol haritasını belirleyen Büyükşehir Belediyesi yatırım bütçesinde artışa gitti. Alt ve üstyapıları ile modern bir şehir oluşturmak, tarımda üreten köylüye destek vermek, Muğla’nın yeşil ve mavisini korumak, sosyal belediyecilikle vatandaşların yanında olmak için Büyükşehir Belediyesi yatırım bütçesini 10 milyar 687 milyon TL’ye çıkardı. Uluslararası kredilendirme kuruluşlarından en yüksek notu alan, Büyükşehir Belediyeleri arasında borçsuz belediyelerden biri olan Muğla Büyükşehir Belediyesi Muğla için temeller atmaya, yatırımlarını hayata geçirmeye devam ediyor. Başkan Aras: "Muğla’nın parası hemşehrilerimizin için yatırıma dönüşüyor" 31 Mart Yerel seçimlerinin üzerinden geçen iki yıl içinde Muğla’da altyapıdan tarıma, sağlıktan ulaşıma birçok alanda yatırımların artarak devam ettiğini söyleyen Başkan Aras, Muğla’nın bütçesinin hemşerilerine hizmet olarak geri döndüğünü söyledi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras; "Dünya’nın ve Türkiye’nin en önemli kentlerinden biri olan Muğla’mızda yaşayan, şehrimizi ziyaret eden yerli ve yabancı misafirlerimize en iyi hizmeti vermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Geride bıraktığımız iki yılda seçim öncesi verdiğimiz sözlerin yanı sıra kentimizin ihtiyacı olan birçok hizmeti hayata geçirdik. 7’den 70’e vatandaşlarımızın huzur ve mutluluğu için yeni Yaşam Evleri, Gündüz Bakımevleri’nin temelini atarken üreten köylümüzü de yalnız bırakmadık. Yerel tohumdan, fidan desteğine, arıcılıktan büyük ve küçükbaş hayvancılık desteklemelerine kadar her kalemde üreten köylümüzün elinden tuttuk. Muğla’mızın kıyılarını korumak, yeşil ve mavimizi gelecek nesillere tertemiz bırakmak için 7 atık alım teknemizle denizlerde hizmet verdik. Bu hizmetimizi tüm kıyılarımızda yaygınlaştırmak için tekne sayımızı 12’ye çıkarıyoruz" dedi. "Muğla herkes için önemli bir şehir" Muğla’nın altyapısına ve yollarına da büyük yatırım yaptıklarını söyleyen Başkan Aras, 13 ilçede 435 kilometre yeni, güvenli yolu vatandaşların hizmetine sunduklarını belirtti. Başkan Aras; "Muğla sadece üzerinde yaşayanların değil, dünyanın her yerinden gelen misafirleri ağırlayan, herkesin hayatında en az bir kere ziyaret etmek istediği bir şehir. Bu şehir için modern ve güvenli yolların yanı sıra güçlü bir altyapı yapmak için de yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Bodrum’dan Fethiye’ye dünyanın en önemli turizm markalarını yeni sezona hazırlamak, önem ve aciliyet sırasına göre eksikliklerini gidermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Muğlalı hemşehrilerimizin huzuru ve mutluluğu için Muğla’mızın bütçesini şehrimize hizmetlere harcıyoruz" diye konuştu.
29 Mart 2026 Pazar - 11:14 Bozkırın sarı devleri hasat için bakıma alındı Yozgat’ın Yerköy ilçesinde biçerdöver ustaları, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde başlayacak hasat sezonu öncesinde yoğun mesaiye başladı. İlçede hummalı bir çalışma yürütülürken, bakımı tamamlanan biçerdöverler tırlara yüklenerek hasat için yola çıkmayı bekliyor. Yozgat’ın Yerköy ilçesinde biçerdöver tamircilerinin bakım mesaisi başladı. Türkiye’nin birçok noktasında hasat yapacak olan vasıtalar, ustaların elinden geçti. Biçerdöver tamircisi Güner Kozan, sezon öncesi yapılan bakımın hayati önem taşıdığını belirterek, "Biçerler sezon başlangıcında gelirler, biz bakımlarını yaparız. Sanayideki işlemleri bittikten sonra tekrar tırlara yüklenerek güneydoğu sezonuna gider. Gitmeyen arkadaşlar da buradaki sezondan başlarlar. Biz bütün işlemini yapıyoruz. Kayışları, kasnakları, bilyaları, bıçakları. Tam periyodik bakım yapıyoruz. Yani check up gibi bir şey. Bizden sonraki bakımı da bittiği zaman şanzıman, motor. Yani bu bakımlar olmadan da zaten bu biçer araziye gidemez" dedi. "Sezonda yüzün üzerinde biçere kaporta boya yapıyoruz" Kaporta ve boya ustası Ramazan Türkmen ise biçerdöverlerin dış aksamlarının da yenilendiğini ifade ederek, "Biçerdöver tablasını boyuyoruz şu an. Sarı kısmını bitirdik. Şimdi siyahına geçtik, tırmığı boyayacağız. Azami boya aksamı ve kaporta yenileme yapıyoruz. Öyle yani bakım aksamını arka karşıdaki arkadaşlar yapıyor. Devrik, yanık biçerleri biz yapıyoruz burada. Sezonda yüzün üzerinde biçer kaporta boya yapıyoruz" dedi. "Yerköy’de biçerdöveri olmayana kız vermezler" Yıllardır sektörde çalışan Mustafa Türkmen de Yerköy’ün biçerdövercilikte önemli bir merkez olduğunu vurgulayarak, "12 yaşından 54 yaşıma kadar bu biçer sektöründe yoğuruldum. Biçer pirini bilirim ben. Ben kendim de çalışıyorum vatandaşlara da yardımcı oluyorum. Bu aylarda güneydoğuya, Hatay’a, Urfa’ya, Mardin’e, Kızıltepe’ye güneydoğunun her iline biçer gönderiyoruz. Bundan 20 gün sonra başlarlar. Oradan dönüşte bir şeyden çoğu arızalanıyor. Çoğu devriliyor, kimi yanıyor. Yine benim dükkana geliyor yapılıp geri işe devam ediyorlar. Bu şekilde uğraşıyoruz. 3 bin 500 tane biçer var. Bizim Yerköy’de biçerdöveri olmayana kız vermezler" ifadelerini kullandı. Hasat sezonunun başlamasına sayılı günler kala Yerköy’deki ustaların yoğun mesaisi sürerken, bakımı tamamlanan biçerdöverler Türkiye’nin dört bir yanında ekin biçmek için gün sayıyor.
KOSGEB’den girişimcilere 2 milyon TL’ye kadar destek
05 Ocak 2026 Pazartesi - 16:07 KOSGEB’den girişimcilere 2 milyon TL’ye kadar destek Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, "KOSGEB Girişimcilerini Seçiyor" mottosuyla yürütülen Girişimci Destek Programı kapsamında işini kurmak ve geliştirmek isteyen girişimcilere 2 milyon TL’ye kadar destek sağlanacağını ayrıca, kadın ve genç girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla Kredi Finansman Desteği kapsamında ise 1 milyon TL’ye kadar işletme sermayesi desteği sunulacağını söyledi. Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, 2026’da daha fazla girişimciyi üretime, yeniliğe kazandırmayı hedefleyen KOSGEB Girişimci Destek Programı’na ilişkin açıklamada bulundu. "KOSGEB Girişimcilerini Seçiyor" mottosuyla yürütülen Girişimci Destek Programı kapsamında işini kurmak ve geliştirmek isteyen girişimcilere 2 milyon TL’ye kadar destek verileceğini belirten Murzioğlu, kadın ve genç girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla Kredi Finansman Desteği kapsamında ise 1 milyon TL’ye kadar işletme sermayesi desteği sunulacağını belirtti. KOSGEB’ten kadın ve genç girişimcilere özel finansman desteği Açıklamasında programın detaylarına değinen Başkan Murzioğlu, "İş geliştirme desteği kapsamında girişimcilere; 1,5 milyon TL’ye kadar, yüzde 80 oranında, geri ödemeli destek verilecek. Girişimcinin kadın, genç, engelli, gazi veya birinci derece şehit yakını olması halinde destek üst limiti 150 bin TL artırılacak. Destek kapsamında işletmelerin; personel, makine, teçhizat, kalıp, yazılım ve hizmet alımı giderleri karşılanacak. Kredi finansman desteği kapsamında ise, 1 milyon TL’ye kadar işletme sermayesi desteği sağlanacak, kredi anlaşmalı bankalar aracılığıyla kullandırılacak, kredi finansman maliyetinin yüzde 50’si KOSGEB tarafından geri ödemesiz karşılanacak, azami kredi vadesi 36 ay olacak" dedi. "KOSGEB, girişimcileri seçerek üretim ve yeniliği destekleyecek" Programın desteklenecek sektörler ve değerlendirme süreçleri hakkında da açıklamada bulunan Murzioğlu, "Program kapsamında, imalat, telekomünikasyon, bilgisayar programlama, danışmanlık ve ilgili faaliyetler, bilişim altyapısı, veri işleme ve barındırma ve diğer bilgi hizmet faaliyetleri, bilimsel araştırma ve geliştirme sektörleri desteklenecek. Başvurular, sektör bazında oluşturulan kurullarda KOSGEB personeli, öğretim elemanları ve bağımsız sektör temsilcileri tarafından değerlendirilecek. Ülke genelinde ilk bin, il bazında ilk 6 proje jüri değerlendirmesine davet edilecek. Jüri ve kurul puanlarının ortalamasına göre yapılan sıralamada ülke genelinde ilk 500, il bazında ilk 3 proje destek almaya hak kazanacak. İsteyen kadın veya genç girişimciler yalnızca Kredi Finansman Desteğinden yararlanabilecek. Jüri puanı 50 ve üzeri olup sıralamaya giremeyen kadın veya genç girişimciler ise Kredi Finansman Desteğinden faydalanabilecek" diye konuştu. Başvurular 31 Ocak tarihinde sona erecek Başvuruların başladığını ve 31 Ocak 2026 tarihine kadar devam edeceğini hatırlatan Murzioğlu, "Geri ödemeli desteklerde fâiz, komisyon uygulanmayacak. Geri ödemeler, 36 aylık program süresi sonunda başlayacak. Başvuru yapacak işletmenin; İş Kurma Desteği için KOSGEB tarafından desteklenen sektörlerde faaliyet gösteren 0-1 yaş aralığındaki işletme olması ve KOSGEB Veri Tabanında kayıtlı, aktif durumda ve işletme beyanının güncel olması gerekmektedir. Bu program, fikri olan ama sermayeye erişimde zorlanan girişimcilerimiz için çok önemli bir fırsat. Özellikle kadın ve genç girişimcilerimizin üretimin içinde daha güçlü yer almasını istiyoruz. KOSGEB’in sunduğu bu destekler, doğru projelerle birleştiğinde hem ilimiz hem de ülke ekonomisi için ciddi katma değer oluşturacaktır. Girişimcilerimizin projelerine güveniyoruz ve bu fırsatı iyi değerlendireceklerine inanıyorum" şeklinde konuştu. Murzioğlu, detaylı bilgilere KOSGEB internet adresinden ulaşılabileceğini de sözlerine ekledi.
Japonya’daki raylı sistem Türkiye’de Japon Konutları’nda
05 Ocak 2026 Pazartesi - 15:56 Japonya’daki raylı sistem Türkiye’de Japon Konutları’nda Raylı sistem olarak bilinen sismik izolatörlü yapıları projelerinden kullandıklarını belirten Japon Konutları CEO’su Okan Hocaoğlu, "Biz, projelerimizde sismik izolatör kullanıyoruz. Teknik olarak bina ve zemin arasında yer alan izolatör zeminde yaşanan depremin ve etkilerinin yukarıda bulunan yaşam alanlarında çok az hissedilmesini sağlıyor. Böylece can ve mal güvenliği korunmuş oluyor ayrıca psikolojik olarak da bireylerin rahat yaşamasına katkı sağlıyor" dedi. Dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri olan ‘Pasifik Ateş Çemberi’ üzerinde yer alan Japonya’da meydana gelen depremler ve akabinde yetkililerce tsunami uyarıları verildiği bilgilerini sıklıkla alıyoruz. En son geçtiğimiz ay Japonya’da 7,5 büyüklüğünde deprem meydana geldi ve bu depremin ardından can kaybının yaşanmadığı ve yaralı sayısının ise yalnızca 50 olduğu açıklandı. Japonya’da depreme dayanıklı binalar ve deprem izolasyon sistemi ise yeniden merak konusu oldu. Yüksek inşaat mühendisi ve makine mühendisi olan Japon Konutları CEO’su Okan Hocaoğlu, Japonya’da geliştirilen bu uygulamaları, yerinde incelemelerini ve bu teknolojileri Türkiye’de inşa etmekte oldukları Japon Konutları projesine nasıl uyguladıklarını anlattı. Japonya’daki raylı sistem Türkiye’deki konut projesinde Raylı sistem olarak bilinen sismik izolatörlü yapılar Türkiye’de 100 yatak ve üzeri kapasitesi bulunan kamu hastanelerinde kullanılmaya uzun yıllar önce başlandı. Türkiye’de bu teknolojinin kullanıldığı ilk konut projelerinden biri ise Japon Konutları. Hocaoğlu ve ekibinin Japonya’da yerinde yaptığı incelemeler doğrultusunda hem Japonların konuya yönelik bakış açıları hem de geliştirdikleri teknolojiler örnek alınarak Türkiye’de yapılan konut projesinin ikinci etabına başlandı. İstanbul Sancaktepe’de yapımı devam eden konutların sismik izolatörlü ikinci etabı yoğun ilgi gördü. "Projelerimiz kontrollü hasar değil sıfır hasar prensibiyle geliştiriliyor" Hocaoğlu, depremde hasarsızlık ilkesi ile hareket ettiklerini belirterek, "Sıfır hasar statik anlamda kolon, kiriş, duvar, döşeme dahil hiç bir aksamın hasar almayacak şekilde tasarlanması prensibidir. Japonların bir sözü var: "Binalar insanları korumak için var" bina depremden öncede sonrada vatandaşa güven vermeli" şeklinde konuştu. Deprem izolasyonu Hocaoğlu sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye’de raylı sistem olarak bilinen deprem izolasyonunun farklı yöntemleri var. Biz projelerimizde sismik izolatör kullanıyoruz. Teknik olarak bina ve zemin arasında yer alan izolatör zeminde yaşanan depremin ve etkilerinin yukarıda bulunan yaşam alanlarında çok az hissedilmesini sağlıyor. Deprem kuvvetinin altta sönümlenmesiyle insanların yaşadıkları alanda rahat bir şekilde depremi atlatmalarını sağlıyor. Böylece can ve mal güvenliği korunmuş oluyor ayrıca psikolojik olarak da bireylerin rahat yaşamasına katkı sağlıyor. "Güvenlik, konfor, huzur hedefliyoruz" Üretmekte olduğumuz Japon Konutları projelerini öncelikle sağlam zemin üzerine kurguluyoruz. Sismik izolatör kullanarak depremde sıfır hasar hedefliyoruz. Binalarımızda C40 ve üzeri beton kullanıyoruz. Tüm mühendislik ve mimari tasarımlarımızı hasarsızlık prensibi ile geliştiriyoruz. Japonya’da yaşanan bu depremde de önceki depremlerde de çok az hasarla süreç atlatıldı, bu da Japonların konuya bakış açısı ve geliştirdikleri izolatörlü, güvenli binalar sayesinde mümkün oldu."
Gökova mahallesinin yolları yenileniyor
05 Ocak 2026 Pazartesi - 15:51 Gökova mahallesinin yolları yenileniyor Muğla Büyükşehir Belediyesi, kentin dört bir yanında ulaşım altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlarına aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi, Ula’nın Gökova Mahallesi’nde Kozlukuyu olarak bilinen Gökova Yolu güzergâhında sıcak asfalt yenileme, kaldırım ve cep otoparkı imalatlarını sürdürüyor. Ula Belediyesi ile yapılan protokol kapsamında lokal olarak yağmursuyu boru geçişi ve zemin iyileştirme çalışmaları tamamlandı. Bin 400 metrelik hatta sıcak asfalt kaplama, çift taraflı kaldırım, cep otoparkı düzenlemeleri devam ediyor. Çalışmalarla birlikte uzun süredir altyapı ve üstyapı sorunları nedeniyle yıpranan yolun daha güvenli ve konforlu hale getirilmesi hedefleniyor. Muhtar Bavut: "Talebimizi karşılayan Ahmet Başkan’a teşekkür ederim" Ula Muhtarlar Derneği Başkanı ve Gökova Mahalle Muhtarı Ulaş Bavut, "Bazı altyapı çalışmaları nedeniyle yolumuz bozulmuştu. Ahmet Başkanımızdan yolumuzun yenilenmesini talep ettik. Talebimizi olumlu karşıladı. Muğla’nın her noktasına gösterilen değerin Gökova’ya da yansıtılmasından memnunuz. Başta Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Yasakçı: "Vatandaşlar daha rahat güvenli bir yolda seyahat edecek" Yapılan sıcak asfalt çalışmasıyla birlikte vatandaşların daha rahat ve güvenli bir şekilde seyahat edebileceğini söyleyen Gökova sakinlerinden Mustafa Yasakçı, "Yolumuzu yenilediği için Ahmet Başkanımıza çok teşekkür ederiz. Yolumuz önceden döşemeydi bazı yerler bozuluyordu ve bakımı zordu. Şimdi sıcak asfalt yapılıyor. Vatandaşlar daha rahat güvenli bir yolda seyahat edecek." diye konuştu. Başkan Aras: "Vatandaşlarımızın günlük hayatını kolaylaştırmaya devam ediyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Muğla’mızın her noktasında vatandaşlarımızın günlük yaşamını kolaylaştıran çalışmalar yapmaya devam ediyoruz. 2025 yılında 2 milyar 86 milyon TL yol yatırımı gerçekleştirirken, 180 bin metre yeni yol ile 440 bin metre yol bakım ve onarım çalışmasını tamamladık. 2026’da 4 milyar 150 milyon TL’lik bütçeyle 521 bin metreyi aşkın yol çalışmasını hayata geçirmeyi planlıyoruz. Gökova’da yürütülen bu çalışmayla, yol güvenliği artırılırken aynı zamanda mahalle dokusuyla uyumlu, düzenli bir ulaşım altyapısı oluşturuyoruz. Bizim için merkez-kırsal ayrımı yok, her mahallemiz eşit hizmeti hak ediyor. İhtiyaç olan her noktada yatırımlarımızı sürdürmeye devam edeceğiz" dedi.
Memur-Sen Başkanı Yalçın: "Kamu personel sistemine ilişkin yapılacak köklü çalışmanın tamamlayıcı unsuru toplu sözleşme yasamız olmalıdır"
05 Ocak 2026 Pazartesi - 15:39 Memur-Sen Başkanı Yalçın: "Kamu personel sistemine ilişkin yapılacak köklü çalışmanın tamamlayıcı unsuru toplu sözleşme yasamız olmalıdır" Memur Sendikaları Konfedarasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın, "Kamu personel sistemine ilişkin yapılacak köklü çalışmanın reformist çalışmanın tamamlayıcı unsuru toplu sözleşme yasamız olmalıdır" dedi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2025 yılının Aralık ayı enflasyonu yüzde 0,89 olarak açıklandı. Bu rakamla birlikte, kamu görevlileri ve emeklilerinin zam oranı yüzde 18,60 olarak belirlendi. Açıklanan rakamların ardından Memur Sendikaları Konfedarasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın, Memur-Sen Genel Merkezi’nde açıklamalarda bulundu. Yalçın, son 2 toplu sözleşmenin uzlaşmazlıkla sonuçlandığını ve Memur-Sen olarak imza atmadıklarını hatırlatarak, "İlkelerimizi ortaya koyduk, direncimizi ortaya koyduk. Böyle bir belirsizliğe kamu görevlisinin ve emeklisinin göz göre göre itilmesine rıza göstermedik. Kamu İşveren heyeti ve kamu yöneticileri beklentilerimize, tespitlerimize, tekliflerimize hayal diyordu. ‘Memur-Sen fazla istiyor’ diyorlardı. Ama bugün geldiğimiz noktada Memur-Sen’in tekliflerinin ne kadar isabetli olduğunu yıllık enflasyon oranı, enflasyon farkı göstermektedir" şeklinde konuştu. "Alt gelir grubuna düşen kamu görevlileri artık tekrar hak ettiği seviyeye gelmek istiyor" Zam oranlarının yetersiz olduğunun altını çizen Yalçın, "Enflasyon rakamlarının tartışmalı olduğu bir zeminde, rakamların baskılanmasına rağmen gerçekler apaçık ortada. Bugün en düşük memur maaşı 47 bin 500 liradan taban aylığa bin lira ilaveyle ve 10 puan dahil 58 bin 300 lira olacak. 58 bin 300 lira maaş alan birisi nasıl evlilik hayali kuracak? Nasıl ev tutacak? Nasıl içini nasıl donatacak? 30 yıllık bir hizmetli, emekliliğe ayrıldığında 983 bin lira emekli ikramiyesi alacak. Bu parayla ev alınır mı? Başını sokacak 1 + 1 daire değil, kulübe bile alamaz. Alt gelir grubuna düşen kamu görevlileri artık tekrar hak ettiği seviyeye gelmek istiyor" değerlendirmesinde bulundu. Yalçın, kamu personel sistemi sorunlarının görünür hale geldiğine dikkati çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Kamuya dair asimetrik bu durum artık hem toplu sözleşme masasını hem de kurumsal ciddiyeti zedeliyor. Tali yollardan, tekil düzenlemelerden ve geçici çözümlerden vazgeçip artık doğasıyla, ruhuyla ve kapsayıcılığıyla; dağınıklığın giderildiği, kurumsal adaletsizliğin bittiği ve çalışma barışının sağlandığı kamu personel sistemine ilişkin köklü çalışmanın yapıldığı bir zemine geçilmeli. İşe alımdan yükselmeye kadar, maaş sisteminden disiplin hükümlerine kadar, kadrolardan sosyal güvenliğe kadar, sosyal haklardan emeklilik sistemine kadar yeni bir bakış açısıyla toptan ele almaya ihtiyaç var. Bu konuda devlet tarafından söylemle niyet gösterildi. Şimdi eylemle işi icraate dökme vaktidir. Memur-Sen, yapılacak çalışmanın mütemmim cüz’üdür. Her zaman olduğu gibi elimizi değil taşın altına koymaya hazırız yeter ki; sorunun varlığını kabul eden anlayışla ortak noktada buluşma hassasiyeti gösterilsin." "Kamu personel sistemine ilişkin yapılacak köklü çalışmanın tamamlayıcı unsuru toplu sözleşme yasamız olmalıdır" Kamu işvereninin sahanın tepkilerini ve kamu görevlilerinin tekliflerini duymadığını belirten Yalçın, "Kamu personel sistemine ilişkin yapılacak köklü çalışmanın reformist çalışmanın tamamlayıcı unsuru toplu sözleşme yasamız olmalıdır" ifadelerini kullandı. "Ekonomik maliyeti göğüslemek, sosyal maliyeti üstlenmekten çok daha kolaydır" Hükümetten 3 konuda beklentileri olduklarını vurgulayan Yalçın, şu ifadeleri kullandı: "Birincisi geçmiş kayıplarımızı ve hakemin hatasını telafi edecek, emekliliğe de yansıyacak şekilde taban aylığa seyyanen zam yapılmasıdır. Kamuda çalışma barışının sağlanması ve ücret adaletsizliğinin bitirilmesi için bu şarttır. İkincisi çalışma barışı ve ücret dengesi için; Kamu Personel Sisteminde çalışma yapılması. 2026 yılı bu çalışmanın yapılıp, kamu personel sistemindeki çarpıklıkların giderildiği yıl olsun. Üçüncüsü ise 4688 sayılı Kanunun; süre, yetki, taraf, tutanak sistemi ve Hakem Kurulu yönüyle eksikliklerinin giderilmesi, evrensel ilke ve normlara uygun hale getirilmesidir. Kamu İşvereni ve Hükümet; ajandasının en başına bu 3 başlığı not etmeli. Yıl sonuna kadar bu çalışma yapılıp tamamlamalıdır. Ekonomik maliyeti göğüslemek, sosyal maliyeti üstlenmekten çok daha kolaydır." Ayrıca Yalçın, açıklanan rakamların ardından eylem planlarının da gündemde olduğunu ifade etti.
Giresun’da tarım ve sulama yatırımları
05 Ocak 2026 Pazartesi - 15:37 Giresun’da tarım ve sulama yatırımları Giresun Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, 2025 yılında il genelinde gerçekleştirilen altyapı ve su yatırımlarının bilançosunu açıkladı. İl Özel İdaresi ve Devlet Su İşleri (DSİ) iş birliğiyle yürütülen çalışmalar kapsamında, taşkın korumadan tarımsal sulamaya kadar birçok proje hayata geçirildi. Giresun’da su kaynaklarının verimli kullanılması ve afet risklerinin azaltılması amacıyla 2025 yılı yatırım yılı olarak kayıtlara geçti. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yapılan çalışmaların günü kurtarmaya yönelik değil, şehrin geleceğini inşa etmeye odaklı stratejik adımlar olduğunu vurguladı. Bölgenin coğrafi yapısı gereği en önemli risk faktörlerinden biri olan sel ve taşkınlara karşı 2025 yılında kapsamlı önlemler alındı. Açıklanan verilere göre; dere yataklarını kontrol altına almak ve taşkın riskini azaltmak amacıyla yıl boyunca toplam 14 bin 100 metre taşkın kontrol tesisi inşa edildi. Bu çalışmalar kapsamında 58 bin 926 metreküp taş duvar imalatı gerçekleştirildi. Ayrıca rüsubat kontrolünü sağlamak için dere yataklarına 12 adet tersip bendi yapılırken, vatandaşların güvenli ulaşımını sağlamak amacıyla 58 adet araç ve yaya köprüsü ile dere geçiş yapısı tamamlanarak hizmete sunuldu. Yatırımların bir diğer önemli ayağını ise içme suyu projeleri oluşturdu. Kırsal kesimde yaşayan vatandaşların temiz ve sağlıklı suya erişimini güvence altına almak için 337 bin 650 metre içme suyu boru hattı döşendi. Su depolama kapasitesini artırmak amacıyla ise 39 adet polietilen su deposu inşa edildi. Giresun’un tarımsal potansiyelini artırmak amacıyla sulama altyapısına da önemli yatırımlar yapıldı. 2025 yılında şehre 1 baraj, 1 gölet ve 1 sulama tesisi kazandırıldı. Çiftçilerin üretim kapasitesine doğrudan katkı sağlamak hedefiyle 8 bin 420 metre sulama hattı çekilirken, 20 adet sulama sanat yapısı tamamlandı. Vali Serdengeçti, suyun her damlasını planlayan bir anlayışla hareket ettiklerini belirtti. Serdengeçti, "Yapılan bu yatırımlar sadece bugünü değil, Giresun’un geleceğini şekillendirmektedir. Hem vatandaşımızın can ve mal güvenliğini sağlayan taşkın koruma projelerimizle hem de toprağımıza bereket katan sulama tesislerimizle şehrimizin altyapısını güçlendirmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
EKK: "2026’da enflasyonla mücadeleyi yapısal reformlarla destekleyeceğiz"
05 Ocak 2026 Pazartesi - 15:27 EKK: "2026’da enflasyonla mücadeleyi yapısal reformlarla destekleyeceğiz" Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK), 2026 yılının ilk toplantısının ardından yaptığı açıklamada dezenflasyon sürecinin devam ettiğini belirterek "2026 yılında para ve maliye politikalarını eşgüdüm içinde uygulayarak enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz" değerlendirmesinde bulundu. Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK), 2026 yılının ilk toplantısının ardından yaptığı yazılı açıklamada ekonomi programının sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. EKK tarafından yapılan yazılı açıklamada, uluslararası rezervlerin tarihi yüksek seviyeye ulaştığı ve rezerv yeterliliğinin uluslararası standartlarda güçlendiği belirtilerek, "Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) 2026 yılı ilk toplantısını bugün gerçekleştirmiştir. Kararlılıkla uyguladığımız ekonomi programı sayesinde elde ettiğimiz kazanımları 2025 yılında daha da ileriye taşıdık. Rezervlerimiz tarihi yüksek seviyeye ulaşmış ve uluslararası standartlarda rezerv yeterliliği sağlanmıştır. Türk lirası varlıklara duyulan güven artmış ve önemli bir koşullu yükümlülük olan Kur Korumalı Mevduat (KKM) sonlandırılmıştır. Ülke risk primimiz, 2018 yılı Mayısından sonraki en düşük seviyesine gerilemiş, böylece kamu ve özel sektörün dış borçlanma maliyetleri önemli ölçüde azalmış ve daha uygun koşullarla dış finansmana erişim artmıştır" ifadeleri yer aldı. "Büyüme, istihdam ve cari denge olumlu seyrini sürdürdü" Kurul açıklamasında, ekonomik büyümenin dengeli yapısına dikkat çekilerek, "Tüketim ve yatırımın dengeli görünümü ile ekonomimiz ilk üç çeyrekte yıllık yüzde 3,7 büyümüştür. Mal ve hizmet ihracatımızdaki artışın etkisiyle 2025 yılsonunda milli gelire oranla yüzde 1,4 civarında öngördüğümüz cari açık, sürdürülebilir seviyelerde korunmuştur. İşsizlik oranı 31 aydır tek haneli seviyelerde seyretmektedir. Dezenflasyon süreci devam etmiş ve yıllık enflasyon son dört yılın en düşük seviyesi olan yüzde 30,89’a gerilemiş, temel mal enflasyonu ise yüzde 17,7 seviyesine inmiştir. Yüksek deprem harcamalarına rağmen mali disiplin korunmuş, kamu borçluluğu düşük seviyesini sürdürmüştür" değerlendirmesi yapıldı. "Enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz" EKK açıklamasında enflasyon hedeflerine ilişkin şu değerlendirme yapıldı: "Enflasyonla mücadeleyi, kalıcı fiyat istikrarı sağlanana kadar çok boyutlu, koordineli ve kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. 2026 yılında para ve maliye politikaları ile bütüncül bir yaklaşım ve eşgüdüm içinde atacağımız adımlarla enflasyonla mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu çabalarımızı sadece talep yönlü politikalarla değil; gıda, konut, enerji ve ulaştırma gibi birçok alanda uyguladığımız arz yönlü tedbirler ve yapısal reformlarla da destekliyoruz." Cari dengede kalıcı iyileşme hedefi doğrultusunda enerjide arz güvenliği ve dışa bağımlılığın azaltılmasının önem taşıdığına yer verilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "Enerji ve doğal kaynaklarımızın etkin kullanımını sağlayacak ve yenilenebilir enerji kapasitemizi artıracak yatırımlara öncelik veriyoruz. 2025 yılı Temmuz ayında yapılan kanun değişikliğiyle, yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırmak amacıyla izin ve onay süreçleri sadeleştirilmiştir. Jeotermal enerji kurulu kapasitesinde Avrupa’da ilk sırada yer alan ülkemizin, bu alanda küresel ölçekte lider konuma ulaşmasına yönelik çalışmalarımıza devam ediyoruz. İklim değişikliğinin getirdiği riskler ve artan gıda talebi; tarımda verimlilik, kalite ve sürdürülebilirlik odaklı politikaları zorunlu kılmaktadır. Bu doğrultuda, planlı ve sözleşmeli üretime, modern tarım teknoloji uygulamalarının yaygınlaştırılmasına, yenilenebilir enerji kullanımına, sulama yatırımlarına ve organize tarım bölgelerinin artırılmasına öncelik veriyoruz. Türkiye, jeopolitik konumu ve güçlü altyapısı sayesinde uluslararası taşımacılıkta önemli bir konumdadır. Altyapı yatırımları, rekabet ve üretim gücümüzü artıracak şekilde bütüncül bir yaklaşımla önceliklendirilmektedir. Bu kapsamda, sanayi bölgeleri ve limanların mevcut demiryolu ağına bağlantısını sağlamak üzere önceliklendirilmiş iltisak hatları programı tamamlanacaktır. Böylece üretim bölgelerini demiryoluyla limanlara bağlayarak, iç ve dış pazara erişim artırılacaktır. Bu kapsamda bugün yapılan EKK toplantısında ele alınan temel hususlar şunlardır, lojistik altyapının geliştirilmesi ve demiryolu-liman bağlantılarına yönelik çalışmalarda mevcut durum değerlendirilerek atılması gereken ilave adımlar istişare edilmiştir. Ülkemizde jeotermal enerji kaynakları, kullanım alanları ve jeotermal enerji potansiyeline ilişkin konular değerlendirilmiştir. Tarım sektöründeki son dönem gelişmeler ile tarımsal desteklerin etkileri ele alınmıştır. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda uyguladığımız programla elde ettiğimiz kazanımları kalıcı hale getirmek, ekonomide dönüşümü sağlayarak verimliliği ve rekabet gücümüzü artırmak için politikalarımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz. 2026 yılında yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejimizi destekleyecek, enflasyonla mücadelemizi güçlendirecek yapısal reformları hayata geçireceğiz."
Van’da yüzyılın konut projesinin kura çekimleri yapıldı
05 Ocak 2026 Pazartesi - 13:30 Van’da yüzyılın konut projesinin kura çekimleri yapıldı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yürütülen 500 bin sosyal konut projesi kapsamında Van’da inşa edilecek 6 bin 803 konutun hak sahiplerini belirlemek amacıyla kura çekimi gerçekleştirildi. Van Devlet Tiyatrosu Salonu’nda düzenlenen kura töreninde, Van merkez ve ilçelerinde yapılacak projeler için konut alma hakkı ve konut belirleme kurası noter huzurunda yapıldı. Kura sonucunda asil ve yedek hak sahipleri belirlendi. Yoğun katılımın olduğu kura çekimi, salonda ve canlı yayın aracılığıyla vatandaşlar tarafından büyük ilgiyle takip edildi. Kura heyecanı yaşayan binlerce aile, yeni yuvalarına kavuşacak olmanın mutluluğunu yaşadı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, yüz yılın konut projesi kapsamında 81 ilin tamamında inşa edilecek 500 bin sosyal konutun Van’daki hak sahiplerini belirlediklerini belirtti. Bakan Yardımcısı Bulut, "Bu kapsamda ilimizde 6 bin 803 konutun kura çekimini gerçekleştiriyoruz. Sizlerle bir araya gelmekten, hasret gidermekten büyük bir memnuniyet duyuyor; bizleri bağrına basan her bir Vanlı kardeşime gösterdikleri vefa ve muhabbet için yürekten teşekkür ediyorum. Bu vesileyle, şimdiden yeni yuvalarımızın hayırlı olmasını diliyor, hak sahibi olacak vatandaşlarımıza yeni evlerinde aileleriyle birlikte ağız tadıyla oturmalarını temenni ediyorum" dedi. Barınmanın insanın en temel ihtiyaçlarından biri olduğunu dile getiren Bulut, "Bu nedenle ailesiyle birlikte güvenli bir çatı altında yaşamak her vatandaşımızın en doğal hakkıdır. AK Parti iktidarları olarak 23 yıldır eser ve hizmet siyasetimizin merkezine her zaman insanı aldık. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye; sanayiden tarıma, çevreden şehircilik alanına kadar her alanda olduğu gibi konut alanında da vatandaşlarımızın yanında olduk. Özellikle dar gelirli ailelerimizin ev sahibi olması, öncelikli gündem maddelerimizden biri oldu. Bu anlayışla TOKİ Başkanlığımız eliyle, sosyal donatılarıyla birlikte bugüne kadar 1 milyon 750 bin konut ürettik" diye konuştu. "Van Stadyumu’nun fizibilite çalışmaları devam ediyor" Van’da yaklaşık 100-120 milyar liralık bir yatırımlarının bulunduğunu ifade eden Van Valisi Ozan Balcı ise "Bu yatırımların 3 yıl içerisinde tamamlanmasını öngörüyoruz. Projeler tamamlandığında ise Vanlı hemşerilerimize yaklaşık 30-35 bin kişilik istihdam sağlanacak. Bunun son derece önemli olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum. Ayrıca TOKİ Başkanımızın da ifade ettiği üzere, Van Stadyumu’nun fizibilite çalışmaları devam ediyor. Bu süreçte desteklerini esirgemeyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum’a ve Gençlik ve Spor Bakanımıza teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen 500 bin konut kampanyası kapsamında Van’da yeni sosyal konutlar inşa edileceğini dile getiren TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur da "Bugün, bu kampanyanın ikinci aşaması olan hak sahiplerini belirleme kurasının heyecanını ve mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Bu proje, devletimizin ortaya koyduğu tarihin en kapsamlı sosyal konut hamlesi olup yaklaşık 2 milyon vatandaşımıza yuva sağlayacaktır. Kampanyaya; Van merkez ilçelerimiz başta olmak üzere Başkale, Çaldıran, Erciş, Gevaş, Gürpınar, Muradiye, Özalp ve Saray ilçelerimizden toplam 64 bin 824 vatandaşımız başvuruda bulunmuştur. Noter ve sizlerin huzurunda birazdan kuralar çekilecek; burada bulunmayan vatandaşlarımız da süreci canlı olarak takip edebilecektir. Yapılacak kura sonucunda 6 bin 803 hak sahibi belirlenecektir. Hak sahibi olacak vatandaşlarımıza, sağlık, huzur ve güven içerisinde yaşayacakları sıcak yuvalar inşa edeceğimizi şimdiden müjdelemek istiyorum" dedi. Kura törenine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, Van Valisi Ozan Balcı, TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Tümgeneral Ünsal Bulut, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mücahit Avkıran, İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, Vali yardımcıları, kurum amirleri, siyasi parti temsilcileri, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
TT Ventures, CES Yatırım Ortaklığı ile küresel bağlantılarına güç katıyor
05 Ocak 2026 Pazartesi - 12:42 TT Ventures, CES Yatırım Ortaklığı ile küresel bağlantılarına güç katıyor TT Ventures, dünyanın en büyük teknoloji ve inovasyon etkinliklerinden Consumer Electronics Show (CES) kapsamında küresel teknoloji ve yatırım ekosistemiyle stratejik temaslarını güçlendiriyor. Türk Telekom, TT Ventures ile Türkiye’nin girişim ekosistemine destek vermeyi sürdürüyor. Türkiye’de girişim ve inovasyon kültürünün gelişmesine 10 yılı aşkın süredir önemli katkılar sunan TT Ventures, yenilikçi girişimleri destekleyerek hem Türkiye’de hem de dünyada ölçeklenebilir iş modelleri geliştirmesine destek oluyor. San Fransisco’daki ofisi ve uluslararası bağlantılarıyla yerli girişimleri küresel sahneye taşıma vizyonuyla çalışmalarını sürdüren şirket, her yıl girişimleri, teknoloji devlerini ve yatırım fonlarını aynı zeminde buluşturan CES organizasyonunun Investor Partnership (Yatırımcı Ortaklığı) programına dahil oldu. Vegas’ta 6-9 Ocak 2026 tarihleri arasında "AI Her Yerde" temasıyla gerçekleştirilecek CES öncesi programa dahil olarak stratejik bir adım atan şirket, küresel yatırımcı bağlantılarına güç kattı. Yatırımcı Ortaklık Programı kapsamında CES’te gerçekleştirilecek özel buluşmalar sayesinde TT Ventures girişimleri, küresel yatırımcı ekosistemiyle bir araya gelme fırsatı yakalayacak. Aynı zamanda bu platform, Türkiye’nin yenilikçi girişimlerini ve teknoloji yatırım ekosistemini uluslararası yatırımcılarla buluşturarak Türkiye’nin teknoloji alanındaki yetkinliğini küresel ölçekte daha da görünür hale getirecek.