EKONOMİ
Ticaret Bakanlığı’ndan CHP’li bazı milletvekillerinin "İsrail ile ticaretin sürdüğü" iddialarına yalanlama 29 Mart 2026 Pazar - 18:09:08 Ticaret Bakanlığı, "Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi istatistikleri ve devlet kurumlarının açıklamalarına rağmen Cumhuriyet Halk Partisi’nin bazı milletvekillerinin İsrail İstatistik Kurumu’na itibar etmeyi tercih ederek ortaya attıkları ‘İsrail ile ticaretin sürdüğü’ iddiaları yalandır" açıklamasını yaptı. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti’nin 2 Mayıs 2024’te almış olduğu kararla tam 23 aydır Türkiye’den İsrail’e bütün ürün gruplarında ihracat, ithalat, serbest bölge ve transit ticaret tamamen durdurulmuştur. Hatta Türk bayraklı ve İsrail bayraklı hava ve deniz ulaştırması bile yapılmamaktadır. Gümrüklerde ve serbest bölgelerimizde İsrail ile ticaret işlemi yapılamaz. 2 Mayıs 2024’ten bu yana İsrail ile ticaret sıfırdır. Gümrük sistemi kapalıdır. 2 Mayıs 2024 tarihinden sonra ülkemizden İsrail’e yönelik ihracat ve ithalat için tescil edilmiş hiçbir gümrük beyannamesi veyahut İsrail’den ülkemize ulaşan hiçbir İsrail sevkiyatı bulunmamaktadır. İhracat ve ithalat rakamları her ay Ticaret Bakanlığımız ve Türkiye İstatistik Kurumu tarafından da şeffaf olarak yayınlanmaktadır. Diğer taraftan 7 milyona yakın Filistinli’nin ölüm kalım mücadelesi verdiği ve kutsal toprakları savunduğu, hayatta kalmaya çalıştığı bir ortamda, ihtiyaç duydukları acil ürünler için Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı’nın tek tek yazılı onay verdiği ve Filistin topraklarındaki ihtiyaçlara yönelik sevkiyat, Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığımızın kontrolünde ve ancak ithalatçısı ve Filistin varışlı olduğu teyit edilerek gerçekleşmektedir. 7 Haziran 2024’te Filistin hükümeti ile varılan resmi anlaşma gereği, bu malların münhasıran Filistin tarafından kullanıldığı, Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı tarafından da müteaddit defalar açıklanmış bulunmaktadır. Bu rakamlar Ticaret Bakanlığı gümrük verileri ve TÜİK verileri ile sabittir. Diğer taraftan, Filistin toprakları ile yapılan ve ayda 50-60 milyon dolar civarındaki ticaret de, Filistin’in limanı, gümrüğü olmadığı için İsrail’in iki limanı üzerinden yapılabilmektedir. Bu gerçeği CHP’li milletvekilleri de bilmektedirler. Filistin’e yapılması zorunlu düşük rakamlı ihracatı da İsrail’e yapılıyor diye iftira atarak, Filistin’in can damarını kesmeye çalışma çabası içindedirler" denildi. Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: "Türkiye, İsrail’e ekonomik baskılar yaparak dünya ile birlikte Gazze’de ateşkesi sağlamak için 7 Ekim 2023’ten önce aylık ortalama 600-700 milyon dolar ihracat yaptığı İsrail’e ihracatından 2 yıldır feragat etmiştir. Başka bir deyişle bu iki yıllık dönemde toplam 13-14 milyar doları aşkın ihracattan Filistin davasını ve mazlum Filistinli kardeşlerimizi desteklemek için feragat etmiştir. İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü soykırım, masum sivilleri hedef alan insanlık dışı saldırıları ve uluslararası hukuku yok sayan zulmü karşısında Türkiye devleti, hükümeti ve milleti olarak her daim Filistinli kardeşlerimizin yanında olmuştur. İsrail’e ekonomik ve ticaret ambargosu uygulayan yegane öncü ülke olmuştur. Türkiye, Gazze’ye, Gazze halkına, Batı Şeria’ya en çok yardım gönderen, tıbbi yardım sağlayan ülke olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ülkemizin ve hükümetimizin bu ilkeli duruşu, başta Filistinli kardeşlerimiz olmak üzere tüm İslam dünyasından, hatta vicdanlı diğer milletlerden takdir görmüştür ve görmektedir. CHP’li bazı milletvekilleri de bu utanılacak iddialarına ve iftiralarına sarılmak yerine Türkiye Cumhuriyeti’nin bu asil ve kararlı duruşundan gurur duyabilirler. Defaeten açıklandığı üzere çarpıtma haberler ve CHP’li bazı milletvekillerinin zaman zaman yaptığı bu açıklamalar, ’Türkiye sanki halen İsrail’e ihracat yapıyormuş’ algısı oluşturmaya yönelik bir iftira mahiyetindedir. Bu yalanların Türkiye’nin, hükümetimizin İsrail’in soykırımlarına karşı politika ve tedbirlerini itibarsızlaştırmayı ve düpedüz İsrail’in çıkarlarına hizmet etmeyi amaçladığı açıktır. Filistinli vatandaşların yaralarının sarılması, temel ihtiyaçlarının karşılanması ve Gazze’ye insani yardımın kesintisiz ulaştırılması için tüm imkanlarımızı seferber etmeye, bu çerçevede hem İsrail’in manipülasyonları hem de ona hizmet eden içerideki iftiracılarla mücadele etmeye devam edeceğiz. Tarih ve toplumsal vicdan, kimlerin mazlum Filistinlilerin yanında olduğunu, kimlerin de İsrail’in çıkarlarına hizmet ettiğini kaydetmektedir. Bu itibarla hükümetimizin, Ticaret Bakanlığımızın bu konudaki resmi, gerçek ve istatistiki verilere dayalı açıklamalarına itibar edilmesi, İsrail’e hizmet eden, İsrail istatistikleri ve istihbaratından beslenen yalanlara, çarpıtma haberlere itibar edilmemesi hususunu kamuoyumuzun dikkatine saygılarımızla sunarız."
29 Mart 2026 Pazar - 12:34 Muğla yatırım bütçesi 2 yılda yüzde 85 arttı Dünya’nın ve Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan, sahip olduğu verimli toprakları ile tarım, kültürel ve tarihi değerleri ile de kültür ve sanatın merkezi olan Muğla’da Büyükşehir Belediyesi kente değer katan yatırımlarına devam ediyor.2024 yılından sonra yatırım bütçesini ortalama yüzde 85 arttırarak 10 milyar 687 milyon TL’ye çıkaran Büyükşehir Belediyesi altyapıdan, yollara, sağlıktan tarıma birçok alanda Muğla’nın 13 ilçesinde yatırımlarına devam ediyor. 2024 yerel seçimlerinden sonra Muğla’nın 13 ilçesinin hizmet ihtiyacına göre yol haritasını belirleyen Büyükşehir Belediyesi yatırım bütçesinde artışa gitti. Alt ve üstyapıları ile modern bir şehir oluşturmak, tarımda üreten köylüye destek vermek, Muğla’nın yeşil ve mavisini korumak, sosyal belediyecilikle vatandaşların yanında olmak için Büyükşehir Belediyesi yatırım bütçesini 10 milyar 687 milyon TL’ye çıkardı. Uluslararası kredilendirme kuruluşlarından en yüksek notu alan, Büyükşehir Belediyeleri arasında borçsuz belediyelerden biri olan Muğla Büyükşehir Belediyesi Muğla için temeller atmaya, yatırımlarını hayata geçirmeye devam ediyor. Başkan Aras: "Muğla’nın parası hemşehrilerimizin için yatırıma dönüşüyor" 31 Mart Yerel seçimlerinin üzerinden geçen iki yıl içinde Muğla’da altyapıdan tarıma, sağlıktan ulaşıma birçok alanda yatırımların artarak devam ettiğini söyleyen Başkan Aras, Muğla’nın bütçesinin hemşerilerine hizmet olarak geri döndüğünü söyledi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras; "Dünya’nın ve Türkiye’nin en önemli kentlerinden biri olan Muğla’mızda yaşayan, şehrimizi ziyaret eden yerli ve yabancı misafirlerimize en iyi hizmeti vermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Geride bıraktığımız iki yılda seçim öncesi verdiğimiz sözlerin yanı sıra kentimizin ihtiyacı olan birçok hizmeti hayata geçirdik. 7’den 70’e vatandaşlarımızın huzur ve mutluluğu için yeni Yaşam Evleri, Gündüz Bakımevleri’nin temelini atarken üreten köylümüzü de yalnız bırakmadık. Yerel tohumdan, fidan desteğine, arıcılıktan büyük ve küçükbaş hayvancılık desteklemelerine kadar her kalemde üreten köylümüzün elinden tuttuk. Muğla’mızın kıyılarını korumak, yeşil ve mavimizi gelecek nesillere tertemiz bırakmak için 7 atık alım teknemizle denizlerde hizmet verdik. Bu hizmetimizi tüm kıyılarımızda yaygınlaştırmak için tekne sayımızı 12’ye çıkarıyoruz" dedi. "Muğla herkes için önemli bir şehir" Muğla’nın altyapısına ve yollarına da büyük yatırım yaptıklarını söyleyen Başkan Aras, 13 ilçede 435 kilometre yeni, güvenli yolu vatandaşların hizmetine sunduklarını belirtti. Başkan Aras; "Muğla sadece üzerinde yaşayanların değil, dünyanın her yerinden gelen misafirleri ağırlayan, herkesin hayatında en az bir kere ziyaret etmek istediği bir şehir. Bu şehir için modern ve güvenli yolların yanı sıra güçlü bir altyapı yapmak için de yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Bodrum’dan Fethiye’ye dünyanın en önemli turizm markalarını yeni sezona hazırlamak, önem ve aciliyet sırasına göre eksikliklerini gidermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Muğlalı hemşehrilerimizin huzuru ve mutluluğu için Muğla’mızın bütçesini şehrimize hizmetlere harcıyoruz" diye konuştu.
29 Mart 2026 Pazar - 11:14 Bozkırın sarı devleri hasat için bakıma alındı Yozgat’ın Yerköy ilçesinde biçerdöver ustaları, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde başlayacak hasat sezonu öncesinde yoğun mesaiye başladı. İlçede hummalı bir çalışma yürütülürken, bakımı tamamlanan biçerdöverler tırlara yüklenerek hasat için yola çıkmayı bekliyor. Yozgat’ın Yerköy ilçesinde biçerdöver tamircilerinin bakım mesaisi başladı. Türkiye’nin birçok noktasında hasat yapacak olan vasıtalar, ustaların elinden geçti. Biçerdöver tamircisi Güner Kozan, sezon öncesi yapılan bakımın hayati önem taşıdığını belirterek, "Biçerler sezon başlangıcında gelirler, biz bakımlarını yaparız. Sanayideki işlemleri bittikten sonra tekrar tırlara yüklenerek güneydoğu sezonuna gider. Gitmeyen arkadaşlar da buradaki sezondan başlarlar. Biz bütün işlemini yapıyoruz. Kayışları, kasnakları, bilyaları, bıçakları. Tam periyodik bakım yapıyoruz. Yani check up gibi bir şey. Bizden sonraki bakımı da bittiği zaman şanzıman, motor. Yani bu bakımlar olmadan da zaten bu biçer araziye gidemez" dedi. "Sezonda yüzün üzerinde biçere kaporta boya yapıyoruz" Kaporta ve boya ustası Ramazan Türkmen ise biçerdöverlerin dış aksamlarının da yenilendiğini ifade ederek, "Biçerdöver tablasını boyuyoruz şu an. Sarı kısmını bitirdik. Şimdi siyahına geçtik, tırmığı boyayacağız. Azami boya aksamı ve kaporta yenileme yapıyoruz. Öyle yani bakım aksamını arka karşıdaki arkadaşlar yapıyor. Devrik, yanık biçerleri biz yapıyoruz burada. Sezonda yüzün üzerinde biçer kaporta boya yapıyoruz" dedi. "Yerköy’de biçerdöveri olmayana kız vermezler" Yıllardır sektörde çalışan Mustafa Türkmen de Yerköy’ün biçerdövercilikte önemli bir merkez olduğunu vurgulayarak, "12 yaşından 54 yaşıma kadar bu biçer sektöründe yoğuruldum. Biçer pirini bilirim ben. Ben kendim de çalışıyorum vatandaşlara da yardımcı oluyorum. Bu aylarda güneydoğuya, Hatay’a, Urfa’ya, Mardin’e, Kızıltepe’ye güneydoğunun her iline biçer gönderiyoruz. Bundan 20 gün sonra başlarlar. Oradan dönüşte bir şeyden çoğu arızalanıyor. Çoğu devriliyor, kimi yanıyor. Yine benim dükkana geliyor yapılıp geri işe devam ediyorlar. Bu şekilde uğraşıyoruz. 3 bin 500 tane biçer var. Bizim Yerköy’de biçerdöveri olmayana kız vermezler" ifadelerini kullandı. Hasat sezonunun başlamasına sayılı günler kala Yerköy’deki ustaların yoğun mesaisi sürerken, bakımı tamamlanan biçerdöverler Türkiye’nin dört bir yanında ekin biçmek için gün sayıyor.
TESK Başkanı Palandöken: "Borçlu esnaf sağlık hizmetlerinden faydalanacak"
07 Ocak 2026 Çarşamba - 12:55 TESK Başkanı Palandöken: "Borçlu esnaf sağlık hizmetlerinden faydalanacak" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken, "2016 yılından itibaren Cumhurbaşkanımızın attığı adımlarla esnafımızın borçlu olsa dahi sağlık hizmetlerinden faydalanmasının önü açıldı. Bu uygulamanın 2026 yılının 31 Aralık tarihine kadar sürdürülmesine yönelik düzenleme de yapılmış oldu" dedi. Tedavi olabilen Bağ-Kur’lu esnafın ilaç alabilmesinin de önünün açılması gerektiğini ifade eden TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Dolayısıyla esnaf ve sanatkarlarımız, başta kendileri olmak üzere bakmakla yükümlü oldukları aile fertleriyle birlikte bu hizmetlerden yararlanabilecek. Sosyal devlet anlayışı gereği vatandaşlarımızın hastaneye gidip muayene olamadan ya da tedavi olamadan geri dönmelerinin önüne geçilmiş olması son derece önemli bir adımdır. Bu nedenle teşekkür ediyoruz. Ancak sağlık hizmetlerinden yararlanılmasına rağmen verilen reçetelerdeki ilaçların temininde yaşanan sorunlar hâlen devam etmektedir. Bu ilaç sorunu da çözüme kavuşturulursa, esnafımızın tedavi olma imkanı artacak, sağlık açısından daha verimli bir süreç yaşanacaktır. Zaten işlerinin iyi olmaması nedeniyle primlerini zamanında yatıramayan esnafımız için bu düzenleme önemli bir rahatlama sağlamıştır" dedi. "Sorunun tamamen çözüleceğine inanıyoruz" Tedavi sürecinin ilk adımının atıldığını söyleyen Palandöken, "Bundan sonraki süreçte ödeme sorunlarının da bir nebze daha hafifletilmesi, esnafımızı daha da rahatlatacaktır. Ancak şu aşamada en azından hastaneye gidip teşhis konulabilmesi sağlanmış, tedavi sürecinin ilk adımı atılmıştır. İfade ettiğim gibi tedavinin tamamlanabilmesi için ilaçlara erişimin de sağlanması noktasında önümüzdeki görüşmelerde bu konunun da çözüme kavuşacağını ve artık bir problem olmaktan çıkacağını tahmin ediyoruz" ifadelerini kullandı.
MTSO Başkanı Çakır: "Türk girişimcisi vergi verme sorumluluğuna sahiptir"
07 Ocak 2026 Çarşamba - 12:29 MTSO Başkanı Çakır: "Türk girişimcisi vergi verme sorumluluğuna sahiptir" Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) ile Mersin Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası iş birliğinde, dijitalleşen vergi sisteminin yeni uygulamalarından biri olan Yapay Zeka Destekli Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN) Mersin’de tanıtıldı. Vergi denetiminde şeffaflığı ve adaleti güçlendirmeyi hedefleyen sistem, meslek mensupları ve mükelleflerden yoğun ilgi gördü. MTSO ev sahipliğinde düzenlenen KURGAN Bilgilendirme Toplantısına, MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Alpay Seyhan, Mersin Defterdarı Metin Uzun’un yanı sıra çok sayıda serbest muhasebeci, mali müşavir ve mükellef katıldı. Toplantıda, Vergi Denetim Kurulu Adana Denetim Daire Başkanı Mesut Kesmen ile Daire Başkan Yardımcısı Melih Akcan tarafından sistemin işleyişine ilişkin kapsamlı sunum yapıldı. Sunumda; yapay zeka destekli anlık analiz süreçleri, e-fatura uygulamaları, banka hareketleri ve beyannameler üzerinden yürütülen risk analiz mekanizmaları katılımcılarla paylaşıldı. "Amaç, sahte ve yanıltıcı belgeyle mücadele" KURGAN sisteminin temel amacının sahte ve yanıltıcı belgeyle etkin mücadele olduğunu belirten Mesut Kesmen, "Bu sistem, düzgün çalışan mükellefi ve mali müşaviri korumayı hedefliyor. Hata ile hileyi birbirinden ayırmak istiyoruz. Hata olabilir ancak hilenin önüne geçmek büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. "Düzgün çalışanı ödüllendiren bir sistem olacak" Toplantının açılışında konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır ise vergi bilincinin Türk toplumunda güçlü bir kültüre dayandığını vurguladı. Çakır, "Türk halkı, tarihten bugüne denetim olmasa bile vergi verme sorumluluğuna sahiptir. Ülkesini seven, gerektiğinde fedakarlık yapabilen bir toplumuz. Yeter ki üretelim, kazanalım" dedi. Verginin adil, şeffaf ve tabana yayılmış bir sistemle toplanmasının önemine dikkat çeken Çakır, KURGAN sistemiyle birlikte vergi altyapısının daha dengeli ve güvenilir hale geleceğine inandıklarını belirterek, "Bu sistem ülkemizi güçlendirecek. Düzgün çalışanı ödüllendiren, adaleti esas alan bir yapı kuruluyor. Bu hepimiz için umut verici" diye konuştu.
BTSO Akademi iş dünyasının dönüşümüne rehberlik ediyor
07 Ocak 2026 Çarşamba - 12:14 BTSO Akademi iş dünyasının dönüşümüne rehberlik ediyor Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Akademi, 2025 yılında da iş dünyasının değişen ihtiyaçlarına yanıt veren eğitim ve gelişim programlarıyla Bursa ekonomisine değer katmayı sürdürdü. Dijital dönüşümden dış ticarete, finans yönetiminden kurumsallaşmaya, yeşil dönüşümden mevzuat eğitimlerine kadar geniş bir yelpazede kurgulanan programlar, firmaların rekabet gücünü artırmaya yönelik önemli bir rehberlik sundu. Meslek komiteleri ve sektörlerden gelen talepler doğrultusunda şekillenen BTSO Akademi eğitimleri, 2025 yılı boyunca 46 farklı programda 4 bini aşkın katılımcıyı bir araya getirdi. Yapay zekâ destekli analiz sistemlerinden e-ihracat uygulamalarına, ihracat pazar fırsatlarından karbon ayak izi ve dijital ürün pasaportu gibi güncel başlıklara kadar pek çok konuda düzenlenen eğitimler, şirketlerin hem mevzuata uyumunu hem de dönüşüm süreçlerini destekledi. Yeni nesil eğitim programları BTSO Akademi, bilişim, tekstil, makine, gıda, kimya, sigorta, gayrimenkul ve hizmet sektörleri başta olmak üzere birçok alanda düzenlenen eğitimlerle firmaların güncel gelişmeleri yakından takip etmesine, yeni pazarlara açılmasına ve kurumsal yapılarını güçlendirmesine katkı sağladı. E-ihracat, dış ticaret, finansal okuryazarlık, ihracat destekleri, yeşil dönüşüm ve iş sağlığı-güvenliği gibi başlıklarda gerçekleştirilen programlar, iş dünyasının değişen dinamiklerine uyum sağlamasında önemli rol oynadı. 13 yılda 800 eğitim, 116 bin katılımcı 2013 yılından bu yana kesintisiz şekilde faaliyetlerini sürdüren BTSO Akademi kapsamında bugüne kadar 800’e yakın eğitim programı hayata geçirilirken, 116 bini aşkın katılımcı bu eğitimlerden faydalandı. BTSO Akademi, sektörlerin ihtiyaç duyduğu güncel bilgi, teknoloji ve mevzuat konularında sunduğu eğitimlerle Bursa iş dünyasının gelişimine öncülük etmeye devam ediyor. "Bilgiye yatırım yapan firmalar dönüşümü yönetir" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO Akademi’nin iş dünyasının değişen ihtiyaçlarına hızlı ve doğru yanıt veren stratejik bir yapı haline geldiğini vurguladı. Bilgi çağında rekabetin temel unsurunun nitelikli insan kaynağı ve sürekli öğrenme olduğunu ifade eden Burkay, "Bugünün iş dünyasında rekabeti sermaye, üretim kapasitesi ya da teknolojiyle sınırlı tutamayız. Bilgiyi doğru kullanan, değişimi zamanında okuyan ve insan kaynağını sürekli geliştiren firmalar rakiplerine göre çok daha büyük avantajlara sahip. BTSO Akademi’yi de tam olarak bu anlayışla kurguladık. Amacımız, firmalarımızın hem bugünün ihtiyaçlarına hem de geleceğin iş modellerine hazırlıklı olmasını sağlamak" diye konuştu. "BTSO Akademi firmaları dönüşüm yolculuğuna hazırlıyor" 2026 yılında da eğitim programlarının iş dünyasından gelen talep ve beklentileri doğrultusunda şekilleneceğini belirten Başkan Burkay, "Önümüzdeki dönemde dijitalleşme, yeşil dönüşüm, ihracat, finansal yönetim ve kurumsallaşma gibi alanlarda yeni nesil eğitim programlarımızı artırarak sürdüreceğiz. Eğitim içeriklerimizi, sahadan gelen beklentiler ve küresel gelişmeler ışığında sürekli güncelliyoruz. BTSO Akademi, firmalarımızın dönüşüm yolculuğunda rehberlik eden, işletmelerimizi geleceğe hazırlayan bir platform olmaya devam edecek" ifadelerini kullandı.
Rönesans’ın yenilenebilir enerjide kurulu gücü 3,5 katına çıktı
07 Ocak 2026 Çarşamba - 11:56 Rönesans’ın yenilenebilir enerjide kurulu gücü 3,5 katına çıktı Rönesans, yenilenebilir enerji alanındaki büyüme stratejisi doğrultusunda önemli bir yatırımı daha portföyüne kattı. Zorlu Enerji tarafından işletilen Gökçedağ Rüzgâr Enerji Santrali (RES), Rönesans Yenilenebilir Enerji tarafından satın alındı. Söz konusu işlemle Rönesans’ın yenilenebilir enerjideki toplam kurulu gücü 577 MW’a ulaştı. Rönesans’ın, bu işlemle iki yıl önce 166 MW olan kurulu gücü yaklaşık 3,5 katına çıkmış oldu. Rönesans, yenilenebilir enerji portföyünü güçlendirmeye devam ediyor. Türkiye’nin temiz enerji dönüşümüne katkı sunma, sürdürülebilir ve yerli enerji üretimini artırma hedefi doğrultusunda büyümesini kararlılıkla sürdüren Rönesans’ın grup şirketlerinden Rönesans Yenilenebilir Enerji, toplam 135 MW lisanslı bağlantı kapasitesine sahip Gökçedağ RES’i satın aldı. 2,5 MW kapasiteli rüzgar türbinlerinden oluşan Gökçedağ RES, güçlü rüzgâr potansiyeli sayesinde yüksek ve sürdürülebilir enerji üretimi imkânı sunan stratejik bir yenilenebilir enerji yatırımı olarak öne çıkıyor. "Hedefimize bir adım daha yaklaştık" Rönesans Holding Yönetim Kurulu Başkanı İpek Ilıcak Kayaalp, "Gökçedağ Rüzgâr Enerji Santrali’nin satın alınmasıyla birlikte, tamamı yeşil enerjiden oluşan kurulu gücümüz 577 MW’a ulaşırken, yenilenebilir enerji proje portföyümüz 1.400 MW seviyesine yükseldi. Son iki yıl içinde yenilenebilir enerji kapasitemizi yaklaşık 3,5 katına çıkardık. İnşa halinde olan ve geliştirmekte olduğumuz 8 yeni yatırımımız bulunuyor. 2028 yılına kadar yeşil enerji alanında 2 GW’lık yatırım gerçekleştirmeyi ve Türkiye’nin en büyük üç yeşil enerji oyuncusundan biri olmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağlamaktan ve daha temiz, daha dayanıklı bir gelecek inşa etmekten gurur duyuyoruz" dedi. İlk günden itibaren gelir üretiyor Devralındığı ilk günden itibaren gelir üreten bir varlık niteliği taşıyarak Rönesans’a operasyonel ve finansal katkı sağlayacağı belirtilen Gökçedağ RES’in, mevcut altyapının etkin kullanımı sayesinde, ilave şebeke yatırımı gerektirmeden kapasite artışı ve yeni proje geliştirme potansiyeli taşıdığı aktarıldı. Santralin tüm bakım ve işletme faaliyetlerini bünyesine alarak operasyonel verimliliği artırmayı hedefleyen Rönesans, türbin yenileme (repowering) ve kapasite artışı yatırımlarıyla mevcut altyapıyı en verimli şekilde değerlendirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda, türbinlerin bir kısmının daha büyük ve verimli yeni nesil türbinlerle değiştirilmesiyle Türkiye’deki en büyük türbin yenileme (repowering) projelerinden birinin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Lisans kapsamında izin verilen kapasite artışı, mekanik güç yükseltimi uygulamaları sayesinde santralin kurulu gücünün artırılması; buna paralel olarak yıllık enerji üretiminin de önemli ölçüde yükseltilmesi planlanıyor. Uzun vadeli, önemli yatırım profili Gökçedağ RES, uzun vadeli lisans süresi ve istikrarlı üretim yapısıyla önemli bir yatırım profili sunuyor. Proje, geçmişte uluslararası finans kuruluşlarının desteğiyle hayata geçirilmiş olmasıyla da Türkiye yenilenebilir enerji sektöründe önemli bir kilometre taşı olarak konumlanıyor.
Maket konutta düşük fiyat tuzağına dikkat
07 Ocak 2026 Çarşamba - 11:44 Maket konutta düşük fiyat tuzağına dikkat BURSA (İHA) – Maket üzerinden yapılan konut satışlarında düşük fiyat vaadiyle tüketiciler mağdur ediliyor. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’la birlikte önemli güvenceler getirilmiş olsa da, kurallara aykırı satışlar hâlâ risk oluşturuyor. Uzmanlar vatandaşları birikimlerini makete yatırmamaları konusunda uyarıyor. Bursa Tüketiciler Derneği Başkanı Sıtkı Yılmaz, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce, özellikle düşük fiyatlı maket konut satışları nedeniyle çok sayıda tüketicinin mağdur olduğu, bu konuda sık sık şikâyet başvuruları alındığını belirtti. Yılmaz yeni yasa ile birlikte ruhsatı bulunmayan, bina tamamlama sigortası yapılmamış ve noter satışı olmadan gerçekleştirilen maket konut satışlarının yasaklanmasına rağmen cazip fiyatlarla sunulan bazı maket konut projelerinde tüketicilerin hâlâ riskle karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Yılmaz ayrıca ön ödemeli konut satışlarında tüketicilere cayma hakkı tanınırken, cayma durumunda zorunlu giderler dışında yapılan ödemelerin iade edilmesi gerektiğini de hatırlattı. Maketten konut almayı düşünen vatandaşların mutlaka ruhsat, sigorta ve sözleşme detaylarını kontrol etmesi gerektiğini vurgulayan Sıtkı Yılmaz, mağduriyetlerin tamamen önlenebilmesi için denetimlerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi. Kazma vurulmadan maket konut satışı sona erdi ancak satış yapılıyor Yeni yasa ile tüketicilerin muhtemel mağduriyetinin önüne geçildiğini söyleyen Bursa Tüketiciler Derneği Başkanı Sıtkı Yılmaz, "6502 sayılı yasa yürürlüğe girmeden önce sık sık maket üzerinden yapılan konut satışlarıyla ilgili mağdur şikayetleri almaktaydık. Ancak 6502 sayılı yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte konut satışlarının belirli bir yasal çerçeve içerisinde yapılması zorunlu hale getirildi ve özellikle maket üzerinden yapılan satışların tüketici için güvenli olmadığını ve bu satışların belirli kurallara bağlandığını görüyoruz. Bu nedenle alınmaksızın satışların yapılması ya da resmi bir şekilde noter satışı olmaksızın satışlar ortadan kaldırıldı ve yasaklandı. Ayrıca konut finansman sözleşmelerinin mutlak surette yazılı bir şekilde yapılması zorunlu hale getirildi. Tüketicilerin maket üzerinden aldatılması, yanıltılması veya mağdur duruma düşürülmesi önlendi. Hatta büyük ölçekli konutlarda bina tamamlama sigortası getirildi. Şu anda da bütün satışlar tüketicinin korunması hakkındaki kanun çerçevesinde devam etmektedir. Tüketicilerimiz ön ödemeli konutlara başvuru halinde cayabilir ve caydıktan sonra da zorunlu giderler dışında diğer ödemelerini geri alabilirler. Artık maket satışlarına son verildi. Resmi bir şekilde yapılmayan, ruhsatı olmayan ve bina tamamlama sigortası yapmayan müteahhitlerden konut alımına yönelik tüketici korunmuş oldu ve şu an tüketicinin korunması hakkındaki kanun güvencesiyle tüketici korunmaktadır. Bu yeni getirilen hususlarla tüketici daha güven içerisinde alışveriş yapabilmekte, konut alabilmektedir" şeklinde konuştu. Öte yandan, bakanlığın böyle bir kararı olmasına rağmen Bursa’da onlarca müteahhit firma maket üzerinden satışa ve inşaat başlamadan kampanyayı sürdürmeye devam ediyor. Bursalı bazı firmaların başka şehirlerde yaptıkları satışların reklamlarını da şehrin önemli noktalarında billboardlara reklam vererek duyurması ise dikkat çekiyor. Uzmanlar, maketten satışlarda tüketicilerin Atış Yapı benzerinde olduğu gibi mağduriyet yaşamaması için mutlaka hukuki destek alması gerektiğine dikkat çekiyorlar.
Denizlili tekstilciler Heimtextil hazırlıklarını gözden geçirdi
07 Ocak 2026 Çarşamba - 11:24 Denizlili tekstilciler Heimtextil hazırlıklarını gözden geçirdi DENİZLİ (İHA) – Almanya’da 13–16 Ocak 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek ve dünyanın en prestijli ev tekstili fuarları arasında yer alan Heimtextil Fuarı öncesindei Denizli’de sektör temsilcileri istişare toplantısında 12. kez bir araya geldi. Sektör temsilcileri, fuar katılımcısı firmalar ve DENİB ailesinin yoğun katılım sağladığı toplantıda; Heimtextil 2026 hazırlıkları, küresel pazarlardaki güncel gelişmeler ve sektörün beklentileri ele alındı. Toplantı, katılımcı firmaların görüş ve önerilerinin paylaşılmasıyla istişare ortamında gerçekleştirildi. Heimtextil 2026 Fuarı’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, Denizli’nin ev tekstilindeki güçlü konumuna dikkat çekerek, 2026 yılında fuardaki Türkiye katılımcılarının yüzde 28’inin Denizli firmalarından oluştuğunu belirtti. Denizli’nin, 4 bin 954,5 metrekare toplam sergileme alanı ile Bursa’nın ardından ikinci sırada yer aldığını vurgulayarak, Denizli’nin üretim gücü, ihracat kapasitesi ve marka değeriyle ev tekstili sektöründe Türkiye’nin lokomotif şehirlerinden biri olmaya devam ettiğini ifade etti. DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu açıklamalarına şu şekilde devam etti: "Heimtextil İstişare Toplantılarımız, üyelerimizle bir araya gelerek fuar öncesi beklentileri değerlendirdiğimiz, sektörümüz adına büyük önem taşıyan geleneksel bir buluşma haline geldi. 2026 yılında Heimtextil Fuarı’nda Turkish Towels markamızla 10. kez yer almanın gururunu yaşıyoruz. Bu yıl Hall 5.1 A11 lokasyonunda yer alan yeni standımızda, Türk ev tekstilinin kalitesini ve tasarım gücünü uluslararası ziyaretçilere tanıtacağız. Fuarın yoğun noktalarında Turkish Towels temalı tanıtım görsellerimiz yer alacak, katılımcı firmalarımızın iletişim bilgilerini içeren bilgilendirme kataloğumuzu da fuar süresince dağıtacağız. Bilindiği gibi, Denizli ev tekstilinin üretim merkezi.3 Ocak’ta açıklanan ihracat rakamlarında hem ev tekstili hem de havlu, bornoz ve nevresim gruplarında liderliğimizi koruduk. Yıllık yaklaşık 3.5 milyar dolarlık ev tekstili ihracatının yarıya yakını Denizli’den gerçekleşiyor. Benzer şekilde Türkiye havlu ihracatının yüzde 76’sı, bornoz ihracatının yüzde 66’sı ve nevresim ihracatının yüzde 61’i Denizli’den yapılıyor. Ancak şunu da önemle ifade etmek isterim ki, bu veriler sadece Denizli’den ihraç edilen ürünlerin yüzdesi. Şehrimizde üretilip, farklı şehirlerden ihracat çıkışları yapılan havlu, bornoz ve nevresimi baz alırsak, bu oranın yüzde 90 seviyelerine geldiğini rahatlıkla ifade edebiliriz. Heimtextil’i her zaman sektörümüzün bayramı olarak görüyoruz. Bu büyük organizasyonda ülkemizi ve Denizli’mizi başarıyla temsil edecek tüm firmalarımıza şimdiden verimli ve başarılı bir fuar diliyorum."
Milas Belediyesi suya zam yaptı
07 Ocak 2026 Çarşamba - 11:21 Milas Belediyesi suya zam yaptı Milas Belediye Meclisi’nde alınan kararla belediye bünyesinde satışı yapılan pet su, bardak su ve damacana fiyatlarına zam yapıldı. Milas Belediye Meclisi’nin 06.01.2026 tarih ve 2026/13 sayılı kararı doğrultusunda, İşletme ve İştirakler Müdürlüğü gelir tarifesinde yer alan pet su, damacana ve bardak su fiyatları bütçe komisyonuna havale edildi. Komisyon, 6 Ocak 2026 Salı günü saat 14.50’de, Mali İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 28. maddesi gereğince toplanarak yeni fiyat tarifelerini belirledi. Komisyon toplantısında alınan karara göre yeni satış fiyatları şu şekilde oldu: 130 ml bardak su (120’li): 70 TL + KDV, 200 ml bardak su (72’li): 60 TL + KDV, 250 ml bardak su (72’li): 70 TL + KDV, 0.33 litre pet su (24’lü): 58 TL + KDV, 0.50 litre pet su (12’li): 30 TL + KDV, 1 litre pet su (6’lı): 30 TL + KDV, 1.5 litre pet su (6’lı): 33 TL + KDV, 5 litre pet su (4’lü): 60 TL + KDV, 19 litre damacana: 32 TL + KDV. Öte yandan plan ve bütçe komisyon raporunda, bayiler için yeni bir satış kotası da belirlendi. Buna göre, yıllık en az 150 bin litre su satın alma şartı getirildi. Bu miktarı karşılamayan bayilerle yapılan bayilik sözleşmelerinin iptal edilmesine yönelik düzenleme de mecliste görüşüldü. Hazırlanan plan ve bütçe komisyon raporu, Milas Belediye Meclisi’nde oy birliğiyle kabul edilerek imza altına alındı.