Son Dakika
|
Uşak Belediyesi’ne operasyon: Belediye başkanı ile birlikte 11 kişi gözaltına alındı
Galatasaray - Fenerbahçe derbisinin tarihi belli oldu
İstanbul'da 4 cezaevi aracı kaza yaptı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur"
Üç kişinin öldüğü bar saldırısının dehşet anları
İran Devrim Muhafızları: "Hürmüz Boğazı kapalıdır, her türlü gemi geçişi sert karşılık bulacaktır"
Uşak Belediyesi’ne rüşvet operasyonu: Başkan da dahil 11 gözaltı
Trump: "İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor"
İran, ABD'nin 15 maddelik teklifine resmen yanıt verdi
Yenidoğan çetesi davasında ara karar!
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Kaybolan otizmli Fırat her yerde didik didik aranıyor
Diyarbakır’da bir günde 3 kuyumcu hedef alındı
Formula 1’de sıradaki durak Japonya
Uyuşturucu soruşturmasında Hande Erçel ifade verdi
Sürücüsüz araç trafiğe çıktı, kaza böyle geldi
Apartman dairesine tırmanıp girdi, dizüstü bilgisayar çaldı
Tokyo’daki AVM’de bıçaklı saldırı dehşeti: Saldırgan dahil 2 ölü
EKONOMİ
AJet’in CIP Salonu yenileniyor
27 Mart 2026 Cuma - 20:59:40
Türkiye’nin en genç hava yolu şirketi AJet, misafirlerinin seyahat konforunu yükseltmek amacıyla İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndaki CIP Salonu’nu yeniliyor. 3 Nisan itibarıyla başlayacak çalışmaların ardından AJet’in CIP Salonu, yeni konseptiyle 2026 yılında iç hat ve dış hat misafirlerinin kullanımına sunulacak. AJet, misafir konforunu ve ihtiyaçlarını merkeze alan yaklaşımı doğrultusunda daha önce iç hat uçuşları için Türk Hava Yolları’nın hizmet verdiği CIP Salonu’nu baştan sona yenilemek için çalışma başlattı. Yeni konseptte tasarlanacak salon, artık iç hat ve dış hat misafirlerine özel iki ayrı alandan oluşacak. Misafirlere zaman kazandıran hızlı geçiş Yenilenen CIP Salonu’nda misafirlere fast track (hızlı geçiş) imkânı sunulacak. Dış hat uçuşu olan misafirler için pasaport kontrol noktası ve e-pasaport geçiş alanı yer alacak. Dijital dönüşüm odaklı uygulamaların öne çıkacağı salonda kağıtsız yer operasyonları desteklenecek ve check-in işlemleri kiosklar aracılığıyla hızlı ve kolay şekilde gerçekleştirilebilecek. Duty Free alanıyla seyahat öncesi alışveriş ayrıcalığı AJet’in CIP Salonu’nda misafirler, self-servis konseptiyle sunulan yiyecek ve içecek ikramları eşliğinde uçuş saatlerini konforlu bir ortamda bekleyebilecek. Ayrıca salonda yer alacak Duty Free alanı sayesinde misafirler, seyahat öncesinde alışveriş yapma ayrıcalığını da yaşayacak.
27 Mart 2026 Cuma - 18:38
Bakan Kacır: "Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor. Türk üniversiteleri de bu süreçte üzerlerine düşen sorumluluğu başarıyla yerine getirmektedir. Bu sorumluluğun başında şüphesiz beşeri sermayemizi çok iyi yetiştirebilmek, insan kaynağımıza en ileri düzeylerde imkanlar sunabilmek ve dünyayla yarışabilecek bir insan kaynağı oluşturabilmek geliyor" dedi.İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Milli Teknoloji Atölyesi Açılış Töreni gerçekleştirildi. İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Kampüsü’nde bulunan Turgut Özal Yabancı Diller Yüksekokulu Kongre ve Öğrenci Sosyal Merkezi’nde düzenlenen programa Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın yanı sıra TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ve çok sayıda davetli katıldı. Program, açılış töreni ve protokol konuşmalarıyla başladı. Bakan Kacır’ın konuşmasının ardından atölyenin açılışı gerçekleştirildi.Burada bir konuşma yapan Bakan Kacır, Türkiye’nin teknoloji geliştirme ve üretme kapasitesinin son 23 yılda büyük bir sıçrama yaptığını belirterek, "23 yıl öncesinde Türkiye’de sadece 2 teknopark varken, bugün 114 teknoparktan söz ediyoruz. Sadece 56 teknopark şirketi varken, bugün 12 bin 500’den fazla teknoloji geliştiren teknopark şirketinden söz ediyoruz. Toplam AR-GE harcamalarımızın 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolara yükseldiğini; araştırma geliştirmede özel sektörün payının yüzde 25’ler düzeyinden yüzde 65’ler seviyesine çıktığını görüyoruz. Yani Türk özel sektörü, araştırma geliştirme ve katma değerli üretim konusunda muazzam bir kabiliyet kazanmıştır. Bütün bunlar Türk milletinin hep birlikte başardığı işlerdir. Bu sayede ihracatımızı 36 milyar dolardan 273 milyar dolara yükselttik. Sanayi katma değerimizi 41 milyar dolardan 246 milyar dolara çıkardık. İnşallah daha gidecek çok yolumuz var" dedi."Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor"Türkiye’nin özellikle son dönemde bütün dünyanın dikkatle izlediği, dostlarının gıptayla, hasımlarının endişeyle seyrettiği savunma sanayisi başarılarıyla bir öz güven devrimi inşa ettiğini söyleyen Bakan Kacır, "Bugün savunma sanayinde tüm kritik platformlarda kendi kabiliyetlerini ortaya koyabilen, kendi sistemlerini ve çekirdek teknolojilerini geliştirebilen, insansız hava araçları gibi alanlarda dünya lideri olabilmiş bir Türkiye’den söz ediyoruz. Cumhuriyetimizin ikinci asrına adım attığımız bu dönemde bu başarılar hepimiz için büyük bir iftihar kaynağı, aynı zamanda gelecek için umut kaynağıdır. Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor. Türk üniversiteleri de bu süreçte üzerlerine düşen sorumluluğu başarıyla yerine getirmektedir. Bu sorumluluğun başında şüphesiz beşeri sermayemizi çok iyi yetiştirebilmek, insan kaynağımıza en ileri düzeylerde imkanlar sunabilmek ve dünyayla yarışabilecek bir insan kaynağı oluşturabilmek geliyor" diye konuştu.Bugün Türkiye’nin savunma sanayisinde 4 binden fazla firmada 100 binden fazla çalışanla ortaya koyduğu başarıların Türk üniversitelerinde yetişmiş insan kaynağıyla hayata geçirildiğini belirten Bakan Kacır, "23 yıl önceyle kıyasladığımızda her yıl 6 misline yakın bir bilimsel üretim düzeyinden bahsediyoruz. Hem nicelik hem nitelik yönleriyle Türkiye’nin üniversitelerinin 23 yıl içerisinde bilimsel üretim kapasitesinin çok daha ileri bir düzeye geldiğini büyük bir mutlulukla görüyoruz. Üniversitelerimiz arasında bazılarının sorumluluğu daha fazla. Çünkü onlar tarihimizden taşıdıkları bir misyonu, Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda lokomotif olma, öncü olma misyonunu sürdürmek zorundalar" ifadelerini kullandı.
27 Mart 2026 Cuma - 18:04
Yerli ve milli imkanlarla üretilen akıllı su sayaçları tanıtıldı
Sivas Belediyesi, yerli imkânlarla ürettiği ve kayıp kaçağı en aza indirmesi planlanan akıllı su sayaçlarını tanıttı. Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, yeni su sayaçlarının 5 bin 500 TL olacağını söyledi. Göreve geldiği günden itibaren su tasarrufu noktasında adımlar atan Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, belediyenin yerli ve milli imkanlarla ürettiği akıllı su sayaçlarını tanıttı. Kayıp kaçak oranını en aza indirecek olan ve vatandaşlara büyük kolaylık sağlaması amacıyla üretilen sayaçların lansman toplantısı yapıldı. Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıya Belediye Başkanı Adem Uzun, Özbelsan A.Ş. Genel Müdürü Yunus Kantar, farklı şehir ilçelerden katılım sağlayan belediye personelleri ve muhtarlar katıldı. Şehir genelinde su israfına karşı çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Başkan Adem Uzun, "Sivas Belediyesi olarak gerçekten büyük bir gurur yaşıyoruz. Yaklaşık 10 aydır üzerinde titizlikle çalıştığımız akıllı su sayaçları sistemini bugün tanıtmanın gururunu yaşıyoruz. Özellikle şehir dışından birçok belediyemizin, kaymakamlığımızın ve il özel idaremizin gelip bugün burada bizim mutluluğumuza ortak olması çok güzel bir duygu. Biz göreve geldiğimiz ilk günden beri üreten belediyecilik konusunda ne yapabiliriz, hep bunun kaygısı içerisinde olduk. Çok yakın tarihte Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi belediyeler kendi kaynaklarını kendileri oluşturmak zorundadır. Biz de ilk günden itibaren bu düşünceyle hareket ettik. Altyapıya yoğunluk verdik. Seçim zamanında bana şehrin en büyük sorunu nedir diye soruyorlardı, ben de en büyük sorunun su olduğunu söylüyordum. Yüzde 53 kayıp kaçağın olduğu, 2022 sonu itibarıyla 4 Eylül Barajı’nın kuruduğu ve 1 buçuk ay su kesintisi yaşayan bir şehirden bahsediyoruz. Göreve gelir gelmez altyapıya girdik ve şehirde çok büyük bir dönüşüm başlattık. Altyapıyı yapıyoruz ama başka ne yapmak lazım diyerek sayaç konusunu gündemimize aldık. Sağ olsun Özbelsan müdürümüz ekibiyle güzel bir çalışma ortaya koydu. Önce yurt dışı izinleri ve akreditasyon belgeleri alındı, ardından tüm uluslararası belgeler tamamlandı. Daha sonra ilk olarak Eğriköprü Mahallesi’nde pilot uygulamayı başlattık ve sayaçlar tamamen kullanılabilir hale geldi. Bu sayaç bize hassas ölçüm imkânı sağlıyor" şeklinde konuştu. "Akıllı su sayacı 5 bin 500 TL" Su sayaçlarının tamamen yerli ve milli imkânlarla üretildiğini vurgulayan Uzun, "Yerli ve milli bir teknoloji kullandığımızı özellikle belirtmek istiyorum. SCADA sisteminde de yerli ve milli yazılım tercih ettik. Dünyada bu alanda iki büyük lider İngiltere ve İsrail. Savaş ya da kriz durumunda dış müdahale riskini ortadan kaldırmak için Türkiye’nin en iyi firmalarıyla çalıştık. Bu sistemle basıncı uzaktan yönetebiliyoruz, kayıp kaçakları anında görebiliyoruz ve altyapımıza dışarıdan müdahale riskini minimize ediyoruz. Sayaç hava ölçmüyor, bu da doğrudan vatandaşın cebine olumlu yansıyor. Uzaktan erişim imkânı sağlıyor. Daha önce vatandaşlarımız su yüklemek için gece saatlerinde kartla işlem yapmak zorunda kalıyordu. Artık bu dönem bitiyor. Vatandaşlarımız belediyemizin sitesine e-Devlet bilgileriyle girerek, tıpkı motorlu taşıtlar vergisi öder gibi işlem yapacak, tonajını seçecek ve ödeme yaptıktan 10-15 saniye sonra su yüklemesi otomatik olarak sayaca yansıyacak. Bu sistemin Türkiye’de örnek olduğunu düşünüyoruz. Sayaç bedeli normalde 6 bin TL iken, vatandaşlarımıza 5 bin 500 TL’den sunuyoruz" dedi.
27 Mart 2026 Cuma - 17:30
Ticaret Bakanı Bolat, Uluslararası Ayakkabı Moda Fuarı’nda konuştu
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Uluslararası Ayakkabı Moda Fuarı’na katılarak basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Uluslararası Ayakkabı Moda Fuarı’na (AYMOD) katıldı. Gerçekleştirdiği fuar ziyareti sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Bolat, Kamerun’un başkenti Yaounde’de düzenlenen Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) 14’üncü Bakanlar Konferansı’ndaki temaslarına ilişkin bilgi verdi. "DTÖ Kuruluş Anlaşmasının ilavesi konusunda biz Türkiye olarak ön açıcı olduk" Bakan Bolat, dünya ticaretinin zor günler geçirdiğini hatırlatarak, "Geçen yılın başlarında başlayan ticaret savaşları ile birlikte dünya ticaret kurallarının devamı büyük önem taşıyor. Aksi taktirde tüm ülkeler kendilerine göre kurallar icat etmeye başlar ve dünya ticareti yara alır. Dünya ticareti artarsa ekonomik büyüklük olur. Bu anlamda önemli bir toplantı yapıldı ve devam ediyor. Yatırımların teşviki konusunda özellikle gelişmekte olan ülkelerin çok istekli olduğu anlaşma taslağının Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasının ilavesi konusunda biz Türkiye olarak ön açıcı olduk" dedi. "Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması önemli" ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin de konuşan Bolat, "Bölgede bir an önce ateşkesin sağlanması için başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Dışişleri Bakanımız ve tüm ilgili devlet görevlileri can başla mücadele ediyor. Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması, başta petrol olmak üzere temel enerji ve temel girdi ham maddelerini dünya piyasalarına ulaşmasının sağlanması açısından önemli" diye konuştu. Bakan Bolat, sözlerini şöyle tamamladı: "Ticaret Bakanlığı olarak görevimiz sürecinde tüm sektörlerle istişare toplantıları yapıyoruz. Sorunlar ortaya çıktığında ve dış ticaret konularında çözümler ortaya koyuyoruz. Gerek ihracatın teşvik edilmesi gerekse yerli imalatın istihdam boyutunun desteklenmesi ve haksız ithalat uygulamaları konusunda aldığımız tedbirlerle özellikle son birkaç aydır ayakkabı ithalatındaki azalma ile deri, ayakkabı, saraciye sektörlerinin üretim ve ihracatta büyüme göstermesi bizleri mutlu ediyor."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Mart 2026 Cuma- 10:33
MASSAD Başkanı Bozcan: "Yıldırım Holding bünyesindeki Eti Krom ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda hiçbir katkı sağlamamıştır"
2
26 Mart 2026 Perşembe- 11:43
Manavgat Turizm Yolu’nda mutlu son
3
26 Mart 2026 Perşembe- 17:37
Bafra’da kadınlardan glütensiz üretim atağı
4
26 Mart 2026 Perşembe- 15:46
Manavgat’ta kadın emeğine destek büyüyor
5
25 Mart 2026 Çarşamba- 10:28
Talebe yetişmek için gece gündüz böyle altın üretiyorlar
12 Ocak 2026 Pazartesi - 15:19
KUDAKA’dan sosyal kalkınmaya 46 milyon TL’lik destek
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) tarafından yürütülen 2025 Yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında yapılan proje başvurularının değerlendirme süreci tamamlandı. Program kapsamında; yoksulluk, göç ve kentleşmeden kaynaklanan sosyal sorunların azaltılması, dezavantajlı kesimlerin ekonomik ve sosyal hayata daha aktif katılımının sağlanması, istihdam edilebilirliğin artırılması, sosyal girişimcilik ve yenilikçiliğin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Bu amaçlar doğrultusunda KUDAKA bölgesinden sunulan projeler arasından 4 proje desteklenmeye değer bulundu. Toplam yatırım tutarı yaklaşık 46 milyon TL olan projelere, KUDAKA tarafından yaklaşık 24 milyon TL mali destek sağlanacağı bildirildi. Projelerin hayata geçirilmesiyle birlikte bölgede yaklaşık 40 kişiye istihdam sağlanması öngörülürken, desteklenen çalışmaların bölgenin sosyal ve ekonomik kalkınmasına önemli katkılar sunması bekleniyor. 2025 Yılı SOGEP Kapsamında Desteklenen Projeler: Erzurum: Yeteneğini Keşfet Düşlediğin Renk ve Motifleri Halıya Yansıt (Atatürk Üniversitesi Halı Kilim ve El Sanatları Uygulama ve Araştırma Merkezi) Erzincan: Engelsiz Nefes Evi (Erzincan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü) Erzincan: Erzincan’ın Soğuk Zinciri, Üreten Ailelerle Büyüyor (Erzincan İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği) Bayburt: Ahşap İşleme Atölyesi Projesi (Bayburt M Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü) Yetkililer, SOGEP kapsamında desteklenen projelerin, bölgedeki sosyal yapının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması açısından önemli bir rol üstleneceğini vurguladı.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 15:07
WePlay, TED ile iş birliği yaptığını duyurdu
WePlay, 86 öğrencinin hayallerinin peşinden gitmesine destek olmak için Türk Eğitim Derneği (TED) ile iş birliği yaptığını duyurdu.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 14:22
Malatya Büyükşehir’den Kale’ye 81.9 milyonluk yatırım
Malatya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, 2025 yılı yatırım programı kapsamında Kale İlçesi’nde toplam 28 mahallede 81.9 milyon TL tutarında altyapı yatırımını hayata geçirildi. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Sami Er’in vizyonu doğrultusunda hazırlanan 2025 Yılı Yatırım Programı ile Kale’de; 14.6 kilometre yeni içme suyu hattı inşa edildi. 4.8 kilometre kanalizasyon hattı tamamlandı. 6 adet yeni içme suyu deposu ve 5 adet sondaj çalışması gerçekleştirildi. Ayrıca 66 içme suyu deposunda bakım, onarım ve temizlik çalışmaları yapıldı. 6 farklı su kaynağında iyileştirme çalışmaları yürütüldü ve 4 adet fosseptik imalatı tamamlandı. 1 adet Atıksu Arıtma Tesisi ile 1 adet Paket Atıksu Arıtma Tesisini tamamlayarak vatandaşların hizmetine sunuldu. "MASKİ’nin ilçelerde yaptığı toplantılar çözüm odaklı" İlçedeki çalışmalardan memnuniyetini dile getiren Kale Belediye Başkanı İhsan Özbay, "Öncelikle bu toplantıları tüm ilçelerimizde yapan MASKİ Genel Müdürlüğümüze ve ekibine teşekkür ediyorum. Yerelde birinci ağızdan sorunları dinleyip, sorunlara çözüm konusunda yapmış oldukları bu toplantıların çok verimli olduğunu da biliyoruz ve kendilerine teşekkür ediyoruz. Mahalle muhtarlarımızdan da özelikle yapılan yatırımları deprem sonrası kısıtlı imkanlara rağmen en iyisini sunabilmek adına Büyükşehir Belediyemiz var olan gücü ile çalışıyor. Yapılmış olanlar için başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Sami Er’e ve ekibine şahsım ve Kaleliler adına teşekkür ediyorum. Tekrar katıldığınız için sizlere, bizlerin taleplerini alan MASKİ Genel Müdürlüğümüze ve ekibine de teşekkür ediyorum" dedi. "Altyapıda Önceliğimiz İçme Suyu ve Sürdürülebilirlik" Çalışmaların hızla devam ettiğini belirten MASKİ Genel Müdürü Sinan Çeçen, "MASKİ Genel Müdürlüğü olarak birinci önceliğimiz; vatandaşlarımızın hizmet kalitesini artırmak, çevremizi korumak ve altyapı hizmetlerini sürdürülebilir hâle getirmek amacıyla kamu kaynaklarını en tasarruflu şekilde kullanmaktır. Bu doğrultuda hem işletme tarafında bir operasyon yönetmeye çalışıyoruz hem de yatırım tarafında yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımızın hatırlarsanız 2025 yılının ilk çeyreğinde bir lansman programı olmuştu. O programda her ilçemizde, her mahallemizde hangi yatırımları yapacağımızı kamuoyuna ilan etmiştik. Bugün itibarıyla bu yatırımlar kapsamında neleri yaptık, eksik bıraktıklarımız neler, bunları birlikte değerlendirelim istiyoruz. 2026 yılına ilişkin yatırım programını ise yakın zamanda, Şubat ayı içerisinde açıklayacağız. Bölgedeki talepleri de dikkate alarak 2026 programını değerlendirmek istiyoruz. Bu kapsamda ciddi kaynaklar harcıyoruz. 4.4 milyar liralık bir yatırım programı ilan etmiştik. Çok şükür, 4.5 milyar liranın üzerinde yatırım gerçekleştirdik MASKİ Genel Müdürlüğü olarak. Bu gerçekten büyük rakamlar. Belki 4-5 yılda yapılabilecek yatırımları 1 yıl içerisinde hayata geçirmeye çalışıyoruz. Burada önceliğimiz, daha önce de ifade ettiğimiz gibi, içme suyu kaynağında, sondajında, su temininde problem olan, deposunda rehabilitasyon gereken ve şebekesiyle ilgili izahat ihtiyacı bulunan konulardır. Bu alanlar bizim için önceliklidir" diye konuştu.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 14:21
Bakan Bolat: "Yasa dışı ticaret ve kaçakçılığa tevessül edenlerle mücadelemiz güçlenerek devam edecek"
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Yasa dışı ticaret ve kaçakçılığa tevessül edenlerle kararlı mücadelemiz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da güçlenerek devam edecektir" dedi. Ankara Ticaret Odası (ATO) ev sahipliğinde ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla ‘Yasa Dışı Ticaretle Mücadele Konferansı’ düzenlendi. Yasa dışı ticaretin ekonomik ve toplumsal etkilerinin ele alındığı konferansta bu çerçevede uygulanabilecek çözümler masaya yatırıldı. Programda bir açılış konuşması gerçekleştiren, Bakan Bolat, yasa dışı ticaretin, bir taraftan sahte ürünler yoluyla tüketici sağlığını ve güvenliğini riske atarken diğer taraftan üretim, istihdam, vergi geliri, döviz kaybı anlamında ülke ekonomisini zafiyete uğratan, toplumsal refahı azaltan ve mücadele edilmesi gereken bir alan olduğunun altını çizdi. Bolat, Ticaret Bakanlığı olarak bir yandan yasal mevzuatlara uygun ticaretin kolaylaştırılmasını teşvik eden uygulamaları hayata geçirirken diğer yandan yasa dışı ticaretle mücadele etme görevini de yerine getirmek için canla başla mücadele ettiklerini sözlerine ekledi. "Gümrük idarelerimizin altyapılarını geliştirmek üzere de birçok modernizasyon projelerini hayata geçirdik" Yasal ticaretin önünü açma, ticaretin kolaylaştırılması, gümrük işlemlerinin basitleştirilmesi, hızlandırılması konularında bugüne kadar birçok önemli düzenlemeleri hayata geçirdiklerini sözlerine ekleyen Bolat, "Yetkilendirilmiş Yükümü Sistemi, Tek Pencere Sistemi, İzinli Gönderici İşlemleri, Liman Tek Pencere Sistemi, Havayolu İşlemlerinin Dijitalleştirilmesi Projesi gibi birçok alanda teknik, dijital ve yasal düzenlemeler gerçekleştirdik. Gümrük idarelerimizin altyapılarını geliştirmek, fiziki kapasitesini arttırmak üzere de birçok modernizasyon projelerini hayata geçirdik ve yapmaya da devam ediyoruz" ifadelerine yer verdi. "Türkiye’nin gümrük idarelerini dünyada örnek gösterilen gümrük yönetimleri haline getirdik" Bolat, TOBB ile işbirliği içerisinde tam 19 gümrük kara sınır kapılarında modernizasyon ve dijitalleştirme çalışmalarını tamamladıklarını anımsatarak, "Türkiye’nin gümrük kapılarını, gümrük idarelerini dünyada örnek gösterilen gümrük yönetimleri haline getirdik. Ve bu anlamda İslam İşbirliği Teşkilatı’na bağlı İslam Ticaret ve Sanayi Odası da birçok İslam ülkelerinde de benzeri çalışmalar yapılması için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’yle ortak bir oluşumla İslam ülkelerinde de bu çalışmaların yayılmasına karar vermiştir. İşte bizim bu son dönemde Ardahan Türkgözü ve Edirne Pazarkule kapılarımızı birlikte açmıştık. Şu an da yenileme ve modernleştirme çalışmaları devam eden Suriye gümrük kapılarımız var. Bunun yanında da Ağrı Gürbulak Türkiye’nin Orta Asya’ya açılan önemli gümrük kapılarından birisi onun da modernleştirme yenileme çalışmaları tamamlandı. Önümüzdeki haftalar içinde hep birlikte gidip resmi açılışını yapacağız" bilgisini paylaştı. "Yasa dışı ticaret ve kaçakçılığa tevessül edenlerle mücadelemiz güçlenerek devam edecek" Türkiye’nin küresel ticaret sistemiyle entegre olduğunu işleyen ve adil serbest ticaret ortamında yasal ticaretin önünün her zaman açık olduğunu sözlerine ekleyen Bolat, sözlerine şu şekilde devam etti: "Yasa dışı ticaret ve kaçakçılığa tevessül edenlerle kararlı mücadelemiz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da güçlenerek devam edecektir. Ticaret Bakanlığı olarak biz yasal ticareti her zaman destekliyoruz ve ekonomik büyümenizin ticaretin atmasıyla gerçekleşeceğine inanıyoruz. Yasa dışı ticarete de geçit vermiyoruz ve vermeyeceğiz. Özellikle 2023 yılında gümrük muhafaza ekiplerimizce 23 milyar lira olarak oluşan toplam gümrük yasa dışı ticaret ve narkotik yakalama rakamı 2022 yılında 12 milyar liraydı. 2024 yılında 55 milyar 178 milyon liraya yükseldi kaçak yakalamalar. 2025 yılında da yüzde 79 artışla 98,5 milyar liraya yükseldi. Yani neredeyse 100 milyar lira tutarında kaçak ve yasa dışı ticaret yakalamalarımız doldu. Dünya ekonomisindeki çalkantılar karşısında bu tür yasa dışı ticarete uyuşturucu ticaretine tevessül edenlerle mücadelemizin ne kadar sıkı bir şekilde yapıldığını bu rakamlar ortaya koymaktadır. Ve yüz milyara yakın olan bu yakalamaların içinde ticari eşya yasa dışı ticaret yakalamaları 53 milyar 655 milyon liradır." Geçen yıl tütün ve tütün mamulleri ve alkollü içkilerin yasa dışı ticaretinin önlenmesinde yüzde 48 artış sağlandığını aktaran Bolat, 1 milyar 360 milyon lira değerinde kaçak yakalaması gerçekleştirildiğini açıkladı. "2025 yılında 153 milyon liralık kaçak yakalamalar gerçekleşti" Elektronik sigaraya yönelik yakalamalara ilişkin de bilgi veren Bolat, "Elektronik sigaraya yönelik yakalamalarda 11 milyon adet elektronik sigara cihazı ve aksamı ele geçirildi. Ve başta cep telefonu olmak üzere 2 milyar 882 milyon, yani yaklaşık 3 milyar lira değerinde de kaçak elektronik eşya yakalaması gerçekleştirildi. Bu 2024’e göre yüzde 34’lük artış vardır. Akaryakıt kaçakçılığını önlemeye yönelik faaliyetler çerçevesinde de yüzde 47 artış sağlandı. 2025 yılında 153 milyon liralık kaçak yakalamalar gerçekleşti. Bu gerçekleştirdiğimiz yakalama faaliyetlerine ek olarak gümrük işlemlerinin önceden cari ve sonradan da kontrolleri yapılmakta, Risk Kontrol Genel Müdürlüğümüzün de çalışmalarıyla Teftiş Kurulu Başkanlığımızın Çalışmalarıyla daha sonra yapılan kontroller neticesinde yılında 9,8 milyar lira değerinde gümrük vergilerin eksik beyan edildiği ortaya çıkarılmış ve bu işlemi yapanlardan bunlar ek takip ve para cezası olarak işlem gerçekleştirilmiştir" ifadelerine yer verdi. Bugün kayıt dışılık sadece faturasız mal satmak olmadığını aynı zamanda dijital dünyada tüketiciyi yanıltarak haksız kazanç elde etmek haline de geldiğini dile getiren Bolat, şu ifadelere yer verdi: "Reklam kurulu Haziran 2023’ten bu yana tüketicileri aldatıcı ve yanıltıcı reklamlarla haksız ticari uygulama mücadelesi kapsamında 606n milyon lira üzerinde idari para cezası uyguladı ve reklam erişim yasağı getirmiştir. Bunun yanında sorumlu sosyal medya etkileyicileri eğitim programı ile ‘influencer’ denilen sosyal medya etkileyicilerine yönelik de bilgilendirme eğitim çalışmaları yapılmaktadır. Bunun yanında haksız yasa dışı ticaret ve mücadelenin bir parçası da özellikle mevzuatlara aykırı stokçuluk, karaborsacılık, fahiş fiyatla mücadele anlamında da etkin bir çalışma yürütmekteyiz. Gerek Tüketici Korunması Genel Müdürlüğümüz Gerek İç Ticaret Genel Müdürlüğümüz vasıtasıyla Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü vasıtasıyla yapılan bu denetimler sonucunda bugün sabah da kamuoyunu açıkladığımız gibi 2025 yılında Ticaret Bakanlığı birimleri vasıtasıyla ve İl Ticaret Müdürlüklerindeki denetim elemanları arkadaşlarımız vasıtasıyla tam 577 bin 771 adet işletmeler denetlenmiştir. Bunun yanında 41,3 milyon ürün denetlemesi de gerçekleştirilmiştir." Rekabet Kurulu tarafından da adil ve haklı ticaretin yerleşmesi ve yasalara uygun olmayan uygulamalarla mücadele kapsamında 2024 yılında 223 firmaya 223 soruşturmada 7,7 milyar liralık ceza uygulamasına gidildiğini söyleyen Bolat, 2025 yılında ise rekabet kurulu 227 soruşturmada 13,2 milyar lira idari para cezası uygulamasına gidildiğini anımsattı.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 14:20
Esnaf Birliği Başkanı Limon’dan fuar tepkisi
Erzincan Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Bedir Limon, kentte açılan fuar ve festival adı altındaki satışlara tepki gösterdi. Birlik Başkanı Limon, yaptığı açıklamada, küçük esnaf ve sanatkârların kış şartlarında ağır ekonomik yükler altında ayakta kalma mücadelesi verdiğini belirterek, "2025 yılının kira zamları, vergi artışları, Bağ-Kur ve SSK primlerindeki fahiş yükselişleri sırtımızda taşırken, günlerce siftah yapamayan esnafımız bulunmaktadır. Bu ortamda AVM’lerde fuar veya festival adı altında il dışından gelen kişilerce perakende satış yapılması kabul edilemez," dedi. Söz konusu etkinliklerin yerel esnafa karşı açık bir haksız rekabet oluşturduğunu ifade eden Limon, dışarıdan gelen satıcıların vergi, SGK ve kira yükümlülüğü olmadan satış yaptığını, imitasyon ve kaçak ürünlerle piyasayı bozduğunu, ayrıca yangın güvenliği ve ruhsat açısından risk oluşturduğunu savundu. Erzincan Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği olarak taleplerini dile getiren Limon, fuar ve festival adı altındaki satışlara son verilmesini, ruhsat, vergi, SGK, yangın ve sağlık denetimlerinin acilen yapılmasını istedi. Yerel esnafı koruyacak yasal ve idari adımların atılmaması halinde kepenk kapatan esnaf sayısının artacağı uyarısında bulundu. Yetkilileri göreve davet eden Limon, "Esnafımız burada doğuyor, büyüyor, istihdam sağlıyor ve vergisini ödüyor. Erzincan esnafının alın terinin ve geçim kapısının korunmasını istiyoruz," ifadelerini kullandı.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 14:18
Yüksek site aidatlarını frenleyecek düzenleme Meclis’te
Yüksek site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifini değerlendiren Emlak Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, "Yöneticiler yıllık aidat artışını yalnızca Yeniden Değerleme Oranı kadar yapabilecek, bunun üzerindeki artışlar ancak kat malikleri kurulunun kararıyla mümkün olacak; böylece mali kararlar doğrudan site sakinlerinin kontrolüne geçecektir" dedi. Yüksek site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Başkanlığına sunuldu. Düzenleme çerçevesinde aidat artışlarına sınır getirilmesi, site yönetim şirketlerinin bakanlık denetimine alınması ve kat maliklerinin karar süreçlerinde daha etkin hale getirilmesi hedefleniyor. Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, konu hakkında açıklamalarda bulundu. Site aidatları ve yönetimlerinde yeni düzenleme Düzenlemenin site ve apartmanlarda fahiş aidat artışlarının önüne geçmek, keyfi yönetim uygulamalarını sınırlamak ve yönetim süreçlerini şeffaf hale getirmek amacıyla hazırlandığını belirten Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, "Yöneticiler yıllık aidat artışını yalnızca Yeniden Değerleme Oranı kadar yapabilecek, bunun üzerindeki artışlar ancak kat malikleri kurulunun kararıyla mümkün olacak; böylece mali kararlar doğrudan site sakinlerinin kontrolüne geçecektir. Ayrıca site yönetim şirketleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından belgelendirilecek, sınıflandırılacak ve düzenli olarak denetlenecek; vatandaşlara bireysel denetim talep etme hakkı tanınacak. Ortak alanlar, güvenlik, afet önlemleri ve teknik standartlar mevzuata uygunluk açısından izlenecek, tüm süreçler dijital ortamda şeffaf biçimde takip edilecek ve kurallara uymayan şirketlere yaptırımlar uygulanacak" şeklinde konuştu. Site yönetimlerinde işletme projesi zorunluluğu Özelmacıklı, "Yeni düzenlemelere göre site yöneticileri sene başında sadece ‘Yeniden Değerleme Oranı’ kadar artış yapabilecek. Sitelerin ihtiyaçlarına göre bu tutarın üzerinde bir artış yapılması gerekecekse bunun kararını 3 ay içinde toplanması zorunlu olan kat malikleri kurulu yani site sakinleri verebilecek. Bu sayede site yöneticilerinin fahiş ve keyfi tutar belirlemesinin önüne geçilecek. Yasalaşma sonrasında işletme projesi kat malikleri genel kurulunda onaylanacak. Kat malikleri kurulunca kabul edilmiş işletme projesi yoksa, en geç üç ay içinde kat malikleri kurulunda onaylanıncaya kadar yönetici gecikmeksizin bir işletme projesi yapacak. Yeni düzenleme ile site ve apartmanlarda hazırlanacak işletme projeleri; tüm gelir-gider kalemlerini, bakım-onarım planlarını ve öngörülen harcamaları açıkça gösterecek şekilde standart hale getirilecek" dedi. Maliyet artışları aynı değil Site yönetim hizmetlerinde genel gider artışı maliyetlerinin değişken olduğuna da değinen Özelmacıklı, "Apsiyon Aidat Endeksi verilerine göre bütçe dağılımları içinde işçilik gideri yüzde 55, enerji maliyetleri yüzde 23, diğer (bakım onarım) giderleri ise yaklaşık yüzde 22 dağılımında gerçekleşiyor. Son 3-4 yıla baktığımızda asgari ücrete yapılan artış, enflasyon oranının çok üzerinde. Bu durum nedeniyle işletme projesine göre hareket etmek önemli. Ayrıca site yöneticiliği ciddi mevzuat bilgisi, mali disiplin ve teknik sorumluluk gerektiren bir meslek oldu. Bu nedenle site yönetimlerinde çalışan herkesin ‘Tesis Yöneticiliği Mesleki Yeterlilik Belgesi’ne sahip olması da zorunlu hale getirilmelidir. Bu belge, yöneticilerin belirli bir bilgi ve beceri standardına sahip olduğunu güvence altına alır, keyfi uygulamaların önüne geçer. Altın Şirketler Grubu bünyesinde yer alan Altın Mesleki Yeterlilik, Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) kapsamında bu belgenin verilmesine yetkili kuruluşlardan biri. Denetlenen, belgeli ve nitelikli yöneticilerle bu yeni düzenlemelerin sahada gerçek karşılık bulacağına inanıyorum" diye konuştu.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 14:16
Bolu’da balık tezgahlarını fırtına vurdu
Bolu’da halk pazarındaki balık tezgahlarında olumsuz hava şartları nedeniyle balık çeşitliliği azaldı. Fırtına sebebiyle özellikle hamsi tezgahlarda yer almadı. Bolu’nun İhsaniye Mahallesi’nde her pazartesi kurulan pazarda alışveriş yapan vatandaşlar, balık tezgahlarında yoğunluk oluşturdu. Olumsuz hava şartları nedeniyle tezgahlarda balık çeşitliliği azalırken, hamsi yokluğu yaşandı. Pazarda yıllardır balıkçılık yapan İlhan Başaran, vatandaşların istavrite yönelmesi gerektiğini vurguladı. Pazar tezgâhlarında balık fiyatlarının ise kilogram başına; istavrit 150 lira, sardalya 200 lira, mezgit 300 lira, çupra 500 lira, levrek 600 lira ve Karadeniz somonu 400 liradan satışa sunulduğu görüldü. "Denizlerde fırtına var" Denizlerde fırtına olduğundan dolayı tezgahlarda balık fiyatlarının pahalı ve az sayıda balığın olduğunu vurgulayan İlhan Başaran; "Denizlerde fırtına olduğundan dolayı hamsi yok. Denizlerde fırtına var; o yüzden denizlere girilemediği için balık az çıkıyor. Onun için fiyatlar pahalı ve balık bugün az. Az çıktığı ve alıcının çok olduğu için fiyatlar mecburen yükseliyor. Yani bu bizim elimizde olan bir şey değil" dedi. "Diğer balıklara yönelmiyorlar" Vatandaşların balık alırken sürekli hamsi tercih ettiğini ve başka balığa yönelmediğini aktaran Başaran; "Her zaman söylüyorum; Bolu’da bizim balık kültürümüz biraz zayıf. Hamsiden başka hiçbir şey bilmiyoruz. ‘Hamsi, hamsi, hamsi.’ Oysa istavrit dört mevsim yenecek tek balıktır. Güzel mezgit var, çupra ve levrek var. Diğer balıklara yönelmiyorlar, illa da hamsi. İstavrit dört mevsim yenecek tek balıktır. Herkese tavsiyem olsun" şeklinde konuştu.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 13:57
Belirsizliğin sigortası altın: Küresel sistem yeniden yazılıyor
Dünya genelinde artan jeopolitik gerilimler, piyasalarda "3. Dünya Savaşı" endişesinden çok küresel ekonomik düzenin yeniden şekillendiği algısını güçlendirirken, yatırımcıların güvenli liman arayışı altına olan ilgiyi artırıyor. Uzmanlar, yaşanan sürecin geçici bir kriz değil, sistemsel bir yeniden fiyatlama dönemi olduğuna dikkat çekiyor. Rusya-Ukrayna savaşıyla Avrupa’nın güvenlik mimarisi sarsılırken, Orta Doğu’da İran merkezli gelişmeler, ABD’nin bölgeye yönelik tutumu ve Filistin meselesi küresel risk başlıkları arasında yer alıyor. Afrika Boynuzu’ndan Güney Amerika’ya, Grönland’dan Asya-Pasifik’e uzanan geniş coğrafyada yaşanan gelişmeler ise büyük güçler arasında yeni bir nüfuz mücadelesine işaret ediyor. Bu tablo, küresel ekonomi açısından belirsizlik ve kırılganlık anlamına geliyor. ABD’de Trump yönetimiyle birlikte daha sert ve korumacı politikaların yeniden gündeme gelmesi, İsrail’in güvenlik politikalarındaki sertleşmeyle birleşince piyasalarda risk algısını yükseltiyor. ABD-Çin rekabeti ise ticaret savaşlarının ötesine geçerek teknoloji, enerji ve para politikalarını da kapsayan çok boyutlu bir mücadeleye dönüşmüş durumda. Avrupa ise güvenlik, enerji bağımlılığı ve ekonomik yavaşlama arasında denge arayışını sürdürüyor. Tarihi süreçte altının, yüksek gerilim ve kriz dönemlerinde değerini koruyan bir enstrüman olarak öne çıktığını belirten uzmanlar; 1970’lerin petrol krizleri, Soğuk Savaş yılları, 2008 küresel finans krizi ve pandemi dönemlerini örnek gösteriyor. Altının herhangi bir ülkenin para politikasına bağlı olmaması, bu süreçlerdeki cazibesini artıran temel faktör olarak değerlendiriliyor. "Bugün yaşananlar bir savaştan ziyade küresel sistemin yeniden fiyatlanmasıdır" DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, altın fiyatlarındaki yükselişin kısa vadeli dalgalanma olarak okunmaması gerektiğini belirterek, "Altın fiyatlarındaki hareketi yalnızca günlük ons ya da kur üzerinden değerlendirmek eksik kalır. Asıl mesele, sistemsel risklerin kalıcı hale gelmesidir. Türkiye cephesinde ise izlenen denge politikası dikkat çekiyor. Küresel bloklaşmalar arasında esnek hareket kabiliyeti, finansal piyasalar açısından avantaj sağlarken; sıkılaşan para politikası ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele adımlarının altın piyasası dahil birçok sektörü doğrudan etkilediği ifade ediliyor. Bu sürecin savaş senaryosundan çok ekonomik sinyaller üzerinden okunması gerekiyor. Bugün yaşananlar bir savaştan ziyade küresel sistemin yeniden fiyatlanmasıdır. Böyle dönemlerde yatırımcı refleksi nettir, güvenli ve evrensel değer arayışı" dedi. "Altın, savaşın değil; belirsizliğin sigortasıdır" Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) altın rezervlerindeki artış da bu eğilimi destekliyor. 2020 yılında yaklaşık 500 ton seviyesinde olan rezervler, 2023 sonunda 726 tona ulaştı. 2024 itibarıyla 760 tonun üzerine çıkan rezervlerin, altının stratejik bir rezerv unsuru olarak güçlendirildiğini gösterdiği belirtiliyor. Öte yandan, önümüzdeki dönemde kayıt altına alma süreçlerinin sıkılaşması ve para hareketlerinin daha şeffaf hale gelmesinin, bireysel yatırımcının altınla olan ilişkisini de dönüştürebileceği ifade ediliyor. Kayıtlı ekonomi arttıkça altının rolü azalmaz; aksine daha bilinçli ve uzun vadeli bir yatırım aracı haline gelir. Sonuç olarak uzmanlar, bugün sıkça dile getirilen ‘3. Dünya Savaşı’ söyleminin bir korku başlığı olarak öne çıktığını, asıl yaşanan sürecin ise küresel ekonomik düzenin yeniden şekillenmesi olduğunu vurguluyor. Bu dönüşümde altın, belirsizlik çağının en güçlü güvenli limanlarından biri olmaya devam ediyor. Altın, savaşın değil; belirsizliğin sigortasıdır" diye konuştu.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 13:09
Alaşehir’de üzümün geleceği değerlendirildi
TARİŞ Üzüm Birliği Başkanı Ferhat Şen, Alaşehir’de düzenlenen basın toplantısında üzümde artan küresel rekabete dikkat çekerek, Avrupa pazarındaki kalıntı sorununun ihracatı olumsuz etkilediğini, çözüm için planlı ve analizli üretimin şart olduğunu vurguladı. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde üzümün geleceği masaya yatırıldı. TARİŞ Üzüm Birliği Başkanı Ferhat Şen, Tatlıcı Kenan Düğün Salonu’nda basın toplantısı düzenledi. Toplantıya TARİŞ Üzüm Birliği Başkan vekili İbrahim Balık ve TARİŞ Kooperatif Müdürü Yasin Uysal da katıldı. "Rekabet her geçen yıl zorlaşıyor" Basın toplantısında konuşan TARİŞ Üzüm Birliği Başkanı Ferhat Şen, dünya genelinde üzüm üreten ülke sayısının her yıl arttığını belirterek, bu durumun rekabeti zorlaştırdığını söyledi. Şen, dünya pazarında yer alabilmek için kaliteli ve kalıntısız üretimin zorunlu hale geldiğini vurguladı. Pazar sıkıntımız yok Türkiye’nin üzümde pazar sorunu olmadığını ancak pestisit kalıntısı nedeniyle özellikle Avrupa pazarında ciddi kayıplar yaşandığını ifade eden Şen, "Son yıllarda Almanya, Fransa ve Hollanda’ya yapılan ihracat ciddi oranda düştü. Bunun temel nedeni kalıntı sorunu. Bundan sonra üzüm alımlarını analizli yapmak zorundayız. Pazar sıkıntımız yok ama kalıntı sorunumuz var. Bunu biran önce aşmalıyız." dedi. Üretimde planlama şart Kalıntı sorununu önlemek amacıyla çiftçilere yönelik bilgilendirme toplantılarına devam edeceklerini belirten Şen, üretimde planlamanın önemine dikkat çekti. Üreticilerin üzümü sofralık ya da kurutmalık olarak planlaması gerektiğini dile getiren Şen, bu sayede maliyetlerin düşeceğini ve pazarlama sorunu yaşanmayacağını kaydetti. "Yeni pazarlara ihtiyacımız var" TARİŞ’in yıllık üzüm alım kapasitesinin yaklaşık 20 bin ton olduğunu belirten Şen, bu miktarın üreticiyi tek başına tatmin etmediğini söyledi. Yeni pazarlar bulunması ve iç tüketimin artırılması gerektiğini vurgulayan Şen, Türkiye’de üzüm tüketiminin yeterli seviyede olmadığını ifade etti. Genç çiftçi hamlesi TARİŞ ortaklarının yaş ortalamasının 65 olduğunu hatırlatan Şen, gençleri tarıma kazandırmak amacıyla çalışma yürüttüklerini söyledi. Bu kapsamda 200 yeni çiftçinin kooperatife kazandırıldığını ve ortaklık devirlerinin yapıldığını açıkladı. Üzüm markası güçlendirilecek TARİŞ markasının yurt dışında bilinirliğinin yüksek olduğunu ancak üzümün markalaşma sıralamasında gerilerde kaldığını belirten Şen, zeytin, incir ve diğer ürünlerin ardından üzümün de hak ettiği yere gelmesi için tanıtım çalışmalarını artıracaklarını söyledi. Toplantının sonunda TARİŞ Üzüm Birliği Başkanı Ferhat Şen, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla basın mensuplarının gününü kutladı. Program, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 12:54
CarrefourSA, LEAD Network Türkiye kahvaltı buluşmasının ev sahibi oldu
Sabancı Holding ve Carrefour Grup iştiraki CarrefourSA, perakende sektöründe çeşitliliği ve kapsayıcılığı destekleyen LEAD Network Türkiye’nin Ocak ayı kahvaltı buluşmasını, Kozyatağı CarrefourSA hiper mağazasında gerçekleştirdi. Türkiye’de kadın iş gücünü perakende ve tüketici ürünleri sektöründe güçlendirmeyi amaçlayan LEAD Network Türkiye, geleneksel kahvaltı buluşmalarının Ocak ayı etkinliğini CarrefourSA ev sahipliğinde düzenledi. Lezzet Arası restoranında kahvaltı ikramının ardından başlayan etkinliğin açılış konuşmasını LEAD Network Türkiye Başkanı Neslihan Nigiz Ulak’ın yaptığı etkinlik, CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu’nun çalışma hayatında kadın emeği, toplumsal cinsiyet eşitliği ve perakendede dönüşümün önemi üzerine konuşmasıyla devam etti. Etkinliğin konuk konuşmacısı, Türk gastronomisinin duayen ismi ve Lezzet Arası danışmanı Vedat Başaran ise perakendenin gastronomiyle buluşması ve yeni nesil yaşam alanları üzerine yaptığı paylaşımlarıyla LEAD Network Türkiye üyeleriyle bir araya geldi. Sektörde 32 yılı dolduran Kozyatağı CarrefourSA hiper mağazasında gerçekleştirilen etkinlikte, mağazanın yenilenen yüzü ve bütünsel yaşam alanı konsepti katılımcılarla paylaşıldı. Etkinliğin ev sahibi CarrefourSA’nın CEO’su Kutay Kartallıoğlu, çalışma hayatının her alanında kadınların etki alanının artmasının önemine değinirken, CarrefourSA olarak "Doğrusu CarrefourSA’da" vizyonuyla toplumsal cinsiyet eşitliğini başarının merkezine koyduklarını ve kapsayıcı bir çalışma ortamı oluşturmanın en büyük öncelikleri olduğunu belirtti. "Çalışanlarımızın yüzde 40’ını kadınlar oluşturuyor" "15 bin kişilik dev bir aile olarak, şirketimizdeki kadın çalışan oranının yüzde 40 seviyesine ulaşmış olmasından büyük bir gurur duyuyoruz" diyen Kartallıoğlu, "Kadın emeğini organizasyonumuzun her seviyesinde destekliyoruz. C-Level yönetim kademelerimizden mağaza müdürlerimize, kasap ve balık reyonlarımızdaki çalışma arkadaşlarımızdan gastronomi alanımız olan Lezzet Arası’ndaki şeflerimize kadar her noktada kadınların imzasını görüyoruz" dedi. Sektörde WEP’s platformuna imza atan ilk şirket olmanın sorumluluğuyla hareket ettiklerini de vurgulayan Kartallıoğlu, "İş hayatındaki cam tavanları ortadan kaldırmak için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Bu gelişim vizyonumuzu, müşteri deneyimini zenginleştiren yeni yatırımlarımızla taçlandırıyoruz. Lezzet Arası, Bonheur Coffee & Bakery, CarrefourSA Express ve PATiFOUR gibi yenilikçi konseptlerimizle perakendeyi gastronomi ve sosyal yaşam alanlarıyla birleştiriyoruz" şeklinde konuştu. "LEAD Network Türkiye 2025’te sekiz stratejik önceliğiyle etkisini güçlendirdi" LEAD Network Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Neslihan Nigiz Ulak, açılış konuşmasında; LEAD Network Türkiye’nin sekiz stratejik öncelik doğrultusunda çalışan takımlarının katkısıyla 2025 yılında güçlü ve kapsayıcı bir etki oluşturduğunu vurguladı. Neslihan Nigiz Ulak, Etkinlik Takımı’nın aylık kahvaltı buluşmalarıyla üyeler arasındaki bağların güçlendiğini, STK Takımı’nın YenidenBiz iş birliğiyle 100 kadının yeniden istihdam yolculuğuna destek olduğunu ifade etti. Neslihan Nigiz Ulak, Uluslararası İlişkiler Takımı’nın LEAD GE Talks etkinlikleriyle küresel perspektifleri üyelerle buluşturduğunu; CEO Collective Action ve Satış Takımları’nın ise CEO Yuvarlak Masa ve Satış Liderleri Yuvarlak Masa buluşmalarıyla liderlik ve deneyim paylaşımını desteklediğini belirtti. NextGen ve Akademi Takımları’nın Reverse Mentoring ve LEAD to LEAD Mentorluk programlarıyla farklı kuşakları ve lider adaylarını bir araya getirdiğini söyleyen Ulak, Tedarik Zinciri Takımı’nın üniversite iş birlikleriyle akademi ve iş dünyası arasındaki bağı güçlendirdiğini aktardı. Üye ve İletişim Takımları’nın artan üye sayısı ve görünürlükle etki alanının genişlemesine katkı sağladığını dile getiren Ulak, bu ortak emek ve iş birliğiyle şekillenen yolculuğun 2026 yılında daha kapsayıcı, daha güçlü ve daha sürdürülebilir bir etki oluşturma hedefinin temelini oluşturduğunu söyledi. "Gastronomi, perakende dönüşümünün stratejik gücü olarak öne çıkıyor" Çağdaş Türk mutfağı alanındaki çalışmalarıyla tanınan ve etkinliğin misafir konuşmacısı olan Şef, Araştırmacı ve Gastronomi Tarihçisi Vedat Başaran ise 2017 yılında hayata geçirilen Lezzet Arası’nın mutfak yaklaşımını; catering’den mağaza deneyimine uzanan bütünsel vizyonu kapsamında değerlendirirken; "Gastronomist: Gelenekten Geleceğe" başlıklı konuşmasında gastronominin yalnızca mutfakla sınırlı kalmayan; kültür, hafıza ve sürdürülebilirlikle kurduğu güçlü bağı katılımcılarla paylaştı. Vedat Başaran, "Perakende sektörü bugün çok büyük bir değişim içinde. Güven veren, sürdürülebilir ve kültürü olan bir yaşam alanı oluşturmak çok önemli. Bu nedenle gastronomi mutfağı, sofrayı, restoranları ve perakendeyi aynı anda etkileyebiliyor. Açıkçası CarrefourSA gibi büyük ve yaygın bir organizasyonun ülke geneline yayılan bir yapı içinde gastronomiye bu kadar sahip çıkması dünyada dahi nadir görülen bir yaklaşım. Türkiye’de bu vizyonun hayata geçirilmesi, Türk perakende anlayışının ne kadar ileri bir noktaya ulaştığını gösteriyor" dedi.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 12:28
Modern sera yatırımları Salihli’de tarımı güçlendiriyor
Manisa’nın Salihli ilçe Kaymakamı Ali Güldoğan, yılın 12 ayı tarımsal üretimin gerçekleştirildiği Salihli’de sera domatesi üreten bir işletmeyi ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Ziyaret kapsamında işletme yetkililerinden yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Kaymakam Güldoğan, üretim alanlarını dolaşarak sera faaliyetleri, üretim kapasitesi ve işletmenin istihdama sağladığı katkılarla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Kaymakam Güldoğan, tarımsal üretimin Salihli ekonomisi için taşıdığı öneme dikkat çekerek, özellikle modern sera yatırımlarının hem verimlilik hem de istihdam açısından büyük katkı sunduğunu ifade etti. Güldoğan, işletme yetkilileri ve çalışanlara emeklerinden dolayı teşekkür ederek çalışmalarında kolaylıklar diledi. Ziyarete İlçe Tarım ve Orman Müdürü Murat Yasak ile İlçe Tarım Müdürlüğü yetkilileri de eşlik etti.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 12:11
Denizdeki fırtına avını etkilese de balık fiyatlarını etkilemedi
Karadeniz’de etkili olan fırtına balık avını olumsuz etkiledi. Tezgahlarda deniz balığı çeşidi fırtına nedeniyle azalsa da fiyatlarda kayda değer bir değişiklik yaşanmadı. Balıkçı esnaflarından Emin Avcı, fırtınanın balık avına büyük etkisinin olduğunu belirterek "Fırtınanın balığa çok büyük etkisi var. Balık çok azaldı. Biraz mezgit geldi bir de istavrit geldi. Ama istavrit az geldi. Daha önce istavrit bol geliyordu. Bugün az geldi fırtınadan dolayı. Havalar da soğuk olduğu zaman vatandaş da balık almaya gelmiyor balık haline bu yüzden de balık satışları azalıyor. Hamsi yok şu anda. Şoklanmış hamsiler geliyor onlar satılıyor. 20-25 gündür yerli hamsi yok. İstavrit, mezgit, barbun, tirsi, sargan ve yetiştirme balıklar geliyor" dedi. Balık sezonu istavrit ağırlıklı devam ediyor Balıkçı esnaflarından Ahmet Çoğalmış, sezonun istavrit ağırlıklı devam ettiğini ifade ederek "Hamsi sezonunun sonuna geliyoruz. Ocak ayı da bitiyor. Ocak sonundan sonra hamsi tamamen tezgâhlardan çekilir. Şu an en çok yenen, en çok tutulan balık istavrit. İstavrit 100 TL, hamsi 100 TL, mezgit olmadığından dolayı 600 TL, alabalık 250 TL, somon 300 TL. Bu sezon bol istavrit avlandı. Hamsiden sonra istavrit tezgâhlardaki yerini sağlama aldı" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder