EKONOMİ - 12 Ocak 2026 Pazartesi 13:57

Belirsizliğin sigortası altın: Küresel sistem yeniden yazılıyor

A
A
A
Belirsizliğin sigortası altın: Küresel sistem yeniden yazılıyor

Dünya genelinde artan jeopolitik gerilimler, piyasalarda "3. Dünya Savaşı" endişesinden çok küresel ekonomik düzenin yeniden şekillendiği algısını güçlendirirken, yatırımcıların güvenli liman arayışı altına olan ilgiyi artırıyor. Uzmanlar, yaşanan sürecin geçici bir kriz değil, sistemsel bir yeniden fiyatlama dönemi olduğuna dikkat çekiyor.


Rusya-Ukrayna savaşıyla Avrupa’nın güvenlik mimarisi sarsılırken, Orta Doğu’da İran merkezli gelişmeler, ABD’nin bölgeye yönelik tutumu ve Filistin meselesi küresel risk başlıkları arasında yer alıyor. Afrika Boynuzu’ndan Güney Amerika’ya, Grönland’dan Asya-Pasifik’e uzanan geniş coğrafyada yaşanan gelişmeler ise büyük güçler arasında yeni bir nüfuz mücadelesine işaret ediyor. Bu tablo, küresel ekonomi açısından belirsizlik ve kırılganlık anlamına geliyor. ABD’de Trump yönetimiyle birlikte daha sert ve korumacı politikaların yeniden gündeme gelmesi, İsrail’in güvenlik politikalarındaki sertleşmeyle birleşince piyasalarda risk algısını yükseltiyor. ABD-Çin rekabeti ise ticaret savaşlarının ötesine geçerek teknoloji, enerji ve para politikalarını da kapsayan çok boyutlu bir mücadeleye dönüşmüş durumda. Avrupa ise güvenlik, enerji bağımlılığı ve ekonomik yavaşlama arasında denge arayışını sürdürüyor. Tarihi süreçte altının, yüksek gerilim ve kriz dönemlerinde değerini koruyan bir enstrüman olarak öne çıktığını belirten uzmanlar; 1970’lerin petrol krizleri, Soğuk Savaş yılları, 2008 küresel finans krizi ve pandemi dönemlerini örnek gösteriyor. Altının herhangi bir ülkenin para politikasına bağlı olmaması, bu süreçlerdeki cazibesini artıran temel faktör olarak değerlendiriliyor.



"Bugün yaşananlar bir savaştan ziyade küresel sistemin yeniden fiyatlanmasıdır"


DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, altın fiyatlarındaki yükselişin kısa vadeli dalgalanma olarak okunmaması gerektiğini belirterek, "Altın fiyatlarındaki hareketi yalnızca günlük ons ya da kur üzerinden değerlendirmek eksik kalır. Asıl mesele, sistemsel risklerin kalıcı hale gelmesidir. Türkiye cephesinde ise izlenen denge politikası dikkat çekiyor. Küresel bloklaşmalar arasında esnek hareket kabiliyeti, finansal piyasalar açısından avantaj sağlarken; sıkılaşan para politikası ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele adımlarının altın piyasası dahil birçok sektörü doğrudan etkilediği ifade ediliyor. Bu sürecin savaş senaryosundan çok ekonomik sinyaller üzerinden okunması gerekiyor. Bugün yaşananlar bir savaştan ziyade küresel sistemin yeniden fiyatlanmasıdır. Böyle dönemlerde yatırımcı refleksi nettir, güvenli ve evrensel değer arayışı" dedi.



"Altın, savaşın değil; belirsizliğin sigortasıdır"


Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) altın rezervlerindeki artış da bu eğilimi destekliyor. 2020 yılında yaklaşık 500 ton seviyesinde olan rezervler, 2023 sonunda 726 tona ulaştı. 2024 itibarıyla 760 tonun üzerine çıkan rezervlerin, altının stratejik bir rezerv unsuru olarak güçlendirildiğini gösterdiği belirtiliyor. Öte yandan, önümüzdeki dönemde kayıt altına alma süreçlerinin sıkılaşması ve para hareketlerinin daha şeffaf hale gelmesinin, bireysel yatırımcının altınla olan ilişkisini de dönüştürebileceği ifade ediliyor. Kayıtlı ekonomi arttıkça altının rolü azalmaz; aksine daha bilinçli ve uzun vadeli bir yatırım aracı haline gelir. Sonuç olarak uzmanlar, bugün sıkça dile getirilen ‘3. Dünya Savaşı’ söyleminin bir korku başlığı olarak öne çıktığını, asıl yaşanan sürecin ise küresel ekonomik düzenin yeniden şekillenmesi olduğunu vurguluyor. Bu dönüşümde altın, belirsizlik çağının en güçlü güvenli limanlarından biri olmaya devam ediyor. Altın, savaşın değil; belirsizliğin sigortasıdır" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin Adliyesi’nde rekor performans: 89 bin dosyada karar çıktı Mersin Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Çelikkol, son 20 yıl içerisinde Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına gelen dosya sayısına oranla 2025 yılında en yüksek temizleme oranına ulaştıklarını belirterek, "Gelen dosyalarla birlikte bir yıl içerisinde toplam 88 bin 942 dosyada karar verildi. Böylelikle karar çıkarmada temizleme oranı yüzde 105,03 olarak gerçekleşti" dedi Mersin Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Çelikkol ile Mersin Adalet Komisyonu Başkanı Serdar Ceylan, Mersin Adliyesinde görev yapan yazı işleri müdürleri, zabıt katipleri ve adliye personeliyle bir araya geldi. Adliye Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıda, adli süreçlerin hızlandırılması, yargı hizmetlerinin vatandaşlara daha şeffaf, hızlı ve doğru bir şekilde ulaştırılması amacıyla yürütülen projeler ele alındı. Toplantıda konuşan Mersin Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Çelikkol, adliyede görev yapan tüm personele teşekkür ederek, "Mersin Adliyesi olarak temel önceliğimiz, sizlerin daha huzurlu, güvenli ve verimli bir ortamda görev yapmasını sağlamaktır. Fiziki şartların iyileştirilmesi, iş bölümünün hakkaniyetli şekilde düzenlenmesi ve karşılaştığınız mesleki zorlukların en aza indirilmesi konusunda birimlerimizle sürekli istişare halindeyiz. Yoğun iş temposu altında göstermiş olduğunuz özverili çalışmalarınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Çelikkol, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının son yıllardaki performansına da dikkat çekerek, "Son 20 yıl içerisinde Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına gelen dosya sayısına oranla 2025 yılında en yüksek temizleme oranına ulaştık. Gelen dosyalarla birlikte bir yıl içerisinde toplam 88 bin 942 dosyada karar verildi. Böylelikle karar çıkarmada temizleme oranı yüzde 105,03 olarak gerçekleşti. Bu bir rekordur. Önümüzdeki dönemde etkin soruşturma anlayışıyla adalete olan güven duygusunu en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz. Amacımız Mersin Adliyesi’ni Türkiye’de örnek gösterilen adliyelerden biri haline getirmektir. Bunu da sizlerle birlikte başaracağımıza yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı. Mersin Adalet Komisyonu Başkanı Serdar Ceylan ise kapılarının her zaman personele açık olduğunu belirterek, "Biz burada büyük bir aileyiz. Sorunları sadece dinlemekle kalmayacak, çözüm yollarını da birlikte üreteceğiz. Sizlerin çalışma huzuru, Mersin Adliyesinin başarısını doğrudan etkilemektedir. Gösterdiğiniz özverili çalışmalar için hepinize teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Toplantı, adliye personelinin talep ve çözüm önerilerinin değerlendirilmesinin ardından sona erdi.
Samsun Otobüs şoförü rahatsızlanan yolcuyu hastaneye yetiştirdi SAMSUN (İHA) – Samsun Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapan otobüs şoförü Hakan Özer, otobüste rahatsızlanan yolcuyu hastaneye götürdü. Özer, "Biliyoruz ki her gün bize emanet edilen yüzlerce, binlerce hayat var. Bizler de bu bilinçle vatandaşlarımızın sağlığını, güvenliğini ve huzurunu her şeyin üzerinde tutarak görevimizi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz" dedi. Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı 55 APK 910 plakalı belediye otobüsünün şoförü Hakan Özer, E1 Ekspres hattında sefer yaptığı sırada bir yolcunun aniden rahatsızlandığını fark etti. Özer, vakit kaybetmeden güzergâh üzerindeki en yakın hastaneye yönelerek, hastayı hızla sağlık kuruluşuna ulaştırdı. Sağlık ekiplerine teslim edilen vatandaş hemen tedavi altına alındı. İlk müdahalesi acil serviste yapılan vatandaşın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Otobüs şoförü Hakan Özer’in duyarlı davranışı ise büyük takdir topladı. "Görevimizi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz" SAMULAŞ personeli Hakan Özer, "Görevli olduğum otobüs hattında güzergâhım üzerinde seyrimize devam ederken bir yolcumuzun aniden rahatsızlandığını fark ettim. Durumun ciddiyetini anlar anlamaz hiç vakit kaybetmeden gerekli inisiyatifi aldım ve otobüsü en yakın hastaneye yönlendirdim. Yolcumuzu güvenli bir şekilde sağlık ekiplerine teslim ettik. Bizler yalnızca vatandaşlarımızın bir noktadan diğerine ulaşmasını sağlamakla görevli değiliz. Aynı zamanda onların can güvenliğinden de sorumluyuz. Biliyoruz ki her gün bize emanet edilen yüzlerce, binlerce hayat var. Bizler de bu bilinçle vatandaşlarımızın sağlığını, güvenliğini ve huzurunu her şeyin üzerinde tutarak, görevimizi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz" dedi.
Sivas Sivas’ın simge yapılarından Buruciye Medresesi, kapsamlı restorasyona alınıyor Sivas’ın simge yapılarından Buruciye Medresesi, 2025 yılı CMDP ve SOGEP programları kapsamında hazırlanarak destek almaya hak kazanan proje ile kapsamlı restorasyona alınıyor. Toplam yatırım tutarı 143 milyon lirayı bulan projelerin 62 milyon lirası hibe olarak karşılanacak. Tarihî ve kültürel mirasın en önemli eserleri arasında yer alan Buruciye Medresesi, kapsamlı restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) aracılığıyla Sivas’ta uygulanacak 2025 yılı Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı (CMDP) ve Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında hazırlanan projeler için imza töreni düzenlendi. Tarihi Valilik Binası Vali Ahmet Muammer Bey Salonu’nda gerçekleştirilen imza törenine Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Halil İbrahim Yeşilyurt, İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Şarkışla, Vakıflar Bölge Müdürü Mehmet Ali Çalışkan, İl Milli Eğitim Müdürü Fatih Erdoğan, ORAN Genel Sekreteri Yunus Emre Şeker, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Özgür Kırmızıtaş, Buruciye A.Ş. Genel Müdürü Mustafa Altun ve Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Gevher Gümüşer katıldı. Törende konuşan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, kalkınmadan kültüre, üretimden turizme kadar her alanda güçlü projeler yürüttüklerini belirterek, finansman kaynaklarını etkin ve verimli kullandıklarını söyledi. Şimşek, "CMDP ve SOGEP programları kapsamında desteklenen iki projemizin toplam yatırım tutarı 143 milyon liradır. Bunun 62 milyon liralık kısmı hibe olarak karşılanmaktadır. Bu durum, proje üretme kapasitemizin ve kaynakları doğru kullanma becerimizin açık bir göstergesidir" dedi. "Stratejik bir adımdır" 1271 yılında Selçuklu Sultanı III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde yapılan sağlam kalmış muhteşem taç kapısıyla Sivas’ın ve Anadolu’nun en ünlü yapıları arasında yer alan Buruciye Medresesi’nin kapsamlı restorasyona alınacağını ifade eden Vali Şimşek, "Bu projelerden biri, şehrimizin gözbebeği, tarihî ve kültürel mirasımızın en nadide eserlerinden olan Buruciye Medresemizin restorasyon projesidir. Bu proje ile birlikte Buruciye Medresemizde restorasyon sürecini fiilen başlatmış bulunuyoruz. Restorasyon ihalesinin de yapılmış olması, sürecin planlı ve kararlı bir şekilde ilerlediğini göstermektedir. Diğer taraftan, Doğadan Sanata Kök Boya Atölyesi projemiz ile geleneksel üretim kültürümüzü yeniden canlandırmayı, yerel değerlerimizi koruyarak ekonomik ve kültürel sürdürülebilirliği sağlamayı hedefliyoruz. Bu yönüyle proje, geçmişten aldığımız mirası geleceğe taşıyan stratejik bir adımdır" ifadelerini kullandı. "Değer katmaya devam edeceğiz" Projelerde emeği olanlara teşekkür eden Vali Şimşek, "Bu vesileyle özellikle ifade etmek isterim ki böylesine kapsamlı ve nitelikli projelerin hayata geçirilmesinde kurumsal iş birlikleri, güçlü koordinasyon ve ortak akıl büyük önem taşımaktadır. İlimizde tüm kurumlarımızla uyum içerisinde hareket ediyor, kurumsal gücümüzü sahaya yansıtıyoruz. Sözlerimin sonunda, bugün imzasını attığımız bu projelerin şehrimize, hemşehrilerimize ve kültürel mirasımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum. Emeği geçen tüm kurumlarımıza ve çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah Sivas’ımız için aynı kararlılıkla çalışmaya, üretmeye ve değer katmaya devam edeceğiz" diye konuştu.