Son Dakika
|
İzmir’de genç doktorun hayatını kaybettiği kazanın görüntüleri ortaya çıktı
İstanbul için şiddetli yağış uyarısı
Ankara’da boya fabrikasında çıkan yangında 1 işçi hayatını kaybetti
Erbaa’da öğrenci servisi ile otomobil çarpıştı: 10 öğrenci yaralandı
Bulgaristan’da seçimin galibi eski Cumhurbaşkanı Radev’in partisi oldu
Japonya'da 7,5 büyüklüğünde deprem: Tsunami uyarısı yapıldı
İran Dışişleri Bakanlığı: "ABD ile bir sonraki müzakere turu için planımız yok"
Eyüpsultan’da İETT otobüsünde korkutan yangın
Eşme Belediye Başkanı Tozan ve 5 şüpheli adliyeye sevk edildi
Uşak Belediyesi’ne ikinci dalga operasyonda gözaltı sayısı 28’e yükseldi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Sarıyer’de alev alev yanan gecekondu kullanılamaz hale geldi
Almanya'da çocuk suçluların sayısında yüzde 3,3 artış
Erbaa’da öğrenci servisi ile otomobil çarpıştı: 10 öğrenci yaralandı
Sarıyer’de balıkçı teknesinden alevler yükseldi
Eyüpsultan’da İETT otobüsünde korkutan yangın
Ziraat Türkiye Kupası’nda çeyrek final heyecanı
Dronu görünce kaçak hatları böyle iptal etti
EKONOMİ
Van’da kışın uzaması semaver ve mangal sezonunu geciktirdi
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:18:03
Van’da bu yıl kış mevsiminin uzun sürmesi ve havaların geç ısınması, kentin tarihi Sobacılar Çarşısı’ndaki yaz sezonunu geciktirdi. Geçtiğimiz yıla oranla sezonu biraz daha geç açan çarşı esnafı, havaların ısınmasıyla birlikte semaver ve mangal imalatına yoğunluk verdi. Kış aylarında soba üretimi ve tamiratıyla bölge halkına hizmet veren çarşı esnafı, baharın gelişiyle birlikte üretim bandını semaver ve mangala çevirdi. Bölgede soğuk havanın etkisini yitirmesiyle birlikte sezonun ilk ürünlerini tezgahlarına indiren imalatçılar, piknikçilerin ve yaylacıların taleplerini karşılamak için yoğun mesai harcıyor. İHA muhabirine konuşan imalatçı Ferdi Akcan, bu yıl kış mevsiminin uzun sürdüğünü belirtti. Akcan, "Bu sene kışımız biraz uzun sürdü, havalar geç ısındı. Ondan dolayı sezonu biraz geç açıyoruz ama imalatımız devam ediyor. Yalnız bu sene yaz herhalde biraz geç gelecek. Yine de Allah’a çok şükür imalatımız devam ediyor; satışlarımız da yavaş yavaş açılır inşallah. Geçen yıl bu zamanda işlerimiz açılmıştı; çünkü geçen sene bu vakitlerde havalar ısınmıştı. Şimdi havalar ısınmadığı ve piknik sezonu açılmadığı zaman bu durum bizim satışlarımızı da engelliyor tabii" dedi. Kışın hem soba tamiratı yaptıklarını hem de köylü sobası denilen ’tezek sobası’ üretimi yaptıklarını hatırlatan Akcan, "Yazın ise semaver ve mangal üretiyoruz. Bunların yanı sıra davlumbaz, oluk ve boru işlerini de yapıyoruz. Günde yaklaşık 15 semaver üretiyoruz. Mangal sayısı ise değişiyor; büyük mangal olduğu zaman günde 10 tane, küçük mangal olduğu zaman ise 100 civarına çıkabiliyor. Buradaki köylü kesimi yaylaya çıktığı zaman da semaveri tercih ediyor" diye konuştu.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 15:50
Yaz meyveleri pazar tezgahlarında yerini aldı
Bolu’da pazar tezgahlarında bahar meyvelerinin fiyatları düşerken, yaz meyveleri de yerini almaya başladı. İhsaniye Mahallesi’nde kurulan Pazartesi Pazarı’nda çilek, erik, karpuz ve kavun gibi yaz meyveleri tezgahlarda yer aldı. Vatandaşların bahar aylarının gözde ürünü olan çağlaya ilgisi azalırken, yaz meyvelerine yöneldiği gözlendi. Yaz meyvelerinin piyasaya çıkmasıyla birlikte çağla fiyatlarında da düşüş yaşandı. Daha önce 300-400 lira bandında olan çağla, 100-150 lira seviyelerine geriledi. Kayısı çağlasının ise 50 ile 100 lira arasında satıldığı görüldü. Tezgahlarda yer alan yaz meyvelerinden çilek yaklaşık 100 liradan, erik ise 200 liradan satışa sunuldu. "Eriklerde talep fazla" Pazarda esnaf Tunahan Ünal, özellikle eriğe olan talebin yüksek olduğunu belirterek, "Şu an çağla tercih ediliyor. Çağladan sonra karpuzlarımız gelmeye başladı. Onlar da tercih ediliyor. Zaten artık çileklerimiz dört mevsim oldu. Bazı tezgahlarda erikler var. Eriklere de talep fazla. Kavunların fiyatı biraz pahalı olduğundan çok tercih edilmiyor. En çok çağla, erik ve karpuz tercih ediliyor. Çağlanın fiyatı düştü 300-400 lira olarak başladı. Şu anda 100-150 lira civarı. Kayısı çağlası ise 50 ile 100 lira arasında değişiyor. Bu düşüş böyle devam etmez çünkü çağla bitiyor. Erik başladı artık daha sonrasında erik de düşmeye başlar. Çağlanın bundan sonra tadı gider zaten" dedi.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 15:49
Sigenergy, SolarEx İstanbul 2026’da sektör profesyonellerine portföyünü sergiledi
Sigenergy, SolarEx İstanbul 2026 katılımının ardından Türkiye’deki pazar konumunu güçlendirdiğini duyurdu. Şirket; konut, ticari ve endüstriyel ve şebeke ölçekli çözümlerden oluşan tüm portföyünü sektör profesyonellerinden oluşan kitleye sergiledi. Akıllı enerji çözümleri alanında faaliyet gösteren Sigenergy, SolarEx İstanbul 2026’ya katılımını tamamlayarak Türkiye pazarındaki konumunu güçlendirdi ve bölgedeki marka görünürlüğünü önemli ölçüde artırdı. Yerel distribütörü Redsun Enerji ile iş birliği yapan şirket; konut, ticari ve endüstriyel (T&E) ve şebeke ölçekli çözümlerden oluşan tüm portföyünü sektör profesyonellerinden oluşan kitleye sergiledi. Fuarın, şirket için verimli geçtiği belirtilirken, şirketin hem Redsun Enerji ile olan stratejik ortaklığını güçlendirmesine hem de potansiyel müşteri ve ortaklarla yeni bağlantılar kurmasına olanak tanıdığı bildirildi. Şirketin modüler enerji depolama sistemleri ve yüksek verimli invertör teknolojileri yoğun ilgi gördü. Ziyaretçiler, şirketin gelişmiş teknik yeteneklerini ve yüksek seviyedeki sistem entegrasyonunu, giderek daha rekabetçi hale gelen bir ortamda temel farklılaştırıcı özellikler olarak vurguladı. Fuarın, Sigenergy’nin Türkiye’deki ticari genişlemesine ve gelir artışına doğrudan katkıda bulunması bekleniyor.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 15:45
Manisa’da iş dünyasının yeni prestij merkezi Work&Life için ilk kazma vuruldu
Manisa sanayisinin gelişiminde kritik rol oynayan Muradiye Organize Sanayi Bölgesi (OSB), "Work&Life" projeleri ile "Kuzey Hattı" yatırımlarını düzenlenen törenle kamuoyuna tanıttı. Bölgenin çehresini değiştirecek kampüsün ilk harcı protokol üyelerinin katılımıyla döküldü. Muradiye OSB ev sahipliğinde gerçekleştirilen "Work&Life Projeleri Temel Atma ve Kuzey Hattı Yatırımları Tanıtım Töreni", Manisa Valisi Vahdettin Özkan, AK Parti Manisa Milletvekili Tamer Akkal, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İlhan Şen, Yunusemre Kaymakamı Celalettin Cantürk, Şehzadeler Kaymakamı Fatih Genel, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, AK Parti İl Başkanı Süleyman Turgut, MHP İl Başkanı Cüneyt Tosuner ve 27. Dönem AK Parti Manisa Milletvekili Semra Kaplan Kıvırcık’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Törende ayrıca il protokolü, sanayiciler, iş dünyası temsilcileri ve çok sayıda davetli hazır bulundu. Törenin açılışında konuşan Muradiye OSB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kıvırcık, bölgenin gelişim sürecine ilişkin bilgiler verdi. Altyapıdan üstyapıya kadar tüm projeleri bütüncül bir yaklaşımla hayata geçirdiklerini belirten Kıvırcık, "Muradiye OSB’yi şehrimizin parlayan yıldızı haline getirdik. 4 yıl önce temeli atılan ticaret ve imalat merkezimizde bugün yüzde 100 doluluk oranına ulaşmış durumdayız" dedi. Kuzey Hattı’nda hayata geçirilen Work&Life projesi hakkında konuşan Kıvırcık, bölgenin yalnızca üretim değil, yaşam odaklı bir anlayışla geliştiğini vurguladı. Kuzey sınırında yer alan Karaali Villalar bölgesine verdikleri sözleri yerine getirdiklerini belirten Kıvırcık, Work&Life İş ve Yaşam Kampüsü’nün temelinin atıldığını ifade etti. Başkan Osman Kıvırcık, törende bir de müjde vererek tarihi Yoğurtçu Kalesi’nin Muradiye OSB tarafından restore edilerek şehre kazandırılacağını duyurdu. AK Parti Manisa Milletvekili Tamer Akkal, Manisa’nın Türkiye’nin en güçlü sanayi şehirlerinden biri olduğunu vurgulayarak, organize sanayi bölgelerinin bu başarıdaki rolüne dikkat çekti. Akkal, "Tamamlanmış altyapısı, güçlü iletişim ağı, çevreci yaklaşımı ve ulaşım avantajlarıyla Muradiye OSB, yatırımcılar için örnek bir üretim merkezi haline gelmiştir. Work&Life projeleri, sanayi ile yaşam alanını bir araya getiren vizyoner bir anlayışın somut bir yansımasıdır" ifadelerini kullandı. Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban ise yerel yönetimlerin iyi projelere destek vermesi gerektiğini belirterek, "Böyle güzel projelere destek olmak bizim görevimiz. Osman başkanımızın yaptığı çalışmaları kıymetli buluyor, başarılarının devamını diliyorum" dedi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu da projenin şehir açısından önemine değinerek, özellikle yeşil alanlar ve planlanan altyapı yatırımlarının dikkat çekici olduğunu ifade etti. Dutlulu, Gediz Nehri çevresinde yapılacak arıtma tesisiyle birlikte bölgedeki çevresel altyapının daha da güçleneceğini belirterek, büyükşehir belediyesi olarak projeye destek vermeye devam edeceklerini söyledi. Manisa Valisi Vahdettin Özkan ise hükümetin sanayi stratejisinde çevre dostu ve teknoloji odaklı üretimin önemine dikkat çekerek, Muradiye OSB’nin bu anlayışı başarıyla hayata geçirdiğini ifade etti. Özkan, ıslah OSB olmasına rağmen kısa sürede önemli mesafe kat eden bölge yönetimini tebrik etti. Sanayi ve sosyal yaşam entegre ediliyor Tanıtımı yapılan "Work&Life" kampüsü, sanayi ile yaşam alanını modern bir mimariyle buluşturuyor. Toplam 62 ofis, 48 ticari dükkan ve 4 restoran alanından oluşan Work&Life 1, 2 ve 3. etaplarının yanı sıra 97 modern ofis ve 36 prestijli dükkandan oluşan "Work&Life Plus" projesi de yatırımcılara sunuldu. Kuzey hattı yatırımları kapsamında ise bölgeye anaokulu, modern cami, okuma salonu, idari bina, kültür-sanat merkezi ile spor sahaları ve yürüyüş yolları inşa edilerek sosyal denge gözetilecek. Geniş peyzaj alanları, yürüyüş yolları ve yenileme alanlarıyla desteklenecek proje; padel kortları, basketbol sahaları ve bisiklet parkurlarıyla da sağlıklı yaşamı teşvik edecek. Konuşmaların ardından protokol üyeleri, sanayiciler ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla butonlara basılarak temel atma gerçekleştirildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
18 Nisan 2026 Cumartesi- 08:31
Sanatçi İsmail Türüt Erzurum’da pastahane açılışına katıldı
2
18 Nisan 2026 Cumartesi- 08:43
Ağrı’da 307 ahırlık hayvancılık üssü hayata geçiyor
3
18 Nisan 2026 Cumartesi- 15:26
Balıkesir’de ilk erik hasadı yapıldı
4
19 Nisan 2026 Pazar- 11:27
"Kenger" bitkisinin ekonomiye kazandırılması girişimi
5
20 Nisan 2026 Pazartesi- 09:06
Mersin’de açıkta çilek hasadı başladı: İç pazarda kilogramı 65 ile 75 TL arasında
14 Nisan 2026 Salı - 16:00
DTO Başkanı Erdoğan: "Ürünlerimizi satmak için dünyanın dört bir tarafına gidiyoruz"
Türkiye’nin doğal taş zenginliğini dünyaya tanıtan Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 31’inci kez sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, "Ürünlerimizi satmak için dünyanın dört bir tarafına gidiyoruz, Denizli olarak bu dönemde 1 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirdik" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen dev organizasyonda, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden getirilen farklı renk ve özellikteki ham bloklar sergileniyor. Ağırlıkları 20 ile 30 ton arasında değişen bine yakın blok taş alanda yerini aldı. Dünyadaki doğal taş rezervinin yaklaşık yüzde 35’ine sahip olan Türkiye, 80’in üzerinde farklı yapı ve 120’nin üzerinde renk seçeneğiyle uluslararası piyasada büyük ilgi görüyor. Fuarın sektördeki önemine dikkat çeken Denizli, 40’a yakın firma stantı ve yüzlerce üretici firmasıyla organizasyonda güçlü bir varlık gösteriyor. Organizasyon kapsamında açık alanda blok taşlar ve iş makineleri yer alıyor. A ve B hollerinde doğal taş firmaları ürünlerini sergilerken, C holünde makine ve teknolojiler ziyaretçilerle buluşuyor. D holü ise "D-esign Arena" konseptiyle tasarım odaklı etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Fuar kapsamında bu yıl 8’inci kez düzenlenen Uluslararası Doğal Taş Tasarım Yarışması’nda, 8 ülkeden 67 üniversitenin toplam 724 projesi değerlendirildi. Üretilebilirlik, malzemenin yenilikçi kullanımı ve ticarileşme potansiyeli gibi kriterleri başarıyla geçerek finale kalan 19 proje üretim sürecine geçirilerek fuar süresince D-esign Arena’da sergilenmeye başlandı. Dereceye giren projelerin ödülleri ise açılış günü düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak. Dünya çapında katılımcı Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nın sektördeki önemine değinerek, "Öncelikle fuarımız ülkemize, şehrimize ve Denizli’mize hayırlı olsun. Bugün dünyada örnek olan bir fuardayız. Çin ve İtalya’nın ardından Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nda bulunuyoruz. Denizli olarak 40’a yakın firmamızın standı var ve yüzlerce üretici firmamız burada yer alıyor. Dünya geneline bakıldığında 100’ün üzerinde ülke burada stant açmış durumda ve binlerce katılımcı bulunuyor. Denizli Ticaret Odası olarak fuarları çok önemsiyor ve değerli buluyoruz. Ürettiğimiz ürünleri ve teknolojiyi müşteriyle buluşturmanın yolu olarak görüyoruz. Bu nedenle dünyanın dört bir yanındaki fuarlara yoğun bir şekilde katılıyoruz. Mermer ve doğal taş sektöründe ihracat rakamlarımıza baktığımızda, ivmenin sürekli yukarıya doğru arttığını görüyoruz. Fuarımızın önemi de giderek artıyor" ifadelerini kullandı. "İhracat ve üretime aralıksız devam" Küresel zorluklara rağmen ihracat ve üretim hedeflerine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Erdoğan, "Dünyada küresel problemler ve bölgemizde büyük bir savaş var. Ülke olarak pandemi sürecini güçlü bir şekilde aştık. Denizli olarak bu dönemde 1 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirerek hem üretimimize hem de istihdamımıza katkı sağladık. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasından dolayı ülkedeki diğer üretim dalları da dahil olmak üzere bir artış beklentimiz olduğunu ifade etmek istiyorum. Denizli ve ülke insanımız boş durmuyor. Ürünlerimizi satmak için dünyanın dört bir tarafına gidiyoruz. Oda olarak daha çok ihracat, üretim ve istihdam sağlamak amacıyla bir yıl içerisinde Çin’e üçüncü kez yüzlerce üyemizi götürüyoruz. Fuarın ilk günü olmasına rağmen yoğun bir ilginin olacağını öngörüyoruz. Ülkemize ve şehrimize bereketli olmasını diliyorum" şeklinde konuştu.
14 Nisan 2026 Salı - 16:00
Başkan Memet Aslan sanayicilerle bir araya geldi
Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan ve yönetim kurulu üyeleri, sanayicilerle istişare toplantısında bir araya gelerek fikir alışverişinde bulundu. Van Organize Sanayi Bölgesi’nde üretim yapan sanayicilerin katılımıyla gerçekleştirilen istişare toplantısında, bölgenin mevcut durumu ve gelecekteki projeleri değerlendirildi. Toplantıda söz alan sanayiciler, üretim süreçlerinde karşılaştıkları zorlukları, altyapı ve üstyapı konusundaki beklentilerini ve sektörel gelişim için çözüm önerilerini yönetim kuruluyla paylaştı. Katılımcıların her bir talebini dikkatle dinleyen Başkan Memet Aslan ve ekibi, çözüm odaklı bir çalışma takvimi oluşturulacağını vurguladı. "İstişare kültürünü ön planda tutuyoruz" Kent ekonomisinin kalbinin attığı Van OSB’de düzenlenen toplantıda sanayicilere hitaben bir konuşma gerçekleştiren Başkan Memet Aslan, bölgedeki her bir yatırımcının Van için büyük bir değer olduğunu ifade etti. Şeffaf ve katılımcı bir yönetim anlayışını benimsediklerini belirten Aslan, "Yapacağımız her çalışmada, atacağımız her adımda sanayicilerimizin görüşlerini almak bizim temel ilkemizdir. Biz istişareyi her zaman ön planda tutan bir yönetim anlayışıyla hareket ediyoruz. Bugün burada sizlerle bir araya gelerek hem sorunlarımızı konuştuk hem de geleceğe yönelik projelerimizi paylaştık" dedi. Kentin kalkınması için kararlılık mesajı Van’ın ekonomik kalkınmasında sanayinin lokomotif bir rol üstlendiğini hatırlatan Başkan Aslan, üretim ve istihdamı artırmak adına gece gündüz çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Planlanan projeler hakkında da bilgi veren Aslan, "Şehrimizin kalkınması ve sanayimizin hak ettiği noktaya gelmesi için kararlılıkla çalışıyoruz. Bu süreçte bizlere destek veren, fikirleriyle yol gösteren tüm sanayicilerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Toplantı, sanayicilerin görüş ve önerilerinin ardından karşılıklı bilgi alışverişi ve fotoğraf çekimiyle sona erdi.
14 Nisan 2026 Salı - 15:54
Vali Çiçek: "Yeni OSB istihdama ve ekonomiye katkı sağlayacak"
Karaman Valisi Hayrettin Çiçek, 2. Organize Sanayi Bölgesi’nin istihdama ve bölge ekonomisine büyük katkı sağlayacağını söyledi. Vali Çiçek, alt yapı çalışmaları devam eden 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) incelemelerde bulundu. Çalışmalar hakkında İl Özel İdare Genel Sekreteri ve 2. OSB Müdürü Ali Yener Terlemez’den bilgiler alan Vali Hayrettin Çiçek, 2. OSB’nin Karaman’ın sanayi altyapısını güçlendirerek, yeni yatırımcıların bölgeye çekilmesine katkı sağlayacağını ve istihdamı artırarak bölge ekonomisine önemli bir ivme kazandıracağını ifade etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın kredi desteğiyle hayata geçirilen Karaman 2. Organize Sanayi Bölgesi, tamamlandığında 200 hektarlık alan üzerinde 104 sanayi parseli ve ticari destek alanlarıyla modern ve kapsamlı bir üretim üssü haline gelecek. 420 milyon lira ihale bedeliyle geçtiğimiz yıl alt yapı çalışmaları başlayan yeni OSB’nin 2027 yılının Aralık ayında tamamlanarak hizmete açılması bekleniyor.
14 Nisan 2026 Salı - 15:54
Lüleburgaz’da çiftçiye hıyar fidesi dağıtıldı
Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde örtü altı üreticisine hıyar fidesi dağıtıldı. Kırklareli Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi çerçevesine Örtü Altında Hıyar Üretimini Geliştirme Projesi ile Lüleburgaz ilçesinde hıyar fidelerinin dağıtımı gerçekleştirildi. Kırklareli İl Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, örtü altı üretiminin arttırılması için üreticilere destek verdiklerini bildirdi.
14 Nisan 2026 Salı - 15:49
Manisa’da istihdamı güçlendirecek yeni portal hizmete girdi
Manisa Büyükşehir Belediyesi, iş arayan vatandaşlar ile işverenleri tek bir noktada buluşturmak amacıyla Manisa İstihdam Ofisi Kariyer Portalı’nı hayata geçirdi. Platform sayesinde taraflar, dijital ortamda hızlı ve kolay bir şekilde bir araya gelebilecek. Vatandaşlar, portal üzerinden haftanın her günü ve saati özgeçmiş oluşturarak kendilerine uygun iş ilanlarına başvuruda bulunabilecek. Platformdaki ilanlar özel sektörü kapsamakta olup, belediye bünyesine personel alımı amacı taşımamaktadır. İşverenler ise platformu tamamen ücretsiz kullanarak ilan yayımlayabilecek, adaylarla doğrudan iletişime geçerek istihdam süreçlerini yönetebilecek. Toplu iş görüşmeleri ve eğitim desteği Sistem, yalnızca ilan yayımıyla sınırlı kalmıyor. İşverenler, talep etmeleri halinde Manisa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde toplu iş görüşmeleri düzenleyerek kısa sürede çok sayıda adaya ulaşma imkanı bulacak. Ayrıca nitelikli iş gücünü artırmak adına çeşitli kurumlarla iş birliği yapılarak mesleki eğitim kursları düzenlenecek; bu kursları tamamlayanların ilgili sektörlerde işe yerleştirilmesi desteklenecek. "Manisa’da istihdamı güçlendirmek öncelikli amacımız" Projenin önemine değinen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Manisa İstihdam Ofisi ile iş arayan hemşehrilerimiz ve özel sektör arasında güçlü bir köprü kuruyoruz. Amacımız, şehrimizdeki istihdamı güçlendirmek ve iş bulma süreçlerini dijitalleştirerek kolaylaştırmaktır" ifadelerini kullandı. Başkan Dutlulu, nitelikli iş gücünün artırılmasına yönelik çalışmaların da portal ile birlikte yürütüleceğini vurguladı. Manisa Büyükşehir Belediyesi hizmet binasının zemin katında fiziksel olarak hizmet veren istihdam ofisine, dijital ortamda www.manisaistihdamofisi.com.tr adresinden ulaşılabilir.
14 Nisan 2026 Salı - 14:57
Çalışanlar 2 dakikada bir bölünüyor, ekonomik kayıp 1 trilyon doları buluyor
İş hayatında gün içine yayılan toplantılar, anlık mesajlar, e-postalar ve planda olmayan talepler nedeniyle çalışanların dikkati ortalama iki dakikada bir bölünürken aynı işe yeniden odaklanma süresi ise 23 dakikayı buluyor. Bu durum da zihinsel yorgunluğu artırarak stresi tetikliyor ve dünya genelinde de 1 trilyon doları bulan ekonomik kayba yol açıyor. Çalışanların gün boyunca toplantı, mesaj, bildirim, e-posta veya anlık talepler nedeniyle yaşadığı kesintiler iş hayatının olağan akışı gibi görünse de bu durum hem çalışanların zihinsel sağlığını hem de şirketlerin verimliliğini etkiliyor. Üstelik teknolojik gelişmelerle birlikte bu sorun daha da artıyor. Microsoft’un 2025 Çalışma Trendi Endeksi’ne göre çalışanlar her iki dakikada bir bölünüyor. Sürekli olarak bir işten diğerine geçmek zorunda kalan çalışanlar, kaybettikleri zaman dolayısıyla iş yetiştirme stresi yaşıyor. Kurumsal esenlik çözümü Wellbees, her yıl Nisan ayını kapsayan Stres Farkındalık Ayı dolayısıyla dikkati dağıtan unsurlar ve zihinsel yük arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Her gün ortalama iki saat iş bölünmeleriyle geçiyor İş yerinde odaklanma zorluğu yeni olmasa da araştırmalar bu sorunun giderek arttığını gösteriyor. Bilişim Profesörü Gloria Mark’ın araştırmasına göre 2004 yılında çalışanların herhangi bir ekrandaki dikkat süresi ortalama iki buçuk dakikayken bu süre 2012’de 75 saniyeye, 2020’lerde ise 47 saniyeye düştü. Mark’ın farklı bir araştırmasına göre de bir kesintiden sonra aynı işe geri dönmenin süresi ortalama 23 dakika. 2024’te Almanya’da 492 ofis çalışanıyla yapılan bir araştırmada da çalışanların günde ortalama iki saatten fazla süreyi iş bölünmeleriyle geçirdiği belirtiliyor. Sağlıkla ilgili devamsızlıktan 15 kat daha maliyetli Dikkat dağınıklığının ekonomik boyutu da dikkat çekiyor. 2020 yılında ABD’de 3 bin 258 çalışanla yapılan bir çalışma, yıllık verimlilik kaybının yaklaşık 300 milyon dolar düzeyinde olduğunu; bunun yüzde 93,6’sının dikkat dağınıklığı ve işteki bölünmelerden, yalnızca yüzde 6,4’ünün sağlık kaynaklı devamsızlıktan geldiğini söylüyor. Bu da iş yerindeki dikkat dağıtıcı unsurların sağlıkla ilgili devamsızlıktan neredeyse 15 kat daha fazla maliyete neden olduğunu gösteriyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre ise depresyon ve kaygı nedeniyle her yıl dünya genelinde 12 milyar iş günü kaybediliyor; bunun ekonomik karşılığı 1 trilyon doları buluyor. "Bölünmek zihinsel yükü artırıyor" Wellbees psikolojik destek danışmanlarından Uzman Klinik Psikolog Neris Başkan Tüzer, "İş gününün sık sık bölünmesi, çalışanların odağını toplamasını zorlaştırırken zihinsel yükünü de büyütüyor. Kişi aynı işe yeniden yönelmek için her defasında ek bir çaba harcıyor; bu da stresin gün içine yayılmasına neden oluyor. Bu tablo zaman içinde kaygı, depresyon ve tükenmişlik hissinin daha belirgin hale gelmesine zemin hazırlıyor. Wellbees’in 2025 verilerinde psikolojik destek başvurularının yüzde 14,1’inin stresle başa çıkma başlığında toplanması da çalışanların bu yükü giderek daha fazla hissettiğini gösteriyor" dedi. Neris Başkan Tüzer, odaklanma sorununu ve buna bağlı stresi azaltmak için çalışanlara şu önerilerde bulundu: "Benzer işleri aynı zaman diliminde toplayın: E-posta yanıtları, kısa onaylar ve rutin yazışmalar gibi işleri gün içine yaymak yerine belirli zaman aralıklarında ele almak, sürekli görev değiştirme hissini azaltır. Çalışma alanınızı sadeleştirin: Açık sekmeler, masaüstü kalabalığı ve aynı anda görünen çok sayıda uyaran zihinsel yükü artırabilir. Daha sade bir çalışma düzeni, odağı destekler. Kısa molaları ihmal etmeyin: Yoğun günlerde birkaç dakikalık kısa molalar vermek, zihinsel yorgunluğun birikmesini önlemeye ve yeniden odaklanmayı kolaylaştırmaya yardımcı olur. Bölündüğünüzde önceliği aynı işe dönmeye verin: Bir iş yarım kaldığında hemen başka görevlere yönelmek yerine mümkünse aynı işe dönün. Başlanan işi toparlamak zihinsel dağınıklığın azalmasına katkı sağlar. Gün sonunda ertesi günün önceliklerini belirleyin: Ertesi günün iki veya üç öncelikli işini gün bitmeden netleştirmek, sabah saatlerinde yaşanan dağınıklığı azaltabilir ve işe daha kontrollü başlamayı destekler."
14 Nisan 2026 Salı - 14:41
Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan: "Ürünlerimizi satmak için dünyanın dört bir tarafına gidiyoruz"
Türkiye’nin doğal taş zenginliğini dünyaya tanıtan Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 31’inci kez sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, "Ürünlerimizi satmak için dünyanın dört bir tarafına gidiyoruz, Denizli olarak bu dönemde 1 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirdik" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen dev organizasyonda, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden getirilen farklı renk ve özellikteki ham bloklar sergileniyor. Ağırlıkları 20 ile 30 ton arasında değişen bine yakın blok taş alanda yerini aldı. Dünyadaki doğal taş rezervinin yaklaşık yüzde 35’ine sahip olan Türkiye, 80’in üzerinde farklı yapı ve 120’nin üzerinde renk seçeneğiyle uluslararası piyasada büyük ilgi görüyor. Fuarın sektördeki önemine dikkat çeken Denizli, 40’a yakın firma stantı ve yüzlerce üretici firmasıyla organizasyonda güçlü bir varlık gösteriyor. Organizasyon kapsamında açık alanda blok taşlar ve iş makineleri yer alıyor. A ve B hollerinde doğal taş firmaları ürünlerini sergilerken, C holünde makine ve teknolojiler ziyaretçilerle buluşuyor. D holü ise "D-esign Arena" konseptiyle tasarım odaklı etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Fuar kapsamında bu yıl 8’inci kez düzenlenen Uluslararası Doğal Taş Tasarım Yarışması’nda, 8 ülkeden 67 üniversitenin toplam 724 projesi değerlendirildi. Üretilebilirlik, malzemenin yenilikçi kullanımı ve ticarileşme potansiyeli gibi kriterleri başarıyla geçerek finale kalan 19 proje üretim sürecine geçirilerek fuar süresince D-esign Arena’da sergilenmeye başlandı. Dereceye giren projelerin ödülleri ise açılış günü düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak. Dünya çapında katılımcı Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nın sektördeki önemine değinerek, "Öncelikle fuarımız ülkemize, şehrimize ve Denizli’mize hayırlı olsun. Bugün dünyada örnek olan bir fuardayız. Çin ve İtalya’nın ardından Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nda bulunuyoruz. Denizli olarak 40’a yakın firmamızın standı var ve yüzlerce üretici firmamız burada yer alıyor. Dünya geneline bakıldığında 100’ün üzerinde ülke burada stant açmış durumda ve binlerce katılımcı bulunuyor. Denizli Ticaret Odası olarak fuarları çok önemsiyor ve değerli buluyoruz. Ürettiğimiz ürünleri ve teknolojiyi müşteriyle buluşturmanın yolu olarak görüyoruz. Bu nedenle dünyanın dört bir yanındaki fuarlara yoğun bir şekilde katılıyoruz. Mermer ve doğal taş sektöründe ihracat rakamlarımıza baktığımızda, ivmenin sürekli yukarıya doğru arttığını görüyoruz. Fuarımızın önemi de giderek artıyor" ifadelerini kullandı. "İhracat ve üretime aralıksız devam" Küresel zorluklara rağmen ihracat ve üretim hedeflerine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Erdoğan, "Dünyada küresel problemler ve bölgemizde büyük bir savaş var. Ülke olarak pandemi sürecini güçlü bir şekilde aştık. Denizli olarak bu dönemde 1 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirerek hem üretimimize hem de istihdamımıza katkı sağladık. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasından dolayı ülkedeki diğer üretim dalları da dahil olmak üzere bir artış beklentimiz olduğunu ifade etmek istiyorum. Denizli ve ülke insanımız boş durmuyor. Ürünlerimizi satmak için dünyanın dört bir tarafına gidiyoruz. Oda olarak daha çok ihracat, üretim ve istihdam sağlamak amacıyla bir yıl içerisinde Çin’e üçüncü kez yüzlerce üyemizi götürüyoruz. Fuarın ilk günü olmasına rağmen yoğun bir ilginin olacağını öngörüyoruz. Ülkemize ve şehrimize bereketli olmasını diliyorum" şeklinde konuştu.
14 Nisan 2026 Salı - 14:31
Denizli Kayak Merkezi 150 bin misafiri ağırladı
Kış turizminin gözde noktalarından Denizli Kayak Merkezi, 150 binin üzerinde misafiri ağırlayarak kar kalitesi, modern tesisler ve eşsiz manzarasıyla bu yıl da kar tutkunlarının buluşma noktası oldu. Sezon boyunca yoğun bir ilgiyle karşılanan Denizli Kayak Merkezi, sadece Denizlililerin değil, çevre iller ve yurt dışından gelen turistlerin de gözdesi oldu. Denizli Kayak Merkezi bu sezon 150 bini aşkın misafiri ağırladı. Binlerce kişi kayak ve snowboard eğitimi alırken, pistlerde heyecan ve eğlence eksik olmadı. Denizli Kayak Merkezi, kristal kar yapısı, farklı zorluk derecelerine sahip 13 kilometrelik pistleri ve saatte 2.500 kişi taşıma kapasiteli telesiyej-teleski hatlarıyla bu sezon da profesyonel sporcuların ve ailelerin tercih noktası oldu. "Enerjisiyle merkezimize değer katan tüm misafirlerimize gönülden teşekkür ederiz" Sezonun başarıyla tamamlanmasının ardından değerlendirmelerde bulunan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, misafirlerin memnuniyetinin her şeyin önünde olduğunu vurgulayarak, "Bu sezon kayak merkezimizde kışın en güzel hatıralarını hep birlikte paylaştık. Enerjisiyle merkezimize değer katan tüm misafirlerimize gönülden teşekkür ederiz. Denizli’mizi turizmin her alanında bir marka yapma yolunda kararlılıkla ilerliyoruz" ifadelerini kullandı. Denizli Kayak Merkezi, önümüzdeki kış sezonu için bakım ve geliştirme çalışmalarına en kısa sürede başlayacak. Misafirlerine her yıl daha yüksek standartlarda hizmet sunmayı amaçlayan tesis, yeni sezonda çok daha modern ve sürprizlerle dolu bir çehre ile kapılarını tekrar aralamaya hazırlanacak.
14 Nisan 2026 Salı - 14:08
DAİMFED’den 46. bölge için önemli istişare
DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, Adana’nın Çukurova ilçesinde bulunan 46. bölge ve yaban hayatı alanlarındaki sorunların çözümünün sağlıklı bir planlamayla ilerleyeceğini söyledi. Adana, Kayseri, Niğde, Mersin, Hatay ve Osmaniye illerinden sorumlu Doğa Koruma ve Milli Parklar 7. Bölge Müdürü Abdullah Alioğlu ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Adana İl Müdürü Sinan Gül, Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu’nu (DAİMFED) ziyaret etti. DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ve yönetim kurulu üyelerinin de hazır bulunduğu ziyarette, Adana’nın Çukurova ilçesinde bulunan 46. bölge ve yaban hayatı alanlarındaki sorunlar masaya yatırıldı. Görüşmede, bölgedeki mevcut kısıtlamalar, teknik aksaklıklar ve sürecin nasıl ilerleyebileceği üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. "Çözüm odaklı bir görüşme gerçekleştirdik" Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, kurumlar arası iş birliğinin önemine vurgu yaparak şunları söyledi: "Abdullah Alioğlu ve Sinan Gül ile bir araya gelerek 46. bölge başta olmak üzere, yaban hayatı koruma alanlarındaki güncel durumu değerlendirdik. Sektörümüzün beklentilerini ve bölgedeki yapısal ihtiyaçları paylaştık. Karşılıklı görüş alışverişinde bulunduğumuz bu verimli toplantı, bölgedeki sürecin sağlıklı bir zeminde ilerlemesi açısından büyük önem taşıyor."
14 Nisan 2026 Salı - 13:52
Turizmde Greendeks dönemi
Sürdürülebilirlik, artık bir yaklaşım değil, ölçülebilir bir performans alanı olarak konumlanıyor. Kredi Kayıt Bürosu’nun (KKB) geliştirdiği Greendeks ile bu alandaki yeterlilikler ölçülebiliyor. Kredi Kayıt Bürosu’nun (KKB) geliştirdiği Greendeks; işletmelerin Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) kriterleri çerçevesinde sürdürülebilirlik performansını ölçülebilir ve raporlanabilir şekilde sunarken, farklı sektörlerde dönüşümü hızlandırmaya devam ediyor. Bu sektörlerden biri de turizm. Turizm sektöründe sürdürülebilirlik, artık bir yaklaşım değil, ölçülebilir bir performans alanı olarak konumlanırken, Greendeks ile kurumlar bu alandaki yeterliliklerini ölçebiliyor. Bu yaklaşım, sektör genelinde dönüşümü tetikleyen önemli bir referans noktası niteliği taşıyor. Greendeks değerlendirmesi; çevresel etkilerin yanında sosyal ve kurumsal yönetişim süreçlerini de kapsayan kapsamlı bir analiz ve A’ seviye, mevcut performansın bir göstergesi olmanın ötesinde; sürdürülebilir büyümede güçlü bir referans noktası. Elde edilen ’A’ seviyesi, sürdürülebilirliğin yalnızca bir iletişim dili değil, operasyonel kararların merkezinde konumlandığını ortaya koyuyor. Enerji verimliliğinden kaynak yönetimine, çalışan refahından misafir deneyimine kadar tüm temas noktalarında turizm sektöründe yeni bir standardın oluştuğuna işaret ediyor. Greendeks değerlendirmesinde ’A’ seviyesine ulaşan Swissôtel Resort & Spa Çeşme için düzenlenen plaket takdim töreninde açıklamalarda bulunan Kredi Kayıt Bürosu Genel Müdürü Gökhan Şahin, "Greendeks platformu aracılığıyla işletmelerin ve talep edilmesi durumunda tüm tedarik zinciri ekosisteminin sürdürülebilirlik performanslarını bütüncül ve güvenilir bir çerçevede değerlendirmelerine katkı sunuyoruz. Turizm sektöründe elde edilen A seviyesi skor, sürdürülebilirliğin artık ölçülebilir ve işletmeler için somut bir performans göstergesine dönüştüğünü göstermesi açısından önemli bir örnek oluşturuyor. Bu başarı, yalnızca tek bir işletmenin değil, tüm sektörün dönüşümüne ilham verecek niteliktedir. Turizm ve otelcilik sektöründe ortaya çıkan bu örnekleri çoğaltarak ve farklı sektörlere yayarak, sürdürülebilirlikte ortak bir referans noktası oluşturmayı hedefliyoruz" dedi.
14 Nisan 2026 Salı - 13:32
DigiConnect Projesi KTO’da başladı
Kayseri Ticaret Odası (KTO) koordinasyonunda yürütülecek olan ve Türkiye, Çekya ve Belçika’daki ticaret ve sanayi odalarının iş birliğiyle uygulanacak olan projenin açılışı gerçekleştirildi. Açılış programında konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; "Bugün Türkiye’nin Belçika ile ticareti yaklaşık 8 milyar Euro, Çekya ile ticareti ise yaklaşık 6 milyar Euro seviyesindedir" dedi. Avrupa Birliği destekli KOBİ’lerin uluslararasılaşma süreçlerinin desteklenmesi, dijital yetkinliklerinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir iş bağlantılarının kurulmasının amaçlandığı projenin açılışı; KTO Konferans Salonu’nda yapıldı. Açılış konuşmasını yapan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri hakkında genel bir değerlendirmede bulunarak; "Bugün Kayseri; 5 üniversitesi, 3 organize sanayi bölgesi ve 1 serbest bölgesi ile bir üretim ekosistemine sahiptir. Mevcut gücümüze güç katacak olan; Tarıma Dayalı İhtisas Sera OSB’miz, proje aşamasındaki Uzay, Havacılık ve Savunma İhtisas OSB ile Geri Dönüşüm İhtisas OSB’miz ve altyapı çalışmaları hızla devam eden Erciyes OSB ile şehrimiz, Türkiye ekonomisine yaklaşık 6 milyar dolarlık dış ticaret hacmiyle çok ciddi katkılar sağlayan modern bir sanayi merkezidir. Dünyanın 190 ülkesine ihracat yapan, ihracatının yüzde 55’ini doğrudan Avrupa ülkelerine gerçekleştiren bu kadim şehirdir. Kayseri olarak sadece sanayi ve ticaretin değil, aynı zamanda eşsiz bir turizm hazinesinin de üzerinde oturuyoruz. Belki denizimiz ve kumumuz yok; ancak şehrimiz tarih, kültür, inanç, kış, doğa ve gastronomi gibi turizminin her türlü çeşitliliğini bünyesinde barındıran müstesna bir merkezdir. Bugün dünya yalnızca değişmiyor; aynı zamanda yeniden şekilleniyor. Yakın coğrafyamızda yaşanan savaşlar, küresel dengelerdeki kırılmalar, tedarik zincirlerinde yaşanan kopmalar Ticaret savaşları, enerji ve gıda ve iklim krizleri. Tüm bunlar bize tek bir gerçeği gösteriyor: Artık hiçbir ülke tek başına güçlü kalamaz. Güç; iş birliğinde, güven ortamında ve doğru bağlantılar kurabilme kabiliyetinde yatmaktadır. Artık sadece üretmek yetmiyor. Bugün güçlü olan; değişime uyum sağlayabilen, dijitalleşme, yapay zekâ gibi yeni akımları doğru okuyup uygulayabilen, doğru ortaklıklar kurabilen ve birlikte hareket edebilenlerdir. Türkiye ile Avrupa Birliği arasında uzun yıllara dayanan, karşılıklı güven ve ortak menfaatler üzerine inşa edilmiş çok güçlü bir ekonomik bağ bulunmaktadır. Bu tarihi ve köklü bağlar, günümüzün hızla değişen küresel düzeninde sadece bir ticari ortaklık değil, aynı zamanda stratejik bir ortaklık da temsil etmektedir. Bugün AB- Türkiye arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 190 milyar Euro seviyesine ulaşmış durumdadır. Bu rakam yalnızca bir ticaret verisi değildir. Bu; ortak üretimin, karşılıklı bağımlılığın ve birlikte büyümenin en somut göstergesidir. Ancak iş dünyamızın sahadaki gerçekliği de açıktır. Vize süreçlerinde yaşanan gecikmeler, iş insanlarımızın hareket kabiliyetini zorlaştıran uygulamalar ve güncellenmeyen Gümrük Birliği’nin oluşturduğu yapısal sorunlar. Bu tablo yalnızca Türkiye’yi değil, Avrupa’yı da doğrudan etkilemektedir. Çünkü ticaret tek taraflı değildir. Bağlantı zayıfladığında herkes kaybeder. Bu nedenle; Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize süreçlerinin kolaylaştırılması ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılması ortak rekabet gücümüz için bir tercih değil, bir zorunluluktur. Her zaman Dediğimiz gibi; ’Türkiye’siz AB, AB’siz Türkiye olmaz’. Bugün başlattığımız bu proje tam da bu ihtiyacın somut bir karşılığıdır" dedi. Projenin ticari bağ kurmayı ve sürdürülebilir bir iş ekosistemi oluşturmayı hedeflediğini altını çizen Başkan Gülsoy; "DigiConnect Projesi; Kayseri Ticaret Odası, Belçika’dan Flaman Brabant Ticaret Odası ve Çekya’dan Çek Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle, Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu Programı kapsamında hayata geçirilmektedir. Bu proje; kurumsal iş birliklerini güçlendirmeyi, üyeler arasında kalıcı ticari bağlar kurmayı ve sürdürülebilir bir iş ekosistemi oluşturmayı hedeflemektedir. Ama açık söylemek gerekir ki bu sadece bir proje değildir. Bu, bir iş birliği modelidir. Birlikte üretmenin ve birlikte büyümenin somut bir sistemidir. Bugün Türkiye’nin Belçika ile ticareti yaklaşık 8 milyar Euro, Çekya ile ticareti ise yaklaşık 6 milyar Euro seviyesindedir. Toplamda 14 milyar Euro’yu aşan bu hacim, güçlü bir zemini işaret etmektedir. Kayseri ölçeğine baktığımızda ise; Belçika ile yaklaşık 90 milyon Euro, Çekya ile yaklaşık 50 milyon Euro seviyesinde bir ticaret hacmi görüyoruz. Bu tablo bize şunu açıkça söylüyor: Potansiyel büyük. Ama mevcut seviyemiz bu potansiyelin oldukça gerisinde. İnanıyorum ki biz bunun çok daha fazlasını birlikte üretebilecek kapasiteye sahibiz. Kayseri’nin üretim gücü; Belçika’nın lojistik ve dağıtım kabiliyetiyle, Çekya’nın sanayi ve teknoloji altyapısıyla birleştiğinde ortaya çok daha büyük bir ekonomik değer çıkacaktır. Bu iş birlikleri sayesinde; ticaretimiz karşılıklı olarak gelişecek, ortak üretim ve teknoloji transferi mümkün olacak, ve yeni pazarlara birlikte açılma fırsatı doğacaktır" şeklinde konuştu. Türkiye’nin önemli bir müttefik olduğunun altını çizen Çekya Ankara Büyükelçisi Petr Stepanek ise; "Çek Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği için Türkiye tam da böyle bir ortaktır. Stratejik bir müttefik, önemli bir ekonomik aktör ve Orta Doğu bölgesinde bir istikrar unsurudur. Daha geniş Avrupa perspektifinde Türkiye’yi; sanayi, tarım ve enerji güvenliği alanlarında kritik bir ticaret ortağı, vazgeçilmez bir lojistik merkez ve Avrupa’ya doğal bir geçiş kapısı olarak görüyoruz. AB, Türkiye’nin kalkınmasını desteklemekte ve 2021-2027 Çok Yıllı Mali Çerçeve kapsamında IPA III katılım öncesi yardım araçları ile Horizon Europe ve Erasmus+ programlarını yoğun şekilde kullanarak akademik ve inovasyon dünyalarımızı birbirine bağlamaktadır. Bir diğer önemli gelişme ise Şubat 2026’da Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye ile 200 milyon Euro tutarında finansal iş birliğini yeniden başlatmış olmasıdır. Çek Cumhuriyeti ile Türkiye arasındaki ikili ilişkiler tarihinin en başarılı dönemlerinden birini yaşamaktadır. Türkiye, Çek Cumhuriyeti’nin en önemli ticaret ortaklarından biridir. Rakamlar açıkça göstermektedir ki 2025 yılında karşılıklı ticaret hacmimiz 7,5 milyar Euro’yu aşmıştır. Çekya’nın Türkiye’ye ihracatı yüzde 9’dan fazla artarak 4,3 milyar Euro ile rekor seviyeye ulaşmıştır. Savunma ve güvenlik, enerji, otomotiv ve ulaşım, makine mühendisliği, madencilik ve taş ocakçılığı teknolojileri ile tarım ve gıda sektörlerinden Çek şirketleri uzun süredir Türkiye pazarında aktif olarak faaliyet göstermektedir. Bununla birlikte bilgi ve iletişim teknolojileri ile sağlık gibi diğer sektörler de bu sürece dahil olmaktadır. Karşılıklı ticaret, Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği Anlaşması’ndan uzun süredir fayda sağlamaktadır. Bu potansiyelin korunması için Çek Cumhuriyeti, bu mekanizmanın hizmetler, kamu alımları ve işlenmemiş tarım ürünlerini de kapsayacak şekilde modernize edilmesini uzun süredir kararlı biçimde desteklemektedir. Bu konunun hızlı bir şekilde çözülmesinin, özellikle yeni küresel serbest ticaret anlaşmaları bağlamında ekonomilerimizin rekabet gücünü artıracağına inanıyoruz. Ancak tüm stratejik vizyonlar, gerçek bağlantıları kuran girişimcilerimizin aktif rolü olmadan kağıt üzerinde kalacaktır. Bugün burada bir araya gelmemize vesile olan yeni girişimi özellikle vurgulamak ve desteklemek isterim. DigiConnect Projesi gibi girişimlerin - Odalar Arası Dijital Bağlantı ve İş Birliği Ağı - Türkiye, Çek Cumhuriyeti ve Belçika’daki iş dünyası kuruluşları arasında modern iş birliğinin başarılı bir örneği olacağına inanıyorum. 2026 yılında şirketlerin küresel pazardaki rekabet gücünü artıracak olan unsur süreçlerin dijitalleşmesidir" ifadelerini kullandı. "Türkiye ekonomisi, Avrupa Birliği’ne ne kadar uyumlu olduğunu gösterdi" Belçika Ankara Büyükelçisi Hendrik Van De Velde ise Türkiye ekonomisinin çeşitliliği, dayanıklılığı ve gelişmiş yapısının Avrupa Birliği ile ne kadar uyumlu ve entegre olduğunu gösterdiğini aktararak; "Bugün Kayseri’de 350’den fazla Belçika vatandaşı yaşamakta ve çalışmaktadır. Bu bireysel bağlar, güveni, sürekliliği ve ekonomik ilişkilerimiz için güçlü bir zemini oluşturmaktadır. Bunlar bizim gerçekten değer verdiğimiz önemli kazanımlardır. Belçika ve Türkiye güçlü ve giderek gelişen ekonomik ve ticari ilişkilere sahiptir. Türkiye, Avrupa Birliği dışındaki dördüncü en büyük ihracat pazarımızdır ve ikili ticaretimiz son yıllarda istikrarlı şekilde artmıştır. Mal ve hizmet ticaretimizin toplamı yıllık 13,17 milyar Euro seviyesindedir ve başlıca sektörler arasında kimya ve ilaç, makine ve ekipman, plastik, ulaşım ekipmanları, lojistik, enerji ve dijital hizmetler yer almaktadır. Belçikalı şirketler; Türkiye’deki yabancı yatırımların yüzde 5,2’si ile 8. büyük yatırımcı konumundadır ve kimya, ilaç, inşaat, lojistik, sigorta ve enerji sektörlerinde önemli faaliyetler yürütmektedir. Aynı zamanda Türk yatırımları da Belçika’da artmaktadır; özellikle gıda, tekstil, perakende ve sanayi üretimi alanlarında bu artış dikkat çekmekte ve iş birliğimizin çift yönlü doğasını ortaya koymaktadır. Kayseri, Türkiye’nin dinamik sanayi ve girişimcilik gücünün en önemli örneklerinden biridir. Mobilya, elektrikli ev aletleri, makine, metal ve plastik gibi öncü sektörlerin yanı sıra son dönemde savunma, havacılık ve teknoloji alanlarında da öne çıkan; üretim kalitesi, ihracat odaklı yapısı ve güçlü KOBİ ekosistemi ile bilinen bir şehirdir. Belçika, yüzölçümü olarak daha küçük olmasına rağmen, yenilikçi KOBİ’lerden oluşan yoğun bir ağ, dünya standartlarında lojistik merkezler ve gelişmiş dijital ve endüstriyel ekosistemleri ile Avrupa’nın en sanayileşmiş ekonomilerinden biridir. Ekonomilerimiz arasında güçlü bir tamamlayıcılık görmekteyiz: Kayseri’nin üretim gücü ve girişimcilik kültürü, Belçika’nın yüksek katma değerli üretim, dijital çözümler, lojistik ve Endüstri 4.0 alanlarındaki bilgi birikimi ile büyük ölçüde örtüşmektedir. Gaziantep, Mersin, İzmir, İstanbul, Ankara, Antalya, Bodrum ve Eskişehir’de ekonomik ziyaretler ve temaslar gerçekleştirdik ve şimdi de Kayseri’de bulunuyoruz. Bu ziyaretler, Türkiye ekonomisinin çeşitliliği, dayanıklılığı ve gelişmiş yapısı hakkında bizlere çok değerli bilgiler sunmuş, aynı zamanda Türk ekonomisinin Avrupa Birliği ile ne kadar uyumlu ve entegre olduğunu göstermiştir" dedi. Programa katılan AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı da projenin önemine değinerek; "Ülkemiz hamt olsun çok ciddi mesafeler kat etti. Son yıllarda dünyada muhtelif krizler yaşanmasına rağmen istikrarlı ekonomik büyümesi, kişi başı milli geliri, ihracatı, savunma sanayindeki zenginleşmesini artırarak yoluna devam ediyor. Artık bizim ülke olarak ne fırsatlara açılma ihtimalimiz var ne de tehditlerden kaçabilme ihtimalimiz var. Artık çok yoğun bir uluslararasılaşmaya doğru gidiyoruz, çok yoğun bir dijitalleşmeye doğru gidiyoruz. Dünyada en yoğun konuşulan kavramlar dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yeşil enerji, suçla mücadele, iklim krizi. Bunlar Kayseri’de Türkiye’de neyse Fransa’da da, İtalya’da da, Estonya’da da konuşulan kavramlar. İçinde bulunduğumuz bu proje de aslında dünyanın şuanda karşı karşıya kalmış olduğu tehdit ve fırsatlara cevap niteliğinde. Dijitalleşme artık kaçınılmaz bir şey" ifadelerini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından proje koordinatörü tarafından proje hakkında katılımcılara bilgiler verildi.
14 Nisan 2026 Salı - 13:28
Denizli Büyükşehirden 6,6 milyon TL’lik ısınma desteği
Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal kart sahibi vatandaşlara yönelik sağladığı ısınma desteği projesinin son taksit ödemeleri hesaplara yattı. Binlerce vatandaşın zorlu kış şartlarını daha rahat geçirmesi için hayata geçirilen proje ile bu dönem toplamda 6,6 milyon TL destek verildi. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin hane yardımı ve emekli ikramiyesi verdiği, sosyal kart sahibi vatandaşların kış mevsiminde imdadına yetişen 2025-2026 dönemi ısınma desteği programı tamamlandı. DBB Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen sosyal destek projesiyle, söz konusu ihtiyaç sahiplerine "Ocak-Mart 2026" dönemi ısınma gideri faturaları için aylık 1.500 TL’ye kadar olmak üzere toplamda 4.500 TL’lik destek sağlandı. Bu destek döneminde 3 bin 850 fatura için toplam 6,6 milyon TL ısınma desteği ihtiyaç sahiplerine ulaştırılırken, son taksit ödemeleri hesaplara aktarıldı. "Şehrimizin huzuru ve refahı adına tüm kaynaklarımızı halkımız için kullanmakta kararlıyız" Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, ekonomik zorlukların ve artan enerji maliyetlerinin yükünü bir nebze olsun hafifletmek için ısınma desteği projesini hayata geçirdiklerini anlattı. Denizli’de darda kalan, ihtiyacı olan herkesin yanında olmaya, dertlerine derman üretmeye devam edeceklerini vurgulayan Başkan Çavuşoğlu, "Bu dönem hemşehrilerimizin en temel haklardan biri olan ısınmaya 6,6 milyon liralık destek vererek binlerce hanemize nefes olduk. Şehrimizin huzuru ve refahı adına tüm kaynaklarımızı halkımız için kullanmakta kararlıyız. Çünkü biz bu şehri sadece hizmetle değil, sevgi ve dayanışmayla büyütmeye söz verdik" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder