Son Dakika
|
UEFA’dan Atilla Karaoğlan’a görev
İran Meclis Başkanı Galibaf'tan ABD'ye: "Tüm hareketlerinizi izliyoruz"
Trump'ın İran'a sunduğu 15 maddelik planın detayları ortaya çıktı
Galatasaraylı futbolcu Metehan Baltacı tahliye edildi
AK Parti Sözcüsü Çelik’ten Özel’e tepki
Yenidoğan Çetesi davasında yeni gelişme!
Türkiye - Romanya maçını François Letexier yönetecek
MSB duyurdu: Ağrı’daki kazada 1 asker şehit oldu
Eyüpsultan’da camdan düşen yaşlı kadın hayatını kaybetti
Antalya’da inşaat malzemeleri deposunda yangın
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Arda Güler: "Hepimizin tek hayali Dünya Kupası’na gitmek"
UEFA’dan Atilla Karaoğlan’a görev
Yalova’da servis midibüsü kaza yaptı: 1 ölü, 20 yaralı
Kuveyt Uluslararası Havalimanı’na İHA saldırısı
A Milli Futbol Takımı’nın, FIFA Dünya Kupası yolundaki ilk rakibi Romanya
Katar Emiri Al-Thani’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Uluslararası hukuk pratikte ölmüştür"
EKONOMİ
Denizli sanayisinin ikiz dönüşümünde güçlü iş birliği
25 Mart 2026 Çarşamba - 15:51:09
Denizli Sanayi Odası (DSO) ev sahipliğinde, Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) ve MEXT iş birliğiyle düzenlenen "GEKA 2026 Yılı Rekabetçi Sanayi İşletmeleri Alternatif Destek Programı Bilgilendirme Toplantısı" DSO M. Feridun Alpat Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Toplantıya; Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, GEKA Genel Sekreteri Ümit Gülyağı, MEXT Satış ve İş Geliştirme Direktörü Ömer Cinpir, DSO Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri, GEKA ve MEXT’in temsilcileri ile sanayiciler katıldı. Denizli sanayisinin rekabet gücünü artırmak, işletmelerin yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerine sağlanacak destekleri paylaşmak ve mevcut destek mekanizmalarına ilişkin farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen toplantı, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesine katkı sundu. Denizli sanayisi Model Fabrika ve DSO-VEM ile güçleniyor Programın açılış konuşmasını yapan Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, küresel rekabetin giderek zorlaştığı bir dönemde Denizli sanayisinin verimlilik odaklı dönüşüm sürecine nasıl adapte olabileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kasapoğlu, dünyada dengelerin hızla değiştiğini, pazarlarda önemli kayıplar ve dönüşümler yaşandığını belirterek, özellikle Çin’in üretim gücünün küresel ticaret ve sanayi üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu ifade etti. Bu yeni üretim merkeziyle yalnızca Türkiye’nin değil birçok ülkenin rekabet etmekte zorlandığını vurgulayan Kasapoğlu, bu mücadelede sanayinin ayakta kalabilmesi için yoğun çaba sarf edildiğini söyledi. Türk sanayisinin temel sorunlarından birinin verimlilik olduğuna dikkat çeken Kasapoğlu, Denizli’de bu soruna çözüm üretmek amacıyla çeşitli çalışmalar yürütüldüğünü dile getirdi. Bu kapsamda hayata geçirilen Denizli Model Fabrika’nın sanayicilere verimlilik konusunda önemli katkılar sağladığını belirten Kasapoğlu, yapılan çalışmalar sonucunda tedarik süreleri, kapasite kullanımı ve genel verimlilikte yüzde 40 ila 50 oranında iyileşmeler elde edildiğini aktardı. Model fabrikanın yanı sıra yeni kurulan Verimlilik Merkezi (DSO-VEM) ile enerji verimliliği, temiz üretim ve sürdürülebilirlik alanlarında da sanayicilere hizmet sunmaya başladıklarını ifade eden Kasapoğlu, bu iki yapının birlikte çalışarak işletmelerin rekabet gücünü artırmayı hedeflediğini söyledi. Sanayicilerin dönüşüm süreçlerinde ihtiyaç duyduğu finansman ve teşviklere erişimin de önemli olduğuna değinen Kasapoğlu, bu noktada Denizli Sanayi Odası Teşvik Ofisi (DSO-HİT) ile sanayicilere doğru kaynaklara ulaşma konusunda rehberlik edildiğini belirtti. Zorlu ekonomik şartlara rağmen üretime ve sanayiye olan inançlarının tam olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, Türk sanayicisinin zor dönemlerde fırsat oluşturma becerisine sahip olduğunu, umutsuzluğa yer olmadığını ve mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini sözlerine ekledi. Denizli sanayisi, krizleri fırsata çeviren girişimci ekosistemiyle öne çıkıyor GEKA Genel Sekreteri Ümit Gülyağı ise Denizli’nin rekabetçi ve girişimci yapısıyla öne çıktığını belirterek, kentin kriz dönemlerinde fırsat üretebilen güçlü bir ekosisteme sahip olduğunu vurguladı. Sanayici ve girişimcilerin dar boğazlarda dahi en avantajlı yolu bulabildiğini ifade eden Gülyağı, bu kültürün kurumlar arası iş birliklerini de kolaylaştırdığını, Denizli’de projelerin hayata geçirilmesinde zorluk yaşanmadığını, aksine talebin diğer illere nazaran daha yüksek olduğunu söyledi. Avrupa Birliği’nin SKDM süreciyle birlikte yeşil ve dijital dönüşümün gerekliliğine dikkat çeken Gülyağı, bu kapsamda verimlilik ve ikiz dönüşüm başlıklarında adımlar atılması gerektiğini dile getirdi. GEKA olarak sanayi odası ve diğer paydaşlarla birlikte çalışmalar yürüttüklerini belirten Gülyağı, danışmanlık ve yatırım planı süreçlerini tamamlayan firmalara sonbaharda faizsiz kredi ve finansman desteği sağlamayı planladıklarını açıkladı. Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’na da değinen Gülyağı, Denizli’nin dezavantajlı teşvik konumunu ortadan kaldırmayı amaçladıklarını, program kapsamında doğa temelli turizm, teknik tekstile dönüşüm, yüksek katma değerli tel-kablo ile makine ve otomasyon üretimi alanlarında yatırımların destekleneceğini aktardı. Sanayi işletmelerine dijital ve yeşil dönüşüm yol haritası desteği MEXT Satış ve İş Geliştirme Direktörü Ömer Cinpir, MEXT’in tanıtımı kapsamında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Dijital Dönüşüm Programı ile GEKA Alternatif Destek Programı hakkında bilgilendirmelerde bulunarak programın bölgedeki sanayi işletmelerinin yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerini hızlandırmayı hedeflediğini belirtti. Program kapsamında işletmelere etüt, analiz, yol haritası ve yatırım planı oluşturma konularında destek sağlandığını ifade eden Cinpir, azami 400 bin TL tutarında ve %80 oranında destek verilen programda uygulama süresinin 6 ay olduğunu aktardı. İmalat sanayinde faaliyet gösteren küçük, orta ve büyük ölçekli işletmelerin başvuru yapabildiğini kaydeden Cinpir, danışmanlık hizmetlerinin MEXT Teknoloji Merkezi, İHKİB Dijital Dönüşüm Merkezi ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi tarafından sunulduğunu söyledi. Dijital dönüşüm başlığında yapay zeka, otomasyon ve siber güvenlik gibi alanlarda; yeşil dönüşüm başlığında ise karbon ayak izi, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik gibi konularda destekler sağlandığını belirten Cinpir, danışmanlık süreçlerinin sonunda işletmelere yatırım planı sunularak yeni destek programlarında öncelik sağlanacağını ifade etti. Başvuru sürecinin kolaylaştırıldığını ve esnek dönemler halinde ilerlediğini vurgulayan Cinpir, Mart-Nisan dönemi başvurularının 15 Nisan’a kadar devam ettiğini, yıl içinde işletmelerin iki farklı danışmanlık desteğinden yararlanabileceğini söyledi. Denizli Sanayi Odası Genel Sekreter Yardımcısı İsmail Tillem ise Rekabetçi Sanayi İşletmeleri Alternatif Destek Programı kapsamında; GEKA, DSO İştirakleri ile MEXT arasında kurulan iş birliği mekanizmasının detaylarını paylaştı. Özellikle Verimlilik Merkezi DSO-VEM konusunda da bilgilendirmelerde bulunan Tillem, Merkezin enerji verimliliği, temiz üretim ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmaları bütüncül bir yaklaşımla ele alarak, işletmelerin mevzuata uyumunun sağlanmasını, maliyetlerin azaltılmasını ve rekabet gücünün artırılmasını hedeflediğini vurguladı. Yerel kalkınma ve dönüşüm destekleri sanayi temsilcileriyle paylaşıldı Program kapsamında, GEKA Yatırım Destek Ofisi Uzmanı İrfan Sezgin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı hakkında bilgilendirmelerde bulunurken, GEKA Sanayi Politikaları Birim Başkanı Dr. Barış Kıyak da GEKA tarafından yürütülen Rekabetçi Sanayi İşletmeleri Alternatif Destek Programını anlattı. Program, deneyim paylaşımı bölümünde Nexans Denizli Fabrika Direktörü Necati Günendi ve Okan Haddecilik İşletme Mühendisi Meriç Kuş’un firmalarında dijital ve yeşil dönüşüm alanlarında hayata geçirdikleri iyi uygulama örneklerini katılımcılarla paylaşmasının ardından sona erdi.
25 Mart 2026 Çarşamba - 15:34
3 ilçedeki 545 milyon TL’lik yol yatırımı devam ediyor
Muğla Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı ekiplerince Ortaca-Dalaman-Köyceğiz yol yatırımı kapsamında yürütülen proje, Ortaca-Sarıgerme yolu üzerinden başladı. Toplam yatırım bedeli 545 milyon 574 bin 920 TL olan proje ile bölgedeki ulaşımın daha güvenli ve konforlu hale getirilmesi hedefleniyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte özellikle turizm sezonunda yoğun olarak kullanılan güzergâhta önemli bir konfor sağlanması bekleniyor. Proje kapsamında ilk etap; Sarıgerme Sarçed ile Sarıgerme Oteller Bölgesi ve Sarıgerme Köprüsü arasını kapsarken, ikinci etap Sarıgerme Köprüsü ile Kemal Şahin Kavşağı arasını, üçüncü etap Kemal Şahin Kavşağı ile Fevziye Köprüsü arasını, dördüncü etap ise Fevziye Köprüsü ile Dalaman Havalimanı Çevre Yolu arasını içeriyor. Etap etap hayata geçiriliyor Birinci etap güzergâhının doğal sit alanı içerisinde yer alması nedeniyle gerekli izin süreçleri devam ederken ikinci etapta çalışmalar başladı. Bu kapsamda Sarıgerme Köprüsü ile Kemal Şahin Kavşağı arasındaki 4,1 kilometrelik bölümde çalışmalar sürüyor. Üçüncü etap, Kemal Şahin Kavşağı ile Fevziye Köprüsü arasında içme suyu hattının yapılmasının ardından 3 kilometrelik sıcak asfalt çalışması yapılacak. Dördüncü etapta ise Fevziye Köprüsü ile Dalaman Havalimanı Çevre Yolu arasında ise 3,4 kilometrelik sıcak asfalt çalışması gerçekleştirilecek. Başkan Aras: "Bölgemizin turizm potansiyeline güçlü bir katkı sunacağız" Muğla’nın her noktasında bölge halkının ve gelen misafirlerin yaşam kalitesini artıracak yatırımları hayata geçirmeye devam ettiklerini belirten Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras şunları söyledi: "Ortaca, Dalaman ve Köyceğiz’i kapsayan bu önemli yol projesiyle hem hemşehrilerimizin günlük ulaşımını kolaylaştıracak hem de bölgemizin turizm potansiyeline güçlü bir katkı sunacağız. Özellikle yaz aylarında yoğun kullanılan bu güzergâhın daha güvenli, konforlu ve modern hale gelmesi bizim için büyük önem taşıyor. Planlı ve sürdürülebilir bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz"
25 Mart 2026 Çarşamba - 15:30
TİGEM’in 15 bin ton mısır satışı GTB’de gerçekleşti
Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) bağlı Ceylanpınar Tarım İşletmesi tarafından satışa sunulan 15 bin 107 ton mahsul dane mısır, Gaziantep Ticaret Borsası’nda (GTB) düzenlenen ihale ile alıcı buldu. Borsa şartlarında ve açık artırma yöntemiyle gerçekleştirilen satış, sektörde faaliyet gösteren tüccar ve sanayicilerin katılımıyla rekabetçi bir ortamda tamamlandı. 2025 yılı istihsali olan dane mısırlar, GTB GATEM Buğday Pazarı Tescil Bürosu Satış Salonu’nda düzenlenen organizasyon kapsamında 34 parti halinde satışa sunuldu. Şeffaflık ve rekabet esasları doğrultusunda gerçekleştirilen ihale, ürünlerin piyasa şartları içerisinde işlem görmesine imkan sağladı. GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, ihale ilgili yaptığı değerlendirmede tarım ürünlerinin organize piyasa yapısı içerisinde işlem görmesinin hem ticaretin güvenli şekilde yürütülmesi hem de fiyat oluşumunun sağlıklı ve dengeli bir zeminde gerçekleşmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. TİGEM ile gerçekleştirilen bu tür satış organizasyonlarının, tarım ürünlerinin kurallı ve güvenilir piyasa yapısı içerisinde ticarete konu edilmesine katkı sunduğunu aktaran Akıncı, bu süreçlerin aynı zamanda tüccar, sanayici ve sektör temsilcileri açısından güçlü bir ticaret zemini oluşturduğunu dile getirdi. Gerçekleştirilen ihalenin bölgedeki hububat ve yem sanayisi açısından önemli bir tedarik kaynağı oluşturduğuna dikkat çeken Akıncı, "Bu tür organizasyonlar, sektörün hammadde ihtiyacının karşılanmasına katkı sunarken, aynı zamanda piyasada istikrarın sağlanmasına da destek olmaktadır" diye konuştu.
25 Mart 2026 Çarşamba - 15:20
KUZKA Yönetim Kurulunda bölgesel kalkınma, destek ve çalışmalar ele alındı
Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu toplantısında, bölgesel kalkınma, destek programları ve 81 il 81 Ürün Programı değerlendirildi. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) Yönetim Kurulu, Sinop Valisi Mustafa Özarslan başkanlığında gerçekleştirdiği toplantıda, 2026 yılı teknik destek programları, Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) hazırlıkları ile 81 İl 81 Ürün Programı kapsamında yürütülen ürün seçimi süreçlerini görüştü. Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş’ın ev sahipliğinde Kastamonu Valisi Meftun Dallı’nın da katıldığı toplantıda, Genel Sekreter Mehmet Akif Eraslan, yönetim kurulu üyelerine Ajansın 2025 yılı faaliyetleriyle ilgili bilgilendirme sunumu gerçekleştirdi. Ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde yürütülen 81 İl 81 Ürün Programı kapsamında değerlendirme süreçleri tamamlanan Kastamonu, Çankırı ve Sinop’a ait aday ürünler Yönetim Kurulu gündeminde ele alındı. TR82 Bölgesi’ne yönelik yürütülen KUZKA çalışmaları ve bölgesel kalkınmaya yön verecek stratejik programları da değerlendiren yönetim kurulu, 2026 Yılı Ürün Ticarileştirme ve KOBİ Destek Merkezi Teknik Destek Programı ile Tarımda Verimlilik ve Katma Değerin Artırılması Teknik Destek Programı kapsamında gelen proje başvurularının detayları hakkında bilgi aldı. Programlara yoğun ilgi KUZKA, TR82 Bölgesi yöresel ürünlerinin markalaşmasını ve KOBİ’lerin kapasitesinin artırılmasını amaçlayan 10 milyon TL bütçeli 2026 Yılı Ürün Ticarileştirme ve KOBİ Destek Merkezi Teknik Destek Programı kapsamında toplamda 2 milyon TL’lik proje başvurusu alındığı belirtildi. Öte yandan, 5 milyon TL bütçeye sahip 2026 Yılı Tarımda Verimlilik ve Katma Değerin Artırılması Teknik Destek Programı" nda ise başvuru süreci devam ediyor. Toplantıda programlara yoğun ilgi gösterildiği belirtildi. SOGEP’te hazırlıklar devam ediyor Toplantıda ayrıca Sosyal Gelişmenin Desteklenmesi Programı (SOGEP) kapsamında 2026 yılı proje hazırlık süreçleri ele alındı. Çalışmalar kapsamında bölgedeki kurum ve kuruluşlardan toplanan proje fikirleri ile "proje havuzu" oluşturularak, KUZKA tarafından yürütülen destek programlarının yanı sıra, ulusal ve uluslararası kaynaklı programlarda değerlendirilebilecek.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
23 Mart 2026 Pazartesi- 17:12
Altın fiyatı düştü, Kuyumcukent’te gram altın tükendi
2
24 Mart 2026 Salı- 16:37
Pide değil, altın kuyruğu
3
23 Mart 2026 Pazartesi- 09:15
Amasya’da 2 bin yıldır yetiştirilen meyveden yapılan tatlı: Elma tatlısı
4
25 Mart 2026 Çarşamba- 10:28
Talebe yetişmek için gece gündüz böyle altın üretiyorlar
5
24 Mart 2026 Salı- 12:01
Samsun’da CityMall AVM’ye mühür
16 Ocak 2026 Cuma - 12:47
Türkiye’yi terk eden hamsinin yolu gözleniyor
Türk balıkçılar, Karadeniz’in geç soğuması nedeniyle Gürcistan’a kaçan hamsinin yolunu gözlüyor. Samsun Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Atıf Malkoç, denizlerdeki av sezonunu, 2025 avcılığı ve beklentileri hakkında açıklamalarda bulundu. Mevsimlerin değişmesi nedeniyle hamsilerin de kafasının karışık olduğunu belirten Malkoç, Gürcistan’a göç eden hamsilerin tekrar Türk karasularına dönmesini beklediklerini dile getirdi. "Hamsinin kafası karışık" "Hamsinin de kafası karışık" diyen Malkoç, Karadeniz’in geç soğumasının avcılığı olumsuz etkilediğini vurgulayarak, "Bir ay kadar bir gecikme yaşandı. Hava daha erken soğusaydı hamsi çok daha fazla avlanırdı. Şu an sürüler Gürcistan-Abhazya hattında. Havalar yeni yeni soğuyor. Hamsinin geri dönmesine yüzde 50 ihtimal veriyoruz. Bu sezon sürüler sıcaklık nedeniyle toplanmadı, dağınık gitti ve kıyıya 50 milden fazla yaklaşmadı. Umutla bekliyoruz. Hamsi gelmezse balıkçı zor durumda kalır" dedi. Bu sezon hamsinin bol olmasına rağmen piyasanın oluşmadığını dile getiren Malkoç, fiyatların tarihin en düşük seviyelerine gerilediğini belirterek, "Bu yıl hamsi 20 TL’ye kadar düştü. Daha önce böyle bir tablo yaşanmadı. Balık boldu ama para etmedi" diye konuştu. Hamsi avcılığında uygulanan kotanın etkili olmadığını da savunan Malkoç, avcı sayısının fazlalığının piyasayı olumsuz etkilediğini vurguladı. Palamut sezonunun zayıf geçmesiyle tüm av baskısının hamsiye yöneldiğini belirten Malkoç, "Türkiye’deki tüm av takımları Karadeniz’de hamsi avladı. Marmara’da lamba yasağı olduğu için Ege ve Akdeniz’den de tekneler Karadeniz’e geldi. Herkes yüzlerce kasa hamsi tutunca piyasa çöktü. Kota var ama avlanan tekne sayısı çok fazla olduğu için etkisi olmadı" şeklinde konuştu. Palamudun olmadığı, istavridin boylanmadığı ve mezgidin yüzeye çıkmadığı bir sezonda hamsiyle ayakta kalan Karadeniz balıkçıları, Gürcistan’a göç eden sürülerin yeniden Türkiye kıyılarına dönmesini umutla bekliyor.
16 Ocak 2026 Cuma - 12:47
Edirne’de bir devir kapandı: Ulus Pazarı artık açılmayacak
Edirne Belediyesi’nin Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) olan borçları karşılığında, Ulus Pazarı’nın kurulduğu alanın SGK’ya devredilmesine ilişkin sürecin imza aşamasına gelmesiyle birlikte, 22 yıldır Edirne’de hizmet veren Ulus Pazarı 16 Ocak 2026 Cuma günü itibari ile mevcut yerinde açılmadı ve bundan sonra da kurulmayacak. Sabah saatlerinde pazar yerine gelen vatandaşlar ve esnaf, Ulus Pazarı’nın açılmadığını ve kapatıldığını görünce alandan geri döndü. Durumu yerinde öğrenen bazı vatandaşların şaşkınlık yaşadığı gözlemlendi. Ulus Pazarı Esnaf Kooperatifi (UPEK) Başkanı Barış Atkoşan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, pazarın artık mevcut alanda kurulmayacağını vurguladı. Atkoşan, "16 Ocak 2026 Cuma günü itibarıyla Ulus Pazarı Edirne’de kurulmayacak. Mevcut kurulduğu alana öncelikle bunun bilgisini vermek istiyorum. Uzun zamandır Edirne Belediyesi’nin SGK borcu karşılığında bu alanın SGK’ya devri söz konusuydu. Bu süreçte artık sona gelindi, imza aşamasına gelindi. SGK’nın da bu alanı boş olarak istediğini biliyoruz. Dolayısıyla alternatif yer çalışmaları devam ediyor. Gelişmeler oldukça hem basınımızla hem esnafımızla paylaşacağız. Şu an durum bundan ibaret" dedi. "Ulus Pazarı Edirne’nin önemli bir markası" Çevre il ve ilçelerden Ulus Pazarı’nın kendi bölgelerinde kurulması yönünde bir teklif olup olmadığına da değinen Atkoşan, sürecin henüz çok yeni olduğunu belirterek şunları söyledi: "Şu an itibarıyla böyle bir çağrı yok. Biz 22 yıldan beri Edirne’deyiz ve Edirne halkıyla özdeşleştik. Bulgar müşterilerin de 22 yıldır çok ciddi bir ilgisi var. Dolayısıyla Edirne Ulus Pazarı, Edirne’nin önemli bir markasıdır. En büyük hedefimiz alternatif bir yerle Edirne’de devam etmek. Şu anki düşüncemiz bu yönde. Sürecin nasıl şekilleneceğini zaman gösterecek ve kamuoyunu bilgilendireceğiz." Ulus Pazarı’nın kapanışıyla birlikte kentte hem esnaf hem de vatandaşlar açısından önemli bir alışveriş kültürünün sona erdiği değerlendirmesi yapılıyor.
16 Ocak 2026 Cuma - 12:45
Süper Film Ambalaj, EcoVadis 2025 değerlendirmesinde altın madalyaya layık görüldü
SANKO Holding’in ambalaj sektöründeki iştiraki Süper Film Ambalaj, EcoVadis’in 2025 sürdürülebilirlik değerlendirmesinde Altın Madalya almaya hak kazandı. Süper Film, bu değerlendirme sonucuyla EcoVadis tarafından küresel ölçekte değerlendirilen şirketler arasında yüzde 2’lik dilimde yer aldı. EcoVadis, Çevre, Çalışma ve İnsan Hakları, Etik ve Sürdürülebilir Tedarik başlıkları altında toplam 21 kriter üzerinden şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) uygulamalarını inceliyor. Süper Film Ambalaj, 2025 yılı değerlendirmesi kapsamında ilgili kriterlerde sergilediği başarılı performans sonucunda Altın Madalya ile ödüllendirildi. Değerlendirmede öne çıkan başlıklar EcoVadis değerlendirmesinde Süper Film’in; çevresel yönetim uygulamaları, etik iş yapış süreçleri, karbon ve kaynak yönetimine yönelik çalışmaları ile raporlama yaklaşımı öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Şirket, sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında karbon ve su ayak izi hesaplamalarını ISO standartlarıyla uyumlu şekilde yürütüyor; enerji ve kaynak verimliliğine yönelik yatırımlarına devam ediyor ve döngüsel ekonomi yaklaşımı doğrultusunda geliştirilen ürünlerini portföyüne ekliyor. Süper Film, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla öne çıkıyor Süper Film’in, yüzde 90 tüketici sonrası geri dönüştürülmüş (PCR) içerikli mono-PP gıda ambalajı ile kazandığı WorldStar Ambalaj Ödülü; şirketin ürün geliştirme, tasarım ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımını yansıtan önemli örnekler arasında yer alıyor. Lüleburgaz tesisinin devreye alınmasıyla Süper Film, enerji verimliliğini önceleyen üretim altyapısını genişletti. Bu yatırımla şirket, BOPP film üretiminde kapasitesini ve operasyonel süreçlerinin verimliliğini de artırdı. Bununla birlikte, sürdürülebilir ham madde kullanımı, tedarik zinciri süreçleri ve sorumlu tedarik uygulamaları kapsamında çevresel etkilerin azaltılmasına yönelik yönetimve iyileştirme çalışmaları devam ediyor. Bu başarı uzun yıllara dayanan bir çalışmanın sonucu Süper Film Ambalaj Genel Müdürü Ozan Güven, şirketin 2023 ve 2024 yıllarında elde ettiği Gümüş Madalya sonuçlarının ardından 2025 yılında Altın Madalya ile değerlendirilmesinin kendileri için önemli bir memnuniyet kaynağı olduğunu belirterek, "EcoVadis tarafından, 2025 yılı çalışmalarımız kapsamında verilen Altın Madalya, çevresel ve sosyal alanlardaki uygulamalarımızın uluslararası bir değerlendirme metodolojisi çerçevesinde analiz edildiğini ortaya koymaktadır. Uzun yıllara dayanan çalışmalarımızı bir adım daha ileri taşımanın mutluluğu içerisindeyiz. Önümüzdeki dönemde de çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) başlıklarındaki uygulamalarımızı geliştirmeyi, sürdürülebilirlik performansını ise ölçülebilir göstergelerle takip etmeyi sürdüreceğiz" diye konuştu.
16 Ocak 2026 Cuma - 12:40
Türkiye’de çalışanların yüzde 84’ü çalıştığı kurumu seviyor
Pluxee, Ipsos iş birliğiyle 10 ülkede farklı sektör ve yaş gruplarından 8 bin 700 çalışanın katılımıyla gerçekleştirdiği ‘İş Dünyasında Bağlılığın Yeni Tanımı’ araştırmasının sonuçlarını açıkladı. 80 farklı çalışanın içgörüleri ve gerçek yaşam hikâyeleriyle zenginleştirilen çalışma, motivasyon, iş-yaşam dengesi ve çalışan beklentilerine dair küresel ölçekte yeni bir tablo sunuyor. Dünyada çalışma hayatı hızla dönüşürken Pluxee çalışan-işveren ilişkisine ışık tutmak ve çalışan deneyimini yeniden tanımlamak amacıyla araştırmalarına devam ediyor. Şirketin Ipsos iş birliğiyle gerçekleştirdiği ‘İş Dünyasında Bağlılığın Yeni Tanımı’ araştırması, çalışan beklentilerinde köklü bir dönüşüm yaşandığını ortaya koyuyor. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu Brezilya, İngiltere, Hindistan gibi farklı coğrafyalardan 10 ülkede, 8 bin 700 çalışanın katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre, küresel olarak çalışanların yüzde 83’ü çalıştığı şirketi sevdiğini ya da olumlu hisler beslediğini ifade ediyor. Ancak bu bağlılık artık koşulsuz bir adanmışlık üzerinden değil; denge, anlam ve karşılıklı değer temelinde şekilleniyor. Sessiz istifa değil, dengeli bağlılık Kamuoyunda iş hayatı çoğu zaman "sessiz istifa" ve "büyük kopuş" kavramlarıyla anılırken araştırma, bu anlatının eksik kaldığını gösteriyor. Bulgulara göre, Türkiye’de çalışanların yüzde 84’ü çalıştığı kurumu "sevdiğini" ya da "beğendiğini" ifade ederken çalışanlar işteki iyi olma hâllerini 10 üzerinden 7,9 puanla değerlendiriyor. Bu tablo, çalışanların işlerinden duygusal olarak uzaklaşmadığını; aksine iş ve işyeriyle beklenenden daha güçlü fakat daha dengeli bir bağ kurduğunu ortaya koyuyor. Şirketin ortaya koyduğu "Dengeli Bağlılık" kavramı, bağlılığın biçim değiştirerek daha bilinçli, değişken ve sınırları olan bir tutum haline geldiği gerçeğine işaret ediyor. İyi yaşamın şifresi: Güçlü bağlar, yakın ilişkiler ve zamanı sahiplenmek Araştırma, Türkiye’de "iyi yaşam" algısının merkezinde maddi göstergelerden çok insan ilişkilerinin yer aldığını net biçimde ortaya koyuyor. Türkiye’de çalışanların yüzde 54’ü hayatı iyi kılan en önemli unsur olarak "etrafımda iyi insanlar var" ifadesini öne çıkarırken; kendine zaman ayırabilmek (yüzde 42) ve iyi hissetmek (yüzde 41) ikinci sırada geliyor. Çalışanlara "Haftada fazladan 4 saatin olsaydı ne yapardın?" sorusu yöneltildiğinde ise yüzde 31’i sevdikleriyle daha fazla vakit geçirmek istediğini, yüzde 19’u ise egzersiz yapmayı tercih edeceğini belirtiyor. Öte yandan çalışanların yüzde 35’i işinin hayatının merkezinde olduğunu söylerken yüzde 58’i "elimden geldiğince çok çalışırım" diyor. Bu gelişmekte olan ekonomiler ortalamasının oldukça üzerinde bir oran. Ancak bu tablo, işin her şeyin önüne konulduğu bir yaşamı değil; çabanın ilişkiler, kişisel iyilik hâli ve zamanı yönetebilme becerisiyle dengelendiği bir yaklaşımı işaret ediyor. "Çalışanlarının özel hayatındaki farklılıklarını önemseyen şirketler, çalışan deneyiminde ve işe bağlılıkta çıtayı yukarı taşıyacak" Pluxee Türkiye CEO’su Eda Uluca Özcan, araştırmanın iş dünyası için taşıdığı mesaja şu sözlerle dikkat çekti: "Günümüzde çalışanları yalnızca işteki rolleriyle ele almak artık mümkün değil. Araştırmamız, her geçen gün daha fazla çalışanın iş ile kişisel yaşam arasında yeni bir denge kurduğunu ortaya koyuyor. Biz bu yaklaşımı ‘Dengeli Bağlılık’ olarak tanımlıyoruz. Bu yaklaşım, şirketlerle çalışanlar arasındaki ilişkiyi de köklü biçimde yeniden tanımlıyor. Türkiye’de çalışanların yüzde 43’ü için samimi ve destekleyici bir iş ortamı iş yerinde memnuniyetin en önemli unsuru. Yüzde 40’ı gösterdiği çabanın görülmesini ve takdir edilmesini bekliyor, yüzde 35’i ise özerklik ve karar alma yetkisinin kendileri için kritik olduğunu söylüyor. Bugün bağlılık; sessizce geri çekilmek ya da koşulsuzca adanmak arasında değil, karşılıklı güven ve değer üretimi üzerinde şekilleniyor. İşverenler için asıl fark oluşturan nokta da burada başlıyor: çalışanlarını tek tip beklentilerle değil, bireysel ihtiyaçları ve yaşam evreleriyle anlayabilmek." Bağlılık tek renk değil: Hayatla birlikte değişen 8 farklı ton Araştırma, çalışan bağlılığının artık "ya tamamen adanmış ya da kopmuş" gibi keskin tanımlarla açıklanamayacağını gösteriyor. Bağlılık; hayatın farklı evreleri, kişisel öncelikler ve bireyin içinde bulunduğu koşullara göre ton değiştiriyor. Bu dönüşümü bireyin özel hayatına verdiği önem ve kişisel hedefleriyle toplumsal aidiyet arasında kurduğu denge olmak üzere iki temel eksen üzerinden ele alan araştırma, sekiz farklı bağlılık profili ortaya koyuyor. Araştırmada bağlılık, sabit bir tutum değil; hayatla birlikte şekillenen, esneyen ve yeniden ayarlanan canlı bir deneyim olarak karşımıza çıkıyor. Araştırma, Türkiye’de iş yerini cazip kılan unsurlara dair de içgörüler sunuyor. Çalışanlar için "iyi maaş" yüzde 48 ile ilk sırada yer alırken "ihtiyaca uygun yan haklar" yüzde 36 ile hemen ardından geliyor. Çalışma aynı zamanda, çalışanların destekleyici bir ortam, takdir edilme ve kendilerine zaman ayırabilme gibi insani ihtiyaçlara her zamankinden daha fazla önem verdiğini ortaya koyuyor. Eda Uluca Özcan, araştırmanın özellikle bağlılık konusunda önemli bir tablo çizdiğini, bağlılığı şekillendiren beklenti ve motivasyonların değiştiğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Çalışanı gerçekten gören, dinleyen ve destekleyen kurumlar, bağlılığı doğal olarak güçlendiriyor. Bu araştırma ile çalışma hayatının geleceğini şekillendiren bu yeni bağlılık kurallarını keşfetmeyi, liderler ve karar vericiler için görünür kılmayı amaçladık. Şirket olarak, çalışan-işveren ilişkisini yalnızca ölçen değil, geliştiren bir yaklaşımla; daha insan odaklı, dengeli ve sürdürülebilir bir çalışma dünyasına katkı sağlamaya devam edeceğiz."
16 Ocak 2026 Cuma - 12:19
Bayburt’ta araç sayısı 20 bin 763 oldu
Bayburt’ta Aralık itibariyle trafiğe kayıtlı araç sayısı 20 bin 763 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı motorlu kara taşıtları verisini açıkladı. Türkiye’de 2025 yılında 2 milyon 368 bin 538 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Türkiye’de 2025 yılında bir önceki yıla göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %8,9 azalarak 2 milyon 368 bin 538 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı %52,5 artarak 55 bin 907 adet oldu. Böylece Ocak-Aralık döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 2 milyon 312 bin 631 adet artış gerçekleşti. Trafiğe kaydı yapılan ve trafikten kaydı silinen motorlu kara taşıtları, Aralık 2025 Aralık ayında 248 bin 205 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %59,3’ünü otomobil, %23,6’sını motosiklet, %12,9’unu kamyonet, %1,9’unu traktör, %1,2’sini kamyon, %0,6’sını minibüs, %0,3’ünü otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %35,5 arttı Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre otomobilde %53,3, kamyonette %37,5, traktörde %26,8, minibüste %19,2, özel amaçlı taşıtta %10,3, motosiklette %6,8, otobüste %3,3 ve kamyonda %2,9 arttı. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre %3,9 arttı Aralık ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı özel amaçlı taşıtta %84,1, kamyonette %49,6, otomobilde %35,3 artarken motosiklette %38,1, traktörde %33,2, minibüste %29,0, kamyonda %26,0 ve otobüste %2,3 azaldı. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 33 milyon 612 bin 650 oldu Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %51,7’sini otomobil, %21,2’sini motosiklet, %14,6’sını kamyonet, %6,9’unu traktör, %3,1’ini kamyon, %1,6’sını minibüs, %0,6’sını otobüs ve %0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Aralık ayında 1 milyon 158 bin 490 adet taşıtın devri yapıldı Aralık ayında devri(1) yapılan taşıtların %68,9’unu otomobil, %15,2’sini kamyonet, %7,7’sini motosiklet, %3,7’sini traktör, %2,1’ini kamyon, %1,7’sini minibüs, %0,5’ini otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Aralık ayında 147 bin 173 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %46,4’ü benzin yakıtlıdır Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %46,4’ü benzinli, %27,3’ü hibrit, %16,7’si elektrikli, %8,5’i dizel ve %1,1’i LPG’lidir. Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 373 bin 581 adet otomobilin ise %32,6’sı dizel, %30,9’u benzinli, %30,1’i LPG’li, %4,0’ı hibrit ve %2,1’i elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(3) otomobillerin payı ise %0,2’dir. Trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yakıt cinslerine göre dağılımı, Aralık 2025 Ocak-Aralık döneminde en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %29,9’u 1300 ve altı, %23,2’si 1401-1500, %11,0’ı 1501-1600, %10,7’si 1301-1400, %7,9’u 1601-2000, %0,5’i 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir. Ocak-Aralık döneminde kaydı yapılan otomobillerin 454 bin 923’ü gri renklidir Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %40,6’sı gri, %24,7’si beyaz, %13,2’si siyah, %11,5’i mavi, %4,6’sı yeşil, %3,5’i kırmızı, %0,7’si kahverengi, %0,5’i sarı, %0,4’ü turuncu ve %0,2’si diğer renklidir. Trafiğe kayıtlı taşıtların ortalama yaşı 14,2 olarak hesaplandı Türkiye’de 2025 yılı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 33 milyon 612 bin 650 adet motorlu kara taşıtı için ortalama yaş 14,2 olarak hesaplandı. Ortalama yaş otomobillerde 14,2, minibüslerde 16,2, otobüslerde 16,5, kamyonetlerde 14,2, kamyonlarda 18,4, motosikletlerde 9,9, özel amaçlı taşıtlarda 15,7 ve traktörlerde 24,9’dur. Devri yapılan taşıtların ortalama yaşı 11,8 olarak hesaplandı Türkiye’de 2025 yılında devri yapılan 11 milyon 213 bin 405 adet motorlu kara taşıtı için ortalama yaş 11,8 olarak hesaplandı. Devri yapılan otomobillerin ortalama yaşı 12,7, minibüslerin 11,9, otobüslerin 11,3, kamyonetlerin 11,3, kamyonların 14,1, motosikletlerin 4,0, özel amaçlı taşıtların 16,0 ve traktörlerin 19,2’dir.
16 Ocak 2026 Cuma - 12:16
Erzincan’da araç sayısı 83 bin 609 oldu
Erzincan’da Aralık itibariyle trafiğe kayıtlı araç sayısı 83 bin 609 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı motorlu kara taşıtları verisini açıkladı. Türkiye’de 2025 yılında 2 milyon 368 bin 538 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Türkiye’de 2025 yılında bir önceki yıla göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %8,9 azalarak 2 milyon 368 bin 538 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı %52,5 artarak 55 bin 907 adet oldu. Böylece Ocak-Aralık döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 2 milyon 312 bin 631 adet artış gerçekleşti. Trafiğe kaydı yapılan ve trafikten kaydı silinen motorlu kara taşıtları, Aralık 2025 Aralık ayında 248 bin 205 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %59,3’ünü otomobil, %23,6’sını motosiklet, %12,9’unu kamyonet, %1,9’unu traktör, %1,2’sini kamyon, %0,6’sını minibüs, %0,3’ünü otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %35,5 arttı Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre otomobilde %53,3, kamyonette %37,5, traktörde %26,8, minibüste %19,2, özel amaçlı taşıtta %10,3, motosiklette %6,8, otobüste %3,3 ve kamyonda %2,9 arttı. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre %3,9 arttı Aralık ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı özel amaçlı taşıtta %84,1, kamyonette %49,6, otomobilde %35,3 artarken motosiklette %38,1, traktörde %33,2, minibüste %29,0, kamyonda %26,0 ve otobüste %2,3 azaldı. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 33 milyon 612 bin 650 oldu Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %51,7’sini otomobil, %21,2’sini motosiklet, %14,6’sını kamyonet, %6,9’unu traktör, %3,1’ini kamyon, %1,6’sını minibüs, %0,6’sını otobüs ve %0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Aralık ayında 1 milyon 158 bin 490 adet taşıtın devri yapıldı Aralık ayında devri(1) yapılan taşıtların %68,9’unu otomobil, %15,2’sini kamyonet, %7,7’sini motosiklet, %3,7’sini traktör, %2,1’ini kamyon, %1,7’sini minibüs, %0,5’ini otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Aralık ayında 147 bin 173 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %46,4’ü benzin yakıtlıdır Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %46,4’ü benzinli, %27,3’ü hibrit, %16,7’si elektrikli, %8,5’i dizel ve %1,1’i LPG’lidir. Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 373 bin 581 adet otomobilin ise %32,6’sı dizel, %30,9’u benzinli, %30,1’i LPG’li, %4,0’ı hibrit ve %2,1’i elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(3) otomobillerin payı ise %0,2’dir. Trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yakıt cinslerine göre dağılımı, Aralık 2025 Ocak-Aralık döneminde en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %29,9’u 1300 ve altı, %23,2’si 1401-1500, %11,0’ı 1501-1600, %10,7’si 1301-1400, %7,9’u 1601-2000, %0,5’i 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir. Ocak-Aralık döneminde kaydı yapılan otomobillerin 454 bin 923’ü gri renklidir Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %40,6’sı gri, %24,7’si beyaz, %13,2’si siyah, %11,5’i mavi, %4,6’sı yeşil, %3,5’i kırmızı, %0,7’si kahverengi, %0,5’i sarı, %0,4’ü turuncu ve %0,2’si diğer renklidir. Trafiğe kayıtlı taşıtların ortalama yaşı 14,2 olarak hesaplandı Türkiye’de 2025 yılı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 33 milyon 612 bin 650 adet motorlu kara taşıtı için ortalama yaş 14,2 olarak hesaplandı. Ortalama yaş otomobillerde 14,2, minibüslerde 16,2, otobüslerde 16,5, kamyonetlerde 14,2, kamyonlarda 18,4, motosikletlerde 9,9, özel amaçlı taşıtlarda 15,7 ve traktörlerde 24,9’dur. Devri yapılan taşıtların ortalama yaşı 11,8 olarak hesaplandı Türkiye’de 2025 yılında devri yapılan 11 milyon 213 bin 405 adet motorlu kara taşıtı için ortalama yaş 11,8 olarak hesaplandı. Devri yapılan otomobillerin ortalama yaşı 12,7, minibüslerin 11,9, otobüslerin 11,3, kamyonetlerin 11,3, kamyonların 14,1, motosikletlerin 4,0, özel amaçlı taşıtların 16,0 ve traktörlerin 19,2’dir.
16 Ocak 2026 Cuma - 12:12
Tanoğlu: "Erzincan’da nöbetçi noter uygulaması başlamalıdır"
Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Tanoğlu, iş dünyasından gelen nöbetçi noter talebinin artık bir beklenti değil, zorunlu bir ihtiyaç olduğunu açıkladı. Tanoğlu, son dönemde oda üyelerinden yoğun şekilde gelen nöbetçi noter uygulamasına ilişkin talep ve beklentiler hakkında kamuoyunu bilgilendiren kapsamlı bir açıklama yaptı. Tanoğlu açıklamasında "Son dönemde üyelerimizden yoğun şekilde tarafımıza iletilen nöbetçi noter uygulamasına ilişkin talep ve beklentiler hakkında kamuoyunu bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur. Üyelerimiz, ticari hayatın doğal akışı içerisinde hafta sonları da acil noter işlemleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Özellikle sözleşmeler, vekâletnameler, satış ve devir işlemleri gibi ticari hayatın vazgeçilmez unsurları olan noter hizmetlerine erişimde yaşanan aksaklıklar zaman kaybına, ekonomik mağduriyetlere ve iş süreçlerinin yavaşlamasına neden olmaktadır. Üyelerimizin ortak talebi haline gelen nöbetçi noter uygulamasının ilimizde de hayata geçirilmesi, artık bir beklenti değil, açık bir ihtiyaçtır. Bu çerçevede, üyelerimizden gelen talepler Odamız tarafından titizlikle değerlendirilmiş, mevcut durumun ticari hayat üzerindeki etkileri somut veriler ve örneklerle ortaya konulmuştur. Odamız, bu önemli talebi, üst kuruluşumuz olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile ilgili kurum ve mercilere resmi yazışmalar yoluyla iletmiştir ve takip etmektedir. Şunun özellikle altını çizmek isterim; Bizler, masa başından değil, sahadan gelen sesle hareket ediyoruz. Üyelerimizin işini kolaylaştırmayan, ticari hayatı zorlaştıran her uygulama bizim için çözülmesi gereken bir konudur. Nöbetçi noter uygulaması da bu kapsamda ele aldığımız ve takipçisi olduğumuz önemli başlıklardan biridir. Bu süreçte, üyelerimizin yanında olmaya, taleplerini savunmaya ve gelişmeler hakkında kamuoyunu şeffaf şekilde bilgilendirmeye devam edeceğimizi bir kez daha vurgulamak isterim." dedi.
16 Ocak 2026 Cuma - 12:12
Elazığ’da sağlık tesisleri değerlendirildi
Elazığ’da, sağlık müdürlüğüne bağlı sağlık tesisleri değerlendirildi. Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü tarafından müdürlüğe bağlı sağlık tesislerinin 2025 yılı yatırımlarının ele alındığı değerlendirme toplantısı düzenlendi. İl Sağlık Müdürü Dr. Emrah Gecekuşu başkanlığında düzenlenen toplantıya, hizmet başkanları ve ilgili birim yetkilileri katıldı. Toplantıda 2025 yılında yapımı tamamlanan ve devam eden yatırım faaliyetleri yanında, 2026 yılı planlanan yatırımlar hakkında bilgilendirme ve görüş alış verişinde bulunuldu.
16 Ocak 2026 Cuma - 11:57
Aydın’da araç sayısı 668 bin oldu
Aydın’da Aralık ayında toplam araç sayısı 668 bin 889 oldu, 16 bin 143 aracın ise devri yapıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025 yılı Aralık ayı Motorlu Kara Taşıtları İstatistikleri’ni yayımladı. Bu çerçevede Aydın’da 2025 yılı Aralık ayında araç sayısı 239 bin 892 otomobil, 11 bin 294 minibüs, 2 bin 777 otobüs, 89 bin 768 kamyonet, 10 bin 928 kamyon, 251 bin 195 motosiklet, bin 488 özel amaçlı taşıt ve 61 bin 547 traktör olmak üzere toplam 668 bin 889 oldu. Aydın’da 2025 Aralık ayında toplamda 16 bin 143 aracın ise devri yapıldı. Bunların 9 bin 494’ü otomobil, 286’sı minibüs, 75’i otobüs, 2 bin 708’i kamyonet, 188’i kamyon, 2 bin 302’si motosiklet, 36’sı özel amaçlı taşıt ve bin 54’ü traktör olarak gerçekleşti. Ayrıca 2025 Aralık ayında 3 bin 885 aracın trafiğe kaydı yapıldı. Bunların bin 465’i otomobil, 6’sı minibüs, 9’u otobüs, 433’ü kamyonet, 44’ü kamyon, bin 818’i motosiklet, 5’i özel amaçlı taşıt ve 105’i traktör olarak gerçekleşti.
16 Ocak 2026 Cuma - 11:28
Muğla’da motorlu araç sayısı 768 bin 233’e ulaştı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Aralık ayı Motorlu Kara Taşıtları İstatistiklerini açıkladı. Verilere göre Muğla’da 2025 yılı Aralık ayı sonu itibari ile trafiğe kayıtlı araç sayısı 768 bin 233’e ulaştı TÜİK verilerine göre, Aralık 2025’te Kasım ayına göre araç sayısında 5 bin 366 artış yaşandı. Kasıl ayında 762 bin 867 olan araç sayısı Aralık ayında 768 bin 233’e yükseldi. Muğla’da en fazla motorlu araç 312 bin 204 ile motosiklet oldu. Aralık ayında araç türlerine göre değişim şöyle gerçekleşti: Otomobil sayısı 281 bin 049’dan 283 bin 911’e, minibüs sayısı 10 bin 930’dan 10 bin 955’e çıktı. Otobüs sayısı 4 bin 158’de kalırken, kamyonet sayısı 97 bin 747’den 98 bin 226’ya, Kamyon sayısı 12 bin 872’den 12 bin 907’ye, motosiklet sayısı ise 310 bin 408’den 312 bin 204 yükseldi. Özel amaçlı araç sayısı 2 bin 605’den 2 bin 635 yükselirken, traktör sayısı da 43 bin 98’den 43 bin 237’ye yükseldi.
16 Ocak 2026 Cuma - 10:47
7. Türkiye Okullar Arası Zekâ Oyunları Şampiyonası’na başvuru için geri sayım başladı
İlkokuldan liseye tüm öğrencilerin katılımına açık olan Türkiye Okullar Arası Zekâ Oyunları Şampiyonası’na başvurular 13 Şubat 2026’da sona eriyor. Bu yıl 7’ncisi düzenlenen şampiyona asıl olarak öğrencilerin düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor. Türkiye Zeka Vakfı tarafından, Millî Eğitim Bakanlığı ve TÜBİTAK’ın destekleriyle 2019 yılında başlatılan Türkiye Okullar Arası Zekâ Oyunları Şampiyonası’nın 7’ncisi, Türkiye İş Bankası’nın ana sponsorluğunda gerçekleştiriliyor. İlkokul 1. sınıftan lise 12. sınıfa kadar tüm öğrenciler için farklı düşünme, karar verme ve problem çözme becerilerini geliştirme imkanı sunan şampiyona için başvurular 13 Şubat 2026 tarihine kadar sampiyona.tzv.org.tr adresinden yapılabiliyor. Takım çalışmasını teşvik eden ve bilişsel becerilere verilen önemi artırmayı hedefleyen organizasyon, çocukların ve gençlerin analitik düşünme ve stratejik bakış becerilerinin gelişimine de katkı sunuyor. Katılım süreci internet üzerinden bireysel sınavla başlıyor Şampiyonaya katılım, her öğrencinin bireysel olarak yarıştığı Takım Belirleme Sınavı ile başlıyor. Bu sınavın ardından okullar, İl ve Bölge Finalleri’nde yarışacak takımlarını belirliyor. Başarılı ekipler, Türkiye Finalleri’nde okullarını ve illerini temsil etme hakkı kazanıyor. Yarışmaya katılım süreci, 2 Mayıs 2026 Cumartesi günü Ankara’da yazılı sınav formatında gerçekleştirilecek Türkiye Finalleri’ne kadar internet üzerinden yürütülüyor. Türkiye Finalleri sonunda her sınıf düzeyinde ilk üç dereceye giren takımlar kupa sahibi olurken, takım üyeleri ve sorumlu öğretmenleri madalya kazanıyor. Yarışmaya katılan tüm öğrencilere ve öğretmenlere başarı durumlarına göre elektronik katılım ve başarı belgeleri sunuluyor. 7. Türkiye Okullar Arası Zekâ Oyunları Şampiyonası’nın takvimi şöyle: 13 Şubat 2026 - Son başvuru tarihi 14 Şubat 2026 - Takım belirleme sınavı (İnternet üzerinden) 1 Mart 2026 - İl finallerine katılacakların ilan edilmesi 14 Mart 2026 - İl finalleri sınavı (İnternet üzerinden) 1 Nisan 2026 - Bölge finallerine katılacakların ilan edilmesi 11 Nisan 2026 - Bölge finalleri sınavı (İnternet üzerinden) 25 Nisan 2026 - Türkiye finallerine katılacakların ilan edilmesi 2 Mayıs 2026 - Türkiye finalleri (Ankara) 6 Haziran 2026 - Ödül Töreni
16 Ocak 2026 Cuma - 10:37
Don zararına karşı Manisa Büyükşehir’den üreticiye destek
Manisa Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılında yaşanan zirai don olaylarından etkilenen meyve üreticilerinin yanında olmak amacıyla hayata geçirdiği yüzde 100 hibeli sıvı gübre ve aminoasit destekleri Selendi ve Demirci ilçelerinde üreticilerle buluşturuldu. Geçtiğimiz yıl Manisa genelinde etkili olan zirai don afeti, başta üzüm olmak üzere erik, kayısı, zeytin, ceviz, badem ve kiraz üretiminde ciddi kayıplara neden oldu. Üreticinin artan maliyet yükünü azaltmak ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan destek programı kapsamında Selendi’de 170, Demirci’de ise 256 üreticiye sıvı organomineral gübre ve hayvansal menşeili aminoasit desteği sağlandı. Program kapsamında Manisa genelinde yaklaşık 2 bin üreticinin bu destekten yararlanacağı belirtildi. Selendi ve Demirci’de düzenlenen dağıtım törenlerine Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun yanı sıra Selendi Belediye Başkanı Murat Daban, Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Aydın, CHP ilçe başkanları, ziraat odası başkan ve temsilcileri, daire başkanları, üreticiler ve vatandaşlar katıldı. Selendi’de konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, üreticinin yanında durmanın bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurgulayarak, "Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak, rahmetli Ferdi başkanımız döneminden bu yana tarıma ve üreticiye ayrılan bütçeyi ciddi biçimde artırdık. Sosyal belediyecilik anlayışımızla Kent Lokantaları ve Halk Mandıraları kuruyoruz. Bu işin şovunu değil, hakkını yapıyoruz. Aynı anlayışla üreticimizin de yanında duruyoruz. Çünkü biliyoruz ki çiftçi olmazsa, üretici olmazsa bu ülke aç kalır. Cumhuriyet Halk Partili belediyeler olarak sözde değil, gerçekten üreticinin yanındayız" dedi. "7’den 70’e herkesin yanında olacağız" Desteklerin yıl boyunca devam edeceğini belirten Başkan Dutlulu, "Zirai don nedeniyle çok zor bir sezon geçirdik. Meyve üretimi ciddi zarar gördü. Bu destekle üreticilerimizin yükünü bir nebze olsun hafifletmek istedik. Selendi ve Demirci ile birlikte Manisa genelinde 2 bin üreticimize ulaşıyoruz. Ancak bu destek bununla sınırlı kalmayacak. Yıl boyunca yeni projelerle çiftçilerimizin yanında olacağız. Biz üç beş kişiyi değil, halkı mutlu eden bir belediye olacağız" diye konuştu. Demirci’de düzenlenen törende konuşan Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara, Manisa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederek, "Demirci, Manisa’nın en uzak ilçelerinden biri. İlçemiz için hem devletimizden hem de Büyükşehir Belediyemizden daha fazla destek sağlamak adına köprü olmaya çalışıyoruz. Besim başkanımıza ilçemize verdiği değer ve destekler için teşekkür ediyorum. Temennimiz, 2026 yılında böyle acı kayıpların ve afetlerin yaşanmamasıdır" ifadelerini kullandı. Başkan Dutlulu, "Üretim olmazsa güçlü bir ülke olmaz" Demirci’nin uzun yıllar yeterli yatırımı alamadığını vurgulayan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Cengiz başkan döneminde başlayan, rahmetli Ferdi Başkan zamanında ivme kazanan çalışmalar bugün bize nasip oldu. 2025’te üzerimize düşeni yaptık, 2026’da da yapmaya devam edeceğiz. Bugün burada iki doğru işi yapıyoruz. Sosyal belediyecilik ve üreticinin yanında olmak. Üretici olmazsa üretim olmaz, üretim olmazsa güçlü bir ülke olmaz" dedi. Konuşmaların ardından Başkan Besim Dutlulu, kadın üreticiler başta olmak üzere destekten yararlanan çiftçilere sıvı gübre ve aminoasitleri bizzat teslim etti. Üreticiler, sağlanan destekten duydukları memnuniyeti dile getirerek Manisa Büyükşehir Belediyesine teşekkür etti. Proje kapsamında, toplam arazi varlığı 50 dekarın altında olan ve 20 dekar altı meyve bahçesi bulunan üreticiler destekten yararlanıyor. Dağıtılan yüzde 100 hibeli destek paketinde organik madde yüzde 20, azot yüzde 7, üre yüzde 7, fosfor yüzde 7 içeren sıvı organomineral gübre ile bitki gelişimini destekleyen hayvansal menşeili aminoasitler yer alıyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder