Son Dakika
|
Altın fiyatı düştü, Kuyumcukent’te gram altın tükendi
Ünlü yapımcı Erol Köse hayatını kaybetti
İran Dışişleri Bakanlığı'ndan müzakare açıklaması!
Trump’tan İran kararı!
Galatasaray, Osimhen’in ameliyata alındığını duyurdu
Konya’da akraba kavgasında 1 kişi vuruldu
Fatih’te çöken binaların ardından çevrede hasar tespit çalışması başlatıldı
Bursa’da bıçaklı kavga...Boğazı kesilen kişi hayatını kaybetti
Hakkari ve Yüksekova’da eğitime kar engeli
İsrail ordusu: "Tahran’a geniş çaplı bir saldırı dalgası başlatıldı"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Rusya: "Durumu yakından izlemeyi sürdürüyor ve kısa sürede barışçıl bir seyir kazanacağını umuyoruz"
İstanbul Havalimanı bayramda 873 Bin 851 yolcuya ev sahipliği yaptı
Almanya Başbakanı Merz: "Trump, İran'daki saldırıları ertelediği için minnettarım"
Bisikletli genci sıkıştırıp aracından indi: Pahalıya patladı!
"Makas atmadım, sadece hız yaptım" dedi: Cezadan kaçamadı
Konya’da akraba kavgasında 1 kişi vuruldu
ABD, İran'da Kum Türbin Motoru Üretim Tesisi'ni hedef aldı
EKONOMİ
Altın fiyatı düştü, Kuyumcukent’te gram altın tükendi
23 Mart 2026 Pazartesi - 17:12:49
Altın fiyatlarında yaşanan düşüş, İstanbul’da vatandaşları harekete geçirdi. Özellikle Kuyumcukent’te yoğunluk yaşanırken, gram altın tükendi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 15:36
Altın fiyatları düşünce vatandaşlar kuyumculara akın etti
Eskişehir’de vatandaşlar altın fiyatlarının düşmesi sonrası kuyumcularda yoğunluk oluşturdu. Orta Doğu’daki gelişmeler sebebiyle altın fiyatlarındaki dalgalanma sürüyor. Özellikle mart ayının başında 7 bin 600 TL seviyelerini görerek rekor kıran altın, son birkaç haftada yaşanan küresel ve bölgesel gelişmelerin etkisiyle hızla geriledi. Gram altın bugün 6 bin 238 TL’den açılış yaparken, Eskişehir’de bu fiyattan altın almak isteyen vatandaşlar kuyumculara akın etti. Yoğunluk yaşanan Eskişehir Kuyumcular Çarşısı’nda tıklım tıklım dolan birçok dükkanda 1, 5 ve 10 gram ile çeyrek altın tükenme noktasına geldi. Çoğu dükkanda bir personel kapı önünde durarak, hangi altınların olup olmadığı konusunda müşterilere bilgi verdi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 15:30
Doğu Anadolu’da ihracat tabana yayılacak
Doğu Anadolu’da ihracatın tabana yayılması için yeni bir dönemin kapısı açılıyor. Doğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Üyesi ve başkan adayı Ömer Madırlı, "Doğu Anadolu’nun güçlü ihracat potansiyelini daha etkin kullanarak ihracatı tabana yaymayı ve ihracatçı firma sayısını yüzde 50 artırmayı hedefliyoruz" dedi. Doğu Anadolu’nun üretim gücüne dikkat çeken Madırlı, Erzurum’dan Iğdır’a, Van’dan Elazığ’a kadar geniş bir coğrafyada önemli bir potansiyel bulunduğunu belirterek, bu potansiyelin henüz tam anlamıyla değerlendirilemediğini ifade etti. Madırlı, ihracat kültürünün geliştirilmesini öncelikli hedefleri arasında konumlandırdıklarını söyledi. Bölgede yıllık ihracatın 3 milyar dolar seviyesinde olduğunu ifade eden Madırlı, yeni dönemde hem ihracat hacmini hem de ihracatçı sayısını artırmaya odaklanacaklarını söyledi. Bu yıl için ihracat hedefini 3 milyar 250 milyon dolar olarak belirlediklerini aktaran Madırlı, "Biz düzenleyeceğimiz eğitimlerle ve uygulamalı çalışmalarla firmalarımıza bu süreci anlatacağız. Firmalarımızın bunu gözünde büyütmemesi gerekiyor" dedi. Yeni dönemde hayata geçirilmesi planlanan projeler arasında KOBİ’lerin ihracata yönlendirilmesine yönelik eğitim ve danışmanlık programları, ihracata yeni başlayacak firmalar için rehberlik mekanizmaları ve çevrim içi eğitim platformu öne çıkıyor. Bölgenin turizm potansiyelini ticari faaliyetlerle birleştirmeyi planladıklarını belirten Madırlı, özellikle kış turizmi merkezlerinin bu noktada önemli bir avantaj sunduğunu ifade etti. Yabancı alıcıların ticaret heyetleri kapsamında bölgeye davet edilmesiyle hem turizm hem de ticaretin birlikte geliştirilmesini amaçladıklarını vurgulayan Madırlı, bu modelin Doğu Anadolu’nun ekonomik dinamizmini artıracağını belirtti.
23 Mart 2026 Pazartesi - 15:19
Samsun Kuyumcular Odası Başkanı Özman: "Bu savaş ekonomik bir savaş"
Altın fiyatlarında son dönemde yaşanan düşüşü değerlendiren Samsun Kuyumcular Odası Başkanı Salih Özman, sürecin arkasında küresel ölçekte bir ekonomik mücadele olduğunu söyleyerek, "Bu savaş ekonomik bir savaş" dedi. Altın piyasasında son günlerde yaşanan dalgalanmalar yatırımcıların dikkatini çekerken, Samsun Kuyumcular Odası Başkanı Salih Özman, konuya ilişkin İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Altın fiyatlarındaki düşüşün nedenlerine değinen Özman, geçtiğimiz hafta piyasaların ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz artırımı ihtimalini fiyatladığını belirtti. Küresel ölçekte yaşanan savaş ve enerji krizinin de piyasalarda etkili olduğunu ifade eden Özman, "Geçen hafta altın fiyatlarındaki düşüşün temel nedeni FED’in faiz artırımı beklentisiydi. Savaş ortamı ve enerji krizi de bu süreci etkiledi" diye konuştu. "Bu savaş ekonomik bir savaş" Savaş ve kriz dönemlerinde altının genellikle yükseldiğini hatırlatan Özman, mevcut durumun farklı olduğunu vurguladı. Özman, "Bu süreç yalnızca İran ile ilgili bir askeri gerilim değil. ABD’nin de içinde bulunduğu, doların gücünü korumaya yönelik bir finansal mücadele söz konusu. Yani bu savaş ekonomik bir savaştır" ifadelerini kullandı. "Savaş devam ederse altın düşebilir" Altın fiyatlarının seyrine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özman, "Altın 5 bin 500 dolar seviyelerine kadar yükseldi, ardından 4 bin 100 dolara kadar geriledi. Şu anda 4 bin 200 dolar seviyelerinde hareket ediyor. 4 bin 500 dolar güçlü bir direnç noktası. Eğer savaş devam ederse altın bir miktar daha düşebilir" dedi. Savaşın sona ermesi ve petrol fiyatlarının normale dönmesi halinde altının yeniden yükseliş trendine girebileceğini ifade eden Özman, yatırımcılara uzun vadeli düşünmeleri çağrısında bulundu. "Altın uzun vadeli bir yatırım aracıdır" Altının kısa vadeli al-sat aracı olmadığını vurgulayan Özman, "Süreç normale döndüğünde bugünkü seviyelerin üzerine çıkılması muhtemel. Vatandaşlarımızın altını uzun vadeli bir yatırım aracı olarak değerlendirmesi gerekir" şeklinde konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
23 Mart 2026 Pazartesi- 17:12
Altın fiyatı düştü, Kuyumcukent’te gram altın tükendi
2
23 Mart 2026 Pazartesi- 09:36
Sanipak’ın Arch Peninsula Sdn Bhd’ye devri için anlaşma imzalandı
3
23 Mart 2026 Pazartesi- 09:05
Turfanda çağla hasadı erken başladı
4
20 Mart 2026 Cuma- 15:58
Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanında bayramlaşma töreni
5
19 Mart 2026 Perşembe- 10:41
Mersin’de dar gelirli ailelerin çocuklarına bayramlık desteği
21 Ocak 2026 Çarşamba - 12:31
"2025 yılı turizm sektörün dayanıklılığının kanıtlandığı yıl oldu"
Türkiye’nin önemli turizm yatırımcılarının başında gelen Kızılbük GYO Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, Türk turizminin 2025 yılını değerlendirip 2026 yılı hedeflerini açıkladı. 2025 yılını "Turizm sektörünün dayanıklılığının kanıtlandığı yıl oldu" şeklinde değerlendiren Çelik 2026 yılı için de "Küresel ölçekte beklenen yumuşama ve sermaye akımlarındaki normalleşme de Türkiye turizmi için olumlu bir zemin oluşturuyor" dedi. 2025 yılının, küresel ve yerel ölçekte yaşanan ekonomik dalgalanmalara rağmen turizm sektörünün ne kadar güçlü ve esnek bir yapıya sahip olduğunu ortaya koyan önemli bir yıl olduğunu kaydeden Kızılbük GYO Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, "Türkiye’nin güçlü turizm altyapısı, hizmet kalitesi ve çeşitlenen ürün gamı sayesinde beklentilerin büyük ölçüde karşılandığını, hatta bazı alanlarda aşılabildiğini söylemek mümkün. Özellikle nitelikli tesis yatırımları, entegre turizm ve yaşam projeleri ile sürdürülebilirlik odaklı konseptler hem yerli hem de yabancı turist nezdinde ciddi bir karşılık buldu. Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü koruması, alternatif turizm alanlarında çeşitliliğini arttırması ve yılın geneline yayılan talep yapısı, sektörün sağlıklı bir büyüme zemini oluşturmasına katkı sağladı. Finansman koşullarının zorlayıcı olduğu bir dönemde dahi turizmin yatırımcı ilgisini koruması, sektöre duyulan güvenin somut bir göstergesi oldu. Tüm bu gelişmeler, turizmin yalnızca kısa vadeli bir gelir alanı değil, aynı zamanda uzun vadeli ve stratejik bir yatırım alanı olduğunu bir kez daha ortaya koydu" dedi. "2026 yeni nesil turizm ve yaşam projelerinin önem kazandığı yıl olacak" Zorlu geçen bir 2025 sezonunun ardından 2026 sezonuna umutla girdiklerini kaydeden Kızılbük GYO Genel Müdürü Çelik, "2025’te sergilenen dayanıklılığın daha sağlıklı ve dengeli bir büyümeye evrildiği bir tabloyla karşılayacağımızı öngörüyoruz. Talep tarafında ise nicelikten çok niteliğin öne çıktığı bir döneme girildiğini görüyoruz. Artık ziyaretçiler yalnızca konaklama değil; deneyim, yaşam kalitesi, sürdürülebilirlik ve bütüncül hizmet anlayışı talep ediyor. Bu doğrultuda yeni nesil turizm ve yaşam projeleri, uzun süreli konaklama modelleri ve dört mevsime yayılan konseptler talebi daha dengeli ve kalıcı hale getiriyor" diye konuştu. Açıklamasında jeopolitik gelişmeler, küresel ekonomi ve maliyet artışlarının turizm yatırımlarına olan etkisinden de söz eden Çelik, jeopolitik gelişmeler ve küresel ekonomik belirsizliklerin, turizm yatırımlarında daha temkinli, planlı ve seçici bir yaklaşımı zorunlu kıldığıı kaydetti. "Türkiye yabancı yatırımcı ve turist açısından cazibesini koruyor" Türkiye’nin cazibe merkezi olduğunu ve çeşitli avantajları ile hem yabancı yatırımcı hem de yabancı turist açısından cazibesini koruduğunu kaydeden Genel Müdür Çelik, "TÜİK’in 2025 yılı üçüncü çeyrek turizm istatistikleri, Türkiye’nin yabancı turistler açısından cazibesini net biçimde koruduğunu ortaya koyuyor. Temmuz-Eylül 2025 döneminde ülkemizde geceleme yapan yabancı ziyaretçilerin gecelik ortalama harcamasının 100 dolar seviyesinde gerçekleşmesi, Türkiye’nin artık yalnızca ziyaretçi sayısıyla değil, oluşturduğu katma değerle de öne çıktığını gösteriyor. Yurt dışında ikamet eden vatandaşların gecelik ortalama harcamasının 64 dolar olması da talep yapısının geniş bir tabana yayıldığını ortaya koyuyor. Aynı dönemde turizm gelirleri içinde paket tur harcamalarının yüzde 33,6 ile en yüksek payı alması, Türkiye’nin entegre ve organize turizm ürünlerinde güçlü bir konumda olduğunu teyit ediyor. Yeme-içme harcamalarının yüzde 19,9, uluslararası ulaştırma harcamalarının ise yüzde 11,1 paya sahip olması, turizmin yalnızca konaklamayla sınırlı kalmadığını; birçok alt sektörü besleyen güçlü bir ekonomik ekosistem oluşturduğunu gösteriyor. Öte yandan, bir önceki yılın aynı dönemine göre sağlık harcamalarında yüzde 20,3, konaklama harcamalarında yüzde 17,3 ve yeme-içme harcamalarında yüzde 14,8 oranında artış yaşanması, Türkiye’nin nitelikli turist profiline doğru ilerlediğini ve alternatif turizm alanlarında rekabet gücünü arttırdığını ortaya koyuyor. Bu tablo, yabancı yatırımcılar açısından da Türkiye’nin yüksek potansiyel taşıyan, gelir üretme kabiliyeti güçlü ve sürdürülebilir bir turizm pazarı olmaya devam ettiğini gösteriyor" diyerek Türkiye’nin ciddi bir cazibe merkezi olduğunu kaydetti. "Sinpaş Tatil Evleri; Yeni nesil bir yaşam modelini temsil ediyor" Kurumun önemli yatırımları arasında yer alan ve gördüğü yoğun ilgi ile turizm sektörünün dikkatini çeken ‘Sinpaş Tatil Evleri’nden de söz eden Kızılbük GYO Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, "Sinpaş Tatil Evleri, bugün turizm ve gayrimenkulün kesişim noktasında gelişen yeni nesil bir yaşam modelini temsil ediyor. Bu konseptin gördüğü ilginin temelinde, klasik tatil anlayışının ötesine geçen bütüncül bir yaklaşım yatıyor. Artık kullanıcılar yalnızca kısa süreli konaklama değil; yılın geneline yayılan, kendilerini ait hissettikleri ve güven duydukları bir ikinci yaşam alanı talep ediyor. Biz Sinpaş Tatil Evleri projesi ile bunu gerçekleştirdik ve yoğun ilgi gördü" ifadelerine yer verdi. "Uzun vadeye odaklanın" Genel Müdür Çelik, açıklamasının sonunda sektör temsilcilerine ve yatırımcılara vermek istediğini mesaj var mı? Sorusuna ise "Turizm ve gayrimenkul sektörlerinde kalıcı başarı, kısa vadeli dalgalanmalara odaklanmaktan ziyade uzun vadeli vizyon, doğru planlama ve nitelikli üretimle mümkün. Bugünün dünyasında yatırımcılar kadar turistler de kaliteyi, sürdürülebilirliği ve güven duygusunu önceliklendiriyor. Bu nedenle sektörün geleceği; çevreyle uyumlu, katma değeri yüksek, deneyim odaklı ve dört mevsime yayılan projelerde şekilleniyor" diye cevap verdi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 12:28
Kütahya Tasarım Teknokent Olağan Yönetim Kurulu Toplantısı yapıldı
Kütahya Tasarım Teknokent’in 2026 yılı ilk olağan yönetim kurulu toplantısı gerçekleştirildi. Teknokent ev sahipliğinde, Teknokent NG Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya; Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Rektörü ve Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mücahit Eracar, Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, Altıntaş Belediye Başkanı Hikmet Tunç ile birlikte yönetim kurulu üyeleri katıldı. Toplantıya ayrıca Kütahya Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürü Tunahan Ergin, Kütahya 30 Ağustos Organize Sanayi Bölgesi Temsilcisi Mustafa Yenipazar, Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası Temsilcisi M. Selman Hatipoğlu, Simav Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şeref Kazcıoğlu, Tavşanlı Ticaret ve Sanayi Odası Temsilcisi Hasan Özyaşar, DPÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayhan Kahraman ile Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Durmuş Özdemir iştirak etti. Program kapsamında Kütahya Dumlupınar University Solar Car Team (DUSCART) Öğrenci Topluluğu üyeleri, Teknokent Girişim Ofisi (GO) ve Paylaşımlı Ofis (PO) alanlarını ziyaret ederek Teknokent ekosistemi hakkında yerinde bilgi aldı ve girişimci firmalarla bir araya geldi. Toplantıda; Teknokent’in mevcut faaliyetleri, devam eden projeler, firma ekosisteminin gelişimi ve önümüzdeki döneme yönelik stratejik hedefler ele alındı. Girişimci-üniversite iş birliklerinin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Toplantının ardından yönetim kurulu üyeleri, açılışı yapılan Tekno Kafe Restoran’da firma yetkilileriyle bir araya gelerek görüş ve fikir alışverişinde bulundu. Teknokent’ten yapılan açıklamada, toplantıya katılım sağlayan yönetim kurulu üyelerine, paydaş kurum temsilcilerine, firma yetkililerine ve DPÜ DUSCART Öğrenci Topluluğu üyelerine katkı ve ilgilerinden dolayı teşekkür edildi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 12:18
Tekirdağ’da aralık ayında 6 bin 534 konut satıldı
Türkiye İstatistik Kurumunca (TÜİK) açıklanan 2025 yılı Aralık ayı konut satış istatistiklerine göre, Tekirdağ’da aralık ayında toplam 6 bin 534 konut el değiştirdi. TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde konut satışları 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 14,3 artarak, 1 milyon 688 bin 910 olarak kayıtlara geçti. Konut satışlarının en fazla gerçekleştiği iller 280 bin 262 ile İstanbul, 152 bin 534 ile Ankara ve 96 bin 998 ile İzmir olurken, en az satış yapılan iller 727 ile Ardahan, bin 251 ile Bayburt ve bin 559 ile Hakkari oldu. Tekirdağ’da ipotekli konut satışları aralık ayında 963 olarak gerçekleşti. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları aralık ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 25,2 artarak 29 bin 149’a yükseldi. Yıl genelinde ise ipotekli konut satışları yüzde 49,3 artışla 236 bin 668 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı aralık ayında yüzde 11,4, yıl genelinde ise yüzde 14,0 olarak belirlendi. Tekirdağ’da diğer satış türleri kapsamında 5 bin 571 konut satışı yapıldı. Türkiye genelinde diğer konut satışları aralık ayında yüzde 19,2 artarak 225 bin 628 olurken, 2025 yılı toplamında yüzde 10,1 artışla 1 milyon 452 bin 242’ye ulaştı. Tekirdağ’daki 6 bin 534 konut satışının 3 bin 146’sı ilk satış, 3 bin 388’i ise ikinci el satış olarak gerçekleşti. Türkiye genelinde aralık ayında satılan 254 bin 777 konutun 96 bin 690’ı ilk satış, 158 bin 87’si ise ikinci el satış olarak kayıtlara geçti.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 12:18
Kar yağışları başladı, lastik zinciri satışları 10 kat arttı
Kış aylarında değişen yol ve hava koşulları nedeniyle, sürüş güvenliği için ekstra önlemler alınması gerekiyor. Trendyol verileri, sürücülerin buzlanma, görüş azalması ve kayma gibi risklere karşı hazırlandığını gösteriyor. Son dönemde güvenli sürüşe yönelik ürünlerde lastik zinciri satışları önceki döneme kıyasla yaklaşık on katına çıkarken, buz kazıyıcı ürünlerinde üç kat artış yaşandı. Kış mevsimiyle birlikte düşen sıcaklıklar, ani yağışlar ve buzlanma riski, sürücüler için yola çıkmadan önce alınacak önlemleri hayati hale getiriyor. Görüşün azalması, camlarda buğulanma ve buzlanma, kaygan zemin nedeniyle uzayan fren mesafeleri kış aylarında en sık karşılaşılan riskler arasında yer alıyor. Bu tablo, sürüş öncesi hazırlığın ve doğru ekipmanın önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Trendyol’un son dönem satış verileri, sürücülerin bu risklere karşı daha bilinçli hareket ettiğini gösteriyor. Özellikle karlı ve buzlu yol koşullarında çekişi artırmaya yardımcı olan ürünlerde güçlü bir talep artışı dikkat çekiyor. Lastik zinciri satışları önceki döneme kıyasla yaklaşık on katına çıkarken, buz kazıyıcı ürünlerinde üç kat artış kaydedildi. Görüşü korumaya yönelik cam buğu gidericilerin satışları ise yaklaşık iki kat arttı. Sürücünün konforu da yol tutuş kadar önemli Veriler kış koşullarında sadece araç yol tutuşunun değil, sürücü görüş ve konforunun da önem kazandığını gösteriyor. Cam suları ve antifriz gibi temel bakım ürünlerinde artış görülürken, soğuk hava koşullarında sürücü ve yolcuları korumaya yönelik maske ve balaklava gibi ürünlerde iki kata varan artış yaşandı. Ürün satışlarındaki artışlara bakıldığında İstanbul, Ankara, Bursa, Diyarbakır, Kocaeli öne çıkan şehirler arasında yer alıyor.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 11:48
BAİB Başkan Adayı Mehmet Ali Can: "Hedefimiz 4 yılda 7 milyar dolar ihracat"
Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali Can, Nisan ayında yapılacak genel kurulda başkan adaylığını açıkladı. Sektörün mutfağından geldiğini belirten Can, "İhracatı masada değil; tarlada, depoda ve gümrükte öğrendim. Bölge ihracatımızı 4 yılda 7 milyar dolara çıkaracağız" dedi. BAİB Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali Can, Nisan ayında gerçekleştirilecek olan seçimli genel kurul öncesinde Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen toplantıyla başkan adaylığını ilan etti. Mevcut yönetimle istişare içerisinde bu yola çıktığını vurgulayan Can, bölge ihracatını şaha kaldıracak projelerini ve 2030 vizyonunu paylaştı. "İhracatı masada değil tarlada öğrendim" Konuşmasına özgeçmişi ve sektörel tecrübesiyle başlayan Mehmet Ali Can, ihracatın her kademesinde bizzat görev aldığını ifade etti. Can, "1989 yılında rahmetli babamın kurduğu aile şirketimizin ikinci kuşak temsilcisiyim. Henüz çocuk yaşlarda yaş meyve sebze sektörüyle tanıştım. İhracatı masada teorik bilgilerle değil; tarlada, depoda ve gümrük kapılarında bizzat yaşayarak öğrendim. Yaklaşık 40 yıllık bu birikimi, şimdi bölgemizin kalkınması için kullanmak istiyorum" şeklinde konuştu. "Bu bir ayrışma değil, vizyon yarışıdır" Adaylık sürecinin mevcut yönetimle bir kopuş anlamına gelmediğini, aksine bir bayrak yarışı olduğunu kaydeden Can, "2022 yılından bu yana yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıyorum. Adaylığım bir ayrışmanın değil, devam eden bir tecrübenin ve gelişen bir vizyonun sonucudur. Mevcut başkanımız Sayın Ümit Mirza Çavuşoğlu ile istişare ederek bu yola çıktık. Bu asla bir koltuk yarışı değil, bir hizmet yarışıdır" ifadelerini kullandı. İhracat hedefi 7 milyar dolar Batı Akdeniz’in ekonomik potansiyeline dikkat çeken Can, önümüzdeki döneme ait somut hedeflerini şu sözlerle açıkladı: "Bugün yaklaşık 3 milyar dolar seviyesinde olan Batı Akdeniz ihracatını, dört yıl içerisinde 7 milyar dolar seviyesine çıkarmak en büyük hedefimizdir. BAİB artık sadece belge veren bir kurum değil, ihracatçıyı her alanda büyüten, yol gösteren bir yapıya bürünecek. Katma değeri yüksek ürünlerle yeni pazarlara yelken açacağız." Üç ile üç ayrı istişare kurulu Projelerinden de bahseden Mehmet Ali Can, Antalya, Isparta ve Burdur illeri için özel bir çalışma modeli belirlediklerini söyledi. Can, "Burdur, Isparta ve Antalya özelinde üç ayrı ’Yüksek İstişare Kurulu’ oluşturacağız. Geçmiş dönem başkanlarımız ve sektörün duayen isimleriyle ortak akıl yürüteceğiz. Ayrıca Genç İhracatçı Kulübü’nü kurarak, üniversiteli gençlerimizi ve firmalarımızın yeni kuşak temsilcilerini sürecin içine dahil edeceğiz. Sürdürülebilirlik ve Ur-Ge projeleriyle ihracatçımıza rehberlik edeceğiz" dedi. "Hızlı trenle Batı Akdeniz limana kenetlenecek" Can, Antalya, Isparta ve Burdur’un ihracat gücünü birleştirecek "Lojistik Köprü" projesini işaret etti. Yıllardır beklenen hızlı tren projesinin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Can, "Isparta ve Burdur’dan gelen yüklerin raylar üzerinden Antalya Limanı’na akması, bölge ticaretini yeniden tanımlayacak. Birlik olarak bu konudaki kararlılığımızı her platformda dile getiriyoruz. Ankara ile kurduğumuz temas hattını canlı tutarak, ihracatçının raylı sistem hayalini gerçeğe dönüştürmek için baskı unsuru olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 11:37
Gaziantep’ten dünyaya ’tatlı’ bir başarı hikayesi
Gaziantep’in köklü baklava üreticilerinden Hamido Baklavaları, ihracattaki istikrarlı başarısıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) kayıtlarına göre firma, 2025 yılında baklava ihracatı yapan firmalar içerisinde Gaziantep il birincisi oldu. Gaziantep’te önde gelen 3 baklava firmasından birisi olarak gösterilen Hamido Baklavaları 2023 ve 2024 yıllarında da Gaziantep’te baklava ihracatında birinci sırada yer almıştı. Kaliteyi ve lezzeti ön planda tutan aynı zamanda 2025 yılında da liderliğini korumaya devam eden baklava firması, hem üretim kapasitesi hem de uluslararası pazarlardaki güvenilirliğiyle öne çıkmaya devam ediyor. "Kalitemizle dünyanın dört bir yanına ulaşıyoruz" İşletme sahibi Behzat Bozkurt, ihracattaki sürdürülebilir başarının temelinde kalite anlayışının yattığını söyleyerek, "Baklava bizim için sadece bir ürün değil, Gaziantep’in kültürünü ve emeğini dünyaya taşıyan bir değer. Üretimde en kaliteli hammaddeleri kullanıyor, hijyen ve gıda güvenliği standartlarından asla taviz vermiyoruz" dedi. "Dünya pazarında güvenilir bir marka haline geldik" Baklavamız, yüksek üretim kapasitesi, modern tesisleri ve deneyimli ustalarıyla Gaziantep baklavasını global pazarda güçlü bir marka haline getirmeyi hedefliyor. Firma, Avrupa, Orta Doğu, Amerika ve Asya pazarlarında artan talep sayesinde ihracat hacmini her yıl istikrarlı şekilde büyütüyor. Behzat Bozkurt açıklamasında, önümüzdeki dönemde yeni pazarlara açılmayı ve marka bilinirliğini daha da arttırarak baklavalarını bir dünya markası yapmayı planladıklarını belirterek, "Bizim için her baklava, müşterimize verdiğimiz bir sözdür. Bu yüzden üretimde kaliteyi, dürüstlüğü ve standardizasyonu her zaman ön planda tuttuk. Müşterilerimizin beklentisini aşan ürünler sunarak dünya pazarında güvenilir bir marka haline geldik" diye konuştu. Bozkurt, baklavalarının bu başarısının hem Gaziantep ekonomisine hem de Türkiye’nin gıda ihracatına önemli katkı sağladığını vurguladı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 11:32
GSO’da 2026 yılının ilk meclis toplantısı yapıldı
Gaziantep Sanayi Odası’nda (GSO) 2026 yılının ilk meclis toplantısı, GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Meclis ve Meslek Komite Üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Küresel ve ulusal ekonomik gelişmeler, sanayicilerin güncel sorunları, 2026 yılına yönelik hedefler ile Gaziantep sanayisinin mevcut durumunun ele alındığı toplantıda; üretim, ihracat, finansmana erişim, istihdam, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve yapay zeka başta olmak üzere sanayi dünyasını yakından ilgilendiren konular istişare edildi. Toplantının açılış konuşmasında yeni yılın sanayi camiası ve herkes için hayırlı olması temennisinde bulunan GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaparak, "Zorlu küresel ve bölgesel şartlara rağmen Gaziantep sanayisi üretmeye, ihracat yapmaya ve ülke ekonomisine katkı sunmaya devam etmektedir. Bu başarıda sanayicilerimizin azmi ve girişimci ruhu büyük rol oynamaktadır. Finansmana erişimden maliyet baskılarına, nitelikli iş gücünden yeşil ve dijital dönüşüme kadar pek çok alanda ciddi bir mücadele içindeyiz. Sanayimizin sürdürülebilir büyümesi için verimlilik, yüksek teknoloji, inovasyon ve ihracat odaklı üretim anlayışını daha da güçlendirmemiz gerekiyor’’ dedi. GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de yaptığı konuşmasında, 2025 yılının iş dünyası açısından zor geçen bir yıl olduğuna değinerek, "Küresel sorunlarla birlikte Avrupa başta olmak üzere hedef pazarlarımızdaki durgunluk, iç piyasadaki nakit akışındaki yavaşlama ve finansman konusundaki güçlüklerin getirdiği daralan piyasa şartları hepimizi derinde etkilemiştir. Enflasyon rakamlarının artış hızının yavaşlaması ve Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine devam ediyor olması umut vericidir. Gaziantep sanayisi güçlü üretim altyapısı ve direnciyle mücadelesini sürdürmektedir. 2026 yılında da sorunların çözümü için çalışırken, ileri teknoloji ve yenilikçi projelerle sanayimizi geleceğe hazırlamak öncelikli hedefimizdir" ifadelerini kullandı. Gaziantep’in ekonomik verileri hakkında meclis üyelerine sunum yapan Ünverdi, "Şehrimiz en fazla ihracat yapan iller arasında 2025 yılında 6’ncı sırada yer aldı. İhracatımız 10 milyar 145 milyon 26 bin dolar olarak gerçekleşti. En çok ihracatın yapıldığı ülkelerin başında Irak ve ABD bulunmaktadır. İhracatın sektörlere göre dağılımına bakıldığında ise ilk sırada yüzde 36 ile tekstil ürünleri, ikinci sırada yüzde 34,1 ile tarımsal sanayi ve hububat ürünleri, üçüncü sırada ise yüzde 12,6 ile kimya ve plastik ürünleri yer almaktadır’’ ifadelerine yer verdi. Toplantı, öneri ve görüş paylaşımının ardından sona erdi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 11:20
Zorlu Enerji, LSEG değerlendirmesinde dünya liderliğine yükseldi
Zorlu Enerji, küresel ölçekte en prestijli sürdürülebilirlik derecelendirmelerinden biri olan London Stock Exchange Group (LSEG) tarafından yapılan çevresel, sosyal ve yönetişim performansı (ESG) değerlendirmesinde 100 üzerinden 92 puan aldı. Şirketin, enerji sektöründe dünya genelinde değerlendirilen 346 şirket arasından birinci sıraya yerleştiği açıklandı Yenilenebilir enerjinin öncü şirketlerinden Zorlu Enerji, uluslararası finansal analiz ve raporlama kuruluşu London Stock Exchange Group (LSEG) tarafından 2024 yılı mali verileri baz alınarak yapılan 2025 ESG değerlendirmesinde, çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanında 100 üzerinden 92 puan aldı. Bu skorla şirket, Elektrik Hizmetleri ve Bağımsız Güç Üreticileri kategorisinde dünya genelinde raporlama yapan 346 şirket arasında birinci sıraya yükselerek, küresel liderliğini tescilledi. Çevresel, Sosyal ve Yönetişimde küresel ölçekte güçlü performans Zorlu Enerji, LSEG değerlendirmesinde çevresel, sosyal ve yönetişim başlıklarının tamamında sergilediği dengeli ve yüksek performansıyla öne çıktı. Şirket, en yüksek performans gösterdiği Çevresel (Environment) kategorisinde 96 puana ulaşırken, iklim kriziyle mücadeleye yönelik çalışmaları ile etkin kaynak yönetimi stratejileri bu yüksek skorda belirleyici rol oynadı. Sosyal (Social) kategorisinde 90 puan alan Zorlu Enerji, özellikle Ürün Sorumluluğu başlığında elde ettiği 99 puan ve Toplum başlığındaki 93 puanla küresel ölçekte en iyi uygulamalar seviyesinde bir performans sergiledi. Kurumsal Yönetişim (Governance) alanında da 90 puan alan Zorlu Enerji, şeffaf ve hesap verebilir yönetim anlayışıyla dikkat çekerken, Yönetim (Management) başlığında elde ettiği 98 puanla kurumsal olgunluğunu ve güçlü yönetim yapısını bir kez daha ortaya koydu. Uzun vadeli değer oluşturma dayalı sürdürülebilirlik vizyonu Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında küresel ölçekte tescillenen en iyi uygulamaları esas alan örnek bir iş modeliyle faaliyet gösterdiklerini belirterek 2040 net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerlediklerini ifade etti. Sürdürülebilirliği tüm faaliyet ve karar alma süreçlerinin merkezine aldıklarını vurgulayan Elif Yener, "Geleceğe uyumlu bir şirket olma hedefiyle faaliyetlerimizin her aşamasında sürdürülebilirliği esas alıyor, içinde bulunduğumuz topluma ve dünyaya uzun vadeli değer katmayı amaçlıyoruz. Zorlu Enerji olarak, uzun vadeli değer oluşturma yaklaşımımızı "Onarıcı Operasyonlar ve Değer Zinciri", "Etki Odaklı Büyüme" ile "İnsan ve Kültür" başlıkları etrafında şekillendiriyoruz. Sürdürülebilirliğin enerji sektörüne ve dünyanın geleceğine yön veren temel konulardan biri olduğuna inanıyoruz. LSEG değerlendirmesinde dünya birincisi olmak, bu yaklaşımımızın uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor" dedi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 11:14
2025 yılında tüketici hakem heyetlerine 907 bin 515 başvuru yapıldı
Tüketici hakem heyetlerine 2025 yılında yapılan 907 bin 515 başvurudan 849 bin 143’ü karara bağlandı. Ticaret Bakanlığı, 2025 yılında tüketici hakem heyetlerine yapılan başvurulara ilişkin verileri açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, tüketici hakem heyetlerinin tüketiciler ile satıcı veya sağlayıcılar arasında yaşanan uyuşmazlıklarda yargı dışı çözüm mercileri olarak hizmet verdiği hatırlatıldı. Heyetlerin tüketici uyuşmazlıklarının adil, hızlı ve kolay şekilde çözümüne imkan sağladığına, aynı zamanda yargının iş yükünü önemli ölçüde azalttığına işaret edilen açıklamada, bugüne kadar yaklaşık 19 milyon tüketici uyuşmazlığının yargıya intikal etmeden tüketici hakem heyetleri tarafından karara bağlandığına dikkat çekildi. Heyetlerin 2025 yılında da yoğun mesai yaparak tüketicilere hizmet verdiği belirtilen açıklamada, "2025 yılında tüketici hakem heyetlerine 907 bin 515 başvuru yapılırken, bunun 849 bin 143’ü karara bağlandı. Başvuruların parasal değeri 12,4 milyar lira olarak gerçekleşti. Başvuru sayısında 2024 yılına kıyasla yüzde 20 artış kaydedildi" denildi. Başvuruların yüzde 72’si e-Devlet üzerinden yapıldı Tüketicilerin e-Devlet üzerinde yer alan Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) aracılığıyla kolay şekilde hakem heyetlerine başvuru yapabildiği hatırlatılan açıklamada, geçen yılki başvuruların yüzde 72’sinin e-Devlet üzerinden yapıldığı, elektronik başvuru yönteminin tüketiciler tarafından daha fazla tercih edildiği aktarıldı. 2025 yılında başvuruların yüzde 58’inin erkek, yüzde 42’sinin kadın tüketiciler tarafından yapıldığı bildirilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Yaş dağılımına bakıldığında en fazla başvuru yüzde 32 ile 30-40 yaş grubundaki, en az başvuru ise yüzde 3 ile 65 yaş üzerindeki tüketiciler tarafından gerçekleştirildi. Geçen yıl heyetlere en fazla başvuru 235 bin 253 ile İstanbul’da yapıldı. İstanbul’u 100 bin 958 ile Ankara, 60 bin 722 ile İzmir, 33 bin 581 ile Bursa, 28 bin 45 ile Antalya takip etti. En az başvurunun yapıldığı il ise 561 ile Ardahan oldu." Açıklamada, il tüketici hakem heyetleri arasında en fazla başvurunun 24 bin 506 ile İstanbul İl Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığına, ilçe tüketici hakem heyetleri arasında da en fazla başvurunun 14 bin 13 ile Ankara’nın Yenimahalle İlçe Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığına yapıldığı belirtildi. Tüketici hakem heyetlerine yapılan başvuruların yüzde 64’ünün ayıplı mal ve hizmet iddiasıyla gerçekleştiği de vurgulanan açıklamada, "Başvuruların yüzde 36’sı ayıplı mal, yüzde 28’i ayıplı hizmet şikayetlerine ilişkin oldu. Ürün bazında bakıldığında ayakkabı, kıyafet ve tekstil ürünleri, toplam başvuruların yüzde 19,6’sını oluşturarak ilk sırada yer aldı. Bunu sırasıyla yüzde 4,75 ile mobil hat aboneliği, yüzde 3,97 ile kredi kartı üyelik ücreti, yüzde 3,71 ile mobilya, yüzde 3,61 ile cep telefonu, yüzde 3,11 ile internet aboneliği izledi. e-Ticaret alışverişlerine (mesafeli sözleşmeler) ilişkin başvuruların oranı da yüzde 5,19 oldu" değerlendirmesinde bulunuldu. Açıklamada, 484 bin 170 (yüzde 53,35) ile en fazla başvurunun perakende ticaret sektörüne ilişkin olduğu, bu sektörü 104 bin 112 başvuruyla abonelik hizmetleri, 86 bin 637 başvuruyla finansal hizmetler sektörlerinin takip ettiği aktarıldı. Bakanlık ve tüketici hakem heyetlerinin tüketicilerin ekonomik çıkarlarının korunması amacıyla çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğü aktarılan açıklamada, "Vatandaşlarımız, yasal hakları ve şikayetlerine ilişkin çözüm yolları hakkında Bakanlığımız internet sitesinde yer alan https://tuketici.ticaret.gov.tr/yayinlar/tuketici-bilgi-rehberi adresindeki tüketici rehberinin ilgili bölümlerinden detaylı bilgi alabilir. Hakem heyetlerine 2026 yılı için değeri 186 bin liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda e-Devlet kanalıyla ya da Ticaret İl Müdürlüklerimiz ile tüm ilçe kaymakamlıklarımıza yazılı dilekçe vererek başvuru yapılabilir" denildi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 11:06
Türk Telekom mobil sektörde sıralamayı değiştirdi
Türk Telekom, fiber altyapısını 5G çağında avantaja dönüştürerek; devam eden stratejik yatırımları ve dijital çözümleriyle mobil pazardaki istikrarlı büyümesini tescilledi. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) yayımladığı Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü Üç Aylık Pazar Verileri Raporu’na göre, 2025 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla müşteri sayısına göre mobil pazarda ikinciliği elde eden Türk Telekom, mobil sektörde oyun kurucu rolünü sağlamlaştırdığını duyururken, Mobil Numara Taşıma pazarında da en çok müşteri kazanan operatör olduğunu açıkladı. Fiber altyapısı ve teknoloji birikimi ile Türkiye’nin dijital geleceğinin inşasına katkı sağlayan Türk Telekom, stratejik yatırımları ve müşteri deneyimini merkeze alan yaklaşımıyla çalışmalarını sürdürüyor. Sabit internetteki gücünü mobil iş koluna aktararak, uzun vadeli müşteri odaklı strateji yürüten Türk Telekom, mobilde rekorlarla dolu bir çeyreği geride bırakarak tarihi bir performansa imza attığını duyurdu. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) açıkladığı Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü Üç Aylık Pazar Verileri Raporu’na göre; 2025 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla mobil müşteri sayısında pazarda ikinciliği elde eden Türk Telekom, mobil sektörde oyun kurucu rolünü pekiştirdi ve mobil Numara Taşıma pazarında da en çok müşteri kazanan operatör oldu. 535 bin km fiber altyapısı ve yüzde 58’i fiberle bağlı baz istasyonlarıyla şirket, 1 Nisan 2026’dan itibaren tüm müşterilerine en hızlı ve en güvenli 5G hizmetini sağlamayı hedeflediğini duyurdu. "Fiber altyapıdaki gücümüz, mobilde oyun kurucu performansa dönüştü" Türk Telekom’un mobil pazarda yükselen büyüme ivmesini değerlendiren Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin şunları ifade etti: "Sabit internet pazarındaki gücümüzü mobil iş koluna taşıma yönündeki stratejimize emin adımlarla devam ediyor, mobilde sürdürülebilir büyüme sağlayarak pazarda oyun kurucu rolümüzü güçlendiriyoruz. Son dört yıldır sektörün en çok yatırım yapan şirketi olarak, güçlü değer önermelerimiz, müşteri deneyimine odaklanan yaklaşımımız ve markamızın güçlü itibarı sayesinde 2025 yılının üçüncü çeyreğini, tarihimizin en yüksek mobil müşteri kazanımını elde ettiğimiz güçlü bir performansla tamamladık. BTK’nın açıkladığı 2025 yılı üçüncü çeyrek verileri, 5G çağında Türk Telekom’un mobildeki istikrarlı yükselişini ve oyun kurucu konumunu bir kez daha teyit ediyor. Bu yükseliş bir anlık bir sıçrama değil; stratejik ve istikrarlı bir değer artışıdır. Tercihleriyle teveccüh gösteren değerli müşterilerimize teşekkür ediyoruz. Mobil sektördeki oyun kurucu rolümüzde her daim yanımızda olan müşterilerimize hafta sonunda (24-25 Ocak) geçerli olacak 20 GB mobil internet paketi hediye ediyoruz. Müşterilerimizin Türk Telekom’da değerli hissetmesi, bizlere güven duyması ve bizi uzun vadeli yol arkadaşı olarak görmesiyle stratejimizin kalıcı bir değere dönüşmesi hepimizi mutlu ediyor. Türkiye’nin dijital dönüşümünün lideri Türk Telekom olarak, yapay zekâ destekli müşteri deneyimi yönetimiyle müşterilerimizin ihtiyaçlarını öngörerek, proaktif bir anlayışla bu ihtiyaçlara yönelik ürün ve teklifler tasarlamaya ve her temas noktasında müşterilerimize değerli hissettiren bir ekosistem sunmaya devam edeceğiz" dedi. 535 bin km fiber altyapı, yüzde 58’i fiberle bağlı baz istasyonları 5G’de müşteri başına en yüksek bant genişliğine sahip olduklarından bahseden Şahin, "Türkiye’nin 81 ilini uçtan uca fiber ağlarla örerken 535 bin km uzunluğundaki güçlü fiber altyapımızı mobil şebeke ile bir araya getiriyor, 5G’nin yapı taşı olan fiberle bağlı baz istasyonu sayımızı her geçen gün artırıyoruz. Bugün mobil baz istasyonlarımızın yüzde 58’ini fiberle bağlayarak bu alanda dünya için 2030 hedeflerini şimdiden aşmış durumdayız. Sağlık, spor, tarım, turizm ve ulaşım gibi sektörlerde hayata geçirdiğimiz öncü 5G çalışmaları hem ağ kabiliyetlerimizi hem de yeni nesil teknolojileri etkin biçimde uygulama yetkinliğimizi açıkça gösteriyor. Türk Telekom olarak 5G frekans ihalesinde elde ettiğimiz müşteri başına en yüksek 5G kapasitesiyle 1 Nisan’dan itibaren müşterilerimize Türkiye’nin her köşesinde gerçek 5G deneyimini yaşatmayı amaçlıyoruz" dedi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 11:00
Alaçatı’dan Hatay’a dayanışma köprüsü
Çeşme Alaçatı Gıda Topluluğu, "Dalından Sofraya, El Birliğiyle Hatay’a" sloganıyla anlamlı bir dayanışma kampanyası başlattı. Hatay’daki narenciye üreticilerinden ürün sipariş eden Alaçatı gönüllüleri, hem üreticilere katkı sundu hem de ürünleri depremzedelere ulaştırdı. Hatay’daki küçük ölçekli narenciye üreticileri, soğuk hava depolarının olmaması nedeniyle ürünlerini dalından satmak zorunda kalıyor. Satılamayan ürünler ise çöp olma riskiyle karşı karşıya. Bu tablo karşısında Alaçatı Gıda Topluluğu (AGT), üreticilerle depremzedeler arasında bir dayanışma köprüsü kurdu. "Dalından Sofraya, El Birliğiyle Hatay’a" sloganıyla düzenlenen destek kampanyası kapsamında, topluluk üyelerinin kendi ihtiyaçları için verdikleri siparişlerle üreticilere doğrudan destek sağlandı. Ayrıca bağışlar yoluyla oluşturulan bütçeyle yapılan alımlar hem üreticilere katkı sundu hem de konteyner kentlerde yaşayan Hataylılara ulaştırıldı. Kampanya, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneğinin yürüttüğü "Hatay için birlikte" projesi kapsamında gerçekleştirildi. Proje çerçevesinde iki yıl boyunca üreticilere agrotarım eğitimi verilerek, zehirsiz ve sağlıklı ürün yetiştirmeleri desteklendi. Bu çalışmanın, yalnızca bölge için değil, ülke genelinde sürdürülebilir ve sağlıklı tarım adına da önemli bir örnek oluşturduğu vurgulandı. Bağışlar karşılığında satın alınan mandalinalar, Yatko Aşevi aracılığıyla konteyner kentte yaşayan çocuklara dağıtıldı. Topluluk üyelerinin kendi gereksinimleri için temin edilen narenciye ürünleri ise Alaçatı Turizm Derneği’nin bahçesinde alıcılarına teslim edildi. Alaçatı Gıda Topluluğu, bir yandan kendi çevresindeki üreticilere destek olmayı sürdürürken, diğer yandan Türkiye’nin farklı bölgelerinde üretim yapan çiftçilere de ulaşmayı hedefliyor. Zehirsiz, güvenilir ve temiz gıdaya erişimi temel amaç olarak benimseyen AGT, Topluluk Destekli Tarım uygulamalarını Çeşme ve çevresinde yaygınlaştırmak için çalışmalarına devam ediyor.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 10:53
GetirBüyük analizli meyve ve sebzeleri Anadolu’ya taşıdı
Dünya genelinde sağlıklı beslenme ve sürdürülebilir tarıma yönelik ilgi artmaya devam ederken, tüketiciler taze, güvenilir ve izlenebilir gıdaya daha kolay erişmek istiyor. Bu doğrultuda Türkiye’nin önde gelen online marketlerinden GetirBüyük, kent tarımı ve onarıcı tarım odaklı modeliyle hayata geçirdiği "Analizli Meyve & Sebze" ve "24 Saatte Tarladan Sofraya" kategorileriyle nüfusun yüzde 60’ından fazlasına erişim sağladığını duyurdu. Dünya genelinde tüketicilerin sağlıklı beslenme yönündeki tercihleri, son 5 yıldır hızla yükselmeye devam ediyor. Uluslararası pazar araştırması şirketi Nielsen IQ’nun yaptığı bir araştırma, konu taze gıda olduğunda tüketicilerin yüzde 92’sinin, bir markayı seçerken sürdürülebilirliğin önemli bir faktör olduğunu belirttiğini ortaya koyarken, sürdürülebilirlik kavramının da evrim geçirdiğini gösteriyor. Tüketicilerin talepleri, insana ve çevreye zarar vermemenin ötesine geçerek, tarım uygulamalarının iyileştirmeye odaklı olmasına uzanıyor. Toprak sağlığını iyileştiren, karbon tutan ve biyoçeşitliliği artıran tarım yöntemleri daha fazla öne çıkıyor. Haftalık ve planlı alışveriş yapan kullanıcılar için 5 binden fazla ürün çeşidi sunan GetirBüyük, bu dönüşüme yanıt veren analizli ürün, kent tarımı ve onarıcı tarım odaklı modeliyle tazeliği ve güvenilirliği merkeze aldığını açıkladı. Meyve-sebze kategorisindeki tazelik taahhüdünü "Nereden bu tazelik? GetirBüyük’ten" sloganlı filmiyle duyuran GetirBüyük, "Analizli Meyve & Sebze" ve "24 Saatte Tarladan Sofraya" kategorilerini İstanbul’un ardından Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgelerine genişletti. Toplam 32 ildeki Getir kullanıcıları, pestisit analizleri yapılmış taze meyve-sebze ürünlerine GetirBüyük üzerinden erişebiliyor. Marmara, Ege ve İç Anadolu’ya yayıldı GetirMarket Genel Müdürü Elif Çar, "GetirBüyük’te meyve-sebze kategorisini yalnızca tazelikle değil, güven ve sürdürülebilir üretim ilkeleriyle ele alıyoruz. Pestisit limitlerine uygun ve analizleri yapılmış ürünleri kullanıcılarımızla buluşturmak için üreticiden depoya kadar tüm süreci kapsayan titiz bir operasyon yürütüyoruz. Kullanıcılarımıza sağlıklı ve taze gıda ulaştırma taahhüdümüz çerçevesinde, GetirBüyük’te yer alan meyve ve sebzeler, periyodik olarak bağımsız laboratuvarlar tarafından pestisit analizinden geçiyor. ‘Analizli Meyve & Sebze’ kategorisindeki ürünler için üst standartlarda üretim yapan üreticilerle çalışıyoruz. Kalite ekiplerimizin tüm kategoriler için yaptığı analizlerin yüzde 80’i meyve sebzeye ayrılıyor. İstanbul’da başlattığımız bu modeli kısa sürede Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgelerine taşıyarak, taze ve güvenilir tarım ürünlerine erişimi 32 ilde mümkün hale getirdik. Uygulama üzerinden özel bir kategori oluşturarak kullanıcılarımızın ‘Analizli Meyve & Sebze’ ve ‘24 Saatte Tarladan Sofraya’ ürünlerine kolayca ulaşmasını sağlıyoruz" dedi. Tüketicilerin analizli meyve-sebzeye ilgisi artıyor Proje kapsamında tarım il ve ilçe müdürlükleriyle birlikte üreticilerle sahada çalıştıklarını belirten Elif Çar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu projeyi yalnızca bir ürün genişlemesi olarak görmüyoruz. Üreticilerin daha temiz üretim yapabilmeleri için bilgilendirme ve yönlendirme desteği sağlıyor, yerel üreticilerle doğrudan çalışarak üretim kapasitelerinin artmasını sağlıyoruz. Kısa bir süre içinde iş birliği yaptığımız yerel üreticilerin kapasitelerini yaklaşık 3 katına çıkarmalarına destek olduk, böylece bölge ekonomisinin gelişmesine katkı sağladık. Mayıs 2025’te 5 ürünle başladığımız "Analizli Meyve & Sebze" kategorimiz, mevsimsel olarak değişkenlik gösteren 54 ürüne ulaştı. Aynı dönemde bu kategoriden verilen siparişlerin iki katına çıkması, kullanıcılarımızın temiz, güvenilir ve analizli ürünlere olan talebinin hızla arttığını gösteriyor. GetirBüyük olarak tazeliği ileri taşıyan bu modelle sektöre örnek olmaktan mutluluk duyuyor ve sürdürülebilir şekilde işimizi büyütmeyi hedefliyoruz."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder